1 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kyme Antik Kenti Kaderine mi Terkedildi?

Antik Çağda Aiolis Bölgesi sınırları içerisinde yer alan günümüzde İzmir ili Aliağa ilçesinde bulunan Kyme Antik Kenti, bakımsızlık ve ilgisizliğin kurbanı oluyor.

Çandarlı Körfezi’nin güneyinde, Nemrut Limanı mevkiinde yer alan iki tepe arasında konumlandırılan Kyme Antik Kenti, her adım başı plastik çöplerin olduğu bakımsız bir yer haline geldi.

Sözcü.com da yer alan habere göre; Madeni para (sikke) basan ilk şehirlerden biri olan ve uygarlık tarihine ışık tutan Kyme Ören Yeri’nde plastik şişe, cam şişe, ambalaj, giysi gibi atıkların bulunduğu ve bölgede temizlik çalışmalarının yapılmadığı görüldü.

2000 yılında inşa edilmesine rağmen 21 yıldır açılışı yapılmayan Kyme Antik Kenti Kazı Evi ve Aliağa Arkeoloji Müzesi binası ise adeta çürümeye terk edildi. Camları kırılan, kapıları sökülen, duvarlarında sprey boyalarla yazılan yazılar yer alan binanın içerisindeki çöp birikintileri de dikkat çekti.

Kyme Antik Kenti ilgisizliğin kurbanı oluyor
Kyme Antik Kenti ilgisizliğin kurbanı oluyor

“GELECEK KUŞAKLARA HAKSIZLIK, UYGARLIK TARİHİNE SAYGISIZLIKTIR”

Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi Kurucu Başkanı Doğa ve Kültürel Yaşam Girişimi sözcüsü Ahmet Tuncay Karaçorlu, Aliağa’daki ören yeri ile müze binasının ilgisizlik ve bakımsızlık nedeniyle çok kötü durumda olduğunu ifade etti.

Alanın her yıl temizlenmesi, var olan yapıların korunması ve çöplüğe dönüşmesinin engellenmesi gerektiğini ifade eden Karaçorlu, “Ören Yeri’nde bulunan plastik atıklar kültür miraslarımıza geri dönüşü olmayan zararlar veriyor. Öte yandan 21 yıldır açılamayan müzenin ise basit kaba temizliği bile yapılmıyor. Aliağa’da böyle bir zenginlik varken bu halde kalması içler acısı bir durumdur. Bu bakımsızlık, hem gelecek kuşaklara büyük bir haksızlık, hem de uygarlık tarihine yapılmış bir saygısızlıktır. Yapılması gereken ruhsatı alınmış, işlemleri tamamlanmış müzenin bir an önce açılmasıdır. Bu görev toplumsal bir sorumluluktur” dedi.

Kyme Antik Kenti Kazı Evi ve Aliağa Arkeoloji Müzesi binası duvarları boyanmış kapıları kırılmış vaziyette
Kyme Antik Kenti Kazı Evi ve Aliağa Arkeoloji Müzesi binası duvarları boyanmış kapıları kırılmış vaziyette

“KAZILARDA GÜN IŞIĞINA ÇIKAN PEK ÇOK ESER VAR”

Liman özelliği taşıdığı için Kyme Antik Kenti’nin ayrı bir önemi olduğunu ifade eden Karaçorlu, ören yerinde yapılan çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi:

“Antik kent, ilk olarak 1429 yılında İtalyan aydınların incelemeleri sonucunda belgelenmiştir. 1874 yılında ilk kapsamlı kazılar yapılmıştır. Arkeolog Ord. Prof. Ekrem Akurgal başkanlığında 1953 yılında kazılar başlatılmıştır. Ardından kazı çalışması 1979 yılında Prof. Dr. Vedat İdil ve İtalyan arkeolog Ord. Prof. Sebastiana Lagona tarafından sürdürülmüş, 2008 yılında kazıları İtalyan Antonio La Marka devralmıştır. 2008’den 2017 yılına kadar kazı çalışması devam ediyor ancak 2018 yılında yavaşlayarak durduruldu. Kazı ekibi ataması olmadığı için 2 yıldır kazı devam etmiyor, yeni ekibin kurulması bekleniyor. Bu kazılarda gün ışığına çıkan pek çok eser var. Bu eserler ‘kabristan’ olarak nitelendirebileceğimiz mezarların yakınlarında birtakım takı ve ziynet eşyaları bulunmuştur.”

