10 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Çatalhöyük’te 8 bin 200 yıllık tapınak yapısı ortaya çıkarıldı

Anadolu’da Neolitik Dönem’in bilinen ilk yerleşim alanı Çatalhöyük’te gerçekleştirilen kazı çalışmalarında 30 metrekare büyüklüğünde sunak alanı, duvar resimleri ve kabartmaların bulunduğu özel girişli tapınak yapısı ortaya çıkarıldı.

Konya’nın Çumra ilçesinde 9 bin yıllık yerleşimin görüldüğü Çatalhöyük’ün doğu eteğinde çalışmalarını sürdüren kazı ekibi, yaklaşık 30 metrekarelik özel bir dini yapıya ulaştı.

Çatalhöyük'te 8 bin 200 yıllık tapınak ortaya çıkarıldı

Kazı heyeti başkanı, Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Umut Türkcan, AA muhabirine, geçen yıl kuzey höyükte yeni bir mahalle ve sokak bulunduğunu, bu alanda kazıların devam ettiğini hatırlattı.

Polonya’daki Poznan Üniversitesi Prehistorya Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Arkadiusz Marciniak’ın 2018’de güney höyüğün doğu alanında çalışmalara başladığını, Çatalhöyük’ün son dönemlerinden izler barındıran alanın bu yıl bir sürpriz verdiğini söyledi.

Türkcan, 1960’larda ilk dönem kazılan 150 yapıdan 48’inin “shrine” adı verilen kült veya inanç yapıları olduğunu belirterek, “1960’lardan beri 2008’e kadar bu yapılardan herhangi birini görmemiştik. 2008’de kuzey alanda ‘Bina 77’ vardı. Yaklaşık 30 metrekare olan bir yapının içinde duvar resimleri, kabartmalar vardı ve o yapının özel olarak örtüldüğünü biliyoruz. Boğa başları ve sunaklar vardı. Bu alanı şimdi özel tekniklerle koruma altına alıyoruz. Önümüzdeki sene bunu daha detaylı inceleyeceğiz” dedi.

Çatalhöyük'te 8 bin 200 yıllık tapınak ortaya çıkarıldı
Fotoğraf Zehra Melek Çat/AA

“İbadet geleneğinin devamını göstermesi açısından önemli”

Son bulunan tapınağın Çatalhöyük’te ibadet geleneğinin devamını göstermesi açısından önemli olduğunu vurgulayan Türkcan, tapınakta bir sunak alanı, boğa başlarıyla süslenmiş sekiler, emekleyerek geçilen dar özel girişler, duvar resimleri ve kabartmalar bulunduğunu dile getirdi.

Türkcan, bölge terk edilirken alanın Çatalhöyüklüler tarafından doldurulduğu için oldukça sağlam olduğuna dikkati çekerek, “Çatalhöyük’te kazılar iki farklı alanda yapılıyor. Çatalhöyük’te çözülmemiş bir takım sorular var. ‘Niye kuzeyde, yeni bir yerleşime ihtiyaç duymuşlar ve niye terk etmişler?’ Bunu anlamaya çalışıyoruz. Sokaksızlık olgusu vardı, geçen sene bir sokak bulduk. Bu 14 hektarlık alandaki yerleşmenin en geniş zamanda 7 bin kişiyi aşan bir yerleşme olduğunu düşünüyoruz. 61 yıldır yüzde 6 ila 10’unun kazıldığını düşünürsek çıkan mezar sayısı 830. Bunu 9-10 ile çarparsak sayı çıkacak gibi” diye konuştu.

Bu alanın tamamen ritüeller için yapılmış özel bir yapı olduğunu anlıyoruz”

Alandaki kazıları gerçekleştiren Prof. Dr. Arkadiusz Marciniak da Çatalhöyük’te yüzeyin 5-10 santimetre sıyrıldığında altındaki yapıların planlarını verebildiğini, 2018’de alanda yaptığı sıyırmayla yapılar hakkında fikir sahibi olduğunu söyledi.

Konya Çatalhöyük'te 8 bin 200 yıllık tapınak ortaya çıkarıldı

Alanda böyle bir tapınak yapısı olabileceğini hep düşündüğünü anlatan Marciniak, şöyle devam etti:

“Bu yapı daha önceki dönemlerde tapınak olarak adlandırılan yapıların bir benzeri ama daha geç döneme ait. Yerleşmenin terk edilme aşamasındaki bir evrede bulunması çok önemli. Bu yapıyı ev olarak kullanılan yapılardan ayıran özellik, içinde ev kullanımıyla ilgili herhangi bir öge olmaması. Sadece ocak var. Ocakların konumları da farklı bir yerde. Şu gördüğünüz kare dikmeler, boğa başlarının sergilendiği bir sunak alanı gibi görünüyor. Ortada yükseltilmiş bir ateş yeri var. İki tarafta çömelerek geçilen girişi olması da dikkat çekici. Bu alanın tamamen ritüeller için yapılmış özel bir yapı olduğunu anlıyoruz. Çok titiz davranıyoruz. Bu tür yapılarda büyük panolar, resimler geliyor. “

Marciniak, bu yapıda birbirini takip eden en az üç evre olduğunu bildiklerini aktararak, “Henüz radyokarbon tarihlendirmelerimiz yok. Göreceli bir tarihlendirme yaptığımızda, buradan çıkan malzemeye göre yapı, Çatalhöyük’ün geç dönemlerine ait. 8 bin 200 yıllık bir inanç yapısı. Unutmamalıyız ki Çatalhöyük 1200 seneye dayanan bir yerleşme. Erken, orta ve geç evreleri olan uzun bir sürece sahip dünyadaki nadir bir yerleşme” ifadelerini kullandı.

