21 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Neandertaller ve Homo Sapiens Aynı Teknolojiyi Kullanmış

Uzun zamandır Nubian teknolojisini sadece Homo sapiens’in kullandığı düşünülüyordu. Yapılan yeni araştırma sonuçları Neandertaller ve Homo sapiens’in aynı teknolojiyi kullandığını gösteriyor.

Uzun süredir özel bir koleksiyonda tutulan, 9 yaşındaki Neandertal bir çocuğa ait olan diş yeni analiz edildi. İlişkili arkeolojik topluluğun analizi, Neandertallerin daha önce Homo sapiens ile sınırlı olduğu düşünülen Nubian Levallois teknolojisini kullandığını gösteriyor.

Geçmişteki popülasyonların kanıtlarını barındıran mağara alanlarıyla Levant, insan köken araştırmaları için önemli bir merkezdir. Yüzyılı aşkın süredir, Levant’taki arkeolojik kazılar, hem Neandertallerin hem de Homo sapiens’in yaşadığı manzaraları ortaya çıkaran, insan fosilleri ve taş alet toplulukları üretti ve bu bölgeyi popülasyonlar arasında potansiyel bir karışım zemini haline getirdi. Bu popülasyonların yalnızca taş alet gruplarıyla ayırt edilmesi zordur, ancak bir teknolojinin, yani Nubian Levallois yönteminin yalnızca Homo sapiens tarafından üretildiği iddia edilmektedir.

Scientific Reports’ta yayınlanan yeni bir çalışma da, Max Planck İnsan Tarihi Bilimi Enstitüsü araştırmacıları, Shukbah Mağarası’nın fosil ve arkeolojik kayıtlarını yeniden incelemek için uluslararası ortaklarla bir araya geldi. Bulguları, bilinen en güneydeki Neandertal yelpazesini genişletiyor ve soyu tükenmiş akrabalarımızın daha önce modern insanların alameti farikası olduğu iddia edilen bir teknolojiden yararlandıklarını gösteriyor. Bu çalışma, taş alet asamblajını inceleyen büyük bir karşılaştırmalı çalışma ile birlikte, bölgedeki insan dişinin ayrıntılı olarak ilk kez incelendiğini gösteriyor.

Royal Holloway’in eski başkanı Dr. Jimbob Blinkhorn, “Hominin fosillerinin doğrudan taş alet gruplarıyla ilişkilendirildiği yerler nadirdir ancak hem fosiller hem de aletlerin incelenmesi, Shukbah Mağarası ve daha geniş bölgedeki hominin işgallerini anlamak için kritik önem taşır” dedi.

Neandertal dişi
Uzun süredir özel bir koleksiyonda tutulan, 9 yaşındaki Neandertal bir çocuğa ait olan diş yeni analiz edildi. İlişkili arkeolojik topluluğun analizi, Neandertallerin daha önce Homo sapiens ile sınırlı olduğu düşünülen Nubian Levallois teknolojisini kullandığını gösteriyor.

Shukbah Mağarası ilk olarak 1928 baharında Dorothy Garrod tarafından kazıldı, zengin bir hayvan kemikleri topluluğu ve genellikle iyi belirlenmiş ocaklarda yoğunlaşan Mousterian tarzı taş aletlerden bahsedildi. Ayrıca büyük, benzersiz bir insan azı dişi belirledi. Bununla birlikte, örnek 20. yüzyılın büyük bir bölümünde özel bir koleksiyonda tutuldu ve modern yöntemler kullanılarak karşılaştırmalı çalışmalar yapılması yasaklandı. Dişin yakın zamanda Londra’daki Doğal Tarih Müzesi’nde yeniden tanımlanması, Shukbah koleksiyonları üzerinde yeni ayrıntılı çalışmalara yol açtı.

Université de Bordeaux’dan Dr. Clément Zanolli, “Profesör Garrod, bu dişin ne kadar ayırt edici olduğunu hemen gördü. Dişin boyutunu, şeklini ve hem dış hem de iç 3 boyutlu yapısını inceledik ve bunu Holosen ve Pleistosen Homo sapiens ve Neandertal örnekleriyle karşılaştırdık. Bu, net bir karar almamızı sağladı. Shukbah, Neandertal sıradağlarının şimdiye kadar bilinen en güney ucunu işaret ediyor” dedi.

