16 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Japon ve Çinli Arkeologlar Şanlıurfa’daki Taş Tepeler Projesi’ne Katılıyor

Taş Tepeler Projesi’ne Japon ve Çinli arkeologların katılmasıyla, Şanlıurfa dünyanın en önemli Neolitik araştırma alanlarından biri olarak daha güçlü bir uluslararası kimlik kazanıyor.

Japon arkeologlar Ayanlar Höyük’te uzun soluklu kazı çalışmalarına hazırlanırken, Çinli bir ekip Yoğunburç’ta ilk kez kazı başlatacak. Her iki alan da Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde yer alıyor ve çalışmalar, Göbeklitepe ile Karahantepe gibi dünya çapında bilinen yerleşimleri de kapsayan Taş Tepeler Projesi kapsamında yürütülecek.

Yeni dönem, Taş Tepeler’i yalnızca bilimsel bir araştırma programı olarak değil, erken yerleşik yaşam, mimarlık, besin üretimi ve toplumsal örgütlenme üzerine çalışan uluslararası ekipleri buluşturan güçlü bir iş birliği platformu olarak da öne çıkarıyor.

Japon arkeologlar Ayanlar Höyük’te uzun soluklu çalışmaya hazırlanıyor

Taş Tepeler Projesi Koordinatörü Prof. Dr. Necmi Karul’a göre Japon ekip, Ayanlar Höyük’te kazı başlamadan önce önemli hazırlık çalışmalarını tamamladı.

Karul, Japonya Prensesi Akiko Mikasa’nın geçen yıl Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile birlikte alanı ziyaret ettiğini ve kazı sahasında sembolik olarak ilk kazmayı vurduğunu hatırlattı.

Japon ekibin sahaya kısa vadeli sonuç arayışıyla değil, uzun erimli bir bilimsel planla yaklaştığını belirten Karul, kazı evleri, alan altyapısı ve ön belgeleme çalışmalarının şimdiden hazırlandığını söyledi.

Karul, Japon arkeologların hedefinin hızlı sonuç almak değil, çalışmayı ne kadar zaman alırsa alsın en doğru biçimde yürütmek olduğunu vurguladı.

Ayanlar Höyük için bu yaklaşım önemli olabilir. Taş Tepeler bölgesindeki diğer yerleşimler gibi Ayanlar da erken Neolitik dönemde insan topluluklarının daha kalıcı yerleşimler kurmaya ve yeni toplumsal düzenler geliştirmeye başladığı süreci anlamaya katkı sağlayabilir.

Çin, Türkiye’deki ilk kazı projesine Yoğunburç’ta başlıyor

Projenin ikinci önemli ayağı ise Yoğunburç olacak. Bu yerleşimde ilk kez kazı yapılacak.

Prof. Dr. Karul, Çin Arkeoloji Enstitüsü’nün bölgede Neolitik döneme dair yeni bulgular verebilecek tepeleri belirlemek için ön araştırma yaptığını söyledi. Çinli arkeologların gelecek dönemden itibaren Taş Tepeler Projesi’ne dahil olarak Yoğunburç’ta saha çalışmalarına başlaması bekleniyor.

Karul, Yoğunburç kazısının Çin Halk Cumhuriyeti’nin Türkiye’deki ilk kazı projesi olacağını belirtti.

Bu yönüyle Yoğunburç özel bir anlam taşıyor. Alan, yalnızca daha önce kazılmamış bir Neolitik yerleşimin bilim dünyasına açılmasını sağlamayacak; aynı zamanda Türkiye’nin en büyük arkeolojik araştırma programlarından birine yeni bir uluslararası boyut ekleyecek.

Japon ve Çinli Arkeologlar Şanlıurfa’daki Taş Tepeler Projesi’ne Katılıyor

Taş Tepeler insanlık tarihinin ortak bir evresini araştırıyor

Taş Tepeler bölgesi, erken Neolitik döneme ilişkin küresel tartışmaların merkezinde yer alıyor. Bunun nedeni, yerleşik yaşamın başlangıcı, ortak mimari yapılar ve yeni sembolik dünyalarla ilişkilendirilen yoğun bir yerleşim ağını barındırması.

