17 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Luksor’da “Amun’un Şarkıcıları”na Ait Boyalı Tabutlar Ortaya Çıkarıldı

Mısır’ın Luksor kentinde yürütülen kazılarda, Üçüncü Ara Dönem’e tarihlenen ve “Amun’un Şarkıcıları” olarak bilinen kadın din görevlilerine ait 22 ahşap boyalı tabut gün yüzüne çıkarıldı. Aynı alanda, mühürleri hâlâ bozulmamış sekiz nadir kap da bulundu.

Keşif, Luksor’un Batı Yaka’sında, Asasif Nekropolü’nün güneybatı kesiminde gerçekleştirildi. Burası, antik Thebai döneminde üst düzey yöneticiler ve tapınak görevlileri için önemli bir gömü alanıydı. Kazı çalışmaları, Yüksek Eski Eserler Konseyi ile Zahi Hawass Arkeoloji ve Miras Vakfı’na bağlı ortak bir ekip tarafından yürütülüyor.

Kaya Odasında Düzenli İstif

Arkeologlar, dikdörtgen planlı kaya oyma bir odanın içinde üst üste yerleştirilmiş tabutlarla karşılaştı. Odanın birincil mezar değil, bir tür “toplu defin deposu” olarak kullanıldığı değerlendiriliyor.

Amun’un Şarkıcıları
Görsel: Ministry of Tourism and Antiquities

Toplam 22 ahşap tabut, 10 yatay sıra hâlinde istiflenmiş durumda. Dikkat çeken ayrıntı ise kapakların gövdelerden ayrılarak yerleştirilmiş olması. Bu yöntemle dar mekânda daha fazla gömüye yer açıldığı anlaşılıyor. Uzmanlara göre bu düzenleme, rastgele değil; bilinçli ve planlı bir yerleştirme.

Ön değerlendirmeler, tabutların MÖ yaklaşık 1070–664 yıllarına, yani 21. ile 25. Hanedanlar arasındaki Üçüncü Ara Dönem’e ait olduğunu gösteriyor. Bu dönem, Yeni Krallık’ın ardından merkezi otoritenin zayıfladığı; ancak Teb’deki tapınak kurumlarının büyük güç kazandığı bir süreç olarak biliniyor.

“Amun’un Şarkıcısı” Unvanı Öne Çıkıyor

Tabutların büyük bölümünde kişisel isimler yerine bir unvanın tekrarlandığı görülüyor: “Amun’un Şarkıcısı.”

Bu ifade, özellikle Karnak Temple merkezli Amun kültünde görev yapan kadınları tanımlıyor. Söz konusu kadınlar, tapınak ayinlerinde ilahi söyleyen, müzik icra eden ve kutsal törenlere katılan din görevlileriydi.

Görsel: Ministry of Tourism and Antiquities

Aynı unvanın bu denli yoğun biçimde bir arada bulunması, tapınak müzisyenlerinin toplu defin uygulamalarına dair yeni sorular gündeme getiriyor. Uzmanlar, bu bulgunun Üçüncü Ara Dönem’de kadınların dini hiyerarşideki konumuna ışık tutabileceğini belirtiyor. Teb, o dönemde Amun rahipliği sayesinde yalnızca dini değil, ekonomik ve siyasi açıdan da güçlü bir merkezdi.

Mühürlü Kaplar: Olası Bir Bilgi Hazinesi

Kazılarda tabutların yanı sıra mumyalama sürecinde kullanıldığı düşünülen çömlek kaplar da ele geçirildi. En dikkat çekici bulgu ise daha büyük bir seramik kap içine yerleştirilmiş sekiz mühürlü kap oldu.

Bazılarının kil mühürleri hâlâ sağlam. Bu durum, içlerinde organik kalıntılar ya da ritüel amaçlı maddelerin korunmuş olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Uzmanlar, söz konusu kapları “potansiyel bir bilgi hazinesi” olarak tanımlıyor. Koruma ve laboratuvar analizlerinin ardından, dönemin mumyalama tekniklerine dair yeni veriler elde edilmesi bekleniyor.

Görsel: Ministry of Tourism and Antiquities

Restorasyon Çalışmaları Başlatıldı

Turizm ve Eski Eserler Bakanı Şerif Fethi, tabutların ahşap ve boyalı yüzeylerinin oldukça hassas durumda olduğunu açıkladı. Bu nedenle acil koruma süreci başlatıldı.

Zayıflamış ahşap lifler güçlendirildi, dökülmeye yüz tutmuş pigment tabakaları sabitlendi ve yüzeyler kontrollü biçimde temizlendi. Amaç, canlı renklerin korunarak eserlerin güvenli depolama alanlarına taşınması.

Kazı heyetinin başkanı Zahi Hawass, bulguyu Üçüncü Ara Dönem arkeolojisi açısından “olağanüstü” olarak nitelendirdi.

Asıl Mezarlar Nerede?

Araştırmalar sürüyor. Bilim insanları şimdi tabutların ilk gömüldüğü orijinal mezarları tespit etmeye çalışıyor. Bu defin deposunun, yağmalama tehlikesi ya da mezarlık düzenlemeleri nedeniyle gerçekleştirilen bir yeniden yerleştirme operasyonunun sonucu olabileceği düşünülüyor.

Luksor, antik Thebai’nin kalbinde yer alan ve sıklıkla “dünyanın en büyük açık hava müzesi” olarak tanımlanan bir bölge. Asasif Nekropolü’nden gelen bu son keşif, Amun kültüne hizmet eden kadınların dini ve toplumsal rolünü yeniden değerlendirme fırsatı sunuyor.

