26 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Neolitik Çağ’da Anadolu’nun kutsal kapları

Neolitik Çağ – Yeni Taş Devri anlamına gelse de Neolitik Çağ’daki gelişmeler taş aletlerdeki yeniliklerden çok daha fazlasıdır. Bu gelişmelerden biri de şüphesiz kutsal kaplardaki yeniliklerdir.

Arkeologlar için kutsallık, dindarlık ve doğaüstü gibi kavramları arkeolojik kanıtlara dayanarak, özellikle de yazısız tarih öncesi dönemler için tanımlamak genellikle zordur. İlk halkların “kutsal” olanla ilişkilerinin boyutları ve bu ilişkinin maddi kültüre yansıması oldukça tartışmalı konulardır.

Ayrıca binlerce yıl önce yaşamış Prehistorik halkların dini yaşantıları ile ilgili olarak ; sembolizm, mitsel sistem, spiritüel yaşam, doğaüstü ile ilişki, kült sistem, ideolojik sistem, spiritüel/uhrevi yaşam, dini sistem, inanç sistemi ve ritüelistik/ritüel/tören sistemi vb. birçok tanımın kullanıldığını ve var olduğunu görmekteyiz. Bu terimlerden hangisinin kullanılmasının daha uygun olduğu konusunda fikir birliği yoktur.

Bununla birlikte, geç Neolitik’te son derece gelişmiş ve sofistike bir sanat ve sembolizm, kutsal alanlar, statü nesneleri, ölü gömme gelenekleri ve maddi kültüre uygulanan buluntular hakkında bir anlayışla karşılaşırsak, o zaman varlık, kimlikler, yaşam, ölüm, bu kültürlerin bir bakıma tüm evreni ve doğayı düşündüklerini ve tüm bu kavram ve olguların “din” kavramı altında toplanabileceğini düşünebiliriz.

Boğa kültünü Çatalhöyük'te yoğun olarak görmek mümkündür.
Boğa kültünü Çatalhöyük’te yoğun olarak görmek mümkündür.

Ünlü dinler tarihçisi Mircea Eliade’ye göre, insanoğlunun yaşam sürecinde (doğum ve ölüm dahil) ve doğada bulunan hemen her olgu, sembolik anlamlar ve kutsallık içerir.

Yakın Doğu ve Akdeniz toplumlarının Neolitik çanak çömlek geleneklerini araştıran Karen Vitelli ve Avi Gopher gibi bazı bilim adamları, ilk Neolitik kil kapları “dünyevi ve günlük” bir anlamdan ziyade sembolik ve törensel bir bağlamda yorumlamışlardır.

Çatalhöyük'te bulunan boğa tasvirli kap
Çatalhöyük’te bulunan boğa tasvirli kap

Neolitik dönemde Yakın Doğu halkları için en önemli sembollerden ikisi insan başı ve boğa başıydı. İnsan başı tasviri, Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ’ın en erken dönemlerinden beri karşımıza çıkan “ata kültü” kavramıyla ilişkili görünmektedir.

Çatalhöyük’te özellikle erken dönemlerde hemen hemen her evin duvarlarına gerçek boğa başları ya da orta katmanlardan sonra kalıp şeklinde gördüğümüz boğa başları yerleştirilmekte ve sıralara yerleştirilen boynuzlar çanak çömlek üzerinde boğa başlı kulplara dönüşmektedir. Ya da “insan ve boğa yüzlü kap” gibi çok özel kaplara yansır.

Niğde Batı Köşkhöyük'te bulunan boğa tasvirli bir kap.
Niğde Batı Köşkhöyük’te bulunan boğa tasvirli bir kap.

Boğa sembolizminin seramiklere yansıması, MÖ 6500’den sonra Geç Neolitik Dönem’e tarihlenen diğer birçok yerleşimde de görülmektedir. Örneğin Höyücek, Bademağacı, Hacılar, Kuruçay, Ege Gübre, Ulucak, Hoca Çeşme, Köşkhöyük ve Tepecik-Çiftlik gibi birbiriyle yaklaşık çağdaş Neolitik yerleşimlerde görülmektedir.

