2 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Karacahisar Kalesi’nde Orhan Bey’in kendi adına bastırdığı sikke bulundu

Ertuğrul Gazi’nin ölümünden sonra beyliğin başına geçen Osman Bey’in ilk fethettiği Bizans Kalesi olan Karacahisar’da oğlu Orhan Bey’in kendine adına bastırdığı sikke bulundu.

Osmanlıyı beylikten devlete dönüştüren Orhan Bey, egemenliğini ilan etmek için kendi adına sikke bastırmıştır. Bu bastırdığı sikkelerin bir örneğine Karacahisar’da ulaşıldı.

Keşif, sikke üzerinde Sultan Orhan ibaresinin yer alması Osmanlı tarihinde sultan unvanının ilk defa I. Murat tarafından kullanıldığı görüşünü değiştirecek.

Eskişehir’in Odunpazar ilçesi Kacaşehir Mahallesi’nde yer alan Karacahisar Kalesi’nde devam eden kazılarda kale içindeki sarnıç ve çevresinde birçok arkeolojik veri elde ediliyor.

Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Hasan Yılmazyaşar başkanlığında sürdürülen kazı çalışmalarında Orhan Bey’e ait altın bir sikke ele geçti.

Sikke üzerinde “Sultan Orhan” unvanı yer alıyor

Karacahisar’da ilk defa ele geçen bu sikke örneklerinin bir yüzünde “Es-Sultanül-Adil Orhan Bin Osman Halleda’llahu (Mülkehu)”, diğer yüzünde ise “La İlahe İllallah Muhammeden Resulullah” yazısı bulunuyor.

Kazı Başkanı Yılmazyaşar, AA muhabirine, Karacahisar Kalesi’nin şu anda Türkiye’de yürütülen Osmanlı arkeolojisiyle ilgili az sayıdaki arkeolojik kazılardan birini temsil ettiğini söyledi.

Kalenin Bizans Dönemi’nde oluşturulduğunu belirten Yılmazyaşar, Karacahisar’ın Osmanlı tarihi açısından son derece önemli bir yere sahip olduğunu anlattı.

Karacahisar Kalesi'nde Orhan Bey'in bastırdığı sikke bulundu
Fotoğraf AA

Yılmazyaşar, kalenin Osmanlı yerleşimi haline gelmesinin 1288’de Osman Gazi’nin fethetmesiyle başladığını dile getirerek, şöyle konuştu:

“1299 yılında burada Dursun Fakih tarafından bir hutbe okunuyor. Bunun sonrasında da çevre illerden ve özellikle Germiyan’dan birtakım insanların buraya yerleştirilmesiyle aslında kentte Osmanlı hayatı başlıyor. Buradaki çalışmalarda da biz kalenin hem Bizans Dönemi’ndeki oluşumu hem de Osmanlı kenti haline gelmesi sürecinde arkeolojik verilerin tarihsel verilerle bir arada değerlendirilmesine yönelik çalışmalarımıza devam ediyoruz.”

Bu yıl çalışmaların yaklaşık 2 ay önce başladığını belirten Yılmazyaşar, “Önemli sonuçlar var. Ağırlıklı olarak çalışmalara içinde bulunduğumuz sarnıçta devam ettik. Sarnıç, yüzde 90 oranında ortaya çıktı. Burası bir Orta Çağ kenti. Sarnıç özellikle kuşatma sırasında bu tarz Orta Çağ kalelerinde daha doğrusu tüm kalelerde en önemli ihtiyaçlardan bir tanesi. Çünkü su ihtiyacını karşılıyor. Bu alan bize bir anlamda kalenin özetini sundu” diye konuştu.

