4 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Teotihuacan Güneş Piramidi

Meksika’nın en ünlü piramidi kuşkusuz Teotihucan’daki Güneş Piramididir. Bu piramitler Mısır’da bulunan emsallerine göre biraz gölgede kalmış gibi görünseler de en az onlar kadar gizemlidirler.

Meksika’nın merkezinde, Mexico City’nin yaklaşık 30 mil kuzeydoğusunda bulunan 200 metreden daha yüksek olan Güneş Piramidi, dünyanın bu tür en büyük yapılarından biridir. Yaklaşık 1.800 yıllık bina, muhtemelen yaklaşık 1 milyon metreküp volkanik taş ve diğer malzemeleri içeriyor. İkinci yüzyıldan altıncı yüzyıla kadar dünyanın en büyük şehirlerinden biri olan Teotihuacan’ın büyük anıtıydı.

Teotihuacán’ı inşa eden insanlar hakkında çok az şey biliniyor, bilinenlerin çoğu da varsayımsal teorilerden ibaret.

Teotihuacán’lar, Mezoamerika’daki en baskın topluluklardan biriydi: bugünkü Mexico City’nin kuzeydoğusunda yer alan aynı isme sahip başkentleri, beşinci ve altıncı yüzyıllarda 100.000 ila 200.000 arasında bir nüfusa sahipti.

Teotihuacán, Güneş ve Ay Piramitlerini MS 1 ve 250 arasında inşa etti.

Ay piramidi. Teotihuacán, Güneş ve Ay Piramitlerini MS 1 ve 250 arasında inşa etti.

Güneş Piramidi, şehrin kuzey-güney ana arteri olan Ölüler Bulvarı’nın doğu tarafındaki merkezi Teotihuacán’a hakimdir. Bölgenin kırmızı kaba volkanik kayası olan yontulmuş tezontle dahil olmak üzere yaklaşık 1.000.000 metreküp (765.000 metreküp) malzemeden inşa edildi. 1905–10 yıllarında aceleyle düzenlenen restorasyon çalışmaları sırasında, mimar Leopoldo Batres keyfi olarak beşinci bir teras ekledi ve orijinal cephe taşlarının çoğu kaldırıldı. Piramidin batı tarafında, yapının tepesine çıkan 248 düzensiz merdiven basamağı vardır.

Güneş Piramidi’nin tabanı, her tarafta 730 fit büyüklüğündedir ve beş basamaklı teras, yaklaşık 200 fit yüksekliğe ulaşmaktadır. Devasa boyutu, Giza’daki Büyük Khufu Piramidi’ne rakiptir. Şu anki piramidin içinde, hemen hemen aynı büyüklükte başka, daha eski bir piramit yapısı vardır.

Teotihuacan

Arkeologlar, piramidin tepesinde bir zamanlar bir tapınak olduğuna inanıyorlar. 1970’lerin başlarında piramidin altındaki keşif, bir mağara sistemi ve tünel odaları ortaya çıkardı ve daha sonra şehrin her yerinde başka tüneller bulundu. Sonraki yıllarda başka keşifler yapıldı. 2011’de piramidin merkezinin altında çalışan arkeologlar, kil kap parçaları, obsidyen parçaları içeren bir oda bulduklarını bildirdi. Hayvan kemikleri, üç yeşil taşlı insan figürü ve yeşil taşlı bir maske. Ayrıca, daha eski üçüncü bir yapı gibi görünen duvarlar ortaya çıkarıldı. 2013 yılında işçilerin, piramidin zirvesini oluşturan platformun altında kapalı bir çukur keşfettikleri açıklandı. Çukurun içinde iki sütun vardı ve çeşitli Mezoamerikan uygarlıklarının panteonlarında bulunan bir tanrı olan Huehueteatl’un figürü olarak tanımlanan şey vardı.

MS 550 ve 600 yılları arasında yaklaşık olarak tüm şehir düşüş belirtileri göstermeye başladığında piramit, ritüel bir “sonlandırma” ile yakıldı. Bölgedeki inanışa göre binalar antropomorfize edilmiş hatta canlı varlıklar olarak görülüyordu.

Piramidi yakanlar buranın halkımıydı yoksa işgalci bir toplum fethettiği bölgedeki insanların manevi değerlerini mi ateşe vermişti bilinmiyor. Çevredeki anıtların ve tapınaklarının bir çoğunun yakılması bu soruların cevabı bilinemediği için yanıtsız kalmıştır.

Antropomorfize: İnsani özelliklerin başka varlıklara atfedilmesidir. Hayvanlara, cansız nesnelere vb.

Banner
Benzer Yazılar

“Gladyatörler Kenti” olarak bilinen Stratonikeia Antik Kenti’nin ana caddesinin kazı çalışmaları başladı

7 Nisan 2023

7 Nisan 2023

Muğla’nın Yatağan ilçesinde “Gladyatörler kenti” olarak bilinen Stratonikeia Antik Kenti’nin ana caddesinin kazı çalışmaları başladı. Stratonikeia Antik Kenti kazı başkanlığını...

