16 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Karacahisar Kalesi’nde Orhan Bey’in kendi adına bastırdığı sikke bulundu

Ertuğrul Gazi’nin ölümünden sonra beyliğin başına geçen Osman Bey’in ilk fethettiği Bizans Kalesi olan Karacahisar’da oğlu Orhan Bey’in kendine adına bastırdığı sikke bulundu.

Osmanlıyı beylikten devlete dönüştüren Orhan Bey, egemenliğini ilan etmek için kendi adına sikke bastırmıştır. Bu bastırdığı sikkelerin bir örneğine Karacahisar’da ulaşıldı.

Keşif, sikke üzerinde Sultan Orhan ibaresinin yer alması Osmanlı tarihinde sultan unvanının ilk defa I. Murat tarafından kullanıldığı görüşünü değiştirecek.

Eskişehir’in Odunpazar ilçesi Kacaşehir Mahallesi’nde yer alan Karacahisar Kalesi’nde devam eden kazılarda kale içindeki sarnıç ve çevresinde birçok arkeolojik veri elde ediliyor.

Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Hasan Yılmazyaşar başkanlığında sürdürülen kazı çalışmalarında Orhan Bey’e ait altın bir sikke ele geçti.

Sikke üzerinde “Sultan Orhan” unvanı yer alıyor

Karacahisar’da ilk defa ele geçen bu sikke örneklerinin bir yüzünde “Es-Sultanül-Adil Orhan Bin Osman Halleda’llahu (Mülkehu)”, diğer yüzünde ise “La İlahe İllallah Muhammeden Resulullah” yazısı bulunuyor.

Kazı Başkanı Yılmazyaşar, AA muhabirine, Karacahisar Kalesi’nin şu anda Türkiye’de yürütülen Osmanlı arkeolojisiyle ilgili az sayıdaki arkeolojik kazılardan birini temsil ettiğini söyledi.

Kalenin Bizans Dönemi’nde oluşturulduğunu belirten Yılmazyaşar, Karacahisar’ın Osmanlı tarihi açısından son derece önemli bir yere sahip olduğunu anlattı.

Karacahisar Kalesi'nde Orhan Bey'in bastırdığı sikke bulundu
Fotoğraf AA

Yılmazyaşar, kalenin Osmanlı yerleşimi haline gelmesinin 1288’de Osman Gazi’nin fethetmesiyle başladığını dile getirerek, şöyle konuştu:

“1299 yılında burada Dursun Fakih tarafından bir hutbe okunuyor. Bunun sonrasında da çevre illerden ve özellikle Germiyan’dan birtakım insanların buraya yerleştirilmesiyle aslında kentte Osmanlı hayatı başlıyor. Buradaki çalışmalarda da biz kalenin hem Bizans Dönemi’ndeki oluşumu hem de Osmanlı kenti haline gelmesi sürecinde arkeolojik verilerin tarihsel verilerle bir arada değerlendirilmesine yönelik çalışmalarımıza devam ediyoruz.”

Bu yıl çalışmaların yaklaşık 2 ay önce başladığını belirten Yılmazyaşar, “Önemli sonuçlar var. Ağırlıklı olarak çalışmalara içinde bulunduğumuz sarnıçta devam ettik. Sarnıç, yüzde 90 oranında ortaya çıktı. Burası bir Orta Çağ kenti. Sarnıç özellikle kuşatma sırasında bu tarz Orta Çağ kalelerinde daha doğrusu tüm kalelerde en önemli ihtiyaçlardan bir tanesi. Çünkü su ihtiyacını karşılıyor. Bu alan bize bir anlamda kalenin özetini sundu” diye konuştu.

Kayı Boyu'nu beylikten devlete dönüştüren Orhan Bey
Osmanlıyı beylikten devlete dönüştüren Orhan Bey

Yılmazyaşar, erken Osmanlı Dönemine tarihlendirilen çok sayıda bulguya rastladıklarını vurgulayarak, “Aynı zamanda geçmiş dönemlerde ortaya çıkmış olan arkeolojik veriler de uzman ekipler tarafından yeniden değerlendiriliyor. Bizim için bu yıl sevindirici olan sonuçlardan birisi ilk defa Karacahisar Kalesi’nde Orhan Gazi’nin sikkesinin varlığının tespit edilmesi” ifadesini kullandı.

Orhan Gazi’ye ait sikkenin bulunmasının son derece önemli olduğunu vurgulayan Yılmazyaşar, şunları kaydetti:

“Osman Gazi döneminden itibaren burada yoğun bir iskan olduğunu biliyoruz. Tarihsel kaynaklar bunu söylüyor fakat bunun arkeolojik olarak da bir şekilde ispat edilmesi gerekiyordu. Bu anlamda Orhan Gazi’nin bu sikkesi bizim için son derece önemli. Aynı zamanda Karamanoğlu 2. Mehmet’in Larende baskılı bir sikke grubu var. Bu da Türkiye’de çok az sayıda arkeolojik olarak tespiti yapılmış bir bulguydu. Bunlar dönemin tarihini anlamak, sosyokültürel ve tarihsel ilişkileri tanımlamak adına bizim için çok önemli veriler olarak hem sevindiriciydi hem bilimsel olarak da oldukça anlamlı sonuçlar.”

​​​​​​​Yılmazyaşar, kazılara yaklaşık 1,5 ay daha devam etmeyi planladıklarını belirterek, “Öncelikli olarak hedefimiz sarnıcın mimari dokusunun tamamen ortaya çıkarılması. Bu yıl buradaki temel hedefimiz bu. Fakat arkeolojik kazı çalışmaları, eş zamanlı olarak bilimsel diğer projelerle birlikte yürütülüyor. Alanın restitüsyon, restorasyon projelerinin de eş zamanlı yapılıp, aynı zamanda koruma projelerinin de hazırlanmasına yönelik çalışmalar devam edecek. Bu yılki temel hedefimiz de sarnıcın bir bütün olarak ortaya çıkarılması yönünde olacak.” dedi.

