2 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antik Mısır’ın Kutsal Kedileri

Kediler bütün dünyada en çok beslenen evcil hayvanlardan biridir. Her mecrada sevildikleri gibi günümüzde de internet ortamının kahramanı durumundadırlar. Ne kadar yıldır bizlerle birlikte olduklarını bilemesek te bunun en az insanlığın tarihi kadar geriye gittiğini biliyoruz.

Tarih öncesi çağların kutsal hayvanı olan kedilerin Orta çağ döneminde isimleri biraz lekelense de devamında ki yüzyıllarda yine insanlığın “en sevdiği” olmaya devam etmiştir. Hala insanlar için kedimi köpek mi sorusu gündeme gelmektedir.

Bizde kedi severler için kedilerin en güzel zamanlarına Antik Mısır dönemine geri gidip küçük bir araştırma derledik.

Araştırmacılar tarih öncesi dönemler de kedi iskeleti kedi kafatası gibi bulgular ile karşılaşmışlardır. Tunç çağı döneminde bu bulgularda artış olmuştur. Günümüzde kedilerin Kuzey Afrika kökenli olduklarını artık biliyoruz. Ama tarih öncesi dönemlerde bile kediler Anadolu’dan İndus vadisine kadar her yerde görülmektelerdi.

İlginçtir ki kedilere kutsallıkta dahil bir çok misyon ekleyen Mısır’da tarihöncesi dönemden, hatta Eski Krallık Dönemi’nden (M.Ö. 2686-2118) günümüze kalan kedi kalıntısı yoktur. Evcil kedilerin eski Mısır sanatında resmedilmesi ise yaklaşık olarak M.Ö. 2000 yılından itibarendir. Böylece, evcil kedinin tarihini günümüzden 4 binyıl öncesine götürmek mümkündür .

Peki kediler Mısır’da nasıl bu kadar kıymetli efendiler haline gelmiş acaba?

Kediler tabiatları itibariyle sürüngen ve kemirgenleri avlamaya doğuştan yeteneklidirler. Doğal olarak yerleşik hayata geçip tarım yapan insanlar için hububat stokları çok değerliydi. Hububatları her türlü kemirgenden koruyan bu sevimli hayvanları dost olarak kabul etmeleri zor olmamıştır.

Eski Mısırlıların kedi sevgisi, kemirgenleri yakalama becerilerinin takdir edilmesinden, onları kutsal yaratıklar olarak görmeye kadar gelişti.

Antik Mısır’da yaygın bir inanış olan animizm yani tanrısal ruh, doğanın tümünü kapsıyordu. Bu nedenle Antik Mısırlılar, doğrudan kedinin kendisine değil onda var olduğuna inandıkları tanrısal güce tapıyorlardı.

Kediler ilk defa su kuşlarını avlamak için Mö.2500 yılında evcilleştirilmiş. Öyle ki bir çok Mısır sanatı resimde avcılarla birlikte resmedilmiş. Bu resimlerin tarihi de Mö. 3000 kadar gitmekte.

Mısır’da erkek kedi, güneş tanrısı ile özdeşleştirilirdi. M.Ö. 1500 yıllarından itibaren Mısır’ın en güçlü ilahı olan güneş tanrısı Ra’nın kendisini kedi formunda gösterdiğine inanılırdı. Ra her gece Atum-Ra’da vücut bularak yeraltını dünyasına gider ve orada şeytan-yılan Apophis ile savaşır onu bıçağıyla keserdi. Böylece ertesi gün yeniden Güneş Tanrısı olarak dönüşünü güvene almış olurdu.

Kedinin gece alışkanlıkları yüzünden Ay Tanrısı ile de ilişkilendirilmiştir. Ay tanrıçasının kedide vücut bulduğuna inanılmaktaydı. Buna en etkileyici örnek ise bronzdan yapılmış bir müzik aleti olan sistrumdur. Çerçevenin sapa birleştiği yerde bir veya birkaç kedi figürü, sapta ise Hathor tasviri bulunur. Sistrum sallandığında oldukça tiz bir ses çıkarır. Bu ses, kedi ile sembolize edilen bereket ve yenilenme ile ilişkilidir; çünkü kedinin böyle bir gücü vardır. Tanrıça Hathor ve onun sistrumu.

