15 December 2025 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Yeminler Altında Yaşamaya Zorlanan Kral Madduwatta

M.Ö. 1700 yılları Anadolu’da Hatti Ülkesi dış güçlerin saldırıları ve iç çekişmeler neticesinde yıkılmak üzere… Bu zaman diliminde irili ufaklı krallıkların görüldüğü Anadolu coğrafyasında kendilerine Nešili diyen bir Hint-Avrupa kökenli topluluk Hatti Ülkesi’ne yerleşir ve Kuššara Kralı Pithana’nın oğlu Anitta’nın lanetlediği Hattuša’yı başkent yaparak Hitit Devleti’ni kurarlar.

Eski çağlarda bir devletin yaşaması, büyümesi için muhakkak diğer krallıklara seferler düzenlenmesi, ticaret yollarına sahip olunması gerekirdi. Anadolu topraklarında ilk merkezi devleti kuran Hititler’de gerek ekonomik gerekse güvenlik açısından I. Hattušili ile birlikte güçlenen ordusuyla birçok krallığa seferler düzenlemiş, Kuzey Suriye ticaret yollarına hakim olmaya başlamıştır.

Hızla gelişen ülke toprakları güvenlik açısından da sıkıntıları beraberinde getirmektedir. Babil’e kadar uzanan Halep krallığına son verilen bir dönemde Hititler, Batı Anadolu bölgesini de kontrol altında tutmaya çalışmışlardır.

Tunç çağı döneminin Batı Anadolu topraklarında Arzawa devletleri, Wiluša, Şeha Nehri Ülkesi, Mira, Hapalla, Luka ve Ahhiyawa bulunmaktadır. Hitit tarihinde Batı Anadolu her zaman sorunlu ve değişken bir bölge olmuştur. (Batı Anadolu yerleşimleri günümüzde hala tam bir netlik kazanmış kesin lokalizasyonu yapılmış bir coğrafya değildir.)

M.Ö. 1500 yılarında Hitit dönemi Batı Anadolu krallıkları
M.Ö. 1500 yıllarında Hitit dönemi Batı Anadolu krallıkları

Hititler, Batı Anadolu’da doğuya düzenledikleri seferler gibi askeri seferler düzenlememiştir. Çoğunlukla küçük çaplı, ganimet amacıyla vur-kaç şeklinde tabir edeceğimiz saldırılar gerçekleştirmiştir. Ama bir dönemin adamı var ki, Hititleri bayağı zora sokmuş ve sürekli Batı Anadolu ile uğraşmaya zorlamıştır. Bu kişinin adı Madduwatta’dır.

Madduwatta, Hititlerin yeminler altında bıraktığı haylaz kral diye nitelemek bizleri abartıya kaçırmaz düşüncesindeyiz. Madduwatta metni olarak adlandırılan tableti okuduğumuzda gerçekten Madduwatta’nın ne kadar sorun çıkartan ne kadar düzen adamı, ikili oynayan olduğunu görebiliriz.

Madduwatta Kimdir?

Madduwatta, Batı Anadolu’da hüküm sürmüş bir kraldı. İlk zamanlar elindeki krallığı bile kaybetmiş ama sürdürdüğü politikalar ve özellikle de arkasına aldığı Hitit kralı sayesinde güçlenen bir Batı Anadolu kralı olmuştu.

Burada bir nokta dikkatimizi çekmekte…Hitit kralı ibaresi… Çünkü tabletin hangi Hitit Kralı zamanında yazıldığı bilinmemektedir.

Madduwatta’nın hikayesinin ele alındığı tablete baktığımızda Madduwatta’nın Zipašla Dağ Ülkesi kralı olduğunu görürüz. Zipašla’nın lokalizasyonu hala sorunludur. Ancak, Hitit ile Batı Anadolu arasında etkin bir konumda olduğu düşünülebilir.

Madduwatta için iki bilgi ağır basmaktadır. Schacmermeyr’e göre Madduwatta, Lukka’lıdır. Metin içinde Madduwatta’nın Alašiya’ya (Kıbrıs) saldırdığı dolaysıyla Alašiya’ya yakın bir bölgede olması gerektiğini belirtir. Parker’e göre ise, Madduwatta Arzawa kralıdır. Suppiluliuma annallerinde bahsedilen kral olabilir.

Yeminler Altında Yaşatmaya Zorlanan Kral Madduwatta

Yukarıda da belirttiğimiz gibi Batı Anadolu üzerinde Hititler askeri bir politika yürütmemekteydi. Askeri gücünü ağırlıkla doğuya ve kuzeyde sürekli sorun olan Kaşkalara veren Hititler, Batı Anadolu krallıkları ile anlaşmalar yoluyla sınırlarını güven altında tutmaya çalışıyorlardı. Batı Anadolu, birçok krallıkların olduğu ve bu krallıkların tek güç olmak için uğraş verdiği çalkantılı bir coğrafyaydı. 15. yüzyılda Ahhiyawa kralı, Zipašla Dağı Ülkesi kralı Madduwatta ve Arzawa kralı Kupunta-Kurunta arasında geçen güç savaşları hakimdi. Hititler, bu güç savaşlarının hep gerisinde kalarak pasif role bürünmüştü.

