30 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antik Mısır’ın Kutsal Kedileri

Kediler bütün dünyada en çok beslenen evcil hayvanlardan biridir. Her mecrada sevildikleri gibi günümüzde de internet ortamının kahramanı durumundadırlar. Ne kadar yıldır bizlerle birlikte olduklarını bilemesek te bunun en az insanlığın tarihi kadar geriye gittiğini biliyoruz.

Tarih öncesi çağların kutsal hayvanı olan kedilerin Orta çağ döneminde isimleri biraz lekelense de devamında ki yüzyıllarda yine insanlığın “en sevdiği” olmaya devam etmiştir. Hala insanlar için kedimi köpek mi sorusu gündeme gelmektedir.

Bizde kedi severler için kedilerin en güzel zamanlarına Antik Mısır dönemine geri gidip küçük bir araştırma derledik.

Araştırmacılar tarih öncesi dönemler de kedi iskeleti kedi kafatası gibi bulgular ile karşılaşmışlardır. Tunç çağı döneminde bu bulgularda artış olmuştur. Günümüzde kedilerin Kuzey Afrika kökenli olduklarını artık biliyoruz. Ama tarih öncesi dönemlerde bile kediler Anadolu’dan İndus vadisine kadar her yerde görülmektelerdi.

İlginçtir ki kedilere kutsallıkta dahil bir çok misyon ekleyen Mısır’da tarihöncesi dönemden, hatta Eski Krallık Dönemi’nden (M.Ö. 2686-2118) günümüze kalan kedi kalıntısı yoktur. Evcil kedilerin eski Mısır sanatında resmedilmesi ise yaklaşık olarak M.Ö. 2000 yılından itibarendir. Böylece, evcil kedinin tarihini günümüzden 4 binyıl öncesine götürmek mümkündür .

Peki kediler Mısır’da nasıl bu kadar kıymetli efendiler haline gelmiş acaba?

Kediler tabiatları itibariyle sürüngen ve kemirgenleri avlamaya doğuştan yeteneklidirler. Doğal olarak yerleşik hayata geçip tarım yapan insanlar için hububat stokları çok değerliydi. Hububatları her türlü kemirgenden koruyan bu sevimli hayvanları dost olarak kabul etmeleri zor olmamıştır.

Eski Mısırlıların kedi sevgisi, kemirgenleri yakalama becerilerinin takdir edilmesinden, onları kutsal yaratıklar olarak görmeye kadar gelişti.

Antik Mısır’da yaygın bir inanış olan animizm yani tanrısal ruh, doğanın tümünü kapsıyordu. Bu nedenle Antik Mısırlılar, doğrudan kedinin kendisine değil onda var olduğuna inandıkları tanrısal güce tapıyorlardı.

Kediler ilk defa su kuşlarını avlamak için Mö.2500 yılında evcilleştirilmiş. Öyle ki bir çok Mısır sanatı resimde avcılarla birlikte resmedilmiş. Bu resimlerin tarihi de Mö. 3000 kadar gitmekte.

Mısır’da erkek kedi, güneş tanrısı ile özdeşleştirilirdi. M.Ö. 1500 yıllarından itibaren Mısır’ın en güçlü ilahı olan güneş tanrısı Ra’nın kendisini kedi formunda gösterdiğine inanılırdı. Ra her gece Atum-Ra’da vücut bularak yeraltını dünyasına gider ve orada şeytan-yılan Apophis ile savaşır onu bıçağıyla keserdi. Böylece ertesi gün yeniden Güneş Tanrısı olarak dönüşünü güvene almış olurdu.

Kedinin gece alışkanlıkları yüzünden Ay Tanrısı ile de ilişkilendirilmiştir. Ay tanrıçasının kedide vücut bulduğuna inanılmaktaydı. Buna en etkileyici örnek ise bronzdan yapılmış bir müzik aleti olan sistrumdur. Çerçevenin sapa birleştiği yerde bir veya birkaç kedi figürü, sapta ise Hathor tasviri bulunur. Sistrum sallandığında oldukça tiz bir ses çıkarır. Bu ses, kedi ile sembolize edilen bereket ve yenilenme ile ilişkilidir; çünkü kedinin böyle bir gücü vardır. Tanrıça Hathor ve onun sistrumu.

