21 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Orta Çağ’da milyonlarca insanın ölümüne neden olan kara veba Orta Asya’dan yayılmış olabilir

Covid-19 pandemisi yaklaşık 2 yıl boyunca Dünya’yı kapattı. Az da olsa etkisini hala devam ettiren Covid-19 salgını tarih boyunca Dünya’da yaşanan büyük salgınlardan sadece biri olarak kayıtlara geçti.

Yaşadığımız salgınların en eski kayıtlarına Mezopotamya, Mısır ve Anadolu’da ele geçen çivi yazılı tabletler ve papirüslerden ulaşıyoruz.

Eski Çağ’da binlerce insanın ölümüne yol açan veba salgınlarının izlerini bu kayıtlarda görüyoruz.

Veba, yakın tarihe kadar insanlığa çok acı veren bir salgın hastalık olarak bilinir. Öyle ki veba, Kara Ölüm olarak kabul edilir. Fareler üzerinde yaşayan bitlerin yol açtığı bu acımasız hastalık hayvandan insana geçerek sonucu binlerce kişinin ölümüne neden olan salgına yol açar.

Veba en büyük kıyımını Orta Çağ’da 1346 ile 1353 yılları arasında yapmıştır. Kuzey Afrika, Asya ve Avrupa’yı kırıp geçiren veba daha çok Avrupa’yı etkilemiş ve Avrupa’yı karanlığa gömüştü.

Kıta Avrupası’nı en ücra köşesine kadar mahveden veba nasıl ortaya çıktı. Veba mikrobu nasıl taşındı?

Veba mikrobunu taşıyan farelerin ticaret gemileri ile Avrupa’ya taşındığı düşünülüyordu. Hijyen konusunda pek iyi bir görüntü vermeyen Orta Çağ Avrupa’sında veba hızla yayılmıştı.

Bugün Nature’da yayınlanan bir çalışma, vebanın çıkış noktasının 14. yüzyılda Orta Asya toprakları olduğunu işaret etti.

Çalışma ekibi, Kırgızistan’daki iki mezarda çıkarılan iskeletlerin dişlerinden elde ettikleri kalıntıların analizini gerçekleştirdiler. Analiz sonucu, 700 yıllık bu kalıntılarda vebaya neden olan bakteri Yersinia pestis’i tanımladılar.

İskoçya’daki Stirling Üniversitesi’nden çalışmanın ortak yazarı Philip Slavinpestis, pandemik mikropun atasının bu bölgede evrimleştiği sonucuna varıldığını, bulguların asırlık bir gizemi çözdüğünü ve ayrıca ortaya çıkan bulaşıcı hastalıkların anlaşılmasına yardımcı olabileceğini söyledi.

Orta Çağ veba salgının çıkış yeri Kırgızistan toprakları olarak düşünülüyor.
1885 ve 1892 yılları arasında kazılmış ve 1886’da burada fotoğraflanmış Kara-Djigach sitesi. Foto: AS Leybin

Philip Slavinpestis, “Farklı suşları izole fenomenler olarak değil, çok daha geniş bir evrimsel tablo içinde yer alan bir şey olarak ele almak her zaman önemlidir” dedi.

Norveç’teki Oslo Üniversitesi’nde arkeoloji, koruma ve tarih fahri profesörü ve yazarı Ole J. Benedictow ise, bulgular ilginç ancak başlangıç ​​niteliğinde ve bulguları genişletmek ve derinleştirmek için daha fazla araştırmanın gerekli olduğunu ifade ederek “Paleobiyolojik tarihsel veba çalışmaları hala erken bir gelişme aşamasında, gelecekte çok sayıda yeni ilginç bulgu ve birçok sürpriz bekleyebiliriz” diye konuştu.

İskoçya Stirling Üniversitesi’nde tarihçi ve bulguların ortak yazarı Philip Slavin, Kırgızistan’ında Issık Gölü yakınlarındaki iki mezarlığın kalıntılarını incelediler. 19. yüzyılda kazılan mezarların taşlarında- taşlar 1338’den 1339’a kadar uzanıyor- bazı cesetlerin “veba” kurbanı olduğunu belirtiyor.

