23 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tanrıça Kibele’nin Bulunduğu Kurul Kalesi Taş Ocağı Tehdidi Altında

2.100 yıllık Tanrıça Kibele’nin bulunduğu Kurul Kalesi arkeolojik çalışma alanının alt kesiminde yer alan taş ocağı işletmesinin patlattığı dinamitler yüzünden büyük risk altında…

Anadolu’nun Ana Tanrıçası Kibele’nin bulunduğu Kurul Kalesi arkeolojik sit alanı için Samsun Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nca alınan “Söz konusu alanda andezit ocağı açılması uygun değildir” kararı ile Danıştay’ın “taş ocağı” iptal kararının uygulanması isteniyor.

Demirören Haber Ajansı’nda yer alan habere göre;

Ordu’nun Altınordu ilçesinde 6’ncı Mithridates dönemine ait 2 bin 300 yıllık Kurul Kalesi’nde, 2010 yılında başlatılan kazı çalışmalarında 2 bin 100 yıllık Ana Tanrıça Kibele Heykeli ile 3 büyük heykel ve yaklaşık 2 bin parça tarihi eser bulundu. 1’inci derece arkeolojik ve doğal sit alanı olan kalenin üstünde kazılar sürerken, alt kısmında ise dinamitlerle taş ocağı için patlatma yapılıyor. Patlamalar nedeniyle tarihi kaya mezarları ve mağaralar yok oldu. Samsun Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nca “Söz konusu alanda andezit ocağı açılması uygun değildir” kararı ile Danıştay’ın ‘taş ocağı’ iptal kararının uygulanarak tarihi alan için önlem alınması isteniyor.

Altınordu ilçesindeki Bayadı Mahallesi sınırları içerisinde yer alan, 6’ncı Mithridates dönemine ait 2 bin 300 yıllık Kurul Kalesi’nde, 2010 yılında kazı çalışması başlatıldı. Ordu Müze Müdürlüğü öncülüğünde, Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yücel Şenyurt’un da aralarında yer aldığı, 25’i arkeolog, 40 kişilik ekiple sürdürülen kazı çalışmasında Ana Tanrıça Kibele Heykeli ile 3 büyük heykel ve yaklaşık 2 bin parça tarihi eser bulundu. 1’inci derece arkeolojik ve doğal sit alanı olan kaledeki kazılarda ayrıca, yaklaşık 300 basamaklı merdiven ile milattan önceki dönemlere ait olduğu değerlendirilen pişmiş topraktan çatı kiremitleri ve duvar örgüsü seramik parçalarına da ulaşıldı. Kurul Kalesi’nin UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınması için başvuru yapılırken, kazılara kış dönemi nedeniyle ara verildi.

2100 YILLIK TARİH ÇIKTI

Yapılan arkeolojik kazılarda; en önemli tarihi eser olarak tahtında oturan 200 kilo ağırlığında ve 1 metre boyunda, 2 bin 100 yıllık ‘Ana Tanrıça Kibele’ heykeli ile Bereket Tanrısı Dionyss, Pan heykeli ve hayvan biçimli dini kap olan Riton bulundu. ‘Kibele’ heykelinin Türkiye’de yerinde bulunan ilk mermer heykel olduğu da tespit edilmişti.

Ordu Kurul Kalesinde çıkarılan Ana Tanrıça Kibele
Ordu Kurul Kalesi kazılarında geçen yıl çıkarılan 2.100 yıllık Ana Tanrıça Kibele

 

ÜSTÜNDE TARİH, ALTINDA TAŞ OCAĞI

Kalenin üstünde bir yandan kazı çalışmaları yürütülürken, alt kısmında ise dinamitlerle taş ocağı için patlatmalar yapılıyor. Patlamalar nedeniyle tarihi kaya mezarları ve mağaralar yok oldu. Samsun Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nca “Söz konusu alanda andezit ocağı açılması uygun değildir” kararı ile Danıştay’ın “taş ocağı” iptal kararının uygulanarak tarihi alan için önlem alınması isteniyor.

“BU CİNAYETİN BİR AN ÖNCE DURMASI GEREKİR”

Kentte yaşayan turizmci aktivist Enis Ayar, söz konusu alanda tarihi dokunun yok edildiğini söyledi. Taş ocağı faaliyetlerinin durdurulmasını isteyen Ayar, “Burada doğa katledilmekte, cinayet işlenmekte, arkeoloji alanları taciz ve istismar edilmekte. Burada kaya mezarları vardı. Şimdi dinamitle bu kaya mezarları patlatılmış. Burada dinamit patlatılması için kazı danışmanı Prof. Dr. Yücel Şenyurt, bilim kurulu başkanı olarak sit alanının daralması, inşaat alanlarının da genişlemesi doğrultusunda rapor verdikten sonra kaya mezarları sit alanının dışına çıkmış oldu. Devletin malını koruyacaklarına şirketin elemanıymış gibi hareket ediyorlar. Onun için bu cinayetin bir an önce durması gerekir. Yukarıda akropol, aşağıda metropol. Akropolde fırçalarla kazı varken, aşağıda metropolde dinamit atılıyor. Tarihi doku yok oluyor. Bunları bir daha yerine koymak mümkün değil. Bir an evvel durdurulması lazım” dedi.

