3 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Anadolu’da Türk İzleri 4.000 Yıllık Bir Geçmişe Sahip Olabilir

İnsan doğduğu Afrika’dan büyük olasılıkla değişen iklim ve beraberinde gelen yiyecek, içecek ve barınma sorunları nedeniyle göç etmeye başladı. Afrika Kara kıtasından yola çıkan insan, binlerce kilometre yürüyerek Avustralya kıtasından uzak Asya’ya yönelmiş ve uzun yıllar sonra Anadolu’ya kadar ulaşmıştır.

Anadolu, bulunduğu konum itibari ile birçok göç dalgasına uğramış, yüzlerce kavmin gerek uğrak yeri gerekse de yurtluğu olmuştur.

Prehistorik çağdan tunç çağına, demir çağından günümüze kadar Anadolu’da tarihe iz bırakmış onlarca medeniyet kurulmuş ve yıkılmıştır.

Antalya Karain mağarası, İstanbul Yarımburgaz mağarası Anadolu’da insan varlığını gösteren bulguları bizlere sunarken, hala tartışma konusu olan Göbeklitepe,  Konya Çatalhöyük, Burdur Hacılar, Konya Boncuklu Höyük gibi yerleşimlerle de ilk tarım topluluğunun temellerini görmekteyiz.

Anadolu toprakları M. Ö. 3.000 yıllarından bu yana iri ufaklı birçok krallığa ev sahipliği yapmıştır. Hatti, Hitit, Arzawa, Frig, Urartu, Lidya, İyonya, Truva ve daha birçok irili ufaklı yerleşik krallıklar var olmuştur.

Mezopotamya kültürü ile içli dışlı olan Anadolu, Asur tüccarların gözde yeri olmuştur. Asurlu tüccarların yazıyı getirmesi ile Anadolu’da yazılı tarih (proto) dönemi başlamıştır.

Yazılı kültür evresine geçmesini sağlayan Asurlu tüccarlar, kurdukları ticaret kolonileri ile Anadolu altın yıllarını yaşamaya başlamıştır.

Akad Kralı Naram-Sin Zafer Steli
Akad Kralı Naram-Sin Zafer Steli

Anadolu’da Türk İzini Türki Krallığı’nda Bulabilir Miyiz?

Ticaretin zirve yaptığı M. Ö. 2250 yıllarında Akad kralı Naramsin, Anadolu’ya seferler düzenlemiştir. Naramsin düzenlediği seferlerle sedir ormanlarını (Amanos dağları) ve Gümüş Dağları’nı (Toros Dağları’nı) aşarak iç kısımlara ilerlemiştir. Naramsin, Anadolu’da kendisine karşı ayaklanmaları bastırmak için sefere çıkmıştır.

Naramsin’in gerçekleştirdiği seferin kayıt edildiği Şartamhari metinlerinde, Akad Kralı Naramsin’in, Hatti kralı Pampa’nın önderliğinde toplanan 17 krala karşı savaştığı anlatılır. M.Ö. 2250’lere tarihlenen bu hadise, Şartamhari metinlerinin Hattuşaş arşivinde ele geçirilen Hititçe kopyasında (KBo III, 13), tüm ayrıntıları ile gözler önüne serilmektedir.

İlk 7 satırı kırık olan metin, 8. satırdan itibaren şöyle devam etmektedir;

8) Bana karşı bütün memleketler isyan ettiler
9) GUŞUA kralı Anmanailu, Pakki kralı Bamanailu
10) Ulluwi (Ullama) kralı Lupanailu, sonra ………kralı……..İnmipailu
11) Hatti kralı Pampa, Kaniş kralı Zipani, ………. kralı Nur Dagan,
12) Amurru kralı Huwaruwaş, Paraşi kralı Tişenki
13) Armanu kralı Mudakina, Sedir dağları kralı İşgippu
14) Larak kralı Ur-Larak, Nikku kralı Ur-Banda,
15) Türki kralı İlşu-Nail, Kursaura kralı Tişbinki,
16) toplam 17 kral, ki onlar savaşa girdiler, ve ben onları vurdum.
17) Hurrilere karşı bütün orduyu seferber ettim ve sonra (tanrılara) şarap takdim ettim.
18) O zaman savaşçılarıma binlerce düşman askeri hiç mukavemet etmedi.

