23 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tanrıça Kibele’nin Bulunduğu Kurul Kalesi Taş Ocağı Tehdidi Altında

2.100 yıllık Tanrıça Kibele’nin bulunduğu Kurul Kalesi arkeolojik çalışma alanının alt kesiminde yer alan taş ocağı işletmesinin patlattığı dinamitler yüzünden büyük risk altında…

Anadolu’nun Ana Tanrıçası Kibele’nin bulunduğu Kurul Kalesi arkeolojik sit alanı için Samsun Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nca alınan “Söz konusu alanda andezit ocağı açılması uygun değildir” kararı ile Danıştay’ın “taş ocağı” iptal kararının uygulanması isteniyor.

Demirören Haber Ajansı’nda yer alan habere göre;

Ordu’nun Altınordu ilçesinde 6’ncı Mithridates dönemine ait 2 bin 300 yıllık Kurul Kalesi’nde, 2010 yılında başlatılan kazı çalışmalarında 2 bin 100 yıllık Ana Tanrıça Kibele Heykeli ile 3 büyük heykel ve yaklaşık 2 bin parça tarihi eser bulundu. 1’inci derece arkeolojik ve doğal sit alanı olan kalenin üstünde kazılar sürerken, alt kısmında ise dinamitlerle taş ocağı için patlatma yapılıyor. Patlamalar nedeniyle tarihi kaya mezarları ve mağaralar yok oldu. Samsun Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nca “Söz konusu alanda andezit ocağı açılması uygun değildir” kararı ile Danıştay’ın ‘taş ocağı’ iptal kararının uygulanarak tarihi alan için önlem alınması isteniyor.

Altınordu ilçesindeki Bayadı Mahallesi sınırları içerisinde yer alan, 6’ncı Mithridates dönemine ait 2 bin 300 yıllık Kurul Kalesi’nde, 2010 yılında kazı çalışması başlatıldı. Ordu Müze Müdürlüğü öncülüğünde, Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yücel Şenyurt’un da aralarında yer aldığı, 25’i arkeolog, 40 kişilik ekiple sürdürülen kazı çalışmasında Ana Tanrıça Kibele Heykeli ile 3 büyük heykel ve yaklaşık 2 bin parça tarihi eser bulundu. 1’inci derece arkeolojik ve doğal sit alanı olan kaledeki kazılarda ayrıca, yaklaşık 300 basamaklı merdiven ile milattan önceki dönemlere ait olduğu değerlendirilen pişmiş topraktan çatı kiremitleri ve duvar örgüsü seramik parçalarına da ulaşıldı. Kurul Kalesi’nin UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınması için başvuru yapılırken, kazılara kış dönemi nedeniyle ara verildi.

2100 YILLIK TARİH ÇIKTI

Yapılan arkeolojik kazılarda; en önemli tarihi eser olarak tahtında oturan 200 kilo ağırlığında ve 1 metre boyunda, 2 bin 100 yıllık ‘Ana Tanrıça Kibele’ heykeli ile Bereket Tanrısı Dionyss, Pan heykeli ve hayvan biçimli dini kap olan Riton bulundu. ‘Kibele’ heykelinin Türkiye’de yerinde bulunan ilk mermer heykel olduğu da tespit edilmişti.

Ordu Kurul Kalesinde çıkarılan Ana Tanrıça Kibele
Ordu Kurul Kalesi kazılarında geçen yıl çıkarılan 2.100 yıllık Ana Tanrıça Kibele

 

ÜSTÜNDE TARİH, ALTINDA TAŞ OCAĞI

Kalenin üstünde bir yandan kazı çalışmaları yürütülürken, alt kısmında ise dinamitlerle taş ocağı için patlatmalar yapılıyor. Patlamalar nedeniyle tarihi kaya mezarları ve mağaralar yok oldu. Samsun Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nca “Söz konusu alanda andezit ocağı açılması uygun değildir” kararı ile Danıştay’ın “taş ocağı” iptal kararının uygulanarak tarihi alan için önlem alınması isteniyor.

“BU CİNAYETİN BİR AN ÖNCE DURMASI GEREKİR”

Kentte yaşayan turizmci aktivist Enis Ayar, söz konusu alanda tarihi dokunun yok edildiğini söyledi. Taş ocağı faaliyetlerinin durdurulmasını isteyen Ayar, “Burada doğa katledilmekte, cinayet işlenmekte, arkeoloji alanları taciz ve istismar edilmekte. Burada kaya mezarları vardı. Şimdi dinamitle bu kaya mezarları patlatılmış. Burada dinamit patlatılması için kazı danışmanı Prof. Dr. Yücel Şenyurt, bilim kurulu başkanı olarak sit alanının daralması, inşaat alanlarının da genişlemesi doğrultusunda rapor verdikten sonra kaya mezarları sit alanının dışına çıkmış oldu. Devletin malını koruyacaklarına şirketin elemanıymış gibi hareket ediyorlar. Onun için bu cinayetin bir an önce durması gerekir. Yukarıda akropol, aşağıda metropol. Akropolde fırçalarla kazı varken, aşağıda metropolde dinamit atılıyor. Tarihi doku yok oluyor. Bunları bir daha yerine koymak mümkün değil. Bir an evvel durdurulması lazım” dedi.

