26 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tanrıça Kibele’nin Bulunduğu Kurul Kalesi Taş Ocağı Tehdidi Altında

2.100 yıllık Tanrıça Kibele’nin bulunduğu Kurul Kalesi arkeolojik çalışma alanının alt kesiminde yer alan taş ocağı işletmesinin patlattığı dinamitler yüzünden büyük risk altında…

Anadolu’nun Ana Tanrıçası Kibele’nin bulunduğu Kurul Kalesi arkeolojik sit alanı için Samsun Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nca alınan “Söz konusu alanda andezit ocağı açılması uygun değildir” kararı ile Danıştay’ın “taş ocağı” iptal kararının uygulanması isteniyor.

Demirören Haber Ajansı’nda yer alan habere göre;

Ordu’nun Altınordu ilçesinde 6’ncı Mithridates dönemine ait 2 bin 300 yıllık Kurul Kalesi’nde, 2010 yılında başlatılan kazı çalışmalarında 2 bin 100 yıllık Ana Tanrıça Kibele Heykeli ile 3 büyük heykel ve yaklaşık 2 bin parça tarihi eser bulundu. 1’inci derece arkeolojik ve doğal sit alanı olan kalenin üstünde kazılar sürerken, alt kısmında ise dinamitlerle taş ocağı için patlatma yapılıyor. Patlamalar nedeniyle tarihi kaya mezarları ve mağaralar yok oldu. Samsun Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nca “Söz konusu alanda andezit ocağı açılması uygun değildir” kararı ile Danıştay’ın ‘taş ocağı’ iptal kararının uygulanarak tarihi alan için önlem alınması isteniyor.

Altınordu ilçesindeki Bayadı Mahallesi sınırları içerisinde yer alan, 6’ncı Mithridates dönemine ait 2 bin 300 yıllık Kurul Kalesi’nde, 2010 yılında kazı çalışması başlatıldı. Ordu Müze Müdürlüğü öncülüğünde, Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yücel Şenyurt’un da aralarında yer aldığı, 25’i arkeolog, 40 kişilik ekiple sürdürülen kazı çalışmasında Ana Tanrıça Kibele Heykeli ile 3 büyük heykel ve yaklaşık 2 bin parça tarihi eser bulundu. 1’inci derece arkeolojik ve doğal sit alanı olan kaledeki kazılarda ayrıca, yaklaşık 300 basamaklı merdiven ile milattan önceki dönemlere ait olduğu değerlendirilen pişmiş topraktan çatı kiremitleri ve duvar örgüsü seramik parçalarına da ulaşıldı. Kurul Kalesi’nin UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınması için başvuru yapılırken, kazılara kış dönemi nedeniyle ara verildi.

2100 YILLIK TARİH ÇIKTI

Yapılan arkeolojik kazılarda; en önemli tarihi eser olarak tahtında oturan 200 kilo ağırlığında ve 1 metre boyunda, 2 bin 100 yıllık ‘Ana Tanrıça Kibele’ heykeli ile Bereket Tanrısı Dionyss, Pan heykeli ve hayvan biçimli dini kap olan Riton bulundu. ‘Kibele’ heykelinin Türkiye’de yerinde bulunan ilk mermer heykel olduğu da tespit edilmişti.

Ordu Kurul Kalesinde çıkarılan Ana Tanrıça Kibele
Ordu Kurul Kalesi kazılarında geçen yıl çıkarılan 2.100 yıllık Ana Tanrıça Kibele

 

ÜSTÜNDE TARİH, ALTINDA TAŞ OCAĞI

Kalenin üstünde bir yandan kazı çalışmaları yürütülürken, alt kısmında ise dinamitlerle taş ocağı için patlatmalar yapılıyor. Patlamalar nedeniyle tarihi kaya mezarları ve mağaralar yok oldu. Samsun Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nca “Söz konusu alanda andezit ocağı açılması uygun değildir” kararı ile Danıştay’ın “taş ocağı” iptal kararının uygulanarak tarihi alan için önlem alınması isteniyor.

“BU CİNAYETİN BİR AN ÖNCE DURMASI GEREKİR”

Kentte yaşayan turizmci aktivist Enis Ayar, söz konusu alanda tarihi dokunun yok edildiğini söyledi. Taş ocağı faaliyetlerinin durdurulmasını isteyen Ayar, “Burada doğa katledilmekte, cinayet işlenmekte, arkeoloji alanları taciz ve istismar edilmekte. Burada kaya mezarları vardı. Şimdi dinamitle bu kaya mezarları patlatılmış. Burada dinamit patlatılması için kazı danışmanı Prof. Dr. Yücel Şenyurt, bilim kurulu başkanı olarak sit alanının daralması, inşaat alanlarının da genişlemesi doğrultusunda rapor verdikten sonra kaya mezarları sit alanının dışına çıkmış oldu. Devletin malını koruyacaklarına şirketin elemanıymış gibi hareket ediyorlar. Onun için bu cinayetin bir an önce durması gerekir. Yukarıda akropol, aşağıda metropol. Akropolde fırçalarla kazı varken, aşağıda metropolde dinamit atılıyor. Tarihi doku yok oluyor. Bunları bir daha yerine koymak mümkün değil. Bir an evvel durdurulması lazım” dedi.

