13 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Eskiçağ Toplumlarında Şifa İçin Köpek Kullanılıyordu

Köpek deyince akıllara dostluk gelir. İnsan ile köpek arasındaki bu dostluk neolitik çağ ile birlikte görülmeye başlar. İnsanın yerleşik düzene geçmesi sonrası ilk evcilleştirdiği hayvanlar arasında koyun ve keçi ile birlikte köpeğin de olduğunu görürüz.

İnsanların yiyecek, giyecek ihtiyaçları için koyun ve keçinin ilk evcilleştirilen hayvanlar olması doğal iken köpek neden evcilleştirilmiştir?

Bu sorunun tek yanıtı güvenlikten başkası olamaz. Evini, sürüsünü koruması için insan köpeği evcilleştirmiş, eğitmiş ve bu durum zamanla da insan-köpek arasında binlerce yıl sürecek bir dostluğun psikolojik bağını oluşturmuştur. Köpek, insanın sadece bu dünyada değil ölümden sonraki hayatında da eşlik eden bir kılavuzu, bekçisi ve arkadaşı olmuştur.

Eskiçağ medeniyetlerin hemen hepsinde köpeğin dini bir boyutu vardır. Yunan’da Tanrıça Artemis’in arkadaşı, Hades’in bekçisi, Türklerde kötü ruhları insanlardan koruyan bir bekçi, Mısır’da Osiris’in sembolü, yeraltı tanrısı Anubis’in kafasının köpek ile tasviri, Aztek, Maya, İran ve Hindistan’da ortak inanış öbür dünyada eşlik eden dost kültürü…

Neolitik dönem ile başlayan birliktelik, kült hayvan rolü ve sonrasında ise köpek, Anadolu’da ve Mezopotamya’da hastalıkların iyileştirilmesinde, ruhların arınması ve korunmasında kurban olarak kullanılan bir şifa kaynağına dönüşmüştür.

Anadolu ve Mezopotamya toplumlarında köpeğin tıpta kullanılması

Anadolu’da hakimiyet kurmuş Hititlerin bıraktığı çivi yazılı kayıtlara baktığımızda kral ve kraliçenin kötü ruhların enerjisinden, büyülerin tesirlerinden arınması için düzenlenen ritüellerde yavru köpek kurban edilmekteydi. Yavru köpeğin içyağı ile arınmalar gerçekleştirilmekteydi. Hititlerin köpek kurban edildiğine yönelik kalıntılara Alacahöyük’de karşılaşılmıştır.

Mezopotamya ve Anadolu’da hastalıkların olma sebebi çoğunlukla tanrı ve tanrıçaların kızdırılması, büyü ve sihir yoluyla demon (cin) diye tabir edilen kötü ruhların musallat olmasına dayandırılmaktaydı. Onun içindir ki, her toplumda yukarıda Hititler’in yaptığı gibi arınma ritüelleri gerçekleştirmekteydiler.

Arınma ritüelleri dışında şifa dağıtan rahiplerin çalışmalarının izlerini de görmekteyiz. Rahipler, bitkiler yoluyla hastalıkları tedavi ediyorlardı. Merhemler hazırlıyorlar, yine bitki ve hayvansal malzemelerle ilaç yapıyorlardı. Mezopotamya rahipleri bunlar dışında köpekten de yararlanıyorlardı.

Tanrıça Gula ve köpeği
Mezopotamya inançlarında şifanın sağlayıcısı Tanrıça Gula ve onun hayvanı köpek…

Köpek salyasının günümüz tıp terminolojisi ile mikropları öldüren antiseptik, antibiyotik olduğunu düşünen rahipler, yaraları köpeklere yalatıyorlardı. Hastalanmış ya da yaralanmış uzuvların yalatılması Babil metinlerinde görülmektedir. Hititlerde de köpeğe yalatma uygulaması görülmekte, yalatma tedavisinin de Anadolu’ya Hititlere bu metinler aracılığıyla geçtiği düşünülebilir.

Yaraların iyileştirilmesinde kullanılan bir yöntem de köpek dışkısıdır. Hititler, köpek dışkısını bazı bitkilerle karıştırarak macun yapıyorlar ve bu macunu da yaraya sürerek tedavi ediyorlardı. Hebattarakki ritüelde köpek dışkısı ile arpa yoğurularak oluşturulan macun yaraya sürüldüğü görülmektedir.

Akadça ZE KALBİ “köpek dışkısı”  çeşitli yağlarla karıştırılarak ilaç olarak kullanılmıştır.

Mezopotamya tanrılarından olan Gula, hastalıklar ile ilgileniyor ve insanlara şifa dağıtıyordu. Sağlık, şifa tanrıçası Gula’nın hayvanında köpek olduğunu burada belirtelim.

Yazımızda B. J. Collins, “The Puppy İn Hittite Ritual”, 1990

R. D. Biggs, “Recent Advances İn The Study of Assyrian and Babbylon an Medicine”, Journal of Academic Studies, 2005. eserlerinden yararlanılmıştır.

