6 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Norveç’te kullanılmış tarihsiz rün takvimi

Günleri, ayları, yılları gösteren zaman çizelgesi takvim, ilk örnekleri ile insanın tarıma başladığı Mezopotamya’da karşımıza çıkar.

Tarım için olmazsa olmaz zaman aralıklarını kaydetmek için bulunan takvim ilk olarak Ay döngü esasına göre yapıldı.

Ay’ın gökyüzündeki hareketleri ile belirlenen zaman dilimleri içinde oluşan hava olaylarının kaydedildiği takvimler ile tarım, hayvancılık ve hatta askeri seferler organize ediliyordu.

İlk Ay takvimi, Sümer ve Babil’de görülür. Güneş döngüsünün temel alındığı Güneş takvimi ise Mısırlılar tarafından geliştirilir.

Önemli bir olay takvimlerde başlangıç noktası kabul edilir. Hz. İsa’nın doğumunu başlangıç kabul eden Miladi takvim, Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göçü ile başlatılan Hicri takvim gibi.

Tarihsiz takvim

Norveç’te 550 yıl önce kullanılmış Rün takvimi başlangıç noktası olmayan yani tarihsiz takvim olması ile ilginç bir örnektir.

Rün takvimi sonsuza dek süren bir takvimdir, diye açıklıyor Norveç Kültürel Miras Araştırmaları Enstitüsü’nde (NIKU) Oslo’daki Ortaçağ Parkı’nda saha arkeoloğu olarak çalışan Ingeborg Hornkjøl.

Tarihsiz, ama bütün günler bir çizgiyle işaretlenmiş. Genellikle her yedi günde bir ek bir işaretleme yapılır, “diyen Hornkjøl, “tatiller çok önemliydi ve Noel öncesinde birçoğu vardı. Tüm belirli tatillerde belirli işaretler var. Bayramlar genellikle Hıristiyan azizlerin onurunaydı. Örneğin; takvim üzerinde Aziz Olav için oyulmuş bir balta var görülüyor” diye konuşuyor.

Rün tahtaların çoğu kılıç şeklinde yapılıyordu. Çok az yuvarlak şeklinde yapılan örneklerde görülüyor. FotoğrafThe Norwegian Museum of Cultural History
Rün tahtaların çoğu kılıç şeklinde yapılıyordu. Çok az yuvarlak şeklinde yapılan örneklerde görülüyor. FotoğrafThe Norwegian Museum of Cultural History

Ay takviminde önemli günler bir sonraki yılın aynı zaman diliminde kutlanmaz. Her yıl farklı günlere hatta mevsimlere düşer. Ramazan, Kurban Bayramı ve Hac mevsimi gibi.

Rün takviminde de bu özellik olduğu için Paskalya, rün tahtasında işaretlenmiyor.

Kilise bu yüzden insanlara tatilleri ve özellikle Paskalya’yı hatırlatmak için bir sopanın üzerine rünler yazdı ve bölgedeki çiftliklere gönderdi.

Rün tahtası Norveç’te kullanılan ilk takvim değildi.

Hornkjøl, “Runik takvim, rün tahtasının öncüsü olarak kabul edilir” diyor.

İskandinav runik takvimi Viking Çağı sırasında geliştirilmiştir.

Yaz, kış, hafta ve günlere bölündü. Belirli günlerde farklı sabit görevler vardı. Bu takvime göre kış 14 Ekim’de başladı ve katliam ayıydı.

Hornkjøl, “Rün tahtası 16. ve 17. yüzyıllarda yaygındı ve 18. yüzyılda gözden düştü” diyor.

Bu, yılın biraz farklı bir şekilde bölündüğü yeni bir takvim türüne geçtikleri zamandır.

Arkeolog, “Böylece rün tahtası biraz işe yaramaz hale geldi” diyor.

Yapılması gereken işin hatırlatılması

Bulunan en eski rün tahtası 1457 yılına aittir.

Rün sapları çoğunlukla kılıç şeklindeydi, ancak her zaman değil. Hornkjøl, bulunanların bazılarının yuvarlak veya kare olduğunu söylüyor. Belki de ev yapımı oldukları için çok şaşırtıcı değillerdi ve bazıları yaratıcılıklarını daha kişiselleştirilmiş bir versiyon yapmak için kullandılar.

“Rün sapları hakkında komik olan şey, sadece resmi tatilleri işaretlememeleridir. Ayrıca, bu güne kadar hangi iş ve görevlerin tamamlanması gerektiğini de belirtiyorlar “diyor Hornkjøl.

Örneğin, 21 Aralık’ta Tomasmesse (Aziz Thomas için ayin) var. Norveç kilisesi bu günü eski günlerde kutladı.

“İşte o zaman Noel birası demlenmeliydi. Bu nedenle gün bir bira fıçısıyla işaretlendi, “diyor Hornkjøl.

Rün tahtası yılda iki kez çevriliyor. 14 Nisan’da yaz tarafına, 14 Ekim’de ise kış tarafını gösteriyor.