Göbeklitepe, Karahantepe ve çevredeki diğer alanlar, avcı-toplayıcı topluluklar, ritüel yapılar ve anıtsal mimarinin ortaya çıkışı hakkındaki eski kabulleri çoktan değiştirdi. Ayanlar ve Yoğunburç ise bu büyük tabloya yeni veriler ekleyebilir.

Karul’a göre Neolitik dönem, insanlık tarihinin ortak evrelerinden biri.

Yerleşik yaşam, besin üretimi, iş bölümü ve mimarlık gibi başlıklar, dünyanın farklı yerlerinden araştırmacıların ilgisini çeken temel konular arasında bulunuyor. Taş Tepeler Projesi’nin uluslararası ilgi görmesinin nedeni de burada yatıyor.

Proje bugün 15’i Türkiye’den, 21’i yurt dışından olmak üzere 36 akademik kurulun iş birliğiyle yürütülüyor. Karul, Taş Tepeler’i bu yönüyle Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kapsamlı arkeolojik projelerinden biri olarak değerlendiriyor.

Türkiye açısından proje, aynı zamanda uluslararası iş birliğine dayalı köklü arkeoloji geleneğinin güncel bir devamı niteliğinde. Taş Tepeler, bilginin yalnızca ülke sınırları içinde tutulmadığı, dünya bilim insanlarıyla paylaşıldığı açık bir araştırma modeli sunuyor.

Şanlıurfa’da yeni kuşak arkeologlar yetişiyor

Taş Tepeler Projesi, genç arkeologlar için de önemli bir saha okulu haline geldi.

Karul’un verdiği bilgiye göre geçen yıl proje kapsamında yaklaşık 200 arkeolog görev aldı. Bu ekip içinde hem deneyimli uzmanlar hem de sahada ilk kez çalışan öğrenciler yer aldı.

Projeye yeni katılan öğrenciler, daha önce sahada çalışan arkeologlardan doğrudan bilgi ve deneyim aktarımı alıyor. Böylece kazı tekniği, alan disiplini ve arkeolojik belgelemeye dair pratik bilgi kuşaktan kuşağa aktarılıyor.

Bu açıdan Taş Tepeler yalnızca Şanlıurfa’nın derin geçmişini gün yüzüne çıkarmıyor. Aynı zamanda Türkiye’de arkeoloji araştırmalarının geleceğini de şekillendiriyor.

Japon ve Çinli ekiplerin Ayanlar Höyük ile Yoğunburç’ta sahaya katılmasıyla proje daha geniş bir uluslararası evreye giriyor. Elde edilecek bulgular, Yukarı Mezopotamya’daki erken toplulukların mekânı nasıl örgütlediğini, kolektif yapıları nasıl inşa ettiğini ve yerleşik yaşamın eşiğinde birlikte yaşamanın yeni yollarını nasıl geliştirdiğini anlamaya katkı sağlayabilir.

Banner
Benzer Yazılar

Norveç’in Arendal kıyılarında keşfedilen gizemli balta

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

Araştırmacılar, Arendal kıyılarında, Norveç arkeolojisi için bir ilk olabilecek bulgu keşfettiler. Arendal yakınlarında 12 metre derinlikte, araştırmacıların Tunç Çağı’na ait...

Taştepeler’in erkek heykelleri, doğurganlığın ve nüfusun önemini simgeleyen bir kültürün göstergesi olabilir.

15 Haziran 2022

15 Haziran 2022

Taştepeler bölgesinde ortaya çıkarılan çok sayıda erkek heykel ve figürin buluntuları, doğurganlığın ve nüfusun önemini simgeleyen bir kültürün göstergesi olabilir....

Halife Osman dönemi İslami kaya yazıtı keşfedildi

13 Haziran 2022

13 Haziran 2022

Suudi Arabistan’ın başkenti Mekke yakınlarında Halife Osman bin Affan dönemine tarihlenen İslami kaya yazıtı keşfedildi. Yazıt, İslam tarihinin başlangıcındaki önemli...

Araştırmacılar, ilk Neandertal ailesine ulaşmayı başardı.

19 Ekim 2022

19 Ekim 2022

Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü‘nden araştırmacılar tarafından yönetilen uluslararası bir ekip, Sibirya’daki uzak bir Neandertal topluluğundan on üç bireyin genomunu...