Ekip, bu vebanın kimliğini doğrulamak için yedi kişinin dişlerinden (bir kişinin kan dolaşımında bulunan patojenleri koruyan) genetik materyal çıkardı. Kara-Djigach mezarlığından üç kişide Y. pestis tespit ettiler.
DNA zamanla parçalanmış olsa da, dişlerden ikisi, ekibin bakteri türünün veba aile ağacındaki konumunu yeniden yapılandırması için yeterli materyal içeriyordu. Araştırmacılar , dişlerdeki Y. pestis türünün, bugün hala bulunan ve bunlardan biri Kara Ölüm’den sorumlu türü içeren çeşitli veba dallarının en son ortak atası olduğu sonucuna vardılar. Ek olarak, ekip, antik Kara-Djigach soyunun, çevreleyen Tian Shan dağlarının dağ sıçanlarında dolaşmaya devam eden Y. pestis ile yakından ilişkili olduğunu bildirdi.

Slavin, “Antik türün, geniş Tian Shan Dağı bölgesinde yerel olarak evrimleştiğini ve Kara-Djigach topluluğuna çok uzak bir kaynaktan dahil edilmediğini [bunu] büyük olasılıkla düşünüyoruz. Bir noktada bakteriler dağ sıçanlarından insanlara geçti” dedi.

Çalışma bulguları sonuç için yetersiz

Araştırmaya dahil olmayan Rutgers Üniversitesi-Newark’ta tıp tarihçisi Nükhet Varlık , yeni raporun Issık Gölü yakınlarındaki veba kurbanlarının gerçekten de vebadan öldüğünü doğruladığını söyledi. Ancak, bu mutlaka Kara Ölüm’ün kaynağını belirleyemeceğini belirten Varlık , “Burada bize makul bir başlangıç ​​senaryosu sunuluyor, ancak bu diğer olası senaryoları dışlamıyor” dedi.

Varlık, Kara Ölüm tarihi ve başlattığı pandemi için makalenin “daha ​​büyük etkileri” ile ilgili birçok soru kaldığını söyledi. Bunlar arasında, hastalığın yerel kemirgenlerden Issık Gölü yakınlarındaki insanlara bulaşmasına hangi koşulların yol açmış olabileceği veya enfeksiyonun bunun yerine başka bir yerden bulaşıp bulaşmadığı sayılabilir.
Varlık, “Ayrıca, bu yerel salgının tarihsel olarak Karadeniz bölgesinde 1346’da kaydedilen en erken Kara Ölüm vakasıyla nasıl bağlantılı olduğunu hala bilmiyoruz. Yersinia pestis ile ilgili evrimsel çalışmalar ve COVID-19 pandemisi ile ilgili modern deneyimimiz bize pandemilerin “gerçek kökenini” belirlemenin neredeyse imkansız olabileceğini öğretiyor” dedi.

Kaynak Populer Since

Banner
Related Articles

Mecdelli Meryem’in doğduğu yer Migdal’da ikinci sinagog keşfedildi

13 Aralık 2021

13 Aralık 2021

İsrailli arkeologlar, Mecdelli Meryem’in (Magdalalı Meryem olarak da bilinir) doğum yeri olduğu tahmin edilen Migdal’da (Magdala) İkinci Tapınaklar Dönemi’nden kalma...

Yaşamın DNA RNA Karışımından Geldiği Teorisini Destekleyen Keşif

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Scripps Research’teki Kimyagerler, gezegenimizde yaşamın nasıl ortaya çıktığına dair DNA RNA karışımından geldiği teorisini destekleyen  şaşırtıcı bir keşif yaptılar. Angewandte...

İran’da dokuz çocuğa ait 3.000 yıllık iskeletler keşfedildi

30 Nisan 2023

30 Nisan 2023

Tahran Üniversitesi’nden arkeologlar, İran’ın orta batısındaki Qazvin eyaletinin Segzabad bölgesinde bulunan eski bir mezarlıkta yaptığı kazılarda 3.000 yıl öncesine ait...

Eşyalara Duygusal Bağ Kurma 2.000 Yıl Öncede Görülüyor Olabilir!

