1 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antik Mısır’ın Kutsal Kedileri

Kediler bütün dünyada en çok beslenen evcil hayvanlardan biridir. Her mecrada sevildikleri gibi günümüzde de internet ortamının kahramanı durumundadırlar. Ne kadar yıldır bizlerle birlikte olduklarını bilemesek te bunun en az insanlığın tarihi kadar geriye gittiğini biliyoruz.

Tarih öncesi çağların kutsal hayvanı olan kedilerin Orta çağ döneminde isimleri biraz lekelense de devamında ki yüzyıllarda yine insanlığın “en sevdiği” olmaya devam etmiştir. Hala insanlar için kedimi köpek mi sorusu gündeme gelmektedir.

Bizde kedi severler için kedilerin en güzel zamanlarına Antik Mısır dönemine geri gidip küçük bir araştırma derledik.

Araştırmacılar tarih öncesi dönemler de kedi iskeleti kedi kafatası gibi bulgular ile karşılaşmışlardır. Tunç çağı döneminde bu bulgularda artış olmuştur. Günümüzde kedilerin Kuzey Afrika kökenli olduklarını artık biliyoruz. Ama tarih öncesi dönemlerde bile kediler Anadolu’dan İndus vadisine kadar her yerde görülmektelerdi.

İlginçtir ki kedilere kutsallıkta dahil bir çok misyon ekleyen Mısır’da tarihöncesi dönemden, hatta Eski Krallık Dönemi’nden (M.Ö. 2686-2118) günümüze kalan kedi kalıntısı yoktur. Evcil kedilerin eski Mısır sanatında resmedilmesi ise yaklaşık olarak M.Ö. 2000 yılından itibarendir. Böylece, evcil kedinin tarihini günümüzden 4 binyıl öncesine götürmek mümkündür .

Peki kediler Mısır’da nasıl bu kadar kıymetli efendiler haline gelmiş acaba?

Kediler tabiatları itibariyle sürüngen ve kemirgenleri avlamaya doğuştan yeteneklidirler. Doğal olarak yerleşik hayata geçip tarım yapan insanlar için hububat stokları çok değerliydi. Hububatları her türlü kemirgenden koruyan bu sevimli hayvanları dost olarak kabul etmeleri zor olmamıştır.

Eski Mısırlıların kedi sevgisi, kemirgenleri yakalama becerilerinin takdir edilmesinden, onları kutsal yaratıklar olarak görmeye kadar gelişti.

Antik Mısır’da yaygın bir inanış olan animizm yani tanrısal ruh, doğanın tümünü kapsıyordu. Bu nedenle Antik Mısırlılar, doğrudan kedinin kendisine değil onda var olduğuna inandıkları tanrısal güce tapıyorlardı.

Kediler ilk defa su kuşlarını avlamak için Mö.2500 yılında evcilleştirilmiş. Öyle ki bir çok Mısır sanatı resimde avcılarla birlikte resmedilmiş. Bu resimlerin tarihi de Mö. 3000 kadar gitmekte.

Mısır’da erkek kedi, güneş tanrısı ile özdeşleştirilirdi. M.Ö. 1500 yıllarından itibaren Mısır’ın en güçlü ilahı olan güneş tanrısı Ra’nın kendisini kedi formunda gösterdiğine inanılırdı. Ra her gece Atum-Ra’da vücut bularak yeraltını dünyasına gider ve orada şeytan-yılan Apophis ile savaşır onu bıçağıyla keserdi. Böylece ertesi gün yeniden Güneş Tanrısı olarak dönüşünü güvene almış olurdu.

Kedinin gece alışkanlıkları yüzünden Ay Tanrısı ile de ilişkilendirilmiştir. Ay tanrıçasının kedide vücut bulduğuna inanılmaktaydı. Buna en etkileyici örnek ise bronzdan yapılmış bir müzik aleti olan sistrumdur. Çerçevenin sapa birleştiği yerde bir veya birkaç kedi figürü, sapta ise Hathor tasviri bulunur. Sistrum sallandığında oldukça tiz bir ses çıkarır. Bu ses, kedi ile sembolize edilen bereket ve yenilenme ile ilişkilidir; çünkü kedinin böyle bir gücü vardır. Tanrıça Hathor ve onun sistrumu.

