27 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Bu Festivale Katılan Erkekler Hadım Ediliyordu! Antik Çağda Erkeklerin Katılmasının Yasak Olduğu Festivaller

Antik Çağ’da kutlanan bir çok festival vardı. Bu festivallerdeki amaç Tanrı ve Tanrıçaların onurlandırılmalarıdır. Bereket ve bolluk için yapılan bu kutlamaların bazılarına erkeklerin katılması hayal bile edilemezdi. Bu festivallerin yönetimi statü sahibi kadınlar tarafından yapılmaktaydı.

Bu festivallerin en önemlilerinden biri de sonbahar ayında kutlanan Thesmophoria Festivalidir.

Şenlik adını tanrıça Demeter’in sıfatlarından biri olan Thesmophoros’dan almaktadır. Ekinlerin ekilme zamanı olan ekim – kasım ayları içerisinde üç gün süren bu şenlikler Antik takvime göre Pyanopsion ayının 11, 12 ve 13. günlerinde kutlanırdı. Düzenlendiği tarihlerde farklılıklar olmasına rağmen şenliğin toprağa tohum atılırken gerçekleştiği bilinmektedir.

Thesmophoria’nın üç gününe de farklı isimler verilmiştir. Birinci gününe “Anados”, ikinci gününe “Nesteia” ve üçüncü gününe “Kalligeneia” denilirdi.

Thesmophoria’nın, verimliliği artırmanın temel amaç olarak belirlendiği bir festival olduğu bilinmektedir. Festivalde verimliliği artırmak için farklı ritüeller yapılmaktadır. Bunların başında domuz kurban edilmesi gelmektedir. Diğer tarım festivallerinde olduğu gibi Thesmophoria’da da temel figür kadındır. Burada kadının doğurganlığının bereketi sembolize ettiği düşünülmektedir. Zaten tarım ile alakalı başlıca tanrıçalardan olan Demeter’in, kadın olarak görülmesinin de asıl sebebi budur. Bu tür festivallerde doğurganlıkta erkeğin rolünün kavranmamış olmasından dolayı erkeklere rol verilmemiştir.

Festivalde gizliliğin hayati bir önem taşıdığı görülmektedir. Gizlice şenliklere katılan erkeklerin şenlikte bulunan kadınlar tarafından hadım edildiği söylenceler arasında yer almaktadır. Erkeklerin sadece ritüellere katılması değil ilgili hikayeleri dinlemesi bile yasaktır. Bize ulaşan bilgilerin bu kadar kısıtlı olmasının bir sebebi de budur. Aristophanes’in Thesmophoriazousai adlı oyununda Thesmophoria ile alakalı oldukça kısıtlı ve sığ bilgiler vermektedir.

Kadınlar için bu festivalin çok önemli olduğu ortadadır. Atina şehrinde ve çevresindeki tapınaklarda üç gün süreyle kutlanan bu festivalde evlerde bulunan kadınlar evin hanımı ile birlikte Demeter tapınağına gidip burada kamp yapmaktaydılar. Burada kadınların mevsim döngüsünde yeni tarım dönemini kutladıkları düşünülmektedir. Ana besin maddesi olarak kullanılan tahıllar için de şükür ettikleri olasıdır.

Tanrıça Demeter onuruna kutlanan bayramın, tanrıçanın Thesmophoros sıfatıyla alakalı olmasından dolayı, bayrama katılan genç kız ya da kadınların evliliğe ya da anneliğe hazırlığı açısından da bir değer taşıdığı bilinmektedir.

Ekim ve Kasım ayında kutlanan bu festivalde kadınlar bütün festival boyunca nar meyvesini yemezlerdi. Çünkü Hades Persephoneyi kandırmak için nar vermiştir. Tanrıça Demeterin kızı Persephone’nin kaçırılırken çiçek takmasından dolayı, törene katılan kadınlar da taç takmazdı.

