25 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Taş Tepeler’in 10.000 yıllık Neolitik Akropolü “Harbetsuvan Tepe”

Harbetsuvan Tepesi, antik Yunan şehirlerinin yakınındaki tepelere kurulmuş akropollere benzemektedir.

Harbetsuvan, deniz seviyesinden yaklaşık 714 m yükseklikte, Tek Tek Dağları olarak adlandırılan dağlık bir bölgede kurulmuştur.

Şanlıurfa’da 1997 yılından bu yana yürütülen araştırmalar, bölgede “T” şeklindeki sütunlarla simgelenen birçok kült merkezinin keşfedilmesine yol açtı.

Keşfedilen bu kült merkezlerini Taş Tepeler olarak tanıyoruz. Bu kült merkezlerinin en ünlüleri ise, Göbeklitepe ve Karahantepe’dir.

Karahan Tepe, Ayanlar Höyük ve Tepehan Höyük’ün Göbeklitepe’nin III. Katı ile Harbetsuvan Tepesi, Sefer Tepe, Kurt Tepesi, Sayburç ve Taşlı Tepe gibi diğer küçük kült merkezleri de genellikle 5-15 dönümlük bir alana sahip ve Göbeklitepe’nin II. katı ile çağdaştır.

Taş Tepeler’in küçük kült merkezi Harbetsuvan Tepe

Karahantepe’ye yaklaşık 7 km uzaklıkta bulunan Harbetsuvan Tepe (Harbetsuvan Tepesi) yüksek bir tepe üzerine kurulmuş olup, neredeyse tüm Harran ovasını görebilecek bir panoramaya sahiptir. İlk kez 2014 yılında gerçekleştirilen yüzey araştırmaları sırasında keşfedilen Harbetsuvan Tepe, Şanlıurfa ili Eyyübiye ilçesi sınırları içerisinde yer alıyor.

Taş Tepeler bölgesinin küçük kült merkezlerinden biri olan Harbetsuvan Tepesi’nde 2017 yılında gerçekleştirilen kurtarma kazı çalışmaları sırasında ortaya çıkarılan mimarinin Göbeklitepe II tabakası mimarisine benzediği anlaşıldı.

Harbetsuvan Tepe Kuzey yönünde genel görünümü
Harbetsuvan Tepe Kuzey yönünde genel görünümü

Harbetsuvan Tepesi’nin korunmuş kısmı yaklaşık 6.000 metrekarelik bir alanı kaplamaktadır. Yerleşim, kayalık bir tepenin en tepesinde yoğunlaşmıştır.

Harbetsuvan Tepe’de geçekleştirilen ilk kazı çalışmalarında yamaç yerleşimleri, tuzak alanları ve kaya sığınakları tespit edilmiş, yamaç yerleşimlerinin yaklaşık 3-5 dekar büyüklüğünde olup güneye, batıya veya güneybatıya baktığı görülmüştür.

Bahattin Çelik ve Celal Uludağ’ın ortak kaleme aldıkları makalede, yamaç yerleşimlerinde bölgedeki ceylanların avlanması için inşa edilen tuzak alanları görülmüş, sonuç olarak Harbetsuvan Tepesi tuzak alanları, yamaç yerleşimleri ve kaya sığınakları ile bağları olan bir merkez gibi düşünülmekte dolayısıyla “yanında bulunan Karahantepe ile karşılaştırıldığında Harbetsuvan Tepesi’nin ovaya hakim bir yerde kurulmuş olması da bu merkezin Karahantepe için kurulduğu izlenimini vermektedir” denilmiştir.

Harbetsuvan Tepe üzerindeki steller
Harbetsuvan Tepe üzerindeki steller

Harbetsuvan yüzey araştırmasında ayrıca ana kayaya oyulmuş havuzlar, çakmaktaşı ve obsidiyenden yapılmış aletler ele geçmiştir. Elde edilen bulgular, bölgenin Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem’in (PPNB) B evresinde küçük bir kült merkezi olarak kurulmuş olabileceğini dile getiren yazarlar, ayrıca Nevali Çori, Sefer Tepe, Hamzan Tepe ve Göbekli Tepe’den tanılan “T” biçimli birçok sütunun da tepenin yüzeyinde bulunduğu bilgisine yer veriyorlar.

Kurtarma kazılarından önce kaçak kazıcılar tarafından kazılmış bir alanda “T” biçimli sütunun üzerinde parmak kabartmalarına rastlanılmıştır.

