8 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Bilinmeyen Büyük İmparatorluklar “Aksum İmparatorluğu”

Aksumite/Aksum İmparatorluğu, Etiyopya’da MS 100’den MS 940’a kadar var olan eski bir krallıktı.

Axum / Aksum antik kentine odaklanan ulus, proto-Aksumite Demir Çağı döneminden MÖ 400 civarında, MS 1. yüzyıla kadar hızla yükseldi.

Bu imparatorluk sınırlarını, günümüz Somali, Etiyopya, Cibuti, Sudan, Eritre, Yemen ve hatta Suudi Arabistan’ın büyük bir bölümünü içine alacak şekilde büyüttü.

Afrika’nın sömürge öncesi kültürlerini gösteren Diachronic haritası, kabaca MÖ 500’den MS 1500’e kadar uzanıyor. (Aksum, macenta ile gösterilmiştir) – Resim: Jeff Israel

Aksum, Roma İmparatorluğu, Hindistan ve Akdeniz arasındaki ticaret yollarında fildişi, kaplumbağa kabuğu, altın, zümrüt ve mineral ihraç eden önemli bir ticari oyuncu haline geldi.

Manichaein Peygamber Mani kitaplarında (MS. 216 – 274 ) Axum’u Pers, Roma ve Çin’in yanı sıra zamanının dört büyük gücünden biri olarak kabul etmiştir.

Aksumit Kültürü

İmparatorluğun nüfusu, Semitik konuşan insanlar veya Habeşler, Cushitic konuşan insanlar ve Nil-Sahra dillerini konuşan insanların bir karışımıydı.

Dilsel karmaşıklıklara rağmen Aksum, daha sonra ünlüleri içerecek şekilde değiştirilen ve bir abugida segmental yazı sistemi haline gelen Ge’ez yazısı (Etiyopik olarak da bilinir) adında kendi alfabetik sistemini geliştirdi.

İmparatorluk, muhtemelen Astar, Beher, Meder / Medr ve Mahrem gibi tanrılara tapan çok tanrılı ve Musevi bir din uyguladı, ancak daha sonra İmparator Ezana’nın yönetimi altında MS 325 civarında Hıristiyanlığı kabul etti.

Aksum’un zenginliği, devasa Stell dikilitaşlarından geride kalan süslü saraylara kadar İmparatorluğun mimari mirasında önemle temsil edildi.

Steller, çok katlı muhteşem bir sarayı temsil etmek için genellikle sahte kapılar ve pencerelerle dekore edilmiş mezarları işaretlemeye hizmet etti. Keşfedilen bu kulelerin en büyüğü 33 metre yüksekliğinde ve devasa yeraltı ağırlıkları tarafından kaldırılmıştı.

Aksum’daki Ezana steli (dikilitaş) -Resim: Martijn.Munneke

6. yüzyılın başlarında ikinci bir altın çağın ardından imparatorluk gerilemeye başladı ve sonunda 7. yüzyılın başlarında madeni para üretimini durdurdu. Aynı sıralarda, Aksumit nüfusu, başkent olarak Axum / Aksum’u terk ederek, korunmak için daha iç bölgelere dağlık bölgelere gitmek zorunda kaldı.

Sonunda, İslam İmparatorluğu Kızıldeniz’in ve Nil’in büyük bir kısmının kontrolünü ele geçirerek Aksum’u ekonomik izolasyona itti. Yüzyıllar boyunca geliştirdiği borsa ağının uluslararası karları azalırken Aksum, kendi hammadde kaynaklarını kontrol etme yeteneğini kaybetti ve bu ağ çöktü.

Büyük bir nüfusu sürdürme baskısı, yüksek düzeyde bölgesel gıda üretiminin yoğunlaştırılması gerektiği anlamına geliyordu. Sonuç, yerel ölçekte başlayan bir toprak erozyonu dalgasıydı MS. 650 ve MS 700’den sonra felaket oranlarına ulaştı.

Aksum İmparatorluğu, Agaw Zagwe hanedanını kuran eski General Mara Takla Haymanot tarafından yenilen son Kral Dil Na’od ile sona erdi.

Efsaneye göre, Dil Na’od’un bir oğlu sürgünden kaçtı, ta ki torunları Zagwe hanedan hükümdarlarını devirip 1270 civarında Solomon hanedanını yeniden kurana kadar.

Aksum İmparatorluğu’nun sonu Aksumite kültürünün ve geleneklerinin sonu anlamına gelmiyordu; Lalibela ve Yemrehana Krestos Kilisesi’ndeki Zagwe hanedanının mimarisi ağır Aksumite etkisi göstermektedir.

Banner
Related Articles

“Göremediklerinizi Göreceksiniz” Sergisinde Bu Ay “Kilia İdoller”

2 Mayıs 2021

2 Mayıs 2021

Kültür Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Göremediklerinizi Göreceksiniz” sergisinde bu ay Kilia idoller sergileniyor. “12 Ay...