Sonuç olarak bakıldığında Tanrıça Demeter adına düzenlenen Thesmophoria festivali, kadınların Demeter Tapınağında kamp kurarak egemenliklerini ilan ettikleri üç günlük bir bereket festivali olarak tanımlanabilmektedir. Tarım ile alakalı diğer festivallerde olduğu gibi sunuların ve kurbanların gerçekleştirildiği festivalin kadınlara özgü olması ve erkeklerin uzak tutulmasından dolayı arkasında kesin bilgiler bırakmamıştır. Bu dönem yazarlarının erkek olması nedeniyle çok fazla bilgi edinilememektedir.

Haloa Festivali

Yine antik çağda sadece kadınlar tarafından kutlanan bir diğer festivalde Haloa Festivalidir.

Haloa Festivali, Thesmophoria festivali gibi yalnızca kadınlar tarafından kutlanılan bir bayramdır. Thesmophoria’dan farklı olarak bütün demoslarda kutlanılmaz; sadece Eleusis kentinde kutlanılırdı. Festival kışın tam ortasında, Poseidon yani aralık – ocak ayında Demeter ve kızı Persephone adına düzenlenirdi. Kelime olarak “meyve bahçesi” ya da “meyve ağaçları” anlamına gelen Haloa, genel olarak bakıldığında her türlü bitkinin toprağa dikilmesi sebebiyle verimlilik ve doğurganlığı ifade ederdi.

Şenliğin kutlandığı dönem olan kış aylarından Ocak ayı, bütün doğanın bahara kadar toprak altına çekildiği ve kışın en sert yüzünü gösterdiği zamandır. Kısalan günlerde güneş yüzünü daha az gösterir ve bitkilerin büyüme hızı minimuma iner. Bu durumda insanlar yazın tekrar gelmesi için bir takım dinsel ritüeller ile cinsel veya tarımsal sembollerin yardımıyla torağı tekrar canlandırmayı ve doğurganlığı uyandırmayı amaçlamıştır. Burada hayvanların baharda veya yazın yavrularını dünyaya getirmesi de insanların dikkatini çekmiş ve beslemekte oldukları hayvanların yavrularının dünyaya gelmesi için cinsel ritüelleri gerçekleştirmiş olmalıdırlar.

Thesmophoria festivalinde yenilmeyen nar bu festivalde bereketi temsil etmektedir. Bolca kullanıldığı buğday gibi bolluğa ve berekete işaret ettiği görülmektedir.

Bu yazımızda Meltem Çağlayan Takımcı’nın Yüksek Lisans tezinden alıntılar yapılmıştır.
Banner
Benzer Yazılar

Amazon Kadın Savaşçıları Gerçekten Var mıydı?

6 Şubat 2021

6 Şubat 2021

Tarihte savaşçı kadınlar olarak bilinen Amazonlar‘ın varlığı arkeoloji ve tarih biliminde sürekli tartışılan konu olmuştur. Kimi bilim insanları, bu savaşçı...

Etrüsklerin 2000 yıllık köken gizemi hakkında şaşırtıcı son çalışma

25 Eylül 2021

25 Eylül 2021

Antik iskeletlerden alınan DNA’nın genetik analizi, 2000 yılı aşkın süredir araştırmacıları büyüleyen bir bulmacaya, Etrüsklerin kökenine cevap vermiş gibi görünüyor:...

Runik Yazıtlı Hz. İsa’nın Sözleri Olan Tahta Parçası Bulundu

30 Aralık 2021

30 Aralık 2021

Norveç’te arkeologlar Oslo’da Medieval Park’ta runik yazıtlı üzerinde Hz.İsa’nın sözleri olarak bilinen tahta parçası buldu. Buluntu yerinde ayrıca yine runik...

Antikythera mekanizmasının bulunduğu yerde devasa mermer kafa ortaya çıktı

20 Haziran 2022

20 Haziran 2022

Yunanistan Kültür Bakanlığı, dünyanın ilk analog bilgisayarı olarak kabul edilen Antikythera mekanizmasının çıkarıldığı yerde devasa mermer kafanın bulunduğunu bildirdi. 1900’lü...

