14 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Japon ve Çinli Arkeologlar Şanlıurfa’daki Taş Tepeler Projesi’ne Katılıyor

Taş Tepeler Projesi’ne Japon ve Çinli arkeologların katılmasıyla, Şanlıurfa dünyanın en önemli Neolitik araştırma alanlarından biri olarak daha güçlü bir uluslararası kimlik kazanıyor.

Japon arkeologlar Ayanlar Höyük’te uzun soluklu kazı çalışmalarına hazırlanırken, Çinli bir ekip Yoğunburç’ta ilk kez kazı başlatacak. Her iki alan da Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde yer alıyor ve çalışmalar, Göbeklitepe ile Karahantepe gibi dünya çapında bilinen yerleşimleri de kapsayan Taş Tepeler Projesi kapsamında yürütülecek.

Yeni dönem, Taş Tepeler’i yalnızca bilimsel bir araştırma programı olarak değil, erken yerleşik yaşam, mimarlık, besin üretimi ve toplumsal örgütlenme üzerine çalışan uluslararası ekipleri buluşturan güçlü bir iş birliği platformu olarak da öne çıkarıyor.

Japon arkeologlar Ayanlar Höyük’te uzun soluklu çalışmaya hazırlanıyor

Taş Tepeler Projesi Koordinatörü Prof. Dr. Necmi Karul’a göre Japon ekip, Ayanlar Höyük’te kazı başlamadan önce önemli hazırlık çalışmalarını tamamladı.

Karul, Japonya Prensesi Akiko Mikasa’nın geçen yıl Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile birlikte alanı ziyaret ettiğini ve kazı sahasında sembolik olarak ilk kazmayı vurduğunu hatırlattı.

Japon ekibin sahaya kısa vadeli sonuç arayışıyla değil, uzun erimli bir bilimsel planla yaklaştığını belirten Karul, kazı evleri, alan altyapısı ve ön belgeleme çalışmalarının şimdiden hazırlandığını söyledi.

Karul, Japon arkeologların hedefinin hızlı sonuç almak değil, çalışmayı ne kadar zaman alırsa alsın en doğru biçimde yürütmek olduğunu vurguladı.

Ayanlar Höyük için bu yaklaşım önemli olabilir. Taş Tepeler bölgesindeki diğer yerleşimler gibi Ayanlar da erken Neolitik dönemde insan topluluklarının daha kalıcı yerleşimler kurmaya ve yeni toplumsal düzenler geliştirmeye başladığı süreci anlamaya katkı sağlayabilir.

Çin, Türkiye’deki ilk kazı projesine Yoğunburç’ta başlıyor

Projenin ikinci önemli ayağı ise Yoğunburç olacak. Bu yerleşimde ilk kez kazı yapılacak.

Prof. Dr. Karul, Çin Arkeoloji Enstitüsü’nün bölgede Neolitik döneme dair yeni bulgular verebilecek tepeleri belirlemek için ön araştırma yaptığını söyledi. Çinli arkeologların gelecek dönemden itibaren Taş Tepeler Projesi’ne dahil olarak Yoğunburç’ta saha çalışmalarına başlaması bekleniyor.

Karul, Yoğunburç kazısının Çin Halk Cumhuriyeti’nin Türkiye’deki ilk kazı projesi olacağını belirtti.

Bu yönüyle Yoğunburç özel bir anlam taşıyor. Alan, yalnızca daha önce kazılmamış bir Neolitik yerleşimin bilim dünyasına açılmasını sağlamayacak; aynı zamanda Türkiye’nin en büyük arkeolojik araştırma programlarından birine yeni bir uluslararası boyut ekleyecek.

Japon ve Çinli Arkeologlar Şanlıurfa’daki Taş Tepeler Projesi’ne Katılıyor

Taş Tepeler insanlık tarihinin ortak bir evresini araştırıyor

Taş Tepeler bölgesi, erken Neolitik döneme ilişkin küresel tartışmaların merkezinde yer alıyor. Bunun nedeni, yerleşik yaşamın başlangıcı, ortak mimari yapılar ve yeni sembolik dünyalarla ilişkilendirilen yoğun bir yerleşim ağını barındırması.

