11 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Neolitik Çağ’da Anadolu’nun kutsal kapları

Neolitik Çağ – Yeni Taş Devri anlamına gelse de Neolitik Çağ’daki gelişmeler taş aletlerdeki yeniliklerden çok daha fazlasıdır. Bu gelişmelerden biri de şüphesiz kutsal kaplardaki yeniliklerdir.

Arkeologlar için kutsallık, dindarlık ve doğaüstü gibi kavramları arkeolojik kanıtlara dayanarak, özellikle de yazısız tarih öncesi dönemler için tanımlamak genellikle zordur. İlk halkların “kutsal” olanla ilişkilerinin boyutları ve bu ilişkinin maddi kültüre yansıması oldukça tartışmalı konulardır.

Ayrıca binlerce yıl önce yaşamış Prehistorik halkların dini yaşantıları ile ilgili olarak ; sembolizm, mitsel sistem, spiritüel yaşam, doğaüstü ile ilişki, kült sistem, ideolojik sistem, spiritüel/uhrevi yaşam, dini sistem, inanç sistemi ve ritüelistik/ritüel/tören sistemi vb. birçok tanımın kullanıldığını ve var olduğunu görmekteyiz. Bu terimlerden hangisinin kullanılmasının daha uygun olduğu konusunda fikir birliği yoktur.

Bununla birlikte, geç Neolitik’te son derece gelişmiş ve sofistike bir sanat ve sembolizm, kutsal alanlar, statü nesneleri, ölü gömme gelenekleri ve maddi kültüre uygulanan buluntular hakkında bir anlayışla karşılaşırsak, o zaman varlık, kimlikler, yaşam, ölüm, bu kültürlerin bir bakıma tüm evreni ve doğayı düşündüklerini ve tüm bu kavram ve olguların “din” kavramı altında toplanabileceğini düşünebiliriz.

Boğa kültünü Çatalhöyük'te yoğun olarak görmek mümkündür.
Boğa kültünü Çatalhöyük’te yoğun olarak görmek mümkündür.

Ünlü dinler tarihçisi Mircea Eliade’ye göre, insanoğlunun yaşam sürecinde (doğum ve ölüm dahil) ve doğada bulunan hemen her olgu, sembolik anlamlar ve kutsallık içerir.

Yakın Doğu ve Akdeniz toplumlarının Neolitik çanak çömlek geleneklerini araştıran Karen Vitelli ve Avi Gopher gibi bazı bilim adamları, ilk Neolitik kil kapları “dünyevi ve günlük” bir anlamdan ziyade sembolik ve törensel bir bağlamda yorumlamışlardır.

Çatalhöyük'te bulunan boğa tasvirli kap
Çatalhöyük’te bulunan boğa tasvirli kap

Neolitik dönemde Yakın Doğu halkları için en önemli sembollerden ikisi insan başı ve boğa başıydı. İnsan başı tasviri, Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ’ın en erken dönemlerinden beri karşımıza çıkan “ata kültü” kavramıyla ilişkili görünmektedir.

Çatalhöyük’te özellikle erken dönemlerde hemen hemen her evin duvarlarına gerçek boğa başları ya da orta katmanlardan sonra kalıp şeklinde gördüğümüz boğa başları yerleştirilmekte ve sıralara yerleştirilen boynuzlar çanak çömlek üzerinde boğa başlı kulplara dönüşmektedir. Ya da “insan ve boğa yüzlü kap” gibi çok özel kaplara yansır.

Niğde Batı Köşkhöyük'te bulunan boğa tasvirli bir kap.
Niğde Batı Köşkhöyük’te bulunan boğa tasvirli bir kap.

Boğa sembolizminin seramiklere yansıması, MÖ 6500’den sonra Geç Neolitik Dönem’e tarihlenen diğer birçok yerleşimde de görülmektedir. Örneğin Höyücek, Bademağacı, Hacılar, Kuruçay, Ege Gübre, Ulucak, Hoca Çeşme, Köşkhöyük ve Tepecik-Çiftlik gibi birbiriyle yaklaşık çağdaş Neolitik yerleşimlerde görülmektedir.

