29 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Babil’de büyücüler nasıl tespit ediliyordu?

Büyü, tabiat üstü varlıklardan alınan enerji ile bir takım malzemeler kullanılarak düzenlenen ritüeller ile insan, eşya ve olaylar üzerinde etkide bulunma olarak tanımlanmaktadır.

Büyü aracılığı ile insanlar çıkar sağlamışlardır. Büyü yaptıranlar, büyü aracılığıyla hasmına zarar verdirmeyi, çekemediği insanların huzurlu ev yaşamlarını bozmayı hatta ölmesini bile sağlamayı amaçlamışlardır.

Büyü, sadece kişisel bir eylem olarak görülmez. Eski çağ krallıklarında büyüden yararlanıldığına dair kanıtlar görülmektedir.

Krallar, çıktıkları savaşın başarılı geçmesi, düşman kralın hastalanarak ölmesi, düşman halkın ve devletin lanetlenerek yok olması, ekinlerin ve hayvanların zarar görmesi için büyücülere başvurmuşlardır.

Büyü her zaman kötülük için kullanılmamış. Ak büyü ile, ekinlerin çok olması, hayvanların fazla yavru vermesi, kadının ya da erkeğin aşk ve sevgisinin kazanılması, çocuk sahibi olmak ve hastalıkların, salgınların üstesinden gelmek istenmiştir.

Tarihin her döneminde görülen büyü ve büyücülük daima yasaklanan, lanetlenen bir uygulama olmuştur. Büyü yapanlar toplum nezdinde dışlanmış ölümle cezalandırılmıştır.

Babil'de büyü ve büyücülük

Hammurabi kanunlarında büyücünün tespiti “suya atılma”

Mezopotamya uygarlıklarında büyücülük çok fazla görülen, rağbet edilen bir eylem olmuştur. Sümer, Babil, Akad tüm Mezopotamya halkları arasında destek almıştır.

Babil Kralı Hammurabi’nin yazdırdığı kanunlarda bir insanın büyücü olup olmadığını belirlemek için ilginç bir yöntem “suya atılma” ritüeli yer almıştır.

Kanunların 2. maddesinde “Suya atılma” yöntemi şu şekilde yazılmıştır.

“Eğer bir adam, bir adam hakkında (onun) büyü (yaptığını) iddia ederse ve onu ispat edemez ise, üzerine büyücülük iftirası atılan adam nehre gidecek (nehre dalacaktır). Eğer nehir onu çekerse (zaptederse) iftira eden onun evini (mülkünü) alacak (sahiplenecektir). Eğer o adamı nehir temize çıkarırsa ve selamete çıkarırsa ona iftira atan adam öldürülecektir. Nehrin selamete çıkardığı (adam) iftiracının malına mülküne sahip olacaktır.

Suya atılma uygulaması Mezopotamya’da sadece büyücüyü ortaya çıkarmada kullanılmamıştır. Zina isnadı bulunan kadının kendini aklaması için de bu yönteme başvurulmuştur. Eğer kadın nehirden çıkabilirse zina yapmamış ama boğulursa zina yapmış sayılırdı.

Suya atılma ile ortaya çıkan aklanma ya da ölümün tanrıların iradesinin bir tecellisi olduğuna inanılırdı.

Banner
Benzer Yazılar

Son Assur Başkenti “Ninive”

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

Ninive, Kuzey Irak’ta bugünkü Musul kenti yakınında, Dicle Nehri’nin doğu kıyısında bulunan eski bir Asur şehridir. Asur İmparatorluğu, MÖ 25....

Jiroft Uygarlığı: Mezopotamya’nın Gizemli Rakibi

26 Mart 2025

26 Mart 2025

Güneydoğu İran’daki son arkeolojik keşifler, özellikle yaklaşık 5.000 yıl önce gelişen Jiroft Uygarlığı olmak üzere, erken uygarlıklara dair anlayışımızı yeniden...

Bahreyn’de 3.300 Yıllık Dilmun Dönemi Seramik Yüz Gün Işığına Çıktı

11 Ocak 2026

11 Ocak 2026

Bahreyn’in güneyinde yer alan Hilla arkeolojik alanındaki kazılarda, Dilmun uygarlığına ait son derece nadir bir buluntu ortaya çıktı. Yaklaşık 3.300...

