12 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Nadir Bulunan Hitit Mührü Çorum Müzesinde Sergilenecek

Çorum Ortaköy’de bulunan Şapinuva bölgesi olarak tanımlanan yerde 3500 yıllık bir Hitit mührü bulundu. Şapinuva, Bilindiği üzere Hitit İmparatorluğunun en önemli merkezi yerlerinden biridir.

Geçtiğimiz günlerde bir çiftçi tarlasında çalışırken bulduğu mührü Ortaköy Belediye Başkanı Taner İspir’in görüşmeleri sonucu mührü Çorum Valiliğine teslim etti. Mührü bulan köylü ile birlikte valiliği ziyaret eden Başkan İspir, Hitit mührünü Vali Mustafa Çiftçi’ye teslim etti.

Mühür 6 yapraklı bir çiçek şekliyle yapılmış olup sap kısmı fasetli ve çekiç başlı tutamaklı olarak adlandırılan nikel bronz alaşımından yapılmıştır. Boyutları ise 2,7 santimetre yüksekliğinde, 2,2 santimetre genişliğindedir.

Hitit İmparatorluk öncesi döneme tarihlendirilen mührün nadir bulunan eserlerden olduğu bildirildi. Mühür eski Hitit dönemine ait.

Ortaköy ilçesinde bulunan mührün Vali Mustafa Çiftçi ve Ortaköy Belediye Başkanı Tahir İspir’in girişimleriyle müzeye kazandırıldığını hatırlatan Arkeolog Resul İbiş, eserin ön incelemesini yaptıklarını, ön önceleme neticesinde mührün M.Ö. 1650-1400’lü yıllara ait eski Hitit dönemi mührü olduğunu tespit ettiklerini söyledi.
Mührün bronz ve nikel alaşımından oluşturulmuş bir mühür olduğunu dile getiren İbiş, “Baskı kısmı çiçek biçiminde tutamak kısmı çekiç başlı olduğu için çekiç başlı mühürler olarak tanımlanıyor. Baskı yüzünde spiral motifler seçilmekte ancak deformeden dolayı figürlerin birçoğu yok olmuş ve anlaşılamamakta. Mührün Anadolu’daki ve Çorum Müzesi7ndeki benzerlerine bakarak bu mührü eski Hitit dönemine tarihledik” dedi.

Mührün ön incelemesi için komisyon kurulacağını açıklayan İbiş, mührü bulan kişiye belirli bir miktarda ikramiye ödeneceğini sonrasında ise, mührün teşhirdeki yerini alacağını kaydetti.
Mühürlerin geçmişten günümüze kişilerin imzası niteliğini taşıdığını anlatan İbiş, “Genelde idareci kesimlerin mühürleri var. Katiplerin, rahiplerin, prenslerin, kraliçelerin o dönemin belediye başkanları, garnizon komutanları o dönemin yöneticilerinin mühürleri var. Mühürler birçok alanda kullanılmakta. Şehir kapıları mühürleniyor. Yiyecekler kaplara konulduğunda mühürleniyor. Yazışmalardan sonra çivili tabletler üzerinde mühürler yapılıyor. Aktif sözleşmelerde mühür o kişinin bir anlamda imzasını taşıyor” ifadelerini kullandı.

Yaklaşık 3 bin 500 yıllık olduğu değerlendirilen Hitit mührünün Çorum Müzesinde sergilenmesi için çalışmalar başladı.

Arkeologlardan oluşan komisyonun hazırladığı rapor, Kültür ve Turizm Bakanlığına sunulacak ve gelecek talimat doğrultusunda mühür, müzenin 3’üncü katındaki vitrinde diğerleriyle sergilenecek.

Çorum Müzesi arkeologlarından Resul İbiş, Hitit mührünü gazetecilere tanıttı.

İbiş, ön incelemede mührün milattan önce 1650-1400 yıllarına tarihlenen eski Hitit dönemine ait olduğunu tespit ettiklerini belirterek, “Getiren vatandaşımıza belli bir miktarda ikramiye ödenecek.” dedi.

