20 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Babil’de büyücüler nasıl tespit ediliyordu?

Büyü, tabiat üstü varlıklardan alınan enerji ile bir takım malzemeler kullanılarak düzenlenen ritüeller ile insan, eşya ve olaylar üzerinde etkide bulunma olarak tanımlanmaktadır.

Büyü aracılığı ile insanlar çıkar sağlamışlardır. Büyü yaptıranlar, büyü aracılığıyla hasmına zarar verdirmeyi, çekemediği insanların huzurlu ev yaşamlarını bozmayı hatta ölmesini bile sağlamayı amaçlamışlardır.

Büyü, sadece kişisel bir eylem olarak görülmez. Eski çağ krallıklarında büyüden yararlanıldığına dair kanıtlar görülmektedir.

Krallar, çıktıkları savaşın başarılı geçmesi, düşman kralın hastalanarak ölmesi, düşman halkın ve devletin lanetlenerek yok olması, ekinlerin ve hayvanların zarar görmesi için büyücülere başvurmuşlardır.

Büyü her zaman kötülük için kullanılmamış. Ak büyü ile, ekinlerin çok olması, hayvanların fazla yavru vermesi, kadının ya da erkeğin aşk ve sevgisinin kazanılması, çocuk sahibi olmak ve hastalıkların, salgınların üstesinden gelmek istenmiştir.

Tarihin her döneminde görülen büyü ve büyücülük daima yasaklanan, lanetlenen bir uygulama olmuştur. Büyü yapanlar toplum nezdinde dışlanmış ölümle cezalandırılmıştır.

Babil'de büyü ve büyücülük

Hammurabi kanunlarında büyücünün tespiti “suya atılma”

Mezopotamya uygarlıklarında büyücülük çok fazla görülen, rağbet edilen bir eylem olmuştur. Sümer, Babil, Akad tüm Mezopotamya halkları arasında destek almıştır.

Babil Kralı Hammurabi’nin yazdırdığı kanunlarda bir insanın büyücü olup olmadığını belirlemek için ilginç bir yöntem “suya atılma” ritüeli yer almıştır.

Kanunların 2. maddesinde “Suya atılma” yöntemi şu şekilde yazılmıştır.

“Eğer bir adam, bir adam hakkında (onun) büyü (yaptığını) iddia ederse ve onu ispat edemez ise, üzerine büyücülük iftirası atılan adam nehre gidecek (nehre dalacaktır). Eğer nehir onu çekerse (zaptederse) iftira eden onun evini (mülkünü) alacak (sahiplenecektir). Eğer o adamı nehir temize çıkarırsa ve selamete çıkarırsa ona iftira atan adam öldürülecektir. Nehrin selamete çıkardığı (adam) iftiracının malına mülküne sahip olacaktır.

Suya atılma uygulaması Mezopotamya’da sadece büyücüyü ortaya çıkarmada kullanılmamıştır. Zina isnadı bulunan kadının kendini aklaması için de bu yönteme başvurulmuştur. Eğer kadın nehirden çıkabilirse zina yapmamış ama boğulursa zina yapmış sayılırdı.

Suya atılma ile ortaya çıkan aklanma ya da ölümün tanrıların iradesinin bir tecellisi olduğuna inanılırdı.

Banner
Benzer Yazılar

Asur Tanrılarını Betimleyen Devasa Kabartma, Ninova’da Gün Yüzüne Çıkarıldı

15 Mayıs 2025

15 Mayıs 2025

Heidelberg Üniversitesi’nden arkeologlar, Kral Asurbanipal’in taht odasında eşsiz bir kabartma ortaya çıkardı. Heidelberg Üniversitesi bünyesindeki arkeologlar, Kuzey Mezopotamya’nın kalbinde, Musul...

9 Yaşında ki Çocuk Süleyman Tapınağına Ait Altın Bir Boncuk Buldu

1 Aralık 2020

1 Aralık 2020

Bar-Ilan üniversitesinin gönüllüler için düzenlemiş olduğu Temple Mount Eleme Projesi (TMSP) kapsamında çalışan 9 yaşındaki bir çocuk 3000 yıllık altın bir...

Eski Çağda Kütüphane Savaşları!

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

Biri dünyanın en eski ve büyük kütüphanesi diğeri 100 yıl sonra ona rakip olarak doğmuş. Bu iki eşsiz kütüphanenin ilginç...

