17 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Taş Tepeler’in 10.000 yıllık Neolitik Akropolü “Harbetsuvan Tepe”

Harbetsuvan Tepesi, antik Yunan şehirlerinin yakınındaki tepelere kurulmuş akropollere benzemektedir.

Harbetsuvan, deniz seviyesinden yaklaşık 714 m yükseklikte, Tek Tek Dağları olarak adlandırılan dağlık bir bölgede kurulmuştur.

Şanlıurfa’da 1997 yılından bu yana yürütülen araştırmalar, bölgede “T” şeklindeki sütunlarla simgelenen birçok kült merkezinin keşfedilmesine yol açtı.

Keşfedilen bu kült merkezlerini Taş Tepeler olarak tanıyoruz. Bu kült merkezlerinin en ünlüleri ise, Göbeklitepe ve Karahantepe’dir.

Karahan Tepe, Ayanlar Höyük ve Tepehan Höyük’ün Göbeklitepe’nin III. Katı ile Harbetsuvan Tepesi, Sefer Tepe, Kurt Tepesi, Sayburç ve Taşlı Tepe gibi diğer küçük kült merkezleri de genellikle 5-15 dönümlük bir alana sahip ve Göbeklitepe’nin II. katı ile çağdaştır.

Taş Tepeler’in küçük kült merkezi Harbetsuvan Tepe

Karahantepe’ye yaklaşık 7 km uzaklıkta bulunan Harbetsuvan Tepe (Harbetsuvan Tepesi) yüksek bir tepe üzerine kurulmuş olup, neredeyse tüm Harran ovasını görebilecek bir panoramaya sahiptir. İlk kez 2014 yılında gerçekleştirilen yüzey araştırmaları sırasında keşfedilen Harbetsuvan Tepe, Şanlıurfa ili Eyyübiye ilçesi sınırları içerisinde yer alıyor.

Taş Tepeler bölgesinin küçük kült merkezlerinden biri olan Harbetsuvan Tepesi’nde 2017 yılında gerçekleştirilen kurtarma kazı çalışmaları sırasında ortaya çıkarılan mimarinin Göbeklitepe II tabakası mimarisine benzediği anlaşıldı.

Harbetsuvan Tepe Kuzey yönünde genel görünümü
Harbetsuvan Tepe Kuzey yönünde genel görünümü

Harbetsuvan Tepesi’nin korunmuş kısmı yaklaşık 6.000 metrekarelik bir alanı kaplamaktadır. Yerleşim, kayalık bir tepenin en tepesinde yoğunlaşmıştır.

Harbetsuvan Tepe’de geçekleştirilen ilk kazı çalışmalarında yamaç yerleşimleri, tuzak alanları ve kaya sığınakları tespit edilmiş, yamaç yerleşimlerinin yaklaşık 3-5 dekar büyüklüğünde olup güneye, batıya veya güneybatıya baktığı görülmüştür.

Bahattin Çelik ve Celal Uludağ’ın ortak kaleme aldıkları makalede, yamaç yerleşimlerinde bölgedeki ceylanların avlanması için inşa edilen tuzak alanları görülmüş, sonuç olarak Harbetsuvan Tepesi tuzak alanları, yamaç yerleşimleri ve kaya sığınakları ile bağları olan bir merkez gibi düşünülmekte dolayısıyla “yanında bulunan Karahantepe ile karşılaştırıldığında Harbetsuvan Tepesi’nin ovaya hakim bir yerde kurulmuş olması da bu merkezin Karahantepe için kurulduğu izlenimini vermektedir” denilmiştir.

Harbetsuvan Tepe üzerindeki steller
Harbetsuvan Tepe üzerindeki steller

Harbetsuvan yüzey araştırmasında ayrıca ana kayaya oyulmuş havuzlar, çakmaktaşı ve obsidiyenden yapılmış aletler ele geçmiştir. Elde edilen bulgular, bölgenin Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem’in (PPNB) B evresinde küçük bir kült merkezi olarak kurulmuş olabileceğini dile getiren yazarlar, ayrıca Nevali Çori, Sefer Tepe, Hamzan Tepe ve Göbekli Tepe’den tanılan “T” biçimli birçok sütunun da tepenin yüzeyinde bulunduğu bilgisine yer veriyorlar.

Kurtarma kazılarından önce kaçak kazıcılar tarafından kazılmış bir alanda “T” biçimli sütunun üzerinde parmak kabartmalarına rastlanılmıştır.

