28 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Murat Höyük Kazılarında Bulunan “Çeç Damga Mühür”

Arkeoloji literatürüne 1945 yılında İsmail Kılıç Kökten tarafından tanımlanan “Çeç Damga Mühür” Doğu Anadolu Bölgesi kazılarında bulunmuştur. Çeç Damga Mührün, M. Ö. 2500 İlk Tunç Çağı döneminde tarımsal etkinliklerde kullanıldığı saptanmıştır.

Kılıç Ökten “Kuzey-Doğu Anadolu Prehistoryasında Bayburt Çevresinin Yeri” makalesinde, Pulur höyüğünde (Bayburt) Bakır çağı tabakaları içinde bulunan Çeç Damga Mühürün şekil, motif ve ağırlık bakımından Anadolu damga mühürlerinden çok farklı olduğunu dile getirmiş ve şunları yazmıştır.

“Bu alet, elime geçtiği zaman, sadece, Bakır çağına aid bir mühür olabileceğini düşünmüş ve adlandırma işini zamana bırakmıştım. Gördüğü işi tâyin ve benzerlerini tesbit edinceye kadar bu yeni belgeyi Pulur köyünden itibaren bütün Kelkit vadisi boyunca, Erbaa, Tokat, Lâdik, Havza, ve Samsun’a; oradan da Merzifon, Çorum, Alaca, Yozgat ve Ankara’ya kadar yanımda taşıdım. Yolda, köyde, şehirde, konakladığım her yerde kime rasgeldimse gösterdim ve soruşturdum.

Bütün bu yerlerde alete çeç damga mührü, çeç baskısı, çeç mührü adının verildiğini öğrendim. Çeç, samanı savrulmuş buğday ve arpa yığınlarına verilen addır. Bu kelime Nevşehir çevresinde çeç, Ankara çevresinde çiç ; Tokat, Kurşunlu, Çerkeş çevresi köylerinde Çeç olarak değişik şekilde kullanılmaktadır. Çoğunluk Çeç kelimesi üzerinde toplandığı için, kelimeyi, bend e çeç olarak aldım. Milâttan önce üçüncü bin yıllarına aidiyeti kafi surette tesbit edilmiş olan bu yeni eşyanın, çeç damgası veya çeç mühürü olup olamayacağı meselesi üzerinde de biraz çalıştım.”

İlk Tunç Çağı tarımsal faaliyetlerinde kullanılan Çeç Mühürlere, 2019 yılında Murat Höyük kazılarında da rastlanılmıştır. Bingöl merkeze yaklaşık 40 km doğu yönünde Solhan ilçesinin ise 12 km. güneybatısında yer alan Murat Höyük’te 2019 yıl Mayıs ayı ile başlayan kurtarma kazılarında ele geçen Çeç Damga Mühür hakkında Ayşe Özdemir ve Abdulkadir Özdemir’in ortak kaleme aldığı makalede Murat Höyük hakkında şu bilgilere yer veriliyor.

Murat Höyük, ilk defa İlk Tunç Çağı’nda iskan edilmiş ve kazılarda höyüğün 4 tabakadan oluştuğu ortaya çıkmıştır. I. Tabaka: Orta Çağ, II. Tabaka: Orta Demir Çağı, III. Tabaka: İlk Demir Çağı ve IV. Tabaka: İlk Tunç Çağı olmak üzere dört kültür tabakası tespit edilmiştir.

Murat Höyük sakinleri, tarımsal faaliyetlere uğraşmakta ve mimari yapıları tek odalı, dörtgen formlu, taş temel üzerine kerpiç duvarlı şeklindedir. Tahıl depolama ve tahılların beslenmede kullanıldığı ve avlu yapılarında da toplanıp kollektif besin hazırladıkları ve tükettiklerine yönelik kalıntılar bulunmuştur. Bu kalıntılara örnek olarak taş döşemeli seki ve bu seki etrafında öğütme taşları ve avluda çamur sıvalı dairesel formda yemek pişirme eylemini kanıtlayan ocak kalıntısı gösterilebilir.

