29 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Murat Höyük Kazılarında Bulunan “Çeç Damga Mühür”

Arkeoloji literatürüne 1945 yılında İsmail Kılıç Kökten tarafından tanımlanan “Çeç Damga Mühür” Doğu Anadolu Bölgesi kazılarında bulunmuştur. Çeç Damga Mührün, M. Ö. 2500 İlk Tunç Çağı döneminde tarımsal etkinliklerde kullanıldığı saptanmıştır.

Kılıç Ökten “Kuzey-Doğu Anadolu Prehistoryasında Bayburt Çevresinin Yeri” makalesinde, Pulur höyüğünde (Bayburt) Bakır çağı tabakaları içinde bulunan Çeç Damga Mühürün şekil, motif ve ağırlık bakımından Anadolu damga mühürlerinden çok farklı olduğunu dile getirmiş ve şunları yazmıştır.

“Bu alet, elime geçtiği zaman, sadece, Bakır çağına aid bir mühür olabileceğini düşünmüş ve adlandırma işini zamana bırakmıştım. Gördüğü işi tâyin ve benzerlerini tesbit edinceye kadar bu yeni belgeyi Pulur köyünden itibaren bütün Kelkit vadisi boyunca, Erbaa, Tokat, Lâdik, Havza, ve Samsun’a; oradan da Merzifon, Çorum, Alaca, Yozgat ve Ankara’ya kadar yanımda taşıdım. Yolda, köyde, şehirde, konakladığım her yerde kime rasgeldimse gösterdim ve soruşturdum.

Bütün bu yerlerde alete çeç damga mührü, çeç baskısı, çeç mührü adının verildiğini öğrendim. Çeç, samanı savrulmuş buğday ve arpa yığınlarına verilen addır. Bu kelime Nevşehir çevresinde çeç, Ankara çevresinde çiç ; Tokat, Kurşunlu, Çerkeş çevresi köylerinde Çeç olarak değişik şekilde kullanılmaktadır. Çoğunluk Çeç kelimesi üzerinde toplandığı için, kelimeyi, bend e çeç olarak aldım. Milâttan önce üçüncü bin yıllarına aidiyeti kafi surette tesbit edilmiş olan bu yeni eşyanın, çeç damgası veya çeç mühürü olup olamayacağı meselesi üzerinde de biraz çalıştım.”

İlk Tunç Çağı tarımsal faaliyetlerinde kullanılan Çeç Mühürlere, 2019 yılında Murat Höyük kazılarında da rastlanılmıştır. Bingöl merkeze yaklaşık 40 km doğu yönünde Solhan ilçesinin ise 12 km. güneybatısında yer alan Murat Höyük’te 2019 yıl Mayıs ayı ile başlayan kurtarma kazılarında ele geçen Çeç Damga Mühür hakkında Ayşe Özdemir ve Abdulkadir Özdemir’in ortak kaleme aldığı makalede Murat Höyük hakkında şu bilgilere yer veriliyor.

Murat Höyük, ilk defa İlk Tunç Çağı’nda iskan edilmiş ve kazılarda höyüğün 4 tabakadan oluştuğu ortaya çıkmıştır. I. Tabaka: Orta Çağ, II. Tabaka: Orta Demir Çağı, III. Tabaka: İlk Demir Çağı ve IV. Tabaka: İlk Tunç Çağı olmak üzere dört kültür tabakası tespit edilmiştir.

Murat Höyük sakinleri, tarımsal faaliyetlere uğraşmakta ve mimari yapıları tek odalı, dörtgen formlu, taş temel üzerine kerpiç duvarlı şeklindedir. Tahıl depolama ve tahılların beslenmede kullanıldığı ve avlu yapılarında da toplanıp kollektif besin hazırladıkları ve tükettiklerine yönelik kalıntılar bulunmuştur. Bu kalıntılara örnek olarak taş döşemeli seki ve bu seki etrafında öğütme taşları ve avluda çamur sıvalı dairesel formda yemek pişirme eylemini kanıtlayan ocak kalıntısı gösterilebilir.