Metnin tahrip olmuş arka yüzünde, geceleyin düşman karargâhına bir baskın yapıldığı ve onların yenilgiye uğratıldığı anlatılmakta, alınan ganimetlerden eksik cümleler halinde bahsedilmektedir. Söz konusu olan bu metin, Anadolu kökenli olmamakla beraber, Anadolu hakkında bilgi veren en eski yazılı vesikadır.
Bu metinden anlaşıldığı kadarıyla, M. Ö. 3. Binyılın sonlarında Anadolu’da büyük bir devlet yoktu. Ancak, her şehirde küçük bir krallık hüküm sürmekte idi. Aralarında hâkimiyet mücadelesi yaptıklarına şüphe olmayan bu şehir devletleri, dıştan gelen tehlikeler karşısında içlerindeki en güçlü şehir kralının liderliği altında birleşerek, tek bir güç halinde mücadele etmesini de biliyorlardı. Ekrem Memiş’e göre metnin 15. Satırında geçen “Türki kralı İlşu-Nail” ifadesi Anadolu’daki Türk varlığının en önemli göstergesidir.

Hakkari Stelleri
Hakkari Stelleri

Söz konusu coğrafyada M.Ö. 6.000 civarına tarihlenen Hakkari- Van bölgesi kaya resimleri ve M.Ö. 1.200 civarına tarihlenen Hakkari Stelleri ile İran ve Azerbaycan topraklarında bulunan balbalların varlığı bu halkların bölgedeki varlıklarını ispatlayan en önemli kanıtları oluşturmaktadır. Doğu Anadolu bölgesinde bulunan kaya resimlerinin ve kurganların detaylı çalışılmasıyla eminiz ki kültürün güneye geçişini ve bölgedeki etkinliklerini daha net anlayabilmemiz mümkün olacaktır.1

Anadolu’da Türki Krallığı’nın var olduğu dönemde yazının bulunmaması sadece sözü edilen bu krallık ile Türk varlığının ispatı için Şartamhari metni haricinde bir bulgunun olmaması Anadolu’da Türk kavramının varlığının M. Ö. 3.000 ve daha geçmişe çekilmesine yeterli olmayacaktır.

Anadolu'da Türk İzleri
Anadolu’da Türk izleri ne zaman görülmeye başladı. Bu sorunsal yeni bulgularla daha çok netlik kazanacaktır.

Amasya Oluz Höyük kazılarında Prof. Dr. Şevket Dönmez başkanlığında gerçekleştirilen kazılarda ortaya çıkarılan mezarlarda Eski Türk ölü gömme kültürünün izlerine rastlanmıştır. Oluz Höyük’te ki kurgan tipi mezarlar, Türk izlerini destekleyici materyalleri barındırmaktadır. Kazı Başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez, “Oluz Höyük kurgan mezarları ve diğer antropolojik verilerin Oğuz Türklerinin Anadolu’ya göç takvimini M. S. 9 ila M. S. 10. yüzyıllara kadar çekmektedir” bilgisini paylaşmıştır.

Oluz Höyük Kurgan Tipi Mezar Çizimi
Oluz Höyük Kurgan Tipi Mezar Çizimi

 

Geçtiğimiz günlerde Erzurum’da bir köylünün bulduğu Taş Baba heykeli ve ondan önce bulunmuş heykel de Türk kültürünün Anadolu’da ki izlerini artırmaktadır. Bundan sonra ulaşılabilecek arkeolojik maddi varlıklar ile bu sorunsalın çözümlenebileceğini düşünmekteyiz.

 

1 İtalik ile yazılmış paragraf Rahmi Serhat KEMER’in “Üst Paleolitik Çağlardan Tunç Çağlarına Avrasya Coğrafyasında Göçler” adlı makalesinden alınmıştır.

 

 

Banner
Benzer Yazılar

Anadolu Mezopotamya ticaret yolunda bir merkez; Tavşanlı Höyük

23 Ekim 2021

23 Ekim 2021

Tunç Çağı döneminde Batı Anadolu’da ilk yerleşim yeri olduğu bilinen Tavşanlı höyük kazılarına devam ediliyor. Elde edilen son kazı sonuçları...

Zonguldak İnönü Mağarası’nda 5 Bin Yıllık Kömürle Tedavi ve Antibiyotik Direncine Dair Kanıtlar Bulundu

12 Eylül 2025

12 Eylül 2025

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜN) öncülüğünde yürütülen disiplinlerarası bir proje, Türkiye’nin Karadeniz kıyısındaki tarih öncesi topluluklara dair çarpıcı bulgular ortaya...

Perre Antik Kenti’nde 1800 yıllık Roma dönemi kadın rölyefi bulundu

10 Aralık 2023

10 Aralık 2023

Kommagene Krallığı’nın beş büyük kentinden biri olan Perre Antik Kenti’nde devam eden arkeolojik kazı ve temizlik çalışmalarında 1800 yıllık Roma...

