3 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Norveç’te kullanılmış tarihsiz rün takvimi

Günleri, ayları, yılları gösteren zaman çizelgesi takvim, ilk örnekleri ile insanın tarıma başladığı Mezopotamya’da karşımıza çıkar.

Tarım için olmazsa olmaz zaman aralıklarını kaydetmek için bulunan takvim ilk olarak Ay döngü esasına göre yapıldı.

Ay’ın gökyüzündeki hareketleri ile belirlenen zaman dilimleri içinde oluşan hava olaylarının kaydedildiği takvimler ile tarım, hayvancılık ve hatta askeri seferler organize ediliyordu.

İlk Ay takvimi, Sümer ve Babil’de görülür. Güneş döngüsünün temel alındığı Güneş takvimi ise Mısırlılar tarafından geliştirilir.

Önemli bir olay takvimlerde başlangıç noktası kabul edilir. Hz. İsa’nın doğumunu başlangıç kabul eden Miladi takvim, Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göçü ile başlatılan Hicri takvim gibi.

Tarihsiz takvim

Norveç’te 550 yıl önce kullanılmış Rün takvimi başlangıç noktası olmayan yani tarihsiz takvim olması ile ilginç bir örnektir.

Rün takvimi sonsuza dek süren bir takvimdir, diye açıklıyor Norveç Kültürel Miras Araştırmaları Enstitüsü’nde (NIKU) Oslo’daki Ortaçağ Parkı’nda saha arkeoloğu olarak çalışan Ingeborg Hornkjøl.

Tarihsiz, ama bütün günler bir çizgiyle işaretlenmiş. Genellikle her yedi günde bir ek bir işaretleme yapılır, “diyen Hornkjøl, “tatiller çok önemliydi ve Noel öncesinde birçoğu vardı. Tüm belirli tatillerde belirli işaretler var. Bayramlar genellikle Hıristiyan azizlerin onurunaydı. Örneğin; takvim üzerinde Aziz Olav için oyulmuş bir balta var görülüyor” diye konuşuyor.

Rün tahtaların çoğu kılıç şeklinde yapılıyordu. Çok az yuvarlak şeklinde yapılan örneklerde görülüyor. FotoğrafThe Norwegian Museum of Cultural History
Rün tahtaların çoğu kılıç şeklinde yapılıyordu. Çok az yuvarlak şeklinde yapılan örneklerde görülüyor. FotoğrafThe Norwegian Museum of Cultural History

Ay takviminde önemli günler bir sonraki yılın aynı zaman diliminde kutlanmaz. Her yıl farklı günlere hatta mevsimlere düşer. Ramazan, Kurban Bayramı ve Hac mevsimi gibi.

Rün takviminde de bu özellik olduğu için Paskalya, rün tahtasında işaretlenmiyor.

Kilise bu yüzden insanlara tatilleri ve özellikle Paskalya’yı hatırlatmak için bir sopanın üzerine rünler yazdı ve bölgedeki çiftliklere gönderdi.

Rün tahtası Norveç’te kullanılan ilk takvim değildi.

Hornkjøl, “Runik takvim, rün tahtasının öncüsü olarak kabul edilir” diyor.

İskandinav runik takvimi Viking Çağı sırasında geliştirilmiştir.

Yaz, kış, hafta ve günlere bölündü. Belirli günlerde farklı sabit görevler vardı. Bu takvime göre kış 14 Ekim’de başladı ve katliam ayıydı.

Hornkjøl, “Rün tahtası 16. ve 17. yüzyıllarda yaygındı ve 18. yüzyılda gözden düştü” diyor.

Bu, yılın biraz farklı bir şekilde bölündüğü yeni bir takvim türüne geçtikleri zamandır.

Arkeolog, “Böylece rün tahtası biraz işe yaramaz hale geldi” diyor.

Yapılması gereken işin hatırlatılması

Bulunan en eski rün tahtası 1457 yılına aittir.

Rün sapları çoğunlukla kılıç şeklindeydi, ancak her zaman değil. Hornkjøl, bulunanların bazılarının yuvarlak veya kare olduğunu söylüyor. Belki de ev yapımı oldukları için çok şaşırtıcı değillerdi ve bazıları yaratıcılıklarını daha kişiselleştirilmiş bir versiyon yapmak için kullandılar.

“Rün sapları hakkında komik olan şey, sadece resmi tatilleri işaretlememeleridir. Ayrıca, bu güne kadar hangi iş ve görevlerin tamamlanması gerektiğini de belirtiyorlar “diyor Hornkjøl.

Örneğin, 21 Aralık’ta Tomasmesse (Aziz Thomas için ayin) var. Norveç kilisesi bu günü eski günlerde kutladı.

“İşte o zaman Noel birası demlenmeliydi. Bu nedenle gün bir bira fıçısıyla işaretlendi, “diyor Hornkjøl.

Rün tahtası yılda iki kez çevriliyor. 14 Nisan’da yaz tarafına, 14 Ekim’de ise kış tarafını gösteriyor.

Kapak fotoğrafı The Norwegian Museum of Cultural History

Kaynak sciencenorway

Banner
Benzer Yazılar

İskit Altınları Ukrayna’ya geri dönüyor

15 Kasım 2021

15 Kasım 2021

İskit Altınları, “Kırım: Karadeniz’in Altın ve Gizemleri” adlı sergi ile, 2014 yazında Amsterdam’daki Allard Pearson Arkeoloji Müzesi’nde ziyarete açılmıştı. Ancak,...

