15 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

5 Bin Yıl Önceki Bir Depremin İzleri Çayönü Höyüğü’nde Ortaya Çıkarıldı

Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Höyüğü kazılarında, yaklaşık 5.000 yıl önce meydana gelen bir depremin etkisiyle yıkılmış bir yapı gün yüzüne çıkarıldı.
Keşif, Anadolu’nun en eski tarım yerleşimlerinden birinde yaşanan doğal bir felaketin izlerini ortaya koyarak, bölgedeki tarih öncesi yerleşimlerin kaderine ışık tutuyor.

Depremle Yıkılmış 5 Bin Yıllık Yapı

2024 yılı kazı sezonunda ortaya çıkarılan dikdörtgen planlı yapının güney duvarı, kuzeye doğru blok halinde devrilmiş durumda bulundu.
Kazı Başkanı ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Müzecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Sarıaltun, yıkımın yönü ve biçiminin açık şekilde deprem sonucu oluştuğunu belirtti:

“Dikdörtgen yapının taş temelli kerpiç duvarının kuzeye doğru blok halinde devrilmesi, sarsıntının kuzeyden geldiğini düşündürüyor. Yapının deprem sırasında yıkıldığı açıkça görülüyor.”

5 Bin Yıl Önceki Bir Depremin İzleri Çayönü Höyüğü’nde Ortaya Çıkarıldı
Kazı ekibi, depremle yıkılan 5.000 yıllık kerpiç duvarın kalıntılarını inceliyor. | Fotoğraf: IHA

Yapı içinde günlük yaşama ait hiçbir kalıntıya rastlanmaması, o dönemde yapının zaten terk edilmiş olduğunu gösteriyor.
Sarıaltun, “Yerleşimin MÖ 2800’lerden sonra kısmen terk edildiğini biliyoruz. Bu yapının da o süreçte boş kaldığı, zamanla doğal etkenlerle zayıfladığı ve daha sonra yaşanan bir depremle tamamen yıkıldığı anlaşılıyor.” dedi.

Kırmızı Toprak, Binlerce Yılın Tanığı

Hematit içeren kırmızı toprakla yapılmış kerpiç duvarın yakın plan görünümü. | Fotoğraf: İHA

Kazılarda ortaya çıkan kerpiç tuğlaların kırmızımsı rengi dikkat çekti. Yapılan analizlerde bu rengin, yangın değil, hematit (demir oksit) içeren yerel topraktan kaynaklandığı belirlendi.
Sarıaltun, “Kırmızı tonun nedeni bölgedeki hematitli toprak. Kerpiçler bu toprakla yoğrularak yapılmış. Yangın izi yok; bu renk, Çayönü’nün toprağının doğal pigmentinden geliyor” ifadelerini kullandı.

Bu bulgu, hem o dönemin yapı teknikleri hakkında bilgi sunuyor hem de binlerce yıl önceki çevresel koşulların izlerini taşıyor.

Neolitik’ten Tunç Çağı’na Uzanan Yaşam İzleri

Çayönü Höyüğü, MÖ 10.200–7.000 yılları arasındaki kesintisiz yerleşimiyle, insanlık tarihinin ilk tarım ve hayvancılık toplumlarından birini barındırıyordu.
Yeni keşfedilen deprem izleri ise yerleşimin İlk Tunç Çağı’nda (yaklaşık MÖ 2800 civarı) da yeniden kullanıldığını gösteriyor.
Bu durum, Çayönü’nün yalnızca Neolitik dönemin değil, aynı zamanda daha sonraki kültürel ve doğal dönüşümlerin de merkezi olduğunu kanıtlıyor.

Çayönü’nde depremle yıkılmış güney duvarının in situ durumu. | Fotoğraf: İHA

Anadolu’nun Derin Zamanlarına Bir Bakış

Kazı alanında bulunan bu yıkıntı, yalnızca bir yapının değil, tarihin en eski depremlerinden birinin izlerini taşıyor.
Binlerce yıl önce Anadolu’da yaşayan toplulukların doğayla kurduğu ilişkiyi, direncini ve kırılganlığını gösteren bu bulgu, Çayönü’nün insanlık tarihindeki önemini bir kez daha hatırlatıyor.

Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Höyüğü kazı alanı genel görünüm. | Fotoğraf: IHA

Banner
Related Articles

Philiskos’un meşhur dans eden Musa (Mousa) heykelinin orijinali ortaya çıkarıldı

7 Aralık 2023

7 Aralık 2023

Helenistik dönemin ünlü heykeltraşlarından Philiskos’un meşhur dans eden Musa (Mousa) heykelinin orijinali ortaya çıkarıldı. Roma dönem kopyaları Perge, Rodos ve...

Geç Hitit döneminden kalma Gerger Kalesi restore ediliyor

6 Haziran 2022

6 Haziran 2022

Geç Hitit beylikler döneminden kaldığı tespit edilen 2200 yıllık Gerger Kalesi, restorasyon ön fizibilite çalışması başlatıldı. Gerger Kalesi, bazı kaynaklara...