Üzerinde hiyeroglif olmaması nedeniyle mührün kim tarafından kullanıldığının henüz tespit edilemediğini dile getiren İbiş, şunları kaydetti:

“Mühürler, geçmişten günümüze kişilerin imzası niteliği taşıyor. Genelde idareci kesimin, katiplerin, rahiplerin, prenslerin, kraliçelerin, dönemin belediye başkanı, garnizon komutanlarının da mühürleri var. Mühürler birçok alanda kullanılmakta. Şehir kapıları mühürleniyor, belirli yiyecek kapları mühürleniyor, çivi yazılı tabletler mühürlenebiliyor. Tıpkı günümüzdeki gibi bir akdi sözleşmelerde kişinin imzasını taşıyor bu mühürler. Bu mühür de bir rahibe, bir katibe ait olabilir. Yönetimde üst seviyede olan birine ait olmalıdır.”

Yaklaşık 3 bin 500 yıllık olduğu değerlendirilen Hitit mührünün Çorum Müzesinde sergilenmesi için çalışmalar başladı.

İbiş, mühürle ilgili şu bilgileri verdi:

“Baskı kısmı çiçek biçimli, yukarı doğru incelen sap kısmı fasetli ve halka kabartma bezemeli, tutamağı çekiç başlı olarak tanımlanan nikel alaşımlı bronzdan yapılmış 2,7 santimetre yüksekliğinde, 2,2 santimetre genişliğinde madeni mühürdür. Ülkemizdeki müzelerde, Çorum Müzesinde, yurt dışındaki müze ve koleksiyonlarda az sayıda benzer örnekleri bulunan mühür, özellikle imparatorluk çağından önceye ait Anadolu mühürleri ile aynı gruptandır.”

Şapinuva Antik Kenti

Hititlerin başkenti Hattuşaş’dan sonra gelen ikinci büyük kenti Şapinuva günümüz adıyla Ortaköy Çorum il sınırları içerisindedir. Hitit dini ve idari merkezlerinden biridir. Hitit krallarının başkent Hattuşa’dan sonra bazı Hitit kralları buradada kalmışlardır.

1989 yılında yapılan yüzey araştırmaları sırasında ortaya çıkarılmıştır. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi kazı başkanlığında çalışmalar başlamıştır. 1996 yılında Aygül Süel kazı başkanı olarak başladığı görevine halen devam etmektedir.

En önemli bulgu bina A olarak adlandırılan bir arşiv odası ortaya çıkartılmıştır. Burada hitit tarihini etkileyen 3000 tablet ve parçaları bulunmuştur.

Kapak fotografı: Kemal Ceylan/AA

Banner
Benzer Yazılar

Avrupa’nın Akraba Evliliğinden Muzdarip Kral ve Kraliçeleri

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Avrupa Kraliyet ailesinin genel olarak varisleri yakın akraba evliliklerinden olan çocuklardı. Gücü elinde tutmak isteyen büyüklerin onayladığı evlilikleri yapan bu...

Atalar Şehri Ahlat Mezar Taşları

16 Kasım 2020

16 Kasım 2020

Bitlis’in Nemrut ve Süphan dağlarıyla çevrili Van Gölü kıyısındaki naif bir ilçesi olan Ahlat, Türklerin Anadolu’ya giriş kapısıdır desek abartmamış...

Oluz höyük dinsel kökleri ile şaşırtmaya devam ediyor

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Amasya Oluz Höyük kazıları devam ediyor. Prof. Dr. Şevket Dönmez başkanlığında yürütülen Oluz Höyük kazıları ile Anadolu dinsel kökler ile...

Avrupa insanına ait en eski çene kemiği ortaya çıktı

9 Temmuz 2022

9 Temmuz 2022

Avrupa kıtasında yaşayan ilk insana ait bilinen en eski çene kemiği ortaya çıkarıldı. Çene kemiğinin 1.4 milyon yaşında olduğu bildirildi....

