11 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Yeminler Altında Yaşamaya Zorlanan Kral Madduwatta

M.Ö. 1700 yılları Anadolu’da Hatti Ülkesi dış güçlerin saldırıları ve iç çekişmeler neticesinde yıkılmak üzere… Bu zaman diliminde irili ufaklı krallıkların görüldüğü Anadolu coğrafyasında kendilerine Nešili diyen bir Hint-Avrupa kökenli topluluk Hatti Ülkesi’ne yerleşir ve Kuššara Kralı Pithana’nın oğlu Anitta’nın lanetlediği Hattuša’yı başkent yaparak Hitit Devleti’ni kurarlar.

Eski çağlarda bir devletin yaşaması, büyümesi için muhakkak diğer krallıklara seferler düzenlenmesi, ticaret yollarına sahip olunması gerekirdi. Anadolu topraklarında ilk merkezi devleti kuran Hititler’de gerek ekonomik gerekse güvenlik açısından I. Hattušili ile birlikte güçlenen ordusuyla birçok krallığa seferler düzenlemiş, Kuzey Suriye ticaret yollarına hakim olmaya başlamıştır.

Hızla gelişen ülke toprakları güvenlik açısından da sıkıntıları beraberinde getirmektedir. Babil’e kadar uzanan Halep krallığına son verilen bir dönemde Hititler, Batı Anadolu bölgesini de kontrol altında tutmaya çalışmışlardır.

Tunç çağı döneminin Batı Anadolu topraklarında Arzawa devletleri, Wiluša, Şeha Nehri Ülkesi, Mira, Hapalla, Luka ve Ahhiyawa bulunmaktadır. Hitit tarihinde Batı Anadolu her zaman sorunlu ve değişken bir bölge olmuştur. (Batı Anadolu yerleşimleri günümüzde hala tam bir netlik kazanmış kesin lokalizasyonu yapılmış bir coğrafya değildir.)

M.Ö. 1500 yılarında Hitit dönemi Batı Anadolu krallıkları
M.Ö. 1500 yıllarında Hitit dönemi Batı Anadolu krallıkları

Hititler, Batı Anadolu’da doğuya düzenledikleri seferler gibi askeri seferler düzenlememiştir. Çoğunlukla küçük çaplı, ganimet amacıyla vur-kaç şeklinde tabir edeceğimiz saldırılar gerçekleştirmiştir. Ama bir dönemin adamı var ki, Hititleri bayağı zora sokmuş ve sürekli Batı Anadolu ile uğraşmaya zorlamıştır. Bu kişinin adı Madduwatta’dır.

Madduwatta, Hititlerin yeminler altında bıraktığı haylaz kral diye nitelemek bizleri abartıya kaçırmaz düşüncesindeyiz. Madduwatta metni olarak adlandırılan tableti okuduğumuzda gerçekten Madduwatta’nın ne kadar sorun çıkartan ne kadar düzen adamı, ikili oynayan olduğunu görebiliriz.

Madduwatta Kimdir?

Madduwatta, Batı Anadolu’da hüküm sürmüş bir kraldı. İlk zamanlar elindeki krallığı bile kaybetmiş ama sürdürdüğü politikalar ve özellikle de arkasına aldığı Hitit kralı sayesinde güçlenen bir Batı Anadolu kralı olmuştu.

Burada bir nokta dikkatimizi çekmekte…Hitit kralı ibaresi… Çünkü tabletin hangi Hitit Kralı zamanında yazıldığı bilinmemektedir.

Madduwatta’nın hikayesinin ele alındığı tablete baktığımızda Madduwatta’nın Zipašla Dağ Ülkesi kralı olduğunu görürüz. Zipašla’nın lokalizasyonu hala sorunludur. Ancak, Hitit ile Batı Anadolu arasında etkin bir konumda olduğu düşünülebilir.

Madduwatta için iki bilgi ağır basmaktadır. Schacmermeyr’e göre Madduwatta, Lukka’lıdır. Metin içinde Madduwatta’nın Alašiya’ya (Kıbrıs) saldırdığı dolaysıyla Alašiya’ya yakın bir bölgede olması gerektiğini belirtir. Parker’e göre ise, Madduwatta Arzawa kralıdır. Suppiluliuma annallerinde bahsedilen kral olabilir.

Yeminler Altında Yaşatmaya Zorlanan Kral Madduwatta

Yukarıda da belirttiğimiz gibi Batı Anadolu üzerinde Hititler askeri bir politika yürütmemekteydi. Askeri gücünü ağırlıkla doğuya ve kuzeyde sürekli sorun olan Kaşkalara veren Hititler, Batı Anadolu krallıkları ile anlaşmalar yoluyla sınırlarını güven altında tutmaya çalışıyorlardı. Batı Anadolu, birçok krallıkların olduğu ve bu krallıkların tek güç olmak için uğraş verdiği çalkantılı bir coğrafyaydı. 15. yüzyılda Ahhiyawa kralı, Zipašla Dağı Ülkesi kralı Madduwatta ve Arzawa kralı Kupunta-Kurunta arasında geçen güç savaşları hakimdi. Hititler, bu güç savaşlarının hep gerisinde kalarak pasif role bürünmüştü.