Boğa başı, dikey olarak delikli kulplu çanak çömlek üzerinde veya kulplara kabartma bezemeli boynuzlar eklenerek veya doğrudan boya bezeme ile gösterilmiştir.

Niğde, Tepecik- Çiftlik'te bulunan boğa tasvirli kap parçası
Niğde, Tepecik- Çiftlik’te bulunan boğa tasvirli kap parçası

Hareketli nesneler üzerindeki sembolizm, daha bireysel ve dogmatik bir dini anlayış sergilemelidir. Böylece gündelik hayatın ritüel unsurları arasında yer alan bir grup pişmiş toprak kap-kacak hem biçimsel hem de işlevsel olarak anlaşılır hale gelmektedir.

Bulunan kaplar üzerinde yapılan araştırmalarda bu kaplarda kemikli etlerin pişirildiği anlaşıldı. Yerleşmenin ilk dönemlerinde ev dışında düzenlenen yabanıl boğa ziyafetlerinin yerini zamanla özel kaplarda hazırlanan yemeklerle ev içi kutlamalara bırakmış olabilir. Söz konusu ritüellerin belirli günlerde veya her gün, belirli sosyal gruplar veya tüm aileler tarafından yapıldığı düşünülebilir. Kabın kendisi bir boğaya benziyordu ve içinde boğa eti pişiriyordu – kuşkusuz koyun eti de pişiriliyordu.

Konya Çatalhöyük'te bulunan boğa tasvirli kap parçası.
Konya Çatalhöyük’te bulunan boğa tasvirli kap parçası.

Bu durumun zaman içinde değişen yaşam biçimi ve düşünce yapısı ile törensel bir bağlamda geliştiğini söylemek mümkündür. Bu tür çömleklerin her evde bulunmaması ve sayıca az olması onları her evde olmayan özel bir eşya haline getirebilir, özel kullanım ve anlamlarını gösterebilir.

Bu kapların çok özel olduğunu ve her durumda kutsal anlamlar taşıdığını düşünmek yanlış olmasa da bir sanat anlayışı içerdiği unutulmamalıdır.

Neolitik Çağ’da Anadolu’da farklı kültlerde yer alır. Ancak yazı içeriğimizi daraltmak adına sadece boğa kültüne yer verilmiştir.

Kapak Fotoğrafı: Çatalhöyük, boğa ve insan başını birlikte simgeleyen kap , “facepot”.

Banner
Benzer Yazılar

Zeus Tapınağı’nın Ortaya Çıkarılması Planlanıyor

9 Temmuz 2021

9 Temmuz 2021

Magnesia Antik Kenti 2021 kazı çalışmalarında kent içerisinde yer alan Zeus Tapınağı’nın ortaya çıkarılması planlanıyor. Aydın’ın Germencik İlçesi, Ortaklar Bucağı’na...

Hattuşa’da 119 Yıllık Hitit Kazısı: Büyük Tapınak ve Saray Arasındaki Gizemli Alan İlk Kez Derinlemesine Araştırılıyor

3 Ağustos 2025

3 Ağustos 2025

Çorum’un Boğazkale ilçesinde, Anadolu’nun en önemli medeniyetlerinden Hititlerin başkenti Hattuşa’da 119 yıldır aralıksız süren kazı çalışmaları yeni bir döneme girdi....

Tunceli’de Urartulara ait olduğu düşünülen iki açık hava tapınağı keşfedildi

28 Mart 2024

28 Mart 2024

Arkeologlar, biri Tunceli’nin en doğusunda, diğeri ise en batısında olmak üzere iki kale içinde açık hava tapınağı keşfettiler. Açık hava...

Macaristan Gümrüğünde Yakalanan 412 Adet Tarihi Eser Türkiye’ye Getiriliyor

20 Şubat 2021

20 Şubat 2021

Kültür ve Turizm Bakanlığının, tarihi eser kaçakçılığıyla olan mücadelesi hız kesmeden devam ediyor. Ülkemizden yasadışı yollarla yurtdışına kaçırılan eserler için çalışmalar...