Kurul Kalesi taş ocağı yüzünden risk altında
Enis Ayar, bölgenin tarihi dokusuna zarar veren taş ocağının faaliyetlerine acilen son verilmesi gerektiğini söyledi.

“BİR SÜRÜ NEGATİFLİK YAŞIYORUZ”

Jeoloji Mühendisi Kübra Güvenç Bacınoğlu ise kaleden birçok tarihi eserin çıkartılabileceğine dikkat çekerek, “Her dinamitte bizim evimiz deprem olmuş kadar zemin sarsılıyor. Burada en az 15 tarihi mezar patlamalar nedeniyle kapandı. Çünkü çökmeler yaşandı. Burada mağaralar var. Biz daha önce üniversiteden profesörlerle birlikte mağaralara giriş yapmıştık. Bu mağaraları sit alanına katabilmek için çalışma yapmıştık ama o mağaraların çoğu yıkıldı. Volkanik birimlerden dolayı tabaka yapısı her dinamit atıldığında çöktüğü için bir tek benim değil, bu civardaki bütün insanların suları kayboldu ve evleri çatladı. Bir sürü negatiflik yaşıyoruz. Burada Kibele heykeli bulundu. 2100 yıllık birçok heykelcikler çıkartıldı ve birçok tarihi eser çıkartılabilecek noktayız. Her şeyden önce burada bir yaşam alanı var” diye konuştu.

PROF. DR ŞENYURT: İMZA KAMPANYASI BAŞLATSINLAR, İLK İMZAYI BEN VERİRİM

Kazı Başkanı Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yücel Şenyurt ise, iddialara yanıt verdi. Taş ocağına kendisinin izin vermediğini belirten Şenyurt, şöyle konuştu:

“Taş ocağının olduğu yer hiçbir zaman arkeolojik sit alanı olmadı. Dolayısıyla Samsun Bölge Anıtlar Kurulu da taş ocağının patlatmalardan dolayı zarar vereceğini söyledi. Taş ocağının yapılmamasını istedi ama mahkemeyle karşı taraf zarar vermeyeceğini kanıtlayıp karar almışlar. Çalışmalara orada devam ediyorlar. Bu taş ocağı bize yaklaşık 900 metre mesafede. Şimdiye kadar patlatılan dinamitlerin zararını görmedik ama zararı var tabi. Dinamit patlatılınca orada yer titriyor. Orada çalışırken küçük bir deprem gibi bir sarsıntı oluyor. Orada taş ocağını kim ister ki? Tarihi alan içerisinde her ne kadar arkeolojik sit alanı olmasa da onun dibinde oradaki doğayı bozan, insanları endişe ettiren bir görüntüyü kim ister? Keşke mahkemeler buna izin vermemiş olsaydı.”

Kurul Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Yücel Şenyurt
Kurul Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Yücel Şenyurt, imza kampanyası başlatılsın ilk imza veren ben olurum.

Kendisinin taş ocağını kapatın deme yetkisinin olmadığını söyleyen Şenyurt, “Bu taşocağına ben izin vermedim. Benim öyle bir yetkim yok. Benim öyle bir yetkim olsaydı, kaldırma yetkim de olurdu herhalde. Taş ocağına karşı mücadele eden insanların mahkemede kaybetmelerinden dolayı beni paravan olarak kullanıp adamlarla uğraşma derdindeler. Protesto yürüyüşü yapsınlar, en önde ben giderim. İmza kampanyası açın ilk imzayı ben atacağım dedim ama illa senin yetkin var, sen kapatırsın diyorlar. Ben kimim? Koca vali kapatamamış, hakimler kapatamamış da taş ocağına yetki verecek insan ben miyim?” dedi.

Banner
Benzer Yazılar

Türklerin Moğolistan’daki Göbeklitepesi Hüys Tolgoy Yazıtı

20 Mart 2022

20 Mart 2022

İlk dönem Türk Kaganlık tarihini çoğunlukla Çin yazılı kaynaklarından öğrenmekteyiz. Çin kaynaklarının haricinde az sayıda Türklere ait yazılı kaynaklarda bulunmaktadır....

Tadım Höyük’te 6000 Yıllık Ünik Kutsal Ocak Keşfedildi

28 Mart 2025

28 Mart 2025

Elazığ il merkezinde yer alan Tadım Höyük’te kazı çalışmalarını sürdüren arkeologlar, 6000 yıl öncesine tarihlenen iki eşsiz bezemeli kutsal ocak...

