29 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Umman’da Ziyaret Edilmesi Gereken Yerler

Umman’da ziyaret edilmesi gereken bir çok yer var. Bizde bu yazımızda pandemi dönemi boyunca evde çok sıkılanlar için tatil hayali kurduracak harika bir ülkeden bahsetmek istedik.

Umman, tarihi yerler ve modern harikalar barındıran Arap dünyasının en eski bağımsız devletidir. Yemen ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne komşu Arap Yarımadası’nın güneydoğu kıyısında yer almaktadır. Görkemli plajlara, yüksek kum tepelerine ve maceralı yürüyüşler için bilinen dağlara ev sahipliği yapmaktadır.

Muscat (Maksat)

Muscat Şehri

Umman topraklarındaki yerleşim günümüzden 10.000 yıl öncesine aittir. Umman’da başkent Muscat’tan (Maksat) başka görülecek bir çok güzellik vardır. Ama muscat görülmeden de ummanı görmüş sayılmazsınız. Jebel Akhdar dağında bir gün doğumu izlemek Muscat’taki Ulu Camii’nin güllerini koklamadan dönmek olmaz.

Umman’ın modern başkenti olarak bilinen Muscat bozulmamış plajları, geleneksel Pazar yerleri ve çarpıcı dağ manzarası sunan güzel bir şehirdir. Mutrah çarşısında gezerken muhtemelen kendinizi tarihte geriye doğru ilerler gibi hissedeceksiniz. Chick Korea ve Branford Marsalis gibi caz sanatçılarının performanslarını sergilediği pırıl pırıl beyaz taş duvarlarıyla royal opera house Muscat’ta  nefes kesen manzaralara bakın.

Al Alam Sarayı

Al Alam Palace

Eski şehirde bulunan Al Alam Palace 1972 yılında inşa edilmiştir. Saray resmi işler ve kraliyet misafirlerinin ağırlanmasında kullanılıyor. Saraya girip gezme gibi bir şansınız olmasada bahçede gezinip hatıra için birkaç fotoğraf çekebilirsiniz.

Sur Şehri

Sur şehri

Muscat’a gitmişken ona 300 km uzaklıktaki antik liman şehirlerinden biri olan sur antik şehrini ziyaret etmeden olmaz. Portekizliler tarafından 16. Yy’da işgal edilmiş olan şehir dönemin ticaret açısından en önemli şehirlerinden biriymiş. Bir liman ve ticaret şehri olması ona büyük bir zenginlik getirmiş. Şehirde tersane başta olmak üzere tarihi kalesi, antik plajı ile her yıl kendine binlerce misafir çekmektedir.

Sur limanı geleneksel arap yelkenlileri üretilen bir yer olarak bilinsede şehrin beyaz kumlu plajları Ra Al Jınz kablumbağa yumurtlama alanıdır. Her yıl burayı binlerce kaplumbağa ziyaret etmektedir.

Sur şehrinde tarihi öneme sahip iki tane kale bulunmaktadır.

Misfat Al Abreyeen

Misfat Al Abreyeen

Umman son zamanlarda modern çağın değişimine hızla ayak uyduran kentlerden biridir. Bu yüzden ülkede kentleşme arttıkça modern yapılaşmada o denli artmaktadır. Hurma ağaçları arasında tarihi tekrar yaşamak için ziyaret edilecek en güzel noktalardan biri Misfat Al Abreyeen’dir. Hurma ağaçları arasında ki bu küçük köyün kerpiç evleri, dar sokakları ile eski Umman’da geziyormuş gibi hissedeceksiniz. Umman’a kadar gitmişken bu tarihi köyüde mutlaka görmelisiniz.

Salalah

Salalah

Başkent Maskat’ın 621 milden (1.000 kilometre) daha güneyinde yer alan Salalah, Umman’ın ana karmaşasından uzak ama görülmeye değer.

Salalah umman’ın üçüncü büyük şehridir. Bölgenin iklimi muson olmasından dolayı bir çok egzotik bitkinin yetiştiği bir yer.

Başkentten 8 ila 9 saatlik bir yolculukla ulaşmam mümkün ancak oraya uçmayı tercih ederseniz Salalah’ın kendi uluslararası havalimanı da var. Tarihi UNESCO Frankincense Land Müzesi, Al Baled Arkeoloji Parkı ve Prophet Job’s Tomb gibi farklı ve ilgi çekici yerlere ev sahipliği yapmaktadır . Şehir, yerel olarak Khareef olarak bilinen muson mevsiminde yemyeşil manzarasıyla ünlüdür. Khareef sezonu, şehrin yıllık Salalah Turizm Festivalini düzenlediği Haziran ayı sonundan Eylül ayı başına kadar sürer.