Paleonursery, 518 milyon yıl önceki hayata ayrıntılı bir bakış sunuyor

6 Temmuz 2021

6 Temmuz 2021

518 milyon yıl önce tortul çığ altında gömülü binlerce denizaltı hayvanının fosilleşmiş örnekleri Çin’in Kunming yakınlarında bulundu ve bunların çoğu...

Hırvatistan’ın Šćedro Adası’ndaki Ratina Mağarasında 7.000 Yıllık Yaşam İzleri Keşfedildi

7 Mart 2025

7 Mart 2025

Hvar’ın güneyinde bulunan Šćedro Adası’ndaki son arkeolojik kazılar, adanın tarih öncesi geçmişine dair önceki anlayışlara meydan okuyan önemli bulguları ortaya...

Yaşamın DNA RNA Karışımından Geldiği Teorisini Destekleyen Keşif

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Scripps Research’teki Kimyagerler, gezegenimizde yaşamın nasıl ortaya çıktığına dair DNA RNA karışımından geldiği teorisini destekleyen  şaşırtıcı bir keşif yaptılar. Angewandte...

5.000 Yıllık Hafıza Taşları: Ürdün’de Anlamı Hâlâ Çözülemeyen Tören Kompleksi Keşfedildi

7 Ağustos 2025

7 Ağustos 2025

Madaba yakınlarında yer alan Murayghat’ta, yapı taşlarıyla değil, ritüelleriyle inşa edilmiş bir tören kompleks alanı gün yüzüne çıkıyor. Ürdün’ün Murayghat...

Hun imparatoru Atilla Roma’ya sadece altın için mi saldırıyordu?

15 Aralık 2022

15 Aralık 2022

Avrupa’da Tanrı’nın Kırbacı olarak tanınan Avrupa Hun İmparatoru Atilla, hükümdarlığı boyunca Batı ve Doğu Roma’nın korkulu rüyası olmuştu. MS 434-453...

Tüm Neandertaller Erkek Değildi “Sheanderthal”

13 Ocak 2021

13 Ocak 2021

Zamanın lahitinden çıkan ilk Neandertal yüzü bir kadına aitti. 1848 Cebelitarık’ta Forbes taş ocağında bulunmuştu. İlk tanınan Neandertal, Alfred Russel Wallace...

İngiltere’de boyalı köpek penisi kemiği bulundu

9 Ocak 2025

9 Ocak 2025

İngiltere’nin Surrey kentindeki bir Roma taş ocağında arkeologlar, Roma-Britanya döneminden bugüne kadar bulunmuş en sıra dışı insan ve hayvan kalıntılarından...

Tunç Çağında Görülen Nadir Hastalıkların İlginç Sosyal Boyutları

4 Mart 2021

4 Mart 2021

Nadir Hastalıklar denilince hemen hemen hepimizin aklına gelen şey bu hastalığın çok az kişiyi etkilemiş olmasıdır. Muhtemelen bahsedilen bu hastalık...

Çömlek İçinde Gömülü 3800 Yıllık Bebek İskeleti

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

İsrailli arkeologlar kazı çalışmalarına ara vermeden devam ediyorlar. Son kazılarda çıkarılan çömlek içindeki 3800 yıllık bebek iskeleti heyecan yarattı. Ariel...

Geç Kretase Döneminden Yeni Bir Etobur Dinazor Türü Keşfedildi

1 Nisan 2021

1 Nisan 2021

Journal of Vertebrate Paleontology dergisinde yayınlanan bir araştırma yeni keşfedilen bir dinazor türünü anlatıyor. Llukalkan Aliocranianus yada “korkuya neden olan”. Yaklaşık...

Zominthos Minoan Sarayı Kazısı Alanındaki Bulunan Kutsal Objeler

6 Ekim 2020

6 Ekim 2020

Zominthos Girit adasındaki İda Dağı’nın (Psiloritis) kuzey eteklerinde küçük bir platodur. Yerleşim tarihi MÖ. 1800’lere kadar uzanmakta. 1982′ de Yunan...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]