Bingöl Murat Höyük
Bingöl Murat Höyük İlk Tunç Çağı dönemi yerleşiminin görüldüğü 4 tabakalı bir yerleşim alanıdır. M. Ö. 2200 yıllarında yangın ile yerleşim sona ermiştir. Çeç Damga Mühür bulunan Murat Höyük, Murat Nehri üzerinde kurulan ve 2020 yılında tamamlanan, Aşağı Kaleköy hidroelektrik barajının suları altında kalmıştır.

Murat Höyük Çeç Damga Mühür

Neolitik dönemde iki tür mührün kullanıldığı gözlenmiştir. Bir yüzeyin boya bezek yapılmasında kullanılan Pintadera mührü, bir diğeri de makalenin konusunu teşkil eden Çeç damga mühürleridir. Çeç damga mühürleri, Neolitik çağda mülkiyet ihtisasında kullanılmıştır.

Yerleşim beraberinde tarımsal ve hayvansal üretimi beraberinde getirmiştir. Üretimin fazlası ise ticaret ve mülkiyet kavramını ortaya çıkarmıştır. Mühürler sayesinde depolarda tutulan çömleklerin kime ait olduğu bilinirken ayrıca, kapakların başkaları tarafından açılmasının önüne geçilerek hırsızlık, ateşe verme gibi mala zarar verici davranışlar engellenmektedir.

Kil, çeşitli taş, bronz, bakır, kurşun, kemik ve boynuz gibi malzemelerden yapılan İlk Tunç Çağı damga mühürlerinde yoğun olarak geometrik motifler görülmektedir. Geometrik motiflerin yanında figürlü bezemelerinde kullanılması dikkat çekmektedir.

Prehistorik Dönem çeç damga mühürlerin Anadolu’da ele geçen örneklerinin yükseklikleri 4-7 cm, damga yüzey çapları ise 4-8/10 cm arasında değişmektedir. Mühürler genellikle ip deliksizdir.

Mühürlerin üzerinde geometrik motiflerden iç içe geçmiş konsantrik daireler, spiral ve dört ya da altı kollu anafor motifi bir nesne ya da malın sahibinin belli olması açısından kullanılan mühürler gözlemlenmektedir. Çeç damga mühürler üzerinde de en çok spiral motifi ve iç içe konsantrik daire motifi görülmektedir. Çeç damga mühürlerin üzerindeki birbirine benzeyen bezemelerinden dolayı yönetimsel değil simgesel işlevlerinin olduğu düşünülmektedir. Bu işlevlerden en önemlisinin ise buğday ve arpa yığınlarının mühürlenmesi olduğu öne sürülmektedir.

Murat Höyük'te ele geçen çeç mühür
2019 Murat Höyük kurtarma kazılarında ele geçen Neolitik dönem Çeç Damga Mühür

Makale yazarları Ayşe Özdemir ve Abdulkadir Özdemir Murat Höyük kurtarma kazılarında ele geçen çeç mühür ile ilgili şu bilgileri aktarmaktadırlar.

Murat Höyük 2019 kurtarma kazılarında açılan T-20 açmasındaki Mekân 4 içerisinde ele geçen, İlk Tunç Çağı III’e ait pişmiş toprak çeç damga mühür oluşturmaktadır. Mekân4, doğu duvarında (Duvar 17) tek sıra, diğer yönlerdeki duvarlarda iki sıra taş temel üstüne kerpiçten yapılarak inşa edilmiştir. Mekân yaklaşık 20 m² büyüklüğünde ve tek odalı olup, mekânın kuzeydoğu güneybatı yönünde inşa edildiği anlaşılırken, girişi güneybatıda tespit edilmiştir. Mekânın sıkıştırılmış tabanının üzerinde doğu duvarının önünde pişmiş topraktan bir adet çeç damga mühür, kuzeydoğusundaki köşede in situ çömlek içinde karbonize tahıllar ele geçmiştir. Bunların yanı sıra çok sayıda depolamada kullanılan çömlek parçaları bulunmuştur.