Bingöl Murat Höyük
Bingöl Murat Höyük İlk Tunç Çağı dönemi yerleşiminin görüldüğü 4 tabakalı bir yerleşim alanıdır. M. Ö. 2200 yıllarında yangın ile yerleşim sona ermiştir. Çeç Damga Mühür bulunan Murat Höyük, Murat Nehri üzerinde kurulan ve 2020 yılında tamamlanan, Aşağı Kaleköy hidroelektrik barajının suları altında kalmıştır.

Murat Höyük Çeç Damga Mühür

Neolitik dönemde iki tür mührün kullanıldığı gözlenmiştir. Bir yüzeyin boya bezek yapılmasında kullanılan Pintadera mührü, bir diğeri de makalenin konusunu teşkil eden Çeç damga mühürleridir. Çeç damga mühürleri, Neolitik çağda mülkiyet ihtisasında kullanılmıştır.

Yerleşim beraberinde tarımsal ve hayvansal üretimi beraberinde getirmiştir. Üretimin fazlası ise ticaret ve mülkiyet kavramını ortaya çıkarmıştır. Mühürler sayesinde depolarda tutulan çömleklerin kime ait olduğu bilinirken ayrıca, kapakların başkaları tarafından açılmasının önüne geçilerek hırsızlık, ateşe verme gibi mala zarar verici davranışlar engellenmektedir.

Kil, çeşitli taş, bronz, bakır, kurşun, kemik ve boynuz gibi malzemelerden yapılan İlk Tunç Çağı damga mühürlerinde yoğun olarak geometrik motifler görülmektedir. Geometrik motiflerin yanında figürlü bezemelerinde kullanılması dikkat çekmektedir.

Prehistorik Dönem çeç damga mühürlerin Anadolu’da ele geçen örneklerinin yükseklikleri 4-7 cm, damga yüzey çapları ise 4-8/10 cm arasında değişmektedir. Mühürler genellikle ip deliksizdir.

Mühürlerin üzerinde geometrik motiflerden iç içe geçmiş konsantrik daireler, spiral ve dört ya da altı kollu anafor motifi bir nesne ya da malın sahibinin belli olması açısından kullanılan mühürler gözlemlenmektedir. Çeç damga mühürler üzerinde de en çok spiral motifi ve iç içe konsantrik daire motifi görülmektedir. Çeç damga mühürlerin üzerindeki birbirine benzeyen bezemelerinden dolayı yönetimsel değil simgesel işlevlerinin olduğu düşünülmektedir. Bu işlevlerden en önemlisinin ise buğday ve arpa yığınlarının mühürlenmesi olduğu öne sürülmektedir.

Murat Höyük'te ele geçen çeç mühür
2019 Murat Höyük kurtarma kazılarında ele geçen Neolitik dönem Çeç Damga Mühür

Makale yazarları Ayşe Özdemir ve Abdulkadir Özdemir Murat Höyük kurtarma kazılarında ele geçen çeç mühür ile ilgili şu bilgileri aktarmaktadırlar.

Murat Höyük 2019 kurtarma kazılarında açılan T-20 açmasındaki Mekân 4 içerisinde ele geçen, İlk Tunç Çağı III’e ait pişmiş toprak çeç damga mühür oluşturmaktadır. Mekân4, doğu duvarında (Duvar 17) tek sıra, diğer yönlerdeki duvarlarda iki sıra taş temel üstüne kerpiçten yapılarak inşa edilmiştir. Mekân yaklaşık 20 m² büyüklüğünde ve tek odalı olup, mekânın kuzeydoğu güneybatı yönünde inşa edildiği anlaşılırken, girişi güneybatıda tespit edilmiştir. Mekânın sıkıştırılmış tabanının üzerinde doğu duvarının önünde pişmiş topraktan bir adet çeç damga mühür, kuzeydoğusundaki köşede in situ çömlek içinde karbonize tahıllar ele geçmiştir. Bunların yanı sıra çok sayıda depolamada kullanılan çömlek parçaları bulunmuştur.

