7 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Bilinmeyen Büyük İmparatorluklar “Aksum İmparatorluğu”

Aksumite/Aksum İmparatorluğu, Etiyopya’da MS 100’den MS 940’a kadar var olan eski bir krallıktı.

Axum / Aksum antik kentine odaklanan ulus, proto-Aksumite Demir Çağı döneminden MÖ 400 civarında, MS 1. yüzyıla kadar hızla yükseldi.

Bu imparatorluk sınırlarını, günümüz Somali, Etiyopya, Cibuti, Sudan, Eritre, Yemen ve hatta Suudi Arabistan’ın büyük bir bölümünü içine alacak şekilde büyüttü.

Afrika’nın sömürge öncesi kültürlerini gösteren Diachronic haritası, kabaca MÖ 500’den MS 1500’e kadar uzanıyor. (Aksum, macenta ile gösterilmiştir) – Resim: Jeff Israel

Aksum, Roma İmparatorluğu, Hindistan ve Akdeniz arasındaki ticaret yollarında fildişi, kaplumbağa kabuğu, altın, zümrüt ve mineral ihraç eden önemli bir ticari oyuncu haline geldi.

Manichaein Peygamber Mani kitaplarında (MS. 216 – 274 ) Axum’u Pers, Roma ve Çin’in yanı sıra zamanının dört büyük gücünden biri olarak kabul etmiştir.

Aksumit Kültürü

İmparatorluğun nüfusu, Semitik konuşan insanlar veya Habeşler, Cushitic konuşan insanlar ve Nil-Sahra dillerini konuşan insanların bir karışımıydı.

Dilsel karmaşıklıklara rağmen Aksum, daha sonra ünlüleri içerecek şekilde değiştirilen ve bir abugida segmental yazı sistemi haline gelen Ge’ez yazısı (Etiyopik olarak da bilinir) adında kendi alfabetik sistemini geliştirdi.

İmparatorluk, muhtemelen Astar, Beher, Meder / Medr ve Mahrem gibi tanrılara tapan çok tanrılı ve Musevi bir din uyguladı, ancak daha sonra İmparator Ezana’nın yönetimi altında MS 325 civarında Hıristiyanlığı kabul etti.

Aksum’un zenginliği, devasa Stell dikilitaşlarından geride kalan süslü saraylara kadar İmparatorluğun mimari mirasında önemle temsil edildi.

Steller, çok katlı muhteşem bir sarayı temsil etmek için genellikle sahte kapılar ve pencerelerle dekore edilmiş mezarları işaretlemeye hizmet etti. Keşfedilen bu kulelerin en büyüğü 33 metre yüksekliğinde ve devasa yeraltı ağırlıkları tarafından kaldırılmıştı.

Aksum’daki Ezana steli (dikilitaş) -Resim: Martijn.Munneke

6. yüzyılın başlarında ikinci bir altın çağın ardından imparatorluk gerilemeye başladı ve sonunda 7. yüzyılın başlarında madeni para üretimini durdurdu. Aynı sıralarda, Aksumit nüfusu, başkent olarak Axum / Aksum’u terk ederek, korunmak için daha iç bölgelere dağlık bölgelere gitmek zorunda kaldı.

Sonunda, İslam İmparatorluğu Kızıldeniz’in ve Nil’in büyük bir kısmının kontrolünü ele geçirerek Aksum’u ekonomik izolasyona itti. Yüzyıllar boyunca geliştirdiği borsa ağının uluslararası karları azalırken Aksum, kendi hammadde kaynaklarını kontrol etme yeteneğini kaybetti ve bu ağ çöktü.

Büyük bir nüfusu sürdürme baskısı, yüksek düzeyde bölgesel gıda üretiminin yoğunlaştırılması gerektiği anlamına geliyordu. Sonuç, yerel ölçekte başlayan bir toprak erozyonu dalgasıydı MS. 650 ve MS 700’den sonra felaket oranlarına ulaştı.

Aksum İmparatorluğu, Agaw Zagwe hanedanını kuran eski General Mara Takla Haymanot tarafından yenilen son Kral Dil Na’od ile sona erdi.

Efsaneye göre, Dil Na’od’un bir oğlu sürgünden kaçtı, ta ki torunları Zagwe hanedan hükümdarlarını devirip 1270 civarında Solomon hanedanını yeniden kurana kadar.

Aksum İmparatorluğu’nun sonu Aksumite kültürünün ve geleneklerinin sonu anlamına gelmiyordu; Lalibela ve Yemrehana Krestos Kilisesi’ndeki Zagwe hanedanının mimarisi ağır Aksumite etkisi göstermektedir.

Banner
Related Articles

3000 yıllık “Romeo ve Juliet” Bilinmezliklerinin Çözülmesini Bekliyor

16 Aralık 2020

16 Aralık 2020

İngiliz oyun yazarı William Shakespeare‘in dünya klasikleri arasında yer alan eşsiz eseri Romeo ve Juliet oyununu bilmeyen yoktur. 1591-1596 arasında...

