8 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Umman’da Ziyaret Edilmesi Gereken Yerler

Umman’da ziyaret edilmesi gereken bir çok yer var. Bizde bu yazımızda pandemi dönemi boyunca evde çok sıkılanlar için tatil hayali kurduracak harika bir ülkeden bahsetmek istedik.

Umman, tarihi yerler ve modern harikalar barındıran Arap dünyasının en eski bağımsız devletidir. Yemen ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne komşu Arap Yarımadası’nın güneydoğu kıyısında yer almaktadır. Görkemli plajlara, yüksek kum tepelerine ve maceralı yürüyüşler için bilinen dağlara ev sahipliği yapmaktadır.

Muscat (Maksat)

Muscat Şehri

Umman topraklarındaki yerleşim günümüzden 10.000 yıl öncesine aittir. Umman’da başkent Muscat’tan (Maksat) başka görülecek bir çok güzellik vardır. Ama muscat görülmeden de ummanı görmüş sayılmazsınız. Jebel Akhdar dağında bir gün doğumu izlemek Muscat’taki Ulu Camii’nin güllerini koklamadan dönmek olmaz.

Umman’ın modern başkenti olarak bilinen Muscat bozulmamış plajları, geleneksel Pazar yerleri ve çarpıcı dağ manzarası sunan güzel bir şehirdir. Mutrah çarşısında gezerken muhtemelen kendinizi tarihte geriye doğru ilerler gibi hissedeceksiniz. Chick Korea ve Branford Marsalis gibi caz sanatçılarının performanslarını sergilediği pırıl pırıl beyaz taş duvarlarıyla royal opera house Muscat’ta  nefes kesen manzaralara bakın.

Al Alam Sarayı

Al Alam Palace

Eski şehirde bulunan Al Alam Palace 1972 yılında inşa edilmiştir. Saray resmi işler ve kraliyet misafirlerinin ağırlanmasında kullanılıyor. Saraya girip gezme gibi bir şansınız olmasada bahçede gezinip hatıra için birkaç fotoğraf çekebilirsiniz.

Sur Şehri

Sur şehri

Muscat’a gitmişken ona 300 km uzaklıktaki antik liman şehirlerinden biri olan sur antik şehrini ziyaret etmeden olmaz. Portekizliler tarafından 16. Yy’da işgal edilmiş olan şehir dönemin ticaret açısından en önemli şehirlerinden biriymiş. Bir liman ve ticaret şehri olması ona büyük bir zenginlik getirmiş. Şehirde tersane başta olmak üzere tarihi kalesi, antik plajı ile her yıl kendine binlerce misafir çekmektedir.

Sur limanı geleneksel arap yelkenlileri üretilen bir yer olarak bilinsede şehrin beyaz kumlu plajları Ra Al Jınz kablumbağa yumurtlama alanıdır. Her yıl burayı binlerce kaplumbağa ziyaret etmektedir.

Sur şehrinde tarihi öneme sahip iki tane kale bulunmaktadır.

Misfat Al Abreyeen

Misfat Al Abreyeen

Umman son zamanlarda modern çağın değişimine hızla ayak uyduran kentlerden biridir. Bu yüzden ülkede kentleşme arttıkça modern yapılaşmada o denli artmaktadır. Hurma ağaçları arasında tarihi tekrar yaşamak için ziyaret edilecek en güzel noktalardan biri Misfat Al Abreyeen’dir. Hurma ağaçları arasında ki bu küçük köyün kerpiç evleri, dar sokakları ile eski Umman’da geziyormuş gibi hissedeceksiniz. Umman’a kadar gitmişken bu tarihi köyüde mutlaka görmelisiniz.

Salalah

Salalah

Başkent Maskat’ın 621 milden (1.000 kilometre) daha güneyinde yer alan Salalah, Umman’ın ana karmaşasından uzak ama görülmeye değer.

Salalah umman’ın üçüncü büyük şehridir. Bölgenin iklimi muson olmasından dolayı bir çok egzotik bitkinin yetiştiği bir yer.

Başkentten 8 ila 9 saatlik bir yolculukla ulaşmam mümkün ancak oraya uçmayı tercih ederseniz Salalah’ın kendi uluslararası havalimanı da var. Tarihi UNESCO Frankincense Land Müzesi, Al Baled Arkeoloji Parkı ve Prophet Job’s Tomb gibi farklı ve ilgi çekici yerlere ev sahipliği yapmaktadır . Şehir, yerel olarak Khareef olarak bilinen muson mevsiminde yemyeşil manzarasıyla ünlüdür. Khareef sezonu, şehrin yıllık Salalah Turizm Festivalini düzenlediği Haziran ayı sonundan Eylül ayı başına kadar sürer.