Kayı Boyu'nu beylikten devlete dönüştüren Orhan Bey
Osmanlıyı beylikten devlete dönüştüren Orhan Bey

Yılmazyaşar, erken Osmanlı Dönemine tarihlendirilen çok sayıda bulguya rastladıklarını vurgulayarak, “Aynı zamanda geçmiş dönemlerde ortaya çıkmış olan arkeolojik veriler de uzman ekipler tarafından yeniden değerlendiriliyor. Bizim için bu yıl sevindirici olan sonuçlardan birisi ilk defa Karacahisar Kalesi’nde Orhan Gazi’nin sikkesinin varlığının tespit edilmesi” ifadesini kullandı.

Orhan Gazi’ye ait sikkenin bulunmasının son derece önemli olduğunu vurgulayan Yılmazyaşar, şunları kaydetti:

“Osman Gazi döneminden itibaren burada yoğun bir iskan olduğunu biliyoruz. Tarihsel kaynaklar bunu söylüyor fakat bunun arkeolojik olarak da bir şekilde ispat edilmesi gerekiyordu. Bu anlamda Orhan Gazi’nin bu sikkesi bizim için son derece önemli. Aynı zamanda Karamanoğlu 2. Mehmet’in Larende baskılı bir sikke grubu var. Bu da Türkiye’de çok az sayıda arkeolojik olarak tespiti yapılmış bir bulguydu. Bunlar dönemin tarihini anlamak, sosyokültürel ve tarihsel ilişkileri tanımlamak adına bizim için çok önemli veriler olarak hem sevindiriciydi hem bilimsel olarak da oldukça anlamlı sonuçlar.”

​​​​​​​Yılmazyaşar, kazılara yaklaşık 1,5 ay daha devam etmeyi planladıklarını belirterek, “Öncelikli olarak hedefimiz sarnıcın mimari dokusunun tamamen ortaya çıkarılması. Bu yıl buradaki temel hedefimiz bu. Fakat arkeolojik kazı çalışmaları, eş zamanlı olarak bilimsel diğer projelerle birlikte yürütülüyor. Alanın restitüsyon, restorasyon projelerinin de eş zamanlı yapılıp, aynı zamanda koruma projelerinin de hazırlanmasına yönelik çalışmalar devam edecek. Bu yılki temel hedefimiz de sarnıcın bir bütün olarak ortaya çıkarılması yönünde olacak.” dedi.

Banner
Related Articles

Ordu Müzesi çalışanı, Polonya’da nehirde yüzerken erken Orta Çağ kılıcı buldu

21 Aralık 2024

21 Aralık 2024

Polonya’nın Białystok kentindeki Ordu Müzesi koleksiyonu, yenileme sonrası büyük tarihi değere sahip benzersiz bir kalıntı ile zenginleşti: 9. veya 10....

Bilim insanları İngiltere’de bir plajda 9 bin yıllık insan ayak izleri ile karşılaştı

3 Ekim 2022

3 Ekim 2022

Bilim insanları, Liverpool’daki Formby Plajı’nda 9 bin yıllık insan ayak izleri keşfettiler. İnsan ayak izlerinin dışında çeşitli hayvanlara ait ayak...

Mısır Firavunu I. Amenhotep’in mumyası digital olarak açıldı

29 Aralık 2021

29 Aralık 2021

Mısır’da araştırmacılar, Firavun I.Amenhotep’in mumyalanmış vücudunu ilk kez kullandıkları digital teknoloji sayesinde daha önce bilinmeyen detayları ortaya çıkardı. Bilgisayarlı tomografi...

Ömür Harmanşah, “7 bin yıllık buğday safsatadan ibaret”

3 Haziran 2022

3 Haziran 2022

Asur Ticaret Koloni Çağı’nın en önemli yerleşimlerinden biri olan Kültepe yine “7 bin yıllık buğday yeşerdi” haberleri ile sosyal medya...

Rutland’daki Ünlü Roma Mozaiğinde Truva Savaşı’nın “Kayıp” Bir Anlatısı Ortaya Çıktı

11 Aralık 2025

11 Aralık 2025

İngiltere’nin Rutland bölgesinde 2020 yılında keşfedilen ve o günden bu yana ülkenin en önemli Roma buluntularından biri olarak kabul edilen...

