29 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Malatya Tohma Kanyonu’nda Anadolu’nun En Eski Resimli Mağaralarından Biri Keşfedildi

Malatya’daki Tohma Kanyonu’nda yapılan arazi çalışmaları, Anadolu tarihöncesi için önemli bir keşfi ortaya çıkardı. Bir mağaranın duvarlarında yüze yakın insan ve hayvan figürü ile çok sayıda geometrik sembol tespit edildi.

İlk incelemelere göre bu alan, Anadolu’nun hem en eski hem de en zengin resimli mağaralarından biri olabilir.

Tohma Kanyonu’nda beklenmedik keşif

Keşif, İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Levent İskenderoğlu başkanlığındaki disiplinler arası ekip tarafından yapıldı. Araştırmada İnönü Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Fırat Üniversitesi’nden akademisyenler yer aldı.

Ekip, Malatya sınırları içindeki Tohma Kanyonu’nda yürüttüğü arazi çalışmaları sırasında mağara duvarlarında kırmızı ve kızıl kahverengi tonlarda figürlerle karşılaştı. İnsan tasvirleri, hayvan figürleri ve geometrik işaretler mağaranın farklı yüzeylerine yayılmış durumda.

Bu yoğunluk, alanı sıradan bir kaya sığınağından ayırıyor. Duvarlardaki resimler, tarihöncesi toplulukların yalnızca çevrelerini değil, düşünce dünyalarını da çizgiyle kayda geçirdiğini gösteren güçlü veriler sunuyor.

Yüze yakın figür ve zengin sembolik anlatım

Malatya’daki Tohma Kanyonu’nda yapılan arazi çalışmaları, Anadolu tarihöncesi için önemli bir keşfi ortaya çıkardı. Bir mağaranın duvarlarında yüze yakın insan ve hayvan figürü ile çok sayıda geometrik sembol tespit edildi.

İlk incelemelere göre bu alan, Anadolu’nun hem en eski hem de en zengin resimli mağaralarından biri olabilir.

Tohma Kanyonu’nda beklenmedik keşif

Keşif, İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Levent İskenderoğlu başkanlığındaki disiplinler arası ekip tarafından yapıldı. Araştırmada İnönü Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Fırat Üniversitesi’nden akademisyenler yer aldı.

Ekip, Malatya sınırları içindeki Tohma Kanyonu’nda yürüttüğü arazi çalışmaları sırasında mağara duvarlarında kırmızı ve kızıl kahverengi tonlarda figürlerle karşılaştı. İnsan tasvirleri, hayvan figürleri ve geometrik işaretler mağaranın farklı yüzeylerine yayılmış durumda.

Bu yoğunluk, alanı sıradan bir kaya sığınağından ayırıyor. Duvarlardaki resimler, tarihöncesi toplulukların yalnızca çevrelerini değil, düşünce dünyalarını da çizgiyle kayda geçirdiğini gösteren güçlü veriler sunuyor.

Yüze yakın figür ve zengin sembolik anlatım

Mağaradaki resimler tek tek çizilmiş bağımsız şekillerden ibaret değil. Bazı yüzeylerde insan, hayvan ve geometrik semboller birlikte kullanılmış. Çizgiler yer yer kesişmiş, bazı figürler üst üste işlenmiş, farklı üslup izleri aynı duvarda buluşmuş.

Bu tablo, mağaranın tek bir döneme ait kısa süreli bir kullanım alanı olmadığını düşündürüyor. Aksine, aynı yüzeylerin farklı zamanlarda yeniden işlendiği ve yeni anlamlarla zenginleştiği anlaşılıyor.

Dr. Levent İskenderoğlu’na göre buradaki görsel dil, Avrupa’daki natüralist mağara resimlerinden farklı bir karakter taşıyor. Tohma Kanyonu’ndaki figürler daha şematik, daha simgesel ve anlatım bakımından daha yoğun bir yapı sergiliyor.

Neolitik döneme uzanan ihtiyatlı tarih

Mağaranın kesin tarihi henüz belirlenmedi. Ancak ilk değerlendirmeler, alanın ihtiyatlı biçimde Neolitik Dönem’e tarihlendirilebileceğini ortaya koydu. Bölgedeki daha eski insan izleri ise araştırmanın önemini artıran başka bir unsur.

