28 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Babil’de büyücüler nasıl tespit ediliyordu?

Büyü, tabiat üstü varlıklardan alınan enerji ile bir takım malzemeler kullanılarak düzenlenen ritüeller ile insan, eşya ve olaylar üzerinde etkide bulunma olarak tanımlanmaktadır.

Büyü aracılığı ile insanlar çıkar sağlamışlardır. Büyü yaptıranlar, büyü aracılığıyla hasmına zarar verdirmeyi, çekemediği insanların huzurlu ev yaşamlarını bozmayı hatta ölmesini bile sağlamayı amaçlamışlardır.

Büyü, sadece kişisel bir eylem olarak görülmez. Eski çağ krallıklarında büyüden yararlanıldığına dair kanıtlar görülmektedir.

Krallar, çıktıkları savaşın başarılı geçmesi, düşman kralın hastalanarak ölmesi, düşman halkın ve devletin lanetlenerek yok olması, ekinlerin ve hayvanların zarar görmesi için büyücülere başvurmuşlardır.

Büyü her zaman kötülük için kullanılmamış. Ak büyü ile, ekinlerin çok olması, hayvanların fazla yavru vermesi, kadının ya da erkeğin aşk ve sevgisinin kazanılması, çocuk sahibi olmak ve hastalıkların, salgınların üstesinden gelmek istenmiştir.

Tarihin her döneminde görülen büyü ve büyücülük daima yasaklanan, lanetlenen bir uygulama olmuştur. Büyü yapanlar toplum nezdinde dışlanmış ölümle cezalandırılmıştır.

Babil'de büyü ve büyücülük

Hammurabi kanunlarında büyücünün tespiti “suya atılma”

Mezopotamya uygarlıklarında büyücülük çok fazla görülen, rağbet edilen bir eylem olmuştur. Sümer, Babil, Akad tüm Mezopotamya halkları arasında destek almıştır.

Babil Kralı Hammurabi’nin yazdırdığı kanunlarda bir insanın büyücü olup olmadığını belirlemek için ilginç bir yöntem “suya atılma” ritüeli yer almıştır.

Kanunların 2. maddesinde “Suya atılma” yöntemi şu şekilde yazılmıştır.

“Eğer bir adam, bir adam hakkında (onun) büyü (yaptığını) iddia ederse ve onu ispat edemez ise, üzerine büyücülük iftirası atılan adam nehre gidecek (nehre dalacaktır). Eğer nehir onu çekerse (zaptederse) iftira eden onun evini (mülkünü) alacak (sahiplenecektir). Eğer o adamı nehir temize çıkarırsa ve selamete çıkarırsa ona iftira atan adam öldürülecektir. Nehrin selamete çıkardığı (adam) iftiracının malına mülküne sahip olacaktır.

Suya atılma uygulaması Mezopotamya’da sadece büyücüyü ortaya çıkarmada kullanılmamıştır. Zina isnadı bulunan kadının kendini aklaması için de bu yönteme başvurulmuştur. Eğer kadın nehirden çıkabilirse zina yapmamış ama boğulursa zina yapmış sayılırdı.

Suya atılma ile ortaya çıkan aklanma ya da ölümün tanrıların iradesinin bir tecellisi olduğuna inanılırdı.

Banner
Benzer Yazılar

Fizana Kadar Gidenlerin Görmesi Gereken Şehir Ghat!

12 Kasım 2020

12 Kasım 2020

Ghat başkent Trablus’a 1400 km uzaklıkta, Libya-Cezayir sınırının eteklerinde Fezzan’ın (Fizan) güneybatı bölgesinde, batı Libya çölünde yer alan antik bir...

Mezopotamya’nın Uruk antik kenti yakınlarında 4000 yıllık tekne ortaya çıkarıldı

9 Nisan 2022

9 Nisan 2022

Devlet Eski Eserler Kurulu Irak Alman Misyonu ve Alman Arkeoloji Enstitüsü Şark Dairesi’nden bir arkeolog ekibi, Uruk antik kenti yakınlarında...

Aššur Medeniyetinde Kan Parası

5 Ocak 2021

5 Ocak 2021

Bir kişinin kazaren ya da kasten öldürülmesi sonrası maktulün ailesine verilen paraya kan parası denilmektedir… Günümüz maddi hukukunda tam olarak...