Harbetsuvan’ın 10 km güneyinde Recmelsuvan olarak adlandırılan bölgede yüzeyde bol miktarda çakmaktaşı tortusu bulunmuştur. Metrekareye düşen çakmaktaşı sayısı yaklaşık 30 olarak tespit edilmiştir.

Açmanın güney kesiminde bir duvarda bir heykel parçası bulunmuştur. Heykel 70 cm yüksekliğinde, oturmuş, falluslu bir erkek heykelidir ve benzerleri Karahan Tepe ve Göbekli Tepe'den bilinmektedir.
Açmanın güney kesiminde bir duvarda bir heykel parçası bulunmuştur. Heykel 70 cm yüksekliğinde, oturmuş, falluslu bir erkek heykelidir ve benzerleri Karahan Tepe ve Göbekli Tepe’den bilinmektedir.

Harbetsuvan Tepe mimarisi hakkında makalede şu bilgiler yer alıyor. “Harbetsuvan Tepe mimarisi, Göbeklitepe II tabaka mimarisine benzemektedir. Ancak Göbeklitepe II seviyesinde görülmeyen mekanın girişine Harbetsuvan Tepesi’nde rastlanmıştır. Harbetsuvan’daki heykeltıraşlık eserler incelendiğinde Karahantepe ve Göbeklitepe’de bulunan eserlerle benzer özellikler taşıdığı görülmektedir.

K4 açmasında çok sayıda bağımsız duran taş parçası bulunmuştur. Bu dikilitaşlar genellikle çoğu stelin baş kısımlarıdır. Açmanın güney kesiminde bir duvarda bir heykel parçası bulunmuştur. Heykel 70 cm yüksekliğinde, oturmuş falluslu bir erkek heykelidir ve benzerleri Karahantepe ve Göbeklitepe’den bilinmektedir. K4 açmasında, yerinde yarı yarıya duvara gömülü bir dikilitaş bulunmuştur. Bu dikilitaş bir duvara yerleştirilmiştir. Göbeklitepe II tabakasında oldukça yaygın olan bu mimari özellik Nevali Çori kült binasında da görülmektedir.

Aynı açmanın hemen doğusunda sağlam bir taş bank bulunmuştur. Bu taş bank 1.65m uzunluğunda, 1.16m genişliğinde ve yaklaşık 20 cm kalınlığındadır. Benzerleri Göbekli Tepe ve Nevali Çori’de de bulundu. Ancak bugüne kadar sağlam bulunan tek taş bank K4 açmasında bulunan bu taş banktır.

Harbetsuvan’daki heykeltıraşlık eserler incelendiğinde Karahantepe ve Göbeklitepe’de bulunan eserlerle benzer özellikler taşıdığı görülmektedir. Sonuç olarak Harbetsuvan kazısının daha ilk kazı sezonunda umut vaat eden buluntular göstermesi ve bölgedeki Çanak Çömlek Neolitik Dönem B evresini aydınlatması açısından bilim dünyasına yeni bilgiler getireceği düşünülmektedir.”

Kaynak: Çelik, Bahattin , Uludağ, Celal, “ Yeni Bir Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem Kazısı: Harbetsuvan Tepesi “

Çelik, Bahattin, “T Şeklinde Sütunların Bulunduğu Şanlıurfa Bölgesindeki Yerleşimler Arasındaki Farklılıklar ve Benzerlikler” TÜBA-AR S..17, (2015a), s.9-24.

Banner
Benzer Yazılar

Panaztepe kazılarında Erken Tunç Çağı mimari yapılara ulaşıldı

7 Kasım 2021

7 Kasım 2021

İzmir’in Menemen ilçesinde yer alan 5000 yıllık Panaztepe yerleşiminde Erken Tunç Çağı mimari yapılarına ulaşıldı. M. Ö. 3000 yıllarına kadar...

Blaundos kazılarında 4 bin yıllık silindir mühür bulundu

28 Eylül 2022

28 Eylül 2022

Anadolu’da ticari hayatın gelişmesi ve çeşitlenmesinde önemli rol oynayan Asurlu tüccarların kullandıkları düşünülen mühürlerden bir örneğine Blaundos kazılarında karşılaşıldı. Asurlu...

Anitta’nın Lanetlediği Hattuşa’nın Başkent Olması

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Hattuşa (Hattusas), Kussara Kralı Anitta tarafından lanetlenen topraklar… Üzerine üzerlik tohumu ektirerek iskana tekrar açana lanetler yazdıran Anitta’dan sonra M.Ö....

