20 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Bu Festivale Katılan Erkekler Hadım Ediliyordu! Antik Çağda Erkeklerin Katılmasının Yasak Olduğu Festivaller

Antik Çağ’da kutlanan bir çok festival vardı. Bu festivallerdeki amaç Tanrı ve Tanrıçaların onurlandırılmalarıdır. Bereket ve bolluk için yapılan bu kutlamaların bazılarına erkeklerin katılması hayal bile edilemezdi. Bu festivallerin yönetimi statü sahibi kadınlar tarafından yapılmaktaydı.

Bu festivallerin en önemlilerinden biri de sonbahar ayında kutlanan Thesmophoria Festivalidir.

Şenlik adını tanrıça Demeter’in sıfatlarından biri olan Thesmophoros’dan almaktadır. Ekinlerin ekilme zamanı olan ekim – kasım ayları içerisinde üç gün süren bu şenlikler Antik takvime göre Pyanopsion ayının 11, 12 ve 13. günlerinde kutlanırdı. Düzenlendiği tarihlerde farklılıklar olmasına rağmen şenliğin toprağa tohum atılırken gerçekleştiği bilinmektedir.

Thesmophoria’nın üç gününe de farklı isimler verilmiştir. Birinci gününe “Anados”, ikinci gününe “Nesteia” ve üçüncü gününe “Kalligeneia” denilirdi.

Thesmophoria’nın, verimliliği artırmanın temel amaç olarak belirlendiği bir festival olduğu bilinmektedir. Festivalde verimliliği artırmak için farklı ritüeller yapılmaktadır. Bunların başında domuz kurban edilmesi gelmektedir. Diğer tarım festivallerinde olduğu gibi Thesmophoria’da da temel figür kadındır. Burada kadının doğurganlığının bereketi sembolize ettiği düşünülmektedir. Zaten tarım ile alakalı başlıca tanrıçalardan olan Demeter’in, kadın olarak görülmesinin de asıl sebebi budur. Bu tür festivallerde doğurganlıkta erkeğin rolünün kavranmamış olmasından dolayı erkeklere rol verilmemiştir.

Festivalde gizliliğin hayati bir önem taşıdığı görülmektedir. Gizlice şenliklere katılan erkeklerin şenlikte bulunan kadınlar tarafından hadım edildiği söylenceler arasında yer almaktadır. Erkeklerin sadece ritüellere katılması değil ilgili hikayeleri dinlemesi bile yasaktır. Bize ulaşan bilgilerin bu kadar kısıtlı olmasının bir sebebi de budur. Aristophanes’in Thesmophoriazousai adlı oyununda Thesmophoria ile alakalı oldukça kısıtlı ve sığ bilgiler vermektedir.

Kadınlar için bu festivalin çok önemli olduğu ortadadır. Atina şehrinde ve çevresindeki tapınaklarda üç gün süreyle kutlanan bu festivalde evlerde bulunan kadınlar evin hanımı ile birlikte Demeter tapınağına gidip burada kamp yapmaktaydılar. Burada kadınların mevsim döngüsünde yeni tarım dönemini kutladıkları düşünülmektedir. Ana besin maddesi olarak kullanılan tahıllar için de şükür ettikleri olasıdır.

Tanrıça Demeter onuruna kutlanan bayramın, tanrıçanın Thesmophoros sıfatıyla alakalı olmasından dolayı, bayrama katılan genç kız ya da kadınların evliliğe ya da anneliğe hazırlığı açısından da bir değer taşıdığı bilinmektedir.

Ekim ve Kasım ayında kutlanan bu festivalde kadınlar bütün festival boyunca nar meyvesini yemezlerdi. Çünkü Hades Persephoneyi kandırmak için nar vermiştir. Tanrıça Demeterin kızı Persephone’nin kaçırılırken çiçek takmasından dolayı, törene katılan kadınlar da taç takmazdı.