İki tabletten oluşan ancak elimizde bir tableti olan Madduwatta metninde olaylar şu şekilde aktarılmıaktadır. (KUB  XIV 1 CTH 147)

Vs 1-59  Madduwatta, Ahhiyalı Ataršiya tarafından ülkesinden kovulmuştur. Madduwatta, kaçar ve Hitit kralının babası tarafından kurtarılır. Madduwatta’yı kurtardıktan sonra Hitit kralının babası ona, Zippašla Dağı Ülkesi’ni iade eder ve onu yemin altına alır. Sonra ona, Harriyati Dağ ülkesi’ni de verir, ancak Madduwatta bu ülkeyi red eder. Sonra Madduwatta, Hitit kralına tekrar bağlılık yemini eder ve Hitit Kralının haberi olmadan düşmanına dahi saldırmayacağına söz verir. Ancak Madduwatta, ettiği yemini bozar, tüm ordularını Hititlerin düşmanı olan Arzawa kralı Kupanta-Kurunta’ya karşı savaşa götürür. Savaşta Madduwatta ağır bir yenilgiye uğrar ve tek başına kaçmak zorunda kalır. Bunu duyan Hitit kralının babası ona, orduları ile beraber Pišeniya’yı yardım için gönderir. Hitit ordusu Kupunta-Kurunta’yı yener. Madduwatta’ya tüm mülkünü geri verir ve Madduwatta tekrar tımarlı olarak tayin edilir.

Öy 60-65 Sonra Ataršiya yeniden Madduwatta’yı öldürmeye çalışır. Hitit kralının babası bu nedenle Kišnapili’nin yönetimindeki ordularını, Ataršiya’ya karşı savaşa gönderir. Savaş gerçekleşir ve Ataršiya ülkesine dönmek zorunda kalır.

Öy 66-74: Madduwatta tarafından kışkırtılan Kišnapili, Madduwatta’ya güvenerek Hinduwa’ya saldırır, ancak Madduwatta olayı önceden Dalawa kentine bildirir ve Dalawa orduları Hatti ordusunu bozguna uğratır. Madduwatta bunun sonucunda Dalawalı’ları yemin altına alır.

Öy 75-83: Madduwatta Kupanta-Kurunta ile barış yapar ve ona kızını eş olarak verir.

Öy 84-93: Tablet kırık

Ay 1-10: Tablet kırık

Ay 11-37: Hitit kralının babası, Madduwatta zamanında Siyanti Nehri ülkesini verir. Ve Madduwatta’yı böylece düşmanlara karşı sınır ülkesi yapar. Anı zamanda da kendisini yemin altına almıştır. Ancak Madduwatta yeminini bozup tüm Arzawa ülkesini işgal eder. Sonra Hatti ülkesine bağlı Zumanti, Wallarima, Yalanti [Zumarri], Mutamuttaša, Atarimma, Suruta ve Huršanašša Ülkeleri’ni alır.

Ay 38-54: Madduwatta Pithaššayı’da yemin altına alır ve Hatti Ülkesine karşı kışkırtır. Aynı şekilde Kupanta*Kurunta’yı da kışkırtır.

Ay 55-70: Birbirlerine mektuplar gönderdikten sonra Hitit kralının düşmanı olan Niwallaš, Madduwatta kaçağı Hitit kralına teslim etmez, onu saklar.

Ay 71-84: Tablet kırık. Bir Muksus’tan bahsedilmekte, ancak konteks eksik.

Ay 85-90: Madduwatta Alašiya’yı alır, Hitit kralı ise Hatti Ülkesi’ne bağlı bir ülkeyi nasıl alabildiğini sorar. Cevap olarak Madduwatta, Alašiya’nın daha önce Ataršiya ve bir Piggayalı adam tarafından saldırıya uğradığını ve Hitit kralının hiçbir zaman Alašiya’nın Hatti Ülkesine ait olduğunu söylemediğini bildirir.

Ay 91-94: Tablet kırık

 

Yazımızda Doç. Dr. Metin ALPARSLAN’ın “Hitit Metinlerine Göre M. Ö. İkinci Binyılında Hitit-Ege Dünyası İlişkileri” yayınlanmamış yüksek lisans tezinden yararlanılmıştır.

Banner
Benzer Yazılar

Seyitömer Höyüğü kazılarında 4 bin 500 yıllık urgan parçası bulundu

25 Aralık 2021

25 Aralık 2021

Kütahya’da yer alan Erken Tunç Çağı 2 ve 3’üncü dönemleri ile Roma Dönemi’ne ait yerleşimlerin ortaya çıkarıldığı Seyitömer Höyüğü kazılarında...