Homo sapiens ve Neandertaller geniş bir taş alet teknolojisi paketinin kullanımını paylaşsada, son zamanlarda Nubian Levallois teknolojisinin sadece Homo sapiens tarafından kullanıldığı iddia ediliyordu. Tartışma, özellikle fosillerin yokluğunda insan dağılımını izlemek için Nubian Levallois araçlarının kullanıldığı güneybatı Asya’da yapılmıştır.

Blinkhorn, “Shukbah’ın taş alet koleksiyonlarının çizimleri, Nubian Levallois teknolojisinin varlığına işaret ediyordu, bu yüzden koleksiyonları daha fazla araştırmak için yeniden ziyaret ettik. Sonunda, Nubian Levallois yöntemleriyle üretilen daha fazla eser belirledik, Bu, Neandertal fosilleriyle ilk kez doğrudan bağlantılı bulundukları için bu teknoloji ile Homo sapiens arasında basit bir bağlantı kuramayacağımızı gösteriyor” dedi.

Royal Holloway, Londra Üniversitesi’nden Prof Simon Blockley, “Güneybatı Asya, hominin demografi, davranış ve çevresel değişim açısından dinamik bir bölgedir ve Neandertaller ile Homo sapiens arasındaki etkileşimleri incelemek için özellikle önemli olabilir” diye ekliyor. “Bu çalışma, Neandertal popülasyonlarının coğrafi menzilini ve davranışsal esnekliklerini vurguluyor, ancak aynı zamanda belirli homininler ile belirli taş alet teknolojileri arasında doğrudan bağlantı olmadığına dair zamanında bir uyarı notu veriyor.”

Doğa Tarihi Müzesi’nden Profesör Chris Stringer, “Şu ana kadar Afrika’da bir Neandertal varlığına dair doğrudan bir kanıtımız yok! Ancak Kahire’den sadece 400 km uzaklıkta olan Shukbah’ın güneydeki konumu, bize onların zaman zaman Afrika’ya bile dağılmış olabileceklerini hatırlatmalıdır” dedi.

Nubian Levallois tekniği nedir?

Çakmaktaşının modern insana atfedilen yongalama işlemini uyguladıkları ve geliştirdiklerini gösteren Paleolitik dönem teknolojisidir. Paris’in Levallois banliyösünde bulunan çakmaktaşı aletlerden adını almıştır.

Bu çalışmaya dahil olan araştırmacılar arasında Max Planck İnsan Tarihi Bilimi Enstitüsü, Royal Holloway, Londra Üniversitesi, Université de Bordeaux, Max Planck Kimyasal Ekoloji Enstitüsü, Malta Üniversitesi ve Doğa Tarihi Müzesi’nden akademisyenler bulunmaktadır. Bu çalışma, Leverhulme vakfı (RPH-2017-087) tarafından desteklenmiştir.

 

Banner
Related Articles

Troya’nın Kalbinde Savaşın İzleri: Efsane Gerçek Mi Oluyor?

9 Temmuz 2025

9 Temmuz 2025

Çanakkale’nin Hisarlık Tepesi’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda, Troya Savaşı’nın tarihsel temellerine ışık tutabilecek yeni bulgular gün yüzüne çıkıyor. 3.500 yıllık sapan...

İnsanlığın Doğduğu Topraklarda Bulunan Yerleşim İzleri Üzerine Notlar

29 Mart 2021

29 Mart 2021

İnsanlığın doğduğu toprakların Afrika olduğu artık kesin bir bilgi olarak kayıtlara geçmiştir. Afrika’dan iklim değişikliği nedeniyle (ya da merak duygusuyla)...

İnka Dönemi Öncesi Tanrılara Kurban Verilen İnsan Kalıntıları Bulundu

22 Ekim 2021

22 Ekim 2021

Kuzey Peru’da bir arkeoloji ekibi, İnka dönemi öncesi bir tapınak çevresinde tanrılara kurban olarak verilen 29 insanın kalıntılarını buldu. İnka...

Hititlerin Kayıp Başkenti Tarhuntašša’nın Olduğu Düşünülen Türkmen Karahöyük’te 2 Bin Yıllık Kemik Kalem Keşfedildi

20 Ağustos 2025

20 Ağustos 2025

Hitit Kralı II. Muvattali, Kadeş Savaşı öncesinde aldığı radikal bir kararla başkenti Hattuşa’dan Tarhuntašša’ya taşımıştı. Tarhuntašša’nın yeri hâlâ kesin olarak...