Altay’dan gelen genetik veriler, bölgede daha önce bilinmeyen insan topluluğunun varlığını gösteriyor

12 Ocak 2023

12 Ocak 2023

Altay’dan elde edilen genetik veriler daha önce bilinmeyen yaklaşık 7500 yıllık yeni bir insan topluluğunun keşfedilmesini sağladı. Çalışma, Sibirya ve...

1.300 Yıllık Peru Tüysüz Köpek Kalıntıları Bulundu: Yavrular Çocuklar Gibi Beslenmiş

22 Mayıs 2026

22 Mayıs 2026

Polonyalı arkeologlar, Peru’nun kuzey kıyısındaki Castillo de Huarmey arkeolojik alanında 1.300 yıllık Peru tüysüz köpek kalıntıları buldular. Peru tüysüz köpek...

Köpekleri tarafından öldürülen Akteon’un mitolojik hikâyesinin resmedildiği mermer blok bulundu

6 Ağustos 2022

6 Ağustos 2022

Düzce Belediyesi’nin destekleri ile devam eden Prusias ad Hypium Antik Kenti kazı çalışmalarında, köpekleri tarafından öldürülen Akteon’un mitolojik hikâyesinin resmedildiği...

Aigai kazılarında bulunan 1800 yıllık mermer yazıt çözüldü

2 Ekim 2022

2 Ekim 2022

2005 yılında Aigai Antik Kenti’nde bulunan 3 parça mermerden oluşan 1800 yıllık yazıt çözüldü. Tercümesi yapılan mermer yazıt, Aigai halkının...

Bukoleon Sarayı restorasyonunda bulunan iskeletler, Haçlı ordusunun Konstantinopolis’te gerçekleştirdiği katliamının kurbanları mı?

28 Kasım 2021

28 Kasım 2021

Bukoleon Sarayı kazılarında dağınık vaziyette bulunan 7 iskeletin, Konstantinopolis’te Haçlıların gerçekleştirdiği katliamın kurbanları olabileceğine dair düşünce üzerinde duruluyor. İstanbul Büyükşehir...

Arkeologlar, Çin’de türünün en küçük Neolitik çömleğini keşfettiler

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Çin’in doğusundaki Henan Eyaleti, Xinzheng’deki Peiligang bölgesinde kazı yapan arkeologlar, türünün en küçüğü olan Neolitik bir çömlek keşfettiler. Bu tür...

Homo bodoensis, modern insanın atası olabilir mi?

28 Ekim 2021

28 Ekim 2021

Modern insanın atasını bulma üzerine çalışmalar aralıksız sürüyor. En son çalışma günümüzden yarım milyon yıl önce yaşamış Homo bodoensis üzerine...

Şeytan’ın İkonografisi

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Bu yazımızda Şeytan’ın ikonografisi ile şeytan kimliğinin sanatta nasıl yavaş yavaş şekillendiğini Sanat tarihini esas alarak kısaca irdelemeye çalıştık. Şeytanın...

2020’de Keşfedilen En Havalı Antik Silahlar

29 Aralık 2020

29 Aralık 2020

2020 hepimiz için zor geçen bir yıl olsa da yıl içinde çok özel arkeolojik gelişmeler yaşandı. Bunlardan en ilginç olanları...

Kayıtlara Geçen En Eski Jinekolojik Tedavi

23 Aralık 2020

23 Aralık 2020

Bilim insanları yaptıkları son araştırmalarda 4000 yıl öncesine ait bir mumyada antik mısır tıp papirüslerinde yazdığı gibi bir tedavi uygulamasıyla...

Bin yıllık Beşaret Kilisesi’nin freskleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

28 Mart 2024

28 Mart 2024

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Koramaz vadisindeki bin yıllık kayadan oyma Beşaret kilisesi, ihmaller ve definecilerin verdiği zararlar...

Şiva Tapınağının Altındaki Altın Sır: 103 Altın Sikke Yüzyıllar Sonra Gün Yüzüne Çıktı

7 Kasım 2025

7 Kasım 2025

Hindistan’ın güneyindeki Tamil Nadu eyaletinde yürütülen bir restorasyon çalışması, bölge tarihine ışık tutan şaşırtıcı bir keşfi ortaya çıkardı. Javvadu Tepeleri...

Rutland’da Köleliğin Nadir Kanıtı Olarak Tanımlanan Zincirlenmiş Bir İskelet Bulundu

7 Haziran 2021

7 Haziran 2021

Arkeologlar, Rutland’da bir kuyuya atılmış bir suçlu olabileceği düşünülen bir Roma kölesinin iskeletini buldular. Uzmanlara göre yetişkin erkek, bir hendekte...

Kastabala Antik Kenti’nde 2500 yıllık masklar bulundu

7 Ocak 2022

7 Ocak 2022

Osmaniye’nin 12 km doğusunda yer alan Kastabala Antik Kenti’nde gerçekleştirilen kazılarda 2500 yıllık masklar bulundu. Roma İmparatorluğu ve Roma döneminin...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]