3 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Neandertaller ve Homo Sapiens Aynı Teknolojiyi Kullanmış

Uzun zamandır Nubian teknolojisini sadece Homo sapiens’in kullandığı düşünülüyordu. Yapılan yeni araştırma sonuçları Neandertaller ve Homo sapiens’in aynı teknolojiyi kullandığını gösteriyor.

Uzun süredir özel bir koleksiyonda tutulan, 9 yaşındaki Neandertal bir çocuğa ait olan diş yeni analiz edildi. İlişkili arkeolojik topluluğun analizi, Neandertallerin daha önce Homo sapiens ile sınırlı olduğu düşünülen Nubian Levallois teknolojisini kullandığını gösteriyor.

Geçmişteki popülasyonların kanıtlarını barındıran mağara alanlarıyla Levant, insan köken araştırmaları için önemli bir merkezdir. Yüzyılı aşkın süredir, Levant’taki arkeolojik kazılar, hem Neandertallerin hem de Homo sapiens’in yaşadığı manzaraları ortaya çıkaran, insan fosilleri ve taş alet toplulukları üretti ve bu bölgeyi popülasyonlar arasında potansiyel bir karışım zemini haline getirdi. Bu popülasyonların yalnızca taş alet gruplarıyla ayırt edilmesi zordur, ancak bir teknolojinin, yani Nubian Levallois yönteminin yalnızca Homo sapiens tarafından üretildiği iddia edilmektedir.

Scientific Reports’ta yayınlanan yeni bir çalışma da, Max Planck İnsan Tarihi Bilimi Enstitüsü araştırmacıları, Shukbah Mağarası’nın fosil ve arkeolojik kayıtlarını yeniden incelemek için uluslararası ortaklarla bir araya geldi. Bulguları, bilinen en güneydeki Neandertal yelpazesini genişletiyor ve soyu tükenmiş akrabalarımızın daha önce modern insanların alameti farikası olduğu iddia edilen bir teknolojiden yararlandıklarını gösteriyor. Bu çalışma, taş alet asamblajını inceleyen büyük bir karşılaştırmalı çalışma ile birlikte, bölgedeki insan dişinin ayrıntılı olarak ilk kez incelendiğini gösteriyor.

Royal Holloway’in eski başkanı Dr. Jimbob Blinkhorn, “Hominin fosillerinin doğrudan taş alet gruplarıyla ilişkilendirildiği yerler nadirdir ancak hem fosiller hem de aletlerin incelenmesi, Shukbah Mağarası ve daha geniş bölgedeki hominin işgallerini anlamak için kritik önem taşır” dedi.

Neandertal dişi
Uzun süredir özel bir koleksiyonda tutulan, 9 yaşındaki Neandertal bir çocuğa ait olan diş yeni analiz edildi. İlişkili arkeolojik topluluğun analizi, Neandertallerin daha önce Homo sapiens ile sınırlı olduğu düşünülen Nubian Levallois teknolojisini kullandığını gösteriyor.

Shukbah Mağarası ilk olarak 1928 baharında Dorothy Garrod tarafından kazıldı, zengin bir hayvan kemikleri topluluğu ve genellikle iyi belirlenmiş ocaklarda yoğunlaşan Mousterian tarzı taş aletlerden bahsedildi. Ayrıca büyük, benzersiz bir insan azı dişi belirledi. Bununla birlikte, örnek 20. yüzyılın büyük bir bölümünde özel bir koleksiyonda tutuldu ve modern yöntemler kullanılarak karşılaştırmalı çalışmalar yapılması yasaklandı. Dişin yakın zamanda Londra’daki Doğal Tarih Müzesi’nde yeniden tanımlanması, Shukbah koleksiyonları üzerinde yeni ayrıntılı çalışmalara yol açtı.

Université de Bordeaux’dan Dr. Clément Zanolli, “Profesör Garrod, bu dişin ne kadar ayırt edici olduğunu hemen gördü. Dişin boyutunu, şeklini ve hem dış hem de iç 3 boyutlu yapısını inceledik ve bunu Holosen ve Pleistosen Homo sapiens ve Neandertal örnekleriyle karşılaştırdık. Bu, net bir karar almamızı sağladı. Shukbah, Neandertal sıradağlarının şimdiye kadar bilinen en güney ucunu işaret ediyor” dedi.