Sonuç olarak bakıldığında Tanrıça Demeter adına düzenlenen Thesmophoria festivali, kadınların Demeter Tapınağında kamp kurarak egemenliklerini ilan ettikleri üç günlük bir bereket festivali olarak tanımlanabilmektedir. Tarım ile alakalı diğer festivallerde olduğu gibi sunuların ve kurbanların gerçekleştirildiği festivalin kadınlara özgü olması ve erkeklerin uzak tutulmasından dolayı arkasında kesin bilgiler bırakmamıştır. Bu dönem yazarlarının erkek olması nedeniyle çok fazla bilgi edinilememektedir.

Haloa Festivali

Yine antik çağda sadece kadınlar tarafından kutlanan bir diğer festivalde Haloa Festivalidir.

Haloa Festivali, Thesmophoria festivali gibi yalnızca kadınlar tarafından kutlanılan bir bayramdır. Thesmophoria’dan farklı olarak bütün demoslarda kutlanılmaz; sadece Eleusis kentinde kutlanılırdı. Festival kışın tam ortasında, Poseidon yani aralık – ocak ayında Demeter ve kızı Persephone adına düzenlenirdi. Kelime olarak “meyve bahçesi” ya da “meyve ağaçları” anlamına gelen Haloa, genel olarak bakıldığında her türlü bitkinin toprağa dikilmesi sebebiyle verimlilik ve doğurganlığı ifade ederdi.

Şenliğin kutlandığı dönem olan kış aylarından Ocak ayı, bütün doğanın bahara kadar toprak altına çekildiği ve kışın en sert yüzünü gösterdiği zamandır. Kısalan günlerde güneş yüzünü daha az gösterir ve bitkilerin büyüme hızı minimuma iner. Bu durumda insanlar yazın tekrar gelmesi için bir takım dinsel ritüeller ile cinsel veya tarımsal sembollerin yardımıyla torağı tekrar canlandırmayı ve doğurganlığı uyandırmayı amaçlamıştır. Burada hayvanların baharda veya yazın yavrularını dünyaya getirmesi de insanların dikkatini çekmiş ve beslemekte oldukları hayvanların yavrularının dünyaya gelmesi için cinsel ritüelleri gerçekleştirmiş olmalıdırlar.

Thesmophoria festivalinde yenilmeyen nar bu festivalde bereketi temsil etmektedir. Bolca kullanıldığı buğday gibi bolluğa ve berekete işaret ettiği görülmektedir.

Bu yazımızda Meltem Çağlayan Takımcı’nın Yüksek Lisans tezinden alıntılar yapılmıştır.
Banner
Benzer Yazılar

“Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesinde, Bu Ay “Attika Kırmızı Figürlü Bodur Lekythoslar” Sergileniyor

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

İzmir Arkeoloji müzesi “Görmediklerinizi Göreceksiniz” adı altında başladığı projede bugüne kadar depolarındaki görülmemiş eserleri sergileyemeye geçtiğimiz ay başlamıştı. İzmir Arkeoloji...

Arkeologlar, 2.000 yıllık yerleşim kazısı sırasında gladyatörlerin vücut kıllarını sökmek için kullandığı cımbızları ortaya çıkardılar

31 Mayıs 2023

31 Mayıs 2023

Roma Britanyası’nın en büyük yerleşim yerlerinden biri olan Shropshire’daki Wroxeter City’deki 2000 yıllık yerleşim yerinin kazı sırasında gladyatörlerin koltuk altı...

Freskleri ile ünlü Trak Kral Mezarı “Aleksandrovo”

15 Ağustos 2021

15 Ağustos 2021

Traklar, günümüz Doğu Trakya, Bulgaristan ve Kuzey Yunanistan’da yaşamış Hint-Avrupa kökenli Antik Çağ halkıdır. Traklar, varlıklarını Büyük İskender’in M. Ö....

Atina Generali Miltiades’in Zeus’a Sunduğu Miğferi

15 Temmuz 2021

15 Temmuz 2021

Olimpiyat oyunlarının ünlü olimpik araba yarışçısı Cimon Colelamos’un oğlu Miltiades’in (M.Ö. 550-489) Maraton Savaşları’nda kullandığı miğfer, arkeoloji tarihinde çok önemli...

