29 May 2024 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Babil’de büyücüler nasıl tespit ediliyordu?

Büyü, tabiat üstü varlıklardan alınan enerji ile bir takım malzemeler kullanılarak düzenlenen ritüeller ile insan, eşya ve olaylar üzerinde etkide bulunma olarak tanımlanmaktadır.

Büyü aracılığı ile insanlar çıkar sağlamışlardır. Büyü yaptıranlar, büyü aracılığıyla hasmına zarar verdirmeyi, çekemediği insanların huzurlu ev yaşamlarını bozmayı hatta ölmesini bile sağlamayı amaçlamışlardır.

Büyü, sadece kişisel bir eylem olarak görülmez. Eski çağ krallıklarında büyüden yararlanıldığına dair kanıtlar görülmektedir.

Krallar, çıktıkları savaşın başarılı geçmesi, düşman kralın hastalanarak ölmesi, düşman halkın ve devletin lanetlenerek yok olması, ekinlerin ve hayvanların zarar görmesi için büyücülere başvurmuşlardır.

Büyü her zaman kötülük için kullanılmamış. Ak büyü ile, ekinlerin çok olması, hayvanların fazla yavru vermesi, kadının ya da erkeğin aşk ve sevgisinin kazanılması, çocuk sahibi olmak ve hastalıkların, salgınların üstesinden gelmek istenmiştir.

Tarihin her döneminde görülen büyü ve büyücülük daima yasaklanan, lanetlenen bir uygulama olmuştur. Büyü yapanlar toplum nezdinde dışlanmış ölümle cezalandırılmıştır.

Babil'de büyü ve büyücülük

Hammurabi kanunlarında büyücünün tespiti “suya atılma”

Mezopotamya uygarlıklarında büyücülük çok fazla görülen, rağbet edilen bir eylem olmuştur. Sümer, Babil, Akad tüm Mezopotamya halkları arasında destek almıştır.

Babil Kralı Hammurabi’nin yazdırdığı kanunlarda bir insanın büyücü olup olmadığını belirlemek için ilginç bir yöntem “suya atılma” ritüeli yer almıştır.

Kanunların 2. maddesinde “Suya atılma” yöntemi şu şekilde yazılmıştır.

“Eğer bir adam, bir adam hakkında (onun) büyü (yaptığını) iddia ederse ve onu ispat edemez ise, üzerine büyücülük iftirası atılan adam nehre gidecek (nehre dalacaktır). Eğer nehir onu çekerse (zaptederse) iftira eden onun evini (mülkünü) alacak (sahiplenecektir). Eğer o adamı nehir temize çıkarırsa ve selamete çıkarırsa ona iftira atan adam öldürülecektir. Nehrin selamete çıkardığı (adam) iftiracının malına mülküne sahip olacaktır.

Suya atılma uygulaması Mezopotamya’da sadece büyücüyü ortaya çıkarmada kullanılmamıştır. Zina isnadı bulunan kadının kendini aklaması için de bu yönteme başvurulmuştur. Eğer kadın nehirden çıkabilirse zina yapmamış ama boğulursa zina yapmış sayılırdı.

Suya atılma ile ortaya çıkan aklanma ya da ölümün tanrıların iradesinin bir tecellisi olduğuna inanılırdı.

Banner
Benzer Yazılar

Son Assur Başkenti “Ninive”

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

Ninive, Kuzey Irak’ta bugünkü Musul kenti yakınında, Dicle Nehri’nin doğu kıyısında bulunan eski bir Asur şehridir. Asur İmparatorluğu, MÖ 25....

Dünyanın İlk İmparatoru Akkad’lı Sargon

14 Ekim 2020

14 Ekim 2020

Dicle ve Fırat arasındaki verimli topraklarda ki sonraları bu topraklara Bereketli Hilal denecek olan bu yerde MÖ. 2330 civarında dünyanın...

Tarihin İlk Bilinen Barış Antlaşmasına Açılan Kapı Kadeş Savaşı

13 Aralık 2020

13 Aralık 2020

Takvimler M.Ö. 1274 yılını göstermekte… Yer günümüz Suriye toprakları içinde kalan Kadeş ovası… Dönemin iki büyük egemen gücü Hititler ve...

