11 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Anadolu’da Türk İzleri 4.000 Yıllık Bir Geçmişe Sahip Olabilir

İnsan doğduğu Afrika’dan büyük olasılıkla değişen iklim ve beraberinde gelen yiyecek, içecek ve barınma sorunları nedeniyle göç etmeye başladı. Afrika Kara kıtasından yola çıkan insan, binlerce kilometre yürüyerek Avustralya kıtasından uzak Asya’ya yönelmiş ve uzun yıllar sonra Anadolu’ya kadar ulaşmıştır.

Anadolu, bulunduğu konum itibari ile birçok göç dalgasına uğramış, yüzlerce kavmin gerek uğrak yeri gerekse de yurtluğu olmuştur.

Prehistorik çağdan tunç çağına, demir çağından günümüze kadar Anadolu’da tarihe iz bırakmış onlarca medeniyet kurulmuş ve yıkılmıştır.

Antalya Karain mağarası, İstanbul Yarımburgaz mağarası Anadolu’da insan varlığını gösteren bulguları bizlere sunarken, hala tartışma konusu olan Göbeklitepe,  Konya Çatalhöyük, Burdur Hacılar, Konya Boncuklu Höyük gibi yerleşimlerle de ilk tarım topluluğunun temellerini görmekteyiz.

Anadolu toprakları M. Ö. 3.000 yıllarından bu yana iri ufaklı birçok krallığa ev sahipliği yapmıştır. Hatti, Hitit, Arzawa, Frig, Urartu, Lidya, İyonya, Truva ve daha birçok irili ufaklı yerleşik krallıklar var olmuştur.

Mezopotamya kültürü ile içli dışlı olan Anadolu, Asur tüccarların gözde yeri olmuştur. Asurlu tüccarların yazıyı getirmesi ile Anadolu’da yazılı tarih (proto) dönemi başlamıştır.

Yazılı kültür evresine geçmesini sağlayan Asurlu tüccarlar, kurdukları ticaret kolonileri ile Anadolu altın yıllarını yaşamaya başlamıştır.

Akad Kralı Naram-Sin Zafer Steli
Akad Kralı Naram-Sin Zafer Steli

Anadolu’da Türk İzini Türki Krallığı’nda Bulabilir Miyiz?

Ticaretin zirve yaptığı M. Ö. 2250 yıllarında Akad kralı Naramsin, Anadolu’ya seferler düzenlemiştir. Naramsin düzenlediği seferlerle sedir ormanlarını (Amanos dağları) ve Gümüş Dağları’nı (Toros Dağları’nı) aşarak iç kısımlara ilerlemiştir. Naramsin, Anadolu’da kendisine karşı ayaklanmaları bastırmak için sefere çıkmıştır.

Naramsin’in gerçekleştirdiği seferin kayıt edildiği Şartamhari metinlerinde, Akad Kralı Naramsin’in, Hatti kralı Pampa’nın önderliğinde toplanan 17 krala karşı savaştığı anlatılır. M.Ö. 2250’lere tarihlenen bu hadise, Şartamhari metinlerinin Hattuşaş arşivinde ele geçirilen Hititçe kopyasında (KBo III, 13), tüm ayrıntıları ile gözler önüne serilmektedir.

İlk 7 satırı kırık olan metin, 8. satırdan itibaren şöyle devam etmektedir;

8) Bana karşı bütün memleketler isyan ettiler
9) GUŞUA kralı Anmanailu, Pakki kralı Bamanailu
10) Ulluwi (Ullama) kralı Lupanailu, sonra ………kralı……..İnmipailu
11) Hatti kralı Pampa, Kaniş kralı Zipani, ………. kralı Nur Dagan,
12) Amurru kralı Huwaruwaş, Paraşi kralı Tişenki
13) Armanu kralı Mudakina, Sedir dağları kralı İşgippu
14) Larak kralı Ur-Larak, Nikku kralı Ur-Banda,
15) Türki kralı İlşu-Nail, Kursaura kralı Tişbinki,
16) toplam 17 kral, ki onlar savaşa girdiler, ve ben onları vurdum.
17) Hurrilere karşı bütün orduyu seferber ettim ve sonra (tanrılara) şarap takdim ettim.
18) O zaman savaşçılarıma binlerce düşman askeri hiç mukavemet etmedi.

