10 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Oluz Höyük, Hitit Fırtına Tanrısı Teşup’a adanmış tapınak barındırıyor olabilir

Tunç Çağı dönemi Anadolu topraklarında kendilerini Hatti ülkesinin insanları olarak tanıtan, Tunç Çağı Anadolusu’nda en büyük ve güçlü ilk merkezi devleti kuran Hititler, geride bıraktıkları çivi yazılı tabletler ile de dönemin Anadolu coğrafyası ve tarihi hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlayan medeniyet oldu.

Anadolu’ya gelişleri kadar tarih sahnesinden silinişleri de bir o kadar soru işareti taşıyan Hititler, 400 yıla varan egemenliklerini sadece siyasi ve askeri alanda gösterdikleri başarılarla değil aynı zamanda yönetimleri altına aldıkları halkların dini değerlerine gösterdikleri saygı ile de kazandılar.

İmparatorluk topraklarına kattığı her krallığın tanrısını panteonuna dahil eden Hititler, böylece “Bin Tanrılı Halk” olarak bilindiler.

Hitit panteonunun en tepesinde Fırtına Tanrısı Teşup bulunur

Tanrı ve dini bayram çokluğu/çeşitliliği ile dikkat çeken Hitit toplumunda en büyük tanrı Fırtına Tanrısı Teşup’tur.

Hattilerde Tarru adı ile tapınılan Teşup, Hurri kökenli bir tanrıdır. Hurrilerde gökyüzü ve fırtına tanrısıdır. Teşup, Hitit ve Luvice “Tarhu,Tarhuna ya da Tarhunt” diye de adlandırılıyordu.

Hititler, Hurri kültüründen oldukça fazla etkilenmiştir.

Dini metinler içeren tabletlerde ağırlıklı olarak Hatti ve Hurri etkileri görülür.

yazılıkaya sahnesi

Başkent Hattuşa’da bulunan Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı başta olmak üzere yine başkent içinde yer alan Büyük Tapınak ve diğer dini mekanlar Hitit dini ve kültürü hakkında önemli buluntular verir.

Hattuşa dışında Nerik, Alacahöyük, İnandıktepe, Kuşaklı, Oymaağaç Höyük, Çadır Höyük, Karahna ve Hüseyindede gibi yerleşimlerde de Hititler önemli tapınaklar inşa ettiler.

Hattuşa ve diğer yerleşim alanlarında ortaya çıkarılan tapınakların hangi tanrı için yapıldığını o tanrıya atfedilen sembollerden öğreniyoruz. Hitit Fırtına Tanrısı Teşup’un kutsal hayvanı boğanın olması gibi.

Hattuşa, Nerik, Alacahöyük gibi bilinen önemli dini merkezlerin dışında Oluz Höyük yerleşiminde de Teşup’a ait bir tapınağın olabileceği üzerinde duruluyor.

Oluz Höyük’te Fırtına Tanrısı Teşup’a ait tapınağın olabileceğini 2018 yılında ele geçen bir boğa figürünü düşündürdü.

Oluz Höyük kazılarında bulunan boğa figürünü

Oluz Höyük’te Hitit etkisi

Oluz Höyük kazılarında, Hitit Büyük Krallık Dönemi’ne (MÖ 14.-13. Yüzyıl) tarihlenen mimari kalıntılar, küçük buluntular ve çanak çömlek buluntular ortaya çıkarıldı.

Dr. Öğr. Üyesi Aslıhan Yurtsever Beyazıt, Frig Dönemi’ne ait Kubaba Tapınağı, Pers Dönemi Ateşgedesi’nin bulunduğu Oluz Höyük’te, Hitit dönemi bir tapınağın olabileceği kuvvetle muhtemel olduğunu söyledi.

Oluz Höyük kazılarının 2018 sezonunda temizlik çalışmalarında ele geçen 14 cm uzunluğunda 3.5 cm genişliğinde ve 9 cm yüksekliğinde ki pişmiş toprak boğa figürünü ve yine boğa başlı riton bu savı destekleyen buluntular arasında.

Hitit çivi yazılı belgelerde Fırtına Tanrısı kültü ve bu kültü barındıran kentlerden bahsedilir. Bu kentlerin en önemlisi Nerik’tir. Kaşka saldırılarının yoğunlaşması sonrasında Fırtına Tanrısı, Hakmiş kentine taşınır.

Hakmiş kentinin lokalizasyonu için yapılan son görüşler kentin Amasya sınırları içerisinde olabileceği noktasında birleşiyor. Doğantepe Höyüğü ile Nerik eşitlenmesini destekleyen en büyük bulgu Doğantepe’de çıkarılan bronz Fırtına Tanrısı heykelciğidir.