İki tabletten oluşan ancak elimizde bir tableti olan Madduwatta metninde olaylar şu şekilde aktarılmıaktadır. (KUB  XIV 1 CTH 147)

Vs 1-59  Madduwatta, Ahhiyalı Ataršiya tarafından ülkesinden kovulmuştur. Madduwatta, kaçar ve Hitit kralının babası tarafından kurtarılır. Madduwatta’yı kurtardıktan sonra Hitit kralının babası ona, Zippašla Dağı Ülkesi’ni iade eder ve onu yemin altına alır. Sonra ona, Harriyati Dağ ülkesi’ni de verir, ancak Madduwatta bu ülkeyi red eder. Sonra Madduwatta, Hitit kralına tekrar bağlılık yemini eder ve Hitit Kralının haberi olmadan düşmanına dahi saldırmayacağına söz verir. Ancak Madduwatta, ettiği yemini bozar, tüm ordularını Hititlerin düşmanı olan Arzawa kralı Kupanta-Kurunta’ya karşı savaşa götürür. Savaşta Madduwatta ağır bir yenilgiye uğrar ve tek başına kaçmak zorunda kalır. Bunu duyan Hitit kralının babası ona, orduları ile beraber Pišeniya’yı yardım için gönderir. Hitit ordusu Kupunta-Kurunta’yı yener. Madduwatta’ya tüm mülkünü geri verir ve Madduwatta tekrar tımarlı olarak tayin edilir.

Öy 60-65 Sonra Ataršiya yeniden Madduwatta’yı öldürmeye çalışır. Hitit kralının babası bu nedenle Kišnapili’nin yönetimindeki ordularını, Ataršiya’ya karşı savaşa gönderir. Savaş gerçekleşir ve Ataršiya ülkesine dönmek zorunda kalır.

Öy 66-74: Madduwatta tarafından kışkırtılan Kišnapili, Madduwatta’ya güvenerek Hinduwa’ya saldırır, ancak Madduwatta olayı önceden Dalawa kentine bildirir ve Dalawa orduları Hatti ordusunu bozguna uğratır. Madduwatta bunun sonucunda Dalawalı’ları yemin altına alır.

Öy 75-83: Madduwatta Kupanta-Kurunta ile barış yapar ve ona kızını eş olarak verir.

Öy 84-93: Tablet kırık

Ay 1-10: Tablet kırık

Ay 11-37: Hitit kralının babası, Madduwatta zamanında Siyanti Nehri ülkesini verir. Ve Madduwatta’yı böylece düşmanlara karşı sınır ülkesi yapar. Anı zamanda da kendisini yemin altına almıştır. Ancak Madduwatta yeminini bozup tüm Arzawa ülkesini işgal eder. Sonra Hatti ülkesine bağlı Zumanti, Wallarima, Yalanti [Zumarri], Mutamuttaša, Atarimma, Suruta ve Huršanašša Ülkeleri’ni alır.

Ay 38-54: Madduwatta Pithaššayı’da yemin altına alır ve Hatti Ülkesine karşı kışkırtır. Aynı şekilde Kupanta*Kurunta’yı da kışkırtır.

Ay 55-70: Birbirlerine mektuplar gönderdikten sonra Hitit kralının düşmanı olan Niwallaš, Madduwatta kaçağı Hitit kralına teslim etmez, onu saklar.

Ay 71-84: Tablet kırık. Bir Muksus’tan bahsedilmekte, ancak konteks eksik.

Ay 85-90: Madduwatta Alašiya’yı alır, Hitit kralı ise Hatti Ülkesi’ne bağlı bir ülkeyi nasıl alabildiğini sorar. Cevap olarak Madduwatta, Alašiya’nın daha önce Ataršiya ve bir Piggayalı adam tarafından saldırıya uğradığını ve Hitit kralının hiçbir zaman Alašiya’nın Hatti Ülkesine ait olduğunu söylemediğini bildirir.

Ay 91-94: Tablet kırık

 

Yazımızda Doç. Dr. Metin ALPARSLAN’ın “Hitit Metinlerine Göre M. Ö. İkinci Binyılında Hitit-Ege Dünyası İlişkileri” yayınlanmamış yüksek lisans tezinden yararlanılmıştır.

Banner
Benzer Yazılar

Göğe, yıldızlara bakan tanrıça heykeli bulundu

1 Şubat 2022

1 Şubat 2022

İzmir’in Buca ilçesinde 8 bin 500 yıl öncesi yerleşim izlerine rastlanan Yeşilova Höyük’te “Göğe, yıldızlara bakan tanrıça heykeli” bulundu. Kültür...