Avrupa’da bir cenaze töreni olarak insan yamyamlığının en eski kanıtı

7 Ekim 2023

7 Ekim 2023

Yeni bir araştırmaya göre yamyamlık, yaklaşık 15.000 yıl önce Kuzey Avrupa’da yaygın bir cenaze töreni uygulamasıydı; insanlar ölülerini zorunluluktan değil,...

Suffolk’ta Doğu Anglia Krallığı’nın Kraliyet Salonu Bulundu

5 Ekim 2022

5 Ekim 2022

Günümüz Suffolk ve Norfolk’u kapsayan Doğu Anglia Krallığı’nın 1.400 yıllık ahşap kraliyet salonu Rendlesham, Suffolk’ta keşfedildi. 2015 yılında hava fotoğrafçılığı...

İtalyan arkeologlar, çamurun içinde çok iyi korunmuş 24 bronz heykel çıkardılar

10 Kasım 2022

10 Kasım 2022

İtalya’nın başkenti Roma’nın kuzeyinde bir eski hamamın çamur kalıntıları içinde çok iyi korunmuş 24 bronz heykel keşfedildi. Keşfi gerçekleştiren İtalyan...

Büyük İskender’in Anadolu’da Perslere karşı ilk kazandığı zaferin 2.400 yıllık savaş alanı bulundu

29 Aralık 2024

29 Aralık 2024

Arkeologlar, 20 yıllık araştırmanın ardından Büyük İskender’in Küçük Asya’yı ele geçirmek için girdiği ilk önemli savaş olan efsanevi Granikos Muharebesi’nin...

Blaundos Antik Kenti’nde Tanrıça Demeter’in sunak alanı bulundu

22 Aralık 2021

22 Aralık 2021

Uşak’ın Ulubey ilçesinde yer alan Blaundos Antik Kenti kazı çalışmalarında Bereket Tanrıçası Demeter’in sunak alanı ortaya çıkarıldı. Uşak Üniversitesi Arkeoloji...

Horasan’da keşfedilen Ahameniş dönemine ait altı kuleli dairesel bir yapı

5 Nisan 2024

5 Nisan 2024

Arkeologlar, Güney Horasan’daki Bircend yakınlarında, MÖ 6. yüzyılda inşa edilmiş, Ahameniş dönemine ait altı kuleli, dairesel bir kerpiç bina ortaya...

Arkeoloji Kazı Çalışmaları İçin 64 Milyon TL Destek

20 Haziran 2021

20 Haziran 2021

2021 yılı arkeoloji kazı çalışmaları için Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Türk Tarih Kurumu Başkanlığı tarafından 64 milyon...

Sibirya Halkı 12.000 Yıl Önce Fildişini Oyun Hamuruna Benzeten Bir Tekniğe Sahipti

10 Ocak 2021

10 Ocak 2021

12.000 yıldan daha uzun bir süre önce insanlar, mamut fildişinden oyun hamuru benzeri bir malzeme yapmak için sofistike bir teknik...

Endonezya’da bir mağarada bulunan 31.000 yıllık iskelet amputasyonun bilinen en eski kanıtı olabilir

7 Eylül 2022

7 Eylül 2022

Yeni bir araştırmanın sonucuna göre; Endonezya’da bir mağarada bulunan 31.000 yıllık iskelet amputasyonun bilinen en eski kanıtı olabilir. Genç yetişkine...

Arkeologlar İnsan Göçünün Tarihini Yeniden Yazabilirler “115.000 Yıllık Ayak İzi”

29 Aralık 2020

29 Aralık 2020

Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki eski bir göl yatağının kavrulmuş tortusuna basılmış yedi ayak izi, insanların 115.000 yıl önce bölgede varlığına tanıklık...

Kral Tutankhamun’un Mumyalanmış Ereksiyon Halindeki Penisi Eski Dini Mücadeleyi Gösterebilir

15 Şubat 2022

15 Şubat 2022

Mısır kralı Tutankhamun, babası tarafından serbest bırakılan bir dini devrime karşı savaşmak için penisinin 90 derecelik bir açıyla mumyalanması da...

Araştırmacılar Kuşan yazısını deşifre etti

14 Temmuz 2023

14 Temmuz 2023

Köln Üniversitesi dilbilim bölümü’ndeki bir araştırma ekibi, Orta Asya tarihinin etkili devletlerinden biri olan Kuşan İmparatorluğu’na ait bir yazı sistemini...

Kopya olduğu düşünülen kılıcın 3000 yıllık Tunç Çağı kılıcı olduğu ortaya çıktı

23 Ocak 2023

23 Ocak 2023

Chicago Field Müzesi’nde daha önce bir kopya olduğu düşünülen bir kılıcın, MÖ 1080 ila 900 yılları arasında tarihlenen 3000 yıllık...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]