27 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Karacahisar Kalesi’nde Orhan Bey’in kendi adına bastırdığı sikke bulundu

Ertuğrul Gazi’nin ölümünden sonra beyliğin başına geçen Osman Bey’in ilk fethettiği Bizans Kalesi olan Karacahisar’da oğlu Orhan Bey’in kendine adına bastırdığı sikke bulundu.

Osmanlıyı beylikten devlete dönüştüren Orhan Bey, egemenliğini ilan etmek için kendi adına sikke bastırmıştır. Bu bastırdığı sikkelerin bir örneğine Karacahisar’da ulaşıldı.

Keşif, sikke üzerinde Sultan Orhan ibaresinin yer alması Osmanlı tarihinde sultan unvanının ilk defa I. Murat tarafından kullanıldığı görüşünü değiştirecek.

Eskişehir’in Odunpazar ilçesi Kacaşehir Mahallesi’nde yer alan Karacahisar Kalesi’nde devam eden kazılarda kale içindeki sarnıç ve çevresinde birçok arkeolojik veri elde ediliyor.

Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Hasan Yılmazyaşar başkanlığında sürdürülen kazı çalışmalarında Orhan Bey’e ait altın bir sikke ele geçti.

Sikke üzerinde “Sultan Orhan” unvanı yer alıyor

Karacahisar’da ilk defa ele geçen bu sikke örneklerinin bir yüzünde “Es-Sultanül-Adil Orhan Bin Osman Halleda’llahu (Mülkehu)”, diğer yüzünde ise “La İlahe İllallah Muhammeden Resulullah” yazısı bulunuyor.

Kazı Başkanı Yılmazyaşar, AA muhabirine, Karacahisar Kalesi’nin şu anda Türkiye’de yürütülen Osmanlı arkeolojisiyle ilgili az sayıdaki arkeolojik kazılardan birini temsil ettiğini söyledi.

Kalenin Bizans Dönemi’nde oluşturulduğunu belirten Yılmazyaşar, Karacahisar’ın Osmanlı tarihi açısından son derece önemli bir yere sahip olduğunu anlattı.

Karacahisar Kalesi'nde Orhan Bey'in bastırdığı sikke bulundu
Fotoğraf AA

Yılmazyaşar, kalenin Osmanlı yerleşimi haline gelmesinin 1288’de Osman Gazi’nin fethetmesiyle başladığını dile getirerek, şöyle konuştu:

“1299 yılında burada Dursun Fakih tarafından bir hutbe okunuyor. Bunun sonrasında da çevre illerden ve özellikle Germiyan’dan birtakım insanların buraya yerleştirilmesiyle aslında kentte Osmanlı hayatı başlıyor. Buradaki çalışmalarda da biz kalenin hem Bizans Dönemi’ndeki oluşumu hem de Osmanlı kenti haline gelmesi sürecinde arkeolojik verilerin tarihsel verilerle bir arada değerlendirilmesine yönelik çalışmalarımıza devam ediyoruz.”

Bu yıl çalışmaların yaklaşık 2 ay önce başladığını belirten Yılmazyaşar, “Önemli sonuçlar var. Ağırlıklı olarak çalışmalara içinde bulunduğumuz sarnıçta devam ettik. Sarnıç, yüzde 90 oranında ortaya çıktı. Burası bir Orta Çağ kenti. Sarnıç özellikle kuşatma sırasında bu tarz Orta Çağ kalelerinde daha doğrusu tüm kalelerde en önemli ihtiyaçlardan bir tanesi. Çünkü su ihtiyacını karşılıyor. Bu alan bize bir anlamda kalenin özetini sundu” diye konuştu.