Yedi Kültürün Bir Arada Olduğu Ödüllü Troya Müzesi

7 Mayıs 2021

7 Mayıs 2021

2020 yılı Avrupa yılın müzesi ödülünün sahibi olan Troya Müzesi, Troas Bölgesi Arkeolojisi, Troya’nın Tunç Çağı, İlyada Destanı ve Troya...

İstanbul’un İlk Ev Sahipleri Gerçekten Yunanistan’dan Gelen Megaralılar mı?

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

İstanbul’un ilk kuruluşu denildiği zaman akla ilk gelen çeşitli efsanelerle düzenlenmiş Yunanistan’dan gelen Megaralılara ait hikayelerdir. Tarihsel anlatımlar efsanelerden hoşlanmış...

Ana Tanrıça Ma’ya ithaf edilen tapınağın çıkartılması hedefleniyor

26 Temmuz 2022

26 Temmuz 2022

M. Ö. 2 binli yıllarda Anadolu’da tapınım gören Ana Tanrıça Ma’nın Tokat Niksar’da yer alan Komana Antik Kenti’nde bulunan tapınağının...

Hadrianopolis’te Nadir Roma Dönemi Bronz Filtre Bulundu

14 Şubat 2025

14 Şubat 2025

Karabük’te yer alan Hadrianopolis Antik Kenti’nde kazı yapan arkeologlar, Roma ve Bizans dönemlerinde içecekleri tüketimden önce arıtmak için kullanılan MS...

Oluz Höyük kazılarında Pers dönemine ait saray mutfağında 2 bin 500 yıllık yemek kalıntıları bulundu

17 Ekim 2023

17 Ekim 2023

MÖ 4500 yıllarına kadar uzanan yerleşim katmanlarına sahip Oluz Höyük’te Pers dönemine ait saray mutfağında 2 bin 500 yıllık yemek...

Idyma Antik Kenti’nin meclis binası ve tapınağı ortaya çıkarılıyor

11 Aralık 2022

11 Aralık 2022

Gökova Körfezi’nin kuzeyinde Akyaka beldesi sınırları içinde yer alan 2700 yıllık Attika-Delos Deniz Birliği üyesi Idyma Antik Kenti’nin meclis binası...

Karadeniz’in Zeugması’nda 1800 yıllık Roma askerine ait demir maske bulundu

23 Kasım 2021

23 Kasım 2021

Karadeniz’in Zeugması olarak bilinen Hadrianaupolis Antik Kenti’nde yapılan kazılarda Roma askerine ait 1800 yıllık demir maske bulundu. Karabük’ün Eskipazar ilçesindeki...

Göbeklitepe Monoliti Birleşmiş Milletler’de Sergilenecek

15 Mayıs 2021

15 Mayıs 2021

Yerleşik tarihi baştan aşağı değiştiren devrim niteliğinde ki Dünyanın en eski inanç merkezi Göbeklitepe Birleşmiş Milletler’e gidiyor.  Göbeklitepe’de bulunan bir...

Pulur Höyük kazılarında 3 bin yıllık insan yüzlü seramik parçası ortaya çıkarıldı

10 Eylül 2022

10 Eylül 2022

Erzurum’un Aziziye ilçesi sınırları içerisinde bulunan Pulur Höyük’e devam eden ikinci dönem kazı çalışmalarında kabartma tekniği ile yapılmış 3 bin...

Antik Likya kenti Phaselis’in plaj projeleri iptal edildi

6 Nisan 2024

6 Nisan 2024

Mahkeme, Antalya’nın güneyindeki antik Likya kenti Phaselis’in Bostanlık ve Alacasu koylarında geçen yıl şubat ayında ihalesi yapılan halk plajı projelerinin...

Bergama Antik Kenti’nde 2500 yıllık yeni sur duvarları keşfedildi

14 Şubat 2022

14 Şubat 2022

Bergama Antik Kenti’nde MÖ 500 yıllarına tarihlendirilen yeni sur duvarları keşfedildi. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünün Bergama Antik Kenti’ni...

Boncuklu Tarla’da 12.000 yıllık anıtsal bir stel keşfedildi

18 Aralık 2024

18 Aralık 2024

Mardin’in Dargeçit ilçesine bağlı Ilısu Mahallesi’nde bulunan Boncuklu Tarla’da yapılan kazılarda, 12 bin yıllık, 2 metre 20 santim uzunluğunda oyma...

Troya ile Tavşanlı Höyük arasındaki bağı gösteren bulgulara ulaşıldı

23 Ağustos 2022

23 Ağustos 2022

Anadolu’nun iki önemli arkeolojik sit alanı Troya ve Tavşanlı Höyük arasında Tunç Çağı’nda kurdukları bağı gösteren bulgulara ulaşıldı. Kütahya’nın Tavşanlı...

Eski Ön Asya’nın En Büyük Heykel Atölyesi “Yesemek”

12 Ekim 2020

12 Ekim 2020

Yesemek taş ocağı 1890’lı yıllarda incirli (sam’al) kazılarını yürütmekte olan alman bilim adamı Felix von Luschan’ın önderliğinde bir grup tarafından...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]