15 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kanlıtaş Höyük’te Keşfedilen 8 Bin Yıllık Başsız Figürinler Neolitik Yapı Ritüelleriyle İlişkilendiriliyor

Kanlıtaş Höyüğü’nde keşfedilen yaklaşık 8 bin yıllık dört başsız kadın figürini, İç Batı Anadolu’daki Neolitik toplulukların yapı kapatma ritüellerine dair dikkat çekici veriler sunuyor.

Eskişehir’in İnönü ilçesi yakınlarındaki Kanlıtaş höyükte ele geçirilen pişmiş toprak figürinler, yalnızca biçimleriyle değil, bulundukları yerle de önem kazandı. Baş kısımları kopmuş haldeki bu küçük heykelcikler, yapıların dolgu katmanlarında, taban seviyelerine yakın noktalarda ortaya çıkarıldı. Bu durum, figürinlerin rastgele bırakılmış nesnelerden çok, belirli bir ritüel davranışın parçası olabileceği fikrini güçlendirdi.

Kanlıtaş Höyüğü’nde 8 bin yıllık yerleşim izleri

Kanlıtaş Höyüğü kazıları, 2013-2019 yılları arasında Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Umut Türkcan başkanlığında yürütüldü.

Eskişehir, Afyonkarahisar ve Kütahya’yı kapsayan İç Batı Anadolu’da yer alan Kanlıtaş Höyüğü, “Porsuk kültürü” olarak adlandırılan kültürel evrenin tarihlendirilmiş en erken yerleşimlerinden biri kabul edilir. Bu nedenle höyük, Orta Anadolu ile Batı Anadolu arasındaki Neolitik toplulukları anlamak için önemli bir arkeolojik alan niteliği taşır.

Kazılarda çok sayıda dörtgen planlı yapı ve mekan açığa çıkarıldı. Figürinlerin bu yapıların dolgu katmanlarında bulunması, mekanların kullanım süresi sona erdikten sonra özel bir kapatma sürecinden geçmiş olabileceğini akla getiriyor.

Başsız kadın figürinleri neden önemli?

Kanlıtaş’ta bulunan figürinler farklı boyutlarda. En büyük ve daha özenli örnek yaklaşık 12-13 santimetre uzunluğunda. Diğer figürinler ise genellikle 5-6 santimetre boyutlarında.

Neolitik Anadolu’da insan biçimli figürinler bilinen bir buluntu grubudur. Çatalhöyük gibi büyük merkezlerde de benzer örnekler ortaya çıkarılmıştır. Kanlıtaş örneklerini öne çıkaran ayrıntı ise başlarının kopmuş olması ve bu durumun farklı yapılarda tekrar etmesidir.

Kanlıtaş Höyük'te Keşfedilen 8 Bin Yıllık Başsız Figürinler Neolitik Yapı Ritüelleriyle İlişkilendiriliyor

Prof. Dr. Ali Umut Türkcan, bilinçli biçimde kapatıldığı anlaşılan mekanlarda bulunan kadın figürinlerinin başsız ya da baş kısmı kopmuş halde ele geçirilmesinin, bunların yapı kapatılırken adak amacıyla bırakılmış olabileceğini düşündürdüğünü belirtti.

Bu yorum, Kanlıtaş figürinlerini yalnızca küçük pişmiş toprak nesneler olmaktan çıkarır. Buluntular, yaklaşık 8 bin yıl önce bir yapının nasıl terk edildiği, hangi nesnelerin seçildiği ve bu nesnelerin mekana nasıl yerleştirildiği konusunda önemli ipuçları taşır.

Yapı kapatma ritüelleri ve Neolitik inanç dünyası

Neolitik dönemde bazı yapılar kullanım dışı kaldığında basitçe terk edilmedi. Bazı yerleşimlerde mekanlar bilinçli biçimde dolduruldu, tabanlara ya da dolgu seviyelerine özel nesneler bırakıldı. Bu uygulama, yapının sosyal ya da sembolik anlamının belirli bir törenle sonlandırılmış olabileceğini düşündürüyor.

Kanlıtaş Höyüğü’ndeki başsız figürinler de bu çerçevede dikkat çekiyor. Başın koparılması, tek başına kesin bir ritüel kanıtı sayılmaz. Ancak figürinlerin konumu, farklı mekanlarda benzer halde bulunmaları ve yapı dolgularıyla ilişkileri, bilinçli bir kırma ve bırakma uygulamasını güçlü bir olasılık haline getiriyor.

Bu tür uygulamalar, Neolitik topluluklarda mimarinin yalnızca barınma amacı taşımadığını da gösteriyor. Evler ve mekanlar, insanların gündelik yaşamını sürdürdüğü alanlar olmanın yanında, bellek, inanç ve ritüel davranışla da ilişkiliydi.

İç Batı Anadolu Neolitiği için yeni bir pencere

Kanlıtaş Höyüğü, İç Batı Anadolu’nun Neolitik dönemine dair sınırlı bilgiyi genişleten yerleşmeler arasında yer alıyor. Orta Anadolu’daki büyük merkezler daha fazla tanınsa da Kanlıtaş gibi alanlar, bölgesel toplulukların mimari düzenini, üretim alışkanlıklarını ve ritüel pratiklerini anlamak açısından ayrı bir öneme sahiptir.

Dört başsız kadın figürini, büyük bir buluntu grubu değil. Ancak yerleştirildikleri alan, kırılma biçimleri ve yapı dolgularıyla bağlantıları, yaklaşık 8 bin yıl önce mekanların nasıl kapatıldığına dair güçlü bir arkeolojik iz bırakıyor.

