4 December 2022 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Anadolu’da Türk İzleri 4.000 Yıllık Bir Geçmişe Sahip Olabilir

İnsan doğduğu Afrika’dan büyük olasılıkla değişen iklim ve beraberinde gelen yiyecek, içecek ve barınma sorunları nedeniyle göç etmeye başladı. Afrika Kara kıtasından yola çıkan insan, binlerce kilometre yürüyerek Avustralya kıtasından uzak Asya’ya yönelmiş ve uzun yıllar sonra Anadolu’ya kadar ulaşmıştır.

Anadolu, bulunduğu konum itibari ile birçok göç dalgasına uğramış, yüzlerce kavmin gerek uğrak yeri gerekse de yurtluğu olmuştur.

Prehistorik çağdan tunç çağına, demir çağından günümüze kadar Anadolu’da tarihe iz bırakmış onlarca medeniyet kurulmuş ve yıkılmıştır.

Antalya Karain mağarası, İstanbul Yarımburgaz mağarası Anadolu’da insan varlığını gösteren bulguları bizlere sunarken, hala tartışma konusu olan Göbeklitepe,  Konya Çatalhöyük, Burdur Hacılar, Konya Boncuklu Höyük gibi yerleşimlerle de ilk tarım topluluğunun temellerini görmekteyiz.

Anadolu toprakları M. Ö. 3.000 yıllarından bu yana iri ufaklı birçok krallığa ev sahipliği yapmıştır. Hatti, Hitit, Arzawa, Frig, Urartu, Lidya, İyonya, Truva ve daha birçok irili ufaklı yerleşik krallıklar var olmuştur.

Mezopotamya kültürü ile içli dışlı olan Anadolu, Asur tüccarların gözde yeri olmuştur. Asurlu tüccarların yazıyı getirmesi ile Anadolu’da yazılı tarih (proto) dönemi başlamıştır.

Yazılı kültür evresine geçmesini sağlayan Asurlu tüccarlar, kurdukları ticaret kolonileri ile Anadolu altın yıllarını yaşamaya başlamıştır.

Akad Kralı Naram-Sin Zafer Steli
Akad Kralı Naram-Sin Zafer Steli

Anadolu’da Türk İzini Türki Krallığı’nda Bulabilir Miyiz?

Ticaretin zirve yaptığı M. Ö. 2250 yıllarında Akad kralı Naramsin, Anadolu’ya seferler düzenlemiştir. Naramsin düzenlediği seferlerle sedir ormanlarını (Amanos dağları) ve Gümüş Dağları’nı (Toros Dağları’nı) aşarak iç kısımlara ilerlemiştir. Naramsin, Anadolu’da kendisine karşı ayaklanmaları bastırmak için sefere çıkmıştır.

Naramsin’in gerçekleştirdiği seferin kayıt edildiği Şartamhari metinlerinde, Akad Kralı Naramsin’in, Hatti kralı Pampa’nın önderliğinde toplanan 17 krala karşı savaştığı anlatılır. M.Ö. 2250’lere tarihlenen bu hadise, Şartamhari metinlerinin Hattuşaş arşivinde ele geçirilen Hititçe kopyasında (KBo III, 13), tüm ayrıntıları ile gözler önüne serilmektedir.

İlk 7 satırı kırık olan metin, 8. satırdan itibaren şöyle devam etmektedir;

8) Bana karşı bütün memleketler isyan ettiler
9) GUŞUA kralı Anmanailu, Pakki kralı Bamanailu
10) Ulluwi (Ullama) kralı Lupanailu, sonra ………kralı……..İnmipailu
11) Hatti kralı Pampa, Kaniş kralı Zipani, ………. kralı Nur Dagan,
12) Amurru kralı Huwaruwaş, Paraşi kralı Tişenki
13) Armanu kralı Mudakina, Sedir dağları kralı İşgippu
14) Larak kralı Ur-Larak, Nikku kralı Ur-Banda,
15) Türki kralı İlşu-Nail, Kursaura kralı Tişbinki,
16) toplam 17 kral, ki onlar savaşa girdiler, ve ben onları vurdum.
17) Hurrilere karşı bütün orduyu seferber ettim ve sonra (tanrılara) şarap takdim ettim.
18) O zaman savaşçılarıma binlerce düşman askeri hiç mukavemet etmedi.

