29 May 2024 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Herakleia Latmos Antik Kenti Turizme Açılıyor

Muğla’nın Milas ilçesi Kapıkırı köyü sınırları içerisinde kalan içinde 10 bin yıllık kalıntılar barındıran Herakleia Latmos antik kenti turizme açılıyor.

Antik Çağ’da İonya ile Karya sınırında kalan Herakleia Antik Kenti, karakter ve tarihi geçmişiyle tipik bir Karya şehri olarak kabul görür. Antik Çağ‘da, Herakleia, Ege Denizi’nin bir uzantısı olan Latmos Körfezi’ne sahiptir. Ancak, günümüzde Menderes Nehri’nin getirdiği alüvyonlarla dolması sonucu körfez bu günkü Bafa Gölü’ne dönüşmüştür.

Bir Karia kenti olan Herakleia Latmos Antik Kenti, 10 bin yıllık kaya resimlerine sahip üzerinde birçok medeniyetin izlerini taşıyan bir yerdir. Bu zenginlikleri kenti her dönem gözde kılmıştır. Muğla Valiliği’de bu gözde güzelliklerin Türk turizmine kazandırılması amacıyla bugün bir değerlendirme toplantısı yaptı.

Muğla Valisi Orhan Tavlı Başkanlığında Herakleia Latmos (Latmos Herakleia’sı) Antik Kenti’nde yapılacak çalışmaların konuşulduğu toplantıda sunum yapan Prof. Dr. Bilal Söğüt, İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Zekeriya Bingöl ile birlikte kalıntıları yerinde incelediklerini, Latmos dağı eteklerinde ve limanda iki ayrı yerleşimden yapılar bulunduğunu, 10 bin yıllık tarihi kalıntılar ve doğal güzellikleri ile bu bölgenin binlerce yıl sonra tekrar dünyaya açılmasının mümkün olduğunu belirtti.

Muğla Valiliği’nin resmi internet sayfasında toplantı hakkında şu bilgilere yer verildi.

Hititlerden Roma’ya, Bizans Dönemi’nden Osmanlıya Sahne Olan Kent

Günümüzden yaklaşık 10 bin yıl öncesine ait başka yerde benzeri olmayan kaya resimleri, Hitit İmparatorluğunun batı sınırını oluşturan yazı, Hellenistik ve Roma Dönemi yapıları, Herakleia’lı çoban Endymion ile Artemis’in geceleri ay ışığında görüştükleri mağara, Bizans Dönemi’nin sağlam yapı ve en zengin freskler, Menteşe Beyliği yapısı, Osmanlı Dönemi eserleri ve mezar taşları ile günümüz özgün evlerinin de örneklerinin verildiği sunumun sonunda Vali Orhan Tavlı tarafından çalışmaların hemen başlanmasının talimatı verildi.
Herakleia Latmos Antik Kenti
Herakleia Latmos Antik Kenti M.Ö. 10 binli yıllara dayanan eşsiz güzellikte kalıntılara sahip Karia kentidir. Onlarca kaya resimleri ile dikkat çekmektedir.
Bu bağlamda, Kültür ve Turizm Bakanlığı yönergelerine uygun olarak yönlendirme ve bilgilendirme tabelalarının yapılmasına, antik yolların temizlenmesine, belirli alanlarda kurtarma kazılarının yapılmasına, burada bulunan yapıların ve kalıntıların temizlikleri sonrasında gezi yollarının düzenlenmesine, yapıların kolay bir şekilde görülebilir ve gezilebilir olmasının sağlanmasına, tüm bunların dışında çözüm bekleyen diğer sorunların da aşamalı olarak belirli bir plan dahilinde tamamlanmasına karar verildi.