Doğum sırasında ölen mumyalanmış bir genç anne yeniden incelendi ve şaşırtıcı sonuçlar çıktı

29 Aralık 2023

29 Aralık 2023

Arkeologlar, 1500 yıl önce doğum sırasında ölen genç bir annenin mumyalanmış kalıntılarını yeniden incelediklerinde şaşırtıcı sonuçlara ulaştılar. Genç anne henüz...

Abydos’da M.Ö 3000’lere Tarihlenen Bira Üretim Tesisi Bulundu

14 Şubat 2021

14 Şubat 2021

Bira, eski çağlardan bu yana tarihin en çok sevilen ve tüketilen içkisi olmuştur. Bira, eski çağlarda sadece insanların tükettiği  bir...

Diyarbakır’da ilk defa sivri uçlu amfora bulundu

31 Temmuz 2022

31 Temmuz 2022

Diyarbakır Tarihi Surları’nın restorasyon çalışmaları sırasında bölgede ilk defa 1700 yıllık sivri uçlu amfora bulundu. Diyarbakır ilinin Sur ilçesinde yer...

Polieuktos kazılarında 1700 yıllık Pan heykeli ortaya çıkarıldı

1 Haziran 2023

1 Haziran 2023

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB Miras) tarafından sürdürülen Polieuktos kazılarında 1700 yıllık olduğu düşünülen Pan heykeli ortaya çıkarıldı. Aziz Polieuktos Kilisesi’nin...

Efes’ten Gelen Ustanın Elleriyle Yükselen Stratonikeia Kütüphanesi Yeniden Ortaya Çıkarılıyor

24 Haziran 2025

24 Haziran 2025

Muğla’nın Yatağan ilçesinde, yüzyıllardır suskunluğa bürünen bir bilgi mabedi, arkeolojik kazılar sayesinde yeniden ortaya çıkarılıyor. “Gladyatörler Şehri” olarak bilinen Stratonikeia...

Yalova Çobankale’de Hashtag Sembollü Seramik Parçaları

23 Eylül 2021

23 Eylül 2021

Yalova’nın Altınova ilçesinde bulunan Çobankale’de arkeolojik kazılar devam ediyor. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü...

244 milyonluk kemikli balık fosili keşfedildi

28 Ekim 2021

28 Ekim 2021

Bilim insanları, Çin’in doğusundaki Yunnan, Luoping bölgesinde 244 milyon yıllık kemikli balık fosili keşfettiler. Üç Peltoperleidus örneğinin donmuş kalıntıları şimdiye...

Tarihi kiliselerden çalınan ikonalar Fener Rum Patriği Bartholomeos’a teslim edildi

10 Ağustos 2021

10 Ağustos 2021

2007 yılında Gökçeada’daki tarihi kiliselerden çalınan ikonalar, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından bugün Troya Müzesi’nde Fener Rum Patriği Bartholomeos’a...

Kuzey Kore’de Goryeo Dönemi’ne Ait Nadir Bir Amitābha Buda Heykeli Keşfedildi

7 Nisan 2025

7 Nisan 2025

Kuzey Kore’nin devlet haber ajansı KCNA’nın duyurusuna göre, Güney Phyongan Eyaleti’nin Yakjon-ri bölgesindeki tarihi alanlarda yapılan arkeolojik araştırmalar sırasında, Goryeo...

İspanyol arkeologlar, kumların altında Roma dönemine ait bir balık çiftliği, hamam ve bir Tunç Çağı mezarı ortaya çıkardılar

22 Ekim 2022

22 Ekim 2022

İspanyol arkeologlar, İspanya’nın Cadiz kentindeki Trafalgar Burnu’nu çevreleyen kum tepelerinin altında Roma dönemine ait bir balık çiftliği, hamam ile Tunç...

Bulgaristan’da Bakır Çağı Dönemine Ait Fırınlar Bulundu

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

Bulgaristan’ın Tuna Nehri yakınlarında gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalarda bakır çağı dönemine ait iki fırın bulundu. Rusçuk Bölge Tarih Müzesi’nden araştırmacılar tarafından...

Pompeii Kenti Kazılarında Daha Önce Görülmemiş Dört Tekerlekli Araba Ortaya Çıkarıldı

27 Şubat 2021

27 Şubat 2021

M.Ö. 79 yılında yaşanan Vezüv yanardağının korkunç patlaması sonrası Pompeii kenti kül ve lav altında kalmıştı. İki gün boyunca yağan...

Ayasofya’nın bakımsız kalan yeraltı yapıları temizlenerek ziyarete açılacak

5 Ocak 2025

5 Ocak 2025

Dünyanın en harikulade eserleri arasında yer alan Ayasofya’nın, yeraltı tünelleri, tonozları, koridorları ve üç odalı yeraltı türbesinin temizlenerek ziyarete açılması...

Leonardo Da Vinci, Niçin Adana’ya Geldi

8 Haziran 2021

8 Haziran 2021

Ortaçağın en önemli bilim ve sanat insanı olan gerçekleştirdiği icatlarla ve çizdiği Mona Lisa tablosu ile hafızalara kazınan Leonardo Da...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]