Sistrum (Müzik aleti]

J. Malek’e göre kedilere ait en eski yazılı kalıntı I. Amenemhat piramit kompleksindeki tapınak kabartmasına ait olan hiyerogliflerdir. Yazıtta yer alan “miww şehrinin efendisi (kediler)” ifadesinde geçen kedi şehrinin gerçekte var olup olmadığı bilinmemektedir.
Kediler Mısır’da öyle bir güç kazanmışlardır ki artık krallar bile isimlerinde kedi türlerine atıfta bulunmuşlardır. Hatta 22. hanedan krallarından birine “pȝ- miw” adı verilmiştir.

Her zaman böyle kutsanmışlıklar çokta güzellik getirmemişti. Kutsanmış hayvan oldukları için bazı dönemlerde büyüler için kurban edilmişlerdir. Bastet kedisi şeklinde hazırlanmış küçük muskaları üzerinde taşıyarak yılan ve akrep ısırığı gibi tehlikelerden ve talihsizliklerden korunacaklarına ve doğurganlığın artacağına inanmışlardır. Bununla birlikte Tanrıça Bastet’in ruhunu yüceltmek için sunulan kurbanlar genellikle iki ya da dört aylık kedilerden seçilmiştir. Antik çağ yazıcılığında geç dönemlerde kedi kurbanının oldukça yaygın olduğunu göstermiştir.

Kedi mumyaları

Diodorus Siculus, Mısır toplumunda kedilerin tanrı gibi kutsal kabul edildiğini ve yanlışlıkla bile olsa bir kediyi öldüren kişiyi çok sert cezalara çarptırıldığını aktarmıştır. Talihsiz bir Romalının kazara bir kediyi öldürmesi üzerine öfkeli insanlar, firavun XI. Ptolemy’nin engel olmaya çalışmasına rağmen Romalıyı linç etmişlerdir.

Mısır’da kedilerin kutsallığı büyük sıkıntılara da yol açmıştır. Örneğin Mısır-pers arasındaki Pelusium Savaşı’nda imparator II. Kombises bu kutsanmışlığı kullanarak savaşta ön sıralara kedileri koymuş Bir türlü saldırıya geçemeyen Mısır ordusu yenilmiştir.

Kedileriyle öldükten sonra da birlikte olmak insanlar sayesinde kediler sahipleriyle birlikte mumyalanmış ve onların mezarına konulmuştur. Hatta marangozla kediler için özel kedi tabutları bile yapmıştır. Firavun III Amenhotep’in oğlu prens Thutmose’nin evcil kedisi için kireçtaşından bir lahit bile yaptırılmıştır.

Mısır’ın Roma vilayeti olmasıyla kedilere verilen önemde yavaşça ortadan kalkmıştır.

 

Kaynak: Kaynak: Kasdemir,H.2019,”Antik Mısır Toplumunda Kedinin Kutsallığı”, Sosyoloji Divanı, Yıl: 7 Sayı: 14

Banner
Benzer Yazılar

Abu Dabi’nin Ghagha adasında 8500 yıllık yapılar keşfedildi

18 Şubat 2022

18 Şubat 2022

Abu Dabi’deki arkeologlar, Ghagha adasında 8500 yıldan daha eski – daha önce düşünülenden en az 500 yıl önce – bilinen...

9 Yaşında ki Çocuk Süleyman Tapınağına Ait Altın Bir Boncuk Buldu

1 Aralık 2020

1 Aralık 2020

Bar-Ilan üniversitesinin gönüllüler için düzenlemiş olduğu Temple Mount Eleme Projesi (TMSP) kapsamında çalışan 9 yaşındaki bir çocuk 3000 yıllık altın bir...

Persepolis’te Boğa ve Ejderha Motifli Sırlı Tuğlalar Bulundu

17 Aralık 2021

17 Aralık 2021

İranlı ve İtalyan arkeologlardan oluşan bir ekip geçtiğimiz günlerde antik Persepolis’te boğa ve ejderha motifleri taşıyan bazı sırlı tuğlaları ortaya...

Fizana Kadar Gidenlerin Görmesi Gereken Şehir Ghat!

