20 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Bu Festivale Katılan Erkekler Hadım Ediliyordu! Antik Çağda Erkeklerin Katılmasının Yasak Olduğu Festivaller

Antik Çağ’da kutlanan bir çok festival vardı. Bu festivallerdeki amaç Tanrı ve Tanrıçaların onurlandırılmalarıdır. Bereket ve bolluk için yapılan bu kutlamaların bazılarına erkeklerin katılması hayal bile edilemezdi. Bu festivallerin yönetimi statü sahibi kadınlar tarafından yapılmaktaydı.

Bu festivallerin en önemlilerinden biri de sonbahar ayında kutlanan Thesmophoria Festivalidir.

Şenlik adını tanrıça Demeter’in sıfatlarından biri olan Thesmophoros’dan almaktadır. Ekinlerin ekilme zamanı olan ekim – kasım ayları içerisinde üç gün süren bu şenlikler Antik takvime göre Pyanopsion ayının 11, 12 ve 13. günlerinde kutlanırdı. Düzenlendiği tarihlerde farklılıklar olmasına rağmen şenliğin toprağa tohum atılırken gerçekleştiği bilinmektedir.

Thesmophoria’nın üç gününe de farklı isimler verilmiştir. Birinci gününe “Anados”, ikinci gününe “Nesteia” ve üçüncü gününe “Kalligeneia” denilirdi.

Thesmophoria’nın, verimliliği artırmanın temel amaç olarak belirlendiği bir festival olduğu bilinmektedir. Festivalde verimliliği artırmak için farklı ritüeller yapılmaktadır. Bunların başında domuz kurban edilmesi gelmektedir. Diğer tarım festivallerinde olduğu gibi Thesmophoria’da da temel figür kadındır. Burada kadının doğurganlığının bereketi sembolize ettiği düşünülmektedir. Zaten tarım ile alakalı başlıca tanrıçalardan olan Demeter’in, kadın olarak görülmesinin de asıl sebebi budur. Bu tür festivallerde doğurganlıkta erkeğin rolünün kavranmamış olmasından dolayı erkeklere rol verilmemiştir.

Festivalde gizliliğin hayati bir önem taşıdığı görülmektedir. Gizlice şenliklere katılan erkeklerin şenlikte bulunan kadınlar tarafından hadım edildiği söylenceler arasında yer almaktadır. Erkeklerin sadece ritüellere katılması değil ilgili hikayeleri dinlemesi bile yasaktır. Bize ulaşan bilgilerin bu kadar kısıtlı olmasının bir sebebi de budur. Aristophanes’in Thesmophoriazousai adlı oyununda Thesmophoria ile alakalı oldukça kısıtlı ve sığ bilgiler vermektedir.

Kadınlar için bu festivalin çok önemli olduğu ortadadır. Atina şehrinde ve çevresindeki tapınaklarda üç gün süreyle kutlanan bu festivalde evlerde bulunan kadınlar evin hanımı ile birlikte Demeter tapınağına gidip burada kamp yapmaktaydılar. Burada kadınların mevsim döngüsünde yeni tarım dönemini kutladıkları düşünülmektedir. Ana besin maddesi olarak kullanılan tahıllar için de şükür ettikleri olasıdır.

Tanrıça Demeter onuruna kutlanan bayramın, tanrıçanın Thesmophoros sıfatıyla alakalı olmasından dolayı, bayrama katılan genç kız ya da kadınların evliliğe ya da anneliğe hazırlığı açısından da bir değer taşıdığı bilinmektedir.

Ekim ve Kasım ayında kutlanan bu festivalde kadınlar bütün festival boyunca nar meyvesini yemezlerdi. Çünkü Hades Persephoneyi kandırmak için nar vermiştir. Tanrıça Demeterin kızı Persephone’nin kaçırılırken çiçek takmasından dolayı, törene katılan kadınlar da taç takmazdı.