Kayı Boyu'nu beylikten devlete dönüştüren Orhan Bey
Osmanlıyı beylikten devlete dönüştüren Orhan Bey

Yılmazyaşar, erken Osmanlı Dönemine tarihlendirilen çok sayıda bulguya rastladıklarını vurgulayarak, “Aynı zamanda geçmiş dönemlerde ortaya çıkmış olan arkeolojik veriler de uzman ekipler tarafından yeniden değerlendiriliyor. Bizim için bu yıl sevindirici olan sonuçlardan birisi ilk defa Karacahisar Kalesi’nde Orhan Gazi’nin sikkesinin varlığının tespit edilmesi” ifadesini kullandı.

Orhan Gazi’ye ait sikkenin bulunmasının son derece önemli olduğunu vurgulayan Yılmazyaşar, şunları kaydetti:

“Osman Gazi döneminden itibaren burada yoğun bir iskan olduğunu biliyoruz. Tarihsel kaynaklar bunu söylüyor fakat bunun arkeolojik olarak da bir şekilde ispat edilmesi gerekiyordu. Bu anlamda Orhan Gazi’nin bu sikkesi bizim için son derece önemli. Aynı zamanda Karamanoğlu 2. Mehmet’in Larende baskılı bir sikke grubu var. Bu da Türkiye’de çok az sayıda arkeolojik olarak tespiti yapılmış bir bulguydu. Bunlar dönemin tarihini anlamak, sosyokültürel ve tarihsel ilişkileri tanımlamak adına bizim için çok önemli veriler olarak hem sevindiriciydi hem bilimsel olarak da oldukça anlamlı sonuçlar.”

​​​​​​​Yılmazyaşar, kazılara yaklaşık 1,5 ay daha devam etmeyi planladıklarını belirterek, “Öncelikli olarak hedefimiz sarnıcın mimari dokusunun tamamen ortaya çıkarılması. Bu yıl buradaki temel hedefimiz bu. Fakat arkeolojik kazı çalışmaları, eş zamanlı olarak bilimsel diğer projelerle birlikte yürütülüyor. Alanın restitüsyon, restorasyon projelerinin de eş zamanlı yapılıp, aynı zamanda koruma projelerinin de hazırlanmasına yönelik çalışmalar devam edecek. Bu yılki temel hedefimiz de sarnıcın bir bütün olarak ortaya çıkarılması yönünde olacak.” dedi.

Banner
Benzer Yazılar

İsveç’te iki adet çok iyi korunmuş Viking kılıcı keşfedildi

18 Kasım 2022

18 Kasım 2022

İsveç’te devam eden bir otoyol inşaatı sırasında iki adet çok iyi korunmuş Viking kılıcı keşfedildi. Viking kılıçları, yaklaşık 1200 yıllık...

Kadınlar, Antik Yunan Seramiklerinin Ardındaki Gerçek Kahramanlar mıydı?

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

Dipylon amforasını klasik arkeolojiyle ilgilenen herkes duymuştur. Antik Atina kentinin kuzeybatısında Kerameikos’taki Dipylon Kapısı civarında Dipylon mezarlığında bulunmuştur. Amforayı yapan...

İsviçreli amatör arkeolog bir Roma savaş alanı keşfetti

1 Kasım 2021

1 Kasım 2021

Amatör bir arkeoloğun ısrarı sayesinde İsviçre’de bir Roma savaş alanı tespit edildi. İsa’nın doğumundan kısa bir süre önce, Tiefencastel ile...

İran’da Sasani Dönemine Ait Kaya Yazıtı Keşfedildi: Kraliyet Festivallerinin Takvimi İlk Kez Bu Kadar Net Görünüyor

25 Ocak 2026

25 Ocak 2026

İran’ın güneyindeki Marvdasht Ovası’nda tespit edilen Sasani dönemine ait kaya yazıtı, geç antik çağda kraliyet törenlerinin hangi tarihlerde düzenlendiğine dair...

İtalyan Versay eski ihtişamına geri dönüyor

19 Mayıs 2023

19 Mayıs 2023

Napoli yakınlarında uzun süredir ihmal edilmiş olan İtalyan Kraliyet Sarayı Caserta, kısmen Avrupa Birliği’nin kurtarma fonu tarafından finanse edilen geniş...