Homo sapiens ve Neandertaller geniş bir taş alet teknolojisi paketinin kullanımını paylaşsada, son zamanlarda Nubian Levallois teknolojisinin sadece Homo sapiens tarafından kullanıldığı iddia ediliyordu. Tartışma, özellikle fosillerin yokluğunda insan dağılımını izlemek için Nubian Levallois araçlarının kullanıldığı güneybatı Asya’da yapılmıştır.

Blinkhorn, “Shukbah’ın taş alet koleksiyonlarının çizimleri, Nubian Levallois teknolojisinin varlığına işaret ediyordu, bu yüzden koleksiyonları daha fazla araştırmak için yeniden ziyaret ettik. Sonunda, Nubian Levallois yöntemleriyle üretilen daha fazla eser belirledik, Bu, Neandertal fosilleriyle ilk kez doğrudan bağlantılı bulundukları için bu teknoloji ile Homo sapiens arasında basit bir bağlantı kuramayacağımızı gösteriyor” dedi.

Royal Holloway, Londra Üniversitesi’nden Prof Simon Blockley, “Güneybatı Asya, hominin demografi, davranış ve çevresel değişim açısından dinamik bir bölgedir ve Neandertaller ile Homo sapiens arasındaki etkileşimleri incelemek için özellikle önemli olabilir” diye ekliyor. “Bu çalışma, Neandertal popülasyonlarının coğrafi menzilini ve davranışsal esnekliklerini vurguluyor, ancak aynı zamanda belirli homininler ile belirli taş alet teknolojileri arasında doğrudan bağlantı olmadığına dair zamanında bir uyarı notu veriyor.”

Doğa Tarihi Müzesi’nden Profesör Chris Stringer, “Şu ana kadar Afrika’da bir Neandertal varlığına dair doğrudan bir kanıtımız yok! Ancak Kahire’den sadece 400 km uzaklıkta olan Shukbah’ın güneydeki konumu, bize onların zaman zaman Afrika’ya bile dağılmış olabileceklerini hatırlatmalıdır” dedi.

Nubian Levallois tekniği nedir?

Çakmaktaşının modern insana atfedilen yongalama işlemini uyguladıkları ve geliştirdiklerini gösteren Paleolitik dönem teknolojisidir. Paris’in Levallois banliyösünde bulunan çakmaktaşı aletlerden adını almıştır.

Bu çalışmaya dahil olan araştırmacılar arasında Max Planck İnsan Tarihi Bilimi Enstitüsü, Royal Holloway, Londra Üniversitesi, Université de Bordeaux, Max Planck Kimyasal Ekoloji Enstitüsü, Malta Üniversitesi ve Doğa Tarihi Müzesi’nden akademisyenler bulunmaktadır. Bu çalışma, Leverhulme vakfı (RPH-2017-087) tarafından desteklenmiştir.

 

Banner
Related Articles

Kuzey Yunanistan’ın Philippi Antik Kenti’nde Ortaya Çıkarılan Etkileyici Genç Herkül Heykeli

24 Eylül 2022

24 Eylül 2022

Kuzey Yunanistan’daki Philippi Antik Kenti’nde M. S. 2. yüzyıla tarihlenen insan boyundan daha büyük bir genç Herkül heykeli bulundu. Selanik...

“Anadolu” operasyonu ile tarihi eser kaçakçılarına darbe

10 Ağustos 2021

10 Ağustos 2021

Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 30 ilde uluslararası tarihi eser...

Yeni Çalışma: Ağrı Dağı’nın Nuh’un Gemisi Anlatısındaki Rolü Üç Din Perspektifinden Yeniden Değerlendirildi

26 Şubat 2026

26 Şubat 2026

Ağrı Dağı yüzyıllardır tek bir soruyla anılıyor: Nuh’un Gemisi gerçekten burada mı karaya oturdu? Bu soru sayısız keşif girişimine, dağ...

Gökçeada, Ege Adaları Arasında Tarım ve Hayvancılığa Dayalı İlk Köy Yerleşimini Barındırıyor

26 Temmuz 2025

26 Temmuz 2025

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde yer alan Uğurlu-Zeytinlik Höyüğü’nde 15 yıldır süren arkeolojik kazılar, Ege adaları arasında tarım ve hayvancılığa dayalı en...

