23 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Oluz Höyük, Hitit Fırtına Tanrısı Teşup’a adanmış tapınak barındırıyor olabilir

Tunç Çağı dönemi Anadolu topraklarında kendilerini Hatti ülkesinin insanları olarak tanıtan, Tunç Çağı Anadolusu’nda en büyük ve güçlü ilk merkezi devleti kuran Hititler, geride bıraktıkları çivi yazılı tabletler ile de dönemin Anadolu coğrafyası ve tarihi hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlayan medeniyet oldu.

Anadolu’ya gelişleri kadar tarih sahnesinden silinişleri de bir o kadar soru işareti taşıyan Hititler, 400 yıla varan egemenliklerini sadece siyasi ve askeri alanda gösterdikleri başarılarla değil aynı zamanda yönetimleri altına aldıkları halkların dini değerlerine gösterdikleri saygı ile de kazandılar.

İmparatorluk topraklarına kattığı her krallığın tanrısını panteonuna dahil eden Hititler, böylece “Bin Tanrılı Halk” olarak bilindiler.

Hitit panteonunun en tepesinde Fırtına Tanrısı Teşup bulunur

Tanrı ve dini bayram çokluğu/çeşitliliği ile dikkat çeken Hitit toplumunda en büyük tanrı Fırtına Tanrısı Teşup’tur.

Hattilerde Tarru adı ile tapınılan Teşup, Hurri kökenli bir tanrıdır. Hurrilerde gökyüzü ve fırtına tanrısıdır. Teşup, Hitit ve Luvice “Tarhu,Tarhuna ya da Tarhunt” diye de adlandırılıyordu.

Hititler, Hurri kültüründen oldukça fazla etkilenmiştir.

Dini metinler içeren tabletlerde ağırlıklı olarak Hatti ve Hurri etkileri görülür.

yazılıkaya sahnesi

Başkent Hattuşa’da bulunan Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı başta olmak üzere yine başkent içinde yer alan Büyük Tapınak ve diğer dini mekanlar Hitit dini ve kültürü hakkında önemli buluntular verir.

Hattuşa dışında Nerik, Alacahöyük, İnandıktepe, Kuşaklı, Oymaağaç Höyük, Çadır Höyük, Karahna ve Hüseyindede gibi yerleşimlerde de Hititler önemli tapınaklar inşa ettiler.

Hattuşa ve diğer yerleşim alanlarında ortaya çıkarılan tapınakların hangi tanrı için yapıldığını o tanrıya atfedilen sembollerden öğreniyoruz. Hitit Fırtına Tanrısı Teşup’un kutsal hayvanı boğanın olması gibi.

Hattuşa, Nerik, Alacahöyük gibi bilinen önemli dini merkezlerin dışında Oluz Höyük yerleşiminde de Teşup’a ait bir tapınağın olabileceği üzerinde duruluyor.

Oluz Höyük’te Fırtına Tanrısı Teşup’a ait tapınağın olabileceğini 2018 yılında ele geçen bir boğa figürünü düşündürdü.

Oluz Höyük kazılarında bulunan boğa figürünü

Oluz Höyük’te Hitit etkisi

Oluz Höyük kazılarında, Hitit Büyük Krallık Dönemi’ne (MÖ 14.-13. Yüzyıl) tarihlenen mimari kalıntılar, küçük buluntular ve çanak çömlek buluntular ortaya çıkarıldı.

Dr. Öğr. Üyesi Aslıhan Yurtsever Beyazıt, Frig Dönemi’ne ait Kubaba Tapınağı, Pers Dönemi Ateşgedesi’nin bulunduğu Oluz Höyük’te, Hitit dönemi bir tapınağın olabileceği kuvvetle muhtemel olduğunu söyledi.

Oluz Höyük kazılarının 2018 sezonunda temizlik çalışmalarında ele geçen 14 cm uzunluğunda 3.5 cm genişliğinde ve 9 cm yüksekliğinde ki pişmiş toprak boğa figürünü ve yine boğa başlı riton bu savı destekleyen buluntular arasında.

Hitit çivi yazılı belgelerde Fırtına Tanrısı kültü ve bu kültü barındıran kentlerden bahsedilir. Bu kentlerin en önemlisi Nerik’tir. Kaşka saldırılarının yoğunlaşması sonrasında Fırtına Tanrısı, Hakmiş kentine taşınır.

Hakmiş kentinin lokalizasyonu için yapılan son görüşler kentin Amasya sınırları içerisinde olabileceği noktasında birleşiyor. Doğantepe Höyüğü ile Nerik eşitlenmesini destekleyen en büyük bulgu Doğantepe’de çıkarılan bronz Fırtına Tanrısı heykelciğidir.