Kurul Kalesi taş ocağı yüzünden risk altında
Enis Ayar, bölgenin tarihi dokusuna zarar veren taş ocağının faaliyetlerine acilen son verilmesi gerektiğini söyledi.

“BİR SÜRÜ NEGATİFLİK YAŞIYORUZ”

Jeoloji Mühendisi Kübra Güvenç Bacınoğlu ise kaleden birçok tarihi eserin çıkartılabileceğine dikkat çekerek, “Her dinamitte bizim evimiz deprem olmuş kadar zemin sarsılıyor. Burada en az 15 tarihi mezar patlamalar nedeniyle kapandı. Çünkü çökmeler yaşandı. Burada mağaralar var. Biz daha önce üniversiteden profesörlerle birlikte mağaralara giriş yapmıştık. Bu mağaraları sit alanına katabilmek için çalışma yapmıştık ama o mağaraların çoğu yıkıldı. Volkanik birimlerden dolayı tabaka yapısı her dinamit atıldığında çöktüğü için bir tek benim değil, bu civardaki bütün insanların suları kayboldu ve evleri çatladı. Bir sürü negatiflik yaşıyoruz. Burada Kibele heykeli bulundu. 2100 yıllık birçok heykelcikler çıkartıldı ve birçok tarihi eser çıkartılabilecek noktayız. Her şeyden önce burada bir yaşam alanı var” diye konuştu.

PROF. DR ŞENYURT: İMZA KAMPANYASI BAŞLATSINLAR, İLK İMZAYI BEN VERİRİM

Kazı Başkanı Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yücel Şenyurt ise, iddialara yanıt verdi. Taş ocağına kendisinin izin vermediğini belirten Şenyurt, şöyle konuştu:

“Taş ocağının olduğu yer hiçbir zaman arkeolojik sit alanı olmadı. Dolayısıyla Samsun Bölge Anıtlar Kurulu da taş ocağının patlatmalardan dolayı zarar vereceğini söyledi. Taş ocağının yapılmamasını istedi ama mahkemeyle karşı taraf zarar vermeyeceğini kanıtlayıp karar almışlar. Çalışmalara orada devam ediyorlar. Bu taş ocağı bize yaklaşık 900 metre mesafede. Şimdiye kadar patlatılan dinamitlerin zararını görmedik ama zararı var tabi. Dinamit patlatılınca orada yer titriyor. Orada çalışırken küçük bir deprem gibi bir sarsıntı oluyor. Orada taş ocağını kim ister ki? Tarihi alan içerisinde her ne kadar arkeolojik sit alanı olmasa da onun dibinde oradaki doğayı bozan, insanları endişe ettiren bir görüntüyü kim ister? Keşke mahkemeler buna izin vermemiş olsaydı.”

Kurul Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Yücel Şenyurt
Kurul Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Yücel Şenyurt, imza kampanyası başlatılsın ilk imza veren ben olurum.

Kendisinin taş ocağını kapatın deme yetkisinin olmadığını söyleyen Şenyurt, “Bu taşocağına ben izin vermedim. Benim öyle bir yetkim yok. Benim öyle bir yetkim olsaydı, kaldırma yetkim de olurdu herhalde. Taş ocağına karşı mücadele eden insanların mahkemede kaybetmelerinden dolayı beni paravan olarak kullanıp adamlarla uğraşma derdindeler. Protesto yürüyüşü yapsınlar, en önde ben giderim. İmza kampanyası açın ilk imzayı ben atacağım dedim ama illa senin yetkin var, sen kapatırsın diyorlar. Ben kimim? Koca vali kapatamamış, hakimler kapatamamış da taş ocağına yetki verecek insan ben miyim?” dedi.

Banner
Related Articles

Arkeologlar, Atina’daki en eski Demir Çağı evini keşfettiler

26 Mayıs 2023

26 Mayıs 2023

Göttingen Üniversitesi’nden arkeologlar, Atina’nın güneyindeki Thorikos’ta Atina’daki en eski Demir Çağı evini keşfettiler. Keşif, erken Yunan tarihi için beklenmedik ve...

Çivi yazılı iki kil tablet kayıp Kenan dilinin çözülmesini sağladı

5 Şubat 2023

5 Şubat 2023

Eski Babil çivi yazısıyla Akad dilinin Eski Babil lehçesi ile yazılmış iki kil tableti inceleyen araştırmacılar kayıp Kenan dilinin çözümünü...

