27 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tanrıça Kibele’nin Bulunduğu Kurul Kalesi Taş Ocağı Tehdidi Altında

2.100 yıllık Tanrıça Kibele’nin bulunduğu Kurul Kalesi arkeolojik çalışma alanının alt kesiminde yer alan taş ocağı işletmesinin patlattığı dinamitler yüzünden büyük risk altında…

Anadolu’nun Ana Tanrıçası Kibele’nin bulunduğu Kurul Kalesi arkeolojik sit alanı için Samsun Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nca alınan “Söz konusu alanda andezit ocağı açılması uygun değildir” kararı ile Danıştay’ın “taş ocağı” iptal kararının uygulanması isteniyor.

Demirören Haber Ajansı’nda yer alan habere göre;

Ordu’nun Altınordu ilçesinde 6’ncı Mithridates dönemine ait 2 bin 300 yıllık Kurul Kalesi’nde, 2010 yılında başlatılan kazı çalışmalarında 2 bin 100 yıllık Ana Tanrıça Kibele Heykeli ile 3 büyük heykel ve yaklaşık 2 bin parça tarihi eser bulundu. 1’inci derece arkeolojik ve doğal sit alanı olan kalenin üstünde kazılar sürerken, alt kısmında ise dinamitlerle taş ocağı için patlatma yapılıyor. Patlamalar nedeniyle tarihi kaya mezarları ve mağaralar yok oldu. Samsun Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nca “Söz konusu alanda andezit ocağı açılması uygun değildir” kararı ile Danıştay’ın ‘taş ocağı’ iptal kararının uygulanarak tarihi alan için önlem alınması isteniyor.

Altınordu ilçesindeki Bayadı Mahallesi sınırları içerisinde yer alan, 6’ncı Mithridates dönemine ait 2 bin 300 yıllık Kurul Kalesi’nde, 2010 yılında kazı çalışması başlatıldı. Ordu Müze Müdürlüğü öncülüğünde, Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yücel Şenyurt’un da aralarında yer aldığı, 25’i arkeolog, 40 kişilik ekiple sürdürülen kazı çalışmasında Ana Tanrıça Kibele Heykeli ile 3 büyük heykel ve yaklaşık 2 bin parça tarihi eser bulundu. 1’inci derece arkeolojik ve doğal sit alanı olan kaledeki kazılarda ayrıca, yaklaşık 300 basamaklı merdiven ile milattan önceki dönemlere ait olduğu değerlendirilen pişmiş topraktan çatı kiremitleri ve duvar örgüsü seramik parçalarına da ulaşıldı. Kurul Kalesi’nin UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınması için başvuru yapılırken, kazılara kış dönemi nedeniyle ara verildi.

2100 YILLIK TARİH ÇIKTI

Yapılan arkeolojik kazılarda; en önemli tarihi eser olarak tahtında oturan 200 kilo ağırlığında ve 1 metre boyunda, 2 bin 100 yıllık ‘Ana Tanrıça Kibele’ heykeli ile Bereket Tanrısı Dionyss, Pan heykeli ve hayvan biçimli dini kap olan Riton bulundu. ‘Kibele’ heykelinin Türkiye’de yerinde bulunan ilk mermer heykel olduğu da tespit edilmişti.

Ordu Kurul Kalesinde çıkarılan Ana Tanrıça Kibele
Ordu Kurul Kalesi kazılarında geçen yıl çıkarılan 2.100 yıllık Ana Tanrıça Kibele

 

ÜSTÜNDE TARİH, ALTINDA TAŞ OCAĞI

Kalenin üstünde bir yandan kazı çalışmaları yürütülürken, alt kısmında ise dinamitlerle taş ocağı için patlatmalar yapılıyor. Patlamalar nedeniyle tarihi kaya mezarları ve mağaralar yok oldu. Samsun Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nca “Söz konusu alanda andezit ocağı açılması uygun değildir” kararı ile Danıştay’ın “taş ocağı” iptal kararının uygulanarak tarihi alan için önlem alınması isteniyor.

“BU CİNAYETİN BİR AN ÖNCE DURMASI GEREKİR”

Kentte yaşayan turizmci aktivist Enis Ayar, söz konusu alanda tarihi dokunun yok edildiğini söyledi. Taş ocağı faaliyetlerinin durdurulmasını isteyen Ayar, “Burada doğa katledilmekte, cinayet işlenmekte, arkeoloji alanları taciz ve istismar edilmekte. Burada kaya mezarları vardı. Şimdi dinamitle bu kaya mezarları patlatılmış. Burada dinamit patlatılması için kazı danışmanı Prof. Dr. Yücel Şenyurt, bilim kurulu başkanı olarak sit alanının daralması, inşaat alanlarının da genişlemesi doğrultusunda rapor verdikten sonra kaya mezarları sit alanının dışına çıkmış oldu. Devletin malını koruyacaklarına şirketin elemanıymış gibi hareket ediyorlar. Onun için bu cinayetin bir an önce durması gerekir. Yukarıda akropol, aşağıda metropol. Akropolde fırçalarla kazı varken, aşağıda metropolde dinamit atılıyor. Tarihi doku yok oluyor. Bunları bir daha yerine koymak mümkün değil. Bir an evvel durdurulması lazım” dedi.

