6 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Fransa’nın Güneyinde, Antik Olbia Kenti Yakınlarında 160 Roma Kremasyon Mezarından Oluşan Nekropol Keşfedildi

Arkeologlar, Fransa’nın güneydoğusundaki Hyères kentinde, antik Olbia yerleşimi yakınlarında M.S. 1 ila 3. yüzyıllara tarihlenen geniş bir Roma nekropolü keşfetti.
Antik kentin surlarının hemen dışında, Roma dönemine ait kıyı yolunun kenarında yer alan bu nekropolde en az 160 kremasyon mezarı bulundu. Buluntu, Akdeniz kıyısında yaşamış Roma topluluklarının cenaze ritüellerine dair çarpıcı bir pencere açıyor.

Dünyalar Arasında Bir Liman

Olbia, M.Ö. 325 civarında Massalia’dan (bugünkü Marsilya) gelen Yunan kolonistler tarafından, daha önceki bir Fenike yerleşiminin üzerine kurulmuştu. Başlangıçta Massalia ticaret yollarını korumak amacıyla inşa edilen bir askeri liman işlevi gördü.
M.Ö. 49’da Julius Caesar’ın Massalia’yı ele geçirmesiyle, Olbia Roma egemenliği altına girdi ve kısa sürede bağımsız bir liman kent olarak gelişti. Kent, Arles (Arelate) kolonisine bağlıydı ve 7. yüzyıla kadar iskan görmeye devam etti; sonrasında yaşanan şiddetli seller, halkın daha yüksek bölgelere taşınmasına neden oldu.


Ateşle Vedalaşma: Roma Dönemi Kremasyon Ritüelleri

Fransa’nın Güneyinde, Antik Olbia Kenti Yakınlarında 160 Roma Kremasyon Mezarından Oluşan Nekropol Keşfedildi
Roma dönemine ait bir kremasyon mezarında, libasyon (sunma) kanalı olarak kullanılmış yeniden işlenmiş bir amfora.

Nekropolde ortaya çıkarılan mezarlar, Roma cenaze ritüellerinin tipik özelliklerini yansıtıyor. Her biri dikdörtgen planlı bir çukur üzerine kurulu odun yığınından oluşan bir yakma alanı ile başlamış.
Ölen kişi, çeşitli kaplar, lambalar ve kişisel eşyalarla birlikte bu odun yığınının üzerine yerleştirilmiş. Alevler yükseldikçe kemikler beyazlaşmış, cam kaplar erimiş, bronz objeler eğrilmiş ve tüm kalıntılar çukurun içine çökerek bir bütün haline gelmiş.

Olbia nekropolündeki kremasyon mezarlarından birinde gün yüzüne çıkarılan Roma dönemi seramik kaplar

Yakma işlemi tamamlandıktan sonra kimi mezarlara yanmamış adak eşyaları — kaplar, takılar veya sikkeler — yerleştirilmiş. Diğerlerinde ise kremasyon kalıntıları özenle bir araya toplanıp üstü toprak ve kiremitlerle kapatılmış.


Ölüler İçin Sunular

Hyères yakınlarındaki Roma kremasyon mezarlarından birinde, yüksek ısı sonucu erimiş bronz parçalar ve kırılmış seramik kaplar.

Olbia nekropolünün en dikkat çekici yönü, libasyon kanalları — yani ölüler için sıvı sunuların döküldüğü sistemlerdir. Bu kanallar, çoğunlukla yeniden kullanılmış amforalardan yapılmıştır ve kentin hem deniz ticaretiyle olan bağını, hem de ölülerle iletişim kurma geleneğini yansıtır.

Şarap, bal birası, parfüm ya da su bu kanallardan mezara dökülür; bazen tanrılara adak, bazen de ölülerin huzuru için sunulurdu. Kanallar genellikle kiremit çatılı mezar yapıları ile korunmuş, üstleri toprakla doldurularak yalnızca ağız kısımları yüzeyde bırakılmıştı — yaşayanların ölülerle sembolik bağını sürdüren küçük açıklıklar gibi.


Provence Toprağının Altındaki Yankılar

Olbia nekropolündeki bir kremasyon çukurunun havadan görünümü; kemik parçaları ve adak kapları toprak altında korunmuş halde.

Bu keşif, yalnızca Roma dönemi cenaze ritüellerini değil, aynı zamanda Yunan, Fenike ve Roma kültürlerinin Akdeniz’de nasıl iç içe geçtiğini de gözler önüne seriyor. Olbia’nın nekropolü, bir mezarlıktan çok daha fazlası — antik çağda yaşam ve ölümün nasıl iç içe geçtiğini anlatan sessiz bir arşiv.

Uzmanlara göre, bu alan Güney Galya’daki en kapsamlı Roma kremasyon uygulaması örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Buluntuların detaylı analiziyle birlikte, Akdeniz’in bu sessiz kıyısında bir kez daha ateş, inanç ve denizin kesiştiği bir dünya canlanıyor.

INRAP

Banner
Benzer Yazılar

Topraklarını kiralayarak gelir elde eden Amos

30 Eylül 2021

30 Eylül 2021

Antik Çağ boyunca Anadolu’da kurulmuş küçük büyük krallıkların hepsinin gelir kaynağı savaşlardan elde edilen ganimetlerdi. Halktan alınan vergiler, vassallardan gelen...