Kesin sonuç için ayrıntılı yüzey incelemeleri, laboratuvar analizleri ve pigment çalışmaları yapılacak. Resimli yüzeyler tek tek belgelenip figürler sınıflandırılacak. Ardından mağaranın kronolojisi, kullanım evreleri ve teknik özellikleri daha net biçimde anlaşılabilecek.

Bu aşamada en dikkat çekici nokta, figürlerin sayısı kadar çeşitliliği. İnsan ve hayvan tasvirlerinin geometrik sembollerle birlikte verilmesi, mağaranın yalnızca görsel bir alan değil, muhtemelen ritüel ya da sembolik anlam taşıyan bir yer olduğunu düşündürüyor.

Anadolu’daki büyük resimli mağaralar arasına girebilir

İskenderoğlu, mağaranın içerik bakımından Türkiye’de bugüne kadar belirlenen en önemli resimli mağaralardan biri olabileceğini belirtti.

Alan; Antalya’daki Beldibi, Aydın-Muğla sınırındaki Latmos ve Mersin’deki Doğu Sandal Mağarası gibi Anadolu’nun bilinen önemli tarihöncesi resimli alanlarıyla karşılaştırılabilecek nitelikte. Tohma Kanyonu mağarasını öne çıkaran unsur ise figür yoğunluğu, konu çeşitliliği ve sembolik anlatımın birlikte görülmesi.

Bu nedenle keşif, yalnızca Malatya arkeolojisi için değil, Anadolu’nun erken dönem görsel hafızası açısından da önemli bir kayıt niteliği taşıyor.

Tahribat izleri koruma ihtiyacını artırdı

Keşfin sevindirici tarafı kadar kaygı veren bir yönü de var. Mağarada yakın dönemde oluştuğu düşünülen tahribat izleri belirlendi. Bu izler, alanın acil biçimde koruma altına alınması gerektiğini bir kez daha hatırlattı.

Dr. İskenderoğlu, definecilere yönelik uyarısında şu sözleri kullandı:

“Buralarda altın veya değerli eşya bulamazsınız. Burada insanlık tarihinin izleri var. Ne yazık ki mağarada yakın dönemde gerçekleştirildiği anlaşılan tahribatlarla karşılaştık. Bu tür müdahaleler, geri dönüşü mümkün olmayan kayıplara yol açıyor. Lütfen bu kültürel mirasa zarar vermeyin.”

Araştırma ekibi, ilk değerlendirme raporlarını hazırlayarak ilgili koruma kuruluna sunacak. Bundan sonraki süreçte mağaranın belgelenmesi, korunması ve bilimsel yöntemlerle incelenmesi büyük önem taşıyor.

Tohma Kanyonu’ndaki bu keşif, Anadolu’nun tarihöncesi dünyasına yeni bir sayfa ekledi. Duvarlardaki çizgiler, binlerce yıl önce bu coğrafyada yaşayan insanların yalnızca izlerini değil, anlam kurma biçimlerini de bugüne taşıyor.
Görsel: İHA

Mağaradaki resimler tek tek çizilmiş bağımsız şekillerden ibaret değil. Bazı yüzeylerde insan, hayvan ve geometrik semboller birlikte kullanılmış. Çizgiler yer yer kesişmiş, bazı figürler üst üste işlenmiş, farklı üslup izleri aynı duvarda buluşmuş.

Bu tablo, mağaranın tek bir döneme ait kısa süreli bir kullanım alanı olmadığını düşündürüyor. Aksine, aynı yüzeylerin farklı zamanlarda yeniden işlendiği ve yeni anlamlarla zenginleştiği anlaşılıyor.

Dr. Levent İskenderoğlu’na göre buradaki görsel dil, Avrupa’daki natüralist mağara resimlerinden farklı bir karakter taşıyor. Tohma Kanyonu’ndaki figürler daha şematik, daha simgesel ve anlatım bakımından daha yoğun bir yapı sergiliyor.

Neolitik döneme uzanan ihtiyatlı tarih

Mağaranın kesin tarihi henüz belirlenmedi. Ancak ilk değerlendirmeler, alanın ihtiyatlı biçimde Neolitik Dönem’e tarihlendirilebileceğini ortaya koydu. Bölgedeki daha eski insan izleri ise araştırmanın önemini artıran başka bir unsur.