Phalasarna Akropolü’nde Dor lehçesi ile Tanrıça Demeter’in adının yazıldığı vazo ve kil figürünler bulundu

14 Kasım 2022

14 Kasım 2022

Girit adasında yer alan antik Phalasarna Akropolü’nde Dor lehçesi ile Tanrıça Demeter adının yazıldığı vazo ve yüzlerce kil kadın figürün...

Leicester Katedrali kazılarında 1800 yıllık Roma tapınağı kalıntılarına ulaşıldı

7 Mart 2023

7 Mart 2023

Leicester Üniversitesi arkeologlarının gerçekleştirdiği kazılarda, Leicester Katedrali’nin bulunduğu alanın yaklaşık 1.800 yıl önce ibadet ve dini gözlem için kullanıldığına dair...

Arnavutluk’ta kayıp 2 bin yıllık antik kent Bassania bulunmuş olabilir

19 Haziran 2022

19 Haziran 2022

Arnavutluk’un kuzeybatısında İşkodra köyü yakınlarında 2018 yılında bir antik kentin izleri tespit edilmişti. Kazılarda ele edilen ilk bulgular 2 bin...

60 yıl önce Danimarka’ya kaçırılan Septimius Severus heykelinin başı Türkiye’ye getiriliyor

27 Kasım 2024

27 Kasım 2024

Boubon Antik Kenti’nden 60 yıl önce kaçak yollarla kaçırılan Septimius Severus heykelinin başı , Danimarka’daki New York Carlsberg Glyptotek Müzesi...

Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iadesi mümkün mü?

12 Mart 2022

12 Mart 2022

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Türkiye ziyareti sırasında İbrani tarihinin en önemli yazıtlarından biri olan Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iade edilmesini istediği...

Dünya’nın En Eski Hayvan Tasviri Bulundu

14 Ocak 2021

14 Ocak 2021

Eski insanların sadece hayatta kalabilmekle ilgilendiklerini düşünmek kolaydır. Ama onlar hayatta kalabilmek için aletler icat ettiler değişen iklime uyum sağlabilmek...

2000 yıllık Antikythera Düzeneğinin Sırrı Çözüldü mü?

13 Mart 2021

13 Mart 2021

2000 yıllık Antikythera düzeneğinin sırrı çözüldü haberi bilim dünyasını heyecanlandırdı. Dünyanın en eski analog bilgisayarı olarak adlandırılan Antikythera düzeneğinin çalışma...

Afrika Timsahları Altı Milyon Yıl Önce İspanya’da Yaşadı mı?

25 Ekim 2020

25 Ekim 2020

Milyonlarca yıl önce, farklı cins ve özelliklere sahip birkaç timsah türü Avrupa’da yaşadı ve hatta bazen bir arada yaşadı. Ancak...

Güney Hindistan’daki Antik Mezar Yatağında Katlanmış Altın Diadem Keşfedildi

12 Ağustos 2022

12 Ağustos 2022

Hindistan Arkeolojik Yüzey Araştırması Başkan Yardımcısı Yathees Kumar liderliğindeki arkeologlar, güney Hindistan’daki Adichanallur arkeolojik alanındaki bir mezar yatağında katlanmış altın...

Afyonkarahisar’da Tanrı Apollon Heykeli Bulundu

30 Mayıs 2021

30 Mayıs 2021

Afyonkarahisar’da kanalizasyon çalışmaları sırasında Tanrı Apollon‘a ait olduğu düşünülen heykel bulundu. Afyonkarahisar Sinanpaşa Belediyesi’nin sınırları içerisinde yer alan Sinanpaşa Höyüğü...

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar Antik Çağ’ın bilgilerinden yararlanıyorlardı

13 Temmuz 2022

13 Temmuz 2022

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar, Hristiyanlığı yaymak, Kilise’nin toplum üzerindeki etkisini artırmak için Antik Çağ’ın bilgilerinden ve düzenledikleri ritüellerin oluşturduğu yoğun...

Kıbrıs’ta muhteşem bir antik mozaik bulundu

21 Temmuz 2021

21 Temmuz 2021

Kıbrıs’ta, Kato Paphos’taki Fabrika Tepesi’nde yürütülen kazılarda, Helenistik döneme ait antik bir mozaik zemin ortaya çıkarıldı. Arkeologlar tarafından “Baf kropolü”...

Peru’da 5000 Yıllık Caral Uygarlığında Yüksek Statülü Kadının Tüylü Mantolu Gömütü Bulundu

27 Nisan 2025

27 Nisan 2025

Peru’da arkeologlar Áspero arkeolojik sahasında Amerika kıtasının bilinen en eski medeniyeti olan Caral’ın önemli bir parçası olan antik balıkçı yerleşiminde...

Peru Nazca’da Yeni Bir Kedi Geoglifi Keşfedildi

18 Ekim 2020

18 Ekim 2020

Peru Kültür bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Nazca’da yeni bir geoglif bulunduğu bildirildi. Bilindiği üzere Geoglif; zeminde üretilen ve tipik olarak kırıntılı...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]