Metnin tahrip olmuş arka yüzünde, geceleyin düşman karargâhına bir baskın yapıldığı ve onların yenilgiye uğratıldığı anlatılmakta, alınan ganimetlerden eksik cümleler halinde bahsedilmektedir. Söz konusu olan bu metin, Anadolu kökenli olmamakla beraber, Anadolu hakkında bilgi veren en eski yazılı vesikadır.
Bu metinden anlaşıldığı kadarıyla, M. Ö. 3. Binyılın sonlarında Anadolu’da büyük bir devlet yoktu. Ancak, her şehirde küçük bir krallık hüküm sürmekte idi. Aralarında hâkimiyet mücadelesi yaptıklarına şüphe olmayan bu şehir devletleri, dıştan gelen tehlikeler karşısında içlerindeki en güçlü şehir kralının liderliği altında birleşerek, tek bir güç halinde mücadele etmesini de biliyorlardı. Ekrem Memiş’e göre metnin 15. Satırında geçen “Türki kralı İlşu-Nail” ifadesi Anadolu’daki Türk varlığının en önemli göstergesidir.

Hakkari Stelleri
Hakkari Stelleri

Söz konusu coğrafyada M.Ö. 6.000 civarına tarihlenen Hakkari- Van bölgesi kaya resimleri ve M.Ö. 1.200 civarına tarihlenen Hakkari Stelleri ile İran ve Azerbaycan topraklarında bulunan balbalların varlığı bu halkların bölgedeki varlıklarını ispatlayan en önemli kanıtları oluşturmaktadır. Doğu Anadolu bölgesinde bulunan kaya resimlerinin ve kurganların detaylı çalışılmasıyla eminiz ki kültürün güneye geçişini ve bölgedeki etkinliklerini daha net anlayabilmemiz mümkün olacaktır.1

Anadolu’da Türki Krallığı’nın var olduğu dönemde yazının bulunmaması sadece sözü edilen bu krallık ile Türk varlığının ispatı için Şartamhari metni haricinde bir bulgunun olmaması Anadolu’da Türk kavramının varlığının M. Ö. 3.000 ve daha geçmişe çekilmesine yeterli olmayacaktır.

Anadolu'da Türk İzleri
Anadolu’da Türk izleri ne zaman görülmeye başladı. Bu sorunsal yeni bulgularla daha çok netlik kazanacaktır.

Amasya Oluz Höyük kazılarında Prof. Dr. Şevket Dönmez başkanlığında gerçekleştirilen kazılarda ortaya çıkarılan mezarlarda Eski Türk ölü gömme kültürünün izlerine rastlanmıştır. Oluz Höyük’te ki kurgan tipi mezarlar, Türk izlerini destekleyici materyalleri barındırmaktadır. Kazı Başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez, “Oluz Höyük kurgan mezarları ve diğer antropolojik verilerin Oğuz Türklerinin Anadolu’ya göç takvimini M. S. 9 ila M. S. 10. yüzyıllara kadar çekmektedir” bilgisini paylaşmıştır.

Oluz Höyük Kurgan Tipi Mezar Çizimi
Oluz Höyük Kurgan Tipi Mezar Çizimi

 

Geçtiğimiz günlerde Erzurum’da bir köylünün bulduğu Taş Baba heykeli ve ondan önce bulunmuş heykel de Türk kültürünün Anadolu’da ki izlerini artırmaktadır. Bundan sonra ulaşılabilecek arkeolojik maddi varlıklar ile bu sorunsalın çözümlenebileceğini düşünmekteyiz.

 

1 İtalik ile yazılmış paragraf Rahmi Serhat KEMER’in “Üst Paleolitik Çağlardan Tunç Çağlarına Avrasya Coğrafyasında Göçler” adlı makalesinden alınmıştır.

 

 

Banner
Benzer Yazılar

Nadir Bulunan Hitit Mührü Çorum Müzesinde Sergilenecek

20 Mart 2021

20 Mart 2021

Çorum Ortaköy’de bulunan Şapinuva bölgesi olarak tanımlanan yerde 3500 yıllık bir Hitit mührü bulundu. Şapinuva, Bilindiği üzere Hitit İmparatorluğunun en...

Eski Ön Asya’nın En Büyük Heykel Atölyesi “Yesemek”

12 Ekim 2020

12 Ekim 2020

Yesemek taş ocağı 1890’lı yıllarda incirli (sam’al) kazılarını yürütmekte olan alman bilim adamı Felix von Luschan’ın önderliğinde bir grup tarafından...