Sistrum (Müzik aleti]

J. Malek’e göre kedilere ait en eski yazılı kalıntı I. Amenemhat piramit kompleksindeki tapınak kabartmasına ait olan hiyerogliflerdir. Yazıtta yer alan “miww şehrinin efendisi (kediler)” ifadesinde geçen kedi şehrinin gerçekte var olup olmadığı bilinmemektedir.
Kediler Mısır’da öyle bir güç kazanmışlardır ki artık krallar bile isimlerinde kedi türlerine atıfta bulunmuşlardır. Hatta 22. hanedan krallarından birine “pȝ- miw” adı verilmiştir.

Her zaman böyle kutsanmışlıklar çokta güzellik getirmemişti. Kutsanmış hayvan oldukları için bazı dönemlerde büyüler için kurban edilmişlerdir. Bastet kedisi şeklinde hazırlanmış küçük muskaları üzerinde taşıyarak yılan ve akrep ısırığı gibi tehlikelerden ve talihsizliklerden korunacaklarına ve doğurganlığın artacağına inanmışlardır. Bununla birlikte Tanrıça Bastet’in ruhunu yüceltmek için sunulan kurbanlar genellikle iki ya da dört aylık kedilerden seçilmiştir. Antik çağ yazıcılığında geç dönemlerde kedi kurbanının oldukça yaygın olduğunu göstermiştir.

Kedi mumyaları

Diodorus Siculus, Mısır toplumunda kedilerin tanrı gibi kutsal kabul edildiğini ve yanlışlıkla bile olsa bir kediyi öldüren kişiyi çok sert cezalara çarptırıldığını aktarmıştır. Talihsiz bir Romalının kazara bir kediyi öldürmesi üzerine öfkeli insanlar, firavun XI. Ptolemy’nin engel olmaya çalışmasına rağmen Romalıyı linç etmişlerdir.

Mısır’da kedilerin kutsallığı büyük sıkıntılara da yol açmıştır. Örneğin Mısır-pers arasındaki Pelusium Savaşı’nda imparator II. Kombises bu kutsanmışlığı kullanarak savaşta ön sıralara kedileri koymuş Bir türlü saldırıya geçemeyen Mısır ordusu yenilmiştir.

Kedileriyle öldükten sonra da birlikte olmak insanlar sayesinde kediler sahipleriyle birlikte mumyalanmış ve onların mezarına konulmuştur. Hatta marangozla kediler için özel kedi tabutları bile yapmıştır. Firavun III Amenhotep’in oğlu prens Thutmose’nin evcil kedisi için kireçtaşından bir lahit bile yaptırılmıştır.

Mısır’ın Roma vilayeti olmasıyla kedilere verilen önemde yavaşça ortadan kalkmıştır.

 

Kaynak: Kaynak: Kasdemir,H.2019,”Antik Mısır Toplumunda Kedinin Kutsallığı”, Sosyoloji Divanı, Yıl: 7 Sayı: 14

Banner
Benzer Yazılar

Arkeologlar İnsan Göçünün Tarihini Yeniden Yazabilirler “115.000 Yıllık Ayak İzi”

29 Aralık 2020

29 Aralık 2020

Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki eski bir göl yatağının kavrulmuş tortusuna basılmış yedi ayak izi, insanların 115.000 yıl önce bölgede varlığına tanıklık...

Dünyanın en eski kadastro çizimini gösteren kil tablet

5 Ağustos 2021

5 Ağustos 2021

Yerleşik düzene geçilmesi mülkiyet konusunu beraberinde getirmiştir. Arazi mülkiyeti, sınırların belirlenmesi, mülkiyet sahipliği ya da ortaklıklarında görülen uyuşmazlıklar ve daha...

Balawat (Imgur Enlil) Kapı Kabartmaları

2 Mart 2021

2 Mart 2021

Balawat, Dicle ve Zap Irmağının keşiştiği yani Assur üçgeni adı verilen bölgede yer almaktadır. Birinci başkent Kalhu güneyde, Durşarrukin en...

