22 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kyme Antik Kenti Kaderine mi Terkedildi?

Antik Çağda Aiolis Bölgesi sınırları içerisinde yer alan günümüzde İzmir ili Aliağa ilçesinde bulunan Kyme Antik Kenti, bakımsızlık ve ilgisizliğin kurbanı oluyor.

Çandarlı Körfezi’nin güneyinde, Nemrut Limanı mevkiinde yer alan iki tepe arasında konumlandırılan Kyme Antik Kenti, her adım başı plastik çöplerin olduğu bakımsız bir yer haline geldi.

Sözcü.com da yer alan habere göre; Madeni para (sikke) basan ilk şehirlerden biri olan ve uygarlık tarihine ışık tutan Kyme Ören Yeri’nde plastik şişe, cam şişe, ambalaj, giysi gibi atıkların bulunduğu ve bölgede temizlik çalışmalarının yapılmadığı görüldü.

2000 yılında inşa edilmesine rağmen 21 yıldır açılışı yapılmayan Kyme Antik Kenti Kazı Evi ve Aliağa Arkeoloji Müzesi binası ise adeta çürümeye terk edildi. Camları kırılan, kapıları sökülen, duvarlarında sprey boyalarla yazılan yazılar yer alan binanın içerisindeki çöp birikintileri de dikkat çekti.

Kyme Antik Kenti ilgisizliğin kurbanı oluyor
Kyme Antik Kenti ilgisizliğin kurbanı oluyor

“GELECEK KUŞAKLARA HAKSIZLIK, UYGARLIK TARİHİNE SAYGISIZLIKTIR”

Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi Kurucu Başkanı Doğa ve Kültürel Yaşam Girişimi sözcüsü Ahmet Tuncay Karaçorlu, Aliağa’daki ören yeri ile müze binasının ilgisizlik ve bakımsızlık nedeniyle çok kötü durumda olduğunu ifade etti.

Alanın her yıl temizlenmesi, var olan yapıların korunması ve çöplüğe dönüşmesinin engellenmesi gerektiğini ifade eden Karaçorlu, “Ören Yeri’nde bulunan plastik atıklar kültür miraslarımıza geri dönüşü olmayan zararlar veriyor. Öte yandan 21 yıldır açılamayan müzenin ise basit kaba temizliği bile yapılmıyor. Aliağa’da böyle bir zenginlik varken bu halde kalması içler acısı bir durumdur. Bu bakımsızlık, hem gelecek kuşaklara büyük bir haksızlık, hem de uygarlık tarihine yapılmış bir saygısızlıktır. Yapılması gereken ruhsatı alınmış, işlemleri tamamlanmış müzenin bir an önce açılmasıdır. Bu görev toplumsal bir sorumluluktur” dedi.

Kyme Antik Kenti Kazı Evi ve Aliağa Arkeoloji Müzesi binası duvarları boyanmış kapıları kırılmış vaziyette
Kyme Antik Kenti Kazı Evi ve Aliağa Arkeoloji Müzesi binası duvarları boyanmış kapıları kırılmış vaziyette

“KAZILARDA GÜN IŞIĞINA ÇIKAN PEK ÇOK ESER VAR”

Liman özelliği taşıdığı için Kyme Antik Kenti’nin ayrı bir önemi olduğunu ifade eden Karaçorlu, ören yerinde yapılan çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi:

“Antik kent, ilk olarak 1429 yılında İtalyan aydınların incelemeleri sonucunda belgelenmiştir. 1874 yılında ilk kapsamlı kazılar yapılmıştır. Arkeolog Ord. Prof. Ekrem Akurgal başkanlığında 1953 yılında kazılar başlatılmıştır. Ardından kazı çalışması 1979 yılında Prof. Dr. Vedat İdil ve İtalyan arkeolog Ord. Prof. Sebastiana Lagona tarafından sürdürülmüş, 2008 yılında kazıları İtalyan Antonio La Marka devralmıştır. 2008’den 2017 yılına kadar kazı çalışması devam ediyor ancak 2018 yılında yavaşlayarak durduruldu. Kazı ekibi ataması olmadığı için 2 yıldır kazı devam etmiyor, yeni ekibin kurulması bekleniyor. Bu kazılarda gün ışığına çıkan pek çok eser var. Bu eserler ‘kabristan’ olarak nitelendirebileceğimiz mezarların yakınlarında birtakım takı ve ziynet eşyaları bulunmuştur.”