Roma Nasıl Düştü?

2 Kasım 2020

2 Kasım 2020

Kavimler göçünün başladığı sırada Roma İmparatorluğu dini mücadeleler, bitmek bilmeyen iç ayaklanmalar ve Sasani devletiyle savaşlarla mücadele etmekteydi. Halk bütün...

Etrüsklerin 2000 yıllık köken gizemi hakkında şaşırtıcı son çalışma

25 Eylül 2021

25 Eylül 2021

Antik iskeletlerden alınan DNA’nın genetik analizi, 2000 yılı aşkın süredir araştırmacıları büyüleyen bir bulmacaya, Etrüsklerin kökenine cevap vermiş gibi görünüyor:...

Kıbrıs’ta Stibadium Mimari Yapısı Bulundu

13 Temmuz 2021

13 Temmuz 2021

Baf Arkeoloji Parkı’nda kazı çalışmalarına devam eden arkeologlar, stibadium adı verilen mimari yapı ortaya çıkardılar. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer...

İspanyol arkeologlar, kumların altında Roma dönemine ait bir balık çiftliği, hamam ve bir Tunç Çağı mezarı ortaya çıkardılar

22 Ekim 2022

22 Ekim 2022

İspanyol arkeologlar, İspanya’nın Cadiz kentindeki Trafalgar Burnu’nu çevreleyen kum tepelerinin altında Roma dönemine ait bir balık çiftliği, hamam ile Tunç...

Kanada’da en eski İngiliz madeni parası ortaya çıkarıldı

14 Kasım 2021

14 Kasım 2021

Doğu Newfoundland’daki arkeologlar, 520 yıldan daha uzun bir süre önce 1493 ile 1499 arasında basılmış nadir bulunan iki kuruşluk bir...

Antik Yunan “Ejderha Evleri”nin Çözülemeyen Megalitik Gizemi

7 Temmuz 2022

7 Temmuz 2022

Muhtemelen Antik Yunanistan’ın Klasik Öncesi dönemine tarihlenen Euboea’nın Ejderha Evleri, henüz tam olarak çözülememiş tarihi gizemlerden biridir. Yunanistan’ın Girit’ten sonra...

İnterpol Tarafından Aranan Mozaik Yasadışı Satış İçin Çevrimiçi Yayınlandı

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Varşova Üniversitesi’nden araştırmacılar, günümüz Suriye’sinde Apamea’dan çalınan bir mozaiğin, bir Roma hidrolik su çarkının en eski temsili olduğunu belirlediler.  Apamea MÖ....

Antik Şehir Pompei’nin Laneti

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

Kanadalı bir kadın, Pompeii’den çaldığı eserleri 15 yıl sonra ait oldukları yere geri gönderdi. Direktör Prof. Massimo Osanna Pompeii Arkeoloji...

Gazimağusa Limanı’nda Hellenistik Döneme Ait Antik Kaya Mezar Gün Yüzüne Çıkarıldı

24 Haziran 2025

24 Haziran 2025

Kuzey Kıbrıs’ın tarihi derinliklerinden yeni bir keşif daha! Gazimağusa Limanı’nda yapılan arkeolojik incelemeler sonucunda, Hellenistik Döneme tarihlenen kaya oyma bir...

Papirüs üzerine yazılmış Latince metinler Roma dünyası hakkında yeni bilgiler veriyor

11 Ocak 2023

11 Ocak 2023

Papirüs üzerine yazılmış Latince metinleri deşifre eden araştırmacılar, Roma dünyası hakkında yeni bilgilere ulaştılar. Roma toplumunun ve eğitiminin nasıl bir...

Spartacus’un Gladyatör Olduğu Capua Şehrinde Roma Mezarları Keşfedildi

7 Ocak 2021

7 Ocak 2021

İtalya’nın Capua kenti yakınlarında kazı yapan arkeologlar Spartacus’un Gladyatör Olduğu Capua Şehrinde iki antik mezar ortaya çıkardılar. Merkezi Piazza San...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]