Antalya’nın Manavgat ilçesindeki Side Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, kentin doğu kapısına uzanan Roma dönemine ait cadde ve çevresindeki bazı sokaklar gün yüzüne çıkarıldı. Daha önce hiç kazılmamış bir sokağın da açığa çıkarılması, Side’nin antik dönem şehir planına ve kentin farklı evrelerde nasıl kullanıldığına dair yeni bilgiler sundu.
Doğu kapısından kente uzanan ana güzergâh
Side Antik Kenti Kazı Başkanı ve Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feriştah Alanyalı, doğu kapısının antik dönemde kentin iki ana girişinden biri olduğunu belirtti.
Kazı ekibi, bu kapıya uzanan caddeyi açarak erken Roma İmparatorluk döneminde inşa edilen yolun kullanım evrelerini tespit etti. Böylece Side’ye doğu yönünden girenlerin izlediği güzergâh daha net okunabilir hale geldi.

Alanyalı, çalışmalara ilişkin şu bilgiyi verdi:
“Doğu kapısına uzanan caddeyi açtık. Kentin tarihine ve tarihsel evrelerine ait önemli bilgiler edindik. Erken imparatorluk döneminde inşa edilmiş bir caddenin kullanımını evreleriyle tespit ettik. Ayrıca bu caddenin güneyine açılan sokakta da daha önce hiç kazı yapılmamıştı. Sokağı açarken bölgenin tarihsel süreçlerini tespit etme ve yorumlama fırsatı yakaladık.”
Daha önce kazılmamış sokak yeni sorular açtı
Kazıların en dikkat çekici yönlerinden biri, caddenin güneyinde yer alan ve bugüne kadar arkeolojik olarak incelenmemiş sokağın açılması oldu. Bu alan, Side’nin Roma dönemindeki iç dokusunu anlamak açısından önemli bir boşluğu dolduruyor.
Cadde ve sokakların birlikte değerlendirilmesi, kentin yalnızca anıtsal yapılar üzerinden değil, gündelik hareketlilik üzerinden de okunmasına imkân veriyor. Kapılar, yollar ve ara sokaklar; insanların kente nasıl girdiğini, hangi alanlara yöneldiğini ve şehir içi dolaşımın nasıl kurulduğunu gösteren temel izler arasında yer alıyor.

Side’nin liman ve ticaret geçmişi
Side, antik dönemde Akdeniz ticaretinin önemli merkezlerinden biriydi. Kazılarda elde edilen bulgular, kentin Ege ve Karadeniz’den gelen topluluklarla temas kurduğunu ve kozmopolit bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor.
Alanyalı, son yıllarda Alara Çayı yakınlarında Bronz Çağ’a ait bir gemi çapası bulunduğunu hatırlatarak, bunun bölgede MÖ 2000’li yıllarda da deniz ticaretinin canlı olduğuna işaret ettiğini söyledi.
Side’nin gelişiminde Melas Nehri’nin taşıdığı alüvyonlar da belirleyici oldu. Nehrin getirdiği verimli topraklar kenti tarımsal açıdan desteklerken, kıyıya taşınan kumullar zamanla limanı doldurdu. Bu nedenle limanın sürekli temizlenmesi gerekti. Bir aşamadan sonra Sideliler liman kullanımını yeniden düzenlemek zorunda kaldı.
Alanyalı’ya göre, bölgede yapılan çalışmalar Side çevresinde irili ufaklı başka limanların da bulunduğunu ortaya koydu.

Kazılar surlara doğru genişleyecek
Kazı ekibi bu yıl kara ve deniz surları çevresinde de çalışma yürütmeyi planlıyor. Deniz surlarındaki kazıların tamamlanmasının ardından güçlendirilen surların antik kent içinde kontrollü bir sınır oluşturması hedefleniyor.
Yeni kazılar, Side’nin doğu kapısı, cadde sistemi, limanları ve surlarıyla birlikte daha bütünlüklü bir antik kent portresi sunmasını sağlayacak.
