30 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Nötron aktivasyon analiz sonucu; Çanak çömlek avcı-toplayıcılar tarafından da kullanıldı

Çanak çömlek yapım ve kullanımının yerleşik hayata geçiş ile birlikte görülmeye başladığı kabul edilir. Ancak, Japonya’nın Tanegashima bölgesinde bulunan çanak çömlekler üzerinde yapılan analiz bu bilgiyi değiştiriyor.

Japonya Tanegashima Adası’nda geç Pleistosen sakinlerinin 14 bin yıl önce çanak çömlek yaptıkları jeokimyasal analiz ile ortaya çıktı.

İlginç yön, Tanegashima Adası sakinleri, yerleşik değillerdi. Avcı-toplayıcı ve balıkçılık ile yaşamlarını idame ettiren topluluktu.

Kagoshima Valiliği Arkeoloji Merkezi tarafından yapılan kazılarda yaklaşık 4000 parça Jomon dönemi çanak çömlek keşfedildi.

Japonya Tanegashima Adasında bulunan Jomon-çanak çömlekler
Jomon dönemi çanak çömlek Foto: Imoon

Jomon kültürü 14.000 ila 13.500 yıldan 12.800 yıl öncesine kadar uzanır. Kültürün son aşaması M. Ö. 300’dür.

Jomon çanak çömlekler, California Üniversitesi’nden Fumie Iizuka, Missouri Üniversitesi’nden Jeffrey Ferguson ve Tokyo Metropolitan Üniversitesi’nden Masami Izuho tarafından nötron aktivasyon analizi (NAA) yapıldı.

Çalışmanın baş yazarı Fumie Iizuka, “Bu çömleklerin hepsi avcı-toplayıcı çömleklerdir. Erken çiftçiler tarafından yapılmadılar. Tanegashima’da veya bir bütün olarak güney Kyushu bölgesinde evcil bitki veya hayvanlara dair hiçbir kanıt bulunmadı” dedi.

Ekip, Tanegashima çanak çömlekleriyle ilgili son derece güvenli jeokronoloji için, güney Kyushu’da oldukça aktif bir yanardağ olan Sakurajima ile bağlantı kurdu.

Jomon dönemi çanak çömleklerin çıkarıldığı alan

Çanak çömleklerin üzerinde yer alan 12.800 yıl öncesine tarihlenen volkanik kalıntılardan yola çıkarak, Tanegashima’daki Sankakuyama I açık hava sahasındaki çanak çömleklerin 14.000 ila 13.000 yıl arasında olduğu sonucuna varıldı.

Jomon çanak çömlekleri yemek ve su taşıma da kullanılıyordu. Foto: PHG
Jomon çanak çömlekleri yemek ve su taşıma da kullanılıyordu. Foto: PHG

Çanak çömleklerin, yiyecek ve kesin olmamakla beraber su taşımak (çünkü geçirgenlik ve kırılganlık açısından hassas oldukları görülüyor) için kullanılmış olabileceği düşünülüyor.

Bazı çömleklerin de yemek pişirmek için kullanıldığını belirten Lizuka, “Çömleklerin iç kısmında bazı kömürleşmiş kabuklanmalar var ve bitki ve hayvanların imzası tespit edildi” dedi.

Bu son analiz sonuçları, avcı-toplayıcı kültürün basit bir yaşam tarzı içermediğini göstermedir. Geçtiğimiz yıl (2021) Direkli Mağarası’nda yapılan çalışmalar sırasında 14 bin 500 yıllık tarım aletlerinin bulunması da Neolitik Çağ başlangıcını daha geri tarihlendirmeyi kaçınılmaz kılacak gibi görünüyor.

Makale Mart ayında Plus One dergisinde yayınlandı.

Banner
Benzer Yazılar

Ayasuluk Tepesi kazılarında bulunan Miken figürünü Arzava Krallığı’nın başkentinin Selçuk olduğunu kuvvetlendiriyor

11 Haziran 2022

11 Haziran 2022

Ayasuluk Tepesi kazılarında, Anadolu Tunç Çağı krallıklarından Arzava Krallığı’nın başkenti Appasas’ın Selçuk olduğunu kuvvetlendiren 3 bin 200 yıllık Miken figürünü...

İspanya’nın güneyindeki Endülüs’ün kalbinde yeni bir megalitik anıt keşfedildi

6 Mayıs 2023

6 Mayıs 2023

İspanya’daki arkeologlar, uyuyan dev olarak da bilinen La Peña de los Enamorados’un oluşumunu araştırırken daha önce göz ardı edilen bir...

