29 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Bursa’daki Apollonia Antik Kenti’nin Surlarında Antik Strateji Oyunu Tablası Bulundu

Bursa’nın Gölyazı Mahallesi’nde yer alan Apollonia ad Rhyndacum Antik Kenti’nde, sur duvarına yapı taşı olarak yerleştirilmiş mermer bir blok üzerinde antik bir strateji oyunu tablası tespit edildi.

Bugünkü Uluabat Gölü kıyısındaki antik kentte bulunan taş, ilk bakışta surun sıradan bir parçası gibi görünse de üzerindeki geometrik çizimler farklı bir kullanıma işaret ediyor. Araştırmacılar, mermer blok üzerindeki desenin Dokuz Taş olarak bilinen Nine Men’s Morris, diğer adıyla Merels oyununa ait olduğunu belirledi.

Bursa Uludağ Üniversitesi’nden Gonca Gülsefa tarafından incelenen buluntu, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi’nde yayımlandı. Çalışmaya göre bu oyun tablası, yalnızca Apollonia’nın günlük yaşamına dair yeni bir iz sunmakla kalmıyor, aynı zamanda Bithynia bölgesinde belgelenmiş antik oyun tablası örneklerine de önemli bir katkı sağlıyor.

Surların içinde ikinci hayatını yaşayan bir mermer blok

Oyun tablası, antik yerleşimin batı kesiminde, sur duvarının güney yüzünde kaydedildi. Mermer blok, duvarın alt bölümünde devşirme malzeme olarak kullanılmıştı. Yani taş, önce başka bir işleve sahipti; daha sonra savunma yapısının parçası haline getirildi.

Oyun tablasının ayrıntılı görünümü (Kazı Arşivi). Kaynak: Gülsefa, G. (2026)

Blok yaklaşık 77 santimetre uzunluğunda, 38 santimetre yüksekliğinde ve 41 santimetre derinliğinde. Yan ve alt yüzeylerinde kaba işçilik görülürken, üst yüzeyinin daha özenli biçimde düzeltilmiş ve parlatılmış olması dikkat çekici. Bu fark, taşın sura yerleştirilmeden önce bilinçli şekilde hazırlanmış bir yüzeye sahip olduğunu gösteriyor.

Bu yüzeyde üç iç içe kareden ve bu kareleri orta noktalardan birbirine bağlayan çizgilerden oluşan klasik Dokuz Taş düzeni seçilebiliyor. Sol tarafı zamanla aşınmış olsa da oyun planı hâlâ anlaşılır durumda. Bu nedenle çizimler gelişigüzel kazınmış işaretler değil, oyun oynamak için hazırlanmış düzenli bir geometrik alan olarak değerlendiriliyor.

Göl kıyısında uzun ömürlü bir antik kent

Apollonia ad Rhyndacum, antik Bithynia bölgesinde, Propontis yani bugünkü Marmara Denizi ile Olympos, günümüzdeki Uludağ arasında önemli bir konumda yer alıyordu. Kent, antik kaynaklarda Apolloniatis olarak bilinen Uluabat Gölü kıyısında kurulmuştu ve göle de adını vermişti.

Yerleşim, bugün Gölyazı’da olduğu gibi suya doğru uzanan yarımadalar zinciri üzerinde gelişti. Göl seviyesinin yükseldiği dönemlerde kentin dış bölümleri ada görünümü kazanabiliyordu. Antik dönemde bu alana ulaşımın ahşap bir köprüyle sağlanmış olabileceği düşünülürken, bugün yerleşim ana karaya beton bir köprüyle bağlanır.

Apollonia yalnızca küçük bir göl yerleşimi değildi. Erken gezginlerin aktarımları ve tarihsel planlar, kentte tiyatro, stadion, tapınaklar, surlar ve yoğun yerleşim alanları bulunduğunu gösterir. Kentin daha korunaklı bölümü, zaman zaman akropol benzeri bir alan olarak tanımlanır.

Bu nedenle sur duvarında bulunan oyun tablası, tek başına küçük bir taş eser olmanın ötesine geçer. Apollonia’nın anıtsal yapıları, savunma sistemi ve kamusal mekânları arasında, insanların gündelik zamanlarını nasıl geçirdiğine dair daha kişisel bir iz bırakır.

Oyun tablasının ayrıntılı görünümü (Kazı Arşivi). Kaynak: Gülsefa, G. (2026)

Şansa değil, stratejiye dayanan bir oyun

Dokuz Taş iki kişiyle oynanan bir strateji oyunuydu. Her oyuncu dokuz taş ya da piyon kullanır, amaç üç taşı aynı çizgi üzerinde yan yana getirerek “değirmen” oluşturmaktı. Oyuncu bunu başardığında rakibin taşlarından birini oyun dışı bırakabiliyordu.

Kuralları basit görünse de oyun dikkat, planlama ve hamle öngörüsü gerektirirdi. Zar kullanılan yarış oyunlarının aksine Dokuz Taş’ta sonuç büyük ölçüde hesaplamaya, engelleme taktiklerine ve rakibin hamlesini önceden sezme becerisine bağlıydı.

