12 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Eskiçağ Toplumlarında Şifa İçin Köpek Kullanılıyordu

Köpek deyince akıllara dostluk gelir. İnsan ile köpek arasındaki bu dostluk neolitik çağ ile birlikte görülmeye başlar. İnsanın yerleşik düzene geçmesi sonrası ilk evcilleştirdiği hayvanlar arasında koyun ve keçi ile birlikte köpeğin de olduğunu görürüz.

İnsanların yiyecek, giyecek ihtiyaçları için koyun ve keçinin ilk evcilleştirilen hayvanlar olması doğal iken köpek neden evcilleştirilmiştir?

Bu sorunun tek yanıtı güvenlikten başkası olamaz. Evini, sürüsünü koruması için insan köpeği evcilleştirmiş, eğitmiş ve bu durum zamanla da insan-köpek arasında binlerce yıl sürecek bir dostluğun psikolojik bağını oluşturmuştur. Köpek, insanın sadece bu dünyada değil ölümden sonraki hayatında da eşlik eden bir kılavuzu, bekçisi ve arkadaşı olmuştur.

Eskiçağ medeniyetlerin hemen hepsinde köpeğin dini bir boyutu vardır. Yunan’da Tanrıça Artemis’in arkadaşı, Hades’in bekçisi, Türklerde kötü ruhları insanlardan koruyan bir bekçi, Mısır’da Osiris’in sembolü, yeraltı tanrısı Anubis’in kafasının köpek ile tasviri, Aztek, Maya, İran ve Hindistan’da ortak inanış öbür dünyada eşlik eden dost kültürü…

Neolitik dönem ile başlayan birliktelik, kült hayvan rolü ve sonrasında ise köpek, Anadolu’da ve Mezopotamya’da hastalıkların iyileştirilmesinde, ruhların arınması ve korunmasında kurban olarak kullanılan bir şifa kaynağına dönüşmüştür.

Anadolu ve Mezopotamya toplumlarında köpeğin tıpta kullanılması

Anadolu’da hakimiyet kurmuş Hititlerin bıraktığı çivi yazılı kayıtlara baktığımızda kral ve kraliçenin kötü ruhların enerjisinden, büyülerin tesirlerinden arınması için düzenlenen ritüellerde yavru köpek kurban edilmekteydi. Yavru köpeğin içyağı ile arınmalar gerçekleştirilmekteydi. Hititlerin köpek kurban edildiğine yönelik kalıntılara Alacahöyük’de karşılaşılmıştır.

Mezopotamya ve Anadolu’da hastalıkların olma sebebi çoğunlukla tanrı ve tanrıçaların kızdırılması, büyü ve sihir yoluyla demon (cin) diye tabir edilen kötü ruhların musallat olmasına dayandırılmaktaydı. Onun içindir ki, her toplumda yukarıda Hititler’in yaptığı gibi arınma ritüelleri gerçekleştirmekteydiler.

Arınma ritüelleri dışında şifa dağıtan rahiplerin çalışmalarının izlerini de görmekteyiz. Rahipler, bitkiler yoluyla hastalıkları tedavi ediyorlardı. Merhemler hazırlıyorlar, yine bitki ve hayvansal malzemelerle ilaç yapıyorlardı. Mezopotamya rahipleri bunlar dışında köpekten de yararlanıyorlardı.

Tanrıça Gula ve köpeği
Mezopotamya inançlarında şifanın sağlayıcısı Tanrıça Gula ve onun hayvanı köpek…

Köpek salyasının günümüz tıp terminolojisi ile mikropları öldüren antiseptik, antibiyotik olduğunu düşünen rahipler, yaraları köpeklere yalatıyorlardı. Hastalanmış ya da yaralanmış uzuvların yalatılması Babil metinlerinde görülmektedir. Hititlerde de köpeğe yalatma uygulaması görülmekte, yalatma tedavisinin de Anadolu’ya Hititlere bu metinler aracılığıyla geçtiği düşünülebilir.

Yaraların iyileştirilmesinde kullanılan bir yöntem de köpek dışkısıdır. Hititler, köpek dışkısını bazı bitkilerle karıştırarak macun yapıyorlar ve bu macunu da yaraya sürerek tedavi ediyorlardı. Hebattarakki ritüelde köpek dışkısı ile arpa yoğurularak oluşturulan macun yaraya sürüldüğü görülmektedir.

Akadça ZE KALBİ “köpek dışkısı”  çeşitli yağlarla karıştırılarak ilaç olarak kullanılmıştır.

Mezopotamya tanrılarından olan Gula, hastalıklar ile ilgileniyor ve insanlara şifa dağıtıyordu. Sağlık, şifa tanrıçası Gula’nın hayvanında köpek olduğunu burada belirtelim.

Yazımızda B. J. Collins, “The Puppy İn Hittite Ritual”, 1990

R. D. Biggs, “Recent Advances İn The Study of Assyrian and Babbylon an Medicine”, Journal of Academic Studies, 2005. eserlerinden yararlanılmıştır.

 

 

 

Banner
Benzer Yazılar

Asur Tanrılarını Betimleyen Devasa Kabartma, Ninova’da Gün Yüzüne Çıkarıldı

15 Mayıs 2025

15 Mayıs 2025

Heidelberg Üniversitesi’nden arkeologlar, Kral Asurbanipal’in taht odasında eşsiz bir kabartma ortaya çıkardı. Heidelberg Üniversitesi bünyesindeki arkeologlar, Kuzey Mezopotamya’nın kalbinde, Musul...