Hitit arkeolojisi açısından önemli bir buluntu olan heykelciğin çıktığı Doğantepe ile Oluz Höyük arasındaki mesafenin kuş uçumu 7 km olduğunu söyleyen Aslıhan Yurtsever Beyazıt, “Oluz Höyük’ün coğrafi açıdan, güneyden Šapinuva üzerinden gelen yol güzergâhında olması aynı zamanda Hatti Ülkesi’nden Hakmiš Krallığı’na ulaşan anayolun yerleşmenin batısından geçmesi ve Kuzey Anadolu’nun en büyük höyüklerinden biri olması gibi etmenler, Oluz’un Hitit coğrafyası içerisinde önemli bir konuma sahip olduğunu düşündürmektedir” dedi.

Oluz Höyük hangi Hitit kentleri ile eşitleniyor

Hitit dönemi buluntularının çıkarıldığı Oluz Höyük’ün hangi Hitit kenti ile eşitleneceği sorusuna bir cevapta elde edilen çivi yazılı tabletlerde bulunuyor.

Beyazıt, kaleme aldığı “Oluz Höyük’ten Pişmiş Toprak Bir Boğa Figürünü” adlı makalesinde Oluz Höyük’ün eşitlendiği Hitit kentlerinin şunlar olduğunu belirtiyor.

“Prof. Dr. Şevket Dönmez tarafından ileri sürülen Oluz-Šanahuitta eşitliğidir. Hattuša ’da bulunan bir belgede, kentin ismi Zuliya olarak geçer. Dönmez’e göre Yukarı Zuliya (Çekerek) Ovası’nın Oluz Höyük’ün içinde yer aldığı Geldingen Ovası’nın bulunduğu bölgeyi kapsaması, Šanahuitta – Oluz Höyük bağlantısını desteklemektedir. Bu eşitliği destekleyen A. Ünal, Šanahuitta ’nın Amasya civarında olması gerektiğini, Oluz’un bu kent için aday bir yerleşme olabileceğini ileri sürmektedir.”

“Šanahuitta dışında Oluz Höyük için önerilen diğer bir Hitit kenti Ištahara’dır. Yazılı belgelerde, Nerik ve Hakmiš dışında adı geçen diğer Fırtına Tanrısı kült merkezlerinden bazılarının bu bölgedeki varlığı ile ilgili son yıllarda yapılan öneriler dikkati çekmektedir. Belgelerde adı geçen önemli kült merkezlerinden biri Ištahara kentidir.

Oluz Höyük kazılarında çıkarılan boğa başlı riton

Söz konusu kentle ilgili Özlem Sir Gavaz, Nerik ’e yakın bir mesafede yer aldığından ve bu kentte askeri üs oluşturulduğundan, Ištahara’dan hemen sonra Nerik’e ulaşıldığından bahsederek, yazılı metinler ışığında Ištahara’nın Hititler için çok önemli bir istasyon şehir ve kült merkezi olduğunu söylemektedir.”

“Özlem Sir Gavaz, Ištahara’nın Oymaağaç’a en fazla bir günlük mesafede yer alması gerektiğini belirterek, bütün bu veriler ışığında coğrafi konumu ve son yıllardaki kazı buluntuları nedeniyle Ištahara için en uygun yerin Oluz Höyük olabileceğini öneriyor.”

Oluz Höyük, Hitit Fırtına Tanrısı’nın tapınağına sahip bir dini alan olabilir

Oluz Höyük’te yer alan Hitit tabakasının kazılarında sur sistemi ile karşılaşılmaması Oluz’un askeri nitelikte bir yerleşim olmadığı dinsel yönü ağır basan bir yerleşim olduğunu düşündüklerini ifade eden Aslıhan Yurtsever Beyazıt, Oluz Höyük’ün, MÖ 2. Binyıl’da da kutsal alanı olan bir yerleşme olduğu kuvvetle muhtemeldir. 2018 döneminde bulunan boğa figürini ile daha önceki kazı sezonlarında parçalar halinde ele geçen ve bir araya getirilen boğa başlı, halka biçimli kap, Oluz Höyük’te Fırtına Tanrısı ile ilgili bir kutsal alan veya tapınağının varlığı düşüncesini güçlendirmektedir” dedi.

Banner
Related Articles

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Depoları Neden Taşınıyor?

24 Mayıs 2021

24 Mayıs 2021

İstanbul Arkeoloji Müzeleri depolarında yer alan eserlerin Atatürk Havalimanı ve Maltepe’de Bakanlığa tahsisi yapılan alanlarda depo müzeler oluşturularak buralara taşınması...

Aizanoi Antik Kenti’nde Eros, Dionysos ve Herakles heykel başları bulundu

23 Aralık 2022

23 Aralık 2022

Aizanoi Antik Kenti’nde devam eden kazılarda Yunan tanrılarından Eros, Dionysos ve yarı tanrı Herakles’e ait heykel başları ortaya çıkarıldı. Kütahya’nın...