Diyarbakır’da ilk kez Roma dönemine ait lahit bulundu

3 Nisan 2024

3 Nisan 2024

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan 5.000 yıllık Diyarbakır surlarının tahrip olan noktalarının restorasyon çalışmaları sırasında Roma dönemine ait...

Kapadokya’daki bir mezar odasında 2 bin 200 yıllık parmak izleri bulundu

14 Kasım 2024

14 Kasım 2024

Güzel atlar diyarı olarak bilinen Kapadokya’da, bir mezar odasında yapılan kazıda 2 bin 200 yıllık parmak izlerine rastlandı. M.Ö. 200...

Adilcevaz Kef Kalesi Kazıları 45 Yıl Sonra Tekrar Başlıyor

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

Bitlis ili Adilcevaz ilçesi’nde yer alan Urartu döneminden kalma Kef Kalesi’nin kazı çalışmalarına 45 yıl aradan sonra tekrar başlanıyor. Çivi...

Hattuşa kazılarında 2 bin 800 yıllık fil dişinden yapılmış süsleme parçası bulundu

13 Kasım 2023

13 Kasım 2023

Anadolu’nun ilk merkezi devlet teşkilatını kuran Hititlerin başkenti Hattuşa’da Prof. Dr. Andreas Schachner başkanlığında devam eden kazılarda 2 bin 800...

Prusias ad Hypium Antik Kenti’nde “Dionysos Kült Yeri”ni yansıtan bir aslan mozaiği bulundu

16 Kasım 2023

16 Kasım 2023

Düzce’de bulunan Prusias ad Hypium Antik Kenti’nde ‘Dionysos Kült Yeri’ni tasvir eden bir mozaik bulundu. Prusias ad Hypium antik kentin...

Hadrianopolis kazılarında keşfedilen testi içinde 1400 yıllık sikkeler çıktı

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Karadeniz’in Zeugması olarak da bilinen Hadrianopolis Antik Kenti’nde devam eden kazılarda keşfedilen testi içinde 1400 yıllık on adet sikke bulundu....

6 Bin Yıllık Tarihin İzinde: Kültepe Kaniş-Karum’da 77. Yıl Kazıları Başlıyor

13 Nisan 2025

13 Nisan 2025

Kayseri’nin tarihi zenginliklerini gün yüzüne çıkaran Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri’nde, bu yıl 77. yıl kazı çalışmaları başlıyor. “Anadolu tarihinin başladığı...

Bergama Antik Kenti Dijital Ortamda Yerini Aldı

1 Şubat 2021

1 Şubat 2021

Kültür ve Turizm Bakanlığının da izniyle, Alman Enstitüsünün yaptığı çalışmalar sonucu  Bergama Antik Kenti MÖ. 3 yy. daki hali ile...

Sağlık ve Temizlik Tanrıçası ‘Hygieia’nın Heykeli Bulundu

19 Ağustos 2021

19 Ağustos 2021

Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Coşkun’un kazı koordinatörlüğünde devam eden Aizanoi Antik Kenti...

Hasankeyf kazılarında bulunan nadir tılsımlı şifa tası

3 Aralık 2023

3 Aralık 2023

Anadolu’da yer alan en eski neolitik dönem yerleşim alanlarından biri olan Hasankeyf Höyük’te devam eden kazılarda 800 yıllık şifa tası...

Aramice yazı karakterlerinin bulunan ilk örneklerinin yer aldığı kitabeler bölgenin tarihini aydınlatması bekleniyor

17 Eylül 2022

17 Eylül 2022

Van ilinin Erçiş ilçesinde 270 hektarlık alana yayılmış antik kent kazılarında keşfedilen Aramice yazı karakterlerinin ilk örneklerini içeren dört kitabe...

Çorum’daki ilk yerleşik hayat izlerine ait buluntular keşfedildi

22 Ocak 2023

22 Ocak 2023

Çorum’da 8 bin 500 yıl öncesine ait ilk yerleşik hayat izlerine ait buluntular keşfedildi. Hitit Üniversitesi Arkeoloji Bölümünce iki yıldır...

Hitit Mutfağı ve Kültürü

19 Kasım 2020

19 Kasım 2020

Hitit mutfağında öncelikle ekmeğin çok özel bir yeri vardır. Sadece yiyecek olarak değil adak olarak da ekmeğin kullanıldığını görmek mümkündür....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]