Tabii bunların ötesinde oraya kadar gitmişken resimde gördüğünüz Umman şelalesini görmeden dönmekte olmaz.

Sumhuram Eski Şehir

Sumhuram Antik şehri

Küçük bir tepenin üzerine konumlandırılmış bu şehir darbat nehrine bakmaktadır. Sumhuran şehri 1. Yy. da kurulmuş ve 500 yıl kadar uzun bir süre terkedilmiş. Bu güzel liman şehrinin neden bu kadar uzun süre terkedildiği sorusu yanıtsız kalmış.

Bugün bu güzel şehrin sadece kireçtaşından yapılmış bazı kalıntılarının misafirlerin gezmesi için izin veriliyor. Ama bu kalıntılar bile insanın hayal kurması için yeterli.

Nizwa Şehri

Nizwa şehri

Nizwa şehri, Umman’ın iç kesimlerinde, ülkenin A’Dakhiliyah bölgesinde yer almaktadır. Al Hajar Sıradağları’nın geniş bir alanından oluşan, kara ile çevrili bir alandır.

Turistler ve yerel halk, Umman’ın en eski kalelerinden biri olan ünlü Nizwa kalesi ve çarşısını ziyaret etmenin tadını çıkarabilir . Nizwa çarşısı, kentte iyi bilinen saf gümüş takılar ve geleneksel çömlekler gibi değerli el sanatları ile ünlüdür. Bir Cuma sabahı pazarı yeterince erken ziyaret edenler, keçi pazarına katılarak gerçek bir Umman deneyimine tanık olabilirler.

Tanuf Harabeleri

Tanuf Harabeleri

Nizwa’ya gitmişken tanuf harabelerini görmeden dönmek olmaz diye düşünüyoruz. Umman’daki geçmiş yaşam izlerini takip etmek isterseniz burası doğru yer. Al Hacer dağlarının karşısında bulunan bu şehir kalıntıları 1850 yılında çıkan savaş sırasında terk edilmiş olan yerleşimden geri kalanlardır.

Jebel Akhdar Dağları

Jebel Akhdar dağları

Jebel Akhdar, Umman’daki en yüksek sıradağlardan biridir ve Nizwa şehrinin yolunun aşağısında A’Dakhiliyah bölgesinde yer almaktadır. Gül ve narlarla dolu yeşil teras tarlalarıyla tanınan dağlık bir yayladır. Dolayısıyla, “Yeşil Dağ” takma adını bu şekilde almıştır. Turistler, yerel bir Umman rehberiyle geleneksel gül suyu çıkarma törenini izleyebilir. Ek olarak, ziyaretçiler Sayq gibi antik köylerde yürüyüş yapabilir

Sharqiya Kumları

Sharqiya Kumları

Sharqiya Kumları (Wahiba Kumları olarak da bilinir), Umman’ın Bani Wahiba Bedevi kabilesinin adını taşıyan çöl bölgesidir. Alan, kilometrelerce uzanan, yükselen turuncu kum tepelerine sahip, büyük, ıssız kum kütlelerinden oluşuyor. Bir avuç turizm beldesinin dışında, bölge sadece birkaç Bedevi kabilesinden ve orada yaşayan küçük ailelerden oluşmaktadır.

Turistler, gündüzleri 4X4 kamyonlarla kum tepelerini aşarak akşamları ise yıldızlar arasında keyifle bir barbekü keyfi yapabilirler.

Banner
Benzer Yazılar

Karadağ’ın zirvesinde Urartulara ait kale kalıntısına ulaşıldı

2 Temmuz 2022

2 Temmuz 2022

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu başkanlığındaki kazı ekibi Urartulara ait en...

Beş yıl boyunca uzmanlar Esna kentindeki tapınak tavanında çok sayıda kabartma ortaya çıkardılar

20 Ekim 2023

20 Ekim 2023

Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı ve Tübingen Üniversitesi’nin ortak projesi olan Esna kentindeki tapınak tavanında astronomik temsillere sahip çok...

Çukurbağ Nikomedia Kazıları Yeniden Başlıyor

14 Temmuz 2021

14 Temmuz 2021

Doğu Roma İmparatorluğu’nun başkenti sıfatını taşıyan antik dönemin en büyük kentlerinden Nikomedia antik kenti Çukurbağ kazıları yeniden başlıyor. Kocaeli İzmit...