Avustralya’da Belgelenen Yüzlerce Kaya Sanatı Görseli

5 Ekim 2020

5 Ekim 2020

572 Maliwawa Figürünün ilk kez Kuzey Avustralya’nın Arnhem Land’deki 87 farklı kaya sanatı sitesinde belgelendiğini bildirdi. Griffith Üniversitesi’nden Paul Taçon,...

Almanya’da Osmanlı Dönemine Ait Eserlerinde Bulunduğu 1000 Yıllık Kilise Ortaya Çıkarıldı

2 Temmuz 2021

2 Temmuz 2021

Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletindeki Eisleben’de keşfedilen Helfta Kraliyet Sarayı’nın büyük kilisesinin temel duvarları arkeologlar tarafından gün ışığına çıkarıldı. Kilise bu ayın...

Pompeii, Antiquarium’u Yeniden Açıyor

26 Ocak 2021

26 Ocak 2021

Pompeii Arkeoloji paktının içinde kalıcı bir müze olan Antiquarium yeniden açılıyor. 1873’te açılan Antiquarium, II.Dünya Savaşı sırasında bombalanarak, 1980’de ise...

Çayönü Tepesi’nde DNA Araştırmaları, Anadolu’nun Erken İnsan Ağlarındaki Rolünü Ortaya Koyuyor

5 Ocak 2026

5 Ocak 2026

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan Çayönü Tepesi’nde bulunan insan kemikleri üzerinde yürütülen DNA analizleri, Anadolu’nun Neolitik Çağ’da yalnızca bir yerleşim...

Gılgamış Rüya Tableti Irak’a Geri Döndü

8 Aralık 2021

8 Aralık 2021

Dünyanın bilinen en eski yazılı edebi ve dini içerikli çivi yazılı Gılgamış Rüya tableti koleksiyonunun kaçırılan parçası Salı günü (07...

Yeni Çalışma; “Tunç Çağı’nda hançerler ne için kullanılıyordu” sorusuna cevap veriyor.

30 Nisan 2022

30 Nisan 2022

Tunç Çağı tabakalarının önemli maddi kalıntılarından biri olan bronz hançerler üzerinde yeni bir çalışma gerçekleştirildi. Çalışma, “Tunç Çağı hançerleri ne...

Antik Roma’da İkizlerin Dokunaklı Hikayesi: Hırvatistan’da Keşfedilen Roma Mezarı

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Hırvatistan’ın Trogir (antik Tragurium) kentinde yapılan son arkeolojik kazılar, Roma dönemine ait, 1. ve 2. yüzyıllara tarihlenen olağanüstü ve yürek...

Yoksulların Tanrılara sundukları 2 bin 300 yıllık mini adak kabı

26 Ağustos 2022

26 Ağustos 2022

Yoksulluk ve varsıllık tarihin her döneminde görülür. Sosyal, ekonomik, kültürel her alanda belirleyici çizgi olmuştur yoksulluk ve varsıllık. Varsıllar, toplumun...

Anadolu’nun Ticari Sırları: Nadir Bir Neolitik Obsidiyen Ayna Üretim Merkezi’nin Açığa Çıkarılması

26 Şubat 2025

26 Şubat 2025

Son zamanlarda yapılan bir çalışma, Anadolu’daki önemli bir arkeolojik alan olan Tepecik Çiftlik’te bulunan obsidyen aynaların üretim ve kullanımını araştırmak...

Roma Nasıl Düştü?

2 Kasım 2020

2 Kasım 2020

Kavimler göçünün başladığı sırada Roma İmparatorluğu dini mücadeleler, bitmek bilmeyen iç ayaklanmalar ve Sasani devletiyle savaşlarla mücadele etmekteydi. Halk bütün...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]