İskoç tarihinin en önemlisi olarak nitelendirilen 2000 yıllık antik Roma Yolu keşfedildi

3 Kasım 2023

3 Kasım 2023

İskoçya’nın Stirling kenti yakınlarındaki Old Inn Cottage’ın bahçesinde 2000 yıllık bir antik Roma Yolu ortaya çıkarıldı. Site, Stirling şehir merkezinden...

Tarih öncesi dönemde anneler, çocuklarına ebeveynlik yapma konusunda bizimden çok daha yetenekliydi

24 Kasım 2021

24 Kasım 2021

Avustralya Ulusal Üniversitesi’nin (ANU) yakın tarihli bir araştırmasına göre, eski kültürlerde yeni doğan bebeklerin ölüm oranı, yetersiz sağlık bakımı, hastalık...

Helenapolis Antik Kenti’nin merkezi jeoradar ile ortaya çıkarılacak

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

MÖ 4. yüzyıl sonlarında önemli liman kenti olan Helenapolis Antik Kenti’nin merkezi jeoradar ile ortaya çıkarılacak. Roma İmparatoru I. Konstantin’in...

İskoçya’da 170 milyon yıllık pterosaur fosili bulundu

23 Şubat 2022

23 Şubat 2022

Bilim insanları, tarih öncesi kanatlı sürüngenlerin dünyanın en iyi korunmuş iskeleti olarak tanımlanan 170 milyon yıllık bir pterosaur fosilinin İskoçya’daki...

Horasan’da keşfedilen Ahameniş dönemine ait altı kuleli dairesel bir yapı

5 Nisan 2024

5 Nisan 2024

Arkeologlar, Güney Horasan’daki Bircend yakınlarında, MÖ 6. yüzyılda inşa edilmiş, Ahameniş dönemine ait altı kuleli, dairesel bir kerpiç bina ortaya...

Eskişehir’in tarihsel özetini sunan Şarhöyük-Dorylaion kazıları yeniden başlıyor

29 Temmuz 2022

29 Temmuz 2022

Eskişehir’de ilk yerleşim izlerinin görüldüğü Şarhöyük-Dorylaion kazıları Anadolu Üniversitesi öncülüğünde yeniden başlıyor. M. Ö. 4. Bin yılının ikinci yarısına ait...

Dünyanın En Büyük İmparatorluğu Hangisiydi?

7 Kasım 2020

7 Kasım 2020

Dünya üzerinde kurulan en büyük imparatorluk hangisiydi? Sorusuna verilecek cevap aşağı yukarı bellidir. Kimisi Büyük Roma İmparatorluğu diyecek, kimi Cengiz...

Karaman’daki Binbir Kilise’de Eski Türk Yazısını Andıran İşaretler Bulundu

13 Temmuz 2026

13 Temmuz 2026

Karaman’ın kuzeyindeki Binbir Kilise arkeolojik alanında, bir Orta Çağ kilisesinin yakınında Eski Türk yazısını ve Türk boy damgalarını andıran işaretler...

21 Aralık Kış Gündönümününde Gündoğumunu Stonehenge’de Canlı İzleyebilirsiniz

18 Aralık 2020

18 Aralık 2020

Bu sene 21 Aralık kış gündönümünü Stonehenge’de izlemeye ne dersiniz? English Heritage’ten yapılan açıklamalar doğrultusunda bu sene 21 aralıkta gerçekleşecek...

Alexandria Troas kazılarında 2 bin 200 yıllık çarşı kapısı bulundu

18 Ekim 2021

18 Ekim 2021

Alexandria Troas kazılarında geçtiğimiz günlerde altar yapısı ortaya çıkarılmıştı. Şimdi de kentin çok önemli bir yapısına çarşı ile caddeyi bağlayan...

Yoksulların Tanrılara sundukları 2 bin 300 yıllık mini adak kabı

26 Ağustos 2022

26 Ağustos 2022

Yoksulluk ve varsıllık tarihin her döneminde görülür. Sosyal, ekonomik, kültürel her alanda belirleyici çizgi olmuştur yoksulluk ve varsıllık. Varsıllar, toplumun...

Şaşırtıcı halkalar, tarih öncesi silah sistemlerinde parmak halkalar olabilir

24 Mayıs 2023

24 Mayıs 2023

Birçok araştırmacı, Fransız arkeolojik alanlarında keşfedilen şaşırtıcı bir grup esere baktığında, bunların süs eşyaları veya kıyafetler olduğunu varsaydılar. Ancak Kansas...

Çivril’deki 1000 yıllık balballar, Türk medeniyetinin ve inanç sisteminin izlerini taşıyor

1 Nisan 2024

1 Nisan 2024

Denizli’nin Çivril ilçesindeki Özdemirci Mezarlığı’ndaki balballar, tarih meraklılarının ve arkeologların ilgisini çekmeye devam ediyor. Yaklaşık 1000 yıllık bir geçmişe sahip...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]