İngiltere’de Roma ‘ritüel merkezi’ keşfedildi

13 Ocak 2023

13 Ocak 2023

Arkeologlar, İngiltere yakınlarında devam eden Northampton kazıları sırasında bir Roma ritüel merkezi keşfettiler. Ritüel merkezi, Northampton yakınlarındaki Overstone’daki Londra Arkeoloji...

Bosna’daki tarih öncesi Kopilo mezarlarında keşfedilen yeni fibula türleri

28 Ağustos 2022

28 Ağustos 2022

Saraybosna’nın yaklaşık 70 mil batısında M.Ö. 1300 civarında kurulan bir tepe yerleşimi olan Kopilo’da gerçekleştirilen arkeolojik kazıda birkaç Tunç Çağı...

Çayönü Tepesi’nde DNA Araştırmaları, Anadolu’nun Erken İnsan Ağlarındaki Rolünü Ortaya Koyuyor

5 Ocak 2026

5 Ocak 2026

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan Çayönü Tepesi’nde bulunan insan kemikleri üzerinde yürütülen DNA analizleri, Anadolu’nun Neolitik Çağ’da yalnızca bir yerleşim...

Trabzon’da Yaşam 13.000 Yıl Önce Bu Mağarada Başlamış

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Karadeniz Teknik Üniversitesi Arkeoloji Bölümü akademisyenleri, Trabzon’da yaşamın 13.000 yıl önce Koskarlı Mağarası’nda başlamış olduğunu gösteren bulgulara ulaştılar. Trabzon’un Düzköy...

1000 Yıllık Viking Gizemini DNA Testi Çözecek

9 Ekim 2020

9 Ekim 2020

Roskilde  (Danimarka) yakınlarında bulunan ünlü ‘Gerdrupgraven’ keşfinin üzerinden 40 yıl geçmesine rağmen arkeologları şaşırtmaya devam ediyor. Gerdrup Mezarı 39 yıl...

Nimes’te Dikkat Çekici Yer Süslemeleriyle Bezenmiş Roma Dom’ları

26 Şubat 2021

26 Şubat 2021

Nîmes kentinde kazı yapan arkeologlar, iki yüksek statülü Roma domusunun (evlerinin) kalıntılarını keşfettiler. Fransa’nın Nimes şehri tarih verimliliği açısından oldukça...

Kofun Anahtar Deliği Mezarları Hakkında Yeni Bilgilere Ulaşılıyor

20 Ocak 2022

20 Ocak 2022

MS 3 ve 7. yüzyıl arasında Japon yönetici ve zengin sınıf üyeleri için yapılan Kofun anahtar deliği mezarları gizemlerini korumaya...

Chichén Itzá’da yılan miğferi takan yontulmuş antik savaşçı yüz heykeli bulundu

14 Kasım 2023

14 Kasım 2023

Meksika’daki Chichén Itzá’da Casa Colorada arkeolojik kompleksinde, yılan başlıklı antropomorfik bir yüz heykeli bulundu. 9 Kasım Perşembe günü, Meksika Ulusal...

2000 yıllık muhteşem Roma mavisi cam kase bulundu

23 Ocak 2022

23 Ocak 2022

Hollanda’nın en eski şehirlerinden biri olan Nijmegen’deki Winkelsteeg’de kapsamlı bir konut ve yeşil alan geliştirme alanında kazı yapan arkeologlar, kusursuz...

Mısırda Güzelliğin Sembolü Kraliçe Nefertiti, Mitanni Prensesi Tadukhipa Olabilir mi?

1 Kasım 2020

1 Kasım 2020

Kraliçe Nefertiti’nin eski Mitanni Krallığından gelen bir prenses olduğu ve adının aslında prenses Tadukhipa olabileceği bazı bilim insanları tarafından öne...

Şanlıurfa Müzesi selden etkilendi mi?

16 Mart 2023

16 Mart 2023

Şanlıurfa’da sağanak yağış sel felaketine yol açtı. Kentin birçok semtinde görülen sel sularında 9 kişi yaşamını yitirdi. Birçok ev ve...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]