6 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Oluz Höyük, Hitit Fırtına Tanrısı Teşup’a adanmış tapınak barındırıyor olabilir

Tunç Çağı dönemi Anadolu topraklarında kendilerini Hatti ülkesinin insanları olarak tanıtan, Tunç Çağı Anadolusu’nda en büyük ve güçlü ilk merkezi devleti kuran Hititler, geride bıraktıkları çivi yazılı tabletler ile de dönemin Anadolu coğrafyası ve tarihi hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlayan medeniyet oldu.

Anadolu’ya gelişleri kadar tarih sahnesinden silinişleri de bir o kadar soru işareti taşıyan Hititler, 400 yıla varan egemenliklerini sadece siyasi ve askeri alanda gösterdikleri başarılarla değil aynı zamanda yönetimleri altına aldıkları halkların dini değerlerine gösterdikleri saygı ile de kazandılar.

İmparatorluk topraklarına kattığı her krallığın tanrısını panteonuna dahil eden Hititler, böylece “Bin Tanrılı Halk” olarak bilindiler.

Hitit panteonunun en tepesinde Fırtına Tanrısı Teşup bulunur

Tanrı ve dini bayram çokluğu/çeşitliliği ile dikkat çeken Hitit toplumunda en büyük tanrı Fırtına Tanrısı Teşup’tur.

Hattilerde Tarru adı ile tapınılan Teşup, Hurri kökenli bir tanrıdır. Hurrilerde gökyüzü ve fırtına tanrısıdır. Teşup, Hitit ve Luvice “Tarhu,Tarhuna ya da Tarhunt” diye de adlandırılıyordu.

Hititler, Hurri kültüründen oldukça fazla etkilenmiştir.

Dini metinler içeren tabletlerde ağırlıklı olarak Hatti ve Hurri etkileri görülür.

yazılıkaya sahnesi

Başkent Hattuşa’da bulunan Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı başta olmak üzere yine başkent içinde yer alan Büyük Tapınak ve diğer dini mekanlar Hitit dini ve kültürü hakkında önemli buluntular verir.

Hattuşa dışında Nerik, Alacahöyük, İnandıktepe, Kuşaklı, Oymaağaç Höyük, Çadır Höyük, Karahna ve Hüseyindede gibi yerleşimlerde de Hititler önemli tapınaklar inşa ettiler.

Hattuşa ve diğer yerleşim alanlarında ortaya çıkarılan tapınakların hangi tanrı için yapıldığını o tanrıya atfedilen sembollerden öğreniyoruz. Hitit Fırtına Tanrısı Teşup’un kutsal hayvanı boğanın olması gibi.

Hattuşa, Nerik, Alacahöyük gibi bilinen önemli dini merkezlerin dışında Oluz Höyük yerleşiminde de Teşup’a ait bir tapınağın olabileceği üzerinde duruluyor.

Oluz Höyük’te Fırtına Tanrısı Teşup’a ait tapınağın olabileceğini 2018 yılında ele geçen bir boğa figürünü düşündürdü.

Oluz Höyük kazılarında bulunan boğa figürünü

Oluz Höyük’te Hitit etkisi

Oluz Höyük kazılarında, Hitit Büyük Krallık Dönemi’ne (MÖ 14.-13. Yüzyıl) tarihlenen mimari kalıntılar, küçük buluntular ve çanak çömlek buluntular ortaya çıkarıldı.

Dr. Öğr. Üyesi Aslıhan Yurtsever Beyazıt, Frig Dönemi’ne ait Kubaba Tapınağı, Pers Dönemi Ateşgedesi’nin bulunduğu Oluz Höyük’te, Hitit dönemi bir tapınağın olabileceği kuvvetle muhtemel olduğunu söyledi.

Oluz Höyük kazılarının 2018 sezonunda temizlik çalışmalarında ele geçen 14 cm uzunluğunda 3.5 cm genişliğinde ve 9 cm yüksekliğinde ki pişmiş toprak boğa figürünü ve yine boğa başlı riton bu savı destekleyen buluntular arasında.

Hitit çivi yazılı belgelerde Fırtına Tanrısı kültü ve bu kültü barındıran kentlerden bahsedilir. Bu kentlerin en önemlisi Nerik’tir. Kaşka saldırılarının yoğunlaşması sonrasında Fırtına Tanrısı, Hakmiş kentine taşınır.

Hakmiş kentinin lokalizasyonu için yapılan son görüşler kentin Amasya sınırları içerisinde olabileceği noktasında birleşiyor. Doğantepe Höyüğü ile Nerik eşitlenmesini destekleyen en büyük bulgu Doğantepe’de çıkarılan bronz Fırtına Tanrısı heykelciğidir.