Kurul Kalesi taş ocağı yüzünden risk altında
Enis Ayar, bölgenin tarihi dokusuna zarar veren taş ocağının faaliyetlerine acilen son verilmesi gerektiğini söyledi.

“BİR SÜRÜ NEGATİFLİK YAŞIYORUZ”

Jeoloji Mühendisi Kübra Güvenç Bacınoğlu ise kaleden birçok tarihi eserin çıkartılabileceğine dikkat çekerek, “Her dinamitte bizim evimiz deprem olmuş kadar zemin sarsılıyor. Burada en az 15 tarihi mezar patlamalar nedeniyle kapandı. Çünkü çökmeler yaşandı. Burada mağaralar var. Biz daha önce üniversiteden profesörlerle birlikte mağaralara giriş yapmıştık. Bu mağaraları sit alanına katabilmek için çalışma yapmıştık ama o mağaraların çoğu yıkıldı. Volkanik birimlerden dolayı tabaka yapısı her dinamit atıldığında çöktüğü için bir tek benim değil, bu civardaki bütün insanların suları kayboldu ve evleri çatladı. Bir sürü negatiflik yaşıyoruz. Burada Kibele heykeli bulundu. 2100 yıllık birçok heykelcikler çıkartıldı ve birçok tarihi eser çıkartılabilecek noktayız. Her şeyden önce burada bir yaşam alanı var” diye konuştu.

PROF. DR ŞENYURT: İMZA KAMPANYASI BAŞLATSINLAR, İLK İMZAYI BEN VERİRİM

Kazı Başkanı Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yücel Şenyurt ise, iddialara yanıt verdi. Taş ocağına kendisinin izin vermediğini belirten Şenyurt, şöyle konuştu:

“Taş ocağının olduğu yer hiçbir zaman arkeolojik sit alanı olmadı. Dolayısıyla Samsun Bölge Anıtlar Kurulu da taş ocağının patlatmalardan dolayı zarar vereceğini söyledi. Taş ocağının yapılmamasını istedi ama mahkemeyle karşı taraf zarar vermeyeceğini kanıtlayıp karar almışlar. Çalışmalara orada devam ediyorlar. Bu taş ocağı bize yaklaşık 900 metre mesafede. Şimdiye kadar patlatılan dinamitlerin zararını görmedik ama zararı var tabi. Dinamit patlatılınca orada yer titriyor. Orada çalışırken küçük bir deprem gibi bir sarsıntı oluyor. Orada taş ocağını kim ister ki? Tarihi alan içerisinde her ne kadar arkeolojik sit alanı olmasa da onun dibinde oradaki doğayı bozan, insanları endişe ettiren bir görüntüyü kim ister? Keşke mahkemeler buna izin vermemiş olsaydı.”

Kurul Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Yücel Şenyurt
Kurul Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Yücel Şenyurt, imza kampanyası başlatılsın ilk imza veren ben olurum.

Kendisinin taş ocağını kapatın deme yetkisinin olmadığını söyleyen Şenyurt, “Bu taşocağına ben izin vermedim. Benim öyle bir yetkim yok. Benim öyle bir yetkim olsaydı, kaldırma yetkim de olurdu herhalde. Taş ocağına karşı mücadele eden insanların mahkemede kaybetmelerinden dolayı beni paravan olarak kullanıp adamlarla uğraşma derdindeler. Protesto yürüyüşü yapsınlar, en önde ben giderim. İmza kampanyası açın ilk imzayı ben atacağım dedim ama illa senin yetkin var, sen kapatırsın diyorlar. Ben kimim? Koca vali kapatamamış, hakimler kapatamamış da taş ocağına yetki verecek insan ben miyim?” dedi.

Banner
Related Articles

Orkney Adası’na yapılan Tunç Çağı göçlerinin liderleri kadınlardı

8 Şubat 2022

8 Şubat 2022

Kuzey İskoçya’nın Orkney Adası’na, Avrupa’dan Tunç Çağı’nda başlayan göçlerin liderliğini kadınların yaptığına dair yeni kanıtlara ulaşıldı. İskoçya’nın kuzey kıyısında yer...

Araştırmacılar, ilk Neandertal ailesine ulaşmayı başardı.