Tabii bunların ötesinde oraya kadar gitmişken resimde gördüğünüz Umman şelalesini görmeden dönmekte olmaz.

Sumhuram Eski Şehir

Sumhuram Antik şehri

Küçük bir tepenin üzerine konumlandırılmış bu şehir darbat nehrine bakmaktadır. Sumhuran şehri 1. Yy. da kurulmuş ve 500 yıl kadar uzun bir süre terkedilmiş. Bu güzel liman şehrinin neden bu kadar uzun süre terkedildiği sorusu yanıtsız kalmış.

Bugün bu güzel şehrin sadece kireçtaşından yapılmış bazı kalıntılarının misafirlerin gezmesi için izin veriliyor. Ama bu kalıntılar bile insanın hayal kurması için yeterli.

Nizwa Şehri

Nizwa şehri

Nizwa şehri, Umman’ın iç kesimlerinde, ülkenin A’Dakhiliyah bölgesinde yer almaktadır. Al Hajar Sıradağları’nın geniş bir alanından oluşan, kara ile çevrili bir alandır.

Turistler ve yerel halk, Umman’ın en eski kalelerinden biri olan ünlü Nizwa kalesi ve çarşısını ziyaret etmenin tadını çıkarabilir . Nizwa çarşısı, kentte iyi bilinen saf gümüş takılar ve geleneksel çömlekler gibi değerli el sanatları ile ünlüdür. Bir Cuma sabahı pazarı yeterince erken ziyaret edenler, keçi pazarına katılarak gerçek bir Umman deneyimine tanık olabilirler.

Tanuf Harabeleri

Tanuf Harabeleri

Nizwa’ya gitmişken tanuf harabelerini görmeden dönmek olmaz diye düşünüyoruz. Umman’daki geçmiş yaşam izlerini takip etmek isterseniz burası doğru yer. Al Hacer dağlarının karşısında bulunan bu şehir kalıntıları 1850 yılında çıkan savaş sırasında terk edilmiş olan yerleşimden geri kalanlardır.

Jebel Akhdar Dağları

Jebel Akhdar dağları

Jebel Akhdar, Umman’daki en yüksek sıradağlardan biridir ve Nizwa şehrinin yolunun aşağısında A’Dakhiliyah bölgesinde yer almaktadır. Gül ve narlarla dolu yeşil teras tarlalarıyla tanınan dağlık bir yayladır. Dolayısıyla, “Yeşil Dağ” takma adını bu şekilde almıştır. Turistler, yerel bir Umman rehberiyle geleneksel gül suyu çıkarma törenini izleyebilir. Ek olarak, ziyaretçiler Sayq gibi antik köylerde yürüyüş yapabilir

Sharqiya Kumları

Sharqiya Kumları

Sharqiya Kumları (Wahiba Kumları olarak da bilinir), Umman’ın Bani Wahiba Bedevi kabilesinin adını taşıyan çöl bölgesidir. Alan, kilometrelerce uzanan, yükselen turuncu kum tepelerine sahip, büyük, ıssız kum kütlelerinden oluşuyor. Bir avuç turizm beldesinin dışında, bölge sadece birkaç Bedevi kabilesinden ve orada yaşayan küçük ailelerden oluşmaktadır.

Turistler, gündüzleri 4X4 kamyonlarla kum tepelerini aşarak akşamları ise yıldızlar arasında keyifle bir barbekü keyfi yapabilirler.

Banner
Benzer Yazılar

Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Konya’nın Karatay ilçesinde bulunan Savatra Antik Kenti kazı sahasında Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu. Anadolu’da 1071 Malazgirt...

Napoli’de tamamen fresklerle kaplı bir oda mezarı ortaya çıkarıldı

10 Ekim 2023

10 Ekim 2023

Campania’nın (Napoli) bir banliyösü olan Giugliano’da, tavanları ve duvarları bozulmamış durumdaki freskler ile dolu, el değmemiş bir oda mezarı ortaya...

Giresun Adası Kurtarma Kazıları Başlıyor

18 Mayıs 2021

18 Mayıs 2021

Karadeniz Bölgesi’nde insan yerleşimin ilk örneklerinin görüldüğü Giresun Adası’nda kurtarma kazı çalışmaları tekrar başlıyor. Giresun Valiliği’nin konu ile ilgili olarak...

