26 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Anadolu’da Türk İzleri 4.000 Yıllık Bir Geçmişe Sahip Olabilir

İnsan doğduğu Afrika’dan büyük olasılıkla değişen iklim ve beraberinde gelen yiyecek, içecek ve barınma sorunları nedeniyle göç etmeye başladı. Afrika Kara kıtasından yola çıkan insan, binlerce kilometre yürüyerek Avustralya kıtasından uzak Asya’ya yönelmiş ve uzun yıllar sonra Anadolu’ya kadar ulaşmıştır.

Anadolu, bulunduğu konum itibari ile birçok göç dalgasına uğramış, yüzlerce kavmin gerek uğrak yeri gerekse de yurtluğu olmuştur.

Prehistorik çağdan tunç çağına, demir çağından günümüze kadar Anadolu’da tarihe iz bırakmış onlarca medeniyet kurulmuş ve yıkılmıştır.

Antalya Karain mağarası, İstanbul Yarımburgaz mağarası Anadolu’da insan varlığını gösteren bulguları bizlere sunarken, hala tartışma konusu olan Göbeklitepe,  Konya Çatalhöyük, Burdur Hacılar, Konya Boncuklu Höyük gibi yerleşimlerle de ilk tarım topluluğunun temellerini görmekteyiz.

Anadolu toprakları M. Ö. 3.000 yıllarından bu yana iri ufaklı birçok krallığa ev sahipliği yapmıştır. Hatti, Hitit, Arzawa, Frig, Urartu, Lidya, İyonya, Truva ve daha birçok irili ufaklı yerleşik krallıklar var olmuştur.

Mezopotamya kültürü ile içli dışlı olan Anadolu, Asur tüccarların gözde yeri olmuştur. Asurlu tüccarların yazıyı getirmesi ile Anadolu’da yazılı tarih (proto) dönemi başlamıştır.

Yazılı kültür evresine geçmesini sağlayan Asurlu tüccarlar, kurdukları ticaret kolonileri ile Anadolu altın yıllarını yaşamaya başlamıştır.

Akad Kralı Naram-Sin Zafer Steli
Akad Kralı Naram-Sin Zafer Steli

Anadolu’da Türk İzini Türki Krallığı’nda Bulabilir Miyiz?

Ticaretin zirve yaptığı M. Ö. 2250 yıllarında Akad kralı Naramsin, Anadolu’ya seferler düzenlemiştir. Naramsin düzenlediği seferlerle sedir ormanlarını (Amanos dağları) ve Gümüş Dağları’nı (Toros Dağları’nı) aşarak iç kısımlara ilerlemiştir. Naramsin, Anadolu’da kendisine karşı ayaklanmaları bastırmak için sefere çıkmıştır.

Naramsin’in gerçekleştirdiği seferin kayıt edildiği Şartamhari metinlerinde, Akad Kralı Naramsin’in, Hatti kralı Pampa’nın önderliğinde toplanan 17 krala karşı savaştığı anlatılır. M.Ö. 2250’lere tarihlenen bu hadise, Şartamhari metinlerinin Hattuşaş arşivinde ele geçirilen Hititçe kopyasında (KBo III, 13), tüm ayrıntıları ile gözler önüne serilmektedir.

İlk 7 satırı kırık olan metin, 8. satırdan itibaren şöyle devam etmektedir;

8) Bana karşı bütün memleketler isyan ettiler
9) GUŞUA kralı Anmanailu, Pakki kralı Bamanailu
10) Ulluwi (Ullama) kralı Lupanailu, sonra ………kralı……..İnmipailu
11) Hatti kralı Pampa, Kaniş kralı Zipani, ………. kralı Nur Dagan,
12) Amurru kralı Huwaruwaş, Paraşi kralı Tişenki
13) Armanu kralı Mudakina, Sedir dağları kralı İşgippu
14) Larak kralı Ur-Larak, Nikku kralı Ur-Banda,
15) Türki kralı İlşu-Nail, Kursaura kralı Tişbinki,
16) toplam 17 kral, ki onlar savaşa girdiler, ve ben onları vurdum.
17) Hurrilere karşı bütün orduyu seferber ettim ve sonra (tanrılara) şarap takdim ettim.
18) O zaman savaşçılarıma binlerce düşman askeri hiç mukavemet etmedi.