Çatalhöyük’te 8 bin 200 yıllık tapınak yapısı ortaya çıkarıldı

6 Eylül 2022

6 Eylül 2022

Anadolu’da Neolitik Dönem’in bilinen ilk yerleşim alanı Çatalhöyük’te gerçekleştirilen kazı çalışmalarında 30 metrekare büyüklüğünde sunak alanı, duvar resimleri ve kabartmaların...

Aššur Medeniyetinde Kan Parası

5 Ocak 2021

5 Ocak 2021

Bir kişinin kazaren ya da kasten öldürülmesi sonrası maktulün ailesine verilen paraya kan parası denilmektedir… Günümüz maddi hukukunda tam olarak...

Aizanoi’de heyecanlandıran keşif; Roma dönemi yuvarlak planlı çeşme kalıntısı bulundu

8 Kasım 2022

8 Kasım 2022

Anadolu’daki en iyi korunmuş Zeus Tapınağı’na ev sahipliği yapan aynı zamanda UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer alan Aizanoi Antik...

Termessos Antik Kenti’nde 2500 Yıllık Hayvan Sevgisi

6 Şubat 2021

6 Şubat 2021

Hayvan dostlarımıza yapılan vicdansızlıklara, zulümlere, işkencelere her geçen gün daha fazla şahit olmaktayız. Kürkleri için canlı canlı derileri yüzülen tavşanlar,...

Gordion Antik Kenti’nde Frigya Kraliyet Mezarına Ulaşıldı

5 Haziran 2025

5 Haziran 2025

Ankara’nın Polatlı ilçesinde yer alan Gordion Antik Kenti’nde, Frigya Krallığı’na ait olduğu düşünülen ahşap bir mezar odası ortaya çıkarıldı. Kültür...

Karakuş Tümülüsü’nde Kommagene Kraliçe Mezarları Bulundu

22 Eylül 2021

22 Eylül 2021

Adıyaman Karakuş Tümülüsü ‘nde, Kommagene Kralı II. Mithritades’in (M.Ö 36-21 ) annesi İsias, kız kardeşi Antiokhis ve Antiokhis’in kızı Aka...

2.700 Yıllık Eşsiz Donalar Kaya Mezarları Yok Oluyor

21 Temmuz 2023

21 Temmuz 2023

Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde bulunan ve Türkiye’de eşi benzeri olmayan 2 bin 700 yıllık Donalar Kaya Mezarları, bakımsızlık nedeniyle yok olma...

Trabzon’da Yaşam 13.000 Yıl Önce Bu Mağarada Başlamış

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Karadeniz Teknik Üniversitesi Arkeoloji Bölümü akademisyenleri, Trabzon’da yaşamın 13.000 yıl önce Koskarlı Mağarası’nda başlamış olduğunu gösteren bulgulara ulaştılar. Trabzon’un Düzköy...

Euromos Antik Kentine Ait Zeus Tapınağı Eski İhtişamına Kavuşuyor

18 Mart 2021

18 Mart 2021

Muğla iline bağlı Selimiye’nin 4 km güneydoğusunda bulunan antik şehrin Milasa olan uzaklığı 12 kilometredir. Euromos antik kenti, oldukça iyi...

Misis Antik Kenti kazı çalışmaları başladı

26 Mayıs 2022

26 Mayıs 2022

Adana Yüreğir ilçesi sınırlarında yer alan Misis Antik Kenti 2022 yılı kazı çalışmalarına başlandı. Tarihi İpek Yolu üzerinde önemli bir...

Anadolu Mezopotamya ticaret yolunda bir merkez; Tavşanlı Höyük

23 Ekim 2021

23 Ekim 2021

Tunç Çağı döneminde Batı Anadolu’da ilk yerleşim yeri olduğu bilinen Tavşanlı höyük kazılarına devam ediliyor. Elde edilen son kazı sonuçları...

Antalya Müzesi, Anadolu’nun Güney Tarihine Işık Tutuyor

17 Nisan 2021

17 Nisan 2021

Türkiye’nin her yönüyle nefes kesen Akdeniz bölgesinin cenneti Antalya, inanılmaz kıyı şeridinin yanı sıra, antik eserler ve tarihi eserleri ile...

Perre Antik Kenti’nde 1800 yıllık Roma dönemi kadın rölyefi bulundu

10 Aralık 2023

10 Aralık 2023

Kommagene Krallığı’nın beş büyük kentinden biri olan Perre Antik Kenti’nde devam eden arkeolojik kazı ve temizlik çalışmalarında 1800 yıllık Roma...

Gümüşler Manastırı: Anadolu’nun Petrası ve “Gülümseyen Meryem Ana”

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Kapadokya’nın en iyi korunmuş manastırlarından biri olan Gümüşler Manastırı, sıkça “Anadolu’nun Petrası” olarak anılıyor ve tarihi yapısı ile göz alıcı...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]