13 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Babil’de büyücüler nasıl tespit ediliyordu?

Büyü, tabiat üstü varlıklardan alınan enerji ile bir takım malzemeler kullanılarak düzenlenen ritüeller ile insan, eşya ve olaylar üzerinde etkide bulunma olarak tanımlanmaktadır.

Büyü aracılığı ile insanlar çıkar sağlamışlardır. Büyü yaptıranlar, büyü aracılığıyla hasmına zarar verdirmeyi, çekemediği insanların huzurlu ev yaşamlarını bozmayı hatta ölmesini bile sağlamayı amaçlamışlardır.

Büyü, sadece kişisel bir eylem olarak görülmez. Eski çağ krallıklarında büyüden yararlanıldığına dair kanıtlar görülmektedir.

Krallar, çıktıkları savaşın başarılı geçmesi, düşman kralın hastalanarak ölmesi, düşman halkın ve devletin lanetlenerek yok olması, ekinlerin ve hayvanların zarar görmesi için büyücülere başvurmuşlardır.

Büyü her zaman kötülük için kullanılmamış. Ak büyü ile, ekinlerin çok olması, hayvanların fazla yavru vermesi, kadının ya da erkeğin aşk ve sevgisinin kazanılması, çocuk sahibi olmak ve hastalıkların, salgınların üstesinden gelmek istenmiştir.

Tarihin her döneminde görülen büyü ve büyücülük daima yasaklanan, lanetlenen bir uygulama olmuştur. Büyü yapanlar toplum nezdinde dışlanmış ölümle cezalandırılmıştır.

Babil'de büyü ve büyücülük

Hammurabi kanunlarında büyücünün tespiti “suya atılma”

Mezopotamya uygarlıklarında büyücülük çok fazla görülen, rağbet edilen bir eylem olmuştur. Sümer, Babil, Akad tüm Mezopotamya halkları arasında destek almıştır.

Babil Kralı Hammurabi’nin yazdırdığı kanunlarda bir insanın büyücü olup olmadığını belirlemek için ilginç bir yöntem “suya atılma” ritüeli yer almıştır.

Kanunların 2. maddesinde “Suya atılma” yöntemi şu şekilde yazılmıştır.

“Eğer bir adam, bir adam hakkında (onun) büyü (yaptığını) iddia ederse ve onu ispat edemez ise, üzerine büyücülük iftirası atılan adam nehre gidecek (nehre dalacaktır). Eğer nehir onu çekerse (zaptederse) iftira eden onun evini (mülkünü) alacak (sahiplenecektir). Eğer o adamı nehir temize çıkarırsa ve selamete çıkarırsa ona iftira atan adam öldürülecektir. Nehrin selamete çıkardığı (adam) iftiracının malına mülküne sahip olacaktır.

Suya atılma uygulaması Mezopotamya’da sadece büyücüyü ortaya çıkarmada kullanılmamıştır. Zina isnadı bulunan kadının kendini aklaması için de bu yönteme başvurulmuştur. Eğer kadın nehirden çıkabilirse zina yapmamış ama boğulursa zina yapmış sayılırdı.

Suya atılma ile ortaya çıkan aklanma ya da ölümün tanrıların iradesinin bir tecellisi olduğuna inanılırdı.

Banner
Benzer Yazılar

Jiroft Uygarlığı: Mezopotamya’nın Gizemli Rakibi

26 Mart 2025

26 Mart 2025

Güneydoğu İran’daki son arkeolojik keşifler, özellikle yaklaşık 5.000 yıl önce gelişen Jiroft Uygarlığı olmak üzere, erken uygarlıklara dair anlayışımızı yeniden...

Kuzey Irak’ta 8.000 Yıllık Yapılar Keşfedildi

11 Ocak 2025

11 Ocak 2025

Udine Üniversitesi’nden arkeologlar, Kuzey Irak’ın Dohuk vilayetinin Rovia ilçesinde yaklaşık 8.000 yıl öncesine ait olduğu düşünülen iki antik insan yerleşimini...

9 Yaşında ki Çocuk Süleyman Tapınağına Ait Altın Bir Boncuk Buldu

1 Aralık 2020

1 Aralık 2020

Bar-Ilan üniversitesinin gönüllüler için düzenlemiş olduğu Temple Mount Eleme Projesi (TMSP) kapsamında çalışan 9 yaşındaki bir çocuk 3000 yıllık altın bir...

