2 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Murat Höyük Kazılarında Bulunan “Çeç Damga Mühür”

Arkeoloji literatürüne 1945 yılında İsmail Kılıç Kökten tarafından tanımlanan “Çeç Damga Mühür” Doğu Anadolu Bölgesi kazılarında bulunmuştur. Çeç Damga Mührün, M. Ö. 2500 İlk Tunç Çağı döneminde tarımsal etkinliklerde kullanıldığı saptanmıştır.

Kılıç Ökten “Kuzey-Doğu Anadolu Prehistoryasında Bayburt Çevresinin Yeri” makalesinde, Pulur höyüğünde (Bayburt) Bakır çağı tabakaları içinde bulunan Çeç Damga Mühürün şekil, motif ve ağırlık bakımından Anadolu damga mühürlerinden çok farklı olduğunu dile getirmiş ve şunları yazmıştır.

“Bu alet, elime geçtiği zaman, sadece, Bakır çağına aid bir mühür olabileceğini düşünmüş ve adlandırma işini zamana bırakmıştım. Gördüğü işi tâyin ve benzerlerini tesbit edinceye kadar bu yeni belgeyi Pulur köyünden itibaren bütün Kelkit vadisi boyunca, Erbaa, Tokat, Lâdik, Havza, ve Samsun’a; oradan da Merzifon, Çorum, Alaca, Yozgat ve Ankara’ya kadar yanımda taşıdım. Yolda, köyde, şehirde, konakladığım her yerde kime rasgeldimse gösterdim ve soruşturdum.

Bütün bu yerlerde alete çeç damga mührü, çeç baskısı, çeç mührü adının verildiğini öğrendim. Çeç, samanı savrulmuş buğday ve arpa yığınlarına verilen addır. Bu kelime Nevşehir çevresinde çeç, Ankara çevresinde çiç ; Tokat, Kurşunlu, Çerkeş çevresi köylerinde Çeç olarak değişik şekilde kullanılmaktadır. Çoğunluk Çeç kelimesi üzerinde toplandığı için, kelimeyi, bend e çeç olarak aldım. Milâttan önce üçüncü bin yıllarına aidiyeti kafi surette tesbit edilmiş olan bu yeni eşyanın, çeç damgası veya çeç mühürü olup olamayacağı meselesi üzerinde de biraz çalıştım.”

İlk Tunç Çağı tarımsal faaliyetlerinde kullanılan Çeç Mühürlere, 2019 yılında Murat Höyük kazılarında da rastlanılmıştır. Bingöl merkeze yaklaşık 40 km doğu yönünde Solhan ilçesinin ise 12 km. güneybatısında yer alan Murat Höyük’te 2019 yıl Mayıs ayı ile başlayan kurtarma kazılarında ele geçen Çeç Damga Mühür hakkında Ayşe Özdemir ve Abdulkadir Özdemir’in ortak kaleme aldığı makalede Murat Höyük hakkında şu bilgilere yer veriliyor.

Murat Höyük, ilk defa İlk Tunç Çağı’nda iskan edilmiş ve kazılarda höyüğün 4 tabakadan oluştuğu ortaya çıkmıştır. I. Tabaka: Orta Çağ, II. Tabaka: Orta Demir Çağı, III. Tabaka: İlk Demir Çağı ve IV. Tabaka: İlk Tunç Çağı olmak üzere dört kültür tabakası tespit edilmiştir.

Murat Höyük sakinleri, tarımsal faaliyetlere uğraşmakta ve mimari yapıları tek odalı, dörtgen formlu, taş temel üzerine kerpiç duvarlı şeklindedir. Tahıl depolama ve tahılların beslenmede kullanıldığı ve avlu yapılarında da toplanıp kollektif besin hazırladıkları ve tükettiklerine yönelik kalıntılar bulunmuştur. Bu kalıntılara örnek olarak taş döşemeli seki ve bu seki etrafında öğütme taşları ve avluda çamur sıvalı dairesel formda yemek pişirme eylemini kanıtlayan ocak kalıntısı gösterilebilir.

Bingöl Murat Höyük
Bingöl Murat Höyük İlk Tunç Çağı dönemi yerleşiminin görüldüğü 4 tabakalı bir yerleşim alanıdır. M. Ö. 2200 yıllarında yangın ile yerleşim sona ermiştir. Çeç Damga Mühür bulunan Murat Höyük, Murat Nehri üzerinde kurulan ve 2020 yılında tamamlanan, Aşağı Kaleköy hidroelektrik barajının suları altında kalmıştır.

Murat Höyük Çeç Damga Mühür

Neolitik dönemde iki tür mührün kullanıldığı gözlenmiştir. Bir yüzeyin boya bezek yapılmasında kullanılan Pintadera mührü, bir diğeri de makalenin konusunu teşkil eden Çeç damga mühürleridir. Çeç damga mühürleri, Neolitik çağda mülkiyet ihtisasında kullanılmıştır.