Harbetsuvan’ın 10 km güneyinde Recmelsuvan olarak adlandırılan bölgede yüzeyde bol miktarda çakmaktaşı tortusu bulunmuştur. Metrekareye düşen çakmaktaşı sayısı yaklaşık 30 olarak tespit edilmiştir.

Açmanın güney kesiminde bir duvarda bir heykel parçası bulunmuştur. Heykel 70 cm yüksekliğinde, oturmuş, falluslu bir erkek heykelidir ve benzerleri Karahan Tepe ve Göbekli Tepe'den bilinmektedir.
Açmanın güney kesiminde bir duvarda bir heykel parçası bulunmuştur. Heykel 70 cm yüksekliğinde, oturmuş, falluslu bir erkek heykelidir ve benzerleri Karahan Tepe ve Göbekli Tepe’den bilinmektedir.

Harbetsuvan Tepe mimarisi hakkında makalede şu bilgiler yer alıyor. “Harbetsuvan Tepe mimarisi, Göbeklitepe II tabaka mimarisine benzemektedir. Ancak Göbeklitepe II seviyesinde görülmeyen mekanın girişine Harbetsuvan Tepesi’nde rastlanmıştır. Harbetsuvan’daki heykeltıraşlık eserler incelendiğinde Karahantepe ve Göbeklitepe’de bulunan eserlerle benzer özellikler taşıdığı görülmektedir.

K4 açmasında çok sayıda bağımsız duran taş parçası bulunmuştur. Bu dikilitaşlar genellikle çoğu stelin baş kısımlarıdır. Açmanın güney kesiminde bir duvarda bir heykel parçası bulunmuştur. Heykel 70 cm yüksekliğinde, oturmuş falluslu bir erkek heykelidir ve benzerleri Karahantepe ve Göbeklitepe’den bilinmektedir. K4 açmasında, yerinde yarı yarıya duvara gömülü bir dikilitaş bulunmuştur. Bu dikilitaş bir duvara yerleştirilmiştir. Göbeklitepe II tabakasında oldukça yaygın olan bu mimari özellik Nevali Çori kült binasında da görülmektedir.

Aynı açmanın hemen doğusunda sağlam bir taş bank bulunmuştur. Bu taş bank 1.65m uzunluğunda, 1.16m genişliğinde ve yaklaşık 20 cm kalınlığındadır. Benzerleri Göbekli Tepe ve Nevali Çori’de de bulundu. Ancak bugüne kadar sağlam bulunan tek taş bank K4 açmasında bulunan bu taş banktır.

Harbetsuvan’daki heykeltıraşlık eserler incelendiğinde Karahantepe ve Göbeklitepe’de bulunan eserlerle benzer özellikler taşıdığı görülmektedir. Sonuç olarak Harbetsuvan kazısının daha ilk kazı sezonunda umut vaat eden buluntular göstermesi ve bölgedeki Çanak Çömlek Neolitik Dönem B evresini aydınlatması açısından bilim dünyasına yeni bilgiler getireceği düşünülmektedir.”

Kaynak: Çelik, Bahattin , Uludağ, Celal, “ Yeni Bir Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem Kazısı: Harbetsuvan Tepesi “

Çelik, Bahattin, “T Şeklinde Sütunların Bulunduğu Şanlıurfa Bölgesindeki Yerleşimler Arasındaki Farklılıklar ve Benzerlikler” TÜBA-AR S..17, (2015a), s.9-24.

Banner
Benzer Yazılar

Yoksulların Tanrılara sundukları 2 bin 300 yıllık mini adak kabı

26 Ağustos 2022

26 Ağustos 2022

Yoksulluk ve varsıllık tarihin her döneminde görülür. Sosyal, ekonomik, kültürel her alanda belirleyici çizgi olmuştur yoksulluk ve varsıllık. Varsıllar, toplumun...

Maltaş Tapınağı Adım Adım Ortaya Çıkıyor

26 Haziran 2021

26 Haziran 2021

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Frig Vadisi destinasyon çalışmaları sırasında bulunan Maltaş Tapınağı adım adım ortaya çıkarılıyor. Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesi Kayıhan...

