6 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Bu Festivale Katılan Erkekler Hadım Ediliyordu! Antik Çağda Erkeklerin Katılmasının Yasak Olduğu Festivaller

Antik Çağ’da kutlanan bir çok festival vardı. Bu festivallerdeki amaç Tanrı ve Tanrıçaların onurlandırılmalarıdır. Bereket ve bolluk için yapılan bu kutlamaların bazılarına erkeklerin katılması hayal bile edilemezdi. Bu festivallerin yönetimi statü sahibi kadınlar tarafından yapılmaktaydı.

Bu festivallerin en önemlilerinden biri de sonbahar ayında kutlanan Thesmophoria Festivalidir.

Şenlik adını tanrıça Demeter’in sıfatlarından biri olan Thesmophoros’dan almaktadır. Ekinlerin ekilme zamanı olan ekim – kasım ayları içerisinde üç gün süren bu şenlikler Antik takvime göre Pyanopsion ayının 11, 12 ve 13. günlerinde kutlanırdı. Düzenlendiği tarihlerde farklılıklar olmasına rağmen şenliğin toprağa tohum atılırken gerçekleştiği bilinmektedir.

Thesmophoria’nın üç gününe de farklı isimler verilmiştir. Birinci gününe “Anados”, ikinci gününe “Nesteia” ve üçüncü gününe “Kalligeneia” denilirdi.

Thesmophoria’nın, verimliliği artırmanın temel amaç olarak belirlendiği bir festival olduğu bilinmektedir. Festivalde verimliliği artırmak için farklı ritüeller yapılmaktadır. Bunların başında domuz kurban edilmesi gelmektedir. Diğer tarım festivallerinde olduğu gibi Thesmophoria’da da temel figür kadındır. Burada kadının doğurganlığının bereketi sembolize ettiği düşünülmektedir. Zaten tarım ile alakalı başlıca tanrıçalardan olan Demeter’in, kadın olarak görülmesinin de asıl sebebi budur. Bu tür festivallerde doğurganlıkta erkeğin rolünün kavranmamış olmasından dolayı erkeklere rol verilmemiştir.

Festivalde gizliliğin hayati bir önem taşıdığı görülmektedir. Gizlice şenliklere katılan erkeklerin şenlikte bulunan kadınlar tarafından hadım edildiği söylenceler arasında yer almaktadır. Erkeklerin sadece ritüellere katılması değil ilgili hikayeleri dinlemesi bile yasaktır. Bize ulaşan bilgilerin bu kadar kısıtlı olmasının bir sebebi de budur. Aristophanes’in Thesmophoriazousai adlı oyununda Thesmophoria ile alakalı oldukça kısıtlı ve sığ bilgiler vermektedir.

Kadınlar için bu festivalin çok önemli olduğu ortadadır. Atina şehrinde ve çevresindeki tapınaklarda üç gün süreyle kutlanan bu festivalde evlerde bulunan kadınlar evin hanımı ile birlikte Demeter tapınağına gidip burada kamp yapmaktaydılar. Burada kadınların mevsim döngüsünde yeni tarım dönemini kutladıkları düşünülmektedir. Ana besin maddesi olarak kullanılan tahıllar için de şükür ettikleri olasıdır.

Tanrıça Demeter onuruna kutlanan bayramın, tanrıçanın Thesmophoros sıfatıyla alakalı olmasından dolayı, bayrama katılan genç kız ya da kadınların evliliğe ya da anneliğe hazırlığı açısından da bir değer taşıdığı bilinmektedir.

Ekim ve Kasım ayında kutlanan bu festivalde kadınlar bütün festival boyunca nar meyvesini yemezlerdi. Çünkü Hades Persephoneyi kandırmak için nar vermiştir. Tanrıça Demeterin kızı Persephone’nin kaçırılırken çiçek takmasından dolayı, törene katılan kadınlar da taç takmazdı.

