3 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kyme Antik Kenti Kaderine mi Terkedildi?

Antik Çağda Aiolis Bölgesi sınırları içerisinde yer alan günümüzde İzmir ili Aliağa ilçesinde bulunan Kyme Antik Kenti, bakımsızlık ve ilgisizliğin kurbanı oluyor.

Çandarlı Körfezi’nin güneyinde, Nemrut Limanı mevkiinde yer alan iki tepe arasında konumlandırılan Kyme Antik Kenti, her adım başı plastik çöplerin olduğu bakımsız bir yer haline geldi.

Sözcü.com da yer alan habere göre; Madeni para (sikke) basan ilk şehirlerden biri olan ve uygarlık tarihine ışık tutan Kyme Ören Yeri’nde plastik şişe, cam şişe, ambalaj, giysi gibi atıkların bulunduğu ve bölgede temizlik çalışmalarının yapılmadığı görüldü.

2000 yılında inşa edilmesine rağmen 21 yıldır açılışı yapılmayan Kyme Antik Kenti Kazı Evi ve Aliağa Arkeoloji Müzesi binası ise adeta çürümeye terk edildi. Camları kırılan, kapıları sökülen, duvarlarında sprey boyalarla yazılan yazılar yer alan binanın içerisindeki çöp birikintileri de dikkat çekti.

Kyme Antik Kenti ilgisizliğin kurbanı oluyor
Kyme Antik Kenti ilgisizliğin kurbanı oluyor

“GELECEK KUŞAKLARA HAKSIZLIK, UYGARLIK TARİHİNE SAYGISIZLIKTIR”

Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi Kurucu Başkanı Doğa ve Kültürel Yaşam Girişimi sözcüsü Ahmet Tuncay Karaçorlu, Aliağa’daki ören yeri ile müze binasının ilgisizlik ve bakımsızlık nedeniyle çok kötü durumda olduğunu ifade etti.

Alanın her yıl temizlenmesi, var olan yapıların korunması ve çöplüğe dönüşmesinin engellenmesi gerektiğini ifade eden Karaçorlu, “Ören Yeri’nde bulunan plastik atıklar kültür miraslarımıza geri dönüşü olmayan zararlar veriyor. Öte yandan 21 yıldır açılamayan müzenin ise basit kaba temizliği bile yapılmıyor. Aliağa’da böyle bir zenginlik varken bu halde kalması içler acısı bir durumdur. Bu bakımsızlık, hem gelecek kuşaklara büyük bir haksızlık, hem de uygarlık tarihine yapılmış bir saygısızlıktır. Yapılması gereken ruhsatı alınmış, işlemleri tamamlanmış müzenin bir an önce açılmasıdır. Bu görev toplumsal bir sorumluluktur” dedi.

Kyme Antik Kenti Kazı Evi ve Aliağa Arkeoloji Müzesi binası duvarları boyanmış kapıları kırılmış vaziyette
Kyme Antik Kenti Kazı Evi ve Aliağa Arkeoloji Müzesi binası duvarları boyanmış kapıları kırılmış vaziyette

“KAZILARDA GÜN IŞIĞINA ÇIKAN PEK ÇOK ESER VAR”

Liman özelliği taşıdığı için Kyme Antik Kenti’nin ayrı bir önemi olduğunu ifade eden Karaçorlu, ören yerinde yapılan çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi:

“Antik kent, ilk olarak 1429 yılında İtalyan aydınların incelemeleri sonucunda belgelenmiştir. 1874 yılında ilk kapsamlı kazılar yapılmıştır. Arkeolog Ord. Prof. Ekrem Akurgal başkanlığında 1953 yılında kazılar başlatılmıştır. Ardından kazı çalışması 1979 yılında Prof. Dr. Vedat İdil ve İtalyan arkeolog Ord. Prof. Sebastiana Lagona tarafından sürdürülmüş, 2008 yılında kazıları İtalyan Antonio La Marka devralmıştır. 2008’den 2017 yılına kadar kazı çalışması devam ediyor ancak 2018 yılında yavaşlayarak durduruldu. Kazı ekibi ataması olmadığı için 2 yıldır kazı devam etmiyor, yeni ekibin kurulması bekleniyor. Bu kazılarda gün ışığına çıkan pek çok eser var. Bu eserler ‘kabristan’ olarak nitelendirebileceğimiz mezarların yakınlarında birtakım takı ve ziynet eşyaları bulunmuştur.”