Apollonia’daki örneği ilginç kılan noktalardan biri de bu. Buluntu, antik kent yaşamında eğlencenin yalnızca zaman geçirme biçimi olmadığını, aynı zamanda zihinsel rekabet ve sosyal karşılaşma alanı da sunduğunu gösterir. Surlar, yazıtlar, tapınaklar ve kamu yapıları üzerinden okunan bir kentte, bu kez daha küçük ama daha insani bir sahne belirir: Mermer bir yüzeyin başında karşılıklı oturan iki oyuncu.

Dokuz Taş oyunu farklı kültürlerde Merels, Mills ve Nine Men’s Morris gibi adlarla bilinir. Oyunun üç, altı, dokuz ya da on iki taşla oynanan değişik türleri vardır. Apollonia’daki örnek, klasik dokuz taşlı düzene aittir.

Bithynia’nın oyun kültürü için yeni bir veri

Dokuz Taş’ın kökeni konusunda bilimsel tartışmalar sürer. Bazı araştırmacılar erken örnekleri Mısır ile ilişkilendirirken, Akdeniz dünyası, Anadolu ve Orta Çağ Avrupa’sında güvenilir arkeolojik örnekler bilinmektedir.

Anadolu’da da bu oyun geleneğine ait önemli buluntular vardır. Gordion, Stratonikeia, Klaros, Aphrodisias, Amorium, Pergamon ve Ayasuluk gibi merkezlerde oyun tablaları belgelenmiştir. Apollonia ad Rhyndacum’daki örnek, bu haritaya kuzeybatı Anadolu’dan yeni bir nokta ekler.

Bithynia açısından buluntu daha da anlamlıdır. Bölge zengin bir arkeolojik geçmişe sahip olsa da antik oyun tablalarına ilişkin kayıtlar hâlâ sınırlıdır. Bu nedenle Apollonia’daki mermer oyun tablası, bölgenin gündelik yaşam ve eğlence kültürünü anlamak için küçük ama değerli bir kanıt niteliği taşır.

Oyunun geniş coğrafyalara yayılması da dikkat çekicidir. Dokuz Taş düzeninin benzerleri Roma dünyasının ötesinde de görülür. Norveç’teki Gokstad Viking gemi mezarında bulunan oyun tablası parçası, bu basit geometrik oyunun farklı kültürlerde ne kadar uzun süre yaşadığını gösteren en bilinen örneklerden biridir.

Apollonia buluntusu da bu geniş geleneğin Anadolu’daki izlerinden biri olarak öne çıkar. Göl kıyısındaki bir Bithynia kentini, Akdeniz’den Avrupa’nın kuzeyine kadar uzanan daha geniş bir oyun kültürüyle ilişkilendirir.

Taşta kalan oyun izi

Mermer bloğun sur duvarında yeniden kullanılmış olması, buluntuya ikinci bir anlam kazandırır. Bir dönem oyun oynamak için hazırlanan taş yüzey, daha sonraki bir evrede savunma duvarının parçası haline geldi. Böylece kişisel ve sosyal bir kullanım alanı, mimari bir işleve dönüştü.

Antik ve Orta Çağ kentlerinde devşirme taş kullanımı yaygındı. Eski yapılardan sökülen bloklar, sur onarımlarında, yeni duvarlarda ya da farklı inşa faaliyetlerinde yeniden değerlendirilebiliyordu. Apollonia’daki mermer blok da bu dönüşümün bir örneği. Ancak taşın üzerindeki çizgiler, sıradan bir yapı malzemesinden daha fazlasını korudu.

Bu buluntu, Apollonia halkının yalnızca kent inşa eden, tapınaklara giden, ticaret yapan ya da surlarla korunan insanlar olmadığını hatırlatır. Onlar aynı zamanda oyun oynayan, bekleyen, düşünen, hamle yapan ve rakibinin yanılmasını kollayan insanlardı.

Apollonia ad Rhyndacum’da tespit edilen antik oyun tablası bu nedenle yalnızca mermer üzerine kazınmış bir desen değildir. Roma ve Geç Antik Çağ Anadolu’sunda gündelik yaşamın, boş zaman kültürünün ve strateji oyunlarının varlığına dair somut bir kanıttır. Bir sur taşının içinde günümüze ulaşan bu iz, antik kentlerin yalnızca güç, mimari ve savunma ile değil, oyunla ve insanî karşılaşmalarla da şekillendiğini gösterir.

Gülsefa, G. (2026). Apollonia ad Rhyndacum kentinden dokuz taş oyun tablası. Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi SBE Dergisi, 16(1), 125-140. https://doi.org/10.30783/nevsosbilen.1827612

Banner
Benzer Yazılar

Arkeologlar Ostia Antica’da Yahudi Ritüel Hamamı Mikveh Keşfetti

15 Mart 2025

15 Mart 2025

Roma İmparatorluğu’nun kalbinde yer alan Ostia Antica’da yapılan son arkeolojik kazılar, bu önemli liman kentinde antik Yahudi toplumunun varlığına dair...