“KİMSE SORUMLULUK ÜSTLENMEDİ”

Kyme Antik Kenti Kazı Evi ve Aliağa Arkeoloji Müzesi’nin yapımına 1996 yılında başlandığını anlatan Karaçorlu, “Müze dönemin Aliağa Belediyesi ve İtalya Catania Üniversitesi tarafından bir protokol ile inşa edildi. 2000 yılında tamamlanan Aliağa Arkeoloji Müzesi’nin aynı yıl ‘geçici’ açılışı gerçekleştirildi. Kyme Antik Kenti’nde kazı yapan arkeologlar üst katta konaklıyor, buluntular ise binanın deposunda saklanıyordu. Ardından yerel seçimlerde yönetim değişince, sonrasında gelen belediye yönetimleri sürece dair bir sorumluluk üstlenmedi. Müzenin 21 yıldır açılışı yapılmadı. 2015 yılında müze dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılmak istendi, Kültür Bakanlığı temsilcileri yaptıkları incelemelerde dayanıklı olduğuna karar verdi. Ancak o süreçten bu yana yine hiçbir ilerleme yok” dedi.

“MADDE BAĞIMLILARININ OLDUĞU BİR YERDİ”

Aliağa Çevre Platformu üyelerinden Seçkin Mümin Gültekin de atıl durumdaki müze binasının yakınlarında oturduğunu belirterek, Aliağa’nın sosyal ve kültürel tarihi açısından müzeyi son derece değerli bulduklarını ifade etti. Binanın müze statüsüne kavuşmasını istediklerini dile getiren Gültekin, “Müze binası kapı ve pencereleri olmadığı için yakın zamana kadar madde bağımlılarının kullandığı bir yerdi. Çok metruk ve kötü bir görüntüsü var. Son derece değerli bir girişimdi. Böyle bir değer varken faaliyete geçirememek çok büyük bir kayıp” diye konuştu.

Aliağa Çevre Platformu kurucu üyelerinden Özgül Çağlar ise, müze binasının bugünkü haliyle Aliağa’ya yakışmadığını, bir an önce kente kazandırılması gerektiğini söyledi.

Banner
Benzer Yazılar

Çatalhöyük’ten 84 yıl önce çalınan ana tanrıça heykelciği Konya’da sergileniyor

14 Kasım 2024

14 Kasım 2024

Anadolu’nun önemli Neolitik yerleşim yeri olan Çatalhöyük’te 1960 yılında yapılan kazılarda bulunan ve yasadışı yollarla kaçırılan ana tanrıça heykelciği Türkiye’ye getirildi. Kültür...

Arkeologlar Sanxingdui kalıntılarının en büyük bronz hayvan heykelini buldular

7 Eylül 2022

7 Eylül 2022

Bugüne kadar Çin’de keşfedilen türünün en büyüğü ve tek örneği olan bronz hayvan heykeli, güneybatı Çin’in Sichuan Eyaleti’ndeki Sanxingdui Tunç...

Almanya’da Demir Çağı dönemi 2800 yıllık iki kılıç bulundu

8 Haziran 2022

8 Haziran 2022

Almanya’nın güneyindeki Andechs’in Frieding bölgesindeki itfaiye istasyonunun inşasına yönelik arkeolojik kazılar sırasında, arkeologlar son derece nadir ve kısmen iyi korunmuş...

Gizliliği Kaldırılan CIA Uydu Casus Programı, Kayıp Antik Roma Kalelerini Ortaya Çıkardı

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Arkeologlar, Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) gizliliği kaldırılmış bir uydu casusluk programından alınan görüntüleri kullanarak antik imparatorluğun sınırlarını yeniden çizen “devasa”...