Banner
Benzer Yazılar

Prusias ad Hypium Antik Kenti’nde Apollon heykeli bulundu

19 Ağustos 2022

19 Ağustos 2022

Düzce’de bulunan Prusias ad Hypium Antik Kenti’nde devam eden kazılarda Apollon heykeli bulundu. Konularp Antik Tiyatro’nun önünde kazı çalışmalarına devam...

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar Antik Çağ’ın bilgilerinden yararlanıyorlardı

13 Temmuz 2022

13 Temmuz 2022

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar, Hristiyanlığı yaymak, Kilise’nin toplum üzerindeki etkisini artırmak için Antik Çağ’ın bilgilerinden ve düzenledikleri ritüellerin oluşturduğu yoğun...

Esatlı Kaya Yazıtları, Türk Göçlerinin Anadolu’ya Bilinenlerden Daha Önce Gerçekleştiğini Ortaya Koyabilir

31 Mart 2025

31 Mart 2025

Türk kavimleri, Orta Asya olarak bilinen topraklardan batıya doğru bir göç dalgası başlattı. Batıya doğru iki büyük koldan göç eden...

Tuzu Para Olarak Sadece Romalılar Kullanmıyordu

24 Mart 2021

24 Mart 2021

Tuz, her dönem değerli bir madendi. Gıdaların korunmasında, yemeklerin lezzetli olmasında, hayvanların beslenmesinde, sağlık alanında kullanılmasına kadar birçok alanda tuza...

Arinna’nın Güneş Tanrıçası İzmir Arkeoloji Müzesi’nde

6 Mart 2021

6 Mart 2021

Anadolu’nun bin tanrılı halkı Hititler‘in ana tanrıçası Arinna’nın Güneş Tanrıçası İzmir Arkeoloji Müzesi’nde ziyaretçilerini bekliyor. Hitit panteonunda en büyük tanrı,...

Polonya’da Mısır Tarlasında Bulunan Ortaçağ Hazinesi

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

Polonya’nın Słuszków köyünde 12. yüzyıldan kalma Polonya kralı Bolesław’un kayınbiraderi ve Ruthenian bir prensese ait olduğu söylenen madeni paralar ve...

Çin’in ilk imparatorunun mozolesinin yakınında bulunan nadir bir koyun arabası ve eski savaş arabaları

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Çin’in kuzeybatısındaki Xi’an’da, Qin Hanedanlığı döneminde (MÖ 221-MÖ 206) Çin’in ilk İmparatoru olan Qinshihuang’ın türbesinin yakınında nadir bir “altı koyun”...

Kırgızistan’da nadir bir antik kılıç keşfedildi

6 Ağustos 2023

6 Ağustos 2023

Eski bir kılıç (uzun bir kesici kenara sahip ağır askeri kılıç ve genellikle kavisli bir bıçak), Kırgızistan’ın Talas Bölgesi’ndeki bir...

İskandinavya’nın Trøndelag’daki en eski gemi mezarı “Tarihi Yeniden Yazıyor”

16 Kasım 2023

16 Kasım 2023

Norveç’in Trøndelag ilçesindeki bir belediye olan Leka’da arkeologlar, İskandinavya’nın MS 700 yıllarına kadar uzanan en eski gemi mezarını ortaya çıkardılar....

Seyitömer Höyüğü kurtarma kazılarında 4 bin 400 yıllık yeşim silindir mühür keşfedildi

9 Aralık 2024

9 Aralık 2024

Seyitömer Höyüğü’nde devam eden kurtarma kazılarında 4 bin 400 yıllık yeşim taşından yapılmış silindir mühür keşfedildi. Kütahya’daki Seyitömer Höyüğü’ndeki kurtarma...

4500 yaşında Tunç Çağı Çiftçisinin Mezarı Ortaya Çıkarıldı

8 Ağustos 2021

8 Ağustos 2021

İngiltere’de Cambridgeshire arkeolojik kazısında yaklaşık 4500 yıllık tunç çağı çiftçisinin mezarı ortaya çıkarıldı. Tunç çağı çiftçisine ait iskelet, Cambridgeshire Burwell’de,...

Bitlis Madavans Vadisi Turizme Açılıyor

8 Ocak 2021

8 Ocak 2021

Neolotik çağ dönemi yaşam kalıntılarına rastlanan Bitlis’in Ahlat ilçesinde bulunan Madavans Vadisi‘nde yer alan Mağara Kentler turizme kazandırılıyor. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi...

Arkeologlar Tacikistan’da erken insan varlığına dair nadir kanıtlar ortaya çıkardı

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Arkeologlar, Tacikistan’ın merkezindeki Zeravşan Vadisi’nde, bölgede erken insan yerleşimine dair bulgular sunan çok katmanlı bir arkeolojik alan keşfettiler. 150.000 ila...

Jale İnan Hoca ile başlayan mücadele sonuç verdi. Bu topraklara ait 6 tarihi eser iade edildi.

13 Kasım 2022

13 Kasım 2022

1967 yılında Amerika’da bir sergide yer alan bir grup bronz heykelin Anadolu kökenli olduğuna dair bulgulara ulaşılması sonrası Jale İnan...

KIŠIB: 80 bin Mezopotamya mühründen dijital bir arşiv oluşturuluyor

20 Aralık 2024

20 Aralık 2024

Önümüzdeki 16 yıl boyunca, Berlin’deki Yakın Doğu Arkeolojisi Enstitüsü (Freie Universität Berlin) ve Ludwig-Maximilians-Universität München (LMU Münih) araştırma ekibi, eski...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]