Satyros Kabartması ve Heykeller Ziyarete Açılıyor

2 Temmuz 2021

2 Temmuz 2021

İzmir’de bulunan Smyrna Antik Kenti’nin agora ve tiyatro bölümünde yapılan kazı çalışmalarında bulunan Satyros kabartması ve çeşitli heykeller ziyarete açılıyor....

Dicle Nehri kenarında 3400 yıllık Mitanni Kenti ortaya çıkarıldı

30 Mayıs 2022

30 Mayıs 2022

Medeniyetin yeşerdiği topraklar olarak bilinen Mezopotamya’da 3400 yıllık Mitanni Kenti ortaya çıkarıldı. Mezopotamya’yı oluşturan iki nehirden biri olan Dicle nehrinin...

Çin’in ilk imparatorunun mozolesinin yakınında bulunan nadir bir koyun arabası ve eski savaş arabaları

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Çin’in kuzeybatısındaki Xi’an’da, Qin Hanedanlığı döneminde (MÖ 221-MÖ 206) Çin’in ilk İmparatoru olan Qinshihuang’ın türbesinin yakınında nadir bir “altı koyun”...

Tuva’da Bulunan İskit Kral ve Kraliçesi’nin Yüzleri Yeniden Yapılandırıldı

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

1997’de Arzhan-2  höyüğünde bulunan ve 2001-2003 yılları arasında Rus-Alman araştırmacılardan oluşan bir ekip tarafından incelenen İskit “Kral” ve ‘Kraliçesi’nin” cenazeleri, arkeologlar...

Anadolu’nun En Büyük Bizans Mozaiği Kayseri’de Bulundu

28 Ekim 2021

28 Ekim 2021

Kayseri İncesu arkeolojik kazılarında Anadolu’nun en büyük Bizans mozaiği ortaya çıkarıldı. Kayseri Müzesi denetiminde devam eden İncesu kazılarında şimdiye kadar,...

Birleşik Devletler’in iade ettiği “tetrarkh heykel başı” vücuda yerleştirildi

30 Mart 2023

30 Mart 2023

Birleşik Devletler Manhatten bölge savcılığı aracılığı ile iadesi gerçekleştirilen Anadolu kökenli 12 eserden biri olan “tetrarkh heykel başı” Antalya Müzesi’nde...

Taş Devri Avcılarının Şaşırtan Dengeleri

18 Kasım 2020

18 Kasım 2020

Leeds Beckett Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar, tarih öncesi avcılar tarafından toplanan taş nesnelerin hayvanları avlamak için silah atmak kadar etkili olduğunu...

Antik dünyanın ‘Las Vegas’ı olarak bilinen Baia’daki Batık bir Roma villasında bulunan mermer kakma zeminler

11 Nisan 2023

11 Nisan 2023

Antik dünyanın ‘Las Vegas’ı olarak bilinen batık Baia kentinin Terme del Lacus bölgesinde gerçekleştirilen yeni araştırmalar antik Roma lüks villalarının...

Amerikalı arkeologlar La Prele Mamut Alanı’nda 13 bin yıllık boncuk keşfettiler

10 Mart 2024

10 Mart 2024

Arkeologlar, Amerika Birleşik Devletleri’nin Wyoming eyaletindeki Converse County’de bulunan La Prele Mammoth bölgesinde önemli bir keşfe imza attılar. Yaklaşık 13...

Dünyanın En Eski Pitonu 47 Milyon Yaşında!

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Bilim insanları 47 milyon yıllık fosil kalıntılarından dünyanın en eski pitonunu tespit ettiler. Bilim insanı Krister Smith, São Paulo Üniversitesi’nden...

Chichén Itzá’da yılan miğferi takan yontulmuş antik savaşçı yüz heykeli bulundu

14 Kasım 2023

14 Kasım 2023

Meksika’daki Chichén Itzá’da Casa Colorada arkeolojik kompleksinde, yılan başlıklı antropomorfik bir yüz heykeli bulundu. 9 Kasım Perşembe günü, Meksika Ulusal...

Arkeologlar Ürdün Vadisi’nde nadir bir Haşmonayim sikke hazinesi ortaya çıkardı

2 Ocak 2025

2 Ocak 2025

Hayfa Üniversitesi’nden bir arkeolog ekibi, Ürdün Vadisi’nde yaptıkları kazıda Haşmonayim dönemine (Alexander Yannai‘nin hükümdarlığı (MÖ 104-76)) ait yaklaşık 160 sikkeden...

Kazakistan’da Oğuzlara Ait 1.100 Yıllık Kültöbe Yazıtı Keşfedildi

23 Aralık 2025

23 Aralık 2025

Kazakistan’da bir köy okulunun müzesinde tesadüfen fark edilen tek satırlık bir yazıt, Oğuz Türklerinin tarihsel hafızasına dair yerleşik kabulleri sarsacak...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]