“KİMSE SORUMLULUK ÜSTLENMEDİ”

Kyme Antik Kenti Kazı Evi ve Aliağa Arkeoloji Müzesi’nin yapımına 1996 yılında başlandığını anlatan Karaçorlu, “Müze dönemin Aliağa Belediyesi ve İtalya Catania Üniversitesi tarafından bir protokol ile inşa edildi. 2000 yılında tamamlanan Aliağa Arkeoloji Müzesi’nin aynı yıl ‘geçici’ açılışı gerçekleştirildi. Kyme Antik Kenti’nde kazı yapan arkeologlar üst katta konaklıyor, buluntular ise binanın deposunda saklanıyordu. Ardından yerel seçimlerde yönetim değişince, sonrasında gelen belediye yönetimleri sürece dair bir sorumluluk üstlenmedi. Müzenin 21 yıldır açılışı yapılmadı. 2015 yılında müze dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılmak istendi, Kültür Bakanlığı temsilcileri yaptıkları incelemelerde dayanıklı olduğuna karar verdi. Ancak o süreçten bu yana yine hiçbir ilerleme yok” dedi.

“MADDE BAĞIMLILARININ OLDUĞU BİR YERDİ”

Aliağa Çevre Platformu üyelerinden Seçkin Mümin Gültekin de atıl durumdaki müze binasının yakınlarında oturduğunu belirterek, Aliağa’nın sosyal ve kültürel tarihi açısından müzeyi son derece değerli bulduklarını ifade etti. Binanın müze statüsüne kavuşmasını istediklerini dile getiren Gültekin, “Müze binası kapı ve pencereleri olmadığı için yakın zamana kadar madde bağımlılarının kullandığı bir yerdi. Çok metruk ve kötü bir görüntüsü var. Son derece değerli bir girişimdi. Böyle bir değer varken faaliyete geçirememek çok büyük bir kayıp” diye konuştu.

Aliağa Çevre Platformu kurucu üyelerinden Özgül Çağlar ise, müze binasının bugünkü haliyle Aliağa’ya yakışmadığını, bir an önce kente kazandırılması gerektiğini söyledi.

Banner
Related Articles

Antik parşömenler, MS birinci yüzyılda Petra’da yaşayan Nebati bir kadının hayatı hakkında şaşırtıcı bilgiler ortaya koyuyor

19 Aralık 2023

19 Aralık 2023

Petra, iki bin yıl önce güçlü bir ticaret imparatorluğunun başkentiydi. Ticarette uzmanlaşmış ve uzun yıllar bölgenin siyasi, kültürel ve ekonomik...

Romalılarda çarmıha germenin ilk kanıtı Cambridgeshire köyünde keşfedildi

9 Aralık 2021

9 Aralık 2021

İngiltere’nin Cambridgeshire köyünde, Romalıların suçlulara uyguladıkları ceza yöntemi çarmıha gerilmenin en eski kanıtı keşfedildi. Çarmıha gerilme yöntemi Roma döneminin en...

7000 Yıllık Özbaki Höyüğü Sıkıntılı Günler Yaşıyor

25 Kasım 2020

25 Kasım 2020

Tahran’ın 80 km batısında Albroz ilinde bulunan Tepe Özbaki (Özbaki Tappeh) höyüğü yeterli finansman sağlanamadığı için korunma ve restore konusunda...

İran’ın kuzeydoğusunda tesadüfen ortaya çıkarılan Orta Çağ yeraltı tünelleri

2 Ekim 2022

2 Ekim 2022

İran’ın kuzeydoğusundaki Shahr-e Belqeys (Belqeys Şehri) yakınlarındaki rutin bir yol inşaatı projesinde çalışan işçiler Orta Çağ yeraltı tünelleri keşfetti. Shahr-e...

