9 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Neandertaller ve Homo Sapiens Aynı Teknolojiyi Kullanmış

Uzun zamandır Nubian teknolojisini sadece Homo sapiens’in kullandığı düşünülüyordu. Yapılan yeni araştırma sonuçları Neandertaller ve Homo sapiens’in aynı teknolojiyi kullandığını gösteriyor.

Uzun süredir özel bir koleksiyonda tutulan, 9 yaşındaki Neandertal bir çocuğa ait olan diş yeni analiz edildi. İlişkili arkeolojik topluluğun analizi, Neandertallerin daha önce Homo sapiens ile sınırlı olduğu düşünülen Nubian Levallois teknolojisini kullandığını gösteriyor.

Geçmişteki popülasyonların kanıtlarını barındıran mağara alanlarıyla Levant, insan köken araştırmaları için önemli bir merkezdir. Yüzyılı aşkın süredir, Levant’taki arkeolojik kazılar, hem Neandertallerin hem de Homo sapiens’in yaşadığı manzaraları ortaya çıkaran, insan fosilleri ve taş alet toplulukları üretti ve bu bölgeyi popülasyonlar arasında potansiyel bir karışım zemini haline getirdi. Bu popülasyonların yalnızca taş alet gruplarıyla ayırt edilmesi zordur, ancak bir teknolojinin, yani Nubian Levallois yönteminin yalnızca Homo sapiens tarafından üretildiği iddia edilmektedir.

Scientific Reports’ta yayınlanan yeni bir çalışma da, Max Planck İnsan Tarihi Bilimi Enstitüsü araştırmacıları, Shukbah Mağarası’nın fosil ve arkeolojik kayıtlarını yeniden incelemek için uluslararası ortaklarla bir araya geldi. Bulguları, bilinen en güneydeki Neandertal yelpazesini genişletiyor ve soyu tükenmiş akrabalarımızın daha önce modern insanların alameti farikası olduğu iddia edilen bir teknolojiden yararlandıklarını gösteriyor. Bu çalışma, taş alet asamblajını inceleyen büyük bir karşılaştırmalı çalışma ile birlikte, bölgedeki insan dişinin ayrıntılı olarak ilk kez incelendiğini gösteriyor.

Royal Holloway’in eski başkanı Dr. Jimbob Blinkhorn, “Hominin fosillerinin doğrudan taş alet gruplarıyla ilişkilendirildiği yerler nadirdir ancak hem fosiller hem de aletlerin incelenmesi, Shukbah Mağarası ve daha geniş bölgedeki hominin işgallerini anlamak için kritik önem taşır” dedi.

Neandertal dişi
Uzun süredir özel bir koleksiyonda tutulan, 9 yaşındaki Neandertal bir çocuğa ait olan diş yeni analiz edildi. İlişkili arkeolojik topluluğun analizi, Neandertallerin daha önce Homo sapiens ile sınırlı olduğu düşünülen Nubian Levallois teknolojisini kullandığını gösteriyor.

Shukbah Mağarası ilk olarak 1928 baharında Dorothy Garrod tarafından kazıldı, zengin bir hayvan kemikleri topluluğu ve genellikle iyi belirlenmiş ocaklarda yoğunlaşan Mousterian tarzı taş aletlerden bahsedildi. Ayrıca büyük, benzersiz bir insan azı dişi belirledi. Bununla birlikte, örnek 20. yüzyılın büyük bir bölümünde özel bir koleksiyonda tutuldu ve modern yöntemler kullanılarak karşılaştırmalı çalışmalar yapılması yasaklandı. Dişin yakın zamanda Londra’daki Doğal Tarih Müzesi’nde yeniden tanımlanması, Shukbah koleksiyonları üzerinde yeni ayrıntılı çalışmalara yol açtı.

Université de Bordeaux’dan Dr. Clément Zanolli, “Profesör Garrod, bu dişin ne kadar ayırt edici olduğunu hemen gördü. Dişin boyutunu, şeklini ve hem dış hem de iç 3 boyutlu yapısını inceledik ve bunu Holosen ve Pleistosen Homo sapiens ve Neandertal örnekleriyle karşılaştırdık. Bu, net bir karar almamızı sağladı. Shukbah, Neandertal sıradağlarının şimdiye kadar bilinen en güney ucunu işaret ediyor” dedi.