Herakleia Latmos Antik Kenti 

Herakleia Antik Kenti, Muğla Milas’a 39 kilometre uzaklıktadır. Herakleia Latmos, Kapıkırı Köyü içerisinde yer alıyor. Bir Karia kenti olan Herakleia Latmos’un adı ünlü mitoloji kahramanı Herakles’ten gelmektedir. M. Ö. 8’nci yüzyılda kentin adı Latmos’dur. Kent, Persler zamanında Karia Satrabı Mausolos’un eline geçmiştir. İskender’in Asya seferi sonucu İskender İmparatorluğu’nun, daha sonra Seleukoslar’ın egemenliğine bağlanmıştır.
M. Ö. 1’nci yüzyılda denizle ilişkisinin kesilmesi üzerine eski önemini kaybeden Herakleia, ulaşımdaki güçlük nedeniyle Hrıstiyan keşişlerin gizlenme yeri olmuştur. Çok engebeli ve kayalık bir arazi üzerine kurulan antik kentin etrafı 65 kule ile takviye edilen 6.5 kilometre uzunluğunda sur ile çevrilmiştir. Düzgün dikdörtgen ve kare taş işçiliği gösteren sur duvarları Hellenistik Dönem’de yapılmıştır. Hippodamos şehir planına göre iskan edilen Herakleia, birbirini dik kesen ızgara biçimli parsel ve sokak planının iyi uygulandığı örneklerinden biridir. Limanın arkasında uzanan kayalık arazi üzerinde yer alan Athena Tapınağı kentin en iyi korunmuş yapılarından biridir. Templum in Antis tarzında, iki sütunlu Hellenistik Çağ yapısıdır. Athena Tapınağı’nın doğusunda yer alan agora iki katlı olup, günümüzde birinci katı ayakta kalmıştır.
Herakleia Latmos Antik Kenti
Herakleia Latmos Antik Kenti M.Ö. 10 binli yıllara dayanan eşsiz güzellikte kalıntılara sahip Karia kentidir. Bulunan170 adet kaya resimleri ile dikkat çekmektedir.
Athena Tapınağı’nın hemen doğusundaki şehrin merkezinde Agora  yer alır. Helenistik dönemde inşa edilen Agora’nın, güney tarafı iki katlı olup, birinci kat duvarları ve dükkanları sağlam olarak günümüze ulaşabilmiştir. Tiyatro kentin kuzey doğusunda yer alır. Kentin sahiline ve adalara giden yolun kenarında yer alan Endymion Kutsal Alanı’nın apsidal cellası ve pronaosu görülebilir.
Mitolojiye göre Ay Tanrıçası Selene, Latmos dağlarında çobanlık yapan güzel delikanlı Endymion’a aşık olur ve onu ebedi uykuya mahkum eder. Bu çilehanelerin tavanlarını ve duvarlarını süsleyen freskler İsa’nın hayatını, Meryem’i ve Azizler’i tasvir eder. Herakleia Antik Kenti’nde Alman Anneliese PESCHLOW tarafından yapılmakta olan yüzey araştırmasına her yıl devam edilmektedir. 1991’den itibaren, dağın, Herakleia antik kentinin sınırları içinde kalan bölümündeki yerleşmelerin incelenmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, zirvede çok eski bir yağmur ve kaya kültünün varlığı da göz önünde bulundurularak, belirli bir hedef doğrultusunda tarihöncesi dönemlere ait kalıntılar araştırılmıştır. İlk kaya resimlerinin 1994 yılında bulunduğu Latmos’ta bugün 170 kaya resminin olduğu bilinmektedir.
Kaynak: Kulturportalı.gov.tr
Banner
Benzer Yazılar

Moğol İmparatorluğu’nun başkenti Karakurum’un haritası yeniden çizildi

4 Kasım 2021

4 Kasım 2021

Cengiz Han’ın, Orta Asya’da göçebe bozkır kabilelerini Moğol çatısı altında birleştirerek kurduğu, Pasifik Okyanusu’ndan Hazar Denizi ve Karadeniz’in kuzeyine kadar...

Neandertaller sembolik düşünme yeteneğine sahipti, sanatsal nesneler yaratabiliyorlardı

13 Ekim 2023

13 Ekim 2023

Trento Üniversitesi’nden arkeolog yakın zamanlı kazılardan elde edilen veriler sonrası “Neandertallerin sembolik düşünme yeteneğine sahip ve sanatsal nesneler yaratabildiklerini söyleyebiliriz”...

Blaundos kazılarında 4 bin yıllık silindir mühür bulundu

28 Eylül 2022

28 Eylül 2022

Anadolu’da ticari hayatın gelişmesi ve çeşitlenmesinde önemli rol oynayan Asurlu tüccarların kullandıkları düşünülen mühürlerden bir örneğine Blaundos kazılarında karşılaşıldı. Asurlu...

