6 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Bu Festivale Katılan Erkekler Hadım Ediliyordu! Antik Çağda Erkeklerin Katılmasının Yasak Olduğu Festivaller

Antik Çağ’da kutlanan bir çok festival vardı. Bu festivallerdeki amaç Tanrı ve Tanrıçaların onurlandırılmalarıdır. Bereket ve bolluk için yapılan bu kutlamaların bazılarına erkeklerin katılması hayal bile edilemezdi. Bu festivallerin yönetimi statü sahibi kadınlar tarafından yapılmaktaydı.

Bu festivallerin en önemlilerinden biri de sonbahar ayında kutlanan Thesmophoria Festivalidir.

Şenlik adını tanrıça Demeter’in sıfatlarından biri olan Thesmophoros’dan almaktadır. Ekinlerin ekilme zamanı olan ekim – kasım ayları içerisinde üç gün süren bu şenlikler Antik takvime göre Pyanopsion ayının 11, 12 ve 13. günlerinde kutlanırdı. Düzenlendiği tarihlerde farklılıklar olmasına rağmen şenliğin toprağa tohum atılırken gerçekleştiği bilinmektedir.

Thesmophoria’nın üç gününe de farklı isimler verilmiştir. Birinci gününe “Anados”, ikinci gününe “Nesteia” ve üçüncü gününe “Kalligeneia” denilirdi.

Thesmophoria’nın, verimliliği artırmanın temel amaç olarak belirlendiği bir festival olduğu bilinmektedir. Festivalde verimliliği artırmak için farklı ritüeller yapılmaktadır. Bunların başında domuz kurban edilmesi gelmektedir. Diğer tarım festivallerinde olduğu gibi Thesmophoria’da da temel figür kadındır. Burada kadının doğurganlığının bereketi sembolize ettiği düşünülmektedir. Zaten tarım ile alakalı başlıca tanrıçalardan olan Demeter’in, kadın olarak görülmesinin de asıl sebebi budur. Bu tür festivallerde doğurganlıkta erkeğin rolünün kavranmamış olmasından dolayı erkeklere rol verilmemiştir.

Festivalde gizliliğin hayati bir önem taşıdığı görülmektedir. Gizlice şenliklere katılan erkeklerin şenlikte bulunan kadınlar tarafından hadım edildiği söylenceler arasında yer almaktadır. Erkeklerin sadece ritüellere katılması değil ilgili hikayeleri dinlemesi bile yasaktır. Bize ulaşan bilgilerin bu kadar kısıtlı olmasının bir sebebi de budur. Aristophanes’in Thesmophoriazousai adlı oyununda Thesmophoria ile alakalı oldukça kısıtlı ve sığ bilgiler vermektedir.

Kadınlar için bu festivalin çok önemli olduğu ortadadır. Atina şehrinde ve çevresindeki tapınaklarda üç gün süreyle kutlanan bu festivalde evlerde bulunan kadınlar evin hanımı ile birlikte Demeter tapınağına gidip burada kamp yapmaktaydılar. Burada kadınların mevsim döngüsünde yeni tarım dönemini kutladıkları düşünülmektedir. Ana besin maddesi olarak kullanılan tahıllar için de şükür ettikleri olasıdır.

Tanrıça Demeter onuruna kutlanan bayramın, tanrıçanın Thesmophoros sıfatıyla alakalı olmasından dolayı, bayrama katılan genç kız ya da kadınların evliliğe ya da anneliğe hazırlığı açısından da bir değer taşıdığı bilinmektedir.

Ekim ve Kasım ayında kutlanan bu festivalde kadınlar bütün festival boyunca nar meyvesini yemezlerdi. Çünkü Hades Persephoneyi kandırmak için nar vermiştir. Tanrıça Demeterin kızı Persephone’nin kaçırılırken çiçek takmasından dolayı, törene katılan kadınlar da taç takmazdı.

