9 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Taş Tepeler’in 10.000 yıllık Neolitik Akropolü “Harbetsuvan Tepe”

Harbetsuvan Tepesi, antik Yunan şehirlerinin yakınındaki tepelere kurulmuş akropollere benzemektedir.

Harbetsuvan, deniz seviyesinden yaklaşık 714 m yükseklikte, Tek Tek Dağları olarak adlandırılan dağlık bir bölgede kurulmuştur.

Şanlıurfa’da 1997 yılından bu yana yürütülen araştırmalar, bölgede “T” şeklindeki sütunlarla simgelenen birçok kült merkezinin keşfedilmesine yol açtı.

Keşfedilen bu kült merkezlerini Taş Tepeler olarak tanıyoruz. Bu kült merkezlerinin en ünlüleri ise, Göbeklitepe ve Karahantepe’dir.

Karahan Tepe, Ayanlar Höyük ve Tepehan Höyük’ün Göbeklitepe’nin III. Katı ile Harbetsuvan Tepesi, Sefer Tepe, Kurt Tepesi, Sayburç ve Taşlı Tepe gibi diğer küçük kült merkezleri de genellikle 5-15 dönümlük bir alana sahip ve Göbeklitepe’nin II. katı ile çağdaştır.

Taş Tepeler’in küçük kült merkezi Harbetsuvan Tepe

Karahantepe’ye yaklaşık 7 km uzaklıkta bulunan Harbetsuvan Tepe (Harbetsuvan Tepesi) yüksek bir tepe üzerine kurulmuş olup, neredeyse tüm Harran ovasını görebilecek bir panoramaya sahiptir. İlk kez 2014 yılında gerçekleştirilen yüzey araştırmaları sırasında keşfedilen Harbetsuvan Tepe, Şanlıurfa ili Eyyübiye ilçesi sınırları içerisinde yer alıyor.

Taş Tepeler bölgesinin küçük kült merkezlerinden biri olan Harbetsuvan Tepesi’nde 2017 yılında gerçekleştirilen kurtarma kazı çalışmaları sırasında ortaya çıkarılan mimarinin Göbeklitepe II tabakası mimarisine benzediği anlaşıldı.

Harbetsuvan Tepe Kuzey yönünde genel görünümü
Harbetsuvan Tepe Kuzey yönünde genel görünümü

Harbetsuvan Tepesi’nin korunmuş kısmı yaklaşık 6.000 metrekarelik bir alanı kaplamaktadır. Yerleşim, kayalık bir tepenin en tepesinde yoğunlaşmıştır.

Harbetsuvan Tepe’de geçekleştirilen ilk kazı çalışmalarında yamaç yerleşimleri, tuzak alanları ve kaya sığınakları tespit edilmiş, yamaç yerleşimlerinin yaklaşık 3-5 dekar büyüklüğünde olup güneye, batıya veya güneybatıya baktığı görülmüştür.

Bahattin Çelik ve Celal Uludağ’ın ortak kaleme aldıkları makalede, yamaç yerleşimlerinde bölgedeki ceylanların avlanması için inşa edilen tuzak alanları görülmüş, sonuç olarak Harbetsuvan Tepesi tuzak alanları, yamaç yerleşimleri ve kaya sığınakları ile bağları olan bir merkez gibi düşünülmekte dolayısıyla “yanında bulunan Karahantepe ile karşılaştırıldığında Harbetsuvan Tepesi’nin ovaya hakim bir yerde kurulmuş olması da bu merkezin Karahantepe için kurulduğu izlenimini vermektedir” denilmiştir.

Harbetsuvan Tepe üzerindeki steller
Harbetsuvan Tepe üzerindeki steller

Harbetsuvan yüzey araştırmasında ayrıca ana kayaya oyulmuş havuzlar, çakmaktaşı ve obsidiyenden yapılmış aletler ele geçmiştir. Elde edilen bulgular, bölgenin Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem’in (PPNB) B evresinde küçük bir kült merkezi olarak kurulmuş olabileceğini dile getiren yazarlar, ayrıca Nevali Çori, Sefer Tepe, Hamzan Tepe ve Göbekli Tepe’den tanılan “T” biçimli birçok sütunun da tepenin yüzeyinde bulunduğu bilgisine yer veriyorlar.

Kurtarma kazılarından önce kaçak kazıcılar tarafından kazılmış bir alanda “T” biçimli sütunun üzerinde parmak kabartmalarına rastlanılmıştır.