Metnin tahrip olmuş arka yüzünde, geceleyin düşman karargâhına bir baskın yapıldığı ve onların yenilgiye uğratıldığı anlatılmakta, alınan ganimetlerden eksik cümleler halinde bahsedilmektedir. Söz konusu olan bu metin, Anadolu kökenli olmamakla beraber, Anadolu hakkında bilgi veren en eski yazılı vesikadır.
Bu metinden anlaşıldığı kadarıyla, M. Ö. 3. Binyılın sonlarında Anadolu’da büyük bir devlet yoktu. Ancak, her şehirde küçük bir krallık hüküm sürmekte idi. Aralarında hâkimiyet mücadelesi yaptıklarına şüphe olmayan bu şehir devletleri, dıştan gelen tehlikeler karşısında içlerindeki en güçlü şehir kralının liderliği altında birleşerek, tek bir güç halinde mücadele etmesini de biliyorlardı. Ekrem Memiş’e göre metnin 15. Satırında geçen “Türki kralı İlşu-Nail” ifadesi Anadolu’daki Türk varlığının en önemli göstergesidir.

Hakkari Stelleri
Hakkari Stelleri

Söz konusu coğrafyada M.Ö. 6.000 civarına tarihlenen Hakkari- Van bölgesi kaya resimleri ve M.Ö. 1.200 civarına tarihlenen Hakkari Stelleri ile İran ve Azerbaycan topraklarında bulunan balbalların varlığı bu halkların bölgedeki varlıklarını ispatlayan en önemli kanıtları oluşturmaktadır. Doğu Anadolu bölgesinde bulunan kaya resimlerinin ve kurganların detaylı çalışılmasıyla eminiz ki kültürün güneye geçişini ve bölgedeki etkinliklerini daha net anlayabilmemiz mümkün olacaktır.1

Anadolu’da Türki Krallığı’nın var olduğu dönemde yazının bulunmaması sadece sözü edilen bu krallık ile Türk varlığının ispatı için Şartamhari metni haricinde bir bulgunun olmaması Anadolu’da Türk kavramının varlığının M. Ö. 3.000 ve daha geçmişe çekilmesine yeterli olmayacaktır.

Anadolu'da Türk İzleri
Anadolu’da Türk izleri ne zaman görülmeye başladı. Bu sorunsal yeni bulgularla daha çok netlik kazanacaktır.

Amasya Oluz Höyük kazılarında Prof. Dr. Şevket Dönmez başkanlığında gerçekleştirilen kazılarda ortaya çıkarılan mezarlarda Eski Türk ölü gömme kültürünün izlerine rastlanmıştır. Oluz Höyük’te ki kurgan tipi mezarlar, Türk izlerini destekleyici materyalleri barındırmaktadır. Kazı Başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez, “Oluz Höyük kurgan mezarları ve diğer antropolojik verilerin Oğuz Türklerinin Anadolu’ya göç takvimini M. S. 9 ila M. S. 10. yüzyıllara kadar çekmektedir” bilgisini paylaşmıştır.

Oluz Höyük Kurgan Tipi Mezar Çizimi
Oluz Höyük Kurgan Tipi Mezar Çizimi

 

Geçtiğimiz günlerde Erzurum’da bir köylünün bulduğu Taş Baba heykeli ve ondan önce bulunmuş heykel de Türk kültürünün Anadolu’da ki izlerini artırmaktadır. Bundan sonra ulaşılabilecek arkeolojik maddi varlıklar ile bu sorunsalın çözümlenebileceğini düşünmekteyiz.

 

1 İtalik ile yazılmış paragraf Rahmi Serhat KEMER’in “Üst Paleolitik Çağlardan Tunç Çağlarına Avrasya Coğrafyasında Göçler” adlı makalesinden alınmıştır.

 

 

Banner
Benzer Yazılar

Hadrianaupolis’te Sağlık Tanrısı Asklepios’un adının geçtiği 1800 yıllık yazıt ortaya çıkarıldı

5 Eylül 2022

5 Eylül 2022

Hadrianaupolis Antik Kenti kazılarında Yunan mitolojisinde Apollon ve Koronis’in oğlu olan sağlık tanrısı Asklepios’un adının geçtiği 1800 yıllık yazıt ortaya...

Şanlıurfa’da 10.000 yıllık yerleşim yeri keşfedildi

21 Haziran 2021

21 Haziran 2021

Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesine bağlı Sayburç Mahallesi’nde bir evin bahçesinde neolitik döneme ait yerleşim yeri keşfedildi. Göbeklitepe gibi önemli bir arkeolojik...

İlk Çağ kenti Daskyleion kazılarında 2 bin 500 yıllık içme su şebekesi bulundu

10 Ağustos 2022

10 Ağustos 2022

Balıkesir’in Bandırma ilçesinde bulunan İlk Çağ kenti Daskyleion arkeolojik kazılarında 10 metre uzunluğunda 2 bin 500 yıllık içme su şebekesi...