Homo sapiens ve Neandertaller geniş bir taş alet teknolojisi paketinin kullanımını paylaşsada, son zamanlarda Nubian Levallois teknolojisinin sadece Homo sapiens tarafından kullanıldığı iddia ediliyordu. Tartışma, özellikle fosillerin yokluğunda insan dağılımını izlemek için Nubian Levallois araçlarının kullanıldığı güneybatı Asya’da yapılmıştır.

Blinkhorn, “Shukbah’ın taş alet koleksiyonlarının çizimleri, Nubian Levallois teknolojisinin varlığına işaret ediyordu, bu yüzden koleksiyonları daha fazla araştırmak için yeniden ziyaret ettik. Sonunda, Nubian Levallois yöntemleriyle üretilen daha fazla eser belirledik, Bu, Neandertal fosilleriyle ilk kez doğrudan bağlantılı bulundukları için bu teknoloji ile Homo sapiens arasında basit bir bağlantı kuramayacağımızı gösteriyor” dedi.

Royal Holloway, Londra Üniversitesi’nden Prof Simon Blockley, “Güneybatı Asya, hominin demografi, davranış ve çevresel değişim açısından dinamik bir bölgedir ve Neandertaller ile Homo sapiens arasındaki etkileşimleri incelemek için özellikle önemli olabilir” diye ekliyor. “Bu çalışma, Neandertal popülasyonlarının coğrafi menzilini ve davranışsal esnekliklerini vurguluyor, ancak aynı zamanda belirli homininler ile belirli taş alet teknolojileri arasında doğrudan bağlantı olmadığına dair zamanında bir uyarı notu veriyor.”

Doğa Tarihi Müzesi’nden Profesör Chris Stringer, “Şu ana kadar Afrika’da bir Neandertal varlığına dair doğrudan bir kanıtımız yok! Ancak Kahire’den sadece 400 km uzaklıkta olan Shukbah’ın güneydeki konumu, bize onların zaman zaman Afrika’ya bile dağılmış olabileceklerini hatırlatmalıdır” dedi.

Nubian Levallois tekniği nedir?

Çakmaktaşının modern insana atfedilen yongalama işlemini uyguladıkları ve geliştirdiklerini gösteren Paleolitik dönem teknolojisidir. Paris’in Levallois banliyösünde bulunan çakmaktaşı aletlerden adını almıştır.

Bu çalışmaya dahil olan araştırmacılar arasında Max Planck İnsan Tarihi Bilimi Enstitüsü, Royal Holloway, Londra Üniversitesi, Université de Bordeaux, Max Planck Kimyasal Ekoloji Enstitüsü, Malta Üniversitesi ve Doğa Tarihi Müzesi’nden akademisyenler bulunmaktadır. Bu çalışma, Leverhulme vakfı (RPH-2017-087) tarafından desteklenmiştir.

 

Banner
Benzer Yazılar

Deniz Kavimleri Kimdir?

6 Kasım 2020

6 Kasım 2020

Karanlık çağın başlangıcı olarak görülen Deniz kavimleri aslında kimdir ve nereden gelmişlerdir? Tarihi belgelerde adları geçer ama çoğunlukla onların kim...

Bilim İnsanları Tarih Öncesi Taşımacılığın 22.000 Yıllık Kanıtını Ortaya Çıkardı

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Bilim insanları ilk atalarımızın yaratıcılığına dair dikkat çekici bir bakış açısı sunan son araştırma ile insanların 22.000 yıl önce, şu...

8 bin yıllık Tavşanlı Höyük fotoğraf sergisi ile tanıtılıyor

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

Kütahya’nın kalbi olarak bilinen 8 bin yıllık Tavşanlı Höyük, Tavşanlı Belediyesi’nin düzenlediği fotoğraf sergisi ile tanıtılıyor. Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde yer...

Arkeologlar, 1386 yıl önce aynı adı taşıyan ünlü savaşa tanık olan Jalula antik kentinin izlerini keşfetti

2 Aralık 2023

2 Aralık 2023

Irak Devlet Eski Eserler ve Miras Kurulu (SBAH), Jalula antik kentinin sınırlarının ve çeşitli yapılarının keşfedildiğini duyurdu. Irak Devlet Eski...