Persepolis Antik Mirasına Yeniden Hayat Veriliyor: Tarihi Yapılar Restore Ediliyor

8 Nisan 2025

8 Nisan 2025

İran’ın güneyindeki UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Persepolis’te, Nevruz tatili sonrasında önemli restorasyon çalışmaları yeniden başladı. Pers İmparatorluğu’nun (MÖ...

Dünyanın en eski kadastro çizimini gösteren kil tablet

5 Ağustos 2021

5 Ağustos 2021

Yerleşik düzene geçilmesi mülkiyet konusunu beraberinde getirmiştir. Arazi mülkiyeti, sınırların belirlenmesi, mülkiyet sahipliği ya da ortaklıklarında görülen uyuşmazlıklar ve daha...

Arkeologlar, Nimrud’daki Asur Ninurta Tapınağı’nın içinde dikkat çekici şekilde korunmuş tapınaklar keşfettiler

1 Ocak 2025

1 Ocak 2025

Penn Müzesi’nin Iraklı arkeologlarla işbirliği yaparak yürüttüğü Nimrud’daki son arkeolojik çalışma, Irak’ın kuzeyindeki Nimrud antik kentinde yaklaşık 2.600 yıl önce...

Irak’ın Batı Çölü’nde 1,5 Milyon Yıllık El Baltaları ve Yedi Paleolitik Alan Keşfedildi

30 Ocak 2025

30 Ocak 2025

Free University of Brussels (Brüksel Özgür Üniversitesi) arkeologları, Irak’ın Batı Çölü’nde 10×20 kilometrelik bir alanda 1,5 milyon yıl öncesine tarihlenen...

Aššur Medeniyetinde Kan Parası

5 Ocak 2021

5 Ocak 2021

Bir kişinin kazaren ya da kasten öldürülmesi sonrası maktulün ailesine verilen paraya kan parası denilmektedir… Günümüz maddi hukukunda tam olarak...

Babil tabletinde Dünya’nın en eski hayalet çizimi

17 Ekim 2021

17 Ekim 2021

British Museum depolarında bulunan 3 bin 500 yıllık Babil çivi yazılı tablette Dünya’nın en eski hayalet çizimi tespit edildi. British...

Irak’ta arkeologlar 2700 yıllık şarap presi buldu

24 Ekim 2021

24 Ekim 2021

Kuzey Irak’taki Faida’da, yaklaşık dokuz kilometre (5,5 mil) uzunluğunda bir sulama kanalının duvarlarına oyulmuş taş oymalar ve büyük ölçekli bir...

Antik Asur kenti Nimrud’da tanrıça İştar’ı tasvir eden türünün ilk örneği taş stel ortaya çıkarıldı

27 Haziran 2023

27 Haziran 2023

Pennsylvania Üniversitesi ve Iraklı arkeologlardan oluşan kazı ekibi Asur kenti Nimrud’da tanrıça İştar’ı tasvir eden türünün ilk örneği büyük bir...

Tarihin İlk Bilinen Barış Antlaşmasına Açılan Kapı Kadeş Savaşı

13 Aralık 2020

13 Aralık 2020

Takvimler M.Ö. 1274 yılını göstermekte… Yer günümüz Suriye toprakları içinde kalan Kadeş ovası… Dönemin iki büyük egemen gücü Hititler ve...

Mezopotamya’nın Uruk antik kenti yakınlarında 4000 yıllık tekne ortaya çıkarıldı

9 Nisan 2022

9 Nisan 2022

Devlet Eski Eserler Kurulu Irak Alman Misyonu ve Alman Arkeoloji Enstitüsü Şark Dairesi’nden bir arkeolog ekibi, Uruk antik kenti yakınlarında...

Eski Çağda Kütüphane Savaşları!

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

Biri dünyanın en eski ve büyük kütüphanesi diğeri 100 yıl sonra ona rakip olarak doğmuş. Bu iki eşsiz kütüphanenin ilginç...

Asur Tanrılarını Betimleyen Devasa Kabartma, Ninova’da Gün Yüzüne Çıkarıldı

15 Mayıs 2025

15 Mayıs 2025

Heidelberg Üniversitesi’nden arkeologlar, Kral Asurbanipal’in taht odasında eşsiz bir kabartma ortaya çıkardı. Heidelberg Üniversitesi bünyesindeki arkeologlar, Kuzey Mezopotamya’nın kalbinde, Musul...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]