Yeni bir çalışma, Homo sapiens ile Neandertal insanının binlerce yıldır aynı bölgede bir arada yaşadığına dair kanıtlar sunuyor

11 Şubat 2024

11 Şubat 2024

Almanya’nın Ranis kentindeki bir arkeolojik alandan çıkarılan kemik parçalarının genetik analizi, modern insanların – Homo sapiens – yaklaşık 45.000 yıl...

Hattuşa’da heyecanlandıran keşif; 3 Bin 500 yıllık hiyeroglif işaretler bulundu

11 Eylül 2022

11 Eylül 2022

Anadolu’da ilk merkezi devleti kuran Hititler’in başkenti Hattuşa, her kazı sezonunda olduğu gibi bu yılda şaşırtan keşfe sahne oldu. Günümüz...

Cami Avlusunda Roma Dönemi Mozaiği Bulundu

20 Mayıs 2021

20 Mayıs 2021

Osmanlı dönemine ait Tekeli Mehmet Paşa Camii avlusunda Roma dönemine ait geometrik motiflerden oluşan mozaik ortaya çıkarıldı. Avluda yapılan kazılarda...

20 bin yıllık kolyede insan DNA’sı tespit edildi

3 Mayıs 2023

3 Mayıs 2023

Paleolitik Çağ insanı hakkında bilgiler sunan Denisova Mağarası’nda keşfedilen 20 bin yıllık bir kolyede insan DNA’sı bulundu. Paleolitik Çağ mezar...

İskoçya’da altından yapılmış nadir pommel keşfedildi

24 Ekim 2022

24 Ekim 2022

İskoçya’nın Stirling kentinde bir metal dedektörcüsü tarafından altından yapılmış nadir pommel keşfedildi. Kılıç, hançer, bıçak kabzasının olduğu kısma pommel deniyor....

Aizanoi Antik Kenti’nde yapılan kazılarda Dionysos ve Afrodit’in heykel başları ortaya çıkarıldı

11 Aralık 2023

11 Aralık 2023

Şarap tanrısı Dionysos ve aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit’in heykel başları Kütahya’nın Çavdarhisar ilçesinde yer alan ve Anadolu’nun en iyi...

Meksikalı Arkeologlar Kafatası Kulesinin Yeni Bölümlerini Ortaya Çıkardı

12 Aralık 2020

12 Aralık 2020

Meksikalı yetkililer yaptıkları açıklamada, arkeologların Mexico City merkezinin altında 1400’lerden kalma ünlü bir Aztek insan kafatası kulesinin yeni bölümlerini ortaya...

Halikarnassos Surları Bodrum Turizmine Kazandırılıyor

22 Ocak 2021

22 Ocak 2021

Muğla’nın Bodrum ilçesinde tarihi “Halikarnassos Surları’nın” kurtarma çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Bodrum Sualtı ve Arkeoloji Müzesi denetimdeki Halikarnassos Batı...

Çalınan Freskler Pompeii Arkeoloji Parkına İade Edildi

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

İtalyan polisinin geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamaya göre, yıllar önce antik Roma villalarının kalıntılarından sökülen altı fresk, Pompeii arkeoloji parkına iade...

Gümüşler Manastırı: Anadolu’nun Petrası ve “Gülümseyen Meryem Ana”

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Kapadokya’nın en iyi korunmuş manastırlarından biri olan Gümüşler Manastırı, sıkça “Anadolu’nun Petrası” olarak anılıyor ve tarihi yapısı ile göz alıcı...

Mezopotamya’da keşfedilen silindirik mühürler yazının kökenine dair ipuçları sağlıyor

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Bologna Üniversitesi’nden araştırmacılar, proto-çivi yazısı ile Uruk’ta MÖ 3000 civarından kalma antik silindir mühürlere oyulmuş eski taş resimler arasında bir...

Fatsa’nın Gaga Gölün de Kilise Kalıntıları Bulundu

20 Ekim 2020

20 Ekim 2020

Ordu’nun Fatsa ilçesine bağlı Gaga Gölü’nün derinliklerinde batık bir kilisenin kalıntılarına rastlandı. Yüzeyin 15 metre altında (50 fit) altında kalan...

Balawat (Imgur Enlil) Kapı Kabartmaları

2 Mart 2021

2 Mart 2021

Balawat, Dicle ve Zap Irmağının keşiştiği yani Assur üçgeni adı verilen bölgede yer almaktadır. Birinci başkent Kalhu güneyde, Durşarrukin en...

Pandemi Süreci Antik Kent Petra’da ki Eşekleri Aç Bıraktı

15 Kasım 2020

15 Kasım 2020

Covid 19 bütün ülke ekonomilerini zor durumda bırakmaya devam ederken salgından en çok etkilenen sektör kuşkusuz turizm oldu. Ürdün’ün Meşhur...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]