Çeç Mühür çizimi
Murat Höyükte çıkarılan Çeç Damga Mühürün çizimi

Mekânın tahıl depolama alanı olduğu ifade edilebilir. Doğu duvarının önünde tespit edilmiş damga mührün karşısında batı duvarının önünde tüm halde şematize edilmiş iki adet pişmiş toprak antropomorfik figürin tespit edilmiştir. Mekân 4’de in situ ele geçen buluntu, boyutları ve bezeme tarzı ile bir çeç mühürdür. Mühür kahverengi (7.5 YR 5/3) hamurlu, hamurun renginde astarlıdır. İnce taşçık ve kum katkılıdır. Orta derece pişirilmiştir. Yüzeyinde pişmeden dolayı siyah alacalanmalar görülmektedir. Baskı yüzeyinin çapı 8 cm, korunmuş yüksekliği 4.5 cm’dir. Mührün ağırlığı 85 gr.’dır. Damga yüzeyinin kalınlığı 1.4 cm’dir. Damga yüzeyi yuvarlak biçimlidir. Yüzeyinde kabartma olarak yapılmış, 6 adet iç içe geçmiş konsantrik daire bulunmaktadır. Dairelerin derinlik ve çevreleri düzenlidir. Damga yüzeyindeki dairelerin genişlikleri 0.20-0.25 cm arasındadır. Baskı yüzeyinden daralarak yükselen tutamak kısmı küt olarak bitmektedir. Tutamağın üst kısmı kırıktır. Kırık tutamak sonradan alçı ile tümlenmiştir. Benzer örneklerin de, konsantrik daire motifi, damga yüzeyinin tamamını ya da bir kısmını kaplamaktadır. Bu bezeme İlk Tunç Çağı II-III evrelerinde yoğun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kaynak : Özdemir, A , Özdemir, A . (2021). MURAT HÖYÜK’TEN BİR ÇEÇ DAMGA MÜHÜR . TÜBA-KED Türkiye Bilimler Akademisi Kültür Envanteri Dergisi

Banner
Benzer Yazılar

Bitlis’te 5000 yıllık Karaz kültürünün izlerine ulaşıldı

13 Ekim 2023

13 Ekim 2023

Bitlis’in Ahlat ilçesindeki İç Kale’de yapılan kazılarda 5000 yıllık Karaz Kültürü’nün izlerine rastlandı. Karaz Kültürü, Sovyet arkeolog Boris Kuftin’in araştırmalarında...

5 bin 600 yıllık elit evlerin çıkarıldığı Arslantepe Höyük kazıları başlıyor

9 Ağustos 2022

9 Ağustos 2022

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Arslantepe Höyük, 2022 kazı sezonuna başlıyor. Geçtiğimiz kazılarda M. Ö. 3600 yıllarına ait elit...

Tepebağ Höyük kazılarında 3800 yıllık silindir mühür bulundu

7 Temmuz 2022

7 Temmuz 2022

Adana il merkezi Taşköprü civarında yer alan Tepebağ Höyük 2022 yılı kazılarında 3800 yıllık silindir mühür bulundu. 2013 yılında Osmaniye...

Köpeği, sığırı, koyunu ve 4 atı ile birlikte gömülmüş Urartulunun mezarı ortaya çıkarıldı

5 Eylül 2021

5 Eylül 2021

Eski çağlarda ölüler sahip oldukları canlı cansız varlıkları ile birlikte gömülüyorlardı. Ölü hediyesi olarak konulan sunular kültürlere göre değişiklik gösteriyordu....