İstanbul’da Yüzlerce Tarihi Eser Ele Geçirildi

7 Haziran 2021

7 Haziran 2021

İstanbul’da tarihi eser kaçakçılarına karşı belirlenen adreslere düzenlenen operasyonlarda 255’i sikke, 160’ı çeşitli form ve biçimlerde toplam 415 tarihi eser...

Golan Tepelerinde Kral Davut Dönemine Ait 3000 Yıllık Kale

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

İsrail Eski Eserler Kurumu’ndan bir arkeolog ekibi, MÖ 11. veya 10. yüzyılda Kral David’in (Kral Davut)  müttefiki Geshurites tarafından kurulduğuna...

Paleonursery, 518 milyon yıl önceki hayata ayrıntılı bir bakış sunuyor

6 Temmuz 2021

6 Temmuz 2021

518 milyon yıl önce tortul çığ altında gömülü binlerce denizaltı hayvanının fosilleşmiş örnekleri Çin’in Kunming yakınlarında bulundu ve bunların çoğu...

Restorasyonu tamamlanan 2300 yıllık Kahta Kalesi ziyarete açıldı

4 Eylül 2022

4 Eylül 2022

M. Ö. 3’ncü yüzyılda Kommagene Krallığı tarafından yaptırılan Kahta Kalesi 17 yıl süren restorasyon çalışmaları sonrası ziyarete açıldı. Adıyaman’ın Kahta...

Yozgat, Tiryns’deki Miken Kaldırımı’na Ait Dünyanın En Eski Mozaiği Olma Ünvanını Elinden Aldı!

8 Ekim 2020

8 Ekim 2020

Hitit Medeniyeti’nin Anadolu Tarihi üzerindeki etkileyici gücü her geçen gün yeni arkeolojik kazıların yapılmasıyla artmakta. Farklı ve etkileyici mimari özelliklerinin...

Afyonkarahisar’da Tanrı Apollon Heykeli Bulundu

30 Mayıs 2021

30 Mayıs 2021

Afyonkarahisar’da kanalizasyon çalışmaları sırasında Tanrı Apollon‘a ait olduğu düşünülen heykel bulundu. Afyonkarahisar Sinanpaşa Belediyesi’nin sınırları içerisinde yer alan Sinanpaşa Höyüğü...

Dünya’nın En Eski Müşteri Şikayeti 3800 Yaşında

17 Ocak 2021

17 Ocak 2021

Aldığımız üründen memnun kalmadığımız zaman hemen hemen hepimizin yaptığı şey ürün hakkında şikayetçi olmaktır. Bunu bazen müşteri hizmetlerini arayarak bazen...

Topkapı Sarayı’nda 500 Yıllık Saz Yolu Bulundu

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

Fatih Sultan Mehmet‘in İstanbul’u fethettikten sonra inşaa edilen Topkapı Sarayı’nda 500 yıllık “Saz Yolu” bezemesi bulundu. İstanbul’un görkemli Osmanlı eserlerinden...

Deprem, Karakuş Tümülüsü’nde bulunan tokalaşma sütununu yıktı

12 Şubat 2023

12 Şubat 2023

Kahramanmaraş merkezli yaşanan iki büyük depremde etkilenen kültürel varlıklardan birisi de Adıyaman Karakuş Tümülüsü’nde bulunan tokalaşma sütunu oldu. Kommagene Krallığı...

KIŠIB: 80 bin Mezopotamya mühründen dijital bir arşiv oluşturuluyor

20 Aralık 2024

20 Aralık 2024

Önümüzdeki 16 yıl boyunca, Berlin’deki Yakın Doğu Arkeolojisi Enstitüsü (Freie Universität Berlin) ve Ludwig-Maximilians-Universität München (LMU Münih) araştırma ekibi, eski...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]