Hitit arkeolojisi açısından önemli bir buluntu olan heykelciğin çıktığı Doğantepe ile Oluz Höyük arasındaki mesafenin kuş uçumu 7 km olduğunu söyleyen Aslıhan Yurtsever Beyazıt, “Oluz Höyük’ün coğrafi açıdan, güneyden Šapinuva üzerinden gelen yol güzergâhında olması aynı zamanda Hatti Ülkesi’nden Hakmiš Krallığı’na ulaşan anayolun yerleşmenin batısından geçmesi ve Kuzey Anadolu’nun en büyük höyüklerinden biri olması gibi etmenler, Oluz’un Hitit coğrafyası içerisinde önemli bir konuma sahip olduğunu düşündürmektedir” dedi.

Oluz Höyük hangi Hitit kentleri ile eşitleniyor

Hitit dönemi buluntularının çıkarıldığı Oluz Höyük’ün hangi Hitit kenti ile eşitleneceği sorusuna bir cevapta elde edilen çivi yazılı tabletlerde bulunuyor.

Beyazıt, kaleme aldığı “Oluz Höyük’ten Pişmiş Toprak Bir Boğa Figürünü” adlı makalesinde Oluz Höyük’ün eşitlendiği Hitit kentlerinin şunlar olduğunu belirtiyor.

“Prof. Dr. Şevket Dönmez tarafından ileri sürülen Oluz-Šanahuitta eşitliğidir. Hattuša ’da bulunan bir belgede, kentin ismi Zuliya olarak geçer. Dönmez’e göre Yukarı Zuliya (Çekerek) Ovası’nın Oluz Höyük’ün içinde yer aldığı Geldingen Ovası’nın bulunduğu bölgeyi kapsaması, Šanahuitta – Oluz Höyük bağlantısını desteklemektedir. Bu eşitliği destekleyen A. Ünal, Šanahuitta ’nın Amasya civarında olması gerektiğini, Oluz’un bu kent için aday bir yerleşme olabileceğini ileri sürmektedir.”

“Šanahuitta dışında Oluz Höyük için önerilen diğer bir Hitit kenti Ištahara’dır. Yazılı belgelerde, Nerik ve Hakmiš dışında adı geçen diğer Fırtına Tanrısı kült merkezlerinden bazılarının bu bölgedeki varlığı ile ilgili son yıllarda yapılan öneriler dikkati çekmektedir. Belgelerde adı geçen önemli kült merkezlerinden biri Ištahara kentidir.

Oluz Höyük kazılarında çıkarılan boğa başlı riton

Söz konusu kentle ilgili Özlem Sir Gavaz, Nerik ’e yakın bir mesafede yer aldığından ve bu kentte askeri üs oluşturulduğundan, Ištahara’dan hemen sonra Nerik’e ulaşıldığından bahsederek, yazılı metinler ışığında Ištahara’nın Hititler için çok önemli bir istasyon şehir ve kült merkezi olduğunu söylemektedir.”

“Özlem Sir Gavaz, Ištahara’nın Oymaağaç’a en fazla bir günlük mesafede yer alması gerektiğini belirterek, bütün bu veriler ışığında coğrafi konumu ve son yıllardaki kazı buluntuları nedeniyle Ištahara için en uygun yerin Oluz Höyük olabileceğini öneriyor.”

Oluz Höyük, Hitit Fırtına Tanrısı’nın tapınağına sahip bir dini alan olabilir

Oluz Höyük’te yer alan Hitit tabakasının kazılarında sur sistemi ile karşılaşılmaması Oluz’un askeri nitelikte bir yerleşim olmadığı dinsel yönü ağır basan bir yerleşim olduğunu düşündüklerini ifade eden Aslıhan Yurtsever Beyazıt, Oluz Höyük’ün, MÖ 2. Binyıl’da da kutsal alanı olan bir yerleşme olduğu kuvvetle muhtemeldir. 2018 döneminde bulunan boğa figürini ile daha önceki kazı sezonlarında parçalar halinde ele geçen ve bir araya getirilen boğa başlı, halka biçimli kap, Oluz Höyük’te Fırtına Tanrısı ile ilgili bir kutsal alan veya tapınağının varlığı düşüncesini güçlendirmektedir” dedi.

Banner
Related Articles

Polonya kilisesinde keşfedilen ‘benzersiz’ 17. yüzyıl ikonostasis parçaları

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Polonya Bilimler Akademisi Sanat Enstitüsü’nden (IS PAN) araştırmacılar, Polonya’nın Podlaskie kentindeki Nowoberezowo’daki İlahiyatçı Aziz John Kilisesi’nin çatı katında 17. yüzyıldan...

Troya kazıları ile Schliemann’ın verdiği zararlar giderilmeye çalışılacak

7 Ağustos 2021

7 Ağustos 2021

Anadolu’nun en ünlü antik kenti Troya… Dönemin zenginliği ile göz kamaştıran en güçlü kenti… Homeros’un yazdığı İlyada eserinde geçen ünlü...