Çeç Mühür çizimi
Murat Höyükte çıkarılan Çeç Damga Mühürün çizimi

Mekânın tahıl depolama alanı olduğu ifade edilebilir. Doğu duvarının önünde tespit edilmiş damga mührün karşısında batı duvarının önünde tüm halde şematize edilmiş iki adet pişmiş toprak antropomorfik figürin tespit edilmiştir. Mekân 4’de in situ ele geçen buluntu, boyutları ve bezeme tarzı ile bir çeç mühürdür. Mühür kahverengi (7.5 YR 5/3) hamurlu, hamurun renginde astarlıdır. İnce taşçık ve kum katkılıdır. Orta derece pişirilmiştir. Yüzeyinde pişmeden dolayı siyah alacalanmalar görülmektedir. Baskı yüzeyinin çapı 8 cm, korunmuş yüksekliği 4.5 cm’dir. Mührün ağırlığı 85 gr.’dır. Damga yüzeyinin kalınlığı 1.4 cm’dir. Damga yüzeyi yuvarlak biçimlidir. Yüzeyinde kabartma olarak yapılmış, 6 adet iç içe geçmiş konsantrik daire bulunmaktadır. Dairelerin derinlik ve çevreleri düzenlidir. Damga yüzeyindeki dairelerin genişlikleri 0.20-0.25 cm arasındadır. Baskı yüzeyinden daralarak yükselen tutamak kısmı küt olarak bitmektedir. Tutamağın üst kısmı kırıktır. Kırık tutamak sonradan alçı ile tümlenmiştir. Benzer örneklerin de, konsantrik daire motifi, damga yüzeyinin tamamını ya da bir kısmını kaplamaktadır. Bu bezeme İlk Tunç Çağı II-III evrelerinde yoğun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kaynak : Özdemir, A , Özdemir, A . (2021). MURAT HÖYÜK’TEN BİR ÇEÇ DAMGA MÜHÜR . TÜBA-KED Türkiye Bilimler Akademisi Kültür Envanteri Dergisi

Banner
Related Articles

Hadrianopolis’te 1750 Yıllık Nadir Pitos Mezar Bulundu

22 Haziran 2026

22 Haziran 2026

Karabük’ün Eskipazar ilçesindeki Hadrianopolis Antik Kenti’nde, yaklaşık 1750 yıllık pitos mezar gün yüzüne çıkarıldı. Büyük bir seramik küp içine yapılan...

Trian Çeşmesi 1900 Yıl Sonra Tekrar Canlandırılacak

17 Nisan 2021

17 Nisan 2021

Denizli’de yer alan Laodikeia antik kenti içindeki Trian çeşmesi 1900 yıl sonra tekrar canlandırılacak. Trian çeşmesi için gerçekleştirilecek çalışmalara  CHP’li...

Köylüler tarafından yıllarca ahır olarak kullanılan Roma hamamının tabanında mozaikler ortaya çıkarıldı

3 Ocak 2025

3 Ocak 2025

Muğla’nın Milas ilçesindeki Herakleia Antik Kenti’nde, köylüler tarafından uzun yıllar ahır olarak kullanılan Roma hamamının tabanında timsah, yunus, flamingo ve...

Asur Ticaret Koloni Çağı’nda evlilik, boşanma, nafaka ve aile konutu

22 Ağustos 2021

22 Ağustos 2021

Anadolu’da yazılı tarih Asurlu tüccarların kurduğu ticaret kolonileri ile başlamıştır. Asur Ticaret Koloni Çağı olarak nitelendirilen bu dönem sayesinde Anadolu’da...