Kurul Kalesi taş ocağı yüzünden risk altında
Enis Ayar, bölgenin tarihi dokusuna zarar veren taş ocağının faaliyetlerine acilen son verilmesi gerektiğini söyledi.

“BİR SÜRÜ NEGATİFLİK YAŞIYORUZ”

Jeoloji Mühendisi Kübra Güvenç Bacınoğlu ise kaleden birçok tarihi eserin çıkartılabileceğine dikkat çekerek, “Her dinamitte bizim evimiz deprem olmuş kadar zemin sarsılıyor. Burada en az 15 tarihi mezar patlamalar nedeniyle kapandı. Çünkü çökmeler yaşandı. Burada mağaralar var. Biz daha önce üniversiteden profesörlerle birlikte mağaralara giriş yapmıştık. Bu mağaraları sit alanına katabilmek için çalışma yapmıştık ama o mağaraların çoğu yıkıldı. Volkanik birimlerden dolayı tabaka yapısı her dinamit atıldığında çöktüğü için bir tek benim değil, bu civardaki bütün insanların suları kayboldu ve evleri çatladı. Bir sürü negatiflik yaşıyoruz. Burada Kibele heykeli bulundu. 2100 yıllık birçok heykelcikler çıkartıldı ve birçok tarihi eser çıkartılabilecek noktayız. Her şeyden önce burada bir yaşam alanı var” diye konuştu.

PROF. DR ŞENYURT: İMZA KAMPANYASI BAŞLATSINLAR, İLK İMZAYI BEN VERİRİM

Kazı Başkanı Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yücel Şenyurt ise, iddialara yanıt verdi. Taş ocağına kendisinin izin vermediğini belirten Şenyurt, şöyle konuştu:

“Taş ocağının olduğu yer hiçbir zaman arkeolojik sit alanı olmadı. Dolayısıyla Samsun Bölge Anıtlar Kurulu da taş ocağının patlatmalardan dolayı zarar vereceğini söyledi. Taş ocağının yapılmamasını istedi ama mahkemeyle karşı taraf zarar vermeyeceğini kanıtlayıp karar almışlar. Çalışmalara orada devam ediyorlar. Bu taş ocağı bize yaklaşık 900 metre mesafede. Şimdiye kadar patlatılan dinamitlerin zararını görmedik ama zararı var tabi. Dinamit patlatılınca orada yer titriyor. Orada çalışırken küçük bir deprem gibi bir sarsıntı oluyor. Orada taş ocağını kim ister ki? Tarihi alan içerisinde her ne kadar arkeolojik sit alanı olmasa da onun dibinde oradaki doğayı bozan, insanları endişe ettiren bir görüntüyü kim ister? Keşke mahkemeler buna izin vermemiş olsaydı.”

Kurul Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Yücel Şenyurt
Kurul Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Yücel Şenyurt, imza kampanyası başlatılsın ilk imza veren ben olurum.

Kendisinin taş ocağını kapatın deme yetkisinin olmadığını söyleyen Şenyurt, “Bu taşocağına ben izin vermedim. Benim öyle bir yetkim yok. Benim öyle bir yetkim olsaydı, kaldırma yetkim de olurdu herhalde. Taş ocağına karşı mücadele eden insanların mahkemede kaybetmelerinden dolayı beni paravan olarak kullanıp adamlarla uğraşma derdindeler. Protesto yürüyüşü yapsınlar, en önde ben giderim. İmza kampanyası açın ilk imzayı ben atacağım dedim ama illa senin yetkin var, sen kapatırsın diyorlar. Ben kimim? Koca vali kapatamamış, hakimler kapatamamış da taş ocağına yetki verecek insan ben miyim?” dedi.

Banner
Related Articles

Kofun Anahtar Deliği Mezarları Hakkında Yeni Bilgilere Ulaşılıyor

20 Ocak 2022

20 Ocak 2022

MS 3 ve 7. yüzyıl arasında Japon yönetici ve zengin sınıf üyeleri için yapılan Kofun anahtar deliği mezarları gizemlerini korumaya...

Caligula’nın Ünlü Zevk Bahçesi

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

12 Sezar’ın dördüncüsü olan Caligula (31 Ağustos 12- 24 Ocak 41) – resmi adı- Gaius Julius Caesar Germanicus – Julio-Claudian...

Zeugma Mozaik Müzesi Geçen Yıl 1 Milyon Ziyaretçiyi Ağırladı

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

Zeugma Müzesi adını Belkıs/Zeugma Antik Kenti’nden almıştır. Tarihi kent Gaziantep ili Nizip İlçesi, Belkıs Köyü sınırları içerisinde bulunmakla birlikte Fırat...