Görsel: İHA

Kesin sonuç için ayrıntılı yüzey incelemeleri, laboratuvar analizleri ve pigment çalışmaları yapılacak. Resimli yüzeyler tek tek belgelenip figürler sınıflandırılacak. Ardından mağaranın kronolojisi, kullanım evreleri ve teknik özellikleri daha net biçimde anlaşılabilecek.

Bu aşamada en dikkat çekici nokta, figürlerin sayısı kadar çeşitliliği. İnsan ve hayvan tasvirlerinin geometrik sembollerle birlikte verilmesi, mağaranın yalnızca görsel bir alan değil, muhtemelen ritüel ya da sembolik anlam taşıyan bir yer olduğunu düşündürüyor.

Anadolu’daki büyük resimli mağaralar arasına girebilir

İskenderoğlu, mağaranın içerik bakımından Türkiye’de bugüne kadar belirlenen en önemli resimli mağaralardan biri olabileceğini belirtti.

Görsel: İHA

Alan; Antalya’daki Beldibi, Aydın-Muğla sınırındaki Latmos ve Mersin’deki Doğu Sandal Mağarası gibi Anadolu’nun bilinen önemli tarihöncesi resimli alanlarıyla karşılaştırılabilecek nitelikte. Tohma Kanyonu mağarasını öne çıkaran unsur ise figür yoğunluğu, konu çeşitliliği ve sembolik anlatımın birlikte görülmesi.

Bu nedenle keşif, yalnızca Malatya arkeolojisi için değil, Anadolu’nun erken dönem görsel hafızası açısından da önemli bir kayıt niteliği taşıyor.

Tahribat izleri koruma ihtiyacını artırdı

Keşfin sevindirici tarafı kadar kaygı veren bir yönü de var. Mağarada yakın dönemde oluştuğu düşünülen tahribat izleri belirlendi. Bu izler, alanın acil biçimde koruma altına alınması gerektiğini bir kez daha hatırlattı.

Dr. İskenderoğlu, definecilere yönelik uyarısında şu sözleri kullandı:

“Buralarda altın veya değerli eşya bulamazsınız. Burada insanlık tarihinin izleri var. Ne yazık ki mağarada yakın dönemde gerçekleştirildiği anlaşılan tahribatlarla karşılaştık. Bu tür müdahaleler, geri dönüşü mümkün olmayan kayıplara yol açıyor. Lütfen bu kültürel mirasa zarar vermeyin.”

Araştırma ekibi, ilk değerlendirme raporlarını hazırlayarak ilgili koruma kuruluna sunacak. Bundan sonraki süreçte mağaranın belgelenmesi, korunması ve bilimsel yöntemlerle incelenmesi büyük önem taşıyor.

Banner
Related Articles

Chincha Krallığı’nın Yükselişinde Deniz Kuşu Gübresi Etkili Oldu

12 Şubat 2026

12 Şubat 2026

Altın maskeler ve gümüş süsler, Güney Amerika’nın eski uygarlıkları söz konusu olduğunda ilk akla gelen imgeler. Ancak Peru’nun Pasifik kıyısında...

Amarna Yeni Krallık mezarlığında genç bir kadına ait teratom bulundu

10 Kasım 2023

10 Kasım 2023

Mısır’ın Amarna kentindeki Yeni Krallık mezarlığında genç bir kadının mezarı açılır. Mezarda, 21 yaşındaki kadına ait kalsifiye bir yumurtalık teratom...

Arkeologlar, gizliliği kaldırılmış casus uydu görüntülerini kullanarak ünlü bir erken İslam savaşının yerini belirlediler

15 Kasım 2024

15 Kasım 2024

Durham Üniversitesi ve El-Kadisiye Üniversitesi’nden arkeologlar, ABD casus uydularından gelen gizliliği kaldırılmış görüntülerle tarihi kayıtları karşılaştırarak, Irak topraklarında gerçekleşen tarihi...

