30 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Taş Tepeler’in 10.000 yıllık Neolitik Akropolü “Harbetsuvan Tepe”

Harbetsuvan Tepesi, antik Yunan şehirlerinin yakınındaki tepelere kurulmuş akropollere benzemektedir.

Harbetsuvan, deniz seviyesinden yaklaşık 714 m yükseklikte, Tek Tek Dağları olarak adlandırılan dağlık bir bölgede kurulmuştur.

Şanlıurfa’da 1997 yılından bu yana yürütülen araştırmalar, bölgede “T” şeklindeki sütunlarla simgelenen birçok kült merkezinin keşfedilmesine yol açtı.

Keşfedilen bu kült merkezlerini Taş Tepeler olarak tanıyoruz. Bu kült merkezlerinin en ünlüleri ise, Göbeklitepe ve Karahantepe’dir.

Karahan Tepe, Ayanlar Höyük ve Tepehan Höyük’ün Göbeklitepe’nin III. Katı ile Harbetsuvan Tepesi, Sefer Tepe, Kurt Tepesi, Sayburç ve Taşlı Tepe gibi diğer küçük kült merkezleri de genellikle 5-15 dönümlük bir alana sahip ve Göbeklitepe’nin II. katı ile çağdaştır.

Taş Tepeler’in küçük kült merkezi Harbetsuvan Tepe

Karahantepe’ye yaklaşık 7 km uzaklıkta bulunan Harbetsuvan Tepe (Harbetsuvan Tepesi) yüksek bir tepe üzerine kurulmuş olup, neredeyse tüm Harran ovasını görebilecek bir panoramaya sahiptir. İlk kez 2014 yılında gerçekleştirilen yüzey araştırmaları sırasında keşfedilen Harbetsuvan Tepe, Şanlıurfa ili Eyyübiye ilçesi sınırları içerisinde yer alıyor.

Taş Tepeler bölgesinin küçük kült merkezlerinden biri olan Harbetsuvan Tepesi’nde 2017 yılında gerçekleştirilen kurtarma kazı çalışmaları sırasında ortaya çıkarılan mimarinin Göbeklitepe II tabakası mimarisine benzediği anlaşıldı.

Harbetsuvan Tepe Kuzey yönünde genel görünümü
Harbetsuvan Tepe Kuzey yönünde genel görünümü

Harbetsuvan Tepesi’nin korunmuş kısmı yaklaşık 6.000 metrekarelik bir alanı kaplamaktadır. Yerleşim, kayalık bir tepenin en tepesinde yoğunlaşmıştır.

Harbetsuvan Tepe’de geçekleştirilen ilk kazı çalışmalarında yamaç yerleşimleri, tuzak alanları ve kaya sığınakları tespit edilmiş, yamaç yerleşimlerinin yaklaşık 3-5 dekar büyüklüğünde olup güneye, batıya veya güneybatıya baktığı görülmüştür.

Bahattin Çelik ve Celal Uludağ’ın ortak kaleme aldıkları makalede, yamaç yerleşimlerinde bölgedeki ceylanların avlanması için inşa edilen tuzak alanları görülmüş, sonuç olarak Harbetsuvan Tepesi tuzak alanları, yamaç yerleşimleri ve kaya sığınakları ile bağları olan bir merkez gibi düşünülmekte dolayısıyla “yanında bulunan Karahantepe ile karşılaştırıldığında Harbetsuvan Tepesi’nin ovaya hakim bir yerde kurulmuş olması da bu merkezin Karahantepe için kurulduğu izlenimini vermektedir” denilmiştir.

Harbetsuvan Tepe üzerindeki steller
Harbetsuvan Tepe üzerindeki steller

Harbetsuvan yüzey araştırmasında ayrıca ana kayaya oyulmuş havuzlar, çakmaktaşı ve obsidiyenden yapılmış aletler ele geçmiştir. Elde edilen bulgular, bölgenin Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem’in (PPNB) B evresinde küçük bir kült merkezi olarak kurulmuş olabileceğini dile getiren yazarlar, ayrıca Nevali Çori, Sefer Tepe, Hamzan Tepe ve Göbekli Tepe’den tanılan “T” biçimli birçok sütunun da tepenin yüzeyinde bulunduğu bilgisine yer veriyorlar.

Kurtarma kazılarından önce kaçak kazıcılar tarafından kazılmış bir alanda “T” biçimli sütunun üzerinde parmak kabartmalarına rastlanılmıştır.

