5 July 2022 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Mukiş Krallığı Başkenti Aççana Höyük Kazıları Devam Ediliyor

Bereketli toprakları, Doğu Akdeniz kara ve deniz ticaretinin önemli kesişme noktası M. Ö. 2 bin yılında varlığı görülen Mukiş Krallığı’nın başkenti Alalah’ın günümüzdeki adı ile Aççana Höyük’te 2021 kazılarına başlandı.

Her ne kadar stratejik bir coğrafi bölgede olması Mukiş Krallığı’nı güçlü ve önemli bir krallık yapsa da bu özelliği dönemin diğer güçlü devletlerin himayesinde yaşamasını da beraberinde getirmiştir.

Mukiş Krallığı’nın toprakları dönemin süper gücü Mısır’ın bile iştahını kabartmıştır.

Mukiş, Yamhad, Mitanni, Hitit İmparatorluğu’nun vassal devleti olarak varlığını sürdürmüştür.

Alalah Antik Kenti (Aççana Höyük) Batı’da Amanos ve Doğu’da Kurd Dağları ile çevrili Amik Ovası içinde yer almaktadır.

İngiliz arkeolog Leonard Woolley tarafından 1930’lu yıllarda kazı çalışmalarının başladığı Aççana höyükte, 2021 sezon kazıları Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Arkeoloji Bölümü Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Murat Akar başkanlığında devam ediliyor.

Aççana höyük Kazı Başkanı Doç. Dr. Murat Akar, AA muhabirine Alalah’ın, Amik Ovası’nda Tunç Çağı’na ait izlerin açığa çıkartılabileceği en önemli arkeolojik yerleşimlerden biri olduğunu söyledi.

Tarihi 4 bin yıl öncesine dayanan höyükle ilgili bilgi veren Akar, şöyle konuştu:

“Geç Tunç Çağı büyük imparatorlukların ortaya çıktığı bir dönem. Anadolu’da Hitit İmparatorluğu’nun, güneyde Mısır İmparatorluğu’nun, Fırat ve Dicle ekseninde ise Mitanni İmparatorluğu’nun var olduğu bir dönemdeyiz. Bu dönemde söz konusu büyük imparatorlukların birbirleriyle yaptıkları savaşlar, diplomatik anlaşmalar ve ticari ilişkilerin izlerinin takip edilebildiği en önemli nokta Amik Ovası’dır. Yani Hitit İmparatorluğu da Amik Ovası’nda etkin bir güç olmak istiyor, Mısır ve Mitanni imparatorlukları da. Bunun en büyük nedenlerinden biri Amik Ovası’nın günümüzdeki en önemli özelliklerinden de biri olan tarımsal zenginliği. Burası büyük imparatorluklar için bir besin deposu olarak tanımlayabileceğimiz bir coğrafya.

4 bin yıllık Mukiş Kralığı'nın başkenti Alalah (Aççana Höyük) kazıları devam ediyor. Foto: Lale Köklü Karagöz / AA
4 bin yıllık Mukiş Kralığı’nın başkenti Alalah (Aççana Höyük) kazıları devam ediyor. Foto: Lale Köklü Karagöz / AA

Bir diğer sebep ise jeopolitik önemi, yani bütün ticaret yolları üzerinde yer alması ve denize olan bağlantısıyla bütün Doğu Akdeniz kültürleriyle etkileşim içerisinde olması. Bu nedenle biz burada yürüttüğümüz çalışmalarda, kentin belli tabakalarında Mitanni İmparatorluğu’nun hakimiyet izlerini görürken sonraki dönemlerde ise kentin Hititler’in kontrolü altına girdiğini görüyoruz.”

Akar, son yıllarda gerçekleştirdikleri antik DNA araştırmalarında, uluslararası çağda şekillenen göç ve ticarete bağlı insan hareketliliği konusunda çok önemli veriler elde ettiklerini bildirdi.

İnsan iskeletlerindeki analizlerde, bireylerin yerel halkı temsil ettiği anlaşıldı.

Şimdiye kadar çok sayıda insan iskeletini incelediklerini ifade eden Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Amik Ovası, Tunç Çağı’nın uluslararası hareketliliğinin merkez noktası ama bizim burada açığa çıkardığımız mezarlarda bulunan insan iskeletlerinin büyük bir kısmında yaptığımız analizlere göre bu bireyler yerel halkı temsil ediyor. Aslında bu bize, bölgenin yerel halkının dönemin uluslararası arenadaki rolü ve önemini gösteriyor ki bu bizim için son derece heyecan verici. Çünkü biz bu çalışmayı yaparken, Geç Tunç Çağı’nın uluslararası hareketliliğinin yaşandığı bu döneme dair şunu sormak istedik; (Aççana Höyük’teki kazılarda açığa çıkardığımız bütün bireyler yerel toplumu tanımlıyorsa yabancılar, örneğin bu bölgeye gelen Hititliler nerede?) Bu da çalışmalarımızın bir kısmını oluşturuyor.”