Sonuç olarak bakıldığında Tanrıça Demeter adına düzenlenen Thesmophoria festivali, kadınların Demeter Tapınağında kamp kurarak egemenliklerini ilan ettikleri üç günlük bir bereket festivali olarak tanımlanabilmektedir. Tarım ile alakalı diğer festivallerde olduğu gibi sunuların ve kurbanların gerçekleştirildiği festivalin kadınlara özgü olması ve erkeklerin uzak tutulmasından dolayı arkasında kesin bilgiler bırakmamıştır. Bu dönem yazarlarının erkek olması nedeniyle çok fazla bilgi edinilememektedir.

Haloa Festivali

Yine antik çağda sadece kadınlar tarafından kutlanan bir diğer festivalde Haloa Festivalidir.

Haloa Festivali, Thesmophoria festivali gibi yalnızca kadınlar tarafından kutlanılan bir bayramdır. Thesmophoria’dan farklı olarak bütün demoslarda kutlanılmaz; sadece Eleusis kentinde kutlanılırdı. Festival kışın tam ortasında, Poseidon yani aralık – ocak ayında Demeter ve kızı Persephone adına düzenlenirdi. Kelime olarak “meyve bahçesi” ya da “meyve ağaçları” anlamına gelen Haloa, genel olarak bakıldığında her türlü bitkinin toprağa dikilmesi sebebiyle verimlilik ve doğurganlığı ifade ederdi.

Şenliğin kutlandığı dönem olan kış aylarından Ocak ayı, bütün doğanın bahara kadar toprak altına çekildiği ve kışın en sert yüzünü gösterdiği zamandır. Kısalan günlerde güneş yüzünü daha az gösterir ve bitkilerin büyüme hızı minimuma iner. Bu durumda insanlar yazın tekrar gelmesi için bir takım dinsel ritüeller ile cinsel veya tarımsal sembollerin yardımıyla torağı tekrar canlandırmayı ve doğurganlığı uyandırmayı amaçlamıştır. Burada hayvanların baharda veya yazın yavrularını dünyaya getirmesi de insanların dikkatini çekmiş ve beslemekte oldukları hayvanların yavrularının dünyaya gelmesi için cinsel ritüelleri gerçekleştirmiş olmalıdırlar.

Thesmophoria festivalinde yenilmeyen nar bu festivalde bereketi temsil etmektedir. Bolca kullanıldığı buğday gibi bolluğa ve berekete işaret ettiği görülmektedir.

Bu yazımızda Meltem Çağlayan Takımcı’nın Yüksek Lisans tezinden alıntılar yapılmıştır.
Banner
Related Articles

Roma Dönemi Hispania’sında Keşfedilen Bilinen En Eski Taş Kalıp, Sikke Üretimine Işık Tutuyor

29 Mart 2025

29 Mart 2025

İspanya’nın Porcuna kentinde, antik Obulco yerleşiminde yapılan kazılar, Roma Hispania’sında madeni para üretiminin en eski kanıtını gün yüzüne çıkardı. Jaén...

Verona’da “Minyatür Pompeii” Bulundu

15 Haziran 2021

15 Haziran 2021

M. S. 79 yılında dünyanın en büyük doğal felaketi Vezüv yanardağının patlaması ile dönemin en görkemli antik kenti Pompeii yok...

İsviçre’de kayıkhane inşaatı sırasında bir Roma amfitiyatrosu keşfedildi

21 Ocak 2022

21 Ocak 2022

Aargau Kanton Arkeolojisi’nden arkeologlar, İsviçre’nin Aargau kantonunda bulunan Kaiseraugst’ta bir Roma amfitiyatrosu keşfini duyurdular. Amfi tiyatro, Ren Nehri üzerindeki Kaiseraugst’taki...

Ege antik kentlerinde bulunan taşlar Yunan masa oyununun parçası olabilir

10 Ekim 2022

10 Ekim 2022

Arkeologlar, Ege ve Akdeniz’de yer alan antik yerleşimlerde bulunan taş kürelerin, Yunan masa oyununun bir parçası olabileceğini düşünüyorlar. Yunan masa...

