1 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Neolitik Çağ’da Anadolu’nun kutsal kapları

Neolitik Çağ – Yeni Taş Devri anlamına gelse de Neolitik Çağ’daki gelişmeler taş aletlerdeki yeniliklerden çok daha fazlasıdır. Bu gelişmelerden biri de şüphesiz kutsal kaplardaki yeniliklerdir.

Arkeologlar için kutsallık, dindarlık ve doğaüstü gibi kavramları arkeolojik kanıtlara dayanarak, özellikle de yazısız tarih öncesi dönemler için tanımlamak genellikle zordur. İlk halkların “kutsal” olanla ilişkilerinin boyutları ve bu ilişkinin maddi kültüre yansıması oldukça tartışmalı konulardır.

Ayrıca binlerce yıl önce yaşamış Prehistorik halkların dini yaşantıları ile ilgili olarak ; sembolizm, mitsel sistem, spiritüel yaşam, doğaüstü ile ilişki, kült sistem, ideolojik sistem, spiritüel/uhrevi yaşam, dini sistem, inanç sistemi ve ritüelistik/ritüel/tören sistemi vb. birçok tanımın kullanıldığını ve var olduğunu görmekteyiz. Bu terimlerden hangisinin kullanılmasının daha uygun olduğu konusunda fikir birliği yoktur.

Bununla birlikte, geç Neolitik’te son derece gelişmiş ve sofistike bir sanat ve sembolizm, kutsal alanlar, statü nesneleri, ölü gömme gelenekleri ve maddi kültüre uygulanan buluntular hakkında bir anlayışla karşılaşırsak, o zaman varlık, kimlikler, yaşam, ölüm, bu kültürlerin bir bakıma tüm evreni ve doğayı düşündüklerini ve tüm bu kavram ve olguların “din” kavramı altında toplanabileceğini düşünebiliriz.

Boğa kültünü Çatalhöyük'te yoğun olarak görmek mümkündür.
Boğa kültünü Çatalhöyük’te yoğun olarak görmek mümkündür.

Ünlü dinler tarihçisi Mircea Eliade’ye göre, insanoğlunun yaşam sürecinde (doğum ve ölüm dahil) ve doğada bulunan hemen her olgu, sembolik anlamlar ve kutsallık içerir.

Yakın Doğu ve Akdeniz toplumlarının Neolitik çanak çömlek geleneklerini araştıran Karen Vitelli ve Avi Gopher gibi bazı bilim adamları, ilk Neolitik kil kapları “dünyevi ve günlük” bir anlamdan ziyade sembolik ve törensel bir bağlamda yorumlamışlardır.

Çatalhöyük'te bulunan boğa tasvirli kap
Çatalhöyük’te bulunan boğa tasvirli kap

Neolitik dönemde Yakın Doğu halkları için en önemli sembollerden ikisi insan başı ve boğa başıydı. İnsan başı tasviri, Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ’ın en erken dönemlerinden beri karşımıza çıkan “ata kültü” kavramıyla ilişkili görünmektedir.

Çatalhöyük’te özellikle erken dönemlerde hemen hemen her evin duvarlarına gerçek boğa başları ya da orta katmanlardan sonra kalıp şeklinde gördüğümüz boğa başları yerleştirilmekte ve sıralara yerleştirilen boynuzlar çanak çömlek üzerinde boğa başlı kulplara dönüşmektedir. Ya da “insan ve boğa yüzlü kap” gibi çok özel kaplara yansır.

Niğde Batı Köşkhöyük'te bulunan boğa tasvirli bir kap.
Niğde Batı Köşkhöyük’te bulunan boğa tasvirli bir kap.

Boğa sembolizminin seramiklere yansıması, MÖ 6500’den sonra Geç Neolitik Dönem’e tarihlenen diğer birçok yerleşimde de görülmektedir. Örneğin Höyücek, Bademağacı, Hacılar, Kuruçay, Ege Gübre, Ulucak, Hoca Çeşme, Köşkhöyük ve Tepecik-Çiftlik gibi birbiriyle yaklaşık çağdaş Neolitik yerleşimlerde görülmektedir.