Göbeklitepe, Karahantepe ve çevredeki diğer alanlar, avcı-toplayıcı topluluklar, ritüel yapılar ve anıtsal mimarinin ortaya çıkışı hakkındaki eski kabulleri çoktan değiştirdi. Ayanlar ve Yoğunburç ise bu büyük tabloya yeni veriler ekleyebilir.

Karul’a göre Neolitik dönem, insanlık tarihinin ortak evrelerinden biri.

Yerleşik yaşam, besin üretimi, iş bölümü ve mimarlık gibi başlıklar, dünyanın farklı yerlerinden araştırmacıların ilgisini çeken temel konular arasında bulunuyor. Taş Tepeler Projesi’nin uluslararası ilgi görmesinin nedeni de burada yatıyor.

Proje bugün 15’i Türkiye’den, 21’i yurt dışından olmak üzere 36 akademik kurulun iş birliğiyle yürütülüyor. Karul, Taş Tepeler’i bu yönüyle Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kapsamlı arkeolojik projelerinden biri olarak değerlendiriyor.

Türkiye açısından proje, aynı zamanda uluslararası iş birliğine dayalı köklü arkeoloji geleneğinin güncel bir devamı niteliğinde. Taş Tepeler, bilginin yalnızca ülke sınırları içinde tutulmadığı, dünya bilim insanlarıyla paylaşıldığı açık bir araştırma modeli sunuyor.

Şanlıurfa’da yeni kuşak arkeologlar yetişiyor

Taş Tepeler Projesi, genç arkeologlar için de önemli bir saha okulu haline geldi.

Karul’un verdiği bilgiye göre geçen yıl proje kapsamında yaklaşık 200 arkeolog görev aldı. Bu ekip içinde hem deneyimli uzmanlar hem de sahada ilk kez çalışan öğrenciler yer aldı.

Projeye yeni katılan öğrenciler, daha önce sahada çalışan arkeologlardan doğrudan bilgi ve deneyim aktarımı alıyor. Böylece kazı tekniği, alan disiplini ve arkeolojik belgelemeye dair pratik bilgi kuşaktan kuşağa aktarılıyor.

Bu açıdan Taş Tepeler yalnızca Şanlıurfa’nın derin geçmişini gün yüzüne çıkarmıyor. Aynı zamanda Türkiye’de arkeoloji araştırmalarının geleceğini de şekillendiriyor.

Japon ve Çinli ekiplerin Ayanlar Höyük ile Yoğunburç’ta sahaya katılmasıyla proje daha geniş bir uluslararası evreye giriyor. Elde edilecek bulgular, Yukarı Mezopotamya’daki erken toplulukların mekânı nasıl örgütlediğini, kolektif yapıları nasıl inşa ettiğini ve yerleşik yaşamın eşiğinde birlikte yaşamanın yeni yollarını nasıl geliştirdiğini anlamaya katkı sağlayabilir.

Banner
Benzer Yazılar

Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi selden kısmen etkilendi

16 Mart 2023

16 Mart 2023

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Şanlıurfa’da yaşanan sel felaketinde Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi ve Haleplibahçe Mozaik Müzesi’nin kısmen etkilendiğini açıkladı. Bakanlığın yayınladığı...

Lagina’daki Hekate Tapınağı: Muğla’nın Gizemli Kutsal Alanı

9 Haziran 2025

9 Haziran 2025

Ege Bölgesi’nin kalbinde, Muğla’nın Yatağan ilçesi yakınlarında yer alan Lagina Antik Kenti, antik dünyanın en gizemli ve etkileyici kutsal alanlarından...

Antik Roma’nın Kutsal Bakireleri

24 Şubat 2021

24 Şubat 2021

Roma kadınlar için çok şey vaad eden bir yer değildi. Ailenizin statüsü yani soylu yada halktan biri olmanız yaşamınızı esas...

Irak’ta 1300 yıllık Emevi Camisi bulundu

28 Kasım 2021

28 Kasım 2021

İslam peygamberi Hz. Muhammed’in ölümünden sonra İslam devletini 4 halife (Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali)...

