16 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Taş Tepeler’in 10.000 yıllık Neolitik Akropolü “Harbetsuvan Tepe”

Harbetsuvan Tepesi, antik Yunan şehirlerinin yakınındaki tepelere kurulmuş akropollere benzemektedir.

Harbetsuvan, deniz seviyesinden yaklaşık 714 m yükseklikte, Tek Tek Dağları olarak adlandırılan dağlık bir bölgede kurulmuştur.

Şanlıurfa’da 1997 yılından bu yana yürütülen araştırmalar, bölgede “T” şeklindeki sütunlarla simgelenen birçok kült merkezinin keşfedilmesine yol açtı.

Keşfedilen bu kült merkezlerini Taş Tepeler olarak tanıyoruz. Bu kült merkezlerinin en ünlüleri ise, Göbeklitepe ve Karahantepe’dir.

Karahan Tepe, Ayanlar Höyük ve Tepehan Höyük’ün Göbeklitepe’nin III. Katı ile Harbetsuvan Tepesi, Sefer Tepe, Kurt Tepesi, Sayburç ve Taşlı Tepe gibi diğer küçük kült merkezleri de genellikle 5-15 dönümlük bir alana sahip ve Göbeklitepe’nin II. katı ile çağdaştır.

Taş Tepeler’in küçük kült merkezi Harbetsuvan Tepe

Karahantepe’ye yaklaşık 7 km uzaklıkta bulunan Harbetsuvan Tepe (Harbetsuvan Tepesi) yüksek bir tepe üzerine kurulmuş olup, neredeyse tüm Harran ovasını görebilecek bir panoramaya sahiptir. İlk kez 2014 yılında gerçekleştirilen yüzey araştırmaları sırasında keşfedilen Harbetsuvan Tepe, Şanlıurfa ili Eyyübiye ilçesi sınırları içerisinde yer alıyor.

Taş Tepeler bölgesinin küçük kült merkezlerinden biri olan Harbetsuvan Tepesi’nde 2017 yılında gerçekleştirilen kurtarma kazı çalışmaları sırasında ortaya çıkarılan mimarinin Göbeklitepe II tabakası mimarisine benzediği anlaşıldı.

Harbetsuvan Tepe Kuzey yönünde genel görünümü
Harbetsuvan Tepe Kuzey yönünde genel görünümü

Harbetsuvan Tepesi’nin korunmuş kısmı yaklaşık 6.000 metrekarelik bir alanı kaplamaktadır. Yerleşim, kayalık bir tepenin en tepesinde yoğunlaşmıştır.

Harbetsuvan Tepe’de geçekleştirilen ilk kazı çalışmalarında yamaç yerleşimleri, tuzak alanları ve kaya sığınakları tespit edilmiş, yamaç yerleşimlerinin yaklaşık 3-5 dekar büyüklüğünde olup güneye, batıya veya güneybatıya baktığı görülmüştür.

Bahattin Çelik ve Celal Uludağ’ın ortak kaleme aldıkları makalede, yamaç yerleşimlerinde bölgedeki ceylanların avlanması için inşa edilen tuzak alanları görülmüş, sonuç olarak Harbetsuvan Tepesi tuzak alanları, yamaç yerleşimleri ve kaya sığınakları ile bağları olan bir merkez gibi düşünülmekte dolayısıyla “yanında bulunan Karahantepe ile karşılaştırıldığında Harbetsuvan Tepesi’nin ovaya hakim bir yerde kurulmuş olması da bu merkezin Karahantepe için kurulduğu izlenimini vermektedir” denilmiştir.

Harbetsuvan Tepe üzerindeki steller
Harbetsuvan Tepe üzerindeki steller

Harbetsuvan yüzey araştırmasında ayrıca ana kayaya oyulmuş havuzlar, çakmaktaşı ve obsidiyenden yapılmış aletler ele geçmiştir. Elde edilen bulgular, bölgenin Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem’in (PPNB) B evresinde küçük bir kült merkezi olarak kurulmuş olabileceğini dile getiren yazarlar, ayrıca Nevali Çori, Sefer Tepe, Hamzan Tepe ve Göbekli Tepe’den tanılan “T” biçimli birçok sütunun da tepenin yüzeyinde bulunduğu bilgisine yer veriyorlar.

Kurtarma kazılarından önce kaçak kazıcılar tarafından kazılmış bir alanda “T” biçimli sütunun üzerinde parmak kabartmalarına rastlanılmıştır.