Aizanoi Antik Kenti kazılarında 2 bin yıllık güneş saati ortaya çıkarıldı

19 Eylül 2022

19 Eylül 2022

Aizanoi Antik Kenti arkeolojik kazı çalışmalarında Roma Dönemine ait 2 bin yıllık güneş saati ortaya çıkarıldı. UNESCO Dünya Miras Geçici...

Yedi Kültürün Bir Arada Olduğu Ödüllü Troya Müzesi

7 Mayıs 2021

7 Mayıs 2021

2020 yılı Avrupa yılın müzesi ödülünün sahibi olan Troya Müzesi, Troas Bölgesi Arkeolojisi, Troya’nın Tunç Çağı, İlyada Destanı ve Troya...

Daskyleion antik kentinde Pers-Yunan savaşlarını anlatan taş kabartmalar bulundu

16 Ağustos 2021

16 Ağustos 2021

Balıkesir’in Bandırma ilçesindeki Dascylium antik kentinde, M. Ö. 5. yüzyılda Yunanlılar ve Persler arasındaki bir savaşı tasvir eden bir kabartma...

Patara’da 2 bin 600 yıllık köpek balığı kemikleri bulundu

12 Ağustos 2022

12 Ağustos 2022

Patara Antik Kenti’nde 2 bin 600 yıllık köpek balığı ve vatoz omurga kemikleri bulundu. Kemikler Patara’da yaşayan halkın beslenme alışkanlıkları...

8 bin yıllık benzersiz “balık figürlü” ev aleti bulundu

19 Ekim 2021

19 Ekim 2021

İzmir tarihini 8 bin 500 yıl geriye taşıyan Yeşilova ve Yassıtepe höyüklerindeki kazı çalışmalarında, şimdiye kadar rastlanılmamış benzersiz “balık figürlü”...

Anadolu Arkeolojisinde Bir İlk: Oluz Höyük’te 2 bin 600 yıllık kutsal oda ve Tanrıça Kubaba’yı simgeleyen taş bulundu

30 Kasım 2024

30 Kasım 2024

Amasya’nın Toklucak köyündeki Oluz Höyük yerleşim yerinde yapılan kazılarda, 2 bin 600 yıl öncesine ait Frig dönemine ait kutsal oda...

Kutsal Havariler Kilisesi’nde bir köle tarafından Tanrıya adanmış mozaik ortaya çıkarıldı

10 Ocak 2022

10 Ocak 2022

Hatay’ın Arsuz ilçesinde tesadüfen bulunan Kutsal Havariler Kilisesi’nde kazı çalışmaları devam ediyor. 2007 yılında Hataylı çiftçi Mehmet Keleş sahip olduğu...

Anitta’nın Lanetlediği Hattuşa’nın Başkent Olması

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Hattuşa (Hattusas), Kussara Kralı Anitta tarafından lanetlenen topraklar… Üzerine üzerlik tohumu ektirerek iskana tekrar açana lanetler yazdıran Anitta’dan sonra M.Ö....

Apollon Tapınağı’nın bulunduğu Kız Ada kazıları devam ediyor

13 Ekim 2022

13 Ekim 2022

Bursa’nın Nilüfer ilçesinde yer alan Gölyazı’daki 5 bin kişilik olduğu düşünülen antik tiyatro ve Apollon Tapınağı’nın yer aldığı Kız Ada...

Sardes Antik Kenti ve Lidya Tümülüsleri Artık UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde!

12 Temmuz 2025

12 Temmuz 2025

Manisa’nın Tarihi Hazinesi Dünya Çapında Tescillendi Manisa’nın Salihli ilçesinde yer alan Sardes Antik Kenti ve Bin Tepeler Lidya Tümülüsleri, UNESCO...

Oluz Höyük, Hitit Fırtına Tanrısı Teşup’a adanmış tapınak barındırıyor olabilir

28 Kasım 2022

28 Kasım 2022

Tunç Çağı dönemi Anadolu topraklarında kendilerini Hatti ülkesinin insanları olarak tanıtan, Tunç Çağı Anadolusu’nda en büyük ve güçlü ilk merkezi...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]