Murat Tepe Kazılarında Urartu Dönemi Ünik Eserler Bulundu

11 Aralık 2021

11 Aralık 2021

Bingöl il sınırları içerisinde yer alan Kalehan 2 Baraj sularının altında kalan Murat Höyük ve Murat Tepe’de gerçekleştirilen kurtarma kazılarında...

Deniz Kavimleri Kimdir?

6 Kasım 2020

6 Kasım 2020

Karanlık çağın başlangıcı olarak görülen Deniz kavimleri aslında kimdir ve nereden gelmişlerdir? Tarihi belgelerde adları geçer ama çoğunlukla onların kim...

Beşparmak Dağlarının 8000 Yıllık Gizemi

24 Ekim 2020

24 Ekim 2020

Günümüzde “Beşparmak” adıyla bilinen Latmos Dağı Söke ve Milas ilçeleri arasında yer almakta ve Antik dönem’de Karia Bölgesi’nin kuzeybatı köşesini...

Smyrna Antik Tiyatrosu’nda 1800 yıllık Satyros heykel başı çıkarıldı

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

İzmir, Kadifekale ve Smyrna Agorası arasındaki yamaçta bulunan Antik Smyrna Tiyatrosu’nda yapılan kazılarda M. S. 2. yüzyıla tarihlenen bir heykel...

Bolu’da işçiler Roma Dönemi lahit buldular

30 Ekim 2022

30 Ekim 2022

Bolu’da bir inşaatın bahçe duvarının temelini kazan işçiler Roma Dönemi’nde ait olduğu düşünülen lahit ortaya çıkardılar. Bolu Tepecik Mahallesi’nde bir...

Anadolu’da Türk İzleri 4.000 Yıllık Bir Geçmişe Sahip Olabilir

6 Haziran 2021

6 Haziran 2021

İnsan doğduğu Afrika’dan büyük olasılıkla değişen iklim ve beraberinde gelen yiyecek, içecek ve barınma sorunları nedeniyle göç etmeye başladı. Afrika...

6 Bin Yıllık Tarihin İzinde: Kültepe Kaniş-Karum’da 77. Yıl Kazıları Başlıyor

13 Nisan 2025

13 Nisan 2025

Kayseri’nin tarihi zenginliklerini gün yüzüne çıkaran Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri’nde, bu yıl 77. yıl kazı çalışmaları başlıyor. “Anadolu tarihinin başladığı...

İki amatör arkeolog, Danimarka’nın Zealand Adası’nda Büyük İskender’in eşsiz antik bronz minyatür portresini buldular

13 Nisan 2024

13 Nisan 2024

İki amatör arkeolog, Danimarka’nın Zealand adasındaki Ringsted yakınlarında eşsiz bir keşif yaptı. Tarihin en büyük imparatorlarından Büyük İskender’in eşsiz minyatür...

Tavşanlı Höyük’te 4 bin yıllık salyangoz kabukları keşfedildi

22 Aralık 2024

22 Aralık 2024

Tavşanlı Höyüğü’nde sürdürülen kazılarda arkeologlar, 4 bin yıllık salyangoz kabukları buldu. Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde bulunan Tavşanlı Höyüğü, Anadolu’nun en büyük...

Side Antik Kenti tapınaklar ile anılacak

10 Haziran 2022

10 Haziran 2022

Geçtiğimiz yıl Side Antik Kenti’nde kaçak yapıların yıkılması ile başlayan arkeolojik kazı çalışmaları tüm hızı ile devam ediyor. Kasım ayında...

Metropolis’te Roma dönemi hamamın merkezi ısıtma sistemi “Hypocaust” bulundu

11 Ağustos 2022

11 Ağustos 2022

İzmir Torbalı ilçesi’nde yer alan Metropolis Antik Kenti’nde Roma dönemi hamamın merkezi ısıtma sistemi “Hypocaust” ortaya çıkarıldı. Temeli 5 bin...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]