Göbeklitepe Sadece Tapınak Değildi

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Avcı-toplayıcı kültür sonrası ilk yerleşim yeri uzun yıllar Çatalhöyük yerleşimi kabul edildi. Fakat, 1995 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeolog Klaus...

Antik Çağ insanın beslenmesinde zengin fakir ayrımı dikkat çekiyor

25 Kasım 2021

25 Kasım 2021

Yerleşik hayata geçilmesi ile birlikte görülmeye başlayan yönetici, elit yapı, mülkiyet sahipliliği, kaynakların adaletsiz kazanımı ve dağılımından doğan varsıllığın yoksul...

İran’ın batısındaki Anahita Tapınağı Restore Ediliyor

12 Haziran 2021

12 Haziran 2021

İran’ın batısındaki Kangavar şehrinde bulunan antik Anahita tapınağının restorasyon projesine başlandı. Anahita Tapınağı, Kermanşah ili, Kangavar Şehri’nin ortasında, Hamedan’dan Kirmanşah’a giden...

Berenike Antik Kenti Volkanik Bir Patlama Sonucu Terkedilmiş

30 Mart 2021

30 Mart 2021

Mısır’ın antik dönemlerdeki en önemli limanlarından olan Berenike antik şehrinin kaynağı bilinmeyen bir volkanik patlama sonucu şehrin terkedildiği öne sürülüyor....

Thebes’in Eşcinsel Kutsal Askeri Birliği

1 Temmuz 2021

1 Temmuz 2021

Thebes’in Eşcinsel Kutsal Askeri Birliği, M.Ö. 4. yüzyılda klasik dünyada efsanevi cesaretleri ve savaştaki askeri güçleri ile ünlü 150 çift...

İlk Çağ kenti Daskyleion kazılarında 2 bin 500 yıllık içme su şebekesi bulundu

10 Ağustos 2022

10 Ağustos 2022

Balıkesir’in Bandırma ilçesinde bulunan İlk Çağ kenti Daskyleion arkeolojik kazılarında 10 metre uzunluğunda 2 bin 500 yıllık içme su şebekesi...

İngiltere’de Latince ve İbranice yazıtlara sahip benzersiz bir altın broş tılsımı bulundu

19 Şubat 2022

19 Şubat 2022

Birleşik Krallık’ta Wiltshire’daki Manningford semtinde üzerinde Latince bir dua ve İbranice harflerin yazılı olduğu bir Orta Çağ altın halka şeklindeki...

6 Milyon TL Değerinde ki Akkoyunlu Türban Miğferi Satışa Çıkarılıyor

25 Ekim 2020

25 Ekim 2020

15. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilen gümüş işlemeli Akkoyunlu türban miğferi, tahmini 520.000-780.000 Usd (yaklaşık 6 milyon TL) satışa çıkarılıyor. Kudüs...

Levant’ta para birimi olarak kullanılan gümüşün en eski kanıtlarına ulaşıldı

9 Ocak 2023

9 Ocak 2023

Pazar günü, İsrailli arkeologlar, günümüz İsrail, Ürdün, Lübnan, Suriye ve Türkiye’nin bir kısmını içeren Levant bölgesinde gümüşün para olarak kullanıldığına...

Phalasarna Akropolü’nde Dor lehçesi ile Tanrıça Demeter’in adının yazıldığı vazo ve kil figürünler bulundu

14 Kasım 2022

14 Kasım 2022

Girit adasında yer alan antik Phalasarna Akropolü’nde Dor lehçesi ile Tanrıça Demeter adının yazıldığı vazo ve yüzlerce kil kadın figürün...

Tanrı Zeus’un Poseidon’un Hışmından Kurtulmak İçin Kaçtığı Mağara

29 Mart 2021

29 Mart 2021

Yunan panteonunun tepe noktasını Tanrı Zeus işgal eder. Tanrı Zeus, panteonda tanrıların kralıdır. Göklerin, şimşeklerin ve gök gürültülerinin tanrısıdır. Gücün...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]