Azerbaycan’da Nadir Mızrakla Gömülmüş Tunç Çağı Savaşçısına Ait Kurgan Ortaya Çıkarıldı

16 Temmuz 2025

16 Temmuz 2025

Azerbaycan’ın batısındaki rüzgârlı Ceyrançöl bozkırlarında arkeolojik açıdan büyük bir keşif yapıldı: Yaklaşık 3.800 yıl öncesine tarihlenen bir Tunç Çağı savaşçısına...

Kırk Yıldır Devam Eden Zominthos Minos Sarayı Kazısı Tamamlanmak Üzere

1 Ocak 2022

1 Ocak 2022

Girit adasının Kaz Dağı eteklerinde yer alan bölgenin ilk ve tek Minos sarayının yaklaşık 40 yıl süren kazıları tamamlanma aşamasına...

Leonardo Da Vinci, Niçin Adana’ya Geldi

8 Haziran 2021

8 Haziran 2021

Ortaçağın en önemli bilim ve sanat insanı olan gerçekleştirdiği icatlarla ve çizdiği Mona Lisa tablosu ile hafızalara kazınan Leonardo Da...

3300 yıllık Hitit Altın İşlemeli Bilezik Çorum Müzesi’nde Sergileniyor

28 Mart 2022

28 Mart 2022

Çorum’un Mecitözü ilçesine bağlı Çitli köyünde bir çiftçinin tarlasını sürerken bulduğu 3300 yıllık Hitit altın işlemeli bilezik Çorum Müzesi’nde sergileniyor....

Bilim İnsanları Tarih Öncesi Taşımacılığın 22.000 Yıllık Kanıtını Ortaya Çıkardı

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Bilim insanları ilk atalarımızın yaratıcılığına dair dikkat çekici bir bakış açısı sunan son araştırma ile insanların 22.000 yıl önce, şu...

Suudi Arabistan’da İslam öncesine ait yazıt ve boğa başı keşfedildi

18 Şubat 2023

18 Şubat 2023

Suudi arkeologlar, Necran bölgesindeki Al Ukhdud kazı alanında İslam öncesine ait yazıt ve bronz boğa başı keşfettiler. Keşfi, Suudi Arabistan...

Orkney Adası’na yapılan Tunç Çağı göçlerinin liderleri kadınlardı

8 Şubat 2022

8 Şubat 2022

Kuzey İskoçya’nın Orkney Adası’na, Avrupa’dan Tunç Çağı’nda başlayan göçlerin liderliğini kadınların yaptığına dair yeni kanıtlara ulaşıldı. İskoçya’nın kuzey kıyısında yer...

Pakistan’da 2 bin 300 yıllık Budist tapınağı bulundu

23 Aralık 2021

23 Aralık 2021

Pakistanlı ve İtalyan arkeologlardan oluşan ortak bir ekip tarafından Kuzeybatı Pakistan’da 2300 yıllık bir Budist Tapınağının kalıntıları keşfedildi. ISMEO olarak...

İstanbul’un İlk Ev Sahipleri Gerçekten Yunanistan’dan Gelen Megaralılar mı?

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

İstanbul’un ilk kuruluşu denildiği zaman akla ilk gelen çeşitli efsanelerle düzenlenmiş Yunanistan’dan gelen Megaralılara ait hikayelerdir. Tarihsel anlatımlar efsanelerden hoşlanmış...

Dünya’nın En Eski Üniversitesine Sahip Şehri Bir Müze İstiyor

14 Aralık 2020

14 Aralık 2020

Dünyanın ilk üniversite ve bilim merkezine ev sahipliği yapmasıyla tanınan Dezful, Sasani döneminde kültür ve bilimin gelişmesinde önemli bir rol...

Amerikalı arkeologlar La Prele Mamut Alanı’nda 13 bin yıllık boncuk keşfettiler

10 Mart 2024

10 Mart 2024

Arkeologlar, Amerika Birleşik Devletleri’nin Wyoming eyaletindeki Converse County’de bulunan La Prele Mammoth bölgesinde önemli bir keşfe imza attılar. Yaklaşık 13...

Hindistan’ın Goa kentinde ortaya çıkarılan Portekiz döneminden kalma nadir 832 bakır sikke

12 Kasım 2023

12 Kasım 2023

Hindistan’ın batı kıyısındaki Goa eyaletindeki Sattari, Nanoda’da bir kaju çiftliğinde 16. yüzyıl veya 17. yüzyıl Portekiz dönemine ait olduğuna inanılan...

İtalya’nın Pavia Kentinde 7. Yüzyıla Ait Lombard Kral Mezarları Bulundu

30 Aralık 2024

30 Aralık 2024

Katolik Üniversitesi tarafından eylül-ekim ayları arasında yürütülen kazılarda, bir yandan Lombard Hanedanı üyelerine, diğer yandan Geç Orta Çağ döneminde yaşayan...

Polonya’da MÖ 8000-7000’e Tarihlenen Mezolitik Toplu Mezar: Bedenleri Birbirine Sarılmış Bir Aile Ortaya Çıktı

29 Ağustos 2025

29 Ağustos 2025

Orłowo köyüne bağlı Inowrocław komününde, bir gaz boru hattı inşaatı sırasında, bedenleri birbirine sarılmış gibi duran dört kişilik bir toplu...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]