Karadeniz’in ilk bilimsel sualtı kazısında 2400 yıllık eserler bulundu

29 Mart 2024

29 Mart 2024

Karadeniz’in ilk bilimsel sualtı kazısı Kerpe Koyu’nda gerçekleştirildi. MÖ 4. yüzyıldan MS 12. yüzyıla kadar uzanan onlarca tarihi eser gün...

Porsuk Höyük kazılarında yeni surlar ortaya çıkarıldı

10 Ağustos 2021

10 Ağustos 2021

Yerleşim kalıntı izlerinin Neolitik çağla görüldüğü ve önemli bir Hitit yerleşim yeri olan Porsuk Höyük kazılarında demir çağına ait surlar...

Urartulu Kadına Ait 2.800 Yıllık Ayak İzi İlk Kez Van Müzesi’nde Sergileniyor

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Van’daki Van Kalesi Höyüğü’nde 2018 yılında yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan ve 2.800 yıl öncesine tarihlenen bir Urartu kadınına ait ayak...

Diyarbakır Zerzevan Kalesi’nde ABD ulusal sembolünü taşıyan bir rozet bulundu

4 Ekim 2021

4 Ekim 2021

Daha önce Roma İmparatorluğu döneminde askeri bir yerleşim yeri olarak kullanılan Diyarbakır Zerzevan Kalesi’nde kazılara devam ediliyor. Kazılarda, ABD’nin Büyük...

Dünyanın İlk Kilisesi Aya Elena (Aya Elenia) Olabilir mi?

24 Şubat 2021

24 Şubat 2021

Dünyanın ilk kilisesi Antakya’da Aziz Petrus Kilisesi olarak bilinir. Ancak Anadolu tarihçisi, yazar ve Türkolog Ali Canip Olgunlu’ya göre; Dünya’nın...

Smyrna Antik Tiyatrosu’nda 2000 yıllık vomitoryum bulundu

28 Ocak 2022

28 Ocak 2022

Smyrna Antik Tiyatrosu’nda 2021 yılı kazı çalışmalarında “sanatçı tuvaleti” olarak nitelendirilen latrina bulunmuştu. Arkeologlar şimdi de 2000 yıllık antik geçit,...

Karahantepe’de Kazı ve Koruma Projeleri Hızla İlerliyor

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Karahantepe, Şanlıurfa’nın önemli Neolitik yerleşimlerinden biri olarak devam eden kazılarla adını duyurmaya devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu eşsiz...

Karkamış Mühür Evi Buluntuları Geç Hitit Dönemine Işık Tutacak

29 Ekim 2021

29 Ekim 2021

Anadolu Geç Hitit krallıklarından Karkamış Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan mühür evi Geç Hitit dönemine ait yeni bilgilere ulaşılmasını sağlayacak. Geçtiğimiz...

Hititlerin amansız düşmanları Kaşkalar’a ait ilk arkeolojik kanıtlar keşfedildi

16 Ocak 2025

16 Ocak 2025

Anadolu’da ilk merkezi devleti kuran Hint-Avrupalı Hititlerin amansız düşmanları Kaşkalar tarih sahnesinde gizemli bir topluluk olarak kaldı. Karadeniz bölgesinde yaşayan...

Anadolu’da bir ilk “İmparatorun koruyucusu” unvanını taşıyan lahit bulundu

29 Nisan 2022

29 Nisan 2022

Kocaeli’de Anadolu’da ilk defa “İmparatorun koruyucusu” unvanını taşıyan lahit bulundu. 2017-2019 yılları arasında bir binanın temel inşaatı sırasında arkeolojik maddi...

Erek Dağı eteklerinde Urartulara ait onlarca çivi yazılı pithos bulundu

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Van’ın İpekyolu ilçesinde Erek Dağı eteklerindeki kale kalıntısında yapılan arkeolojik kazılarda, Urartular döneminde yağ, tahıl ve içeceklerin muhafaza edildiği çivi...

Perre Antik Kenti’nde 1500 Yıllık Roma Dönemi Yaşam Alanı Gün Yüzüne Çıkarıldı

17 Kasım 2025

17 Kasım 2025

Adıyaman’daki Perre Antik Kenti’nde yürütülen 2025 kazı sezonu, bölgenin Roma dönemine ait yerleşim düzeni hakkında önemli bir bulgu daha sağladı....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]