İsveç’in Pryssgården kentinde sıra dışı bir Demir Çağı kadın mezarı bulundu

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

İsveç’in Pryssgården kentinde bir Demir Çağı mezarlığında arkeologlar, kadının doğrudan mezarın içine küçük bir iğne ve demir bir çakı ile...

Amasya Oluz Höyük’te yapılan kazılarda 2 bin 600 yıllık kayıp Kubaba Tapınağı ortaya çıkarıldı

6 Ocak 2025

6 Ocak 2025

Anadolu’daki dinsel inanç ve ritüeller açısından önemli bulgular sunan Amasya Oluz Höyük’te, 2 bin 600 yıllık kayıp Kubaba Tapınağı ortaya...

Diyarbakır Zerzevan Kalesi’nde ABD ulusal sembolünü taşıyan bir rozet bulundu

4 Ekim 2021

4 Ekim 2021

Daha önce Roma İmparatorluğu döneminde askeri bir yerleşim yeri olarak kullanılan Diyarbakır Zerzevan Kalesi’nde kazılara devam ediliyor. Kazılarda, ABD’nin Büyük...

II. Murşili’nin Veba Duası “Konuşan Tabletler Sergisinde” Sergilenecek

2 Haziran 2021

2 Haziran 2021

Milyonlarca insanın etkilendiği ve binlerce insanın ölümüne yol açan Covid-19 salgını, dünya tarihinde bilinen etkili salgınlar içinde yer aldı. Hala...

Homo Erectus’un Yaptığı Bir Milyon Yıllık Taş Aletler

19 Mayıs 2021

19 Mayıs 2021

Tahmini 2 milyon önce ortaya çıkan Homo erectus’un (dik insan olarak da tanımlanır) bir milyon yıl önce yaptığı taş aletler...

Arnavutluk’un Dıraç kentinde 1900 yıllık nadir bir mozaik keşfedildi

6 Kasım 2023

6 Kasım 2023

Arnavutluk’un batısındaki Adriyatik Denizi’ndeki liman kenti Dıraç’ta 1900 yıl öncesine ait eşsiz bir mozaik bulundu. Balkanlar’ın en eski ve en...

Polonya’da 4.000 yıldan daha eski bir bakır hançer bulundu

24 Şubat 2024

24 Şubat 2024

Polonya’da bir metal dedektör kullanıcısı 4.000 yıldan daha eski bir bakır hançer buldu. Podkarpackie Voyvodalığı’nda bir ormanlık alanda keşfedilen bakırdan...

Antik parşömenler, MS birinci yüzyılda Petra’da yaşayan Nebati bir kadının hayatı hakkında şaşırtıcı bilgiler ortaya koyuyor

19 Aralık 2023

19 Aralık 2023

Petra, iki bin yıl önce güçlü bir ticaret imparatorluğunun başkentiydi. Ticarette uzmanlaşmış ve uzun yıllar bölgenin siyasi, kültürel ve ekonomik...

Sular Çekilince Şok Edici Görüntüler Ortaya Çıktı

7 Şubat 2021

7 Şubat 2021

Barajların suları çekilince, sular altında kalan yerleşim yerlerinin kalıntıları bir bir gün yüzüne çıkıyor. Kurak geçen yıllarda barajların suları azalınca...

Arkeologlar Düzce’de 1500 yıllık Bizans su havuzu ortaya çıkardı

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Düzce’nin Konuralp Mahallesi’ndeki antik tiyatroda yapılan arkeolojik kazılarda Bizans dönemine ait olduğu tespit edilen yaklaşık 1500 yıllık su havuzu bulundu....

Yuvarlak hendek içinde görkemli nesnelerle birlikte bulunan Orta Çağ’dan kalma çifte mezar

23 Ağustos 2022

23 Ağustos 2022

Almanya’nın güneyindeki Kirchheim am Neckar Friedrichstrasse’de, Stuttgart’taki bölge konseyinde Devlet Anıtları Koruma Dairesi (LAD) tarafından denetlenen ve AAB şirketi tarafından...

Türkiye İş Bankası Müzesi’nde 250 İstiklal Madalyası “Bir Asrın Ardından” sergisinde ziyarete açılacak

27 Ekim 2021

27 Ekim 2021

29 Ekim’de Cumhuriyetimizin ilan edilişinin 98’nci yıl dönümünü kutlayacağız. İstiklal Savaşı’nda canını bu toprakların bağımsızlığı için bir an dahi tereddüte...

Tapınak olduğu düşünülen yapının anıtsal bir çeşme olduğu ortaya çıktı

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Hyllarima antik kentinde bir zamanlar tapınak olduğu düşünülen yapının aslında anıtsal bir çeşme olduğu belirlendi. Muğla’ya yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]