İsveç’te iki adet çok iyi korunmuş Viking kılıcı keşfedildi

18 Kasım 2022

18 Kasım 2022

İsveç’te devam eden bir otoyol inşaatı sırasında iki adet çok iyi korunmuş Viking kılıcı keşfedildi. Viking kılıçları, yaklaşık 1200 yıllık...

Adilcevaz Kef Kalesi Kazıları 45 Yıl Sonra Tekrar Başlıyor

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

Bitlis ili Adilcevaz ilçesi’nde yer alan Urartu döneminden kalma Kef Kalesi’nin kazı çalışmalarına 45 yıl aradan sonra tekrar başlanıyor. Çivi...

Azerbaycan’da Bir İlk: Damcılı Mağarası’nda Mezolitik Döneme Ait İnsan Heykelciği Bulundu

19 Nisan 2025

19 Nisan 2025

Azerbaycan’ın Kazah bölgesinde yer alan dünyaca ünlü Damcılı Mağarası’nda yapılan arkeolojik kazılarda, Mezolitik döneme (Orta Taş Çağı) tarihlenen ilk insan...

Mısırlılar köleleri damgalıyordu

29 Aralık 2022

29 Aralık 2022

Eski Mısır metinleri, oymalar ve resimlerinin incelendiği bir araştırmaya göre, Mısırlılar köleleri demirden yapılmış damga mühürler ile damgalıyorlardı. Geçmiş yıllarda...

Kuveyt’te 7.700 yıllık insan başı seramik ve mücevher atölyesi ortaya çıkarıldı

29 Kasım 2024

29 Kasım 2024

Kuveytli ve Polonyalı arkeologlardan oluşan bir ekip, Kuzey Kuveyt’teki Subiya Çölü’nde bulunan tarih öncesi Ubeyd dönemine (MÖ 5500-4000) ait Bahra...

Horasan’da keşfedilen Ahameniş dönemine ait altı kuleli dairesel bir yapı

5 Nisan 2024

5 Nisan 2024

Arkeologlar, Güney Horasan’daki Bircend yakınlarında, MÖ 6. yüzyılda inşa edilmiş, Ahameniş dönemine ait altı kuleli, dairesel bir kerpiç bina ortaya...

Hollanda’da arkeologlar asker Flaccus’a ait 2 bin yıllık Roma mezarı ortaya çıkardı

9 Aralık 2024

9 Aralık 2024

Arkeologlar, Hollanda’nın Heerlen kentindeki Roma yerleşiminden 2,000 yıllık bir mezar ortaya çıkardı. Yapılan son analizler, bu mezarın ‘Flaccus’ adında bir...

90 yıl sonra Athena figürinin parçaları birleştirilerek ziyarete açıldı

12 Temmuz 2022

12 Temmuz 2022

1930 yılında İzmir’in Bayraklı ilçesinde ortaya çıkarılan Athena figürinin parçaları İzmir Arkeoloji Müzesi uzmanları tarafından birleştirildi. 90 yıl boyunca kasalarda...

Araştırmacılar, Antik Maya İlaç Kaplarında Yeni Bir Bitki Keşfettiler

16 Ocak 2021

16 Ocak 2021

Bilim adamları, antik Maya ilaç kaplarında tütün olmayan bir bitkinin varlığını ilk kez tespit ettiler. Washington Eyalet Üniversitesi araştırmacıları, 14...

Stonehenge taşları güneş takviminin yaprakları olabilir

2 Mart 2022

2 Mart 2022

Dünya üzerinde gizemi hala tam olarak çözülememiş yapılar bulunuyor. Bunlardan birisi, İngiltere’deki Stonehenge taşlarıdır. Yaklaşık 5000 yıl öncesine dayanan bu...

Demir Çağı Savaşçılarının Kuş Tüyü Yatakları Araştırmacıları Şaşırttı

28 Mart 2021

28 Mart 2021

İsveç’te bulunan 7 nci yüzyıla ait Viking öncesi döneme tarihlendirilen mezarlardan şaşırtıcı sonuçlar geliyor. Demir çağına tarihlendirilen mezarlıktaki savaşçıların kuş...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]