Anadolu’nun En Büyük Bizans Mozaiği Kayseri’de Bulundu

28 Ekim 2021

28 Ekim 2021

Kayseri İncesu arkeolojik kazılarında Anadolu’nun en büyük Bizans mozaiği ortaya çıkarıldı. Kayseri Müzesi denetiminde devam eden İncesu kazılarında şimdiye kadar,...

Konya Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen Herakles’in 12 işlerini tasvir eden yüksek kabartmalı lahidin hikayesi

26 Mart 2022

26 Mart 2022

Konya Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen mitolojide Herakles’in 12 işleri olarak bilinen sahnelerin tasvir edildiği lahit, şimdiye kadar bulunan yüksek kabartma tekniğiyle...

Misis Antik Kenti kazı çalışmaları başladı

26 Mayıs 2022

26 Mayıs 2022

Adana Yüreğir ilçesi sınırlarında yer alan Misis Antik Kenti 2022 yılı kazı çalışmalarına başlandı. Tarihi İpek Yolu üzerinde önemli bir...

Efes’ten Gelen Ustanın Elleriyle Yükselen Stratonikeia Kütüphanesi Yeniden Ortaya Çıkarılıyor

24 Haziran 2025

24 Haziran 2025

Muğla’nın Yatağan ilçesinde, yüzyıllardır suskunluğa bürünen bir bilgi mabedi, arkeolojik kazılar sayesinde yeniden ortaya çıkarılıyor. “Gladyatörler Şehri” olarak bilinen Stratonikeia...

Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi’nin 3 bin 200 yıllık parfümü yeniden hayat buldu

24 Temmuz 2022

24 Temmuz 2022

Mezopotamya ve Anadolu kültüründe çiçek ve baharatlardan elde edilen kokular tanrılara sunu olarak kullanıldığı için önemli bir madde idi. Soyluların...

Çivril’deki 1000 yıllık balballar, Türk medeniyetinin ve inanç sisteminin izlerini taşıyor

1 Nisan 2024

1 Nisan 2024

Denizli’nin Çivril ilçesindeki Özdemirci Mezarlığı’ndaki balballar, tarih meraklılarının ve arkeologların ilgisini çekmeye devam ediyor. Yaklaşık 1000 yıllık bir geçmişe sahip...

Tavşanlı Höyük’te 4 bin yıllık salyangoz kabukları keşfedildi

22 Aralık 2024

22 Aralık 2024

Tavşanlı Höyüğü’nde sürdürülen kazılarda arkeologlar, 4 bin yıllık salyangoz kabukları buldu. Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde bulunan Tavşanlı Höyüğü, Anadolu’nun en büyük...

Alexandria Troas kazılarında 2 bin 200 yıllık çarşı kapısı bulundu

18 Ekim 2021

18 Ekim 2021

Alexandria Troas kazılarında geçtiğimiz günlerde altar yapısı ortaya çıkarılmıştı. Şimdi de kentin çok önemli bir yapısına çarşı ile caddeyi bağlayan...

Doç. Dr. Erkan Fidan “Luvilere ait bir kent olabilir”

27 Kasım 2021

27 Kasım 2021

Anadolu üzerinde birçok medeniyete ev sahipliği yapmış eşsiz bir coğrafyadır. Prehistorya ve Protohistorya dönemlere ait Hatti, Hitit, Urartu, Frig, Lidya...

Eski Ön Asya’nın En Büyük Heykel Atölyesi “Yesemek”

12 Ekim 2020

12 Ekim 2020

Yesemek taş ocağı 1890’lı yıllarda incirli (sam’al) kazılarını yürütmekte olan alman bilim adamı Felix von Luschan’ın önderliğinde bir grup tarafından...

Boncuklu Tarla kazılarında 12 bin yıllık tapınak ortaya çıkarıldı

21 Ekim 2021

21 Ekim 2021

Mardin Dargeçit ilçesinde Epipaleolitik dönemden Geç Çanak Çömlek Öncesi Neolitik dönem B evresine kadar kalıntılara ev sahipliği yapan Boncuklu Tarla...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]