2 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

2 Bin Yıllık Papirüs, Empedokles’in Kayıp Dizelerini Ortaya Çıkardı

Kahire’de uzun süredir arşivlerde saklı kalan bir papirüs parçası, antik Yunan düşüncesinin en etkili isimlerinden biri olan Empedokles’in sesini yeniden gün yüzüne taşıdı. Yaklaşık 2 bin yıl öncesine tarihlenen bu metin, filozofa ait daha önce bilinmeyen 30 dizeyi içeriyor.

Buluntu, sadece yeni bir metin keşfi değil. Aynı zamanda, yüzyıllardır yalnızca dolaylı kaynaklar üzerinden tanınan bir düşünürün doğrudan kendi sözleriyle okunabilmesine imkân tanıyor.

Arşivde Unutulan Metin Yeniden Tanımlandı

Keşif, Kahire’deki French Institute of Oriental Archaeology (IFAO) arşivlerinde yapılan çalışmalar sırasında ortaya çıktı. Liège Üniversitesi’nden papirüs uzmanı Nathan Carlig, P. Fouad inv. 218 numaralı belgenin, Empedokles’in Physica adlı şiirinden bir parça olduğunu tespit etti.

Bugüne kadar Empedokles’e dair bilgiler; Platon, Aristoteles ve Plutarkhos gibi sonraki yazarların aktardığı parçalı alıntılara dayanıyordu. Bu nedenle filozofun düşünceleri çoğu zaman dolaylı ve eksik biçimde biliniyordu.

Yeni bulunan papirüs ise bu tabloyu değiştiriyor. Araştırmacılar artık, Empedokles’i aracısız şekilde okuyabiliyor.

Görme ve Algı Üzerine Erken Bir Teori

Ortaya çıkarılan dizeler, özellikle algı ve görme üzerine yoğunlaşıyor. Metinde, nesnelerden yayılan parçacıkların duyular aracılığıyla algıyı oluşturduğu fikri ele alınıyor.

Bu yaklaşım, yalnızca felsefi bir düşünce değil; aynı zamanda doğayı açıklamaya yönelik erken bir “bilimsel” çaba olarak değerlendiriliyor. Metin, Empedokles’in doğa felsefesi içindeki yerinin yeniden tartışılmasına yol açabilecek nitelikte.

Antik Düşünürlerle Beklenmedik Bağlantılar

Papirüs üzerinde yapılan analizler, metnin antik dünyadaki etkisinin sanılandan daha geniş olabileceğini ortaya koydu. Metindeki bazı ifadelerin, Plutarkhos’un yazılarında doğrudan karşılık bulduğu düşünülüyor.

Ayrıca Platon’un diyalogları ve Aristoteles’in öğrencisi Theophrastos’un metinleriyle de dikkat çekici paralellikler tespit edildi. Hatta Empedokles’in izlerinin, komedi yazarı Aristophanes ile Romalı düşünür Lucretius’un eserlerinde de dolaylı biçimde yer aldığı anlaşılıyor.

Bu veriler, Empedokles’in yalnızca erken dönem bir düşünür değil, aynı zamanda sonraki felsefi akımlar için köprü kuran bir figür olduğunu düşündürüyor.

Atomcu Düşüncenin Öncesinde Bir İsim mi?

Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de Empedokles’in, atomcu felsefenin öncülerinden sayılan Demokritos’a giden düşünsel hattın erken bir temsilcisi olabileceği yönündeki değerlendirme.

Metinde yer alan parçacık ve algı ilişkisi, doğanın temel yapısını açıklamaya yönelik daha sonraki teorilerle örtüşen unsurlar taşıyor.

Kayıp Bir Metnin Geri Dönüşü

Araştırmacılar, keşfin önemini anlatmak için dikkat çekici bir benzetme yapıyor: Gelecekte Victor Hugo’nun eserlerinin yalnızca ders kitaplarındaki alıntılardan ibaret kaldığını ve ardından orijinal bir metnin sayfalarının bulunduğunu düşünmek.

Empedokles için yaşanan durum da buna benziyor.

Yüzyıllardır parçalı ve dolaylı bilgilerle tanınan bir filozof, artık kendi sözleriyle yeniden okunabiliyor.

Antik Metinlerde “İkinci Rönesans”

Keşif, “L’Empédocle du Caire” adlı kitapta yayımlandı. Çalışma, Nathan Carlig’in yanı sıra Alain Martin ve Olivier Primavesi tarafından hazırlandı.

Uzmanlara göre bu tür buluntular, antik metin araştırmalarında yeni bir dönemi işaret ediyor. 19. yüzyıldan bu yana sürdürülen papirüs çalışmaları, kayıp eserlerin yeniden gün yüzüne çıkarılmasını sağlıyor.

Bu süreç, bazı araştırmacılar tarafından “antik edebiyatın ikinci rönesansı” olarak tanımlanıyor.

Empedokles’in Yeri Yeniden Değerlendiriliyor

Yeni metin, Empedokles’in düşünce dünyasındaki konumunun yeniden ele alınmasına zemin hazırlıyor. Filozofun hem kendisinden önceki gelenekle hem de sonraki düşünürlerle ilişkisi artık daha net biçimde incelenebilecek.

Yaklaşık 2 bin yıl sonra ortaya çıkan bu papirüs, yalnızca bir keşif değil. Aynı zamanda, antik dünyanın sessiz kalmış bir sesinin yeniden duyulması anlamına geliyor.