Sistrum (Müzik aleti]

J. Malek’e göre kedilere ait en eski yazılı kalıntı I. Amenemhat piramit kompleksindeki tapınak kabartmasına ait olan hiyerogliflerdir. Yazıtta yer alan “miww şehrinin efendisi (kediler)” ifadesinde geçen kedi şehrinin gerçekte var olup olmadığı bilinmemektedir.
Kediler Mısır’da öyle bir güç kazanmışlardır ki artık krallar bile isimlerinde kedi türlerine atıfta bulunmuşlardır. Hatta 22. hanedan krallarından birine “pȝ- miw” adı verilmiştir.

Her zaman böyle kutsanmışlıklar çokta güzellik getirmemişti. Kutsanmış hayvan oldukları için bazı dönemlerde büyüler için kurban edilmişlerdir. Bastet kedisi şeklinde hazırlanmış küçük muskaları üzerinde taşıyarak yılan ve akrep ısırığı gibi tehlikelerden ve talihsizliklerden korunacaklarına ve doğurganlığın artacağına inanmışlardır. Bununla birlikte Tanrıça Bastet’in ruhunu yüceltmek için sunulan kurbanlar genellikle iki ya da dört aylık kedilerden seçilmiştir. Antik çağ yazıcılığında geç dönemlerde kedi kurbanının oldukça yaygın olduğunu göstermiştir.

Kedi mumyaları

Diodorus Siculus, Mısır toplumunda kedilerin tanrı gibi kutsal kabul edildiğini ve yanlışlıkla bile olsa bir kediyi öldüren kişiyi çok sert cezalara çarptırıldığını aktarmıştır. Talihsiz bir Romalının kazara bir kediyi öldürmesi üzerine öfkeli insanlar, firavun XI. Ptolemy’nin engel olmaya çalışmasına rağmen Romalıyı linç etmişlerdir.

Mısır’da kedilerin kutsallığı büyük sıkıntılara da yol açmıştır. Örneğin Mısır-pers arasındaki Pelusium Savaşı’nda imparator II. Kombises bu kutsanmışlığı kullanarak savaşta ön sıralara kedileri koymuş Bir türlü saldırıya geçemeyen Mısır ordusu yenilmiştir.

Kedileriyle öldükten sonra da birlikte olmak insanlar sayesinde kediler sahipleriyle birlikte mumyalanmış ve onların mezarına konulmuştur. Hatta marangozla kediler için özel kedi tabutları bile yapmıştır. Firavun III Amenhotep’in oğlu prens Thutmose’nin evcil kedisi için kireçtaşından bir lahit bile yaptırılmıştır.

Mısır’ın Roma vilayeti olmasıyla kedilere verilen önemde yavaşça ortadan kalkmıştır.

 

Kaynak: Kaynak: Kasdemir,H.2019,”Antik Mısır Toplumunda Kedinin Kutsallığı”, Sosyoloji Divanı, Yıl: 7 Sayı: 14

Banner
Benzer Yazılar

Esna Tapınağında Tozların Altından Çıkan Koca Evren

23 Kasım 2020

23 Kasım 2020

Esna Tapınağı uzun bir süredir yenilenmeyi ve yeniden nefes almayı beklerken geçtiğimiz günlerde eski renklerine kavuşmanın sevincini yaşamıştı. Bizde bu haberi...

Suudi Arabistan’daki deve oymaları 8000 yaşında!

15 Eylül 2021

15 Eylül 2021

Suudi Arabistan’da bulunan gerçek boyutlu deve oymaları, neredeyse 8.000 yıl önce, çölün yeşil olduğu Neolitik dönemde oyulmuştur. Başlangıçta, bu kabartmaların...

Abu Dabi’nin Ghagha adasında 8500 yıllık yapılar keşfedildi

18 Şubat 2022

18 Şubat 2022

Abu Dabi’deki arkeologlar, Ghagha adasında 8500 yıldan daha eski – daha önce düşünülenden en az 500 yıl önce – bilinen...