Boğa başı, dikey olarak delikli kulplu çanak çömlek üzerinde veya kulplara kabartma bezemeli boynuzlar eklenerek veya doğrudan boya bezeme ile gösterilmiştir.

Niğde, Tepecik- Çiftlik'te bulunan boğa tasvirli kap parçası
Niğde, Tepecik- Çiftlik’te bulunan boğa tasvirli kap parçası

Hareketli nesneler üzerindeki sembolizm, daha bireysel ve dogmatik bir dini anlayış sergilemelidir. Böylece gündelik hayatın ritüel unsurları arasında yer alan bir grup pişmiş toprak kap-kacak hem biçimsel hem de işlevsel olarak anlaşılır hale gelmektedir.

Bulunan kaplar üzerinde yapılan araştırmalarda bu kaplarda kemikli etlerin pişirildiği anlaşıldı. Yerleşmenin ilk dönemlerinde ev dışında düzenlenen yabanıl boğa ziyafetlerinin yerini zamanla özel kaplarda hazırlanan yemeklerle ev içi kutlamalara bırakmış olabilir. Söz konusu ritüellerin belirli günlerde veya her gün, belirli sosyal gruplar veya tüm aileler tarafından yapıldığı düşünülebilir. Kabın kendisi bir boğaya benziyordu ve içinde boğa eti pişiriyordu – kuşkusuz koyun eti de pişiriliyordu.

Konya Çatalhöyük'te bulunan boğa tasvirli kap parçası.
Konya Çatalhöyük’te bulunan boğa tasvirli kap parçası.

Bu durumun zaman içinde değişen yaşam biçimi ve düşünce yapısı ile törensel bir bağlamda geliştiğini söylemek mümkündür. Bu tür çömleklerin her evde bulunmaması ve sayıca az olması onları her evde olmayan özel bir eşya haline getirebilir, özel kullanım ve anlamlarını gösterebilir.

Bu kapların çok özel olduğunu ve her durumda kutsal anlamlar taşıdığını düşünmek yanlış olmasa da bir sanat anlayışı içerdiği unutulmamalıdır.

Neolitik Çağ’da Anadolu’da farklı kültlerde yer alır. Ancak yazı içeriğimizi daraltmak adına sadece boğa kültüne yer verilmiştir.

Kapak Fotoğrafı: Çatalhöyük, boğa ve insan başını birlikte simgeleyen kap , “facepot”.

Banner
Related Articles

Efsanelerin Şehri Troya’da 4.500 Yıllık Altın Broş ve Yeşim Taşı Keşfedildi

27 Eylül 2025

27 Eylül 2025

UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Troya Antik Kenti, 160 yılı aşkın süredir devam eden kazılarda dünya çapında yankı uyandıracak yeni bir...

Sağlık ve Temizlik Tanrıçası ‘Hygieia’nın Heykeli Bulundu

19 Ağustos 2021

19 Ağustos 2021

Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Coşkun’un kazı koordinatörlüğünde devam eden Aizanoi Antik Kenti...

Roma İmparatoru Hadrianus heykeline ait parçalar ortaya çıkarıldı

10 Eylül 2021

10 Eylül 2021

Alabanda Antik Kenti’nde, Roma İmparatoru Publius Aelius Traianus Hadrianus heykeline ait bazı parçalar gün yüzüne çıkarıldı. Roma İmparatorluğu’nun “beş iyi...

Murat Höyük Kazılarında Bulunan “Çeç Damga Mühür”

4 Mayıs 2021

4 Mayıs 2021

Arkeoloji literatürüne 1945 yılında İsmail Kılıç Kökten tarafından tanımlanan “Çeç Damga Mühür” Doğu Anadolu Bölgesi kazılarında bulunmuştur. Çeç Damga Mührün,...