Banner
Related Articles

1840 yılında keşfedilen bronz lambanın Dionysos kültü ile ilişkili olduğu belirlendi

12 Nisan 2024

12 Nisan 2024

1840 yılında İtalya’nın Cortona kasabası yakınlarında bir hendekte keşfedilen bronz lamba üzerindeki tartışmalar yakın zamana kadar devam etti. Birçok araştırmacı...

3500 yıl öncesinden gelen iyi dilek

28 Nisan 2023

28 Nisan 2023

Eskiden sevdiklerimize yazdığımız mektupları “Seni Allah’a emanet ediyorum. Sağlıklı, huzurlu, mutluluk dolu uzun ömürler dilerim. Hayat boyu sağlık, huzur ve...

Neandertal İnsanı Dişlerini Nasıl Tedavi Ediyordu?

10 Nisan 2021

10 Nisan 2021

Günümüzde diş hekimlerimiz gelişen teknoloji ile fazla ağrı ve acı yaşatmadan dişlerimizin sağlığını korumaktalar. Ancak, ne olursa olsun dişçi ve...

Hitit kenti Büklükale’nin, Hurri toplumu ile yakın bağları olduğunu gösteren “önemli keşif”

20 Ekim 2022

20 Ekim 2022

Japon arkeologlar, Büklükale’de Hitit İmparatorluğu’nun ilk yıllarına ait Hurri dini arınma metnini içeren kil tablet parçasını keşfettiler. Araştırmacılara göre keşif,...

Spello’da keşfedilen imparatorluk kült tapınağı: Roma İmparatorluğu’nun paganizmden Hıristiyanlığa geçişinde yeni bir sayfa açıyor

8 Ocak 2024

8 Ocak 2024

Amerikalı araştırmacılar, İtalya’nın Spello kentinde bir İmparatorluk kült tapınağının keşfedildiğini duyurdular. Keşif, Saint Louis Üniversitesi’nde tarih profesörü olan Douglas Boin...

Gürcistan Alfabesini Turist Merkezi Yaptı

18 Ocak 2021

18 Ocak 2021

Gürcistan, Büyük Kafkas Dağları’nın ana tepesinin güney yamaçlarında Karadeniz’in doğu kıyılarında yer alan kadim medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir ülkedir....

Murat Höyük Kazılarında Bulunan “Çeç Damga Mühür”

4 Mayıs 2021

4 Mayıs 2021

Arkeoloji literatürüne 1945 yılında İsmail Kılıç Kökten tarafından tanımlanan “Çeç Damga Mühür” Doğu Anadolu Bölgesi kazılarında bulunmuştur. Çeç Damga Mührün,...

Roma metrosu kazılarında nadir görülen altın cam parçası keşfedildi

7 Şubat 2023

7 Şubat 2023

Ebedi Şehir’in tanrıçası “Roma”yı temsil eden çok nadir ve rafine bir altın cam parçası, Roma’nın Metro C metro hattının inşası...

Orta Çağ’da milyonlarca insanın ölümüne neden olan kara veba Orta Asya’dan yayılmış olabilir

16 Haziran 2022

16 Haziran 2022

Covid-19 pandemisi yaklaşık 2 yıl boyunca Dünya’yı kapattı. Az da olsa etkisini hala devam ettiren Covid-19 salgını tarih boyunca Dünya’da...

Bin yıllık Beşaret Kilisesi’nin freskleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

28 Mart 2024

28 Mart 2024

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Koramaz vadisindeki bin yıllık kayadan oyma Beşaret kilisesi, ihmaller ve definecilerin verdiği zararlar...

Pompeii Domus’ta tanrıça Kibele kültü ile ilişkilendirilen pişmiş toprak figürünleri keşfedildi

27 Aralık 2023

27 Aralık 2023

Arkeologlar, Pompeii’deki Via del Vesuvio boyunca “Leda ve Kuğu Evi”nin bitişiğindeki Domus’ta yapılan son kazılarda 13 pişmiş toprak figürün ortaya...

Bulgar arkeologlar 2500 yıllık İskit asası keşfettiler

14 Ekim 2023

14 Ekim 2023

Kuzeydoğu Bulgaristan’daki tarih öncesi tuz üretimi merkezi olan Provadia-Solnitsata’da yapılan kazılar sırasında MÖ 5. yüzyıldan kalma bir İskit savaşcısına ait...

Kuzey Çin’de keşfedilen 5 bin 200 yıllık taş oyma ipekböceği krizaliti

20 Temmuz 2022

20 Temmuz 2022

Eyalet Arkeolojik Araştırma Enstitüsüne göre, arkeologlar geçen ay Kuzey Çin’in Shanxi Eyaletinde en az 5 bin 200 yıl öncesine dayanan...

Suffolk kraliyet yerleşiminde keşfedilen Doğu Anglian Kralları zamanından kalma 1.400 yıllık tapınak

4 Aralık 2023

4 Aralık 2023

Arkeologlar, İngiltere’nin Suffolk kentindeki Sutton Hoo yakınlarındaki Rendlesham’daki Doğu Anglian Kralları zamanından kalma muhtemelen Hıristiyanlık öncesi bir tapınağı ortaya çıkardılar....

Aygül Süel “Hititler İçin Büyük Yanlışlıklar Yapıyoruz”

4 Mart 2021

4 Mart 2021

Hitit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı ve Şapinuva kenti kazısını yöneten Prof. Dr. Aygül Süel, katıldığı çevirim içi oturumda...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]