“KİMSE SORUMLULUK ÜSTLENMEDİ”

Kyme Antik Kenti Kazı Evi ve Aliağa Arkeoloji Müzesi’nin yapımına 1996 yılında başlandığını anlatan Karaçorlu, “Müze dönemin Aliağa Belediyesi ve İtalya Catania Üniversitesi tarafından bir protokol ile inşa edildi. 2000 yılında tamamlanan Aliağa Arkeoloji Müzesi’nin aynı yıl ‘geçici’ açılışı gerçekleştirildi. Kyme Antik Kenti’nde kazı yapan arkeologlar üst katta konaklıyor, buluntular ise binanın deposunda saklanıyordu. Ardından yerel seçimlerde yönetim değişince, sonrasında gelen belediye yönetimleri sürece dair bir sorumluluk üstlenmedi. Müzenin 21 yıldır açılışı yapılmadı. 2015 yılında müze dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılmak istendi, Kültür Bakanlığı temsilcileri yaptıkları incelemelerde dayanıklı olduğuna karar verdi. Ancak o süreçten bu yana yine hiçbir ilerleme yok” dedi.

“MADDE BAĞIMLILARININ OLDUĞU BİR YERDİ”

Aliağa Çevre Platformu üyelerinden Seçkin Mümin Gültekin de atıl durumdaki müze binasının yakınlarında oturduğunu belirterek, Aliağa’nın sosyal ve kültürel tarihi açısından müzeyi son derece değerli bulduklarını ifade etti. Binanın müze statüsüne kavuşmasını istediklerini dile getiren Gültekin, “Müze binası kapı ve pencereleri olmadığı için yakın zamana kadar madde bağımlılarının kullandığı bir yerdi. Çok metruk ve kötü bir görüntüsü var. Son derece değerli bir girişimdi. Böyle bir değer varken faaliyete geçirememek çok büyük bir kayıp” diye konuştu.

Aliağa Çevre Platformu kurucu üyelerinden Özgül Çağlar ise, müze binasının bugünkü haliyle Aliağa’ya yakışmadığını, bir an önce kente kazandırılması gerektiğini söyledi.

Banner
Benzer Yazılar

“Gılgamış Rüya Tableti”ait olduğu topraklara dönüyor

29 Temmuz 2021

29 Temmuz 2021

3 bin 500 yıllık Akadça dilinde yazılmış “Gılgamış Rüya Tableti” olarak bilinen çivi yazılı tablet Amerika Birleşik Devletleri’nden asıl ait...

Arjantin’de Devasa Bir Dinazor Bulundu Ancak Fon Bulunamadığı İçin Çalışmalara Devam Edilemiyor

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

Arjantin’in güney Patagonya bölgesinde 2012 yılında bulunan devasa bir titanozor sauropod kalıntıları, şimdiye kadar bulunan en büyük dinazorlardan biri olabilir....

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda ilk arkeolojik deney başladı

19 Ocak 2022

19 Ocak 2022

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda arkeologlar Flinders Üniversitesi’nden Doçent Doktor Alice Gorman ve California’daki Chapman Üniversitesi’nden Doçent Doktor Justin Walsh uzayda ilk...

İtalya’da ölü hediyeli 10.000 yıllık mezar ortaya çıkarıldı

15 Aralık 2021

15 Aralık 2021

Mezolitik dönem insan topluluklarının ölü gömme biçim ve ritüelleri hakkında yeni bilgiler kazandıran buluntulara bir yenisi daha eklendi. Avrupa’nın ölü...

