18 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Mukiş Krallığı Başkenti Aççana Höyük Kazıları Devam Ediliyor

Bereketli toprakları, Doğu Akdeniz kara ve deniz ticaretinin önemli kesişme noktası M. Ö. 2 bin yılında varlığı görülen Mukiş Krallığı’nın başkenti Alalah’ın günümüzdeki adı ile Aççana Höyük’te 2021 kazılarına başlandı.

Her ne kadar stratejik bir coğrafi bölgede olması Mukiş Krallığı’nı güçlü ve önemli bir krallık yapsa da bu özelliği dönemin diğer güçlü devletlerin himayesinde yaşamasını da beraberinde getirmiştir.

Mukiş Krallığı’nın toprakları dönemin süper gücü Mısır’ın bile iştahını kabartmıştır.

Mukiş, Yamhad, Mitanni, Hitit İmparatorluğu’nun vassal devleti olarak varlığını sürdürmüştür.

Alalah Antik Kenti (Aççana Höyük) Batı’da Amanos ve Doğu’da Kurd Dağları ile çevrili Amik Ovası içinde yer almaktadır.

İngiliz arkeolog Leonard Woolley tarafından 1930’lu yıllarda kazı çalışmalarının başladığı Aççana höyükte, 2021 sezon kazıları Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Arkeoloji Bölümü Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Murat Akar başkanlığında devam ediliyor.

Aççana höyük Kazı Başkanı Doç. Dr. Murat Akar, AA muhabirine Alalah’ın, Amik Ovası’nda Tunç Çağı’na ait izlerin açığa çıkartılabileceği en önemli arkeolojik yerleşimlerden biri olduğunu söyledi.

Tarihi 4 bin yıl öncesine dayanan höyükle ilgili bilgi veren Akar, şöyle konuştu:

“Geç Tunç Çağı büyük imparatorlukların ortaya çıktığı bir dönem. Anadolu’da Hitit İmparatorluğu’nun, güneyde Mısır İmparatorluğu’nun, Fırat ve Dicle ekseninde ise Mitanni İmparatorluğu’nun var olduğu bir dönemdeyiz. Bu dönemde söz konusu büyük imparatorlukların birbirleriyle yaptıkları savaşlar, diplomatik anlaşmalar ve ticari ilişkilerin izlerinin takip edilebildiği en önemli nokta Amik Ovası’dır. Yani Hitit İmparatorluğu da Amik Ovası’nda etkin bir güç olmak istiyor, Mısır ve Mitanni imparatorlukları da. Bunun en büyük nedenlerinden biri Amik Ovası’nın günümüzdeki en önemli özelliklerinden de biri olan tarımsal zenginliği. Burası büyük imparatorluklar için bir besin deposu olarak tanımlayabileceğimiz bir coğrafya.

4 bin yıllık Mukiş Kralığı'nın başkenti Alalah (Aççana Höyük) kazıları devam ediyor. Foto: Lale Köklü Karagöz / AA
4 bin yıllık Mukiş Kralığı’nın başkenti Alalah (Aççana Höyük) kazıları devam ediyor. Foto: Lale Köklü Karagöz / AA

Bir diğer sebep ise jeopolitik önemi, yani bütün ticaret yolları üzerinde yer alması ve denize olan bağlantısıyla bütün Doğu Akdeniz kültürleriyle etkileşim içerisinde olması. Bu nedenle biz burada yürüttüğümüz çalışmalarda, kentin belli tabakalarında Mitanni İmparatorluğu’nun hakimiyet izlerini görürken sonraki dönemlerde ise kentin Hititler’in kontrolü altına girdiğini görüyoruz.”

Akar, son yıllarda gerçekleştirdikleri antik DNA araştırmalarında, uluslararası çağda şekillenen göç ve ticarete bağlı insan hareketliliği konusunda çok önemli veriler elde ettiklerini bildirdi.

İnsan iskeletlerindeki analizlerde, bireylerin yerel halkı temsil ettiği anlaşıldı.

Şimdiye kadar çok sayıda insan iskeletini incelediklerini ifade eden Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Amik Ovası, Tunç Çağı’nın uluslararası hareketliliğinin merkez noktası ama bizim burada açığa çıkardığımız mezarlarda bulunan insan iskeletlerinin büyük bir kısmında yaptığımız analizlere göre bu bireyler yerel halkı temsil ediyor. Aslında bu bize, bölgenin yerel halkının dönemin uluslararası arenadaki rolü ve önemini gösteriyor ki bu bizim için son derece heyecan verici. Çünkü biz bu çalışmayı yaparken, Geç Tunç Çağı’nın uluslararası hareketliliğinin yaşandığı bu döneme dair şunu sormak istedik; (Aççana Höyük’teki kazılarda açığa çıkardığımız bütün bireyler yerel toplumu tanımlıyorsa yabancılar, örneğin bu bölgeye gelen Hititliler nerede?) Bu da çalışmalarımızın bir kısmını oluşturuyor.”

Bölgede kazıların 21 yıldır sürdüğünü, kazılarla tapınak ve tapınak civarında şekillenen kent dokusunu anlamaya çalıştıklarını belirten Akar, “Çünkü tapınağı ayakta tutmak için ihtiyaç duyulan hizmet yapılarından, işlik ve atölyelere kadar zengin bir veriyi elde edebileceğimiz bir kazı alanındayız. 2012 yılından beri çalışmalarımızı yürüttüğümüz bu alanda, kentin farklı kültür tabakalarındaki gelişimini ve tapınaklarla olan ilişkisini anlamaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Banner
Benzer Yazılar

Kral Tutankhamun’un Mumyalanmış Ereksiyon Halindeki Penisi Eski Dini Mücadeleyi Gösterebilir

15 Şubat 2022

15 Şubat 2022

Mısır kralı Tutankhamun, babası tarafından serbest bırakılan bir dini devrime karşı savaşmak için penisinin 90 derecelik bir açıyla mumyalanması da...