Esna Tapınağında Tozların Altından Çıkan Koca Evren

23 Kasım 2020

23 Kasım 2020

Esna Tapınağı uzun bir süredir yenilenmeyi ve yeniden nefes almayı beklerken geçtiğimiz günlerde eski renklerine kavuşmanın sevincini yaşamıştı. Bizde bu haberi...

Esna Tapınağı Orijinal Renklerine Kavuştu

15 Kasım 2020

15 Kasım 2020

Mısır  da bulunan Esna tapınağının keşfedilmesinin üzerinden 200 yıl geçtikten sonra araştırmacılar 2000 yıllık yazıtların orijinal renklerini ortaya çıkarmayı başardı....

II. Ramses’e Savaş Kaybettiren Taktiksel Hata

5 Şubat 2021

5 Şubat 2021

Tunç çağı döneminin iki süper gücü Hititler ile Mısırlılar arasında yapılan Kadeş Savaşı, dünya siyasi ve askeri tarihine damga vurmuştur....

9 Yaşında ki Çocuk Süleyman Tapınağına Ait Altın Bir Boncuk Buldu

1 Aralık 2020

1 Aralık 2020

Bar-Ilan üniversitesinin gönüllüler için düzenlemiş olduğu Temple Mount Eleme Projesi (TMSP) kapsamında çalışan 9 yaşındaki bir çocuk 3000 yıllık altın bir...

Mısırlı Yetkililer İskenderiye Limanından Üç Eseri Kaçırma Girişimini Engelledi

28 Ekim 2020

28 Ekim 2020

Arkeolojik Limanlar ve Birimler Merkezi İdaresi başkanı, bir arkeoloji komitesinin parçaları incelediğini ve orijinalliklerini kanıtladığını söyledi. İskenderiye limanındaki arkeoloji birimi,...

Irak’taki arkeolojik alanlar kum fırtınaları tehdidi altında

16 Nisan 2023

16 Nisan 2023

Birçok arkeolojik alan, dünya genelinde yaşanan sıcaklık ve nem değişimleri, fırtınalar, yağışlar, sel ve toprak erozyonu gibi doğal afetlerle karşı...

Dünyanın en eski kadastro çizimini gösteren kil tablet

5 Ağustos 2021

5 Ağustos 2021

Yerleşik düzene geçilmesi mülkiyet konusunu beraberinde getirmiştir. Arazi mülkiyeti, sınırların belirlenmesi, mülkiyet sahipliği ya da ortaklıklarında görülen uyuşmazlıklar ve daha...

Persepolis Antik Mirasına Yeniden Hayat Veriliyor: Tarihi Yapılar Restore Ediliyor

8 Nisan 2025

8 Nisan 2025

İran’ın güneyindeki UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Persepolis’te, Nevruz tatili sonrasında önemli restorasyon çalışmaları yeniden başladı. Pers İmparatorluğu’nun (MÖ...

Suudi Arabistan’daki deve oymaları 8000 yaşında!

15 Eylül 2021

15 Eylül 2021

Suudi Arabistan’da bulunan gerçek boyutlu deve oymaları, neredeyse 8.000 yıl önce, çölün yeşil olduğu Neolitik dönemde oyulmuştur. Başlangıçta, bu kabartmaların...

İran’ın Batısında Asur Kralı II. Sargon’a Atfedilen Bir Yazıt Bulundu

25 Nisan 2021

25 Nisan 2021

İranlı arkeologlar, Batı İran’da bir Yeni Asur kralı II. Sargon‘a atfedilen bir kraliyet anıt yazıtının bir bölümünü keşfettiler. ISNA’nın aktardığına...

Persler Hakkında Bilinmeyen 5 Gerçek

22 Ocak 2021

22 Ocak 2021

Pers kültürü, 1000 yıldan daha fazla bir süre Yakın Doğu ve Dünya’nın geri kalanını etkiledi. Kültürleri, bir çok yönüyle uzun...

Golan Tepelerinde Kral Davut Dönemine Ait 3000 Yıllık Kale

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

İsrail Eski Eserler Kurumu’ndan bir arkeolog ekibi, MÖ 11. veya 10. yüzyılda Kral David’in (Kral Davut)  müttefiki Geshurites tarafından kurulduğuna...

Eski Asur başkenti Khorsabad’da yapılan yeni bir manyetik araştırma, ABD Beyaz Sarayı’nın iki katı büyüklüğünde 127 odalı bir villayı ortaya çıkardı

27 Aralık 2024

27 Aralık 2024

Kuzey Irak’taki arkeologlar, bir zamanlar Asur’un eski başkenti olan Khorsabad’da kapsamlı bir manyetik araştırma gerçekleştirdiler ve bu teknolojinin yardımıyla 127...

Bahreyn’de 3.300 Yıllık Dilmun Dönemi Seramik Yüz Gün Işığına Çıktı

11 Ocak 2026

11 Ocak 2026

Bahreyn’in güneyinde yer alan Hilla arkeolojik alanındaki kazılarda, Dilmun uygarlığına ait son derece nadir bir buluntu ortaya çıktı. Yaklaşık 3.300...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]