14 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Çatalhöyük’te 8 bin 200 yıllık tapınak yapısı ortaya çıkarıldı

Anadolu’da Neolitik Dönem’in bilinen ilk yerleşim alanı Çatalhöyük’te gerçekleştirilen kazı çalışmalarında 30 metrekare büyüklüğünde sunak alanı, duvar resimleri ve kabartmaların bulunduğu özel girişli tapınak yapısı ortaya çıkarıldı.

Konya’nın Çumra ilçesinde 9 bin yıllık yerleşimin görüldüğü Çatalhöyük’ün doğu eteğinde çalışmalarını sürdüren kazı ekibi, yaklaşık 30 metrekarelik özel bir dini yapıya ulaştı.

Çatalhöyük'te 8 bin 200 yıllık tapınak ortaya çıkarıldı

Kazı heyeti başkanı, Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Umut Türkcan, AA muhabirine, geçen yıl kuzey höyükte yeni bir mahalle ve sokak bulunduğunu, bu alanda kazıların devam ettiğini hatırlattı.

Polonya’daki Poznan Üniversitesi Prehistorya Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Arkadiusz Marciniak’ın 2018’de güney höyüğün doğu alanında çalışmalara başladığını, Çatalhöyük’ün son dönemlerinden izler barındıran alanın bu yıl bir sürpriz verdiğini söyledi.

Türkcan, 1960’larda ilk dönem kazılan 150 yapıdan 48’inin “shrine” adı verilen kült veya inanç yapıları olduğunu belirterek, “1960’lardan beri 2008’e kadar bu yapılardan herhangi birini görmemiştik. 2008’de kuzey alanda ‘Bina 77’ vardı. Yaklaşık 30 metrekare olan bir yapının içinde duvar resimleri, kabartmalar vardı ve o yapının özel olarak örtüldüğünü biliyoruz. Boğa başları ve sunaklar vardı. Bu alanı şimdi özel tekniklerle koruma altına alıyoruz. Önümüzdeki sene bunu daha detaylı inceleyeceğiz” dedi.

Çatalhöyük'te 8 bin 200 yıllık tapınak ortaya çıkarıldı
Fotoğraf Zehra Melek Çat/AA

“İbadet geleneğinin devamını göstermesi açısından önemli”

Son bulunan tapınağın Çatalhöyük’te ibadet geleneğinin devamını göstermesi açısından önemli olduğunu vurgulayan Türkcan, tapınakta bir sunak alanı, boğa başlarıyla süslenmiş sekiler, emekleyerek geçilen dar özel girişler, duvar resimleri ve kabartmalar bulunduğunu dile getirdi.

Türkcan, bölge terk edilirken alanın Çatalhöyüklüler tarafından doldurulduğu için oldukça sağlam olduğuna dikkati çekerek, “Çatalhöyük’te kazılar iki farklı alanda yapılıyor. Çatalhöyük’te çözülmemiş bir takım sorular var. ‘Niye kuzeyde, yeni bir yerleşime ihtiyaç duymuşlar ve niye terk etmişler?’ Bunu anlamaya çalışıyoruz. Sokaksızlık olgusu vardı, geçen sene bir sokak bulduk. Bu 14 hektarlık alandaki yerleşmenin en geniş zamanda 7 bin kişiyi aşan bir yerleşme olduğunu düşünüyoruz. 61 yıldır yüzde 6 ila 10’unun kazıldığını düşünürsek çıkan mezar sayısı 830. Bunu 9-10 ile çarparsak sayı çıkacak gibi” diye konuştu.

Bu alanın tamamen ritüeller için yapılmış özel bir yapı olduğunu anlıyoruz”

Alandaki kazıları gerçekleştiren Prof. Dr. Arkadiusz Marciniak da Çatalhöyük’te yüzeyin 5-10 santimetre sıyrıldığında altındaki yapıların planlarını verebildiğini, 2018’de alanda yaptığı sıyırmayla yapılar hakkında fikir sahibi olduğunu söyledi.

Konya Çatalhöyük'te 8 bin 200 yıllık tapınak ortaya çıkarıldı

Alanda böyle bir tapınak yapısı olabileceğini hep düşündüğünü anlatan Marciniak, şöyle devam etti:

“Bu yapı daha önceki dönemlerde tapınak olarak adlandırılan yapıların bir benzeri ama daha geç döneme ait. Yerleşmenin terk edilme aşamasındaki bir evrede bulunması çok önemli. Bu yapıyı ev olarak kullanılan yapılardan ayıran özellik, içinde ev kullanımıyla ilgili herhangi bir öge olmaması. Sadece ocak var. Ocakların konumları da farklı bir yerde. Şu gördüğünüz kare dikmeler, boğa başlarının sergilendiği bir sunak alanı gibi görünüyor. Ortada yükseltilmiş bir ateş yeri var. İki tarafta çömelerek geçilen girişi olması da dikkat çekici. Bu alanın tamamen ritüeller için yapılmış özel bir yapı olduğunu anlıyoruz. Çok titiz davranıyoruz. Bu tür yapılarda büyük panolar, resimler geliyor. “

Marciniak, bu yapıda birbirini takip eden en az üç evre olduğunu bildiklerini aktararak, “Henüz radyokarbon tarihlendirmelerimiz yok. Göreceli bir tarihlendirme yaptığımızda, buradan çıkan malzemeye göre yapı, Çatalhöyük’ün geç dönemlerine ait. 8 bin 200 yıllık bir inanç yapısı. Unutmamalıyız ki Çatalhöyük 1200 seneye dayanan bir yerleşme. Erken, orta ve geç evreleri olan uzun bir sürece sahip dünyadaki nadir bir yerleşme” ifadelerini kullandı.