Harbetsuvan’ın 10 km güneyinde Recmelsuvan olarak adlandırılan bölgede yüzeyde bol miktarda çakmaktaşı tortusu bulunmuştur. Metrekareye düşen çakmaktaşı sayısı yaklaşık 30 olarak tespit edilmiştir.

Açmanın güney kesiminde bir duvarda bir heykel parçası bulunmuştur. Heykel 70 cm yüksekliğinde, oturmuş, falluslu bir erkek heykelidir ve benzerleri Karahan Tepe ve Göbekli Tepe'den bilinmektedir.
Açmanın güney kesiminde bir duvarda bir heykel parçası bulunmuştur. Heykel 70 cm yüksekliğinde, oturmuş, falluslu bir erkek heykelidir ve benzerleri Karahan Tepe ve Göbekli Tepe’den bilinmektedir.

Harbetsuvan Tepe mimarisi hakkında makalede şu bilgiler yer alıyor. “Harbetsuvan Tepe mimarisi, Göbeklitepe II tabaka mimarisine benzemektedir. Ancak Göbeklitepe II seviyesinde görülmeyen mekanın girişine Harbetsuvan Tepesi’nde rastlanmıştır. Harbetsuvan’daki heykeltıraşlık eserler incelendiğinde Karahantepe ve Göbeklitepe’de bulunan eserlerle benzer özellikler taşıdığı görülmektedir.

K4 açmasında çok sayıda bağımsız duran taş parçası bulunmuştur. Bu dikilitaşlar genellikle çoğu stelin baş kısımlarıdır. Açmanın güney kesiminde bir duvarda bir heykel parçası bulunmuştur. Heykel 70 cm yüksekliğinde, oturmuş falluslu bir erkek heykelidir ve benzerleri Karahantepe ve Göbeklitepe’den bilinmektedir. K4 açmasında, yerinde yarı yarıya duvara gömülü bir dikilitaş bulunmuştur. Bu dikilitaş bir duvara yerleştirilmiştir. Göbeklitepe II tabakasında oldukça yaygın olan bu mimari özellik Nevali Çori kült binasında da görülmektedir.

Aynı açmanın hemen doğusunda sağlam bir taş bank bulunmuştur. Bu taş bank 1.65m uzunluğunda, 1.16m genişliğinde ve yaklaşık 20 cm kalınlığındadır. Benzerleri Göbekli Tepe ve Nevali Çori’de de bulundu. Ancak bugüne kadar sağlam bulunan tek taş bank K4 açmasında bulunan bu taş banktır.

Harbetsuvan’daki heykeltıraşlık eserler incelendiğinde Karahantepe ve Göbeklitepe’de bulunan eserlerle benzer özellikler taşıdığı görülmektedir. Sonuç olarak Harbetsuvan kazısının daha ilk kazı sezonunda umut vaat eden buluntular göstermesi ve bölgedeki Çanak Çömlek Neolitik Dönem B evresini aydınlatması açısından bilim dünyasına yeni bilgiler getireceği düşünülmektedir.”

Kaynak: Çelik, Bahattin , Uludağ, Celal, “ Yeni Bir Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem Kazısı: Harbetsuvan Tepesi “

Çelik, Bahattin, “T Şeklinde Sütunların Bulunduğu Şanlıurfa Bölgesindeki Yerleşimler Arasındaki Farklılıklar ve Benzerlikler” TÜBA-AR S..17, (2015a), s.9-24.

Banner
Benzer Yazılar

Apollon Smintheus Tapınağı’nda 2.000 yıllık mezar ve 10’dan fazla iskelet bulundu

27 Aralık 2023

27 Aralık 2023

Çanakkale’deki Apollon Smintheus Tapınağı’nda 2 bin yıllık bir mezar ortaya çıkarıldı. Mezarın içinde 10’dan fazla iskelet bulundu. Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine...

Blaundos antik kentindeki Roma su kemerlerinin restorasyonu devam ediyor

18 Aralık 2024

18 Aralık 2024

Blaundos Antik Kenti’nde devam eden kazılarda ortaya çıkarılan Roma su kemerlerinin restorasyon çalışmaları sürüyor. Blaundos, Uşak ilinin Ulubey ilçesinde yer...