Diyarbakır’da 2.000 Yıllık Roma Caddesi Bulundu

19 Nisan 2021

19 Nisan 2021

Diyarbakır Amida Höyük kazıları Covid-19 salgının yarattığı olumsuzluklara rağmen tüm hızıyla devam ediyor. Kazılar sırasında Roma dönemine ait 2.000 yıllık...

Karadağ’ın zirvesinde Urartulara ait kale kalıntısına ulaşıldı

2 Temmuz 2022

2 Temmuz 2022

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu başkanlığındaki kazı ekibi Urartulara ait en...

Sular Çekilince Şok Edici Görüntüler Ortaya Çıktı

7 Şubat 2021

7 Şubat 2021

Barajların suları çekilince, sular altında kalan yerleşim yerlerinin kalıntıları bir bir gün yüzüne çıkıyor. Kurak geçen yıllarda barajların suları azalınca...

Hititlerde Su Kültü ve Eflatunpınar Hitit Su Anıtı

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

Anadolu’da tunç çağı dönemine damgasını vuran Hititler, su kaynaklarına verdikleri önem ile de dikkat çeken bir toplumdur. Bir tarım toplumu...

Amasya Oluz Höyük’te yapılan kazılarda 2 bin 600 yıllık kayıp Kubaba Tapınağı ortaya çıkarıldı

6 Ocak 2025

6 Ocak 2025

Anadolu’daki dinsel inanç ve ritüeller açısından önemli bulgular sunan Amasya Oluz Höyük’te, 2 bin 600 yıllık kayıp Kubaba Tapınağı ortaya...

Tavşanlı Höyük’te 3 bin 300 yıllık eşsiz mühür ve Miken benzeri kılıç keşfedildi

18 Temmuz 2022

18 Temmuz 2022

8 bin yıllık geçmişe sahip olan Tavşanlı Höyük’te devam eden kazılarda 3 bin 300 yıllık eşsiz mühür ve Miken dönemi...

Dünya’nın En Eski Haritası “Çatalhöyük’te” Bulundu

18 Ekim 2020

18 Ekim 2020

Holosen dönemin başlamasıyla birlikte bir çok göl kurumuş ve yerleşime olanak tanır hale gelmiştir. Konya Ovası’da Holosen dönemde kuruyan göl...

Hitit, Frig, Roma, Bizans kültür izlerinin görüldüğü Şarhöyük’te kazılar devam ediyor

13 Eylül 2022

13 Eylül 2022

Hitit, Frig, Helenistik, Roma ve Bizans dahil 8 kültürel tabakanın izlerini taşıyan Şarhöyük’te kazılar devam ediyor. Eskişehir kent merkezine çok...

Ana Tanrıça Ma’ya ithaf edilen tapınağın çıkartılması hedefleniyor

26 Temmuz 2022

26 Temmuz 2022

M. Ö. 2 binli yıllarda Anadolu’da tapınım gören Ana Tanrıça Ma’nın Tokat Niksar’da yer alan Komana Antik Kenti’nde bulunan tapınağının...

4000 Yıllık Çivi Yazılı Tablet, Asurlu Bir Tüccarın Miras Planını Gün Yüzüne Çıkarıyor

19 Mayıs 2025

19 Mayıs 2025

Kayseri ili sınırlarında yer alan Kültepe-Kaniš yerleşimi, Anadolu’nun en erken yazılı belgelerinin bulunduğu bir arkeolojik alan olarak öne çıkar. Burada,...

Malazgirt Savaşı’nın yapıldığı yerin tespit çalışmalarında yeni bulgular

12 Ağustos 2021

12 Ağustos 2021

Tarihte, Anadolu kapılarının Türklere açıldığı savaş olarak geçen Malazgirt Savaşı’nın yapıldığı yerin tespiti ile ilgili yüzey çalışmaları devam ediyor. İmparator...

Karahantepe’de Kazı ve Koruma Projeleri Hızla İlerliyor

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Karahantepe, Şanlıurfa’nın önemli Neolitik yerleşimlerinden biri olarak devam eden kazılarla adını duyurmaya devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu eşsiz...

Bilecik’te 8.500 Yıllık Müzik Aleti Ortaya Çıkarıldı

4 Temmuz 2021

4 Temmuz 2021

Bilecik’te bir apartmanın altında 2 yıldır sürdürülen arkeolojik kazı çalışmalarında 8.500 yıllık 3 delikli müzik aleti ortaya çıkarıldı. Çalışmalarda ayrıca,11...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]