Sodom kentini yerle bir eden kozmik meteor izleri bulundu

21 Eylül 2021

21 Eylül 2021

Tevrat, İncil ve Kuran’da geçen Sodom kentini ve halkının (Lut kavmi olarak de geçer) yok oluş hikayesini hepimiz biliriz. Sodom...

Dünyanın En Eski Yer Adı İşaretleri

4 Aralık 2020

4 Aralık 2020

Dünya’nın tarihi boyunca eski kültürlere ve yaşamlara ilgimiz ve merakımız her geçen gün artarak devam etmekte. Araştırmacılar insanoğlunun merakından yola...

Esna Tapınağı Orijinal Renklerine Kavuştu

15 Kasım 2020

15 Kasım 2020

Mısır  da bulunan Esna tapınağının keşfedilmesinin üzerinden 200 yıl geçtikten sonra araştırmacılar 2000 yıllık yazıtların orijinal renklerini ortaya çıkarmayı başardı....

Sümer kenti Lagash’ta 5000 yıllık kamusal yemek alanı keşfedildi

2 Şubat 2023

2 Şubat 2023

Sümer kenti Lagash’ta devam eden kazılarda arkeologlar 5000 yıllık kamusal alan keşfettiler. Güney Mezopotamya’nın en büyük ve güçlü kentlerinden olan...

Kuzey Irak’ta 8.000 Yıllık Yapılar Keşfedildi

11 Ocak 2025

11 Ocak 2025

Udine Üniversitesi’nden arkeologlar, Kuzey Irak’ın Dohuk vilayetinin Rovia ilçesinde yaklaşık 8.000 yıl öncesine ait olduğu düşünülen iki antik insan yerleşimini...

Tarihin Az Bilinen Güçlü Krallığı “Mitanni Devleti”

2 Ekim 2020

2 Ekim 2020

Hurriler; MÖ 16. yüzyılın sonlarına doğru Kuzey-Batı Mezopotamya bugünkü Mardin civarına gelen Indo-Ari kökenli (Indo-Ari terimi Hint-Avrupa dil ailesi içinde...

Giza’nın Gizemleri

26 Kasım 2020

26 Kasım 2020

Büyük Piramit, antik dünyanın ayakta kalan nadir eserlerinden birisidir. Bu devasa yapılar günümüzdeki ziyaretçilerine güçlü bir hanedanlığa bakma şansı veriyor....

Son Assur Başkenti “Ninive”

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

Ninive, Kuzey Irak’ta bugünkü Musul kenti yakınında, Dicle Nehri’nin doğu kıyısında bulunan eski bir Asur şehridir. Asur İmparatorluğu, MÖ 25....

Yazılı kaynaklar, cinsiyetle ilgili öpüşmenin 4.500 yıl önce Mezopotamya halkları arasında görüldüğünü ortaya koyuyor

18 Mayıs 2023

18 Mayıs 2023

Kopenhag ve Oxford Üniversitesi’nden araştırmacılar, Mezopotamya’da elde edilen yazılı kaynaklarda cinsiyetle ilgili öpüşmenin 4.500 yıl önce Mezopotamya halkları arasında görüldüğünü...

Sümer Bira Tanrıçası Ninkasi Ve O’nun İlahisi

9 Haziran 2021

9 Haziran 2021

Yerleşik kültür ürünü bira yazılı kayıtlara göre Sümer medeniyetinde ortaya çıkmıştır. Biranın Sümer medeniyetinden önce bir geçmişe sahip olup olmadığına...

Musul’da Asur dönemi anıtsal kaya oyma kabartması ortaya çıkarıldı

18 Ekim 2022

18 Ekim 2022

Iraklı arkeologlar tarafından Musul’da Maşki Kapısı’nda başlatılan kazı çalışmalarında Asur dönemi anıtsal kaya oyma kabartması ortaya çıkarıldı. Oymalar, M.Ö. 705’ten...

Kleopatra’nın Mezarı Bulundu mu?

2 Şubat 2021

2 Şubat 2021

Kadim medeniyetlerde az da olsa güçlü kadın yöneticiler olmuştur. Bu güçlü yönetici kadınlardan birisi de, Mısır’ın son Kraliçesi Kleopatra‘dır. Mısır’ın...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]