Murat Höyük Kazılarında Bulunan “Çeç Damga Mühür”

4 Mayıs 2021

4 Mayıs 2021

Arkeoloji literatürüne 1945 yılında İsmail Kılıç Kökten tarafından tanımlanan “Çeç Damga Mühür” Doğu Anadolu Bölgesi kazılarında bulunmuştur. Çeç Damga Mührün,...

Anadolu arkeolojisi tarihinde ilk defa Med kültürü eserleri bulundu

17 Ekim 2022

17 Ekim 2022

Anadolu arkeolojisi tarihinde ilk defa Med kültürüne ait eserler ortaya çıkarıldı. Oluz höyük kazı başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez, “Bu...

Çorakyerler, Dünya’da benzeri çok az görülen fosillere ev sahipliği yapıyor

24 Ağustos 2022

24 Ağustos 2022

Çankırı’nın Fatih Mahallesi Yapraklı kara yolu çevresindeki Çorakyerler kazı alanı Dünya’da benzeri çok az görülen fosillere ev sahipliği yapıyor. Ankara...

Asur Ticaret Koloni Çağı’nda evlilik, boşanma, nafaka ve aile konutu

22 Ağustos 2021

22 Ağustos 2021

Anadolu’da yazılı tarih Asurlu tüccarların kurduğu ticaret kolonileri ile başlamıştır. Asur Ticaret Koloni Çağı olarak nitelendirilen bu dönem sayesinde Anadolu’da...

Aizanoi’de heyecanlandıran keşif; Roma dönemi yuvarlak planlı çeşme kalıntısı bulundu

8 Kasım 2022

8 Kasım 2022

Anadolu’daki en iyi korunmuş Zeus Tapınağı’na ev sahipliği yapan aynı zamanda UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer alan Aizanoi Antik...

Blaundos Antik Kenti’nde Tanrıça Demeter’in sunak alanı bulundu

22 Aralık 2021

22 Aralık 2021

Uşak’ın Ulubey ilçesinde yer alan Blaundos Antik Kenti kazı çalışmalarında Bereket Tanrıçası Demeter’in sunak alanı ortaya çıkarıldı. Uşak Üniversitesi Arkeoloji...

Doç. Dr. Erkan Fidan “Luvilere ait bir kent olabilir”

27 Kasım 2021

27 Kasım 2021

Anadolu üzerinde birçok medeniyete ev sahipliği yapmış eşsiz bir coğrafyadır. Prehistorya ve Protohistorya dönemlere ait Hatti, Hitit, Urartu, Frig, Lidya...

30 bin yıl önce Sibirya’dan başlayan göç Göbeklitepe’yi şekillendirmiş olabilir

24 Haziran 2022

24 Haziran 2022

Neolitik tarihinin başlangıç noktasını M. Ö. 10 binlere çeken Göbeklitepe kültürünün şekillenmesinde 30 bin yıl önce Sibirya’dan başlayan göç dalgasının...

Karahantepe’de ulaşılan yerleşik köy yaşantısına dair bulgular Neolitik Çağ bilgilerimizi değiştirecek

1 Haziran 2022

1 Haziran 2022

Karahantepe’de devam eden kazılarda yerleşik köy yaşantısına dair bulgulara ulaşılması Neolitik Çağ ile ilgili bilgilerimizi derinden değiştirecek nitelikte. Denizli’de gerçekleştirilen...

İstanbul’un en eski antik limanına sahip Bathonea Antik Kenti’nde 1600 yıllık bir yazı takımı ortaya çıkarıldı.

22 Ağustos 2022

22 Ağustos 2022

İstanbul Bathonea Antik Kenti’nde bir tüccara ait olduğu düşünülen minyatür kap, kemik yazı kalemi ve hokkadan oluşan 1600 yıllık bir...

Apollon Tapınağı’nın bulunduğu Kız Ada kazıları devam ediyor

13 Ekim 2022

13 Ekim 2022

Bursa’nın Nilüfer ilçesinde yer alan Gölyazı’daki 5 bin kişilik olduğu düşünülen antik tiyatro ve Apollon Tapınağı’nın yer aldığı Kız Ada...

Akdeniz Tunç Çağı batığında 3600 yıllık kurşun ağırlıklar çıkarıldı

27 Kasım 2022

27 Kasım 2022

Dünyanın en eski batıklarından biri olan Antalya Kumluca açıklarındaki Tunç Çağı batığında su altı arkeolojik çalışmalar devam ediyor. MÖ 16....

Yorumlar
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]