31 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Murat Höyük Kazılarında Bulunan “Çeç Damga Mühür”

Arkeoloji literatürüne 1945 yılında İsmail Kılıç Kökten tarafından tanımlanan “Çeç Damga Mühür” Doğu Anadolu Bölgesi kazılarında bulunmuştur. Çeç Damga Mührün, M. Ö. 2500 İlk Tunç Çağı döneminde tarımsal etkinliklerde kullanıldığı saptanmıştır.

Kılıç Ökten “Kuzey-Doğu Anadolu Prehistoryasında Bayburt Çevresinin Yeri” makalesinde, Pulur höyüğünde (Bayburt) Bakır çağı tabakaları içinde bulunan Çeç Damga Mühürün şekil, motif ve ağırlık bakımından Anadolu damga mühürlerinden çok farklı olduğunu dile getirmiş ve şunları yazmıştır.

“Bu alet, elime geçtiği zaman, sadece, Bakır çağına aid bir mühür olabileceğini düşünmüş ve adlandırma işini zamana bırakmıştım. Gördüğü işi tâyin ve benzerlerini tesbit edinceye kadar bu yeni belgeyi Pulur köyünden itibaren bütün Kelkit vadisi boyunca, Erbaa, Tokat, Lâdik, Havza, ve Samsun’a; oradan da Merzifon, Çorum, Alaca, Yozgat ve Ankara’ya kadar yanımda taşıdım. Yolda, köyde, şehirde, konakladığım her yerde kime rasgeldimse gösterdim ve soruşturdum.

Bütün bu yerlerde alete çeç damga mührü, çeç baskısı, çeç mührü adının verildiğini öğrendim. Çeç, samanı savrulmuş buğday ve arpa yığınlarına verilen addır. Bu kelime Nevşehir çevresinde çeç, Ankara çevresinde çiç ; Tokat, Kurşunlu, Çerkeş çevresi köylerinde Çeç olarak değişik şekilde kullanılmaktadır. Çoğunluk Çeç kelimesi üzerinde toplandığı için, kelimeyi, bend e çeç olarak aldım. Milâttan önce üçüncü bin yıllarına aidiyeti kafi surette tesbit edilmiş olan bu yeni eşyanın, çeç damgası veya çeç mühürü olup olamayacağı meselesi üzerinde de biraz çalıştım.”

İlk Tunç Çağı tarımsal faaliyetlerinde kullanılan Çeç Mühürlere, 2019 yılında Murat Höyük kazılarında da rastlanılmıştır. Bingöl merkeze yaklaşık 40 km doğu yönünde Solhan ilçesinin ise 12 km. güneybatısında yer alan Murat Höyük’te 2019 yıl Mayıs ayı ile başlayan kurtarma kazılarında ele geçen Çeç Damga Mühür hakkında Ayşe Özdemir ve Abdulkadir Özdemir’in ortak kaleme aldığı makalede Murat Höyük hakkında şu bilgilere yer veriliyor.

Murat Höyük, ilk defa İlk Tunç Çağı’nda iskan edilmiş ve kazılarda höyüğün 4 tabakadan oluştuğu ortaya çıkmıştır. I. Tabaka: Orta Çağ, II. Tabaka: Orta Demir Çağı, III. Tabaka: İlk Demir Çağı ve IV. Tabaka: İlk Tunç Çağı olmak üzere dört kültür tabakası tespit edilmiştir.

Murat Höyük sakinleri, tarımsal faaliyetlere uğraşmakta ve mimari yapıları tek odalı, dörtgen formlu, taş temel üzerine kerpiç duvarlı şeklindedir. Tahıl depolama ve tahılların beslenmede kullanıldığı ve avlu yapılarında da toplanıp kollektif besin hazırladıkları ve tükettiklerine yönelik kalıntılar bulunmuştur. Bu kalıntılara örnek olarak taş döşemeli seki ve bu seki etrafında öğütme taşları ve avluda çamur sıvalı dairesel formda yemek pişirme eylemini kanıtlayan ocak kalıntısı gösterilebilir.