Sonuç olarak bakıldığında Tanrıça Demeter adına düzenlenen Thesmophoria festivali, kadınların Demeter Tapınağında kamp kurarak egemenliklerini ilan ettikleri üç günlük bir bereket festivali olarak tanımlanabilmektedir. Tarım ile alakalı diğer festivallerde olduğu gibi sunuların ve kurbanların gerçekleştirildiği festivalin kadınlara özgü olması ve erkeklerin uzak tutulmasından dolayı arkasında kesin bilgiler bırakmamıştır. Bu dönem yazarlarının erkek olması nedeniyle çok fazla bilgi edinilememektedir.

Haloa Festivali

Yine antik çağda sadece kadınlar tarafından kutlanan bir diğer festivalde Haloa Festivalidir.

Haloa Festivali, Thesmophoria festivali gibi yalnızca kadınlar tarafından kutlanılan bir bayramdır. Thesmophoria’dan farklı olarak bütün demoslarda kutlanılmaz; sadece Eleusis kentinde kutlanılırdı. Festival kışın tam ortasında, Poseidon yani aralık – ocak ayında Demeter ve kızı Persephone adına düzenlenirdi. Kelime olarak “meyve bahçesi” ya da “meyve ağaçları” anlamına gelen Haloa, genel olarak bakıldığında her türlü bitkinin toprağa dikilmesi sebebiyle verimlilik ve doğurganlığı ifade ederdi.

Şenliğin kutlandığı dönem olan kış aylarından Ocak ayı, bütün doğanın bahara kadar toprak altına çekildiği ve kışın en sert yüzünü gösterdiği zamandır. Kısalan günlerde güneş yüzünü daha az gösterir ve bitkilerin büyüme hızı minimuma iner. Bu durumda insanlar yazın tekrar gelmesi için bir takım dinsel ritüeller ile cinsel veya tarımsal sembollerin yardımıyla torağı tekrar canlandırmayı ve doğurganlığı uyandırmayı amaçlamıştır. Burada hayvanların baharda veya yazın yavrularını dünyaya getirmesi de insanların dikkatini çekmiş ve beslemekte oldukları hayvanların yavrularının dünyaya gelmesi için cinsel ritüelleri gerçekleştirmiş olmalıdırlar.

Thesmophoria festivalinde yenilmeyen nar bu festivalde bereketi temsil etmektedir. Bolca kullanıldığı buğday gibi bolluğa ve berekete işaret ettiği görülmektedir.

Bu yazımızda Meltem Çağlayan Takımcı’nın Yüksek Lisans tezinden alıntılar yapılmıştır.
Banner
Benzer Yazılar

Kleopatra Güzel Bir Kadın mıydı?

11 Ocak 2021

11 Ocak 2021

Mö. 48 ‘de erkek kardeşi ile taht için savaş vermekteydi. Bir iç savaşın göbeğinde kendine müttefik arayan Kleopetra’nın destekçisi Roma...

Fransa’da keşfedilen anıtsal Roma kompleksi

20 Mart 2023

20 Mart 2023

Kuzeydoğu Fransa’daki Reims şehrinde, arkeologlar MS 2. – 3. yüzyıldan kalma anıtsal Roma kompleksi keşfettiler. Yapı, bir U’nun kollarını oluşturan...

Homeros’un Şiirlerine Alfabenin Tarihine Işık Tutan Nestor’un Kupası

7 Ekim 2021

7 Ekim 2021

İtalya’nın Napoli kentinin hemen dışındaki Pitoresk Ischia adasında bulunan bir mezarda ele geçen Nestor’un Kupası, Homeros’un şiirlerine ve alfabenin tarihine...

Pompeii’de Yeni Keşif: Porta Sarno Nekropolü’nde Yaşam Boyu Aşkı Tasvir Eden Antik Mezar Rölyefi Gün Yüzüne Çıktı

4 Nisan 2025

4 Nisan 2025

Pompeii’nin tarihi dokusunu aydınlatan çarpıcı bir keşif, Porta Sarno nekropolünde yapıldı. Universitat de València ve Pompeii Arkeolojik Parkı’nın ortak yürüttüğü...