Metnin tahrip olmuş arka yüzünde, geceleyin düşman karargâhına bir baskın yapıldığı ve onların yenilgiye uğratıldığı anlatılmakta, alınan ganimetlerden eksik cümleler halinde bahsedilmektedir. Söz konusu olan bu metin, Anadolu kökenli olmamakla beraber, Anadolu hakkında bilgi veren en eski yazılı vesikadır.
Bu metinden anlaşıldığı kadarıyla, M. Ö. 3. Binyılın sonlarında Anadolu’da büyük bir devlet yoktu. Ancak, her şehirde küçük bir krallık hüküm sürmekte idi. Aralarında hâkimiyet mücadelesi yaptıklarına şüphe olmayan bu şehir devletleri, dıştan gelen tehlikeler karşısında içlerindeki en güçlü şehir kralının liderliği altında birleşerek, tek bir güç halinde mücadele etmesini de biliyorlardı. Ekrem Memiş’e göre metnin 15. Satırında geçen “Türki kralı İlşu-Nail” ifadesi Anadolu’daki Türk varlığının en önemli göstergesidir.

Hakkari Stelleri
Hakkari Stelleri

Söz konusu coğrafyada M.Ö. 6.000 civarına tarihlenen Hakkari- Van bölgesi kaya resimleri ve M.Ö. 1.200 civarına tarihlenen Hakkari Stelleri ile İran ve Azerbaycan topraklarında bulunan balbalların varlığı bu halkların bölgedeki varlıklarını ispatlayan en önemli kanıtları oluşturmaktadır. Doğu Anadolu bölgesinde bulunan kaya resimlerinin ve kurganların detaylı çalışılmasıyla eminiz ki kültürün güneye geçişini ve bölgedeki etkinliklerini daha net anlayabilmemiz mümkün olacaktır.1

Anadolu’da Türki Krallığı’nın var olduğu dönemde yazının bulunmaması sadece sözü edilen bu krallık ile Türk varlığının ispatı için Şartamhari metni haricinde bir bulgunun olmaması Anadolu’da Türk kavramının varlığının M. Ö. 3.000 ve daha geçmişe çekilmesine yeterli olmayacaktır.

Anadolu'da Türk İzleri
Anadolu’da Türk izleri ne zaman görülmeye başladı. Bu sorunsal yeni bulgularla daha çok netlik kazanacaktır.

Amasya Oluz Höyük kazılarında Prof. Dr. Şevket Dönmez başkanlığında gerçekleştirilen kazılarda ortaya çıkarılan mezarlarda Eski Türk ölü gömme kültürünün izlerine rastlanmıştır. Oluz Höyük’te ki kurgan tipi mezarlar, Türk izlerini destekleyici materyalleri barındırmaktadır. Kazı Başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez, “Oluz Höyük kurgan mezarları ve diğer antropolojik verilerin Oğuz Türklerinin Anadolu’ya göç takvimini M. S. 9 ila M. S. 10. yüzyıllara kadar çekmektedir” bilgisini paylaşmıştır.

Oluz Höyük Kurgan Tipi Mezar Çizimi
Oluz Höyük Kurgan Tipi Mezar Çizimi

 

Geçtiğimiz günlerde Erzurum’da bir köylünün bulduğu Taş Baba heykeli ve ondan önce bulunmuş heykel de Türk kültürünün Anadolu’da ki izlerini artırmaktadır. Bundan sonra ulaşılabilecek arkeolojik maddi varlıklar ile bu sorunsalın çözümlenebileceğini düşünmekteyiz.

 

1 İtalik ile yazılmış paragraf Rahmi Serhat KEMER’in “Üst Paleolitik Çağlardan Tunç Çağlarına Avrasya Coğrafyasında Göçler” adlı makalesinden alınmıştır.

 

 

Banner
Benzer Yazılar

İzmir Smyrna Höyüğü’nde 5 Bin Yıllık Seramikler Bulundu: Erken Ticaretin İzleri

26 Eylül 2025

26 Eylül 2025

İzmir’in Bayraklı ilçesinde yer alan Smyrna Höyüğü’nde (yeni adı Bayraklı) yürütülen kazılarda 5 bin yıllık seramik kaplar ortaya çıkarıldı. Buluntular,...

Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eser; Çavlum Mühürü

18 Temmuz 2021

18 Temmuz 2021

Eskişehir Alpu Ovası’nda yer alan Çavlum Köyü kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan damga mühür, Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eseri özelliği...