Harbetsuvan’ın 10 km güneyinde Recmelsuvan olarak adlandırılan bölgede yüzeyde bol miktarda çakmaktaşı tortusu bulunmuştur. Metrekareye düşen çakmaktaşı sayısı yaklaşık 30 olarak tespit edilmiştir.

Açmanın güney kesiminde bir duvarda bir heykel parçası bulunmuştur. Heykel 70 cm yüksekliğinde, oturmuş, falluslu bir erkek heykelidir ve benzerleri Karahan Tepe ve Göbekli Tepe'den bilinmektedir.
Açmanın güney kesiminde bir duvarda bir heykel parçası bulunmuştur. Heykel 70 cm yüksekliğinde, oturmuş, falluslu bir erkek heykelidir ve benzerleri Karahan Tepe ve Göbekli Tepe’den bilinmektedir.

Harbetsuvan Tepe mimarisi hakkında makalede şu bilgiler yer alıyor. “Harbetsuvan Tepe mimarisi, Göbeklitepe II tabaka mimarisine benzemektedir. Ancak Göbeklitepe II seviyesinde görülmeyen mekanın girişine Harbetsuvan Tepesi’nde rastlanmıştır. Harbetsuvan’daki heykeltıraşlık eserler incelendiğinde Karahantepe ve Göbeklitepe’de bulunan eserlerle benzer özellikler taşıdığı görülmektedir.

K4 açmasında çok sayıda bağımsız duran taş parçası bulunmuştur. Bu dikilitaşlar genellikle çoğu stelin baş kısımlarıdır. Açmanın güney kesiminde bir duvarda bir heykel parçası bulunmuştur. Heykel 70 cm yüksekliğinde, oturmuş falluslu bir erkek heykelidir ve benzerleri Karahantepe ve Göbeklitepe’den bilinmektedir. K4 açmasında, yerinde yarı yarıya duvara gömülü bir dikilitaş bulunmuştur. Bu dikilitaş bir duvara yerleştirilmiştir. Göbeklitepe II tabakasında oldukça yaygın olan bu mimari özellik Nevali Çori kült binasında da görülmektedir.

Aynı açmanın hemen doğusunda sağlam bir taş bank bulunmuştur. Bu taş bank 1.65m uzunluğunda, 1.16m genişliğinde ve yaklaşık 20 cm kalınlığındadır. Benzerleri Göbekli Tepe ve Nevali Çori’de de bulundu. Ancak bugüne kadar sağlam bulunan tek taş bank K4 açmasında bulunan bu taş banktır.

Harbetsuvan’daki heykeltıraşlık eserler incelendiğinde Karahantepe ve Göbeklitepe’de bulunan eserlerle benzer özellikler taşıdığı görülmektedir. Sonuç olarak Harbetsuvan kazısının daha ilk kazı sezonunda umut vaat eden buluntular göstermesi ve bölgedeki Çanak Çömlek Neolitik Dönem B evresini aydınlatması açısından bilim dünyasına yeni bilgiler getireceği düşünülmektedir.”

Kaynak: Çelik, Bahattin , Uludağ, Celal, “ Yeni Bir Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem Kazısı: Harbetsuvan Tepesi “

Çelik, Bahattin, “T Şeklinde Sütunların Bulunduğu Şanlıurfa Bölgesindeki Yerleşimler Arasındaki Farklılıklar ve Benzerlikler” TÜBA-AR S..17, (2015a), s.9-24.

Banner
Related Articles

Karadeniz’in Zeugması’nda 1800 yıllık Roma askerine ait demir maske bulundu

23 Kasım 2021

23 Kasım 2021

Karadeniz’in Zeugması olarak bilinen Hadrianaupolis Antik Kenti’nde yapılan kazılarda Roma askerine ait 1800 yıllık demir maske bulundu. Karabük’ün Eskipazar ilçesindeki...

Myra-Andriake Antik Kenti Kazıları Başladı

28 Temmuz 2021

28 Temmuz 2021

Prof. Dr. Nevzat Çevik’in “Anadolu’nun ‘Pompei’si” olarak nitelendirdiği Likya Birliğinin en önemli 6 kentinden birisi olan Antalya’nın Demre ilçesindeki Myra-Andriake...

Anadolu Mezopotamya ticaret yolunda bir merkez; Tavşanlı Höyük

23 Ekim 2021

23 Ekim 2021

Tunç Çağı döneminde Batı Anadolu’da ilk yerleşim yeri olduğu bilinen Tavşanlı höyük kazılarına devam ediliyor. Elde edilen son kazı sonuçları...