Boğa başı, dikey olarak delikli kulplu çanak çömlek üzerinde veya kulplara kabartma bezemeli boynuzlar eklenerek veya doğrudan boya bezeme ile gösterilmiştir.

Niğde, Tepecik- Çiftlik'te bulunan boğa tasvirli kap parçası
Niğde, Tepecik- Çiftlik’te bulunan boğa tasvirli kap parçası

Hareketli nesneler üzerindeki sembolizm, daha bireysel ve dogmatik bir dini anlayış sergilemelidir. Böylece gündelik hayatın ritüel unsurları arasında yer alan bir grup pişmiş toprak kap-kacak hem biçimsel hem de işlevsel olarak anlaşılır hale gelmektedir.

Bulunan kaplar üzerinde yapılan araştırmalarda bu kaplarda kemikli etlerin pişirildiği anlaşıldı. Yerleşmenin ilk dönemlerinde ev dışında düzenlenen yabanıl boğa ziyafetlerinin yerini zamanla özel kaplarda hazırlanan yemeklerle ev içi kutlamalara bırakmış olabilir. Söz konusu ritüellerin belirli günlerde veya her gün, belirli sosyal gruplar veya tüm aileler tarafından yapıldığı düşünülebilir. Kabın kendisi bir boğaya benziyordu ve içinde boğa eti pişiriyordu – kuşkusuz koyun eti de pişiriliyordu.

Konya Çatalhöyük'te bulunan boğa tasvirli kap parçası.
Konya Çatalhöyük’te bulunan boğa tasvirli kap parçası.

Bu durumun zaman içinde değişen yaşam biçimi ve düşünce yapısı ile törensel bir bağlamda geliştiğini söylemek mümkündür. Bu tür çömleklerin her evde bulunmaması ve sayıca az olması onları her evde olmayan özel bir eşya haline getirebilir, özel kullanım ve anlamlarını gösterebilir.

Bu kapların çok özel olduğunu ve her durumda kutsal anlamlar taşıdığını düşünmek yanlış olmasa da bir sanat anlayışı içerdiği unutulmamalıdır.

Neolitik Çağ’da Anadolu’da farklı kültlerde yer alır. Ancak yazı içeriğimizi daraltmak adına sadece boğa kültüne yer verilmiştir.

Kapak Fotoğrafı: Çatalhöyük, boğa ve insan başını birlikte simgeleyen kap , “facepot”.

Banner
Benzer Yazılar

Urartularda Ölü Gömme Gelenekleri: Urne Mezarları

13 Eylül 2021

13 Eylül 2021

Birçok Anadolu medeniyetinde olduğu gibi Urartularda ölümden sonra yaşama inanan bir toplumdu. Ölüm sonrası inancın ağır bastığı Urartu toplumunda değişik...

Kastabala Antik Kenti’nde 2500 yıllık masklar bulundu

7 Ocak 2022

7 Ocak 2022

Osmaniye’nin 12 km doğusunda yer alan Kastabala Antik Kenti’nde gerçekleştirilen kazılarda 2500 yıllık masklar bulundu. Roma İmparatorluğu ve Roma döneminin...

Gre Fılla Höyüğü buluntuları bölgenin Göbeklitepe ile çağdaş olduğunu gösteriyor

4 Ağustos 2022

4 Ağustos 2022

Diyarbakır’ın Kocaköy ilçesindeki Gre Fılla Höyüğü’nde gerçekleştirilen kazılarda elde edilen buluntular bölgenin Göbeklitepe ile çağdaş olduğunu gösterdi. Çanak-Çömleksiz Neolitik Dönem’de...

Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde yer alan bilgilerle başlayan Divriği Kalesi kazılarında 2000 yıllık bir Urartu eseri gün yüzüne çıkarıldı

4 Ocak 2024

4 Ocak 2024

Sivas’ın Divriği ilçesindeki Divriği Kalesi’nde yapılan kazılarda, 2000 yıllık bir Urartu metal objesi başta olmak üzere birçok buluntu ortaya çıkarıldı....