Bingöl Murat Höyük
Bingöl Murat Höyük İlk Tunç Çağı dönemi yerleşiminin görüldüğü 4 tabakalı bir yerleşim alanıdır. M. Ö. 2200 yıllarında yangın ile yerleşim sona ermiştir. Çeç Damga Mühür bulunan Murat Höyük, Murat Nehri üzerinde kurulan ve 2020 yılında tamamlanan, Aşağı Kaleköy hidroelektrik barajının suları altında kalmıştır.

Murat Höyük Çeç Damga Mühür

Neolitik dönemde iki tür mührün kullanıldığı gözlenmiştir. Bir yüzeyin boya bezek yapılmasında kullanılan Pintadera mührü, bir diğeri de makalenin konusunu teşkil eden Çeç damga mühürleridir. Çeç damga mühürleri, Neolitik çağda mülkiyet ihtisasında kullanılmıştır.

Yerleşim beraberinde tarımsal ve hayvansal üretimi beraberinde getirmiştir. Üretimin fazlası ise ticaret ve mülkiyet kavramını ortaya çıkarmıştır. Mühürler sayesinde depolarda tutulan çömleklerin kime ait olduğu bilinirken ayrıca, kapakların başkaları tarafından açılmasının önüne geçilerek hırsızlık, ateşe verme gibi mala zarar verici davranışlar engellenmektedir.

Kil, çeşitli taş, bronz, bakır, kurşun, kemik ve boynuz gibi malzemelerden yapılan İlk Tunç Çağı damga mühürlerinde yoğun olarak geometrik motifler görülmektedir. Geometrik motiflerin yanında figürlü bezemelerinde kullanılması dikkat çekmektedir.

Prehistorik Dönem çeç damga mühürlerin Anadolu’da ele geçen örneklerinin yükseklikleri 4-7 cm, damga yüzey çapları ise 4-8/10 cm arasında değişmektedir. Mühürler genellikle ip deliksizdir.

Mühürlerin üzerinde geometrik motiflerden iç içe geçmiş konsantrik daireler, spiral ve dört ya da altı kollu anafor motifi bir nesne ya da malın sahibinin belli olması açısından kullanılan mühürler gözlemlenmektedir. Çeç damga mühürler üzerinde de en çok spiral motifi ve iç içe konsantrik daire motifi görülmektedir. Çeç damga mühürlerin üzerindeki birbirine benzeyen bezemelerinden dolayı yönetimsel değil simgesel işlevlerinin olduğu düşünülmektedir. Bu işlevlerden en önemlisinin ise buğday ve arpa yığınlarının mühürlenmesi olduğu öne sürülmektedir.

Murat Höyük'te ele geçen çeç mühür
2019 Murat Höyük kurtarma kazılarında ele geçen Neolitik dönem Çeç Damga Mühür

Makale yazarları Ayşe Özdemir ve Abdulkadir Özdemir Murat Höyük kurtarma kazılarında ele geçen çeç mühür ile ilgili şu bilgileri aktarmaktadırlar.

Murat Höyük 2019 kurtarma kazılarında açılan T-20 açmasındaki Mekân 4 içerisinde ele geçen, İlk Tunç Çağı III’e ait pişmiş toprak çeç damga mühür oluşturmaktadır. Mekân4, doğu duvarında (Duvar 17) tek sıra, diğer yönlerdeki duvarlarda iki sıra taş temel üstüne kerpiçten yapılarak inşa edilmiştir. Mekân yaklaşık 20 m² büyüklüğünde ve tek odalı olup, mekânın kuzeydoğu güneybatı yönünde inşa edildiği anlaşılırken, girişi güneybatıda tespit edilmiştir. Mekânın sıkıştırılmış tabanının üzerinde doğu duvarının önünde pişmiş topraktan bir adet çeç damga mühür, kuzeydoğusundaki köşede in situ çömlek içinde karbonize tahıllar ele geçmiştir. Bunların yanı sıra çok sayıda depolamada kullanılan çömlek parçaları bulunmuştur.