Akhenaton Tek Tanrılı Dinin Kurucusu ya da Akıllı Bir Politikacı

3 Ocak 2021

3 Ocak 2021

Mısır medeniyeti, dünya tarihine her alanda etki bırakan medeniyet olmuştur. Dünyanın yedi harikalarından birisi olan Mısır Piramitleri ile görkemliliğini günümüze...

Arkeologlar İnsan Göçünün Tarihini Yeniden Yazabilirler “115.000 Yıllık Ayak İzi”

29 Aralık 2020

29 Aralık 2020

Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki eski bir göl yatağının kavrulmuş tortusuna basılmış yedi ayak izi, insanların 115.000 yıl önce bölgede varlığına tanıklık...

Yazılı kaynaklar, cinsiyetle ilgili öpüşmenin 4.500 yıl önce Mezopotamya halkları arasında görüldüğünü ortaya koyuyor

18 Mayıs 2023

18 Mayıs 2023

Kopenhag ve Oxford Üniversitesi’nden araştırmacılar, Mezopotamya’da elde edilen yazılı kaynaklarda cinsiyetle ilgili öpüşmenin 4.500 yıl önce Mezopotamya halkları arasında görüldüğünü...

AlUla, Eski Arap Medeniyetlerinin Yaşayan Müzesi

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

Al Ula vahası, modern Tayma şehrinin yaklaşık 110 km güneybatısında ve Medine’nin 380 km kuzeyinde, yemyeşil Wadi Al-Qura veya “köyler...

Dendera Tapınağının İkinci Restorasyon Aşaması Tamamlandı

10 Mart 2021

10 Mart 2021

Tanrıça Hathor’a adanmış olan Dendera Tapınağı kompleksi uzun bir süredir restorasyon görmekteydi. Yukarı Mısır’da bulunan Dendera tapınağı, tanrıça Hathor’a adanmış...

Dünyanın İlk İmparatoru Akkad’lı Sargon

14 Ekim 2020

14 Ekim 2020

Dicle ve Fırat arasındaki verimli topraklarda ki sonraları bu topraklara Bereketli Hilal denecek olan bu yerde MÖ. 2330 civarında dünyanın...

Eridu’da Binlerce Yıllık Sulama Sistemi Keşfedildi

10 Mart 2025

10 Mart 2025

Arkeologlar ve jeologlardan oluşan uluslararası bir ekip, Irak’ın güneyindeki Eridu bölgesinde, MÖ 6. binden MÖ 1. bine kadar uzanan, olağanüstü...

Musul’da 6 Metrelik Asur Kanatlı Boğası Ortaya Çıkarıldı: Dünyanın En Büyüğü

23 Eylül 2025

23 Eylül 2025

Irak’ın Musul kentinde yürütülen kazılarda, Asur sanatının bilinen en büyük lamassusu gün yüzüne çıkarıldı. Yaklaşık altı metre yüksekliğe ulaşan bu...

Kayıtlara Geçen En Eski Jinekolojik Tedavi

23 Aralık 2020

23 Aralık 2020

Bilim insanları yaptıkları son araştırmalarda 4000 yıl öncesine ait bir mumyada antik mısır tıp papirüslerinde yazdığı gibi bir tedavi uygulamasıyla...

Herkül ve Büyük İskender’e bağlı ikiz tapınaklar Sümer şehri Girsu’da keşfedildi

29 Ocak 2024

29 Ocak 2024

Arkeologlar, Irak’ın güneydoğusunda şu anda Tello olarak bilinen bir Sümer şehri olan Girsu’daki kazılar sırasında biri diğerinin üzerine gömülü iki...

Persepolis’te Boğa ve Ejderha Motifli Sırlı Tuğlalar Bulundu

17 Aralık 2021

17 Aralık 2021

İranlı ve İtalyan arkeologlardan oluşan bir ekip geçtiğimiz günlerde antik Persepolis’te boğa ve ejderha motifleri taşıyan bazı sırlı tuğlaları ortaya...

Son Assur Başkenti “Ninive”

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

Ninive, Kuzey Irak’ta bugünkü Musul kenti yakınında, Dicle Nehri’nin doğu kıyısında bulunan eski bir Asur şehridir. Asur İmparatorluğu, MÖ 25....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]