Arinna’nın Güneş Tanrıçası İzmir Arkeoloji Müzesi’nde

6 Mart 2021

6 Mart 2021

Anadolu’nun bin tanrılı halkı Hititler‘in ana tanrıçası Arinna’nın Güneş Tanrıçası İzmir Arkeoloji Müzesi’nde ziyaretçilerini bekliyor. Hitit panteonunda en büyük tanrı,...

Diyarbakır Amida Höyük’te Yeni Gelişmeler

8 Ocak 2021

8 Ocak 2021

Geçtiğimiz aylarda Amida höyükle ilgili gelişmeleri sizler için kaleme almıştık. Diyarbakır’ın tarihi sur ilçesinde bulunan Amida höyükte kazı çalışmaları heyecanlı...

Köpeği, sığırı, koyunu ve 4 atı ile birlikte gömülmüş Urartulunun mezarı ortaya çıkarıldı

5 Eylül 2021

5 Eylül 2021

Eski çağlarda ölüler sahip oldukları canlı cansız varlıkları ile birlikte gömülüyorlardı. Ölü hediyesi olarak konulan sunular kültürlere göre değişiklik gösteriyordu....

Domuztepe Höyüğü kazılarında 7 bin 600 yıllık damga mühür ortaya çıkarıldı

12 Ekim 2022

12 Ekim 2022

Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halil Tekin başkanlığında devam eden Domuztepe Höyüğü kazılarında 7 bin...

Diyarbakır’da 2.000 Yıllık Roma Caddesi Bulundu

19 Nisan 2021

19 Nisan 2021

Diyarbakır Amida Höyük kazıları Covid-19 salgının yarattığı olumsuzluklara rağmen tüm hızıyla devam ediyor. Kazılar sırasında Roma dönemine ait 2.000 yıllık...

Diyarbakır’da ilk defa sivri uçlu amfora bulundu

31 Temmuz 2022

31 Temmuz 2022

Diyarbakır Tarihi Surları’nın restorasyon çalışmaları sırasında bölgede ilk defa 1700 yıllık sivri uçlu amfora bulundu. Diyarbakır ilinin Sur ilçesinde yer...

Hititlerde Su Kültü ve Eflatunpınar Hitit Su Anıtı

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

Anadolu’da tunç çağı dönemine damgasını vuran Hititler, su kaynaklarına verdikleri önem ile de dikkat çeken bir toplumdur. Bir tarım toplumu...

Magnesia kazılarında Zeus Tapınağı’nın Giriş Kapısı Ortaya Çıkarılıyor

26 Eylül 2021

26 Eylül 2021

Efsaneye göre Thessalia’dan gelen Magnetler tarafından kurulmuş olan Magnesia Antik Kenti’nde Zeus Tapınağı’nın giriş kapısı ortaya çıkarılmaya başlandı. Aydın ilinin...

İstanbul’un en eski antik limanına sahip Bathonea Antik Kenti’nde 1600 yıllık bir yazı takımı ortaya çıkarıldı.

22 Ağustos 2022

22 Ağustos 2022

İstanbul Bathonea Antik Kenti’nde bir tüccara ait olduğu düşünülen minyatür kap, kemik yazı kalemi ve hokkadan oluşan 1600 yıllık bir...

Şamuha Kenti Tanrıçası İştar’ın tapınağı çıkarılacak

11 Eylül 2021

11 Eylül 2021

Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa dışında bir dönem başkentlik yapan Şamuha (Kayalıpark-Sivas) idari kent olma dışında dini özelliği ile de dikkat...

Gökçeseki kazıları Philadelphia Antik Kenti hakkında bilgilerimizi artıracak

14 Mayıs 2022

14 Mayıs 2022

Anadolu Roma ve Bizans tarihinin önemli taşlarından birisi olan Gökçeseki Örenyeri’nde (Philadelphia Antik Kenti) ara verilen kazılara geçen yıl tekrar...

Libasyon alanlı Urartu mezarı keşfedildi

16 Ocak 2023

16 Ocak 2023

Van Gölü sularının çekilmesiyle ortaya çıkan Urartu dönemi tapınak kalıntılarına yakın bir yerde libasyon ritüelinin yapıldığı 3 odalı mezar ortaya...

9.000 Yıl Önce Kadınların Toplumdaki Yeri Nasıldı? Çatalhöyük’te Yeni Bulgular Bu Soruyu Cevaplıyor

27 Haziran 2025

27 Haziran 2025

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Çatalhöyük, 9.000 yıl öncesine ışık tutmaya devam ediyor. Neolitik döneme ait bu yerleşim...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]