Beşparmak Dağlarının 8000 Yıllık Gizemi

24 Ekim 2020

24 Ekim 2020

Günümüzde “Beşparmak” adıyla bilinen Latmos Dağı Söke ve Milas ilçeleri arasında yer almakta ve Antik dönem’de Karia Bölgesi’nin kuzeybatı köşesini...

Aziz Thaddeus’un mezarının Eğil Kalesi kazılarında bulunduğu düşünülüyor

15 Kasım 2024

15 Kasım 2024

Diyarbakır’da bulunan Eğil Kalesi’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda 1600-1900 yıl öncesine ait mezarlar bulundu. Kazı başkanı Prof. Dr. Vecihi Özkaya, mezarlardan...

Girnavaz Höyüğün Cinleri

30 Kasım 2020

30 Kasım 2020

Girnavaz höyük Mardin iline bağlı Nusaybin ilçesinin kuzeyinde ve 4 km uzaklığındadır. Suriye sınırına çok yakın bir konumdadır. Kuzey Mezopotamya’dan...

Amida Höyük’te Halaf Dönemi Ev Planı Görüldü

24 Ekim 2021

24 Ekim 2021

Diyarbakır merkez Sur ilçesinde bulunan Amida Höyük’te Halaf dönemi ev planı görüldü. Höyük’te ayrıca, 3 tabakada yanık izleri ile karşılaşıldı....

Yassıtepe Höyük’te 5000 yıllık tanrıça heykelciği bulundu

25 Ekim 2023

25 Ekim 2023

Yassıtepe Höyük (Yeşilova Höyük) kazılarında bir örneği Midilli Adası’nda rastlanan 10 cm boyunda tanrıça heykelciği bulundu. Pişmiş topraktan yapılmış tanrıça...

Ulucak Höyüğü’nde 7 bin 700 yıllık kostüm giymiş insan figürleri bulundu

5 Ekim 2023

5 Ekim 2023

İzmir’in Kemalpaşa ilçesindeki Ulucak Höyüğü’nde yapılan kazı çalışmalarında, 7 bin 700 yıllık ikisi aynı kostümü giymiş üç insan figürü bulundu....

İstanbul Kara Surları Restore Ediliyor

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

İstanbul Kara Surları (Konstantinopolis Surları) Doğu Roma Dönemi’nde hendek, dış sur, iç sur olmak üzere 3 bölümde inşa edilmiş UNESCO...

Aççana Höyük’te 3800 yıllık Akadca kil tablet bulundu

11 Ağustos 2023

11 Ağustos 2023

Şubat ayında yaşanan iki büyük yıkıcı depremden etkilenen Hatay’daki Aççana Höyük’te devam eden çalışmalarda 3800 yıllık Akadca çivi yazılı kil...

Kuşadası’nda Helenistik Döneme ait tümülüs ortaya çıkarıldı

4 Ocak 2023

4 Ocak 2023

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yürütülen yüzey araştırmasında Helenistik Döneme ait tümülüs ortaya çıkarıldı. Kuşadası’nın Kuştur mevkiinde keşfedilen tümülüsün yaklaşık 2350 yıllık...

Malazgirt Savaşı’nın yapıldığı yerin tespit çalışmalarında yeni bulgular

12 Ağustos 2021

12 Ağustos 2021

Tarihte, Anadolu kapılarının Türklere açıldığı savaş olarak geçen Malazgirt Savaşı’nın yapıldığı yerin tespiti ile ilgili yüzey çalışmaları devam ediyor. İmparator...

İstanbul’un İlk Ev Sahipleri Gerçekten Yunanistan’dan Gelen Megaralılar mı?

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

İstanbul’un ilk kuruluşu denildiği zaman akla ilk gelen çeşitli efsanelerle düzenlenmiş Yunanistan’dan gelen Megaralılara ait hikayelerdir. Tarihsel anlatımlar efsanelerden hoşlanmış...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]