 

 

 

Banner
Benzer Yazılar

Aššur Medeniyetinde Kan Parası

5 Ocak 2021

5 Ocak 2021

Bir kişinin kazaren ya da kasten öldürülmesi sonrası maktulün ailesine verilen paraya kan parası denilmektedir… Günümüz maddi hukukunda tam olarak...

Mezopotamya’nın Uruk antik kenti yakınlarında 4000 yıllık tekne ortaya çıkarıldı

9 Nisan 2022

9 Nisan 2022

Devlet Eski Eserler Kurulu Irak Alman Misyonu ve Alman Arkeoloji Enstitüsü Şark Dairesi’nden bir arkeolog ekibi, Uruk antik kenti yakınlarında...

İran Neolitiğinin Başlangıcı Ve Gelişimi

17 Ekim 2020

17 Ekim 2020

İran bugün Bereketli Hilal olarak adlandırılan bölgenin içinde kalır. Bu bölge bilinen en eski kültürlerin ev sahibi  ve yerleşik düzenin...

Mısırlı Yetkililer İskenderiye Limanından Üç Eseri Kaçırma Girişimini Engelledi

28 Ekim 2020

28 Ekim 2020

Arkeolojik Limanlar ve Birimler Merkezi İdaresi başkanı, bir arkeoloji komitesinin parçaları incelediğini ve orijinalliklerini kanıtladığını söyledi. İskenderiye limanındaki arkeoloji birimi,...

Tarihin İlk Bilinen Barış Antlaşmasına Açılan Kapı Kadeş Savaşı

13 Aralık 2020

13 Aralık 2020

Takvimler M.Ö. 1274 yılını göstermekte… Yer günümüz Suriye toprakları içinde kalan Kadeş ovası… Dönemin iki büyük egemen gücü Hititler ve...

Çömlek İçinde Gömülü 3800 Yıllık Bebek İskeleti

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

İsrailli arkeologlar kazı çalışmalarına ara vermeden devam ediyorlar. Son kazılarda çıkarılan çömlek içindeki 3800 yıllık bebek iskeleti heyecan yarattı. Ariel...

Dünyanın en eski kadastro çizimini gösteren kil tablet

5 Ağustos 2021

5 Ağustos 2021

Yerleşik düzene geçilmesi mülkiyet konusunu beraberinde getirmiştir. Arazi mülkiyeti, sınırların belirlenmesi, mülkiyet sahipliği ya da ortaklıklarında görülen uyuşmazlıklar ve daha...

Herkül ve Büyük İskender’e bağlı ikiz tapınaklar Sümer şehri Girsu’da keşfedildi

29 Ocak 2024

29 Ocak 2024

Arkeologlar, Irak’ın güneydoğusunda şu anda Tello olarak bilinen bir Sümer şehri olan Girsu’daki kazılar sırasında biri diğerinin üzerine gömülü iki...

Musul’da 6 Metrelik Asur Kanatlı Boğası Ortaya Çıkarıldı: Dünyanın En Büyüğü

23 Eylül 2025

23 Eylül 2025

Irak’ın Musul kentinde yürütülen kazılarda, Asur sanatının bilinen en büyük lamassusu gün yüzüne çıkarıldı. Yaklaşık altı metre yüksekliğe ulaşan bu...

Arkeologlar İnsan Göçünün Tarihini Yeniden Yazabilirler “115.000 Yıllık Ayak İzi”

29 Aralık 2020

29 Aralık 2020

Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki eski bir göl yatağının kavrulmuş tortusuna basılmış yedi ayak izi, insanların 115.000 yıl önce bölgede varlığına tanıklık...

Persler Hakkında Bilinmeyen 5 Gerçek

22 Ocak 2021

22 Ocak 2021

Pers kültürü, 1000 yıldan daha fazla bir süre Yakın Doğu ve Dünya’nın geri kalanını etkiledi. Kültürleri, bir çok yönüyle uzun...

Irak’taki arkeolojik alanlar kum fırtınaları tehdidi altında

16 Nisan 2023

16 Nisan 2023

Birçok arkeolojik alan, dünya genelinde yaşanan sıcaklık ve nem değişimleri, fırtınalar, yağışlar, sel ve toprak erozyonu gibi doğal afetlerle karşı...

Suudi Arabistan’daki deve oymaları 8000 yaşında!

15 Eylül 2021

15 Eylül 2021

Suudi Arabistan’da bulunan gerçek boyutlu deve oymaları, neredeyse 8.000 yıl önce, çölün yeşil olduğu Neolitik dönemde oyulmuştur. Başlangıçta, bu kabartmaların...

Dünyanın En Eski Yer Adı İşaretleri

4 Aralık 2020

4 Aralık 2020

Dünya’nın tarihi boyunca eski kültürlere ve yaşamlara ilgimiz ve merakımız her geçen gün artarak devam etmekte. Araştırmacılar insanoğlunun merakından yola...

Assur Saraylarından Osmanlıya Kalan Miras “Harem ve Saray Planı”

25 Aralık 2020

25 Aralık 2020

Dünya’da ilk emperyalist yayılımı gerçekleştiren Akad devletinden sonra tarih sahnesine çıkan Assur devleti Akadlıların yayılım hayallerini gerçeğe dönüştürmüştür. MÖ.9 yüzyılda...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]