Özgürlük Sembolü Frig Şapkası’nın Türkiye’den Kolombiya’ya Yolculuğunun Hikayesi

10 Ocak 2021

10 Ocak 2021

Anadolu uygarlıkları içinde önemli bir krallık olan Frigler (Phrygia) modern dünyamızda şapkaları ile ünlüdürler. Frig şapkası, günümüzde özgürlüğün sembolü olarak...

Hattuşa’da heyecanlandıran keşif; 3 Bin 500 yıllık hiyeroglif işaretler bulundu

11 Eylül 2022

11 Eylül 2022

Anadolu’da ilk merkezi devleti kuran Hititler’in başkenti Hattuşa, her kazı sezonunda olduğu gibi bu yılda şaşırtan keşfe sahne oldu. Günümüz...

Harran Ören Yeri’nde tanrıça Gula ile ilişkilendirilen ritüel köpek mezarları ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2024

17 Aralık 2024

Dünya’nın en eski yerleşim yerlerinden Harran Ören Yeri’nde, Demir Çağı’na ait 4 köpek mezarı ortaya çıkarıldı. Ritüel olarak gömülen köpekler,...

Demir Çağı dönemi at figürü Hasankeyf Kalesi kazılarında ortaya çıkarıldı

11 Aralık 2021

11 Aralık 2021

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Batman’ın Hasankeyf ilçesinde yürütülen Hasankeyf Kalesi kazı çalışmalarında MÖ 600 yıllarına tarihlendirilen at...

Lagina Hekate Kutsal Alanı’nda Bulunan Sütunlar Yeniden Yükseliyor

19 Şubat 2021

19 Şubat 2021

Lagina Hekate Kutsal Alanı Muğla’nın Yatağan ilçesinde bulunmaktadır. Leyne ismiyle anılan yörede Karialılara ait önemli bir kutsal alandır. Ünü günümüze...

Yeşilova Höyük kazılarında 5 bin yıllık mermer idol ortaya çıkarıldı

17 Ağustos 2022

17 Ağustos 2022

Truva Antik Kenti ile benzerlikler görülen Yeşilova Höyük’te devam eden kazılarda 5 bin yıllık mermer idol bulundu. İzmir’in Bornova ilçesinde...

Aizanoi’de heyecanlandıran keşif; Roma dönemi yuvarlak planlı çeşme kalıntısı bulundu

8 Kasım 2022

8 Kasım 2022

Anadolu’daki en iyi korunmuş Zeus Tapınağı’na ev sahipliği yapan aynı zamanda UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer alan Aizanoi Antik...

Türkiye’nin İlk Kadın Arkeoloğu “Jale İnan”

8 Mart 2021

8 Mart 2021

Türkiye’nin ilk kadın arkeoloğu olan Jale İnan, Türk arkeoloji dünyası adına çok güzel işlere imza atmış, alanında ilk kadın uzman olarak ismini...

Aizanoi Antik Kenti kazılarında 2 bin yıllık güneş saati ortaya çıkarıldı

19 Eylül 2022

19 Eylül 2022

Aizanoi Antik Kenti arkeolojik kazı çalışmalarında Roma Dönemine ait 2 bin yıllık güneş saati ortaya çıkarıldı. UNESCO Dünya Miras Geçici...

Aizanoi Antik Kenti’nde 651 Adet Roma Sikkesi Bulundu

27 Ocak 2021

27 Ocak 2021

Aizanoi Antik Kenti’nde yapılan kazılar neticesinde Roma dönemine tarihlendirilen 651 adet sikke bir testi içinde bulundu. Bilindiği üzere Aizanoi Antik...

Kibyra Antik Kentinde Yeni Keşifler

27 Kasım 2020

27 Kasım 2020

Burdur ilindeki Kibyra antik kentinde ait iki tanrı heykeli ortaya çıkarıldı. Kibyra (veya Cibyra Magna), MÖ ikinci yüzyılda dört şehir...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]