Freskleri ile ünlü Trak Kral Mezarı “Aleksandrovo”

15 Ağustos 2021

15 Ağustos 2021

Traklar, günümüz Doğu Trakya, Bulgaristan ve Kuzey Yunanistan’da yaşamış Hint-Avrupa kökenli Antik Çağ halkıdır. Traklar, varlıklarını Büyük İskender’in M. Ö....

Obsidyen taşlarının analizi Minos Uygarlığı’nın yıkılış düşüncelerine farklı boyut kazandırıyor

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Tunç Çağı döneminde Girit Adası’nda yüksek medeniyet kuran Minos Uygarlığı’nın yıkılıp Miken Uygarlığına evrilme süreci üzerine kurulan teorileri sarsacak yeni...

Tunç Çağı’nda Kullanılan Linear A Yazı Sistemi

15 Temmuz 2021

15 Temmuz 2021

Sümerlilerin ekonomik hayatın bir gereği olarak buldukları yazı tarihsel süreç içerinde birçok aşama geçirmiştir. Bu aşamalardan birisi de Minos uygarlığının...

Pompeii’de Yeni Keşif: Porta Sarno Nekropolü’nde Yaşam Boyu Aşkı Tasvir Eden Antik Mezar Rölyefi Gün Yüzüne Çıktı

4 Nisan 2025

4 Nisan 2025

Pompeii’nin tarihi dokusunu aydınlatan çarpıcı bir keşif, Porta Sarno nekropolünde yapıldı. Universitat de València ve Pompeii Arkeolojik Parkı’nın ortak yürüttüğü...

Sağanak Yağış 2500 Yıllık Boğa Heykelciğini Ortaya Çıkardı

19 Mart 2021

19 Mart 2021

Yunanistan’da sağanak yağış 2500 yıllık boğa heykelciğini ortaya çıkardı. Antik Olympia’da bir arkeolog gerçekleştirdiği rutin arazi incelemesi sırasında 2500 yıllık...

Hvar Adası’nda Yeni Bir Geç Antik Nekropol Keşfedildi

11 Haziran 2021

11 Haziran 2021

Hırvatistan‘ın Hvar kasabasındaki aynı adla anılan Hvar Adası’nda bulunan Radoevi Sarayı’nın bahçesindeki koruma kazıları, iki ay süren yoğun arkeolojik çalışmaların...

Avrupa’nın En Eski Okunabilir El Yazması Derveni Papirüsü

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Derveni Papirüsü, Makedonyalı II. Filip döneminde M.Ö. 340 ila 320 yılları arasında tarihlendirilen, Avrupa’nın en eski okunabilir el yazması eseri...

2100 yıllık kadın iskeleti bronz deniz kızı yatağında yatarken bulundu

5 Haziran 2022

5 Haziran 2022

Arkeologlar, Yunanistan’ın kuzeyindeki Kozani kenti yakınlarında bronz bir deniz kızı yatağında yatan 2100 yıllık bir kadının iskeletini buldular. MÖ 1....

Atina’da Yunan Tanrısı Hermes’e Ait Heykel Başı Bulundu

17 Kasım 2020

17 Kasım 2020

Antik Yunan Medeniyeti mitolojisinde yolcuların, tüccarların, habercilerin, kumarbazların ve hırsızların tanrısı olarak nitelendirilen Hermes’e ait heykel başı Atina‘da bulundu. Yunanistan...

Mısır’da 59 Antik Tabut Bulundu

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Mısır‘daki arkeologlar, 2500 yıldan daha uzun bir süre önce gömülmüş 59 adet iyi korunmuş ve mühürlenmiş ahşap tabutun keşfini duyurdu....

Euromos Antik Kentine Ait Zeus Tapınağı Eski İhtişamına Kavuşuyor

18 Mart 2021

18 Mart 2021

Muğla iline bağlı Selimiye’nin 4 km güneydoğusunda bulunan antik şehrin Milasa olan uzaklığı 12 kilometredir. Euromos antik kenti, oldukça iyi...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]