Çeç Mühür çizimi
Murat Höyükte çıkarılan Çeç Damga Mühürün çizimi

Mekânın tahıl depolama alanı olduğu ifade edilebilir. Doğu duvarının önünde tespit edilmiş damga mührün karşısında batı duvarının önünde tüm halde şematize edilmiş iki adet pişmiş toprak antropomorfik figürin tespit edilmiştir. Mekân 4’de in situ ele geçen buluntu, boyutları ve bezeme tarzı ile bir çeç mühürdür. Mühür kahverengi (7.5 YR 5/3) hamurlu, hamurun renginde astarlıdır. İnce taşçık ve kum katkılıdır. Orta derece pişirilmiştir. Yüzeyinde pişmeden dolayı siyah alacalanmalar görülmektedir. Baskı yüzeyinin çapı 8 cm, korunmuş yüksekliği 4.5 cm’dir. Mührün ağırlığı 85 gr.’dır. Damga yüzeyinin kalınlığı 1.4 cm’dir. Damga yüzeyi yuvarlak biçimlidir. Yüzeyinde kabartma olarak yapılmış, 6 adet iç içe geçmiş konsantrik daire bulunmaktadır. Dairelerin derinlik ve çevreleri düzenlidir. Damga yüzeyindeki dairelerin genişlikleri 0.20-0.25 cm arasındadır. Baskı yüzeyinden daralarak yükselen tutamak kısmı küt olarak bitmektedir. Tutamağın üst kısmı kırıktır. Kırık tutamak sonradan alçı ile tümlenmiştir. Benzer örneklerin de, konsantrik daire motifi, damga yüzeyinin tamamını ya da bir kısmını kaplamaktadır. Bu bezeme İlk Tunç Çağı II-III evrelerinde yoğun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kaynak : Özdemir, A , Özdemir, A . (2021). MURAT HÖYÜK’TEN BİR ÇEÇ DAMGA MÜHÜR . TÜBA-KED Türkiye Bilimler Akademisi Kültür Envanteri Dergisi

Banner
Benzer Yazılar

Kibyra Antik Kenti’nin yuvarlak planlı çeşme yapısının restorasyonu tamamlandı

26 Aralık 2022

26 Aralık 2022

Burdur’un Gölhisar ilçesinde yer alan Kibyra Antik Kenti’nin tamamen yıkık halde bulunan yuvarlak planlı çeşmesi altı yıl süren zorlu restorasyon...

Perre Antik Kenti’nde 1000 Yıllık Mezar Bulundu!

1 Temmuz 2021

1 Temmuz 2021

Kommagene Kralığı’nın en önemli kentlerinden birisi olan Perre Antik Kenti’nde kazı çalışmaları devam ediyor. Kazı çalışmalarını inceleyen Adıyaman Müze Müdürü...

Aigai Antik Kenti’nde Athena Tapınağı Çıkarılmaya Başlandı

12 Ekim 2021

12 Ekim 2021

Manisa il sınırları içerisinde yer alan Yuntdağı bölgesinde, Aiol halkı tarafından kurulan Aigai Antik Kenti kazılarında Athena Tapınağı çıkarılmaya başlandı....

Aygül Süel “Hititler İçin Büyük Yanlışlıklar Yapıyoruz”

4 Mart 2021

4 Mart 2021

Hitit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı ve Şapinuva kenti kazısını yöneten Prof. Dr. Aygül Süel, katıldığı çevirim içi oturumda...

6.500 yıllık İnönü Mağarası Anadolu Tarihine Işık Tutuyor

21 Ağustos 2021

21 Ağustos 2021

Kuzey Anadolu’da bilinen en eski Protohistorik insan yerleşim izleri görülen 6.500 yıllık İnönü Mağarası, Erken Tunç Çağı dönemi kültürü hakkında...

