5 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Norveç’te kullanılmış tarihsiz rün takvimi

Günleri, ayları, yılları gösteren zaman çizelgesi takvim, ilk örnekleri ile insanın tarıma başladığı Mezopotamya’da karşımıza çıkar.

Tarım için olmazsa olmaz zaman aralıklarını kaydetmek için bulunan takvim ilk olarak Ay döngü esasına göre yapıldı.

Ay’ın gökyüzündeki hareketleri ile belirlenen zaman dilimleri içinde oluşan hava olaylarının kaydedildiği takvimler ile tarım, hayvancılık ve hatta askeri seferler organize ediliyordu.

İlk Ay takvimi, Sümer ve Babil’de görülür. Güneş döngüsünün temel alındığı Güneş takvimi ise Mısırlılar tarafından geliştirilir.

Önemli bir olay takvimlerde başlangıç noktası kabul edilir. Hz. İsa’nın doğumunu başlangıç kabul eden Miladi takvim, Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göçü ile başlatılan Hicri takvim gibi.

Tarihsiz takvim

Norveç’te 550 yıl önce kullanılmış Rün takvimi başlangıç noktası olmayan yani tarihsiz takvim olması ile ilginç bir örnektir.

Rün takvimi sonsuza dek süren bir takvimdir, diye açıklıyor Norveç Kültürel Miras Araştırmaları Enstitüsü’nde (NIKU) Oslo’daki Ortaçağ Parkı’nda saha arkeoloğu olarak çalışan Ingeborg Hornkjøl.

Tarihsiz, ama bütün günler bir çizgiyle işaretlenmiş. Genellikle her yedi günde bir ek bir işaretleme yapılır, “diyen Hornkjøl, “tatiller çok önemliydi ve Noel öncesinde birçoğu vardı. Tüm belirli tatillerde belirli işaretler var. Bayramlar genellikle Hıristiyan azizlerin onurunaydı. Örneğin; takvim üzerinde Aziz Olav için oyulmuş bir balta var görülüyor” diye konuşuyor.

Rün tahtaların çoğu kılıç şeklinde yapılıyordu. Çok az yuvarlak şeklinde yapılan örneklerde görülüyor. FotoğrafThe Norwegian Museum of Cultural History
Rün tahtaların çoğu kılıç şeklinde yapılıyordu. Çok az yuvarlak şeklinde yapılan örneklerde görülüyor. FotoğrafThe Norwegian Museum of Cultural History

Ay takviminde önemli günler bir sonraki yılın aynı zaman diliminde kutlanmaz. Her yıl farklı günlere hatta mevsimlere düşer. Ramazan, Kurban Bayramı ve Hac mevsimi gibi.

Rün takviminde de bu özellik olduğu için Paskalya, rün tahtasında işaretlenmiyor.

Kilise bu yüzden insanlara tatilleri ve özellikle Paskalya’yı hatırlatmak için bir sopanın üzerine rünler yazdı ve bölgedeki çiftliklere gönderdi.

Rün tahtası Norveç’te kullanılan ilk takvim değildi.

Hornkjøl, “Runik takvim, rün tahtasının öncüsü olarak kabul edilir” diyor.

İskandinav runik takvimi Viking Çağı sırasında geliştirilmiştir.

Yaz, kış, hafta ve günlere bölündü. Belirli günlerde farklı sabit görevler vardı. Bu takvime göre kış 14 Ekim’de başladı ve katliam ayıydı.

Hornkjøl, “Rün tahtası 16. ve 17. yüzyıllarda yaygındı ve 18. yüzyılda gözden düştü” diyor.

Bu, yılın biraz farklı bir şekilde bölündüğü yeni bir takvim türüne geçtikleri zamandır.

Arkeolog, “Böylece rün tahtası biraz işe yaramaz hale geldi” diyor.

Yapılması gereken işin hatırlatılması

Bulunan en eski rün tahtası 1457 yılına aittir.

Rün sapları çoğunlukla kılıç şeklindeydi, ancak her zaman değil. Hornkjøl, bulunanların bazılarının yuvarlak veya kare olduğunu söylüyor. Belki de ev yapımı oldukları için çok şaşırtıcı değillerdi ve bazıları yaratıcılıklarını daha kişiselleştirilmiş bir versiyon yapmak için kullandılar.

“Rün sapları hakkında komik olan şey, sadece resmi tatilleri işaretlememeleridir. Ayrıca, bu güne kadar hangi iş ve görevlerin tamamlanması gerektiğini de belirtiyorlar “diyor Hornkjøl.

Örneğin, 21 Aralık’ta Tomasmesse (Aziz Thomas için ayin) var. Norveç kilisesi bu günü eski günlerde kutladı.

“İşte o zaman Noel birası demlenmeliydi. Bu nedenle gün bir bira fıçısıyla işaretlendi, “diyor Hornkjøl.

Rün tahtası yılda iki kez çevriliyor. 14 Nisan’da yaz tarafına, 14 Ekim’de ise kış tarafını gösteriyor.

