İtalya’nın Lazio bölgesinde, yaklaşık 2.700 yıl önce kapatılmış ve bugüne kadar dokunulmamış bir Etrüsk mezarı açıldı. Barbarano Romano yakınlarındaki San Giuliano arkeolojik alanında yer alan Caiolo nekropolünde ortaya çıkarılan mezarda iki kişiye ait kalıntılar, bir mızrak ucu, bucchero kadehleri, olle tipi kaplar ve en az bir aryballos bulundu.
Keşif, Güney Etrurya için ayrı bir önem taşıyor. Çünkü bölgedeki çok sayıda antik mezar, geçmiş yüzyıllarda kaçak kazılarla zarar gördü. Bu nedenle kapatma levhası hâlâ yerinde duran ve iç düzeni büyük ölçüde korunmuş bir mezarın açılması, Etrüsk arkeolojisi açısından nadir bir fırsat sunuyor.
Caiolo Nekropolünde Bir Yıl İçinde İkinci Bozulmamış Mezar
Mezar, Baylor Üniversitesi tarafından yürütülen kazı çalışmaları sırasında, Prof. Davide Zori başkanlığındaki ekip tarafından tespit edildi. Çalışmalar, Viterbo ve Güney Etrurya Soprintendenza’sı ile iş birliği içinde sürdürülüyor.
Tümülüs MÖ 7. yüzyılın sonlarına tarihlendiriliyor. Bu dönem, Etrüsk dünyasında aristokratik mezarların, zengin seramik gruplarının ve Akdeniz bağlantılarını yansıtan gömü hediyelerinin öne çıktığı bir evreye karşılık geliyor.
Caiolo nekropolünde 27 Haziran 2025’te de aynı döneme tarihlenen dokunulmamış bir Etrüsk tümülüsü bulunmuştu. Yeni mezarın onun yakınında ve yine bozulmamış şekilde açılması, San Giuliano’nun Etrüsk mezar peyzajı içindeki önemini daha da artırıyor.

Mezar Odası Büyük Bir Levhayla Kapatılmıştı
Arkeologlar mezar odasına ulaştığında girişin büyük bir kapatma levhasıyla mühürlü olduğunu gördü. Bu ayrıntı, mezarın antik çağdan bu yana dış müdahaleye uğramadan kalmış olabileceğini gösteren en güçlü işaretlerden biri.
İlk incelemelere göre mezar odasında iki birey yer alıyor. Bireylerden birinin yanında bulunan mızrak ucu, bu gömünün erkek bir kişiye ait olabileceğini düşündürüyor. Ancak bu yorumun kesinleşmesi için kemikler üzerinde ayrıntılı antropolojik inceleme yapılması gerekiyor.
Kemiklerin bir bölümünün korunmuş olması, mezarın yalnızca buluntular açısından değil, gömülen kişilerin yaş, cinsiyet, sağlık durumu ve olası akrabalık ilişkileri bakımından da incelenebileceği anlamına geliyor.

Bucchero Kadehleri, Aryballos ve Seramik Kaplar
Mezar odasında çok sayıda seramik kap görüldü. Bunlar arasında olle tipi kaplar, bucchero kadehleri, en az bir aryballos ve farklı türlerde başka vazolar bulunuyor. Eşyaların önemli bir kısmı hâlâ yüzyıllar içinde mezara sızan toprakla kaplı durumda.
Bucchero, Etrüsk kültürünün en tanınan seramik türlerinden biri. Siyah ve parlak yüzeyiyle bilinen bu kaplar, özellikle MÖ 7. ve 6. yüzyıllarda seçkin mezarlarında sıkça görülür. Sofra kültürü, statü göstergeleri ve cenaze ritüelleri açısından önemli veriler taşır.
Aryballos ise genellikle parfüm ya da yağ saklamak için kullanılan küçük kap türlerinden biridir. Bu tür objelerin mezara yerleştirilmesi, gömü ritüellerinde kişisel kimlik, beden ve ölüm sonrası yaşam düşüncesiyle bağlantılı sembolik anlamlar taşıyabilir.

San Giuliano’nun Etrüsk Dünyasındaki Yeri
San Giuliano arkeolojik alanı, Barbarano Romano yakınlarında, tüf kayalıkları ve vadilerle şekillenmiş geniş bir arkeolojik peyzaj içinde yer alıyor. Bölge, Güney Etrurya’nın önemli mezar alanlarından biri olarak biliniyor.
Etrüskler, Roma’nın yükselişinden önce Orta İtalya’da güçlü şehir devletleri kurmuştu. Günümüz Toskana, Lazio ve Umbria bölgelerinde etkili olan bu kültür, metal işçiliği, ticaret, sanat ve dinsel uygulamalar açısından Akdeniz dünyasında önemli bir yere sahipti.
Etrüsk mezarları, bu toplumun sosyal yapısını anlamak için en güçlü kaynaklardan biri. Mezar hediyeleri, gömü düzeni, kullanılan seramikler ve mimari ayrıntılar; aile kimliği, statü ve inanç pratikleri hakkında doğrudan bilgi verebilir.
Yağmalanmamış Bir Mezarın Bilimsel Değeri
Caiolo nekropolündeki yeni mezarın en önemli yönü, yalnızca içindeki eşyalar değil, bu eşyaların özgün yerleşimiyle birlikte korunmuş olması. Bir mezar yağmalandığında, objeler kadar onların birbirleriyle ve gömülen kişilerle kurduğu arkeolojik ilişki de kaybolur.
Bu nedenle iki bireyin mezar içindeki konumu, mızrak ucunun yeri, seramiklerin dizilişi ve kapatma levhasının durumu, araştırmacılara MÖ 7. yüzyıl sonlarında Etrüsk cenaze geleneklerini daha net okuma imkânı sağlayabilir.