Hitit arkeolojisi açısından önemli bir buluntu olan heykelciğin çıktığı Doğantepe ile Oluz Höyük arasındaki mesafenin kuş uçumu 7 km olduğunu söyleyen Aslıhan Yurtsever Beyazıt, “Oluz Höyük’ün coğrafi açıdan, güneyden Šapinuva üzerinden gelen yol güzergâhında olması aynı zamanda Hatti Ülkesi’nden Hakmiš Krallığı’na ulaşan anayolun yerleşmenin batısından geçmesi ve Kuzey Anadolu’nun en büyük höyüklerinden biri olması gibi etmenler, Oluz’un Hitit coğrafyası içerisinde önemli bir konuma sahip olduğunu düşündürmektedir” dedi.

Oluz Höyük hangi Hitit kentleri ile eşitleniyor

Hitit dönemi buluntularının çıkarıldığı Oluz Höyük’ün hangi Hitit kenti ile eşitleneceği sorusuna bir cevapta elde edilen çivi yazılı tabletlerde bulunuyor.

Beyazıt, kaleme aldığı “Oluz Höyük’ten Pişmiş Toprak Bir Boğa Figürünü” adlı makalesinde Oluz Höyük’ün eşitlendiği Hitit kentlerinin şunlar olduğunu belirtiyor.

“Prof. Dr. Şevket Dönmez tarafından ileri sürülen Oluz-Šanahuitta eşitliğidir. Hattuša ’da bulunan bir belgede, kentin ismi Zuliya olarak geçer. Dönmez’e göre Yukarı Zuliya (Çekerek) Ovası’nın Oluz Höyük’ün içinde yer aldığı Geldingen Ovası’nın bulunduğu bölgeyi kapsaması, Šanahuitta – Oluz Höyük bağlantısını desteklemektedir. Bu eşitliği destekleyen A. Ünal, Šanahuitta ’nın Amasya civarında olması gerektiğini, Oluz’un bu kent için aday bir yerleşme olabileceğini ileri sürmektedir.”

“Šanahuitta dışında Oluz Höyük için önerilen diğer bir Hitit kenti Ištahara’dır. Yazılı belgelerde, Nerik ve Hakmiš dışında adı geçen diğer Fırtına Tanrısı kült merkezlerinden bazılarının bu bölgedeki varlığı ile ilgili son yıllarda yapılan öneriler dikkati çekmektedir. Belgelerde adı geçen önemli kült merkezlerinden biri Ištahara kentidir.

Oluz Höyük kazılarında çıkarılan boğa başlı riton

Söz konusu kentle ilgili Özlem Sir Gavaz, Nerik ’e yakın bir mesafede yer aldığından ve bu kentte askeri üs oluşturulduğundan, Ištahara’dan hemen sonra Nerik’e ulaşıldığından bahsederek, yazılı metinler ışığında Ištahara’nın Hititler için çok önemli bir istasyon şehir ve kült merkezi olduğunu söylemektedir.”

“Özlem Sir Gavaz, Ištahara’nın Oymaağaç’a en fazla bir günlük mesafede yer alması gerektiğini belirterek, bütün bu veriler ışığında coğrafi konumu ve son yıllardaki kazı buluntuları nedeniyle Ištahara için en uygun yerin Oluz Höyük olabileceğini öneriyor.”

Oluz Höyük, Hitit Fırtına Tanrısı’nın tapınağına sahip bir dini alan olabilir

Oluz Höyük’te yer alan Hitit tabakasının kazılarında sur sistemi ile karşılaşılmaması Oluz’un askeri nitelikte bir yerleşim olmadığı dinsel yönü ağır basan bir yerleşim olduğunu düşündüklerini ifade eden Aslıhan Yurtsever Beyazıt, Oluz Höyük’ün, MÖ 2. Binyıl’da da kutsal alanı olan bir yerleşme olduğu kuvvetle muhtemeldir. 2018 döneminde bulunan boğa figürini ile daha önceki kazı sezonlarında parçalar halinde ele geçen ve bir araya getirilen boğa başlı, halka biçimli kap, Oluz Höyük’te Fırtına Tanrısı ile ilgili bir kutsal alan veya tapınağının varlığı düşüncesini güçlendirmektedir” dedi.

Banner
Benzer Yazılar

Obsidyen taşlarının analizi Minos Uygarlığı’nın yıkılış düşüncelerine farklı boyut kazandırıyor

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Tunç Çağı döneminde Girit Adası’nda yüksek medeniyet kuran Minos Uygarlığı’nın yıkılıp Miken Uygarlığına evrilme süreci üzerine kurulan teorileri sarsacak yeni...

Kudüs kentinde ortaya çıkarılan 2000 yıllık taş tablet

17 Mayıs 2023

17 Mayıs 2023

Kudüs kentinde üzerinde İbranice isimler ve bir dizi rakamlar kazınan 2000 yıllık taş tablet keşfedildi. Muhasebe kayıtlarını içerdiği kabul edilen...