Uzuncaburç Antik Kenti’ne Özel Restorasyon

16 Şubat 2021

16 Şubat 2021

Helenistik dönemin önemli tapınak merkezlerinden ve iyi korunmuş şehirlerinden biri olan Uzuncaburç 2300 yıllık tarihini en iyi şekilde yansıtacak bir...

Yeni bulgular, Klaros Antik Kenti’nin Hıristiyanlıktan sonra da bir kahin merkezi olarak hizmet vermeye devam ettiğini gösteriyor

14 Eylül 2022

14 Eylül 2022

Milattan sonra beşinci ve yedinci yüzyıllara tarihlenen oyun tahtaları ve çatallı haç motifleri, İyonya’nın en önemli pagan kutsal alanlarından biri...

Antik Likya kenti Phaselis’in plaj projeleri iptal edildi

6 Nisan 2024

6 Nisan 2024

Mahkeme, Antalya’nın güneyindeki antik Likya kenti Phaselis’in Bostanlık ve Alacasu koylarında geçen yıl şubat ayında ihalesi yapılan halk plajı projelerinin...

Kastabala Antik Kenti’nde tanrıça Kubaba’ya ait tapınak kalıntısı bulundu

7 Aralık 2023

7 Aralık 2023

2700 yıllık geçmişe sahip Kastabala Antik Kenti’nde tanrıça Kubaba’ya ait tapınak kalıntısı bulundu. Kastabala Antik kenti, Osmaniye ilinin 12 kilometre...

Myrleia-Apemeia Antik Kenti’nin teras duvarları ortaya çıkarıldı

5 Aralık 2022

5 Aralık 2022

Bursa’nın Mudanya ilçesinde yer alan Myrleia-Apemeia Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında kentin üst villa yapılarına ait teras duvarları ortaya çıkarıldı....

Çatalhöyük’te Evlerin Altına Gömülen Yetişkin ve Çocuklar Akraba Değildi

3 Mayıs 2021

3 Mayıs 2021

Uluslararası bir araştırma ekibi, dünyanın en eski şehirlerinden olan Çatalhöyük de yan yana gömülen çocukların ve yetişkinlerin birbirleriyle ilişkili olmadığını...

Diyarbakır’da ilk defa sivri uçlu amfora bulundu

31 Temmuz 2022

31 Temmuz 2022

Diyarbakır Tarihi Surları’nın restorasyon çalışmaları sırasında bölgede ilk defa 1700 yıllık sivri uçlu amfora bulundu. Diyarbakır ilinin Sur ilçesinde yer...

Zeus Tapınağı’nın Ortaya Çıkarılması Planlanıyor

9 Temmuz 2021

9 Temmuz 2021

Magnesia Antik Kenti 2021 kazı çalışmalarında kent içerisinde yer alan Zeus Tapınağı’nın ortaya çıkarılması planlanıyor. Aydın’ın Germencik İlçesi, Ortaklar Bucağı’na...

Çatalhöyük’te 8 bin 500 yıllık trepanlı kafatası keşfedildi

23 Aralık 2023

23 Aralık 2023

Konya’da Neolitik Çağ yerleşimi 9.000 yıllık Çatalhöyük’te bulunan bir kafatasında trepanasyon (kafatası delme işlemi) izleri bulundu. Güneyde Mezopotamya şehirlerinin yükselişinden...

Sırçalıtepe Höyük kazılarından elde edilen sonuçlar bölgenin 9 bin 300 yıllık geçmişe sahip olduğunu gösteriyor

26 Ağustos 2022

26 Ağustos 2022

Kapadokya bölgesinin en önemli yerleşim alanlarında biri olan Sırçalıtepe Höyük kazılarından elde edilen buluntular bölgenin 9 bin 300 yıllık geçmişe...

Köylüler tarafından yıllarca ahır olarak kullanılan Roma hamamının tabanında mozaikler ortaya çıkarıldı

3 Ocak 2025

3 Ocak 2025

Muğla’nın Milas ilçesindeki Herakleia Antik Kenti’nde, köylüler tarafından uzun yıllar ahır olarak kullanılan Roma hamamının tabanında timsah, yunus, flamingo ve...

Kadın ve Erkek Arasındaki Maaş Adaletsizliğinin Kökü Hitit Krallığına kadar gidiyor!

2 Ekim 2020

2 Ekim 2020

Kadınlar uzun zamandır iş hayatının içindeler. Hemen hemen bütün iş kollarında yer alan kadınların en çok gündeme geldiği konulardan biri...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]