Hititlerin sonunu kuraklık getirdi

9 Şubat 2023

9 Şubat 2023

Hititlerin Anadolu’ya nereden geldikleri hala bilinmemekle beraber tarih sahnesinden bir anda çekilmeleri de bir bilinmezlik taşımaya devam ediyor. Bazı uzmanlara...

Antik Yijin Şehri, Çin’deki En İyi 10 Arkeolojik Keşif Arasında

1 Şubat 2021

1 Şubat 2021

Hangzhou’nun Lin’an Bölgesi’nde bulunan Yijin Antik Kenti, 2020’nin Çin’deki en iyi 10 arkeolojik keşifleri arasına girdi. Yijin Antik Kenti, 2017...

Anadolu’da Muşki Sorunsalı ve Muşki Seramiği

6 Ocak 2021

6 Ocak 2021

Muşkiler, Demir Çağı döneminde Anadolu’da yaşamış,  Kafkasyadan gelmiş bir halktır. Muşkiler yazılı kaynaklara bakıldığında Assur kaynaklarında görülseler de Hitit yazılı...

Japon Arkeologlar Kaman Kalehöyük’te 4.200 Yıllık Demir İşçiliğine Dair Kanıt Buldu

19 Şubat 2025

19 Şubat 2025

Japon arkeologlar, Orta Anadolu’daki Kaman Kalehöyük kazı alanında 4.200 yıllık bir Tunç Çağı katmanında demir işçiliğinin tarihini değiştirebilecek önemli kanıtlar...

Uşaklı Höyük’te ortaya çıkarılan dairesel yapı kutsal Hitit kenti Zippalanda’yı işaret ediyor olabilir

27 Aralık 2022

27 Aralık 2022

Uşaklı Höyük kazılarında ortaya çıkarılan dairesel yapı kayıp Hitit kutsal kenti Zippalanda’yı işaret ediyor olabilir. Bu savı geçtiğimiz kazı sezonlarında...

Polonyalı arkeologlar, Łysa Góra’da nadir bir Kelt trepanasyon aleti ve demir döküm izleri keşfetti

24 Ekim 2025

24 Ekim 2025

Polonya’nın Mazowsze bölgesindeki “Łysa Góra” arkeolojik alanında çalışan arkeologlar, kafatası trepanasyonunda kullanılan nadir bir cerrahi alet ile demir döküm faaliyetlerine...

Kral Arthur’un efsanevi kılıcına benzeyen eşsiz ‘Excalibur’ kılıcının İslami kökenlere sahip olduğu ortaya çıktı

29 Nisan 2024

29 Nisan 2024

Araştırmacıların konumu nedeniyle ‘Excalibur’ adını taktığı ve Kral Arthur’un efsanevi kılıcıyla benzerlikler taşıyan tarihi kılıcın gizemi nihayet çözüldü. Demir kılıç,...

Suudi Arabistan’daki deve oymaları 8000 yaşında!

15 Eylül 2021

15 Eylül 2021

Suudi Arabistan’da bulunan gerçek boyutlu deve oymaları, neredeyse 8.000 yıl önce, çölün yeşil olduğu Neolitik dönemde oyulmuştur. Başlangıçta, bu kabartmaların...

Tehdit oluşturan 360 tonluk kaya sabitlendi. Sümela Manastırı ziyarete açılıyor.

29 Nisan 2022

29 Nisan 2022

Sümela Manastırı, giriş kapısının üzerinde tehlike arz eden 360 tonluk kayanın sabitlenmesi ile yarın 1 Mayıs 2022 tarihinde yeniden ziyarete...

Slovakya’nın Vráble kenti Neolitik yerleşim alanında 36 başsız insana ait kalıntılar bulundu

26 Eylül 2022

26 Eylül 2022

Arkeologlar, Batı Slovakya’nın Vráble kentinde M. Ö. 5250-4950 tarihli bir yerleşim yerinde yaklaşık 36 başsız insan cesedinin kalıntılarını içeren bir...

Eski zamanlarda aşk ve nefret: Büyülü metinleri keşfetmek

9 Şubat 2024

9 Şubat 2024

Aşk ve nefret, insanlık tarihi boyunca varlığını sürdüren evrensel duygulardır. Eski uygarlıklar, sıklıkla dini ve büyüsel inançlarla iç içe geçen...

Van’da Moğol İlhanlı Hükümdarı Hülagü Han’ın yazlık sarayının kalıntılarına ulaşıldı

7 Temmuz 2022

7 Temmuz 2022

Türk ve Moğolistanlı bilim insanlarından oluşan arkeoloji çalışma ekibi, Van’ın Çaldıran ilçesinde 1260’lı yıllarda Moğol İlhanlı Devleti hükümdarı Hülagü Han’ın...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]