Antik Heykeller Harika Koksaydı Ne Olurdu? Greko-Romen Heykellerinin Şaşırtıcı Sırları

18 Mart 2025

18 Mart 2025

Oxford Arkeoloji Dergisi’nde yayımlanan yeni bir araştırma, antik Yunan ve Roma sanatının sıklıkla göz ardı edilen bir yönüne ışık tuttu:...

Pompeii Kenti Kazılarında Daha Önce Görülmemiş Dört Tekerlekli Araba Ortaya Çıkarıldı

27 Şubat 2021

27 Şubat 2021

M.Ö. 79 yılında yaşanan Vezüv yanardağının korkunç patlaması sonrası Pompeii kenti kül ve lav altında kalmıştı. İki gün boyunca yağan...

Moğolistan’da bir mezarda keşfedilen boyalı bir ahşap eyer, modern biniciliğin en eski kanıtlarını temsil ediyor

14 Aralık 2023

14 Aralık 2023

Araştırmacılar, Moğolistan’ın Khovd eyaletinin engebeli arazisinde halk arasında “atlılar mağarası” olarak bilinen Urd Ulaan Uneet’teki bir mezarda demir üzengi ile...

Aşıklı Höyük’ten sonra bir başka sıradışı trepanasyon (beyin ameliyatı) buluntusu Van’da keşfedildi

12 Kasım 2022

12 Kasım 2022

Anadolu’da ilk defa trepanasyon (beyin ameliyatı) buluntusuna Aşıklı Höyük kazılarında ulaşılması arkeoloji dünyasında büyük ses getirmişti. Aşıklı Höyük’ten sonra Anadolu’da...

Asteroit Çarpmasaydı Dinozorlar Hala Dünyanın Hakimi Olabilirdi

19 Kasım 2020

19 Kasım 2020

Yapılan yeni araştırma sonuçları dinazorların yaşadığı dönemde dünyaya çarpan Asteroit olmasaydı dinazorların dünyaya hakim olmaya devam edebileceğini söylüyor. Dinozorlar, Geç...

Rutland’daki Ünlü Roma Mozaiğinde Truva Savaşı’nın “Kayıp” Bir Anlatısı Ortaya Çıktı

11 Aralık 2025

11 Aralık 2025

İngiltere’nin Rutland bölgesinde 2020 yılında keşfedilen ve o günden bu yana ülkenin en önemli Roma buluntularından biri olarak kabul edilen...

Mleiha’da Bulunan 2.300 Yıllık Gümüş Sikke Hazinesi Arabistan’ın Hellenistik Çağ’daki Rolünü Ortaya Koyuyor

18 Eylül 2025

18 Eylül 2025

409 gümüş sikke, Büyük İskender’in mirası ve antik ticaret ağlarıyla doğrudan bağlantı kuruyor Birleşik Arap Emirlikleri’nde arkeologlar, Arabistan’da bugüne kadar...

Çatalca Kaleiçi Tarihi Surları Restorasyonunda Ytong Tartışması

26 Eylül 2021

26 Eylül 2021

İstanbul’un Çatalca ilçesinde yer alan Kaleiçi Tarihi Surları restorasyonunda ytong adı verilen inşaat malzemesi kullanıldığına dair iddialar tartışmaları beraberinde getirdi....

İskoçya’da Bulunan Cursus Anıtı Neolitik Dönemin Katedrali Olarak Adlandırıldı

20 Ocak 2021

20 Ocak 2021

Arran Adası’ndaki Tormore’da bir kilometreden daha uzun olan bir Cursus anıtının keşfi, İskoçya’daki Neolitik tarihin genellikle doğu kıyısıyla ilişkilendirilen bu...

İtalyan Sanat Polisi Çalınan Roma Heykelini Ele Geçirdi

12 Nisan 2021

12 Nisan 2021

İtalyan sanat polisi Belçika’da arkeolojik alandan çalınan Roma heykelini ele geçirdi. İtalyan polisi, 2011 yılında Roma eteklerindeki arkeolojik kazı alanından...

Tahran ovasındaki metal işlemenin en eski kanıtları M.Ö. 5. binyıla kadar uzanıyor

31 Ocak 2023

31 Ocak 2023

İranlı bilim insanlarının gerçekleştirdiği çalışma; Tahran ovasındaki metal işlemenin en eski kanıtlarının M.Ö. 5. binyıla kadar uzandığını gösterdi. İranlı araştırmacı...

Antik Selinus Kenti’nde Arkeolojik Yüzey Araştırması Başlıyor

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ), Selinus Antik Kenti ve çevresinde kapsamlı bir arkeolojik yüzey araştırması başlatıyor. Bu önemli proje, Anadolu’nun...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]