University de Liege

Kapak fotoğrafı: Fragment of “The Empedocles of Cairo” (P. Fouad inv. 218). Credit: Université de Liège / N.Carlig

Nathan Carlig et al, L’Empédocle du Caire (P.Fouad inv. 218). Introduction, texte, commentaire (2025). hdl.handle.net/2268/329390

Banner
Benzer Yazılar

Geç Hitit döneminden kalma Gerger Kalesi restore ediliyor

6 Haziran 2022

6 Haziran 2022

Geç Hitit beylikler döneminden kaldığı tespit edilen 2200 yıllık Gerger Kalesi, restorasyon ön fizibilite çalışması başlatıldı. Gerger Kalesi, bazı kaynaklara...

İngiltere’de boyalı köpek penisi kemiği bulundu

9 Ocak 2025

9 Ocak 2025

İngiltere’nin Surrey kentindeki bir Roma taş ocağında arkeologlar, Roma-Britanya döneminden bugüne kadar bulunmuş en sıra dışı insan ve hayvan kalıntılarından...

Karahantepe’de tarihte bir ilk: İnsan yüzlü T biçimli dikilitaş bulundu

6 Ekim 2025

6 Ekim 2025

Şanlıurfa’daki Neolitik yerleşim alanı Karahantepe’de, arkeoloji dünyasında yankı uyandıran bir keşif yapıldı. İlk kez insan yüzü betimli bir T biçimli...

Yeni araştırma; Troya ile Mezopotamya ve İndus Vadisi altın ticaret ilişkisini ortaya koyuyor

1 Aralık 2022

1 Aralık 2022

Heinrich Schliemann, 1873’te Troya Antik Kenti’nde Priamos Hazinesi’ni keşfettiğinden beri, Troya’da çıkarılan altın ve mücevherlerinin kökeni bir gizem olarak kaldı....

Bilim insanları, kehribar içinde gizlenmiş 99 milyon yıllık tahtakurusu keşfetti

24 Nisan 2024

24 Nisan 2024

Kudüs İbrani Üniversitesi’ndeki (HU) bilim insanları, Myanmar’dan gelen kehribarda tahtakurusu buldular. Tahtakurusunun 99 milyon yaşında olduğu belirlendi. Tahtakuruları, insan kanıyla...

Kuzeybatı Çin’de bulunan 2700 yıllık Asur tarzı deri pullu zırh

10 Aralık 2021

10 Aralık 2021

MÖ ilk bin yılında Orta ve Doğu Avrasya arasında çevre ve insan toplulukları için çok önemli siyasi, kültürel, askeri ve...

Portekiz’in Balsa antik Roma kentinde antik balık işleme atölyeleri keşfedildi

19 Temmuz 2022

19 Temmuz 2022

Güney Portekiz’deki en önemli ve sembolik arkeolojik alanlardan biri olan Roma kenti Balsa’da, arkeologlar M. S. 1. ve 2. yüzyıllarda...

Helenapolis Antik Kenti’nin merkezi jeoradar ile ortaya çıkarılacak

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

MÖ 4. yüzyıl sonlarında önemli liman kenti olan Helenapolis Antik Kenti’nin merkezi jeoradar ile ortaya çıkarılacak. Roma İmparatoru I. Konstantin’in...

Adena Kültürü İzleri: Büyük Yılan Höyüğü

15 Haziran 2021

15 Haziran 2021

Kızılderili toplumuna ait Adena kültürü izlerini barındırdığı düşünülen Büyük Yılan Höyüğü üzerinde değişik teoriler kurulmuştur. Amerika Birleşik Devletleri’nin Ohio eyaletinde...

Antik Dünya’nın En Büyük Dairesel Mezarı Açılıyor

24 Aralık 2020

24 Aralık 2020

Julius Caesar’dan İmparatorluk görevini devir alan Augustus’un 2014’te açılması beklenen devasa anıt mezarın yıllardır devam eden resterasyon çalışmaları nihayet sona...

Denizci bir halk olmayan Hititler Doğu Akdeniz ticaretini nasıl elinde tuttu

11 Aralık 2022

11 Aralık 2022

Anadolu, Tunç Çağı’nda önemli kara ticaret yollarına sahipti. Asurlu tüccarların kurduğu karumlar MÖ 2 binli yıllarda ticaretin ana damarlarını oluşturdu....

“Atiye” Göbeklitepe’nin Tanıtımına Yardımcı Oluyor

27 Haziran 2021

27 Haziran 2021

Netflix’in orjinal Türk dizisi Atiye, UNESCO Miras Listesi’nde yer alan insanlık ortak tarihi Göbeklitepe’nin tanıtımını dünyaya yapıyor. Netflix’in orjinal dizileri...

Avrupa’nın En Eski Okunabilir El Yazması Derveni Papirüsü

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Derveni Papirüsü, Makedonyalı II. Filip döneminde M.Ö. 340 ila 320 yılları arasında tarihlendirilen, Avrupa’nın en eski okunabilir el yazması eseri...

Karadağ’ın zirvesinde Urartulara ait kale kalıntısına ulaşıldı

2 Temmuz 2022

2 Temmuz 2022

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu başkanlığındaki kazı ekibi Urartulara ait en...

Kapadokya’daki bir mezar odasında 2 bin 200 yıllık parmak izleri bulundu

14 Kasım 2024

14 Kasım 2024

Güzel atlar diyarı olarak bilinen Kapadokya’da, bir mezar odasında yapılan kazıda 2 bin 200 yıllık parmak izlerine rastlandı. M.Ö. 200...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]