1 February 2023 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Moğolların Güçlü Kılıcı Cengiz Han’ın Mezar Sırrı

Dünya askeri tarihine hiç bir savaşı kaybetmeyen Moğol hükümdarı olarak adını yazdıran Cengiz Han’ın (Temuçin) ölümünün üzerinden 800 yıl geçti.

Moğolların yenilmez güçlü kılıcı Cengiz Han’ın ölümü üzerinden asırlar geçmesine rağmen hala nerede gömülü olduğu sırrını korumaya devam ediyor.

Dağınık Moğol kabilelerini bir araya getirip Pasifik Okyanusu’ndan günümüz Ukrayna topraklarına uzanan büyük Moğol İmparatorluğu‘nu kuran Cengiz Han’ın mezarı üzerindeki sır perdesi bilim insanlarına göre daha uzun bir zaman kalkmayacak.

Bazı bilim insanları, Moğolların Cengiz Han’ı kutsal bir kişilik olarak görmelerinden dolayı mezarının bulunmasını istemediği görüşünü benimsiyorlar.

Owen Jarus WordsSideKick.com’da kaleme aldığı makalede Yale Üniversitesi’nde antropoloji doçenti William Honeychurch’un “mezar, nerede olursa olsun, “neredeyse dini imalarla Moğolistan halkı için çok önemlidir” dediğini ve mezarın nerede olabileceği konusunda spekülasyon yapmayı reddettiğini yazdı.

Jarus makalesine şöyle devam ediyor.

Pennsylvania Üniversitesi Doğu Asya sanatı profesörü olan Nancy Steinhardt, Cengiz Han’ın doğduğu yer olan Moğolistan’ın doğusundaki Khentii eyaletinde gömülmüş olması bir olasılık. Bence mezar Khentii Eyaletindeki dağlarda… Yakında bulunacağını sanmıyorum” diye ekledi.

Çağdaş kaynaklar, Cengiz Han’ın mezarının nerede olduğu veya neye benzediği konusunda büyük ölçüde sessizliğini koruyor. PLOS One dergisinde yayınlanan bir çalışmada, “Mezarın fiziksel görünümünü tanımlayan hiçbir tarihsel veya arkeolojik kayıt yok” bilgisine yer verildi.

Cengiz Han’ın ölümünden bir süre sonrasına tarihlenen ve anonim olarak yazılmış bir Moğol kaydı olan “Moğolların Gizli Tarihi” Cengiz’in mezarından hiç bahsetmiyor. Sadece 1227 yılında “Cennete yükseldiğini” söylüyor.

Kitap, Cengiz Han’ın Khentii eyaletindeki kutsal bir dağ olan Burkhan Haldun hakkında güçlü bir inanca sahip olduğundan bahsediyor. Cengiz’in, kendisini takip eden düşmanlardan kaçmak için dağın topografyasını kullandığına işaret ediyor.

Cengiz Han’ın “Her sabah Burkhan Haldun’a kurban keseceğim, her gün ona dua edeceğim: zürriyetimin zürriyeti buna dikkat etsin ve aynısını yapsın!” dediğini aktarıyor. Cengiz Han’ın bu dağa olan yakınlığı, orada gömülü olup olmadığı sorularını beraberinde getirdi ancak şu ana kadar bir mezar bulunamadı. 

Cengiz Han'ın her sabah kurban keseceğini her gün ona dua edeceğini söylediği Burkhan Haldun Dağı
Cengiz Han’ın her sabah kurban keseceğini her gün ona dua edeceğini söylediği Burkhan Haldun Dağı

Bir tarihçi olan Frank McLynn, “Cengiz Han: Dünyayı Fetheden Adam” adlı kitabında Cengiz Han ve ordusu, 67 yaşında öldüğünde, şu anda kuzeybatı Çin’de bulunan Tanguts adlı bir gruba karşı kampanya yürütüyordu ve bu, vücudunun Moğolistan’a geri gönderilmesini zorlaştırmış olabileceğinden bahsediyor.

Moğol sınırından yaklaşık 500 kilometre uzakta olabilir. O zamanlar Moğollar mumyalama teknikleri hakkında bilgi sahibi olmayabilirler ve Cengiz Han’ı başka bir yere gömmek zorunda kalmış olabilirler)

McLynn, cesedini çürümeden önce Moğolistan’a götüremedikleri için, Cengiz Han’ın kalıntılarının ve mezarının Çin’in kuzeybatısındaki Ordos bölgesinde bulunabileceğini yazdı.

Cengiz Han’ın mezarını bilen binlerce insan öldürüldü

1254-1324 yılları arasında yaşayan ve yaklaşık 17 yılını Çin’de geçiren Venedikli kaşif Marco Polo, ” Marco Polo’nun Seyahatleri ” adlı eserde “Mezarın yerini bilen 20.000 kişi, yerini gizli tutmak için öldürülmüştü” diye kayıt veriyor.

Polo’nun hikayeleri, Rustichello da Pisa adlı bir yazar tarafından kitaba kaydedildi ve kitap 1300 civarında yayınlandı.