Norveç’teki Salhushaugen höyüğünde bir Viking gemisi keşfedildi

23 Nisan 2023

23 Nisan 2023

Norveçli arkeologlar, daha önce boş olduğuna inanılan Salhushaugen höyüğünde jeoradar kullanarak 20 metre uzunluğunda bir Viking gemisi keşfettiler. “Bu, en...

İtalya’da imparator Augustus’a ait olduğu düşünülen bir villanın kalıntılarına rastlandı

20 Nisan 2024

20 Nisan 2024

Güney İtalya’nın volkanik kül kaplı bir bölgesinde yapılan kazılar, 2.000 yıllık bir binanın kalıntılarını ortaya çıkardı. Kazı ekibi, yapının imparator...

Çin’de Han İmparatoru Wendi’nin mozolesi ortaya çıkarıldı

16 Aralık 2021

16 Aralık 2021

Çin’de MÖ 202-MS 25 yılları arasında hüküm süren Batı Han Hanedanı imparatoru Wendi’nin mozolesi bulundu. Çin’in kuzeybatısındaki Shaanxi Eyaletinin başkenti...

‘Kral Arthur’un Salonu’ olarak bilinen yapının aslında 5.000 yaşında Neolitik bir yapı olduğu keşfedildi

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Cornwall’daki Kral Arthur’un Salonu olarak bilinen dikdörtgen toprak ve taş yapının aslında 4000 yıl önce inşa edilmiş bir Neolitik yapı...

Caesarea’da Şaşırtıcı Bir Keşif: Dionysos ve Herkül’ün Şarap Yarışı İlk Kez Bir Lahitte Ortaya Çıktı

9 Haziran 2025

9 Haziran 2025

İsrail’in antik liman kenti Caesarea’da yürütülen kazılarda, bugüne kadar bölgede eşi benzeri görülmemiş bir Roma dönemi mermer lahit keşfedildi. İsrail...

İngiltere’de 6. yüzyıldan kalma bir Anglo-Sakson mezarında domuz yağı içeren antik Roma kadehi keşfedildi

11 Aralık 2024

11 Aralık 2024

2018 yılında Lincolnshire’daki Scremby’de yapılan kazılarda, 6. yüzyıla ait bir kadın mezarında emaye kaplı bir bakır alaşımlı chalice (kupa) bulundu....

Tanrıça Durga’nın 1200 yıllık heykeli ortaya çıkarıldı

8 Eylül 2021

8 Eylül 2021

Hinduizm’de en üst tanrıça olarak kabul edilen Tanrıça Durga’nın 1200 yıllık heykeli ortaya çıkarıldı. Tanrıça Durga, Hinduizm’de dişil ve yaratıcı...

Büyük İsyan’ın üçüncü yılından kalma nadir bir yarım şekel sikke keşfedildi

21 Aralık 2022

21 Aralık 2022

Tapınak Dağı’nın güneyindeki Ophel arkeolojik alanında İbrani Üniversitesi’nden arkeologlar tarafından yapılan son kazılarda, MS 70 yılında tahrip edilen İkinci Tapınak...

Çayönü Tepesi’nde DNA Araştırmaları, Anadolu’nun Erken İnsan Ağlarındaki Rolünü Ortaya Koyuyor

5 Ocak 2026

5 Ocak 2026

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan Çayönü Tepesi’nde bulunan insan kemikleri üzerinde yürütülen DNA analizleri, Anadolu’nun Neolitik Çağ’da yalnızca bir yerleşim...

Araştırmacılar, eski bir İran tuz madeni Chehrabad’dan 1.600 yıllık koyun mumyası DNA’sını sıraladılar.

17 Temmuz 2021

17 Temmuz 2021

Çok uluslu bir genetikçi ve arkeolog ekibi, İran‘daki bir tuz madeni olan Chehrabad’da keşfedilen 1.600 yıllık bir koyun mumyası DNA’sını...

Sağanak Yağış 2500 Yıllık Boğa Heykelciğini Ortaya Çıkardı

19 Mart 2021

19 Mart 2021

Yunanistan’da sağanak yağış 2500 yıllık boğa heykelciğini ortaya çıkardı. Antik Olympia’da bir arkeolog gerçekleştirdiği rutin arazi incelemesi sırasında 2500 yıllık...

Bu çizim İzlanda’da şimdiye kadar bulunan en eski resim olabilir

17 Haziran 2023

17 Haziran 2023

Doğu İzlanda’daki arkeologlar, ülkede şimdiye kadar bulunan en eski resim olabilecek bir Viking gemisi çizilmiş bir kumtaşı buldular. Taş, Doğu...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]