22 Haziran 2021

22 Haziran 2021

Hepimizin mutlaka kullandığımız ve sonrasında herhangi bir nedenle atmaya kıyamadığımız duygusal bağ kurduğumuz eşyalarımız olmuştur. Eşyalarla kurduğumuz duygusal bağın sadece...

Bilinmeyen Büyük İmparatorluklar “Aksum İmparatorluğu”

27 Kasım 2020

27 Kasım 2020

Aksumite/Aksum İmparatorluğu, Etiyopya’da MS 100’den MS 940’a kadar var olan eski bir krallıktı. Axum / Aksum antik kentine odaklanan ulus,...

İsviçre’de bir Tunç Çağı yerleşimi keşfedildi

18 Şubat 2024

18 Şubat 2024

Bern Kantonu Arkeoloji Servisi, Heimberg’deki bir inşaat projesi öncesinde 2023 sonbaharında bir kurtarma kazısı gerçekleştirdi. Kazı çalışması beklenen bir Roma...

Antik Çağın En İyi 5 Komutanı

31 Ocak 2021

31 Ocak 2021

Dünya’nın her yerinde ordu muhafazakar bir kurumdur ve bu nedenle eski dünyanın askeri liderleri, kariyerlerinin sona ermesinden binlerce yıl sonra bile...

Kayıp olduğu düşünülen 4.000 yıllık kama mezar İrlanda’da yeniden keşfedildi

22 Ocak 2024

22 Ocak 2024

İrlanda’nın güneybatı bölgesindeki County Kerry’de kayıp olduğu düşünülen 4.000 yıllık bir kama mezar yeniden keşfedildi. Altóir na Gréine (güneş sunağı)...

Konya’nın Kapadokyası Kilistra Antik Kenti

26 Ocak 2021

26 Ocak 2021

Peribacaları, kiliseler, yer altı şehirleri denilince aklımıza ilk gelen yer Nevşehir, Aksaray arasında kalan Kapadokya olur. Eşsiz tarihi zenginliği ile...

Arkeologlar, Rusya’daki antik Phanagoria’da altıncı yüzyıl bakır stater oluşan bir hazine keşfettiler.

2 Ağustos 2021

2 Ağustos 2021

Arkeologlar, Karadeniz kıyısındaki Phanagoria’da Bakır stater olarak bilinen altıncı yüzyıla ait 80 madeni para keşfettiler. Keşif, Rus arkeologların yangının neden...

Dünyanın En Eski Pantolonu Üç Dokuma Tekniğiyle Üretilmiş

27 Şubat 2022

27 Şubat 2022

2014 yılında, bir grup arkeolog Çin’de yaklaşık 3300 yıl öncesine ait şimdiye kadar bulunan en eski bir çift yün pantolon...

Kanıtlar Neandertallerin Modern İnsanlardan Önce Teknelere Bindiğini Gösteriyor

27 Ekim 2020

27 Ekim 2020

Modern insanların bir alt türü veya tamamen ayrı bir tür olarak kabul edilen Neandertaller, yaklaşık 300.000 yıl öncesinden 24.000 yıl...

İtalya’da daha önce bilinmeyen bir Etrüsk tapınağı keşfedildi

12 Kasım 2022

12 Kasım 2022

Freiburg Üniversitesi ve Mainz Üniversitesi’nden arkeologlar, İtalya’nın Lazio bölgesindeki Vulci antik kentinde daha önce bilinmeyen bir Etrüsk tapınağı keşfetti. 45...

Mısırlı Yetkililer İskenderiye Limanından Üç Eseri Kaçırma Girişimini Engelledi

28 Ekim 2020

28 Ekim 2020

Arkeolojik Limanlar ve Birimler Merkezi İdaresi başkanı, bir arkeoloji komitesinin parçaları incelediğini ve orijinalliklerini kanıtladığını söyledi. İskenderiye limanındaki arkeoloji birimi,...

Yunan tanrılarının kenti Bergama’da halk Kibele kültünü yaşatıyor

25 Ağustos 2021

25 Ağustos 2021

Yunan tanrılarına adanmış birçok kutsal mimari yapının görüldüğü Bergama Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan Anadolu’nun bereket tanrıçası Kibele figürünleri ve kutsal...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]