Harbetsuvan’ın 10 km güneyinde Recmelsuvan olarak adlandırılan bölgede yüzeyde bol miktarda çakmaktaşı tortusu bulunmuştur. Metrekareye düşen çakmaktaşı sayısı yaklaşık 30 olarak tespit edilmiştir.

Açmanın güney kesiminde bir duvarda bir heykel parçası bulunmuştur. Heykel 70 cm yüksekliğinde, oturmuş, falluslu bir erkek heykelidir ve benzerleri Karahan Tepe ve Göbekli Tepe'den bilinmektedir.
Açmanın güney kesiminde bir duvarda bir heykel parçası bulunmuştur. Heykel 70 cm yüksekliğinde, oturmuş, falluslu bir erkek heykelidir ve benzerleri Karahan Tepe ve Göbekli Tepe’den bilinmektedir.

Harbetsuvan Tepe mimarisi hakkında makalede şu bilgiler yer alıyor. “Harbetsuvan Tepe mimarisi, Göbeklitepe II tabaka mimarisine benzemektedir. Ancak Göbeklitepe II seviyesinde görülmeyen mekanın girişine Harbetsuvan Tepesi’nde rastlanmıştır. Harbetsuvan’daki heykeltıraşlık eserler incelendiğinde Karahantepe ve Göbeklitepe’de bulunan eserlerle benzer özellikler taşıdığı görülmektedir.

K4 açmasında çok sayıda bağımsız duran taş parçası bulunmuştur. Bu dikilitaşlar genellikle çoğu stelin baş kısımlarıdır. Açmanın güney kesiminde bir duvarda bir heykel parçası bulunmuştur. Heykel 70 cm yüksekliğinde, oturmuş falluslu bir erkek heykelidir ve benzerleri Karahantepe ve Göbeklitepe’den bilinmektedir. K4 açmasında, yerinde yarı yarıya duvara gömülü bir dikilitaş bulunmuştur. Bu dikilitaş bir duvara yerleştirilmiştir. Göbeklitepe II tabakasında oldukça yaygın olan bu mimari özellik Nevali Çori kült binasında da görülmektedir.

Aynı açmanın hemen doğusunda sağlam bir taş bank bulunmuştur. Bu taş bank 1.65m uzunluğunda, 1.16m genişliğinde ve yaklaşık 20 cm kalınlığındadır. Benzerleri Göbekli Tepe ve Nevali Çori’de de bulundu. Ancak bugüne kadar sağlam bulunan tek taş bank K4 açmasında bulunan bu taş banktır.

Harbetsuvan’daki heykeltıraşlık eserler incelendiğinde Karahantepe ve Göbeklitepe’de bulunan eserlerle benzer özellikler taşıdığı görülmektedir. Sonuç olarak Harbetsuvan kazısının daha ilk kazı sezonunda umut vaat eden buluntular göstermesi ve bölgedeki Çanak Çömlek Neolitik Dönem B evresini aydınlatması açısından bilim dünyasına yeni bilgiler getireceği düşünülmektedir.”

Kaynak: Çelik, Bahattin , Uludağ, Celal, “ Yeni Bir Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem Kazısı: Harbetsuvan Tepesi “

Çelik, Bahattin, “T Şeklinde Sütunların Bulunduğu Şanlıurfa Bölgesindeki Yerleşimler Arasındaki Farklılıklar ve Benzerlikler” TÜBA-AR S..17, (2015a), s.9-24.

Banner
Related Articles

Kültepe Kazıları Suriye’de Bilinmeyen Bazı Olayları Çözebilecek

26 Mayıs 2021

26 Mayıs 2021

Anadolu’nun yazılı tarihini başlatan Kültepe kazıları Haziran ayında başlıyor. Kültepe kazı başkanı Prof. Dr. Fikri Kulaklıoğlu, Haziran ayında başlayacak ve...

Colossae Antik Kenti Kazı Çalışmaları Başlıyor

5 Eylül 2021

5 Eylül 2021

Denizli ilinin Honaz ilçesinde yer alan Colossae Antik Kenti, yüzey araştırmaları sonrası kazı çalışmaları başlıyor. Dünyanın yedi büyük kilisesinden birisi...