Türkiye Coğrafyasında Yaşayan Eski Topluluklar İklim Değişikliğine Kolayca Adepte Oldular

2 Kasım 2020

2 Kasım 2020

İklim değişikliği toplumsal çöküşü tetikleyebilir ve popülasyonları hareket etmeye zorlayabilir, ancak her zaman değil! Yeni arkeolojik araştırmalar, antik Türkiye’deki popülasyonların,...

Son Assur Başkenti “Ninive”

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

Ninive, Kuzey Irak’ta bugünkü Musul kenti yakınında, Dicle Nehri’nin doğu kıyısında bulunan eski bir Asur şehridir. Asur İmparatorluğu, MÖ 25....

Suudi Arabistan’daki deve oymaları 8000 yaşında!

15 Eylül 2021

15 Eylül 2021

Suudi Arabistan’da bulunan gerçek boyutlu deve oymaları, neredeyse 8.000 yıl önce, çölün yeşil olduğu Neolitik dönemde oyulmuştur. Başlangıçta, bu kabartmaların...

Mısır’ın Kayıp Prensesi “Ankhesenamun”

22 Nisan 2021

22 Nisan 2021

Ankhesenamun, MÖ 1350 civarında Kral Akhenaten ve Kraliçe Nefertiti‘nin kızı olarak doğdu. Bir prenses olarak dünyaya gözlerini açan Ankhesenamun’un hayatı...

Musul’da 6 Metrelik Asur Kanatlı Boğası Ortaya Çıkarıldı: Dünyanın En Büyüğü

23 Eylül 2025

23 Eylül 2025

Irak’ın Musul kentinde yürütülen kazılarda, Asur sanatının bilinen en büyük lamassusu gün yüzüne çıkarıldı. Yaklaşık altı metre yüksekliğe ulaşan bu...

Musul’da Asur dönemi anıtsal kaya oyma kabartması ortaya çıkarıldı

18 Ekim 2022

18 Ekim 2022

Iraklı arkeologlar tarafından Musul’da Maşki Kapısı’nda başlatılan kazı çalışmalarında Asur dönemi anıtsal kaya oyma kabartması ortaya çıkarıldı. Oymalar, M.Ö. 705’ten...

Persepolis’te Boğa ve Ejderha Motifli Sırlı Tuğlalar Bulundu

17 Aralık 2021

17 Aralık 2021

İranlı ve İtalyan arkeologlardan oluşan bir ekip geçtiğimiz günlerde antik Persepolis’te boğa ve ejderha motifleri taşıyan bazı sırlı tuğlaları ortaya...

Asur ordusu antik Yahudi şehri Lachish’i nasıl fethetti

9 Kasım 2021

9 Kasım 2021

Arkeologlar, Kral Sanherib’in askerlerinin 2.700 yıl önce Yahudi Lachish şehrini yenmelerini sağlayan devasa kuşatma rampasını nasıl inşa ettiklerini keşfettiler. Antik...

Irak’taki arkeolojik alanlar kum fırtınaları tehdidi altında

16 Nisan 2023

16 Nisan 2023

Birçok arkeolojik alan, dünya genelinde yaşanan sıcaklık ve nem değişimleri, fırtınalar, yağışlar, sel ve toprak erozyonu gibi doğal afetlerle karşı...

Antik Mısır’ın Kutsal Kedileri

19 Ekim 2020

19 Ekim 2020

Kediler bütün dünyada en çok beslenen evcil hayvanlardan biridir. Her mecrada sevildikleri gibi günümüzde de internet ortamının kahramanı durumundadırlar. Ne...

Assur Saraylarından Osmanlıya Kalan Miras “Harem ve Saray Planı”

25 Aralık 2020

25 Aralık 2020

Dünya’da ilk emperyalist yayılımı gerçekleştiren Akad devletinden sonra tarih sahnesine çıkan Assur devleti Akadlıların yayılım hayallerini gerçeğe dönüştürmüştür. MÖ.9 yüzyılda...

Yazılı kaynaklar, cinsiyetle ilgili öpüşmenin 4.500 yıl önce Mezopotamya halkları arasında görüldüğünü ortaya koyuyor

18 Mayıs 2023

18 Mayıs 2023

Kopenhag ve Oxford Üniversitesi’nden araştırmacılar, Mezopotamya’da elde edilen yazılı kaynaklarda cinsiyetle ilgili öpüşmenin 4.500 yıl önce Mezopotamya halkları arasında görüldüğünü...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]