Ministry of Tourism and Antiquities

Ancientist

Banner
Related Articles

İsrailli filologlar Akadca çivi yazılı tabletlerin okunmasında yapay zeka kullanıyor

4 Mayıs 2023

4 Mayıs 2023

İsrailli filologlar, Tunç Çağı devletleri arasında diplomatik dil (Lingua franca) kabul edilen Akadca ile yazılmış çivi yazılı tabletlerin okunmasında yapay...

Norveç’in Arendal kıyılarında keşfedilen gizemli balta

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

Araştırmacılar, Arendal kıyılarında, Norveç arkeolojisi için bir ilk olabilecek bulgu keşfettiler. Arendal yakınlarında 12 metre derinlikte, araştırmacıların Tunç Çağı’na ait...

Amerika kıtasında 23.000 yıllık fosilleşmiş insan ayak izleri bulundu

24 Eylül 2021

24 Eylül 2021

İnsan yeryüzü yolculuğuna Afrika kıtasından başlamış ve buradan Avustralya, Asya ve Avrupa kıtalarına ulaşmıştır. Amerika kıtasına ise bu yolculuğun son...

İpek Yolu Üzerindeki Kuva’da 1.300 Yıllık Antik Şehir Surları Keşfedildi

11 Ocak 2026

11 Ocak 2026

Özbekistan’ın doğusunda yürütülen arkeolojik kazılarda, Kuva antik kentinin surlarının yaklaşık 1.300 yıl boyunca kesintisiz kullanıldığını ortaya koyan önemli bulgulara ulaşıldı....

Ankara’dan Diyarbakır’a uzanan turistik Mezopotamya Ekspresi yolculuğuna başlıyor

7 Nisan 2024

7 Nisan 2024

Ankara’dan hareket ederek İç Anadolu ve Doğu Anadolu’dan geçip Diyarbakır’da duracak turistik Mezopotamya Ekspresi, 19 Nisan’da seferlerine başlayacak. TCDD, 19...

Sağlık ve Temizlik Tanrıçası ‘Hygieia’nın Heykeli Bulundu

19 Ağustos 2021

19 Ağustos 2021

Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Coşkun’un kazı koordinatörlüğünde devam eden Aizanoi Antik Kenti...

Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz Projesi

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

Suudi Arabistan batı kıyısında yer alan 28.000 kilometrekarelik ve 90’dan fazla adayı kapsayacak olan dev bir turizm projesi hazırlığında. İlk...

Prof. Dr. Mehmet Ölmez, İlteriş Kutluğ Kağan adına dikilen taş üzerindeki yazıtı değerlendirdi

24 Ağustos 2022

24 Ağustos 2022

Moğolistan’da II. Göktürk Kağanlığı’nın kurucusu İlteriş Kutluğ Kağan adına dikilen dikili taş üzerinde Eski Türkçe ve Soğdça yazıt bulunduğu Türk...

Araştırmacı, Libya’daki Cyrene antik kenti yakınlarındaki bir su kanalının içinde Bacchus heykelinin başını buldu

2 Ocak 2024

2 Ocak 2024

Libyalı Arkeoloji araştırmacısı Issam Menfi, Yunan döneminden kalma Bacchus heykelinin başını Cyrene antik kenti yakınlarındaki bir su kanalının içinde buldu....

Galler’de “Tuvalet Kaşığı” olarak da kullanılan gümüş “ligula” bulundu

31 Ocak 2024

31 Ocak 2024

Galler’deki bir metal dedektör kullanıcısı, yaygın olarak “tuvalet kaşığı” olarak da kullanılan bir Roma gümüş “ligula” ortaya çıkardı. Haziran 2020’de...

Çin’in Zhejiang Bölgesinde 2.000 Yıldan Daha Eski, İyi Korunmuş Ahşap Evler Keşfedildi

17 Mart 2025

17 Mart 2025

Çin’in Zhejiang Eyaletine bağlı Shaoxing kentindeki araştırmacılar, MÖ 475 ile MÖ 221 yılları arasına tarihlenen, 2.000 yılı aşkın bir süre...

Antik Çağlardan Günümüze “Domuz”

17 Mart 2021

17 Mart 2021

Domuz İslamiyette  haram edilen hayvanlardan biri olduğu için Müslümanlar için yiyecek statüsünde görülmez. Ama tarihte uzunca bir müddet geriye doğru...

Güney Almanya’da Antik Kelt kemik kalemi keşfedildi

16 Aralık 2024

16 Aralık 2024

Stuttgart Bölge Konseyi’ne bağlı Devlet Anıtları Koruma Dairesi (LAD) bu yıl Ağustos-Ekim ayları arasında bir kez daha Altenburg (Jestetten Belediyesi)...

Misis Antik Kenti kazı çalışmaları için hizmet protokolü imzalandı

6 Aralık 2023

6 Aralık 2023

Tarihi İpek yolu üzerinde yer alan Misis Antik Kenti kazı çalışmaları için destek protokolü imzalandı. İmzalar, Kültür Varlıkları ve Müzeler...

Tevrat’ta Adı Geçen Kral II. Yarovam’a Ait Mühür Bulundu

10 Aralık 2020

10 Aralık 2020

1980’de bir pazarda çok düşük bir ücretle satın alınan kil baskılı yazıtın MÖ 8. yüzyıl paleo-İbranice olarak yazılmış. Bu kil...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]