Kapak fotoğrafı The Norwegian Museum of Cultural History

Kaynak sciencenorway

Banner
Benzer Yazılar

Onna-Bugeisha, Japonya’nın Kadın Samurayları

21 Ocak 2021

21 Ocak 2021

Batı Dünyası, Samuray savaşçılarını doğaları gereği erkek olarak görmeye başlamadan çok önce kadın samuraylar vardı. Bu kadın samuraylar erkek meslektaşları...

Bin yıllık Beşaret Kilisesi’nin freskleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

28 Mart 2024

28 Mart 2024

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Koramaz vadisindeki bin yıllık kayadan oyma Beşaret kilisesi, ihmaller ve definecilerin verdiği zararlar...

Almanya’da bulunan 300.000 yıllık Homo heidelbergensis ayak izleri

12 Mayıs 2023

12 Mayıs 2023

Almanya’nın Aşağı Saksonya’daki Schöningen Paleolitik site kompleksinde 300.000 yıllık Homo heidelbergensis ayak izleri keşfedildi. Homo heidelbergensis ayak izleri, Almanya’da bulunan...

Çanakkale’de 9 Milyon Yıllık Fosil Bulundu

11 Kasım 2020

11 Kasım 2020

Çanakkale‘de deniz kenarında 9 milyon yıllık fosil bulundu. Fosili bulan bir grup amatör balıkçı… İHA’nın haberine göre; Çanakkale’nin Yeniköy sahillerinde...

Kibyra Antik Kenti’nin yuvarlak planlı çeşme yapısının restorasyonu tamamlandı

26 Aralık 2022

26 Aralık 2022

Burdur’un Gölhisar ilçesinde yer alan Kibyra Antik Kenti’nin tamamen yıkık halde bulunan yuvarlak planlı çeşmesi altı yıl süren zorlu restorasyon...

Bolu’da işçiler Roma Dönemi lahit buldular

30 Ekim 2022

30 Ekim 2022

Bolu’da bir inşaatın bahçe duvarının temelini kazan işçiler Roma Dönemi’nde ait olduğu düşünülen lahit ortaya çıkardılar. Bolu Tepecik Mahallesi’nde bir...

Flaman Arkeolojik Buluntularının Fransız Hazinesinden Çalındığı Ortaya Çıktı

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Belçika’nın flaman bölgesinde bulunan Limburg ilinde toprak satın alan bir Fransız vatandaşının tarlasından MÖ. 3.yy ait 14.000 adet Roma sikkesi...

Gelin Buketinin Bilinmeyen Tarihi

25 Ocak 2021

25 Ocak 2021

Düğün çiçeklerinin tarihi düşündüğümüzden daha eskidir. Şimdi kullanılmış olan çiçek buketlerinden farklı olsalar bile hemen hemen bütün çiçek buketlerinin amacı...

Kopya olduğu düşünülen kılıcın 3000 yıllık Tunç Çağı kılıcı olduğu ortaya çıktı

23 Ocak 2023

23 Ocak 2023

Chicago Field Müzesi’nde daha önce bir kopya olduğu düşünülen bir kılıcın, MÖ 1080 ila 900 yılları arasında tarihlenen 3000 yıllık...

Bitlis’te 5000 yıllık Karaz kültürünün izlerine ulaşıldı

13 Ekim 2023

13 Ekim 2023

Bitlis’in Ahlat ilçesindeki İç Kale’de yapılan kazılarda 5000 yıllık Karaz Kültürü’nün izlerine rastlandı. Karaz Kültürü, Sovyet arkeolog Boris Kuftin’in araştırmalarında...

Arkeologlar el değmemiş bir Etrüsk mezarını açtı

1 Kasım 2023

1 Kasım 2023

Orta İtalya’daki Vulci Arkeoloji Parkı’nda, Nisan ayında keşfedilen ve el değmeden kalan 2.600 yıllık, çift odalı, sağlam bir Etrüsk mezarı...

Bilecik Arkeoloji Çalıştayı düzenleniyor

12 Aralık 2022

12 Aralık 2022

Bilecik Belediyesi, Şeyh Edebali Üniversitesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğinde Bilecik arkeoloji çalıştayı düzenleniyor. Geçen yıl Bilecik Belediyesi katkılarıyla...

Çekya’da bir çiftçi tarlasında Tunç Çağı dönemi altın kemer buldu

16 Kasım 2022

16 Kasım 2022

Çekya’nın kuzeydoğusundaki Opava bölgesinde bir çiftçi tarlasında çalışırken eşsiz Tunç Çağı dönemine ait olduğu düşünülen altın kemer buldu. Tunç Çağı...

Yıllar önce çalınan Marcus Aurelius heykeli Türkiye’ye iade ediliyor

15 Şubat 2025

15 Şubat 2025

1960’larda kaçak kazıyla çıkarılan ve daha sonra Amerika Birleşik Devletleri’ne kaçırılan Marcus Aurelius heykelinin Türkiye’ye iade ediliyor. Şu anda Cleveland...

Yeni araştırma sonucu; M. Ö. İkinci binyılda Batı Anadolu’da Luvi kültürü egemendi

5 Eylül 2022

5 Eylül 2022

Türk ve İsveçli arkeologlardan oluşan ekip, M. Ö. İkinci binyıllarında siyasi ve ekonomik olarak önemsiz olduğu düşünülen Batı Anadolu’da Luvi...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]