Geç Kretase Döneminden Yeni Bir Etobur Dinazor Türü Keşfedildi

1 Nisan 2021

1 Nisan 2021

Journal of Vertebrate Paleontology dergisinde yayınlanan bir araştırma yeni keşfedilen bir dinazor türünü anlatıyor. Llukalkan Aliocranianus yada “korkuya neden olan”. Yaklaşık...

Almanya’da ‘4 bin 200 yıllık zombi mezarı’ keşfedildi

23 Nisan 2024

23 Nisan 2024

Doğu Almanya’nın Saksonya-Anhalt’taki Oppin yakınlarında, sözde “zombi” olduğuna inanılan bir adamın iskeletini içeren 4.200 yıllık bir mezar buldular. Binlerce yıl...

Arkeologlar İnsan Göçünün Tarihini Yeniden Yazabilirler “115.000 Yıllık Ayak İzi”

29 Aralık 2020

29 Aralık 2020

Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki eski bir göl yatağının kavrulmuş tortusuna basılmış yedi ayak izi, insanların 115.000 yıl önce bölgede varlığına tanıklık...

Petri Kaplarında İnsan-Neandertal Melezi “Mini Beyinler”

5 Mart 2021

5 Mart 2021

Bilim insanları uzun zamandır insan beyninin nasıl nasıl evrimleştiği ve bu denli geliştiği ile ilgili soruları merak ediyordu. Bu merak...

Dünyanın En Küçük Stegosaurus İzi Bulundu

14 Mart 2021

14 Mart 2021

155 Milyon önce yaşamış dünyanın en küçük stegosaurus izi bulundu. Otçul bir dinozor olan stegosaurus, büyük ve yavaş olması ile...

Araştırmacı, Libya’daki Cyrene antik kenti yakınlarındaki bir su kanalının içinde Bacchus heykelinin başını buldu

2 Ocak 2024

2 Ocak 2024

Libyalı Arkeoloji araştırmacısı Issam Menfi, Yunan döneminden kalma Bacchus heykelinin başını Cyrene antik kenti yakınlarındaki bir su kanalının içinde buldu....

Cooper Creek’in kurumuş nehir yatağında Aborjin bumerangları keşfedildi

23 Kasım 2021

23 Kasım 2021

Cooper Creek nehrinde kısmen gömülü olan son derece nadir 4 bumerang ortaya çıkarıldı. İlk bumerang, kuruyan nehir yatağında çöpleri temizleyen...

Oluz höyük dinsel kökleri ile şaşırtmaya devam ediyor

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Amasya Oluz Höyük kazıları devam ediyor. Prof. Dr. Şevket Dönmez başkanlığında yürütülen Oluz Höyük kazıları ile Anadolu dinsel kökler ile...

Santi Apostoli Kilisesi’nde Bulunan Havarilerin Kutsal Kalıntıları Analiz Edildi

2 Şubat 2021

2 Şubat 2021

Roma’da, 500 yıldan fazla bir süredir Fransisken kardeşler tarafından korunan Santi Apostoli kilisesi bulunmaktadır. 1500 yıldan fazla bir süredir bu...

Arkeologlar, acımasız Publius Vedius Pollio’nun oturma odasının antik mozaiğini ortaya çıkardılar

13 Aralık 2022

13 Aralık 2022

Napoli Üniversitesi’nden “L’Orientale” arkeologları Pausilypon Arkeoloji Parkı’nda Publius Vedius Pollio’nun villasına ait bir mozaik ortaya çıkardılar. Park, Roma döneminde günümüz...

Karahantepe’de ulaşılan yerleşik köy yaşantısına dair bulgular Neolitik Çağ bilgilerimizi değiştirecek

1 Haziran 2022

1 Haziran 2022

Karahantepe’de devam eden kazılarda yerleşik köy yaşantısına dair bulgulara ulaşılması Neolitik Çağ ile ilgili bilgilerimizi derinden değiştirecek nitelikte. Denizli’de gerçekleştirilen...

Oxford Üniversitesi araştırmacıları şimdiye kadarki en büyük insan soy ağacını oluşturdu

27 Şubat 2022

27 Şubat 2022

Oxford Üniversitesi araştırmacıları, günümüzden binlerce yıl önce Afrika’dan başlayan insan genetik çeşitliliğini izleyerek şimdiye kadar oluşturulan en büyük insan soy...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]