Karahantepe’de Kazı ve Koruma Projeleri Hızla İlerliyor

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Karahantepe, Şanlıurfa’nın önemli Neolitik yerleşimlerinden biri olarak devam eden kazılarla adını duyurmaya devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu eşsiz...

Finlandiya’da arazi sahibinin dikkati Haçlı Seferi dönemi mezarlık ve bir kılıcın keşfedilmesini sağladı

16 Ekim 2023

16 Ekim 2023

Finlandiya’da eski bir belediye olan Salo Perttel’deki bir Orta Çağ taş kilisesinin yakınında Haçlı Seferi zamanından kalma büyük bir mezarlık...

Orkney Adası’na yapılan Tunç Çağı göçlerinin liderleri kadınlardı

8 Şubat 2022

8 Şubat 2022

Kuzey İskoçya’nın Orkney Adası’na, Avrupa’dan Tunç Çağı’nda başlayan göçlerin liderliğini kadınların yaptığına dair yeni kanıtlara ulaşıldı. İskoçya’nın kuzey kıyısında yer...

Arkeologlar, Ayanis Kalesi’nde Haldi’ye Adanmış Kraliyet Tapınağı’nda Çarpıcı Bulgulara Ulaşıyor

19 Temmuz 2025

19 Temmuz 2025

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle yürütülen kazı çalışmaları, Urartu Krallığı’nın en görkemli yapılarından biri olan Ayanis Kalesi’nde devam ediyor. Urartuların...

Anadolu’da bir ilk “İmparatorun koruyucusu” unvanını taşıyan lahit bulundu

29 Nisan 2022

29 Nisan 2022

Kocaeli’de Anadolu’da ilk defa “İmparatorun koruyucusu” unvanını taşıyan lahit bulundu. 2017-2019 yılları arasında bir binanın temel inşaatı sırasında arkeolojik maddi...

Sobibor Ölüm Kampında Öldürülen Çocukların Kimlik Etiketleri Ortaya Çıkarıldı

9 Şubat 2021

9 Şubat 2021

Sobibor ölüm kampının trajik tarihi ortaya çıkarıldı. Arkeologlar, Naziler tarafından doğu Polonya’daki Sobibor ölüm kampında öldürülen dört çocuğun kimlik etiketlerini...

Danimarka’da yaklaşık 2000 yıllık benzersiz bir runik yazıtlı küçük bir bıçak bulundu

22 Ocak 2024

22 Ocak 2024

Arkeologlar, yaklaşık 2000 yıl öncesine tarihlenebilen tamamen benzersiz runik yazıtlı küçük bir bıçak keşfettiler. Odense Müzesi’nden arkeologlar, Danimarka’nın en eski...

Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi selden kısmen etkilendi

16 Mart 2023

16 Mart 2023

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Şanlıurfa’da yaşanan sel felaketinde Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi ve Haleplibahçe Mozaik Müzesi’nin kısmen etkilendiğini açıkladı. Bakanlığın yayınladığı...

Bitlis Madavans Vadisi Turizme Açılıyor

8 Ocak 2021

8 Ocak 2021

Neolotik çağ dönemi yaşam kalıntılarına rastlanan Bitlis’in Ahlat ilçesinde bulunan Madavans Vadisi‘nde yer alan Mağara Kentler turizme kazandırılıyor. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi...

Japonya Veliaht Prensi ve Prensesi, Türkiye’de Prens Mikasa ile ilişkili arkeolojik alanı ziyaret edecek

2 Aralık 2024

2 Aralık 2024

Japonya Veliaht Prensi Akishino ve Veliaht Prenses Kiko, Japonya ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yıl dönümü dolayısıyla Salı günü...

Buckingham yakınlarındaki bir alanın kazısı sırasında Mezolitik taş topuz başı bulundu

5 Nisan 2023

5 Nisan 2023

Arkeologlar, Buckingham yakınlarındaki bir alanın kazısı sırasında bir Mezolitik taş topuz başı keşfettiler. Keşif, HS2 projesi için yapılan çalışmaların bir...

Ankara’dan Diyarbakır’a uzanan turistik Mezopotamya Ekspresi yolculuğuna başlıyor

7 Nisan 2024

7 Nisan 2024

Ankara’dan hareket ederek İç Anadolu ve Doğu Anadolu’dan geçip Diyarbakır’da duracak turistik Mezopotamya Ekspresi, 19 Nisan’da seferlerine başlayacak. TCDD, 19...

Madavans Mağaraları Dünyaya Tanıtılacak

6 Nisan 2021

6 Nisan 2021

Bitlis kent merkezine 65 km. uzaklıkta bulunan Ahlat, Selçuklu dönemine ait her biri sanat eseri niteliğindeki mezar taşları ile tanınmaktadır....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]