Haçlı Ordusunun Korkulu Rüyası I. Kılıçaslan

13 Ocak 2021

13 Ocak 2021

Anadolu Selçuklu devletinin kurucusu Süleyman Şah’ın en büyük oğlu olarak Gence’de dünyaya gelmiştir. Babasıyla birlikte geldiği Anadolu’da fetihlere katılmış ve...

Boncuklu Tarla kazılarında 12 bin yıllık tapınak ortaya çıkarıldı

21 Ekim 2021

21 Ekim 2021

Mardin Dargeçit ilçesinde Epipaleolitik dönemden Geç Çanak Çömlek Öncesi Neolitik dönem B evresine kadar kalıntılara ev sahipliği yapan Boncuklu Tarla...

Göbeklitepe Monoliti Birleşmiş Milletler’de Sergilenecek

15 Mayıs 2021

15 Mayıs 2021

Yerleşik tarihi baştan aşağı değiştiren devrim niteliğinde ki Dünyanın en eski inanç merkezi Göbeklitepe Birleşmiş Milletler’e gidiyor.  Göbeklitepe’de bulunan bir...

Baraj suları altında kalan Gre Fılla Höyük’te yılan kabartmalı aletler bulundu

10 Mart 2023

10 Mart 2023

Ambar Çayı üzerinde kurulan barajın suları altında kalan Gre Fılla Höyük ve Kendale Hecela höyüklerinde gerçekleştirilen kurtarma kazılarında yılan kabartmalı...

Çayönü Tepesi’nde DNA Araştırmaları, Anadolu’nun Erken İnsan Ağlarındaki Rolünü Ortaya Koyuyor

5 Ocak 2026

5 Ocak 2026

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan Çayönü Tepesi’nde bulunan insan kemikleri üzerinde yürütülen DNA analizleri, Anadolu’nun Neolitik Çağ’da yalnızca bir yerleşim...

Aizanoi kazılarında kemik atölyesi ortaya çıkarıldı

13 Kasım 2021

13 Kasım 2021

UNESCO Dünya Geçici Miras Listesi’nde yer alan Aizanoi Antik Kenti’nde gerçekleştirilen kazı çalışmalarında kemik atölyesi ve kandil dükkanı ortaya çıkarıldı. İkinci...

Antik Side’nin Ana Tanrıçası Athena’ya Adanan Tapınak Yoğun İlgi Çekiyor

6 Mart 2025

6 Mart 2025

Antalya’nın Manavgat ilçesinde, binlerce yıllık tarihe tanıklık eden Side Antik Kenti’nin baş tanrıçası Athena Tapınağı’nın restorasyon sonrası yoğun ilgi görüyor....

Truva’nın 3.500 yıllık Kemerdere Su Kemeri Restore Ediliyor

8 Ocak 2021

8 Ocak 2021

Truva (Troya), tarih ve mitolojinin baskın antik kenti… Günümüz Çanakkale il sınırları içerisinde Kaz Dağları’nın eteklerinde konumlanan tarihin refah, zenginlik,...

Philiskos’un meşhur dans eden Musa (Mousa) heykelinin orijinali ortaya çıkarıldı

7 Aralık 2023

7 Aralık 2023

Helenistik dönemin ünlü heykeltraşlarından Philiskos’un meşhur dans eden Musa (Mousa) heykelinin orijinali ortaya çıkarıldı. Roma dönem kopyaları Perge, Rodos ve...

Aizanoi’de heyecanlandıran keşif; Roma dönemi yuvarlak planlı çeşme kalıntısı bulundu

8 Kasım 2022

8 Kasım 2022

Anadolu’daki en iyi korunmuş Zeus Tapınağı’na ev sahipliği yapan aynı zamanda UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer alan Aizanoi Antik...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]