Hatay’daki Üçağızlı II Mağarası, Neandertaller ile Modern İnsanlar Arasındaki 20 Bin Yıllık Kültürel Sürekliliği Ortaya Koydu

7 Temmuz 2026

7 Temmuz 2026

Hatay’daki Üçağızlı II Mağarası’nda yürütülen araştırmalar, Neandertaller ile modern insanlar arasındaki geçiş sürecine ilişkin yerleşik görüşleri yeniden değerlendirmeye açabilecek bulgular...

Çukurbağ Nikomedia Kazıları Yeniden Başlıyor

14 Temmuz 2021

14 Temmuz 2021

Doğu Roma İmparatorluğu’nun başkenti sıfatını taşıyan antik dönemin en büyük kentlerinden Nikomedia antik kenti Çukurbağ kazıları yeniden başlıyor. Kocaeli İzmit...

Erzurum’da Taşbaba Heykeli Bulundu

3 Haziran 2021

3 Haziran 2021

Orta Asya’da Okunyev kültüründen itibaren başlayan ve Andronova kültür çağı boyunca tüm Avrasya kıtasına yayılan taşbaba heykeli Erzurum’da bulundu. Türk...

Adıyaman’da 1.500 Yıllık Kaya Mezar Tesadüfen Bulundu

22 Nisan 2021

22 Nisan 2021

İş makinesinin geçişi sırasında oluşan göçükte ilk incelemelere göre M. S. 500 yılından kalma kaya mezar içinde iskeletler bulundu. Adıyaman...

Define Avcıları Yine Boş Durmadı 3 bin 500 Yıllık Antik Kenti Talan Ettiler

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

Anadolu topraklarının bizlere sunduğu toprak üstü toprak altı kültürel miraslar defineciler tarafından talan edilmeye devam ediyor. Para kazanma hırsı ile...

20 Milyon Yıllık Fosil Ödeme Aracı Olarak Kullanılmış Olabilir

22 Ekim 2021

22 Ekim 2021

Bu yıl gerçekleştirilen arkeolojik kazı çalışmalarında ilginç buluntu ve bilgilere ulaşılıyor. Bunlardan birisi de, Tyana Antik Kenti’nde ele geçirilen 20...

Hz. İsa’nın monogramıyla süslenmiş bir mezar odasının üzerindeki iki dilli yazıt tabula ansata restore edildi

2 Aralık 2024

2 Aralık 2024

Şanlıurfa’daki Kızılkoyun Nekropolü’nde bulunan, üzerinde Hz. İsa’nın monogramının bulunduğu mezar odasının üzerindeki iki dilli yazıt tabula ansata restore edilerek orijinal...

Hititlerin ünlü altın kabzalı demir hançeri dünya dışı kökenleri olan demirden dövülmüş

17 Nisan 2024

17 Nisan 2024

Anadolu medeniyet sahnesinin en büyük oyuncusu Hititler demiri işleme ve kullanımında da öncü toplumdu. Alacahöyük kazılarında ele geçen altın kabzalı...

8.500 yıllık Yenikapı batıkları müze bekliyor

19 Haziran 2023

19 Haziran 2023

Marmaray projesi sırasında keşfedilen ve dünyanın en büyük antik gemi koleksiyonu olarak kabul edilen Yenikapı batıklarının koruma süreci, müze ve...

Tunceli Müzesi’nde sergilenen ok uçları 5.000 yıllık tarihe ışık tutuyor

23 Eylül 2021

23 Eylül 2021

Son Neolitik/İlk Kalkolitik dönemden İlk Tunç Çağa kadar 11 yapı katına sahip Pulur Sakyol Höyüğü ‘nde ortaya çıkarılan ve Tunceli...

Karadağ’ın zirvesinde Urartulara ait kale kalıntısına ulaşıldı

2 Temmuz 2022

2 Temmuz 2022

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu başkanlığındaki kazı ekibi Urartulara ait en...

Göbeklitepe üzerindeki sır perdesini aralayacak yeni buluntulara ulaşıldı

26 Ekim 2022

26 Ekim 2022

Neolitik Çağ’ın başlangıç tarihini değiştirecek Göbeklitepe kazılarında bu yıl yerleşik düzene ait yeni buluntulara ulaşıldı. Kazılarda ortaya çıkarılan günlük kullanım...

Perre kazılarında medusa başlıklı askeri madalya ortaya çıkarıldı

5 Ekim 2022

5 Ekim 2022

Adıyaman’da bulunan Perre Antik Kenti’nde devam eden kazılarda medusa başlıklı askeri madalya ortaya çıkarıldı. 20 yıldan bu yana devam eden...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]