Bölgede kazıların 21 yıldır sürdüğünü, kazılarla tapınak ve tapınak civarında şekillenen kent dokusunu anlamaya çalıştıklarını belirten Akar, “Çünkü tapınağı ayakta tutmak için ihtiyaç duyulan hizmet yapılarından, işlik ve atölyelere kadar zengin bir veriyi elde edebileceğimiz bir kazı alanındayız. 2012 yılından beri çalışmalarımızı yürüttüğümüz bu alanda, kentin farklı kültür tabakalarındaki gelişimini ve tapınaklarla olan ilişkisini anlamaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Banner
Benzer Yazılar

Tarihi Eser Kaçakçılarına Yönelik “Miras” Operasyonu Düzenlendi

31 Mayıs 2022

31 Mayıs 2022

İçişleri Bakanlığı, Konya merkezli 38 ilde Anadolu’ya ait tarihi eserlerin yurtdışına kaçırılmasını sağlayan şüphelilere yönelik “Miras” operasyonu düzenlendiğini duyurdu. Bakanlık...

Demir Çağı Savaşçıları, Yenilen Düşmanlarının Kılıçlarını Büküyor

22 Nisan 2021

22 Nisan 2021

Vestfalya-Lippe Bölge Birliği’nden (LWL) arkeologlar, bir metal dedektörünün “Batı Almanya’daki en büyük Demir Çağı silah istiflerinden birini” keşfettiğini açıkladı. Olpe...

Karadeniz’de Şamanizm İzleri Kahin Tepe’de Görüldü

4 Ekim 2021

4 Ekim 2021

Doğa olaylarını, bir hayvana ya da nesneye eşitleyerek ona verdikleri ruh enerjisine tapınım olarak kabul edilen inanç sistemi Şamanizm’in izlerine...

Adanalılar’ın (Danunalılar) Kralı Azatiwata’nın Karatepe Yazıtı

21 Şubat 2021

21 Şubat 2021

Anadolu’nun ilk merkezi yönetimini kuran Hatti Ülkesi İnsanları Hititler, yaklaşık 400 yıl hüküm sürdükten sonra Deniz Kavimleri saldırıları ve başlayan...

Avustralya’da Belgelenen Yüzlerce Kaya Sanatı Görseli

5 Ekim 2020

5 Ekim 2020

572 Maliwawa Figürünün ilk kez Kuzey Avustralya’nın Arnhem Land’deki 87 farklı kaya sanatı sitesinde belgelendiğini bildirdi. Griffith Üniversitesi’nden Paul Taçon,...

İngiltere’de en büyük Anglo-Sakson mezarlığı keşfedildi

16 Haziran 2022

16 Haziran 2022

İngiltere’de yapımı devam eden hızlı tren ray döşeme çalışmalarından önce arkeolojik kazı çalışmalarına devam HS2 arkeologları İngiltere’de şimdiye kadar görülen...

Ünlü Kumarhane İşletmecisi 1000 Yıllık Tapınağın Yanına Tatil Köyü Yapacak

18 Kasım 2020

18 Kasım 2020

Nagacorp firması 2020’nin dev atılım planı açıklandı. Yapılan açıklamaya göre firma Kamboçya’nın ünlü Angkor Vat tapınaklarının yakınında bir tatil yeri...

Norveç’in Arendal kıyılarında keşfedilen gizemli balta

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

Araştırmacılar, Arendal kıyılarında, Norveç arkeolojisi için bir ilk olabilecek bulgu keşfettiler. Arendal yakınlarında 12 metre derinlikte, araştırmacıların Tunç Çağı’na ait...

London Bridge yakınlarında nadir bir Roma mozaiği keşfedildi

22 Şubat 2022

22 Şubat 2022

Londra Arkeoloji Müzesi’nden bir arkeolog ekibi, Southwark’taki London Bridge yakınlarında ki bir alanda bir odayı süslemiş olabilecek iyi korunmuş nadir...

Eski Çağda Kütüphane Savaşları!

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

Biri dünyanın en eski ve büyük kütüphanesi diğeri 100 yıl sonra ona rakip olarak doğmuş. Bu iki eşsiz kütüphanenin ilginç...

Simferopol yakınlarında bir İskit höyüğü keşfedildi

5 Mayıs 2022

5 Mayıs 2022

Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü arkeologları, Kırım Piedmont’ta yaptıkları keşif gezisinde M. Ö. 4. yüzyıla ait bir mezar höyüğü keşfettiler....

Çin’de 9.000 yıllık pirinç birası tarifi ortaya çıktı

3 Eylül 2021

3 Eylül 2021

Arkeologlar, Çin’in güneyinde bulunan bir mezarlıkta 9.000 yıllık pirinç birası tarifi ortaya çıkardılar. Eski çağlarda bira ve şarap tanrılara libasyon...

Hititlerde Bira Tutkusu

29 Eylül 2020

29 Eylül 2020

Biranın keşfi günümüzden binlerce yıl öncesine dayanmaktadır. Mezopotamya kültürlerinden başlayarak hemen hemen bir çok uygarlıkta biranın karşılığına denk gelen kelimelerin...

Osmaniye’de Bulunan Kadın Figürlü Mozaik Portre Zeugma’yı Tahtından Edecek mi?

13 Kasım 2020

13 Kasım 2020

2015 yılında bir inşaat kazı çalışması sırasında Kadirli ilçesine bağlı Dere Mahallesi’nde ortaya çıkan mozaikler hayranlık ve şaşkınlık yaratmaya devam...

Roopkund Gölündeki Yüzlerce İskelet DNA Analizleriyle Şaşırttı

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

Himalayalar’ın yüksek kesimlerinde  Roopkund adı verilen bir buzul gölü bulunmaktadır. Bu göl yöresel halk tarafından Gizem gölü ya da İskeletler gölü...

Yorumlar
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Mail bültenimize katılmak için e-posta adresinizi yazınız.