Prag’da 7.000 Yıllık Gizemli Dairesel Yapı Ortaya Çıkarılıyor

15 Eylül 2022

15 Eylül 2022

Arkeologlar, Çek Cumhuriyeti’nin Prag kentinin eteklerindeki Vinoř bölgesinde bulunan 7.000 yıllık roundel olarak adlandırılan (Çek dilinde ‘rondely’, yuvarlak anlamına geliyor)...

Eski bir bronz el, Vaskonik yazının en eski ve en uzun örneği olabilir

21 Şubat 2024

21 Şubat 2024

Araştırmacılar, 2.000 yıllık bronz bir el üzerinde esrarengiz bir antik dilin nadir kanıtlarını keşfettiler. Eldeki yazıt, Vasconik yazının bilinen en...

İstahr Kayalıklarında İğne-oyma Sasani Kralı Tasviri Ortaya Çıktı

16 Kasım 2025

16 Kasım 2025

İran’ın güneyindeki Marvdaş bölgesinde yer alan antik İstahr kentinin kayalıklarında, iğne-oyma tekniğiyle yapılmış yeni bir Sasani kralı tasviri tespit edildi....

Aspendos’da Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait bir Hermes heykeli bulundu

3 Mart 2025

3 Mart 2025

Antalya’nın Serik ilçesindeki Aspendos antik kentinde devam eden arkeolojik kazılarda, Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait bir Hermes heykeli keşfedildi. Kazılar, M.Ö....

Tarihin En kötü 6 Mesleği

18 Ocak 2021

18 Ocak 2021

Günümüzde pek çok insan sevdiği ya da hayal ettiği işi yapmaktan çok uzak işlerde çalışmaktadır. Hatta bir çoğumuz için sevdiğimiz...

Erek Dağı eteklerinde Urartulara ait onlarca çivi yazılı pithos bulundu

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Van’ın İpekyolu ilçesinde Erek Dağı eteklerindeki kale kalıntısında yapılan arkeolojik kazılarda, Urartular döneminde yağ, tahıl ve içeceklerin muhafaza edildiği çivi...

Kınık Höyük’te Demir Çağı’na ait yerleşim alanları ortaya çıkarıldı

30 Ağustos 2022

30 Ağustos 2022

Niğde’nin Altunhisar ilçesine bağlı Yeşilyurt köyü yakınlarında Orta Tunç Çağı ve Erken Tunç Çağı dönemi yerleşim katmanlarına sahip Kınık Höyük’te...

Buzların İçinde Bulunan Kadın Altay Prensesi Miydi Yoksa Bir Şaman Mı?

1 Haziran 2021

1 Haziran 2021

1993 yılında Rus arkeolog Natalya Polosmak ve ekibi, Rusya’nın Altay Dağları bölgesinde, Çin sınırına yakın Ukok Platosu’nda eski bir mezar...

Antik Dacia sfenksindeki ‘gizemli’ yazıt deşifre edildi

4 Ocak 2024

4 Ocak 2024

19. yüzyılın başlarında keşfedilen bronz Dacia sfenks heykelinin üzerindeki yazıtın gizemi tam bir asır geçtikten sonra çözüldü. Üçüncü yüzyıla tarihlenen...

Bulgaristan’da tanrıça Tyche’nin heykel başı bulundu

10 Aralık 2024

10 Aralık 2024

Bulgaristan’da, günümüzdeki Plovdiv şehrinin bulunduğu alanda, Piskopos Bazilikası’nın kazıları sırasında Yunan tanrıçası Tyche’nin büyük bir heykelinin başı dikkat çekici bir...

Hattuşa’da heyecanlandıran keşif; 3 Bin 500 yıllık hiyeroglif işaretler bulundu

11 Eylül 2022

11 Eylül 2022

Anadolu’da ilk merkezi devleti kuran Hititler’in başkenti Hattuşa, her kazı sezonunda olduğu gibi bu yılda şaşırtan keşfe sahne oldu. Günümüz...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]