19 Ekim 2022

19 Ekim 2022

Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü‘nden araştırmacılar tarafından yönetilen uluslararası bir ekip, Sibirya’daki uzak bir Neandertal topluluğundan on üç bireyin genomunu...

Aççana Höyük’te 3800 yıllık Akadca kil tablet bulundu

11 Ağustos 2023

11 Ağustos 2023

Şubat ayında yaşanan iki büyük yıkıcı depremden etkilenen Hatay’daki Aççana Höyük’te devam eden çalışmalarda 3800 yıllık Akadca çivi yazılı kil...

Konya’nın abidevi eseri İnce Minareli Medrese’sinin taç kapısı acil restore edilmeyi bekliyor

14 Ağustos 2022

14 Ağustos 2022

Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti Konya birçok Selçuklu dönemi eserlere ev sahipliği yapıyor. Bu eserlerin içinde Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahreddin...

Dünya’nın En Eski Müşteri Şikayeti 3800 Yaşında

17 Ocak 2021

17 Ocak 2021

Aldığımız üründen memnun kalmadığımız zaman hemen hemen hepimizin yaptığı şey ürün hakkında şikayetçi olmaktır. Bunu bazen müşteri hizmetlerini arayarak bazen...

Yeni Çalışma; “Tunç Çağı’nda hançerler ne için kullanılıyordu” sorusuna cevap veriyor.

30 Nisan 2022

30 Nisan 2022

Tunç Çağı tabakalarının önemli maddi kalıntılarından biri olan bronz hançerler üzerinde yeni bir çalışma gerçekleştirildi. Çalışma, “Tunç Çağı hançerleri ne...

Sardes Antik Kenti ve Lidya Tümülüsleri Artık UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde!

12 Temmuz 2025

12 Temmuz 2025

Manisa’nın Tarihi Hazinesi Dünya Çapında Tescillendi Manisa’nın Salihli ilçesinde yer alan Sardes Antik Kenti ve Bin Tepeler Lidya Tümülüsleri, UNESCO...

Karpat mağaralarında Avrupa’daki en eski insan izleri aranacak

30 Ekim 2022

30 Ekim 2022

Doğu Avrupa’da yer alan Karpat Dağları’nda bulunan mağaralarda Avrupa’daki en eski insan izleri aranacak. Karpat Dağları, Çekya Cumhuriyeti, Slovakya, Polonya,...

İtalya Alpleri’nde Avrupa’nın en yüksek Tarih Öncesi Petroglifleri keşfedildi

21 Kasım 2024

21 Kasım 2024

Avrupa’nın en yüksek kaya resimleri, Kuzey İtalya Alpleri’ndeki Stelvio Milli Parkı’ndaki Pizzo Tresero’da (Valfurva) 3.000 metrenin üzerinde bulundu. Lombardiya’daki Valtellina...

İngiltere’de 6. yüzyıldan kalma bir Anglo-Sakson mezarında domuz yağı içeren antik Roma kadehi keşfedildi

11 Aralık 2024

11 Aralık 2024

2018 yılında Lincolnshire’daki Scremby’de yapılan kazılarda, 6. yüzyıla ait bir kadın mezarında emaye kaplı bir bakır alaşımlı chalice (kupa) bulundu....

Adıyaman’da Nadir Keşif: 1.800 Yıllık Kubbeli Roma Mezarı Ortaya Çıkarıldı

29 Aralık 2025

29 Aralık 2025

Adıyaman’da gün yüzüne çıkarılan yeni bir arkeolojik yapı, Roma döneminde elit gömü geleneklerine dair önemli ipuçları verecek. Besni kırsalında tespit...

Çivi yazılı iki kil tablet kayıp Kenan dilinin çözülmesini sağladı

5 Şubat 2023

5 Şubat 2023

Eski Babil çivi yazısıyla Akad dilinin Eski Babil lehçesi ile yazılmış iki kil tableti inceleyen araştırmacılar kayıp Kenan dilinin çözümünü...

Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Konya’nın Karatay ilçesinde bulunan Savatra Antik Kenti kazı sahasında Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu. Anadolu’da 1071 Malazgirt...

Homo Sapiens İlk Ne Zaman Kıyafet Giymeye Başladı?

9 Mart 2021

9 Mart 2021

Giyinmek insan ihtiyaçları içindeki büyük gereksinimlerden biridir. Peki Homo sapiens ilk ne zaman kıyafet giymeye başladı? Araştırmacılar, Homo sapiens’in ilk...

Diyarbakır Surları’nda 1500 yıllık kandil bulundu

1 Eylül 2022

1 Eylül 2022

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı Koruma Uygulama ve Denetim Büroları Şube Müdürlüğü tarafından yapılan ‘Surlarda Diriliş’ temasıyla...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]