Küllüoba Höyüğü’nde Kuraklığa 4.200 Yıl Önce Nasıl Çare Bulundu

4 Eylül 2021

4 Eylül 2021

Kuraklık, günümüzün en büyük çevre sorunu… İnsanlığın daha iyi yaşam koşullarına sahip olmak için arsızca dünya varlığına verdiği zararlar, doğanın...

6.500 yıllık İnönü Mağarası Anadolu Tarihine Işık Tutuyor

21 Ağustos 2021

21 Ağustos 2021

Kuzey Anadolu’da bilinen en eski Protohistorik insan yerleşim izleri görülen 6.500 yıllık İnönü Mağarası, Erken Tunç Çağı dönemi kültürü hakkında...

Türkiye’nin İlk Kadın Arkeoloğu “Jale İnan”

8 Mart 2021

8 Mart 2021

Türkiye’nin ilk kadın arkeoloğu olan Jale İnan, Türk arkeoloji dünyası adına çok güzel işlere imza atmış, alanında ilk kadın uzman olarak ismini...

Erzurum’da Taşbaba Heykeli Bulundu

3 Haziran 2021

3 Haziran 2021

Orta Asya’da Okunyev kültüründen itibaren başlayan ve Andronova kültür çağı boyunca tüm Avrasya kıtasına yayılan taşbaba heykeli Erzurum’da bulundu. Türk...

Tatarlı Höyük’te, Orta Tunç Çağı’na ait, tabanı sıvalı bir yapı ortaya çıkarıldı

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

Arkeologlar, Adana’nın Ceyhan ilçesindeki Tatarlı Höyük’te Orta Çağ’dan kalma sıvalı zemine sahip bir yapı ortaya çıkardı. Tatarlı Höyük, Neolitik dönemden...

Hititlerde Su Kültü ve Eflatunpınar Hitit Su Anıtı

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

Anadolu’da tunç çağı dönemine damgasını vuran Hititler, su kaynaklarına verdikleri önem ile de dikkat çeken bir toplumdur. Bir tarım toplumu...

Tunceli’de Urartulara ait olduğu düşünülen iki açık hava tapınağı keşfedildi

28 Mart 2024

28 Mart 2024

Arkeologlar, biri Tunceli’nin en doğusunda, diğeri ise en batısında olmak üzere iki kale içinde açık hava tapınağı keşfettiler. Açık hava...

İstanbul Kara Surları Restore Ediliyor

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

İstanbul Kara Surları (Konstantinopolis Surları) Doğu Roma Dönemi’nde hendek, dış sur, iç sur olmak üzere 3 bölümde inşa edilmiş UNESCO...

Göbeklitepe Gücün Sembolü müydü? Yeni Araştırma Taş Tepeler’de “Ekstaz” Olasılığını Gündeme Taşıdı

9 Şubat 2026

9 Şubat 2026

On yıllardır Güneydoğu Anadolu’daki anıtsal Neolitik merkezler benzer bir çerçevede yorumlandı: devasa T biçimli dikilitaşlar, dramatik hayvan kabartmaları ve sık...

Miletos’un “Kutsal Mağarası” Ziyarete Açıldı

2 Ekim 2021

2 Ekim 2021

Antik Çağ’da felsefe, sanat ve bilimin ilerlemesinde önemli bir yere sahip olan Miletos Antik Kenti’nde sağlık tanrısı Asklepios kültüne ait...

Atatürk’ün Arkeolojiye Verdiği Önem

28 Ekim 2020

28 Ekim 2020

Tabiatın esrar dolu sinesine her gün daha çok girmekte olan insan zekası, realiteye kavuşmak için çalışanları tatmin edecek ve insanlık...

Hadrianopolis kazılarında keşfedilen testi içinde 1400 yıllık sikkeler çıktı

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Karadeniz’in Zeugması olarak da bilinen Hadrianopolis Antik Kenti’nde devam eden kazılarda keşfedilen testi içinde 1400 yıllık on adet sikke bulundu....

Eskişehir’in tarihsel özetini sunan Şarhöyük-Dorylaion kazıları yeniden başlıyor

29 Temmuz 2022

29 Temmuz 2022

Eskişehir’de ilk yerleşim izlerinin görüldüğü Şarhöyük-Dorylaion kazıları Anadolu Üniversitesi öncülüğünde yeniden başlıyor. M. Ö. 4. Bin yılının ikinci yarısına ait...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]