Yerleşim beraberinde tarımsal ve hayvansal üretimi beraberinde getirmiştir. Üretimin fazlası ise ticaret ve mülkiyet kavramını ortaya çıkarmıştır. Mühürler sayesinde depolarda tutulan çömleklerin kime ait olduğu bilinirken ayrıca, kapakların başkaları tarafından açılmasının önüne geçilerek hırsızlık, ateşe verme gibi mala zarar verici davranışlar engellenmektedir.

Kil, çeşitli taş, bronz, bakır, kurşun, kemik ve boynuz gibi malzemelerden yapılan İlk Tunç Çağı damga mühürlerinde yoğun olarak geometrik motifler görülmektedir. Geometrik motiflerin yanında figürlü bezemelerinde kullanılması dikkat çekmektedir.

Prehistorik Dönem çeç damga mühürlerin Anadolu’da ele geçen örneklerinin yükseklikleri 4-7 cm, damga yüzey çapları ise 4-8/10 cm arasında değişmektedir. Mühürler genellikle ip deliksizdir.

Mühürlerin üzerinde geometrik motiflerden iç içe geçmiş konsantrik daireler, spiral ve dört ya da altı kollu anafor motifi bir nesne ya da malın sahibinin belli olması açısından kullanılan mühürler gözlemlenmektedir. Çeç damga mühürler üzerinde de en çok spiral motifi ve iç içe konsantrik daire motifi görülmektedir. Çeç damga mühürlerin üzerindeki birbirine benzeyen bezemelerinden dolayı yönetimsel değil simgesel işlevlerinin olduğu düşünülmektedir. Bu işlevlerden en önemlisinin ise buğday ve arpa yığınlarının mühürlenmesi olduğu öne sürülmektedir.

Murat Höyük'te ele geçen çeç mühür
2019 Murat Höyük kurtarma kazılarında ele geçen Neolitik dönem Çeç Damga Mühür

Makale yazarları Ayşe Özdemir ve Abdulkadir Özdemir Murat Höyük kurtarma kazılarında ele geçen çeç mühür ile ilgili şu bilgileri aktarmaktadırlar.

Murat Höyük 2019 kurtarma kazılarında açılan T-20 açmasındaki Mekân 4 içerisinde ele geçen, İlk Tunç Çağı III’e ait pişmiş toprak çeç damga mühür oluşturmaktadır. Mekân4, doğu duvarında (Duvar 17) tek sıra, diğer yönlerdeki duvarlarda iki sıra taş temel üstüne kerpiçten yapılarak inşa edilmiştir. Mekân yaklaşık 20 m² büyüklüğünde ve tek odalı olup, mekânın kuzeydoğu güneybatı yönünde inşa edildiği anlaşılırken, girişi güneybatıda tespit edilmiştir. Mekânın sıkıştırılmış tabanının üzerinde doğu duvarının önünde pişmiş topraktan bir adet çeç damga mühür, kuzeydoğusundaki köşede in situ çömlek içinde karbonize tahıllar ele geçmiştir. Bunların yanı sıra çok sayıda depolamada kullanılan çömlek parçaları bulunmuştur.

Çeç Mühür çizimi
Murat Höyükte çıkarılan Çeç Damga Mühürün çizimi

Mekânın tahıl depolama alanı olduğu ifade edilebilir. Doğu duvarının önünde tespit edilmiş damga mührün karşısında batı duvarının önünde tüm halde şematize edilmiş iki adet pişmiş toprak antropomorfik figürin tespit edilmiştir. Mekân 4’de in situ ele geçen buluntu, boyutları ve bezeme tarzı ile bir çeç mühürdür. Mühür kahverengi (7.5 YR 5/3) hamurlu, hamurun renginde astarlıdır. İnce taşçık ve kum katkılıdır. Orta derece pişirilmiştir. Yüzeyinde pişmeden dolayı siyah alacalanmalar görülmektedir. Baskı yüzeyinin çapı 8 cm, korunmuş yüksekliği 4.5 cm’dir. Mührün ağırlığı 85 gr.’dır. Damga yüzeyinin kalınlığı 1.4 cm’dir. Damga yüzeyi yuvarlak biçimlidir. Yüzeyinde kabartma olarak yapılmış, 6 adet iç içe geçmiş konsantrik daire bulunmaktadır. Dairelerin derinlik ve çevreleri düzenlidir. Damga yüzeyindeki dairelerin genişlikleri 0.20-0.25 cm arasındadır. Baskı yüzeyinden daralarak yükselen tutamak kısmı küt olarak bitmektedir. Tutamağın üst kısmı kırıktır. Kırık tutamak sonradan alçı ile tümlenmiştir. Benzer örneklerin de, konsantrik daire motifi, damga yüzeyinin tamamını ya da bir kısmını kaplamaktadır. Bu bezeme İlk Tunç Çağı II-III evrelerinde yoğun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kaynak : Özdemir, A , Özdemir, A . (2021). MURAT HÖYÜK’TEN BİR ÇEÇ DAMGA MÜHÜR . TÜBA-KED Türkiye Bilimler Akademisi Kültür Envanteri Dergisi

Banner
Benzer Yazılar

Özgürlük Sembolü Frig Şapkası’nın Türkiye’den Kolombiya’ya Yolculuğunun Hikayesi

10 Ocak 2021

10 Ocak 2021

Anadolu uygarlıkları içinde önemli bir krallık olan Frigler (Phrygia) modern dünyamızda şapkaları ile ünlüdürler. Frig şapkası, günümüzde özgürlüğün sembolü olarak...

