7 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Norveç’te kullanılmış tarihsiz rün takvimi

Günleri, ayları, yılları gösteren zaman çizelgesi takvim, ilk örnekleri ile insanın tarıma başladığı Mezopotamya’da karşımıza çıkar.

Tarım için olmazsa olmaz zaman aralıklarını kaydetmek için bulunan takvim ilk olarak Ay döngü esasına göre yapıldı.

Ay’ın gökyüzündeki hareketleri ile belirlenen zaman dilimleri içinde oluşan hava olaylarının kaydedildiği takvimler ile tarım, hayvancılık ve hatta askeri seferler organize ediliyordu.

İlk Ay takvimi, Sümer ve Babil’de görülür. Güneş döngüsünün temel alındığı Güneş takvimi ise Mısırlılar tarafından geliştirilir.

Önemli bir olay takvimlerde başlangıç noktası kabul edilir. Hz. İsa’nın doğumunu başlangıç kabul eden Miladi takvim, Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göçü ile başlatılan Hicri takvim gibi.

Tarihsiz takvim

Norveç’te 550 yıl önce kullanılmış Rün takvimi başlangıç noktası olmayan yani tarihsiz takvim olması ile ilginç bir örnektir.

Rün takvimi sonsuza dek süren bir takvimdir, diye açıklıyor Norveç Kültürel Miras Araştırmaları Enstitüsü’nde (NIKU) Oslo’daki Ortaçağ Parkı’nda saha arkeoloğu olarak çalışan Ingeborg Hornkjøl.

Tarihsiz, ama bütün günler bir çizgiyle işaretlenmiş. Genellikle her yedi günde bir ek bir işaretleme yapılır, “diyen Hornkjøl, “tatiller çok önemliydi ve Noel öncesinde birçoğu vardı. Tüm belirli tatillerde belirli işaretler var. Bayramlar genellikle Hıristiyan azizlerin onurunaydı. Örneğin; takvim üzerinde Aziz Olav için oyulmuş bir balta var görülüyor” diye konuşuyor.

Rün tahtaların çoğu kılıç şeklinde yapılıyordu. Çok az yuvarlak şeklinde yapılan örneklerde görülüyor. FotoğrafThe Norwegian Museum of Cultural History
Rün tahtaların çoğu kılıç şeklinde yapılıyordu. Çok az yuvarlak şeklinde yapılan örneklerde görülüyor. FotoğrafThe Norwegian Museum of Cultural History

Ay takviminde önemli günler bir sonraki yılın aynı zaman diliminde kutlanmaz. Her yıl farklı günlere hatta mevsimlere düşer. Ramazan, Kurban Bayramı ve Hac mevsimi gibi.

Rün takviminde de bu özellik olduğu için Paskalya, rün tahtasında işaretlenmiyor.

Kilise bu yüzden insanlara tatilleri ve özellikle Paskalya’yı hatırlatmak için bir sopanın üzerine rünler yazdı ve bölgedeki çiftliklere gönderdi.

Rün tahtası Norveç’te kullanılan ilk takvim değildi.

Hornkjøl, “Runik takvim, rün tahtasının öncüsü olarak kabul edilir” diyor.

İskandinav runik takvimi Viking Çağı sırasında geliştirilmiştir.

Yaz, kış, hafta ve günlere bölündü. Belirli günlerde farklı sabit görevler vardı. Bu takvime göre kış 14 Ekim’de başladı ve katliam ayıydı.

Hornkjøl, “Rün tahtası 16. ve 17. yüzyıllarda yaygındı ve 18. yüzyılda gözden düştü” diyor.

Bu, yılın biraz farklı bir şekilde bölündüğü yeni bir takvim türüne geçtikleri zamandır.

Arkeolog, “Böylece rün tahtası biraz işe yaramaz hale geldi” diyor.

Yapılması gereken işin hatırlatılması

Bulunan en eski rün tahtası 1457 yılına aittir.

Rün sapları çoğunlukla kılıç şeklindeydi, ancak her zaman değil. Hornkjøl, bulunanların bazılarının yuvarlak veya kare olduğunu söylüyor. Belki de ev yapımı oldukları için çok şaşırtıcı değillerdi ve bazıları yaratıcılıklarını daha kişiselleştirilmiş bir versiyon yapmak için kullandılar.

“Rün sapları hakkında komik olan şey, sadece resmi tatilleri işaretlememeleridir. Ayrıca, bu güne kadar hangi iş ve görevlerin tamamlanması gerektiğini de belirtiyorlar “diyor Hornkjøl.

Örneğin, 21 Aralık’ta Tomasmesse (Aziz Thomas için ayin) var. Norveç kilisesi bu günü eski günlerde kutladı.

“İşte o zaman Noel birası demlenmeliydi. Bu nedenle gün bir bira fıçısıyla işaretlendi, “diyor Hornkjøl.

Rün tahtası yılda iki kez çevriliyor. 14 Nisan’da yaz tarafına, 14 Ekim’de ise kış tarafını gösteriyor.

Kapak fotoğrafı The Norwegian Museum of Cultural History

Kaynak sciencenorway

Banner
Related Articles

Termessos Antik Kenti’nde Arkeologlar, Binlerce Yıl Sonra İki Anıtsal Mezarı Yeniden Ayağa Kaldırıyor

27 Kasım 2025

27 Kasım 2025

Antalya’nın sarp dağları arasında gizlenen Termessos Antik Kenti, bu yıl başlayan kapsamlı çalışmalarla yeniden dikkatlerin odağına yerleşti. Güllük Dağı’nın eteklerine...