Banner
Benzer Yazılar

Kayseri’de bütün halinde gergedan kafatası bulundu

10 Aralık 2021

10 Aralık 2021

Kayseri’de gerçekleştirilen yüzey araştırmaları ve kazı çalışmaları bölgenin çeşitli zengin fosil kalıntılarını barındırdığını gösteriyor. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Edebiyat...

Ragna, gelecekte yaşanabilecek hastalıklarla mücadele de yardımcı olacak

25 Şubat 2022

25 Şubat 2022

Avrupa’da 800 yıl önce yaşama veda etmiş Ragna, bizlere gelecekte yaşanabilecek hastalıklarla mücadele konusunda yardımcı olacak bilgiler veriyor. 2017’de uluslararası...

Orkney Adası’na yapılan Tunç Çağı göçlerinin liderleri kadınlardı

8 Şubat 2022

8 Şubat 2022

Kuzey İskoçya’nın Orkney Adası’na, Avrupa’dan Tunç Çağı’nda başlayan göçlerin liderliğini kadınların yaptığına dair yeni kanıtlara ulaşıldı. İskoçya’nın kuzey kıyısında yer...

Çanakkale Müzesi 1911 yılında 10 bin kuruş ödenekle kurulmuş

5 Ocak 2022

5 Ocak 2022

Osmanlı Devleti müzecilik tarihi denilince akla Osman Hamdi Bey ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri gelir. Osman Hamdi Bey’in özverili çalışmalarının bir...

İskit Altınları Ukrayna’ya geri dönüyor

15 Kasım 2021

15 Kasım 2021

İskit Altınları, “Kırım: Karadeniz’in Altın ve Gizemleri” adlı sergi ile, 2014 yazında Amsterdam’daki Allard Pearson Arkeoloji Müzesi’nde ziyarete açılmıştı. Ancak,...

Kuzey Çin’de 5500 yıllık beşgen yapı bulundu

13 Kasım 2021

13 Kasım 2021

Arkeologlar, kuzey Çin’in Shanxi Eyaleti, Taiyuan’da 5500 yıl öncesine dayanan beşgen bir yapının kalıntılarını keşfettiler. Taiyuan Arkeoloji Enstitüsüne göre, kalıntılar,...

Bukoleon Sarayı restorasyonunda bulunan iskeletler, Haçlı ordusunun Konstantinopolis’te gerçekleştirdiği katliamının kurbanları mı?

28 Kasım 2021

28 Kasım 2021

Bukoleon Sarayı kazılarında dağınık vaziyette bulunan 7 iskeletin, Konstantinopolis’te Haçlıların gerçekleştirdiği katliamın kurbanları olabileceğine dair düşünce üzerinde duruluyor. İstanbul Büyükşehir...

Elit Anglosakson mezarlarında bulunan fildişi halkaların kökeni

3 Temmuz 2023

3 Temmuz 2023

Eski Anglosakson kadınların seçkin bir sınıfı yüzlerce fildişi yüzükle gömüldü ve bu fildişi halkaların kökeni uzun zamandır bir gizem olarak...

Arkeologlar Çin’in İlk İmparatorunun Mozolesinde Bir Terracotta Komutan ve Savaşçıyı Ortaya Çıkardı

12 Ocak 2025

12 Ocak 2025

Arkeologlar, Çin’deki ünlü Terracotta Ordusu sahasında üst düzey bir askeri komutanı tasvir eden 2 bin yıllık nadir bir heykel ortaya...

İspanya’nın Tossal de La Cala kalesinde 2.000 yıllık kayaya oyulmuş bir yüz keşfedildi

21 Mayıs 2023

21 Mayıs 2023

Arkeologlar, İspanya’nın doğu kıyısındaki Benidorm’daki bir Roma kalesi olan Toscal De La Cala’da kayaya oyulmuş bir yüz keşfettiler. Alicante Üniversitesi’nden...

Urartulu Kadına Ait 2.800 Yıllık Ayak İzi İlk Kez Van Müzesi’nde Sergileniyor

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Van’daki Van Kalesi Höyüğü’nde 2018 yılında yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan ve 2.800 yıl öncesine tarihlenen bir Urartu kadınına ait ayak...

Polonya’da bir vakıf Naziler’in saklı altınlarının çıkarılması için çalışıyor

6 Ağustos 2022

6 Ağustos 2022

Polonya, Dünya tarihinin en kanlı savaşlarından II. Dünya Savaşı’nın çıkmasına sebep olan Nazi’lerin Polonya Halkı’nın kendilerine emanet ettiği altınlarının ortaya...

Tell El-Amarna nekropolünde 3500 yıllık altın mücevher koleksiyonu keşfedildi

14 Aralık 2022

14 Aralık 2022

MÖ 1346 yılında firavun Amenhotep IV (Akhenaten olarak da bilinir) tarafından başkent olarak inşa edilen Tell El-Amarna kentinin nekropolünde 3500...

İtalya’da Nebatilere ait bir tapınağın kalıntılarına ulaşıldı

12 Nisan 2023

12 Nisan 2023

İtalyan sualtı arkeologları, MS 1. yüzyıla tarihlenen Nebatilere ait bir tapınağın iki mermer sunağını keşfettiler. Sunaklar, İtalya’nın Campania bölgesindeki Phlegrean...

Gümüşler Manastırı: Anadolu’nun Petrası ve “Gülümseyen Meryem Ana”

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Kapadokya’nın en iyi korunmuş manastırlarından biri olan Gümüşler Manastırı, sıkça “Anadolu’nun Petrası” olarak anılıyor ve tarihi yapısı ile göz alıcı...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]