Amasya Oluz Höyük’te yapılan kazılarda 2 bin 600 yıllık kayıp Kubaba Tapınağı ortaya çıkarıldı

6 Ocak 2025

6 Ocak 2025

Anadolu’daki dinsel inanç ve ritüeller açısından önemli bulgular sunan Amasya Oluz Höyük’te, 2 bin 600 yıllık kayıp Kubaba Tapınağı ortaya...

Aspendos’da Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait bir Hermes heykeli bulundu

3 Mart 2025

3 Mart 2025

Antalya’nın Serik ilçesindeki Aspendos antik kentinde devam eden arkeolojik kazılarda, Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait bir Hermes heykeli keşfedildi. Kazılar, M.Ö....

Doğum sırasında ölen mumyalanmış bir genç anne yeniden incelendi ve şaşırtıcı sonuçlar çıktı

29 Aralık 2023

29 Aralık 2023

Arkeologlar, 1500 yıl önce doğum sırasında ölen genç bir annenin mumyalanmış kalıntılarını yeniden incelediklerinde şaşırtıcı sonuçlara ulaştılar. Genç anne henüz...

Doğu Anadolu’nun Kapadokya’sı Meya Antik Kenti

14 Kasım 2020

14 Kasım 2020

Meya mağaraları, Ağrı iline bağlı Diyadin ilçe merkezinin 15 km. güneybatısında Günbuldu köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Tarihi alan, köyün...

Aigai Antik Kenti’nde Athena Tapınağı Çıkarılmaya Başlandı

12 Ekim 2021

12 Ekim 2021

Manisa il sınırları içerisinde yer alan Yuntdağı bölgesinde, Aiol halkı tarafından kurulan Aigai Antik Kenti kazılarında Athena Tapınağı çıkarılmaya başlandı....

Suaygırları Yüzünden Çıkan Savaşta Öldürülen Mısır Firavunu

17 Şubat 2021

17 Şubat 2021

Firavun II. Seqenenre Taa savaş alanında korkunç bir ölümle karşılaştı. Live Science’de yayınlanan bir habere göre Firavun ülkesini korumak isterken...

6 Bin Yıllık Mezar Tümülüsleri Neden Hep Yükseklerde? Yeni Araştırma Gizemi Çözüyor

11 Nisan 2026

11 Nisan 2026

Portekiz’in kuzeyinde, İspanya’nın Galiçya bölgesiyle sınır oluşturan dağlık alanda yer alan 6 bin yıllık megalitik mezar tümülüsleri, arkeologların uzun süredir...

Britanya’da 7000 yıllık ayak izleri ve antik tuzaklar keşfedildi

6 Ocak 2024

6 Ocak 2024

Reading Üniversitesi arkeologları, Severn Halici’ndeki çalışmaları sırasında 7.000 yıllık ayak izleri ve antik tuzaklar keşfedildi. Ayak izlerinin 7000 yıl önce...

Haleplibahçe Mozaik Müzesi, Amazon kraliçelerinin tasvir edildiği mozaiklere ev sahipliği yapıyor

25 Mayıs 2022

25 Mayıs 2022

Şanlıurfa Müzesi’ne komşu Haleplibahçe Mozaik Müzesi dünyanın en değerli mozaiklerinden Savaşçı Amazon Kraliçelerinin tasvir edildiği mozaiklere ev sahipliği yapıyor. Şanlıurfa...

Roma metrosu kazılarında nadir görülen altın cam parçası keşfedildi

7 Şubat 2023

7 Şubat 2023

Ebedi Şehir’in tanrıçası “Roma”yı temsil eden çok nadir ve rafine bir altın cam parçası, Roma’nın Metro C metro hattının inşası...

Norveç’in Arendal kıyılarında keşfedilen gizemli balta

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

Araştırmacılar, Arendal kıyılarında, Norveç arkeolojisi için bir ilk olabilecek bulgu keşfettiler. Arendal yakınlarında 12 metre derinlikte, araştırmacıların Tunç Çağı’na ait...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]