Avrupa’nın En Eski Okunabilir El Yazması Derveni Papirüsü

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Derveni Papirüsü, Makedonyalı II. Filip döneminde M.Ö. 340 ila 320 yılları arasında tarihlendirilen, Avrupa’nın en eski okunabilir el yazması eseri...

Berlin’de Bilim İnsanları 3D Teknolojiyle Antik Budist Dua Parşömenini Sanal Olarak Açtı

16 Ağustos 2025

16 Ağustos 2025

Almanya’nın başkenti Berlin’de araştırmacılar, neredeyse bin yıl boyunca kapalı kalmış bir Budist dua parşömenini modern teknoloji sayesinde ilk kez “sanal”...

Ayazini Mağaraları Turistlerin Yeni Gözdesi Olmaya Aday

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Ayazini mağaraları, artan potansiyeli ile Peribacalarına rakip olmaya hazırlanıyor. Frig Vadisi içerisinde bulunan Ayazini mağaraları son dönemlerde turistlerinde oldukça ilgisini çekiyor....

Arkeologlar 1.000 yıllık kemik paten buldu

16 Mart 2024

16 Mart 2024

Arkeologlar, Çek Cumhuriyeti’nin Přerov kentinde 1.000 yıllık bir kemik paten keşfettiler. Buluntu, bölgedeki insanların Orta Çağ’da kış sporları yaptığının kanıtı...

En Eski Primat Türü Dinozorlardan Sonraki Yaşamı Anlamanın Anahtarı Olabilir 

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

66 milyon yıldan daha eski olan primat fosiller, eski atalarımızın en eski örnekleri ve dinozorlardan sonraki yaşamı anlamanın anahtarı olabilir....

İzmir’de 14 bin yıllık insan izleri bulunan mağarada çalışmalar devam ediyor

18 Şubat 2022

18 Şubat 2022

İzmir’in Dikili ilçesinde 14 bin yıl öncesine uzanan insan izlerinin bulunduğu mağarada inceleme ve araştırma çalışmalarına aralıksız devam ediliyor. Dikili...

Satyros Kabartması ve Heykeller Ziyarete Açılıyor

2 Temmuz 2021

2 Temmuz 2021

İzmir’de bulunan Smyrna Antik Kenti’nin agora ve tiyatro bölümünde yapılan kazı çalışmalarında bulunan Satyros kabartması ve çeşitli heykeller ziyarete açılıyor....

Avcı-toplayıcı insanların 14 bin yıllık tarım aletleri bulundu

9 Ekim 2021

9 Ekim 2021

Anadolu’da yaşayan avcı-toplayıcı kültür dönemi insanlarının yaşantıları ile ilgili maddi varlıklara son arkeolojik kazılar ile daha çok ulaşılmaya başlandı. Göbeklitepe,...

Aztek Tapınağının Altında Bulunan Etkileyici Kartal Kabartması

1 Şubat 2021

1 Şubat 2021

Modern Mexico City’deki eski bir Aztek tapınağında, bozulmamış durumda olan 600 yıllık bir altın kartal kabartma ortaya çıkarıldı. Antropoloji ve...

Anadolu’nun En Eski Yazılı Belgelerinin Bulunduğu Kültepe’de Sarayın Altında Bir Saray Keşfedildi

18 Aralık 2025

18 Aralık 2025

Kayseri yakınlarındaki Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri’nde yürütülen 2025 kazıları, Anadolu’nun erken tarihine dair bilinen çerçeveyi genişleten çarpıcı bir keşfi ortaya...

Zile Kalesi’nde Kayalara Oyularak Yapılmış Antik Tiyatro Ortaya Çıkarılmayı Bekliyor

9 Ağustos 2022

9 Ağustos 2022

Tokat’ın Zile ilçesinde bulunan 4 bin yıllık höyük üzerine kurulu Zile Kalesi’nde kayalara oyularak yapılmış antik tiyatronun toprak altında kalan...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]