Büklükale’de Bulunan Hayvan Figürlü Mühür Hitit Dönemine Uzanan Yeni Bir İz Olabilir

28 Haziran 2026

28 Haziran 2026

Kırıkkale’nin Karakeçili ilçesindeki Büklükale kazılarında, üzerinde iki hayvan figürü bulunan tutamaklı bir damga mühür ortaya çıkarıldı. Kazı başkanı Doç. Dr....

Hititlerde Baharın Gelişi Purilli Bayramı İle Kutlanıyordu

21 Mart 2021

21 Mart 2021

İnsan doğa ile  iç içe yaşayan bir varlıktır. Bahar, insan için bolluğun bereketin, yeni hayatların başladığı üzerine birçok anlam yüklediği...

Erken Bizans Dönemi 1400 yıllık yapı restore ediliyor

21 Ocak 2022

21 Ocak 2022

Bodrum’da yer alan en erken MS 6’ncı yüzyıla tarihlendirilen Erken Bizans Dönemi yapı Bodrum Belediyesi tarafından restore ediliyor. Bodrum’un, Çiftlik...

Patara Antik Kenti Deniz Feneri Yapay Zeka İle Yeniden İnşaa Ediliyor

24 Mart 2021

24 Mart 2021

Patara Antik Kenti içinde yer alan, Roma İmparatoru Nero’nun yaptırdığı ve  M. S. 1481 yaşanan tsunamide yıkıldığı tahmin edilen deniz...

Diyarbakır’da ilk kez Roma dönemine ait lahit bulundu

3 Nisan 2024

3 Nisan 2024

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan 5.000 yıllık Diyarbakır surlarının tahrip olan noktalarının restorasyon çalışmaları sırasında Roma dönemine ait...

Anitta’nın Lanetlediği Hattuşa’nın Başkent Olması

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Hattuşa (Hattusas), Kussara Kralı Anitta tarafından lanetlenen topraklar… Üzerine üzerlik tohumu ektirerek iskana tekrar açana lanetler yazdıran Anitta’dan sonra M.Ö....

Malazgirt Savaşı’nın yapıldığı yerin tespit çalışmalarında yeni bulgular

12 Ağustos 2021

12 Ağustos 2021

Tarihte, Anadolu kapılarının Türklere açıldığı savaş olarak geçen Malazgirt Savaşı’nın yapıldığı yerin tespiti ile ilgili yüzey çalışmaları devam ediyor. İmparator...

Trakya’nın Bilinen En Eski Trak Yerleşimi Tekirdağ’da Kazılıyor

17 Nisan 2025

17 Nisan 2025

Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde Marmara Denizi’nin kıyısında önemli bir arkeolojik kazı çalışması yürütülüyor. Prof. Dr. Neşe Atik başkanlığındaki kazılar, Trakya bölgesinin...

Karakuş Tümülüsü’nde Kommagene Kraliçe Mezarları Bulundu

22 Eylül 2021

22 Eylül 2021

Adıyaman Karakuş Tümülüsü ‘nde, Kommagene Kralı II. Mithritades’in (M.Ö 36-21 ) annesi İsias, kız kardeşi Antiokhis ve Antiokhis’in kızı Aka...

20 Milyon Yıllık Fosil Ödeme Aracı Olarak Kullanılmış Olabilir

22 Ekim 2021

22 Ekim 2021

Bu yıl gerçekleştirilen arkeolojik kazı çalışmalarında ilginç buluntu ve bilgilere ulaşılıyor. Bunlardan birisi de, Tyana Antik Kenti’nde ele geçirilen 20...

Aizanoi Antik Kenti’nde Zeus Tapınağı’nın Girişi Bulundu

31 Temmuz 2021

31 Temmuz 2021

Kütahya’nın Çavdarhisar bölgesinde yer alan Aizanoi Antik Kenti’ndeki Zeus Tapınağı Kutsal Alanı’nın anıtsal giriş kapısı geçtiğimiz günlerde yapılan kazılarda ortaya...

Boncuklu Tarla kazılarında 12 bin yıllık tapınak ortaya çıkarıldı

21 Ekim 2021

21 Ekim 2021

Mardin Dargeçit ilçesinde Epipaleolitik dönemden Geç Çanak Çömlek Öncesi Neolitik dönem B evresine kadar kalıntılara ev sahipliği yapan Boncuklu Tarla...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]