Verona’da “Minyatür Pompeii” Bulundu

15 Haziran 2021

15 Haziran 2021

M. S. 79 yılında dünyanın en büyük doğal felaketi Vezüv yanardağının patlaması ile dönemin en görkemli antik kenti Pompeii yok...

Hvar Adası’nda Yeni Bir Geç Antik Nekropol Keşfedildi

11 Haziran 2021

11 Haziran 2021

Hırvatistan‘ın Hvar kasabasındaki aynı adla anılan Hvar Adası’nda bulunan Radoevi Sarayı’nın bahçesindeki koruma kazıları, iki ay süren yoğun arkeolojik çalışmaların...

Arnavutluk’ta Çifte Yazıtlı Roma Mezarı: Dibra Bölgesinde İlk Anıtsal Keşif

5 Eylül 2025

5 Eylül 2025

Arkeologlar, Arnavutluk’un kuzeyindeki tarihi Dibra bölgesinde, Roma dönemine ait anıtsal bir mezar keşfetti. Strikçan köyünde bulunan yapı, hem gömülen kişi...

Kanada’da en eski İngiliz madeni parası ortaya çıkarıldı

14 Kasım 2021

14 Kasım 2021

Doğu Newfoundland’daki arkeologlar, 520 yıldan daha uzun bir süre önce 1493 ile 1499 arasında basılmış nadir bulunan iki kuruşluk bir...

Rutland’da Köleliğin Nadir Kanıtı Olarak Tanımlanan Zincirlenmiş Bir İskelet Bulundu

7 Haziran 2021

7 Haziran 2021

Arkeologlar, Rutland’da bir kuyuya atılmış bir suçlu olabileceği düşünülen bir Roma kölesinin iskeletini buldular. Uzmanlara göre yetişkin erkek, bir hendekte...

Laodikya’da Ortaya Çıkarılan Gizli Kiliseli Ev

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

Denizli sınırları içerisinde yer alan antik kent Laodikya’da kazı çalışmaları sırasında içerisinde bir kilisede  bulunan 20 odalı bir peristilyum ortaya...

Türkiye’nin İlk Kadın Arkeoloğu “Jale İnan”

8 Mart 2021

8 Mart 2021

Türkiye’nin ilk kadın arkeoloğu olan Jale İnan, Türk arkeoloji dünyası adına çok güzel işlere imza atmış, alanında ilk kadın uzman olarak ismini...

Caligula’nın Ünlü Zevk Bahçesi

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

12 Sezar’ın dördüncüsü olan Caligula (31 Ağustos 12- 24 Ocak 41) – resmi adı- Gaius Julius Caesar Germanicus – Julio-Claudian...

Antik Yunan Medeniyetinde Şifacı Kadınlar

8 Kasım 2020

8 Kasım 2020

Antik Yunan kaynaklarında kadınlar çeşitli ilaç hazırlama tekniklerinde uzmanlaşmış olsalar dahi genelde bilgilerini kötü yönde kullandıkları düşünülmüş ve yazılmıştır. İnsanlar,...

Bulgaristan’da 1500 Yıllık Roma Yerleşimi Gün Yüzüne Çıktı

21 Mart 2025

21 Mart 2025

Bulgaristan’ın Pazarcık bölgesindeki Borimeçkovo köyü yakınlarında, doğalgaz boru hattı projesi öncesi yapılan arkeolojik kazılarda, Geç Roma dönemine ait ve yangınla...

Büyük İskender’in Annesinin Mezarı Bulundu

11 Temmuz 2021

11 Temmuz 2021

Profesör Athanasios Bidas, antik dönemin güçlü imparatoru Makedonya kralı Helen Birliği’nin lideri Büyük İskender’in annesinin mezarının bulunduğunu doğruladı. 20’li yaşlarda Makedonya...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]