Antik İber Dili ile Baskça Arasında Derin Bir Bağa Sahip Olabilir

21 Ocak 2026

21 Ocak 2026

Avrupa’nın en gizemli dillerinden biri olan Baskçanın kökeni, yüzyıllardır dilbilimcilerin en çok tartıştığı konular arasında yer alıyor. Şimdi yeni bir...

Bohemya Orta Çağ Mezarlığında Afrika Kökenli Kadın Kafatası Bulundu

20 Ocak 2022

20 Ocak 2022

Bohemya bölgesinde yer alan Tetin Kalesi yakınlarında bulunan bir Orta Çağ mezarlığını kazan arkeologlar, Afrika kökenli bir kadına ait olduğunu...

Yeşilova Höyük kazılarında 5 bin yıllık mermer idol ortaya çıkarıldı

17 Ağustos 2022

17 Ağustos 2022

Truva Antik Kenti ile benzerlikler görülen Yeşilova Höyük’te devam eden kazılarda 5 bin yıllık mermer idol bulundu. İzmir’in Bornova ilçesinde...

Pompeii’de 2.000 Yıllık Küller, Romalı Ailelerin Evlerinde Tanrılara Ne Yaktığını Ortaya Çıkardı

25 Mayıs 2026

25 Mayıs 2026

Vezüv Yanardağı MS 79 yılında Pompeii’yi kül ve taş altında bıraktığında, yalnızca bir Roma kentini yok etmedi. Romalı ailelerin evlerinin...

Sadece Kadın Büstü Diye Biliniyordu Gerçek Bambaşka Çıktı

23 Mart 2021

23 Mart 2021

50 yıl önce Bolu kent merkezi Akpınar Mahallesi’nde Kız Enstitüsü inşaatı için temel kazısı çalışmasına başlanılmıştı. Temel kazısı sırasında işçiler...

İnka Kurban Ritüeline Dair Bildiklerimiz Değişiyor: Çocuk Mumyalarda Ölüm Sonrası Müdahale İzleri

3 Şubat 2026

3 Şubat 2026

And Dağları’nın zirvelerinde bulunan İnka çocuk mumyaları, uzun yıllar boyunca tek bir anın tanığı olarak görüldü: ritüel kurban.Yeni bilimsel veriler,...

Mısır’ın Berenike antik kentinde keşfedilen Buda heykeli

30 Nisan 2023

30 Nisan 2023

Kızıldeniz’in batı kıyısındaki eski Mısır limanı Berenike Troglodytica’da kazı yapan arkeologlar, MS 2. yüzyıldan kalma ilginç bir Buda heykeli ortaya...

Tek Tanrılı Dinlerin Başlangıç Noktası Oluz Höyük’te Havangah Namazı Kılınmış Olabilir

25 Mart 2022

25 Mart 2022

Amasya ilinin 25 kilometre batısında yer alan Oluz Höyük, dinsel yapılanma yönünden zengin bulgular veren antik kenttir. 15 yıldır devam...

Pomeranya’da Gömülmüş Dört İskandinav Savaşçısı

8 Şubat 2021

8 Şubat 2021

Uzman analizlerine göre, Ciepłe’deki (Pomeranya) mezarlığın orta kısmına zengin mezar hediyeleri ile gömülen dört savaşçı İskandinavya’dan geldi. Boleslaw I. Brave’in...

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar Antik Çağ’ın bilgilerinden yararlanıyorlardı

13 Temmuz 2022

13 Temmuz 2022

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar, Hristiyanlığı yaymak, Kilise’nin toplum üzerindeki etkisini artırmak için Antik Çağ’ın bilgilerinden ve düzenledikleri ritüellerin oluşturduğu yoğun...

Ölü Deniz Mağarasında Bulunan 1.900 Yıllık Aramice Yazıt, Bar Kochba İsyanı’nın Kaderini Ortaya Çıkarabilir

12 Ağustos 2025

12 Ağustos 2025

İsrail’in Ein Gedi Milli Parkı yakınlarındaki uzak bir mağaranın derinliklerinde, arkeologlar yaklaşık 1.900 yıl önce oyulmuş nadir bir Aramice yazıt...

Diyarbakır Amida Höyük’te El Cezeri’nin Geliştirdiği Sistemle Yapılmış 1800 yıllık Isıtma Sistemi Bulundu

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Amida Höyükte yapılan kazı çalışmaları neticesinde 1800 yıllık ısıtma sistemi ve sulama kanalları ortaya çıkarıldı. Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Amida...

Olympos Antik Kenti’nde “Doğru Yolda Olanlar Girebilir” Yazıtı Ortaya Çıktı

19 Haziran 2025

19 Haziran 2025

Antalya’nın Kumluca ilçesindeki Olympos Antik Kenti’nde sürdürülen kazılarda Bizans dönemine ait 1 Nolu Kilise’nin zemininde mozaiklerle işlenmiş yazıt ve yeni...

İsrail’de Dünyanın En Eski Camisi Bulunmuş Olabilir

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Dünyanın en eski camilerinden biri, İsrail’in Celile Denizi kıyılarında bir arkeolog ekibi tarafından ortaya çıkarıldı. Caminin kalıntıları, orijinal olarak Bizans...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]