Halife Osman dönemi İslami kaya yazıtı keşfedildi

13 Haziran 2022

13 Haziran 2022

Suudi Arabistan’ın başkenti Mekke yakınlarında Halife Osman bin Affan dönemine tarihlenen İslami kaya yazıtı keşfedildi. Yazıt, İslam tarihinin başlangıcındaki önemli...

Hristiyanlık Öncesi İskandinav Dinine Yeni Yorum

26 Şubat 2021

26 Şubat 2021

Hristiyanlıktan önceki İskandinav dini hakkında yapılan araştırmalar İskandinav dininde düşünülenden çok fazla çeşitlilik olduğunu gösterdi. Stockholm Üniversitesinin yaptığı 10 yıllık...

Tarihi Eser Kaçakçılarına Yönelik “Miras” Operasyonu Düzenlendi

31 Mayıs 2022

31 Mayıs 2022

İçişleri Bakanlığı, Konya merkezli 38 ilde Anadolu’ya ait tarihi eserlerin yurtdışına kaçırılmasını sağlayan şüphelilere yönelik “Miras” operasyonu düzenlendiğini duyurdu. Bakanlık...

Anadolu insanı kuraklık ve iklim değişikliğine uyum sağlıyordu. Ancak, salgın, deprem ve savaşlar bu uyumu bozuyordu.

28 Haziran 2022

28 Haziran 2022

Anadolu coğrafyası, kuraklık ve iklim değişikliğinin getirdiği zorluklar ile sürekli savaşmak zorunda kalmıştır. Kuraklık, Hattiler, Hititler, Frigler ve daha birçok...

Sibirya’da 2.000 Yıllık Dans Eden Adam Heykelciği Bulundu

6 Mayıs 2021

6 Mayıs 2021

Rusya’nın en büyük üçüncü bölgesi olan Novosibirsk’teki Ob Nehri üzerinde yeni bir köprü için yapılan kazılarda, on santimetre yüksekliğinde bir...

Aberdeen Üniversitesi Benin Bronzunu Geri Veriyor

5 Nisan 2021

5 Nisan 2021

Nijerya 1960 yılında bağımsızlığını kazandığından beri, Nijerya’dan çalınan Benin bronzlarının (pirinç rölyefler, bronz heykeller ve bir dizi fildişi oymalar dahil)...

Ayasuluk Tepesi kazılarında bulunan Miken figürünü Arzava Krallığı’nın başkentinin Selçuk olduğunu kuvvetlendiriyor

11 Haziran 2022

11 Haziran 2022

Ayasuluk Tepesi kazılarında, Anadolu Tunç Çağı krallıklarından Arzava Krallığı’nın başkenti Appasas’ın Selçuk olduğunu kuvvetlendiren 3 bin 200 yıllık Miken figürünü...

İncil’de Hz. İsa’nın öğrencisi Mary Magdalene’nin memleketi olarak bahsedilen Magdala Antik Kenti ortaya çıkarıldı

15 Ekim 2023

15 Ekim 2023

İncil’de Hz. İsa’nın öğrencisi Mary Magdalene’nin memleketi olarak bahsedilen Magdala Antik Kenti akın zamanda İsrail’in Tiberya kentinin dışında bir ibadet...

7000 Yıllık Özbaki Höyüğü Sıkıntılı Günler Yaşıyor

25 Kasım 2020

25 Kasım 2020

Tahran’ın 80 km batısında Albroz ilinde bulunan Tepe Özbaki (Özbaki Tappeh) höyüğü yeterli finansman sağlanamadığı için korunma ve restore konusunda...

Pakistan’da 1300 Yıllık Hindu Tapınağı Keşfedildi

21 Kasım 2020

21 Kasım 2020

Pakistan’ın Swat bölgesinde bir dağda Hindulara ait bir tapınak keşfedildi. Bölgede daha önce bu tarz bir tapınağa rastlanmamıştı. Pakistan ve...

Bugüne Kadar Bulunmuş En Büyük Viking Gemi Mezarlığı

11 Kasım 2020

11 Kasım 2020

Arkeologlar radar taramaları sırasında bugüne kadar gömülmüş en büyük gemi mezarlığını buldular. Norveç’in güneydoğusundaki Gjellestad’da yere nüfuz eden radar (GPR)...

Polonya’da Viking kökenli nadir Langsax dövüş bıçağı keşfedildi

20 Ağustos 2021

20 Ağustos 2021

Polonya’nın Kujawsko-Pomorskie Voyvodalığındaki Wdecki Peyzaj Parkı’nda çalışan arkeologlar, potansiyel Viking köklerine sahip nadir bir langsax dövüş bıçağı keşfettiler. Araştırmacılar, Polonya...

Bom Jesus: Namibya Çölü’nde Bulunan En Eski ve En Değerli Gemi Batığı

20 Mart 2025

20 Mart 2025

Dikkat çekici bir arkeolojik keşifte, 500 yıl önce batan Portekiz gemisi Bom Jesus (İyi İsa), Namibya çölünde bulundu ve altın...

Tunceli Müzesi’nde sergilenen ok uçları 5.000 yıllık tarihe ışık tutuyor

23 Eylül 2021

23 Eylül 2021

Son Neolitik/İlk Kalkolitik dönemden İlk Tunç Çağa kadar 11 yapı katına sahip Pulur Sakyol Höyüğü ‘nde ortaya çıkarılan ve Tunceli...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]