Yapay Zeka Filologların Kil Tabletler Üzerindeki Çalışmasına Yardımcı Olacak

5 Kasım 2020

5 Kasım 2020

Yazıyı bulan Sümerliler ilk yazı örneklerini, bizlere fırınlanmış kil tabletler aracılığıyla ulaştırdılar. İlk başta, ticaret için kullanılan yazı zamanla edebiyat,...

Kırk Yıldır Devam Eden Zominthos Minos Sarayı Kazısı Tamamlanmak Üzere

1 Ocak 2022

1 Ocak 2022

Girit adasının Kaz Dağı eteklerinde yer alan bölgenin ilk ve tek Minos sarayının yaklaşık 40 yıl süren kazıları tamamlanma aşamasına...

Hıdırlık Kulesi arkeolojik kazı çalışmalarında sona gelindi

4 Eylül 2022

4 Eylül 2022

Antalya Kaleiçi bölgesinde M. S. Birinci yüzyılda yapıldığı tahmin edilen Hıdırlık Kulesi ve çevresinde Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan arkeolojik...

Roma’ya meydan okuyan denizlerin kraliçesi: ‘Kraliçe Teuta’

31 Ekim 2023

31 Ekim 2023

İlirya Kraliçesi Teuta, İlirya antik çağının ve Arnavut mirasının en sıra dışı figürlerinden biridir. Korsan kraliçesi olarak da adlandırıldı. Onun...

Amos Antik Kentinde Bir Mezar İçin Kurtarma Kazısı Yapılacak

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Amos antik kentinde kaçak kazı aramaları sonucu bulunmuş bir mezarda kurtarma kazısı yapılacak. Antik Amos harabelerine...

Perre Antik Kenti’nde 1500 Yıllık Roma Dönemi Yaşam Alanı Gün Yüzüne Çıkarıldı

17 Kasım 2025

17 Kasım 2025

Adıyaman’daki Perre Antik Kenti’nde yürütülen 2025 kazı sezonu, bölgenin Roma dönemine ait yerleşim düzeni hakkında önemli bir bulgu daha sağladı....

İngiltere’nin Roma Dönemine Ait İlk 5. yy. Mozaiği Keşfedildi

15 Aralık 2020

15 Aralık 2020

Araştırmacılar, Gloucestershire’daki Chedworth Roman Villa’sından yeni çıkan kalıntıların İngiltere’nin ilk bilinen 5. yüzyıl mozaiğini tanımlamış olabileceğini duyurdu. Cotswold sitesi, 2....

Uzmanlar daha önce bilinmeyen Vincent van Gogh otoportresini ortaya çıkardılar

9 Ağustos 2022

9 Ağustos 2022

Edinburgh sanat tarihçisi tarafından yapılan araştırma sonucunda Hollandalı Post-Empresyonist ressam Vincent Willem van Gogh’a (Mart 1853 – 29 Temmuz 1890)...

İskit El İşçiliğinin En Değerli Ürünü Olan Dünyanın En Eski Halısı “Pazyryk Halısı” İnceleniyor

6 Mart 2021

6 Mart 2021

Altay Bölgesi Pazyryk Vadisinde bulunan Pazyryk halısı, 2016 yılında dünyanın en eski halısı olarak kabul edildi.Rus arkeolog Sergei Rudenko 1949’da...

Gordion kazılarında heyecan veren keşif. Gordion adının geçtiği yazıt bulundu

7 Ağustos 2022

7 Ağustos 2022

Frigler… Anadolu topraklarında iz bırakmış döneminin güçlü ve etkin kavimlerinden biri. Kral Midas ile tanınan Frigler hakkında bilgilerimizi çoğunlukla M....

Yeni araştırmanın sonucu Neolitik Avrupa’da kadınların geleneksel olarak kurban edildiği bir düzineden fazla cinayet kanıtı bulundu

11 Nisan 2024

11 Nisan 2024

Yeni bir araştırma, Neolitik Avrupa’da 2.000 yıllık bir dönem boyunca kadınların geleneksel olarak kurban edildiği bir düzineden fazla cinayet tespit...

Bu Çiviler Hz. İsa’yı Çarmıha Germek İçin mi Kullanıldı?

2 Kasım 2020

2 Kasım 2020

Roma döneminden kalma iki demir çivinin Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesinde kullanılan çiviler olduğu iddası araştırmacıları ikiye böldü. Roma döneminden kalma...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]