Mezopotamya’nın fazla bilinmeyen Sümer kraliçesi Puabi

11 Şubat 2022

11 Şubat 2022

Mezopotamya’nın bereketli topraklarında kurulan Ur Kent Devleti, Hindistan’a kadar uzanan ticaret yolunun ana limanıydı. Dolayısıyla dönemin zengin ve güçlü Sümer...

Eridu’da Binlerce Yıllık Sulama Sistemi Keşfedildi

10 Mart 2025

10 Mart 2025

Arkeologlar ve jeologlardan oluşan uluslararası bir ekip, Irak’ın güneyindeki Eridu bölgesinde, MÖ 6. binden MÖ 1. bine kadar uzanan, olağanüstü...

Her Devrin Fenomeni, Paranın Enteresan Tarihi

28 Ekim 2020

28 Ekim 2020

“Paraya dair yazmak onu elde etmekten daha kolaydır; ve onu kazananlar, para hakkında sadece yazmayı başarabilenlere büyük destek verirler. “Voltaire,...

Dünya’nın En Eski Müşteri Şikayeti 3800 Yaşında

17 Ocak 2021

17 Ocak 2021

Aldığımız üründen memnun kalmadığımız zaman hemen hemen hepimizin yaptığı şey ürün hakkında şikayetçi olmaktır. Bunu bazen müşteri hizmetlerini arayarak bazen...

Çömlek İçinde Gömülü 3800 Yıllık Bebek İskeleti

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

İsrailli arkeologlar kazı çalışmalarına ara vermeden devam ediyorlar. Son kazılarda çıkarılan çömlek içindeki 3800 yıllık bebek iskeleti heyecan yarattı. Ariel...

Eskiçağ Toplumlarında Şifa İçin Köpek Kullanılıyordu

24 Nisan 2021

24 Nisan 2021

Köpek deyince akıllara dostluk gelir. İnsan ile köpek arasındaki bu dostluk neolitik çağ ile birlikte görülmeye başlar. İnsanın yerleşik düzene...

Türkiye Coğrafyasında Yaşayan Eski Topluluklar İklim Değişikliğine Kolayca Adepte Oldular

2 Kasım 2020

2 Kasım 2020

İklim değişikliği toplumsal çöküşü tetikleyebilir ve popülasyonları hareket etmeye zorlayabilir, ancak her zaman değil! Yeni arkeolojik araştırmalar, antik Türkiye’deki popülasyonların,...

Sümer kenti Lagash’ta 5000 yıllık kamusal yemek alanı keşfedildi

2 Şubat 2023

2 Şubat 2023

Sümer kenti Lagash’ta devam eden kazılarda arkeologlar 5000 yıllık kamusal alan keşfettiler. Güney Mezopotamya’nın en büyük ve güçlü kentlerinden olan...

Yazılı kaynaklar, cinsiyetle ilgili öpüşmenin 4.500 yıl önce Mezopotamya halkları arasında görüldüğünü ortaya koyuyor

18 Mayıs 2023

18 Mayıs 2023

Kopenhag ve Oxford Üniversitesi’nden araştırmacılar, Mezopotamya’da elde edilen yazılı kaynaklarda cinsiyetle ilgili öpüşmenin 4.500 yıl önce Mezopotamya halkları arasında görüldüğünü...

Asur Tanrılarını Betimleyen Devasa Kabartma, Ninova’da Gün Yüzüne Çıkarıldı

15 Mayıs 2025

15 Mayıs 2025

Heidelberg Üniversitesi’nden arkeologlar, Kral Asurbanipal’in taht odasında eşsiz bir kabartma ortaya çıkardı. Heidelberg Üniversitesi bünyesindeki arkeologlar, Kuzey Mezopotamya’nın kalbinde, Musul...

Babil’de büyücüler nasıl tespit ediliyordu?

2 Kasım 2021

2 Kasım 2021

Büyü, tabiat üstü varlıklardan alınan enerji ile bir takım malzemeler kullanılarak düzenlenen ritüeller ile insan, eşya ve olaylar üzerinde etkide...

Dünyanın İlk İmparatoru Akkad’lı Sargon

14 Ekim 2020

14 Ekim 2020

Dicle ve Fırat arasındaki verimli topraklarda ki sonraları bu topraklara Bereketli Hilal denecek olan bu yerde MÖ. 2330 civarında dünyanın...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]