12 Kasım 2020

12 Kasım 2020

Ghat başkent Trablus’a 1400 km uzaklıkta, Libya-Cezayir sınırının eteklerinde Fezzan’ın (Fizan) güneybatı bölgesinde, batı Libya çölünde yer alan antik bir...

Dünyanın en eski kadastro çizimini gösteren kil tablet

5 Ağustos 2021

5 Ağustos 2021

Yerleşik düzene geçilmesi mülkiyet konusunu beraberinde getirmiştir. Arazi mülkiyeti, sınırların belirlenmesi, mülkiyet sahipliği ya da ortaklıklarında görülen uyuşmazlıklar ve daha...

Esna Tapınağında Tozların Altından Çıkan Koca Evren

23 Kasım 2020

23 Kasım 2020

Esna Tapınağı uzun bir süredir yenilenmeyi ve yeniden nefes almayı beklerken geçtiğimiz günlerde eski renklerine kavuşmanın sevincini yaşamıştı. Bizde bu haberi...

Dünyanın En Eski Yer Adı İşaretleri

4 Aralık 2020

4 Aralık 2020

Dünya’nın tarihi boyunca eski kültürlere ve yaşamlara ilgimiz ve merakımız her geçen gün artarak devam etmekte. Araştırmacılar insanoğlunun merakından yola...

Arkeologlar, 1386 yıl önce aynı adı taşıyan ünlü savaşa tanık olan Jalula antik kentinin izlerini keşfetti

2 Aralık 2023

2 Aralık 2023

Irak Devlet Eski Eserler ve Miras Kurulu (SBAH), Jalula antik kentinin sınırlarının ve çeşitli yapılarının keşfedildiğini duyurdu. Irak Devlet Eski...

İran Neolitiğinin Başlangıcı Ve Gelişimi

17 Ekim 2020

17 Ekim 2020

İran bugün Bereketli Hilal olarak adlandırılan bölgenin içinde kalır. Bu bölge bilinen en eski kültürlerin ev sahibi  ve yerleşik düzenin...

Babil Kulesi inşasında kullanıldığı düşünülen tuğla bulundu

4 Kasım 2021

4 Kasım 2021

Dünya’nın 7 harikasından biri olan Babil’in Asma Bahçeleri içinde bulunan Babil Kulesi’nin inşasında kullanıldığı tahmin edilen tuğla bulundu. Babil’i işgal...

Abydos’da M.Ö 3000’lere Tarihlenen Bira Üretim Tesisi Bulundu

14 Şubat 2021

14 Şubat 2021

Bira, eski çağlardan bu yana tarihin en çok sevilen ve tüketilen içkisi olmuştur. Bira, eski çağlarda sadece insanların tükettiği  bir...

Mezopotamya’nın fazla bilinmeyen Sümer kraliçesi Puabi

11 Şubat 2022

11 Şubat 2022

Mezopotamya’nın bereketli topraklarında kurulan Ur Kent Devleti, Hindistan’a kadar uzanan ticaret yolunun ana limanıydı. Dolayısıyla dönemin zengin ve güçlü Sümer...

Mısır’ın Kayıp Prensesi “Ankhesenamun”

22 Nisan 2021

22 Nisan 2021

Ankhesenamun, MÖ 1350 civarında Kral Akhenaten ve Kraliçe Nefertiti‘nin kızı olarak doğdu. Bir prenses olarak dünyaya gözlerini açan Ankhesenamun’un hayatı...

Mısırda Güzelliğin Sembolü Kraliçe Nefertiti, Mitanni Prensesi Tadukhipa Olabilir mi?

1 Kasım 2020

1 Kasım 2020

Kraliçe Nefertiti’nin eski Mitanni Krallığından gelen bir prenses olduğu ve adının aslında prenses Tadukhipa olabileceği bazı bilim insanları tarafından öne...

Kuzey Irak’ta 8.000 Yıllık Yapılar Keşfedildi

11 Ocak 2025

11 Ocak 2025

Udine Üniversitesi’nden arkeologlar, Kuzey Irak’ın Dohuk vilayetinin Rovia ilçesinde yaklaşık 8.000 yıl öncesine ait olduğu düşünülen iki antik insan yerleşimini...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]