Yeni araştırma, Balear Adaları’nda keşfedilen Geç Tunç Çağı kılıçlarının benzersiz özelliklerini ve karmaşık kökenlerini ortaya koyuyor

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Son yapılan bir araştırma , 20. yüzyılda Akdeniz’in batısındaki İspanya’ya bağlı Balear Adaları’nda yapılan kazılarda bulunan Geç Tunç Çağı kılıçlarının...

Mustatillerin ritüel geçmişini ortaya çıkarmak: Kuzeybatı Arabistan’ın Geç Neolitik Çağı’nda kült, çobanlık ve ‘hac’

22 Mart 2023

22 Mart 2023

Mustatiller – ritüel amaçlar için kullanıldığı düşünülen Geç Neolitik dönemden kalma taş anıtlar – Suudi Arabistan’daki bir arkeolojik alanın kapsamlı...

Amasya’da Kayıp Tapınak Ortaya Çıktı: Antik Kaynaklarda Bile Geçmiyor

22 Eylül 2025

22 Eylül 2025

Amasya’daki Oluz Höyük kazılarında, antik tarihçilerin kayıtlarında dahi adı geçmeyen 2 bin 600 yıllık kayıp bir tapınak gün yüzüne çıkarıldı....

Arkeologlar İran’da BMAC Uygarlığıyla Bağlantılı Tunç Çağı Mezarları Keşfetti

12 Mart 2026

12 Mart 2026

İran’ın kuzeydoğusunda yapılan kazılar, Tunç Çağı toplumlarının Orta Asya ile olan ilişkilerine yeni bir ışık tutuyor. Arkeologlar, Kuzey Horasan eyaletindeki...

Girit Adası’nda nadir görülen Minos Dönemi mezar ve ölü hediyeleri bulundu

23 Ekim 2022

23 Ekim 2022

Girit Adası’nın doğusunda yer alan Lasithi’de devam eden Sissi arkeoloji kazılarında adada nadir görülen Minos Dönemi mezar ve ölü hediyeleri...

Karabük’te Hz. Süleyman’ı tasvir eden 1600 yıllık eşsiz bir kolye keşfedildi

12 Kasım 2024

12 Kasım 2024

Karadeniz’in Zeugması olarak bilinen Hadrianopolis Antik Kenti’nde yapılan arkeolojik kazılarda, yaklaşık 1600 yıllık, Hz. Süleyman’ı tasvir eden eşsiz bir kolye...

Karaganda’da bulunan İskit-Saka ve onun erken dönemine ait piramit ile ilgili detaylara ulaşıldı

2 Kasım 2023

2 Kasım 2023

Kazakistan’nın Karaganda bölgesinde bulunan İskit-Saka ve erken dönemine ait 3400 yıllık piramit ile ilgili detaylara ulaşıldı. Piramidi inceleyen uzmanlar, Karajartas...

Orkney’de 5.500 yıllık mezarda iki gizemli taş

2 Eylül 2021

2 Eylül 2021

Orkney’de arkeologlar, 5.500 yıllık bir mezarda iki gizemli taş top keşfettiler. Arkeologlar, Sanday, Tresness’te, İskoçya’nın en eski anıtlarından biri olduğu...

Norveç’te 9.000 Yıllık Taş Devri Çekici Bulundu

4 Ekim 2025

4 Ekim 2025

Norveç’in doğusundaki Horten kentinde yapılan arkeolojik kazılarda, yaklaşık 9.000 yıl öncesine ait nadir bir taş balta başı — yani bir...

Binlerce yıllık diş taşı Paleolitik insanın Paleo diyeti yapmadığını gösteriyor

27 Ekim 2022

27 Ekim 2022

Paleolitik Dönem araştırmalarında elde edilen verilere bakıldığında insanların tek yönlü beslenmeyi seçtiği görülür. Özellikle, mağaralarda ele geçen kemik ve taştan...

Hattuşa kazılarında 2 bin 800 yıllık fil dişinden yapılmış süsleme parçası bulundu

13 Kasım 2023

13 Kasım 2023

Anadolu’nun ilk merkezi devlet teşkilatını kuran Hititlerin başkenti Hattuşa’da Prof. Dr. Andreas Schachner başkanlığında devam eden kazılarda 2 bin 800...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]