Almanya’nın Unutulmuş Roma Köşesi: Delbrück-Bentfeld Kazılarında Şaşırtıcı Keşifler

9 Nisan 2025

9 Nisan 2025

Kuzeybatı Almanya’nın sakin kırsalında, Delbrück-Bentfeld bölgesinde yapılan arkeolojik kazılar, Roma İmparatorluğu’nun sınırlarının ötesinde, beklenmedik bir Roma varlığını ortaya çıkardı. Bu...

İran’ın efsanevi harap şehri “Susa”

12 Ağustos 2021

12 Ağustos 2021

Antik Susa, dünyanın en eski şehirlerinden biridir. Elam, Pers ve Part imparatorlukları eskiden, şimdi çağdaş Shush şehri tarafından sınırlanan şehre hükmetmişlerdi....

Polonyalı arkeologlar, Roma lejyoner kampında antik bir “buzdolabı” keşfettiler

30 Eylül 2022

30 Eylül 2022

Polonyalı arkeologlar, Novae’deki (Bulgaristan) Roma lejyoner kampındaki kazılar sırasında antik “buzdolabı” olarak tanımlanabilecek yiyecekleri depolamak için kullanılan seramik plakalardan yapılmış...

İstanbul Saraçhane kazılarında1.500 yıllık gizli yeraltı geçidi ortaya çıkarıldı

16 Mayıs 2023

16 Mayıs 2023

Latin istilası sırasında tahrip olan İstanbul’un Saraçhane semtindeki Aziz Polyeuktos Kilisesi kalıntılarında devam eden kazılarda, 1.500 yıllık bir yeraltı geçidi...

Asar Kayası İkinci Kurul Kalesi Olabilir

30 Mayıs 2021

30 Mayıs 2021

Ordulu doğa savunucuları, Asar Kayası bölgesinin Anadolu tarihine ışık tutan Kurul Kalesi gibi benzer tarihsel kalıntılara sahip bir alan olabileceğini...

Yeni Çalışma: Ağrı Dağı’nın Nuh’un Gemisi Anlatısındaki Rolü Üç Din Perspektifinden Yeniden Değerlendirildi

26 Şubat 2026

26 Şubat 2026

Ağrı Dağı yüzyıllardır tek bir soruyla anılıyor: Nuh’un Gemisi gerçekten burada mı karaya oturdu? Bu soru sayısız keşif girişimine, dağ...

Apollon Tapınağı’nın bulunduğu Kız Ada kazıları devam ediyor

13 Ekim 2022

13 Ekim 2022

Bursa’nın Nilüfer ilçesinde yer alan Gölyazı’daki 5 bin kişilik olduğu düşünülen antik tiyatro ve Apollon Tapınağı’nın yer aldığı Kız Ada...

Yaşamın DNA RNA Karışımından Geldiği Teorisini Destekleyen Keşif

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Scripps Research’teki Kimyagerler, gezegenimizde yaşamın nasıl ortaya çıktığına dair DNA RNA karışımından geldiği teorisini destekleyen  şaşırtıcı bir keşif yaptılar. Angewandte...

Xianyang Havalimanı’nın genişletme projesi sırasında 3.500’den fazla antik mezar bulundu

17 Şubat 2021

17 Şubat 2021

Shaanxi Eyalet Arkeoloji Enstitüsü’ne göre, Xi’an’daki Xianyang Uluslararası Havalimanı’nın genişletme projesi sırasında 3.500’den fazla antik mezar dahil olmak üzere  4.600’den...

Elit Anglosakson mezarlarında bulunan fildişi halkaların kökeni

3 Temmuz 2023

3 Temmuz 2023

Eski Anglosakson kadınların seçkin bir sınıfı yüzlerce fildişi yüzükle gömüldü ve bu fildişi halkaların kökeni uzun zamandır bir gizem olarak...

Antik İber Dili ile Baskça Arasında Derin Bir Bağa Sahip Olabilir

21 Ocak 2026

21 Ocak 2026

Avrupa’nın en gizemli dillerinden biri olan Baskçanın kökeni, yüzyıllardır dilbilimcilerin en çok tartıştığı konular arasında yer alıyor. Şimdi yeni bir...

Ani Ören Yeri’nde Bulunan Harabe Ebu’l Manuçehr Camisi İbadete Açılıyor

4 Ocak 2022

4 Ocak 2022

Türkiye’de skandal restorasyon çalışmalarına sıklıkla tanık olduk. Aslını korumayı bırakalım bu restorasyon çalışmaları ile nevi şahsına münhasır yeni eserler üretildiğini...

Obsidyen taşlarının analizi Minos Uygarlığı’nın yıkılış düşüncelerine farklı boyut kazandırıyor

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Tunç Çağı döneminde Girit Adası’nda yüksek medeniyet kuran Minos Uygarlığı’nın yıkılıp Miken Uygarlığına evrilme süreci üzerine kurulan teorileri sarsacak yeni...

İskandinav tanrısı Odin’e atıfta bulunan bilinen en eski yazıt

8 Mart 2023

8 Mart 2023

Bilim insanları, 2020 yılında iki amatör arkeolog tarafından bulunan Vindelev hazinesinde ortaya çıkarılan altın bir diskin parçası üzerinde İskandinav tanrısı...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]