İtalyan arkeologlar, çamurun içinde çok iyi korunmuş 24 bronz heykel çıkardılar

10 Kasım 2022

10 Kasım 2022

İtalya’nın başkenti Roma’nın kuzeyinde bir eski hamamın çamur kalıntıları içinde çok iyi korunmuş 24 bronz heykel keşfedildi. Keşfi gerçekleştiren İtalyan...

Caligula’nın çılgın partilerini düzenlediği yüzen sarayları

23 Nisan 2023

23 Nisan 2023

Roma tarihinin en kötü imparatorlarından biri olan Caligula (Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus) MS 12 – MS 41 yılları arasında...

Antik Dünya’da akşamdan kalanlar için uygulanan ilginç tedavi yöntemi

10 Kasım 2021

10 Kasım 2021

Felekten bir gece çalalım diye başlayan eğlencelerin sabahı her zaman hoş olmuyor. Ertesi günün sabahı gözler, şiddetli baş ağrısı, mide...

Hırvatistan’daki Nadir Mithras Kutsal Alanı, Romalıların Açık Havada İbadet Etmiş Olabileceğini Gösteriyor

6 Haziran 2026

6 Haziran 2026

Hırvatistan’ın Adriyatik kıyısına yakın Močići bölgesindeki nadir bir Mithras kutsal alanı, Roma İmparatorluğu’nun en gizemli dini kültlerinden birine dair yerleşik...

Etrüsklerin 2000 yıllık köken gizemi hakkında şaşırtıcı son çalışma

25 Eylül 2021

25 Eylül 2021

Antik iskeletlerden alınan DNA’nın genetik analizi, 2000 yılı aşkın süredir araştırmacıları büyüleyen bir bulmacaya, Etrüsklerin kökenine cevap vermiş gibi görünüyor:...

Pakistan’da 2 bin 300 yıllık Budist tapınağı bulundu

23 Aralık 2021

23 Aralık 2021

Pakistanlı ve İtalyan arkeologlardan oluşan ortak bir ekip tarafından Kuzeybatı Pakistan’da 2300 yıllık bir Budist Tapınağının kalıntıları keşfedildi. ISMEO olarak...

İmparator Neron: Zalim Bir Yönetici mi Yoksa Zengin Aristokrat Düşmanı mı?

10 Kasım 2020

10 Kasım 2020

Günümüzden yaklaşık 2000 yıl öncesinde İmparator Nero‘nun (Neron) Roma’yı yaktığı söylencesi İmparator Nero’ya Romanın en kötü şöhretini getirmiştir.  Roma’yı yaktığı...

Romalılar, şarabı nasıl lezzetlendirdi

3 Temmuz 2022

3 Temmuz 2022

Şarap, tarihin her döneminde görülen bir içecektir. Gündelik tüketilen içecek olması dışında şaraba, mitsel bir değer ve anlam yüklenir ve...

Fas’ta ilk kez bir Roma askeri gözetleme kulesi bulundu

7 Kasım 2022

7 Kasım 2022

Türünün ilk örneği olan bir Roma askeri gözetleme kulesi, Fas’ın kuzeyindeki Volubilis antik kentinde Polonyalı ve Faslı arkeologlardan oluşan bir...

Mısır’da Kölelerin Yaşamı Düşündüğümüz Kadar Zor Değildi!

23 Ekim 2020

23 Ekim 2020

Mısır Bilimci Dr. Andrzej Ćwiek Mısır’daki kölelerin hayatının düşündüğümüz kadar zor olmadığını anlatıyor. Popüler düşüncenin aksine Piramitlerin yapımında kölelerin çalışmadığını...

Yunanistan’ın Akropolisi Çimentolama Kararına Tepkiler Büyüyor

3 Kasım 2020

3 Kasım 2020

Yunanistan kültür bakanlığı Akropolis’teki anıtların ziyaret koşullarını iyileştirmek adına Atina Parthenon’un üzerinde çalışma kararı aldı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Akropol’de sunulan...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]