Persler Hakkında Bilinmeyen 5 Gerçek

22 Ocak 2021

22 Ocak 2021

Pers kültürü, 1000 yıldan daha fazla bir süre Yakın Doğu ve Dünya’nın geri kalanını etkiledi. Kültürleri, bir çok yönüyle uzun...

6000 yıllık yerleşim yerindeki kazılar, Irak’taki en eski devlet kurumlarının ortaya çıkışına ve reddedilmesine dair kanıtlar ortaya çıkarıyor

6 Aralık 2024

6 Aralık 2024

Irak’ın kuzeyinde Shakhi Kora arkeolojik alanında M. Ö. 4. binyıla ait yerleşim yerinde yapılan yeni kazılar, ilk devlet kurumlarına dair...

Aššur Medeniyetinde Kan Parası

5 Ocak 2021

5 Ocak 2021

Bir kişinin kazaren ya da kasten öldürülmesi sonrası maktulün ailesine verilen paraya kan parası denilmektedir… Günümüz maddi hukukunda tam olarak...

Dendera Tapınağının İkinci Restorasyon Aşaması Tamamlandı

10 Mart 2021

10 Mart 2021

Tanrıça Hathor’a adanmış olan Dendera Tapınağı kompleksi uzun bir süredir restorasyon görmekteydi. Yukarı Mısır’da bulunan Dendera tapınağı, tanrıça Hathor’a adanmış...

Akhenaton Tek Tanrılı Dinin Kurucusu ya da Akıllı Bir Politikacı

3 Ocak 2021

3 Ocak 2021

Mısır medeniyeti, dünya tarihine her alanda etki bırakan medeniyet olmuştur. Dünyanın yedi harikalarından birisi olan Mısır Piramitleri ile görkemliliğini günümüze...

Kayıtlara Geçen En Eski Jinekolojik Tedavi

23 Aralık 2020

23 Aralık 2020

Bilim insanları yaptıkları son araştırmalarda 4000 yıl öncesine ait bir mumyada antik mısır tıp papirüslerinde yazdığı gibi bir tedavi uygulamasıyla...

Sümer kenti Lagash’ta 5000 yıllık kamusal yemek alanı keşfedildi

2 Şubat 2023

2 Şubat 2023

Sümer kenti Lagash’ta devam eden kazılarda arkeologlar 5000 yıllık kamusal alan keşfettiler. Güney Mezopotamya’nın en büyük ve güçlü kentlerinden olan...

Arkeologlar, 1386 yıl önce aynı adı taşıyan ünlü savaşa tanık olan Jalula antik kentinin izlerini keşfetti

2 Aralık 2023

2 Aralık 2023

Irak Devlet Eski Eserler ve Miras Kurulu (SBAH), Jalula antik kentinin sınırlarının ve çeşitli yapılarının keşfedildiğini duyurdu. Irak Devlet Eski...

26, Hanedan Rahibi Djehuty Imhotep’in Lahdi Minya’da Bulundu!

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

Mısır, Minya’daki Al-Ghoreifa arkeolojik kazı alanında antik Mısır tanrısı Djehuty’nin baş rahibinin lahiti bulundu. Tanrı Djehuty’nin 26. Hanedan (MÖ 688-525)...

Bahreyn’de 3.300 Yıllık Dilmun Dönemi Seramik Yüz Gün Işığına Çıktı

11 Ocak 2026

11 Ocak 2026

Bahreyn’in güneyinde yer alan Hilla arkeolojik alanındaki kazılarda, Dilmun uygarlığına ait son derece nadir bir buluntu ortaya çıktı. Yaklaşık 3.300...

Yeni araştırma Mezopotamya’da güveç yemekleri yendiğini gösteriyor

23 Kasım 2022

23 Kasım 2022

Mezopotamya… İki nehrin arasında medeniyetin yeşerdiği topraklar… İlk kentsel oluşumlarının görüldüğü bu topraklarda arkeologlar gerçekleştirdikleri kazılarla günümüz yaşantısının ilklerini bulmaya...

Mısır’ın Kayıp Prensesi “Ankhesenamun”

22 Nisan 2021

22 Nisan 2021

Ankhesenamun, MÖ 1350 civarında Kral Akhenaten ve Kraliçe Nefertiti‘nin kızı olarak doğdu. Bir prenses olarak dünyaya gözlerini açan Ankhesenamun’un hayatı...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]