Avrupa’da keşfedilen türünün en büyük deniz kaplumbağası fosili İspanya’da ortaya çıkarıldı

22 Kasım 2022

22 Kasım 2022

Kuzey İspanya’da, bilim adamları yeni bir muazzam deniz kaplumbağası türünün kalıntılarını keşfettiler. Tarih öncesi yaratık, Avrupa’da şimdiye kadar bulunan, yaklaşık...

Yahya Coşkun “Çalınan hiçbir kültür varlığımız yoktur”

16 Şubat 2023

16 Şubat 2023

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Yahya Coşkun merkez üssü Kahramanmaraş olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerde bölgede bulunan...

Arkeologlar, Frankfurt Roma kenti NIDA’da en eski Hristiyan muskasını ortaya çıkardı

14 Aralık 2024

14 Aralık 2024

Frankfurt’ta ortaya çıkarılan antik bir gümüş muska, bölgedeki Hıristiyanlık tarihini 50 ila 100 yıl geriye götürüyor. Gümüş muska artık Kuzey...

Sırbistan’da kırmızı boya kaplı mezarlar bulundu

19 Şubat 2022

19 Şubat 2022

Sırbistan Cumhuriyeti’nin kuzeyindeki Voyvodina’da iki höyükte kazı yapan Polonyalı arkeologlar, kırmızı hardal boyasıyla kaplı mezar ortaya çıkardılar. Araştırma, Avrasya bozkırının...

Orta Çağ mezar sakinlerinin DNA’sı Aşkenaz Yahudi toplumunun tarihine ışık tutuyor

30 Kasım 2022

30 Kasım 2022

Aşkenaz Yahudileri, Roma İmparatorluğu tarafından, Anadolu ve İberya üzerinden Avrupa’ya sürgün edilen İbrani kökenli Kenanlı Yahudilerdir. Avrupa’nın sosyal, kültürel ve...

Ünlü Mimar Jean Nouvel Suudi Arabistan’da Kaya Konutları Arasında Gizli Tatil Köyü Tasarladı

29 Ekim 2020

29 Ekim 2020

Jean Nouvel, kuzeybatı Arabistan’da kültürel bir vaha olan Al-Ula’nın kaya konutlarında gizlenmiş bir tatil yeri olan Sharaan için yeni tasarımlar...

Roopkund Gölündeki Yüzlerce İskelet DNA Analizleriyle Şaşırttı

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

Himalayalar’ın yüksek kesimlerinde  Roopkund adı verilen bir buzul gölü bulunmaktadır. Bu göl yöresel halk tarafından Gizem gölü ya da İskeletler gölü...

Vaftizci Yahya’nın şehit edildiği Herod’un sarayı yeniden inşa edilecek

4 Şubat 2022

4 Şubat 2022

Hz. İsa’nın gelişini müjdeleyen Vaftizci Yahya’nın başının kesilerek şehit edildiği Herod’un Sarayı yeniden inşa edilecek. Vaftizci Yahya’nın şehit edildiği Herod...

Diyarbakır’da eski bir taş ocağında 54 çocuk mezarı bulundu

4 Ocak 2024

4 Ocak 2024

Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde, eski bir taş ocağı olduğu düşünülen alanda 0-6 yaş arası 54 çocuk mezarı ortaya çıkarıldı. Arkeologlar, şu...

Troya Müzesi’nin Dijital Dergisi “Troy Museum Journal” Birinci Yaşını Kutluyor

29 Mart 2025

29 Mart 2025

Türkiye’nin ilk müze dergisi olma özelliğini taşıyan “Troy Museum Journal“, yayın hayatındaki birinci yılını tamamladı. Başarılı çalışmalarıyla adından sıkça söz...

Dünyanın Bilinen En Eski Tek Yumurta İkizlerini Barındıran 31.000 Yıllık Mezar Bulundu

14 Kasım 2020

14 Kasım 2020

Avusturya’daki eski bir mezar, kaydedilen en eski ikiz mezarını temsil ediyor. 31.000 yıllık mezar, Eski Taş Devri olarak da bilinen...

İtalya’da 7000 yıllık nadir kil heykelcik bulundu

28 Temmuz 2023

28 Temmuz 2023

Roma Sapienza Üniversitesi’nden arkeologlar, Lazio’nun Sabina bölgesindeki Poggio Nativo yakınlarındaki Battifratta mağarasında kadın özelliklerine sahip bir heykelcik keşfettiler. Bu, yaklaşık...

Danimarka’da 5000 yıl önce insan kurban edildiğine dair kanıtlar bulundu

24 Aralık 2022

24 Aralık 2022

Arkeologlar, Danimarka’da 5000 yıl önce insan kurban edildiğine dair kalıntılara ulaştılar. İnsan kurban edilmiş olabileceğini gösteren iskelet kalıntıları, Danimarka’nın Zelanda...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]