Esna Tapınağında Tozların Altından Çıkan Koca Evren

23 Kasım 2020

23 Kasım 2020

Esna Tapınağı uzun bir süredir yenilenmeyi ve yeniden nefes almayı beklerken geçtiğimiz günlerde eski renklerine kavuşmanın sevincini yaşamıştı. Bizde bu haberi...

Yeni Çalışma; “Tunç Çağı’nda hançerler ne için kullanılıyordu” sorusuna cevap veriyor.

30 Nisan 2022

30 Nisan 2022

Tunç Çağı tabakalarının önemli maddi kalıntılarından biri olan bronz hançerler üzerinde yeni bir çalışma gerçekleştirildi. Çalışma, “Tunç Çağı hançerleri ne...

Van’da Moğol İlhanlı Hükümdarı Hülagü Han’ın yazlık sarayının kalıntılarına ulaşıldı

7 Temmuz 2022

7 Temmuz 2022

Türk ve Moğolistanlı bilim insanlarından oluşan arkeoloji çalışma ekibi, Van’ın Çaldıran ilçesinde 1260’lı yıllarda Moğol İlhanlı Devleti hükümdarı Hülagü Han’ın...

Perre Antik Kenti’nde 1500 Yıllık Roma Dönemi Yaşam Alanı Gün Yüzüne Çıkarıldı

17 Kasım 2025

17 Kasım 2025

Adıyaman’daki Perre Antik Kenti’nde yürütülen 2025 kazı sezonu, bölgenin Roma dönemine ait yerleşim düzeni hakkında önemli bir bulgu daha sağladı....

İran’ın batısındaki Anahita Tapınağı Restore Ediliyor

12 Haziran 2021

12 Haziran 2021

İran’ın batısındaki Kangavar şehrinde bulunan antik Anahita tapınağının restorasyon projesine başlandı. Anahita Tapınağı, Kermanşah ili, Kangavar Şehri’nin ortasında, Hamedan’dan Kirmanşah’a giden...

Pagan Tanrıları ikonalarda gizlendi mi?

23 Şubat 2023

23 Şubat 2023

Hz. İsa, Hz. Meryem, melekler ve azizlerin yer aldığı ikonalar, Hristiyan dini yapılarının önemli ve ayrılmaz bir parçasıdır. İkona sanatı,...

Herakleia Latmos Antik Kenti Turizme Açılıyor

13 Nisan 2021

13 Nisan 2021

Muğla’nın Milas ilçesi Kapıkırı köyü sınırları içerisinde kalan içinde 10 bin yıllık kalıntılar barındıran Herakleia Latmos antik kenti turizme açılıyor....

Polonya’da 4.000 yıldan daha eski bir bakır hançer bulundu

24 Şubat 2024

24 Şubat 2024

Polonya’da bir metal dedektör kullanıcısı 4.000 yıldan daha eski bir bakır hançer buldu. Podkarpackie Voyvodalığı’nda bir ormanlık alanda keşfedilen bakırdan...

Çin Seddi Yakınlarında Antik Kale Ortaya Çıkarıldı

16 Haziran 2021

16 Haziran 2021

Çin Seddi, Dünya’nın bilinen en uzun savunma amaçlı yapılan bir mimari yapıdır. Uzunluğu tam olarak bilinmeyen yapı, Çin’in doğusunda Pekin...

Ukrayna’nın Poltava bölgesinde bulunan benzersiz İskit cam kolyeler

8 Ekim 2021

8 Ekim 2021

Arkeologlar, orta Ukrayna’nın Poltava bölgesindeki Kotelva kasabası yakınlarında amfora şeklinde benzersiz İskit cam kolyeler ortaya çıkardılar. Ukrayna Ulusal Bilimler Akademisi...

Ege’de Küçük Bir Kayalıkta Bulunan Antik Kent Şaşırtmaya Devam Ediyor

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Tesalya Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden arkeologlar, bir zamanlar erken Bizans döneminde önemli bir şehre ev sahipliği yapan Yunan adası Kythnos yakınlarındaki...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]