Sonuç olarak bakıldığında Tanrıça Demeter adına düzenlenen Thesmophoria festivali, kadınların Demeter Tapınağında kamp kurarak egemenliklerini ilan ettikleri üç günlük bir bereket festivali olarak tanımlanabilmektedir. Tarım ile alakalı diğer festivallerde olduğu gibi sunuların ve kurbanların gerçekleştirildiği festivalin kadınlara özgü olması ve erkeklerin uzak tutulmasından dolayı arkasında kesin bilgiler bırakmamıştır. Bu dönem yazarlarının erkek olması nedeniyle çok fazla bilgi edinilememektedir.

Haloa Festivali

Yine antik çağda sadece kadınlar tarafından kutlanan bir diğer festivalde Haloa Festivalidir.

Haloa Festivali, Thesmophoria festivali gibi yalnızca kadınlar tarafından kutlanılan bir bayramdır. Thesmophoria’dan farklı olarak bütün demoslarda kutlanılmaz; sadece Eleusis kentinde kutlanılırdı. Festival kışın tam ortasında, Poseidon yani aralık – ocak ayında Demeter ve kızı Persephone adına düzenlenirdi. Kelime olarak “meyve bahçesi” ya da “meyve ağaçları” anlamına gelen Haloa, genel olarak bakıldığında her türlü bitkinin toprağa dikilmesi sebebiyle verimlilik ve doğurganlığı ifade ederdi.

Şenliğin kutlandığı dönem olan kış aylarından Ocak ayı, bütün doğanın bahara kadar toprak altına çekildiği ve kışın en sert yüzünü gösterdiği zamandır. Kısalan günlerde güneş yüzünü daha az gösterir ve bitkilerin büyüme hızı minimuma iner. Bu durumda insanlar yazın tekrar gelmesi için bir takım dinsel ritüeller ile cinsel veya tarımsal sembollerin yardımıyla torağı tekrar canlandırmayı ve doğurganlığı uyandırmayı amaçlamıştır. Burada hayvanların baharda veya yazın yavrularını dünyaya getirmesi de insanların dikkatini çekmiş ve beslemekte oldukları hayvanların yavrularının dünyaya gelmesi için cinsel ritüelleri gerçekleştirmiş olmalıdırlar.

Thesmophoria festivalinde yenilmeyen nar bu festivalde bereketi temsil etmektedir. Bolca kullanıldığı buğday gibi bolluğa ve berekete işaret ettiği görülmektedir.

Bu yazımızda Meltem Çağlayan Takımcı’nın Yüksek Lisans tezinden alıntılar yapılmıştır.
Banner
Benzer Yazılar

2100 yıllık kadın iskeleti bronz deniz kızı yatağında yatarken bulundu

5 Haziran 2022

5 Haziran 2022

Arkeologlar, Yunanistan’ın kuzeyindeki Kozani kenti yakınlarında bronz bir deniz kızı yatağında yatan 2100 yıllık bir kadının iskeletini buldular. MÖ 1....

Almanya’nın Unutulmuş Roma Köşesi: Delbrück-Bentfeld Kazılarında Şaşırtıcı Keşifler

9 Nisan 2025

9 Nisan 2025

Kuzeybatı Almanya’nın sakin kırsalında, Delbrück-Bentfeld bölgesinde yapılan arkeolojik kazılar, Roma İmparatorluğu’nun sınırlarının ötesinde, beklenmedik bir Roma varlığını ortaya çıkardı. Bu...

Antik Dünya’nın En Büyük Dairesel Mezarı Açılıyor

24 Aralık 2020

24 Aralık 2020

Julius Caesar’dan İmparatorluk görevini devir alan Augustus’un 2014’te açılması beklenen devasa anıt mezarın yıllardır devam eden resterasyon çalışmaları nihayet sona...

Romalılar, şarabı nasıl lezzetlendirdi

3 Temmuz 2022

3 Temmuz 2022

Şarap, tarihin her döneminde görülen bir içecektir. Gündelik tüketilen içecek olması dışında şaraba, mitsel bir değer ve anlam yüklenir ve...