Dünyanın En Eski Yer Adı İşaretleri

4 Aralık 2020

4 Aralık 2020

Dünya’nın tarihi boyunca eski kültürlere ve yaşamlara ilgimiz ve merakımız her geçen gün artarak devam etmekte. Araştırmacılar insanoğlunun merakından yola...

AlUla, Eski Arap Medeniyetlerinin Yaşayan Müzesi

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

Al Ula vahası, modern Tayma şehrinin yaklaşık 110 km güneybatısında ve Medine’nin 380 km kuzeyinde, yemyeşil Wadi Al-Qura veya “köyler...

Babil Kulesi inşasında kullanıldığı düşünülen tuğla bulundu

4 Kasım 2021

4 Kasım 2021

Dünya’nın 7 harikasından biri olan Babil’in Asma Bahçeleri içinde bulunan Babil Kulesi’nin inşasında kullanıldığı tahmin edilen tuğla bulundu. Babil’i işgal...

Yeni araştırma Mezopotamya’da güveç yemekleri yendiğini gösteriyor

23 Kasım 2022

23 Kasım 2022

Mezopotamya… İki nehrin arasında medeniyetin yeşerdiği topraklar… İlk kentsel oluşumlarının görüldüğü bu topraklarda arkeologlar gerçekleştirdikleri kazılarla günümüz yaşantısının ilklerini bulmaya...

Mısırda Güzelliğin Sembolü Kraliçe Nefertiti, Mitanni Prensesi Tadukhipa Olabilir mi?

1 Kasım 2020

1 Kasım 2020

Kraliçe Nefertiti’nin eski Mitanni Krallığından gelen bir prenses olduğu ve adının aslında prenses Tadukhipa olabileceği bazı bilim insanları tarafından öne...

Fizana Kadar Gidenlerin Görmesi Gereken Şehir Ghat!

12 Kasım 2020

12 Kasım 2020

Ghat başkent Trablus’a 1400 km uzaklıkta, Libya-Cezayir sınırının eteklerinde Fezzan’ın (Fizan) güneybatı bölgesinde, batı Libya çölünde yer alan antik bir...

Golan Tepelerinde Kral Davut Dönemine Ait 3000 Yıllık Kale

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

İsrail Eski Eserler Kurumu’ndan bir arkeolog ekibi, MÖ 11. veya 10. yüzyılda Kral David’in (Kral Davut)  müttefiki Geshurites tarafından kurulduğuna...

Mezopotamya’da 4500 yıl önce ortaya çıkan melez hayvan: Kunga

17 Ocak 2022

17 Ocak 2022

Medeni Dünya’nın temel taşlarının atıldığı Mezopotamya’da bilinen ilk biyomühendislik çalışmanın ürünü Kunga adı verilen melez eşek olduğu açıklandı. Bir genomik...

Girsu’daki son kazılarda Sümerlerin uygarlığı kurtaran yenilikçi teknolojisi ortaya çıkarıldı

24 Kasım 2023

24 Kasım 2023

Irak’ın güneyindeki modern Nasıriye kentinin yakınında yer alan antik Girsu kentinde, British Museum’un yakın zamanda yaptığı kazılarda, Sümerlerin 4000 yıl...

Akhenaton Tek Tanrılı Dinin Kurucusu ya da Akıllı Bir Politikacı

3 Ocak 2021

3 Ocak 2021

Mısır medeniyeti, dünya tarihine her alanda etki bırakan medeniyet olmuştur. Dünyanın yedi harikalarından birisi olan Mısır Piramitleri ile görkemliliğini günümüze...

Kleopatra’nın Mezarı Bulundu mu?

2 Şubat 2021

2 Şubat 2021

Kadim medeniyetlerde az da olsa güçlü kadın yöneticiler olmuştur. Bu güçlü yönetici kadınlardan birisi de, Mısır’ın son Kraliçesi Kleopatra‘dır. Mısır’ın...

Arkeologlar İnsan Göçünün Tarihini Yeniden Yazabilirler “115.000 Yıllık Ayak İzi”

29 Aralık 2020

29 Aralık 2020

Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki eski bir göl yatağının kavrulmuş tortusuna basılmış yedi ayak izi, insanların 115.000 yıl önce bölgede varlığına tanıklık...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]