USF’deki bir araştırmacı, Swahili uygarlığından ilk antik DNA’yı keşfetti

29 Mart 2023

29 Mart 2023

Güney Florida Üniversitesi’nden bir antropolog, 7. yüzyıla kadar uzanan Doğu Afrika kıyıları boyunca müreffeh ticaret devletleri olan Swahili Uygarlığı’ndan ilk...

Antik Likya Kenti Phaselis’te mahkeme ikinci yürütmeyi durdurma kararı verdi

7 Haziran 2023

7 Haziran 2023

Antik Likya Kenti Phaselis’te yapımı tamamlanma aşamasına gelen Bostanlık ve Alacasu koylarındaki halk plajları için Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge...

Silla Prensesine Ait 1500 Yıllık Takılar Göz Kamaştırdı

12 Aralık 2020

12 Aralık 2020

Arkeologlar, Güney Kore’nin Kuzey Gyeongsang Eyaletindeki Gyeongju kentinde gömülü bir Silla Prensesinin mezarında yüzlerce mezar eşyası keşfettiler. Silla, MÖ 57’de...

Parion Antik Kenti’nde 1900 Yıllık Mezar Steli Ortaya Çıkarıldı

3 Ağustos 2021

3 Ağustos 2021

Çanakkale‘nin Biga ilçesi Kemerli köyü sınırları içerisinde yer alan Roma İmparatorloğu’nun liman kenti Parion Antik Kenti kazı çalışmalarında 1900 yıllık...

Yunanistan’ın Akropolisi Çimentolama Kararına Tepkiler Büyüyor

3 Kasım 2020

3 Kasım 2020

Yunanistan kültür bakanlığı Akropolis’teki anıtların ziyaret koşullarını iyileştirmek adına Atina Parthenon’un üzerinde çalışma kararı aldı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Akropol’de sunulan...

Doç. Dr. Erkan Fidan “Luvilere ait bir kent olabilir”

27 Kasım 2021

27 Kasım 2021

Anadolu üzerinde birçok medeniyete ev sahipliği yapmış eşsiz bir coğrafyadır. Prehistorya ve Protohistorya dönemlere ait Hatti, Hitit, Urartu, Frig, Lidya...

Giza’nın Gizemleri

26 Kasım 2020

26 Kasım 2020

Büyük Piramit, antik dünyanın ayakta kalan nadir eserlerinden birisidir. Bu devasa yapılar günümüzdeki ziyaretçilerine güçlü bir hanedanlığa bakma şansı veriyor....

İncil’de adı geçen Derbe Antik Kenti ödenek yetersizliğinden kazılamıyor

10 Ocak 2023

10 Ocak 2023

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposluk merkezi olan İncil’de adı geçen Derbe Antik Kenti’nde 2013 yılında başlayan kazı çalışmalarına ödenek yetersizliğinden devam...

Viking Ailesi Yeni DNA Teknolojisi Kullanılarak Tanımlandı

11 Haziran 2021

11 Haziran 2021

Araştırmacılar, yeni DNA teknolojisi sayesinde Danimarka ve İngiltere’de keşfedilen iki Viking kalıntısı arasındaki bağlantıyı doğrulayabildiler. Araştırmacılar, biri 2005 yılında Otterup,...

5700 yıllık anıtsal Menga Dolmen, Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından biri olarak görülüyor

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

Güney İspanya’daki Menga dolmenini oluşturan devasa taşların kaynağının izini süren yeni bir araştırma, dolmenin Geç Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından...

Tuva’da Bulunan İskit Kral ve Kraliçesi’nin Yüzleri Yeniden Yapılandırıldı

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

1997’de Arzhan-2  höyüğünde bulunan ve 2001-2003 yılları arasında Rus-Alman araştırmacılardan oluşan bir ekip tarafından incelenen İskit “Kral” ve ‘Kraliçesi’nin” cenazeleri, arkeologlar...

Aberdeen Üniversitesi Benin Bronzunu Geri Veriyor

5 Nisan 2021

5 Nisan 2021

Nijerya 1960 yılında bağımsızlığını kazandığından beri, Nijerya’dan çalınan Benin bronzlarının (pirinç rölyefler, bronz heykeller ve bir dizi fildişi oymalar dahil)...

Araştırmacılar, eski bir İran tuz madeni Chehrabad’dan 1.600 yıllık koyun mumyası DNA’sını sıraladılar.

17 Temmuz 2021

17 Temmuz 2021

Çok uluslu bir genetikçi ve arkeolog ekibi, İran‘daki bir tuz madeni olan Chehrabad’da keşfedilen 1.600 yıllık bir koyun mumyası DNA’sını...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]