Bin yıllık Beşaret Kilisesi’nin freskleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

28 Mart 2024

28 Mart 2024

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Koramaz vadisindeki bin yıllık kayadan oyma Beşaret kilisesi, ihmaller ve definecilerin verdiği zararlar...

İzmir Kazılarında 8.500 Yıllık Küçük El Aleti Ortaya Çıkarıldı

4 Haziran 2021

4 Haziran 2021

2021 arkeoloji kazı faaliyetleri başladı. İlk buluntu haberi 8.500 yıllık küçük bir el aletinin ortaya çıkarıldığı İzmir Bornova ilçesindeki Yeşilova...

Patara’da 2 bin 600 yıllık köpek balığı kemikleri bulundu

12 Ağustos 2022

12 Ağustos 2022

Patara Antik Kenti’nde 2 bin 600 yıllık köpek balığı ve vatoz omurga kemikleri bulundu. Kemikler Patara’da yaşayan halkın beslenme alışkanlıkları...

Trian Çeşmesi 1900 Yıl Sonra Tekrar Canlandırılacak

17 Nisan 2021

17 Nisan 2021

Denizli’de yer alan Laodikeia antik kenti içindeki Trian çeşmesi 1900 yıl sonra tekrar canlandırılacak. Trian çeşmesi için gerçekleştirilecek çalışmalara  CHP’li...

Assos kazılarında 1300 yıllık bebek ayak izi

3 Eylül 2021

3 Eylül 2021

1300 yıl önce bir bebek ekmek pişirme fırını yapmak için hazırlanan pişmiş tuğlalara bastı. Bebek yeni yürüme döneminde olmalı ki...

Adilcevaz Kef Kalesi Kazıları 45 Yıl Sonra Tekrar Başlıyor

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

Bitlis ili Adilcevaz ilçesi’nde yer alan Urartu döneminden kalma Kef Kalesi’nin kazı çalışmalarına 45 yıl aradan sonra tekrar başlanıyor. Çivi...

Tepecik Höyük kazılarında seramik fırını ortaya çıkarıldı

23 Ağustos 2021

23 Ağustos 2021

Kalkolitik Çağ’dan Roma dönemine uzanan kültür katmanlarına ev sahipliği yapan Tepecik Höyük kazılarında 3.500 yıllık seramik fırın ortaya çıkarıldı. Aydın...

Kutsal Havariler Kilisesi’nde bir köle tarafından Tanrıya adanmış mozaik ortaya çıkarıldı

10 Ocak 2022

10 Ocak 2022

Hatay’ın Arsuz ilçesinde tesadüfen bulunan Kutsal Havariler Kilisesi’nde kazı çalışmaları devam ediyor. 2007 yılında Hataylı çiftçi Mehmet Keleş sahip olduğu...

Anadolu Mezopotamya ticaret yolunda bir merkez; Tavşanlı Höyük

23 Ekim 2021

23 Ekim 2021

Tunç Çağı döneminde Batı Anadolu’da ilk yerleşim yeri olduğu bilinen Tavşanlı höyük kazılarına devam ediliyor. Elde edilen son kazı sonuçları...

Yeni buluntular Amida Höyük tarihini 9 bin yıla çekti

31 Aralık 2021

31 Aralık 2021

M. Ö. 6 bin kültür tabakasından Osmanlıya kadar birçok kültür izlerine ulaşılan Amida Höyük kazılarında bu yıl 900 parça buluntu...

Dülük Antik Kenti’ndeki son kazılar farklı dinlerin tarihine ışık tutacak

11 Ekim 2021

11 Ekim 2021

Dünyanın en eski 25 yerleşim yerinden biri olan Dülük Antik Kenti, farklı dinlerin tarihine ışık tutacağı düşünülüyor. Gaziantep merkezden 10...

Myra Antik Kenti’nin Tiyatrosu Orijinal Taşlarıyla Yeniden Ayağa Kalkıyor

13 Eylül 2025

13 Eylül 2025

Antalya’nın Demre ilçesinde yer alan ve Likya Birliği’nin en önemli altı kentinden biri olan Myra Antik Kenti, Roma dönemine ait...

Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş Kazılarında Antik Limana Ulaşacağız”

11 Nisan 2021

11 Nisan 2021

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü başkanlığında bir yıl önce başlayan Kabataş kazılarında yeni bulgulara ulaşıldı. Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş kazılarında...

Antandros Antik Kenti’nde 2.400 Yıllık Mezar Ortaya Çıkarıldı

31 Temmuz 2021

31 Temmuz 2021

2000 yılında yüzey araştırması ile başlayan  Antandros Antik Kenti kazılarının bu yılki çalışmalarında 2.400 yıllık pitos mezar ortaya çıkarıldı. Mysia...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]