Kanlıtaş Höyüğü’nde süren araştırmalar, İç Batı Anadolu’nun Neolitik topluluklarının inanç, mekan ve ritüel anlayışına dair daha ayrıntılı sonuçlar ortaya çıkaracak.

Banner
Related Articles

Antik Yunan metinlerinin çözümlenmesinde yapay zeka kullanılıyor

10 Mart 2022

10 Mart 2022

Yakın zamanda dilbilimcilerin işlerini oldukça kolaylaştıracak yapay zeka teknolojisi Ithaca ile Antik Yunan metinlerinin çözümlenmesi başlıyor. Oxford Üniversitesi Klasik Bilimler...

Herakles’in 12 görevinin tek bir panoda sergilendiği taban mozaiği ortaya çıkarıldı

25 Temmuz 2022

25 Temmuz 2022

Mitolojide Miken Kralı Eurystheus’un yarı tanrı Herakles’e verdiği ünlü 12 görevin tek bir panoda sergilendiği eşsiz bir taban mozaiği ortaya...

Aztekler’in İspanyol Kolonistleri Yedikleri Yer Tecoaque Kasabasın da Yeni Bulgular Ortaya Çıkarıldı

19 Ocak 2021

19 Ocak 2021

Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü, Azteklerin Nahuatl dilinde “onları yedikleri yer” anlamına gelen Tecoaque kasabasında yıllarca süren kazı çalışmalarının...

Uşabti heykelcikleri İzmir Arkeoloji Müzesi’nde Sergileniyor

17 Eylül 2021

17 Eylül 2021

Mısır inancında ölen kişiye öbür alemde hizmet etmesi için yanına konulan Uşabti heykelcikleri İzmir Arkeoloji Müzesi’nde ziyarete açıldı. Mısır Uşabti...

Arnavutluk’ta kayıp 2 bin yıllık antik kent Bassania bulunmuş olabilir

19 Haziran 2022

19 Haziran 2022

Arnavutluk’un kuzeybatısında İşkodra köyü yakınlarında 2018 yılında bir antik kentin izleri tespit edilmişti. Kazılarda ele edilen ilk bulgular 2 bin...

İklim Değişikliği 50 Bin Yıllık Mağara Resimlerini Tehdit Ediyor

14 Mayıs 2021

14 Mayıs 2021

Hızlı ve plansız gelişen sanayileşme Dünya’nın dengesini bozmaya devam ediyor. Daha fazla üretme ve ekonomik açıdan güçlü olma hevesiyle birbiri...

Bilim insanları, tarih öncesi ve tarihi bireylerin akrabalarını altıncı dereceye kadar tanımlamalarını sağlayan yeni bir araç geliştirdiler

24 Aralık 2023

24 Aralık 2023

Yeni bir genetik analiz yöntemi, tarih öncesi ve tarihi bireylerin aile ilişkilerini altıncı dereceye kadar belirlemeyi mümkün kılmaktadır. Şimdiye kadar...

Geç Hitit döneminden kalma Gerger Kalesi restore ediliyor

6 Haziran 2022

6 Haziran 2022

Geç Hitit beylikler döneminden kaldığı tespit edilen 2200 yıllık Gerger Kalesi, restorasyon ön fizibilite çalışması başlatıldı. Gerger Kalesi, bazı kaynaklara...

İskandinavya’da şahin avcılığını betimleyen en eski figür ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2021

17 Aralık 2021

Kuzey Avrupa’da, birkaç buluntu dışında şimdiye kadar fazla karşılaşılmayan şahin avcılığını betimleyen, şahin tutan taçlı bir figür bulundu. Norveç’in başkenti...

Yumuktepe Höyük’te ortaya çıkarılan 4500 yıllık yapıda tören yemekleri servis edilmiş olabilir.

3 Kasım 2021

3 Kasım 2021

Mersin’de yer alan Yumuktepe Höyük’te gerçekleştirilen 2021 kazılarında çok sayıda çömlek ve yemek fosillerinin bulunduğu 4500 yıllık bir yapı ortaya...

Peru’da kamış çubuklara takılmış insan omur kemikleri ortaya çıkarıldı

5 Şubat 2022

5 Şubat 2022

Arkeologlar, 500 yıl önce Peru’nun Chincha Vadisi’nde kamış çubuklara takılmış yaklaşık 192 insan omur kemiği buldular. MS 1000 ve 1400...

İngiltere’de keşfedilen Demir Çağı köyünde zengin Roma buluntularına ulaşıldı

13 Ocak 2022

13 Ocak 2022

Arkeologlar, İngiltere’nin HS2 yüksek hızlı demiryolu güzergahı üzerinde keşfettikleri geniş bir Demir Çağı köyünde Roma dönemine ait zengin bulgulara ulaştılar....

Perre Antik Kenti’nde 1500 Yıllık Roma Dönemi Yaşam Alanı Gün Yüzüne Çıkarıldı

17 Kasım 2025

17 Kasım 2025

Adıyaman’daki Perre Antik Kenti’nde yürütülen 2025 kazı sezonu, bölgenin Roma dönemine ait yerleşim düzeni hakkında önemli bir bulgu daha sağladı....

Laodikya’da Ortaya Çıkarılan Gizli Kiliseli Ev

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

Denizli sınırları içerisinde yer alan antik kent Laodikya’da kazı çalışmaları sırasında içerisinde bir kilisede  bulunan 20 odalı bir peristilyum ortaya...

Assos Antik Kenti’nde “ıslah” çalışmaları yargıya taşındı

29 Eylül 2021

29 Eylül 2021

Assos Antik Kenti’ne giden yola düşen taşların güvenlik sorunu yarattığı için antik kent 500 gün boyunca ziyaretçilere kapatılarak ıslah çalışmasına...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]