Polo’nun iddiaları Cengiz Han hakkındaki hikayelerde tekrarlanırken, Polo, Cengiz Han’ın ölümünden on yıllar sonra yazıyordu. Ayrıca, Cengiz Han’ın torunu Kubilay Han’ın Polo’yu resmi olarak atadığı gibi Polo’nun diğer iddialarının çoğunun doğruluğu günümüz tarihçileri tarafından tartışılıyor. Dolayısıyla Polo’nun Cengiz Han’ın mezarıyla ilgili anlattıklarının doğru olup olmadığı bilinmiyor.

Banner
Benzer Yazılar

Dispilio tablet bilinen ilk yazılı metin olabilir mi?

8 Ocak 2022

8 Ocak 2022

Şimdiye kadar elde edilen arkeolojik buluntulara göre yazının, Mezopotamya uygarlığında MÖ 3000 yıllarında bulunduğu biliniyor. Yazı serüveni Sümerlerin Uruk şehrinde...

Dünyanın En Eski Pantolonu Üç Dokuma Tekniğiyle Üretilmiş

27 Şubat 2022

27 Şubat 2022

2014 yılında, bir grup arkeolog Çin’de yaklaşık 3300 yıl öncesine ait şimdiye kadar bulunan en eski bir çift yün pantolon...

Ardahan Şeytan Kalesi Keşfedilmeyi Bekliyor

14 Ağustos 2021

14 Ağustos 2021

Eski adı Rabat olan Yıldırımtepe köyünde bulunan Ardahan Şeytan Kalesi keşfedilmeyi bekliyor. Ardahan Şeytan Kalesi her ne kadar Urartu döneminde...

Dünyanın çatısında en eski insan izleri bulundu

21 Ekim 2021

21 Ekim 2021

Dünyanın çatısı olarak kabul edilen Tibet’te Çinli bilim insanları tarih öncesi çağlara ait bilinen en eski insan izlerini keşfettiler. 2018...

Roma Mahkemelerinde Savunma Yapan İlk Kadın Avukat Manilia

14 Ocak 2022

14 Ocak 2022

Eski Çağ tarihinde ata erkil yapının hakim olduğunu görürüz. Ticarette, sanatta, edebiyatta, kısacası sosyal hayatın her alanında erkek egemen anlayış...

“Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesinde Bu Ay Gladyatör Strigil’i Sergileniyor

22 Temmuz 2021

22 Temmuz 2021

 İzmir Arkeoloji Müzesi bu ay farklı bir sergiye ev sahipliği yapıyor.  Her ay yeni ve özel bir eserin ziyaretçilerle buluştuğu “Görmediklerinizi göreceksiniz”...

İslam Öncesi Arabistan’da Tapınılan Tanrıçalar

20 Aralık 2021

20 Aralık 2021

İslam öncesi Arabistan’da, Al-lat, Manat (Manah olarak da adlandırılır) ve Al-Uzza, Hubal ile birlikte Mekke panteonunun başlıca tanrıları olan üç...

Stonehenge taşları güneş takviminin yaprakları olabilir

2 Mart 2022

2 Mart 2022

Dünya üzerinde gizemi hala tam olarak çözülememiş yapılar bulunuyor. Bunlardan birisi, İngiltere’deki Stonehenge taşlarıdır. Yaklaşık 5000 yıl öncesine dayanan bu...

500 yıllık tarihi Surp Sargis Ermeni Kilisesi restore edilecek

6 Şubat 2022

6 Şubat 2022

Diyarbakır’da 16. yüzyılda inşa edilen, cemaati olmadığı için harap durumda bulunan Surp Sargis Ermeni Kilisesi restore edilecek. Diyarbakır’ın merkez Sur...

Yazı sistemlerinin evrimine ışık tutan Afrika Vai Dili

5 Şubat 2022

5 Şubat 2022

Yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahip yazının gelişimi üzerine çalışmalar devam ediyor. Mezopotamya’da ortaya çıkan yazı, günümüzde bilindiği kadarıyla...

Great Northern Museum da renkli yedi Roma sunağı

13 Kasım 2021

13 Kasım 2021

Antik dünyanın artık çok renkli olduğunu biliyoruz. Ancak bu renkler sadece cübbeler ve diğer giysilerle sınırlı kalmamış, heykeller ve binalar...

İran’ın efsanevi harap şehri “Susa”

12 Ağustos 2021

12 Ağustos 2021

Antik Susa, dünyanın en eski şehirlerinden biridir. Elam, Pers ve Part imparatorlukları eskiden, şimdi çağdaş Shush şehri tarafından sınırlanan şehre hükmetmişlerdi....

Gümüş Yatakları Tunç ve Antik Çağ’da Gücün Kaynağıydı

19 Aralık 2021

19 Aralık 2021

Tarihte mal alım satımında ilk olarak takas yöntemi kullanıldı. İlerleyen zamanlarda ise değerli ve az bulunan maddeler alışverişte yer aldı....

Arkeolojik buluntu Çin çay kültürünün MÖ 400’e kadar izlenmesini sağladı

7 Şubat 2022

7 Şubat 2022

Doğu Çin’in Shandong Eyaleti’ndeki Shandong Üniversitesi’nden bir arkeoloji ekibinin elde ettiği arkeolojik buluntu, yaklaşık 2.400 yıl öncesine dayanan dünyada bilinen...

Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eser; Çavlum Mühürü

18 Temmuz 2021

18 Temmuz 2021

Eskişehir Alpu Ovası’nda yer alan Çavlum Köyü kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan damga mühür, Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eseri özelliği...

Yorumlar
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]