İtalya’da Nebatilere ait bir tapınağın kalıntılarına ulaşıldı

12 Nisan 2023

12 Nisan 2023

İtalyan sualtı arkeologları, MS 1. yüzyıla tarihlenen Nebatilere ait bir tapınağın iki mermer sunağını keşfettiler. Sunaklar, İtalya’nın Campania bölgesindeki Phlegrean...

Rutland’da Köleliğin Nadir Kanıtı Olarak Tanımlanan Zincirlenmiş Bir İskelet Bulundu

7 Haziran 2021

7 Haziran 2021

Arkeologlar, Rutland’da bir kuyuya atılmış bir suçlu olabileceği düşünülen bir Roma kölesinin iskeletini buldular. Uzmanlara göre yetişkin erkek, bir hendekte...

Roma İmparatorluğunun zümrüt madenleri göçebelerin eline geçmiş olabilir

7 Mart 2022

7 Mart 2022

Universitat Autònoma de Barcelona ve Varşova Üniversitesi’nden arkeologlar tarafından yapılan yeni araştırma, Roma İmparatorluğu zümrüt madenlerinin 4. yüzyılda göçebelerin eline...

Vatikan ilk kez bir nekropolü halkın ziyaretine açıyor

17 Kasım 2023

17 Kasım 2023

Vatikan tarihinde ilk kez şehrin altında yer alan bir nekropolün halkın ziyaretine açılmasına izin veriyor. Vatikan’ın altında yer alan antik...

Amos Antik Kentinde Bir Mezar İçin Kurtarma Kazısı Yapılacak

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Amos antik kentinde kaçak kazı aramaları sonucu bulunmuş bir mezarda kurtarma kazısı yapılacak. Antik Amos harabelerine...

Arkeologlar, Haltern’deki Roma askeri kampının bulunduğu yerde iki küçük Roma tapınağı keşfettiler

12 Kasım 2023

12 Kasım 2023

Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde yer alan Haltern bölgesinde eski Roma askeri kampının bulunduğu yerde iki küçük Roma tapınağı temel kalıntıları...

Atina’da Yunan Tanrısı Hermes’e Ait Heykel Başı Bulundu

17 Kasım 2020

17 Kasım 2020

Antik Yunan Medeniyeti mitolojisinde yolcuların, tüccarların, habercilerin, kumarbazların ve hırsızların tanrısı olarak nitelendirilen Hermes’e ait heykel başı Atina‘da bulundu. Yunanistan...

Gizemli Antik Yunan “Ejderha Evleri”

25 Temmuz 2021

25 Temmuz 2021

Yunanistan’da ejderhalarla hiçbir ilgisi olmamasına rağmen “drakospita” veya ejderha evleri adı verilen gizemli bir antik Yunan evleri bulunuyor. Antik Yunan...

Bulgaristan’da 1500 Yıllık Roma Yerleşimi Gün Yüzüne Çıktı

21 Mart 2025

21 Mart 2025

Bulgaristan’ın Pazarcık bölgesindeki Borimeçkovo köyü yakınlarında, doğalgaz boru hattı projesi öncesi yapılan arkeolojik kazılarda, Geç Roma dönemine ait ve yangınla...

2000 yıllık muhteşem Roma mavisi cam kase bulundu

23 Ocak 2022

23 Ocak 2022

Hollanda’nın en eski şehirlerinden biri olan Nijmegen’deki Winkelsteeg’de kapsamlı bir konut ve yeşil alan geliştirme alanında kazı yapan arkeologlar, kusursuz...

Kuzey İngiltere’nin Carlisle kentinde ortaya çıkarılan iki anıtsal Roma heykel başı

25 Mayıs 2023

25 Mayıs 2023

3. yüzyılın başlarına tarihlendirilen iki anıtsal Roma heykel başı, kuzey İngiltere’deki Carlisle’deki bir kriket kulübünde yapılan kazılar sırasında ortaya çıkarıldı....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]