Kapak fotoğrafı The Norwegian Museum of Cultural History

Kaynak sciencenorway

Banner
Related Articles

Almanya’da bir Roma tanrısını tasvir eden bir heykel keşfedildi

22 Nisan 2024

22 Nisan 2024

Almanya’nın Stuttgart kentindeki Roma kalesini kazan arkeologlar, bir Roma tanrısını tasvir eden bir heykel ortaya çıkardılar. MÖ 7000 yılından beri,...

Çömlek İçinde Gömülü 3800 Yıllık Bebek İskeleti

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

İsrailli arkeologlar kazı çalışmalarına ara vermeden devam ediyorlar. Son kazılarda çıkarılan çömlek içindeki 3800 yıllık bebek iskeleti heyecan yarattı. Ariel...

Kudüs Tepeleri’nde Roma dönemi nekromansi kanıtları; yağ lambaları, mızrak uçları ve kafatasları

14 Temmuz 2023

14 Temmuz 2023

Kudüs Tepeleri’ndeki Te’omim Mağarası, bir zamanlar insanların gelecek hakkında bilgi edinme umuduyla ölülerle iletişim kurduğu yer olarak hizmet etmiş olabilir....

31.000 yaşında Paleolitik bir kadının çarpıcı yüz rekonstrüksiyonu

28 Eylül 2022

28 Eylül 2022

1881’de arkeologlar, şu anda Çek Cumhuriyeti’nde bulunan bir köy olan Mladeč’teki bir mağaranın içine gömülü bir insanın kafatasını ortaya çıkardılar....

Bahreyn’de 3.300 Yıllık Dilmun Dönemi Seramik Yüz Gün Işığına Çıktı

11 Ocak 2026

11 Ocak 2026

Bahreyn’in güneyinde yer alan Hilla arkeolojik alanındaki kazılarda, Dilmun uygarlığına ait son derece nadir bir buluntu ortaya çıktı. Yaklaşık 3.300...

Glasgow’lu Sanatçı Plastik Poşet Müzesi Açtı!

1 Kasım 2020

1 Kasım 2020

İskoçyada ki Glasgow Üniversitesi mezunu Katrina Cobain plastik poşetlerden oluşan farklı bir sergiye ev sahipliği yapacak. Plastik poşetlerin dünyamıza ne...

Arkeologlar “Polonya Piramitleri” ile Bağlantılı Eski Yerleşimleri Keşfediyor

7 Mart 2021

7 Mart 2021

Yapıların enteresan karakterleri nedeniyle polonya Piramitleri olarak anılan megalitik mezarları yapan kişilere ait yerleşim yerleri uzun bir süredir araştırmacıların dikkatini...

Aspendos’da Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait bir Hermes heykeli bulundu

3 Mart 2025

3 Mart 2025

Antalya’nın Serik ilçesindeki Aspendos antik kentinde devam eden arkeolojik kazılarda, Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait bir Hermes heykeli keşfedildi. Kazılar, M.Ö....

Nadir Bulunan Kemik Alet Eski Avustralya Hakkında Bilgi Veriyor

18 Mart 2021

18 Mart 2021

Australian Archaeology dergisinde yayınlanan yeni bir makaleye göre, Güney Avustralya’daki Ngarrindjeri ülkesinde ortaya çıkarılan bir kemik ucunun analizi, First Nations Avustralyalıların davranış ve...

Bilinen en eski Bask dili ile yazılmış metin keşfedildi

15 Kasım 2022

15 Kasım 2022

İspanya’da arkeologlar, ülkenin kuzeyindeki Navarre bölgesi Irulegi arkeolojik alanında, “bilinen en eski Bask dili metni” içerdiğine inandıkları bir buluntu keşfettiler....

Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Konya’nın Karatay ilçesinde bulunan Savatra Antik Kenti kazı sahasında Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu. Anadolu’da 1071 Malazgirt...

Münih’te 2.300 Yıllık İlk Antik Kelt Köyü ve Roma Yerleşimi Keşfedildi

22 Ekim 2023

22 Ekim 2023

Arkeologlar, Almanya’nın Münih kentinde eski bir Kelt köyü ve daha küçük bir Roma yerleşiminin kanıtlarını keşfettiler. Münih’in kuzey banliyölerindeki bir...

Antik Heykeller Harika Koksaydı Ne Olurdu? Greko-Romen Heykellerinin Şaşırtıcı Sırları

18 Mart 2025

18 Mart 2025

Oxford Arkeoloji Dergisi’nde yayımlanan yeni bir araştırma, antik Yunan ve Roma sanatının sıklıkla göz ardı edilen bir yönüne ışık tuttu:...

Tapınak olduğu düşünülen yapının anıtsal bir çeşme olduğu ortaya çıktı

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Hyllarima antik kentinde bir zamanlar tapınak olduğu düşünülen yapının aslında anıtsal bir çeşme olduğu belirlendi. Muğla’ya yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda...

Rusya’da Antik Dönem Tanrıçaları Demeter ve Persephone Heykelcikleri Bulundu

20 Kasım 2020

20 Kasım 2020

Rusya‘nın Karadeniz kıyısında bulunan tatil beldesi Anapa’da bir inşaat çalışması sırasında Tanrıça Demeter ve kızı Persephone heykelcikleri bulundu. Antik çağda...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]