10 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kyme Antik Kenti Kaderine mi Terkedildi?

Antik Çağda Aiolis Bölgesi sınırları içerisinde yer alan günümüzde İzmir ili Aliağa ilçesinde bulunan Kyme Antik Kenti, bakımsızlık ve ilgisizliğin kurbanı oluyor.

Çandarlı Körfezi’nin güneyinde, Nemrut Limanı mevkiinde yer alan iki tepe arasında konumlandırılan Kyme Antik Kenti, her adım başı plastik çöplerin olduğu bakımsız bir yer haline geldi.

Sözcü.com da yer alan habere göre; Madeni para (sikke) basan ilk şehirlerden biri olan ve uygarlık tarihine ışık tutan Kyme Ören Yeri’nde plastik şişe, cam şişe, ambalaj, giysi gibi atıkların bulunduğu ve bölgede temizlik çalışmalarının yapılmadığı görüldü.

2000 yılında inşa edilmesine rağmen 21 yıldır açılışı yapılmayan Kyme Antik Kenti Kazı Evi ve Aliağa Arkeoloji Müzesi binası ise adeta çürümeye terk edildi. Camları kırılan, kapıları sökülen, duvarlarında sprey boyalarla yazılan yazılar yer alan binanın içerisindeki çöp birikintileri de dikkat çekti.

Kyme Antik Kenti ilgisizliğin kurbanı oluyor
Kyme Antik Kenti ilgisizliğin kurbanı oluyor

“GELECEK KUŞAKLARA HAKSIZLIK, UYGARLIK TARİHİNE SAYGISIZLIKTIR”

Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi Kurucu Başkanı Doğa ve Kültürel Yaşam Girişimi sözcüsü Ahmet Tuncay Karaçorlu, Aliağa’daki ören yeri ile müze binasının ilgisizlik ve bakımsızlık nedeniyle çok kötü durumda olduğunu ifade etti.

Alanın her yıl temizlenmesi, var olan yapıların korunması ve çöplüğe dönüşmesinin engellenmesi gerektiğini ifade eden Karaçorlu, “Ören Yeri’nde bulunan plastik atıklar kültür miraslarımıza geri dönüşü olmayan zararlar veriyor. Öte yandan 21 yıldır açılamayan müzenin ise basit kaba temizliği bile yapılmıyor. Aliağa’da böyle bir zenginlik varken bu halde kalması içler acısı bir durumdur. Bu bakımsızlık, hem gelecek kuşaklara büyük bir haksızlık, hem de uygarlık tarihine yapılmış bir saygısızlıktır. Yapılması gereken ruhsatı alınmış, işlemleri tamamlanmış müzenin bir an önce açılmasıdır. Bu görev toplumsal bir sorumluluktur” dedi.

Kyme Antik Kenti Kazı Evi ve Aliağa Arkeoloji Müzesi binası duvarları boyanmış kapıları kırılmış vaziyette
Kyme Antik Kenti Kazı Evi ve Aliağa Arkeoloji Müzesi binası duvarları boyanmış kapıları kırılmış vaziyette

“KAZILARDA GÜN IŞIĞINA ÇIKAN PEK ÇOK ESER VAR”

Liman özelliği taşıdığı için Kyme Antik Kenti’nin ayrı bir önemi olduğunu ifade eden Karaçorlu, ören yerinde yapılan çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi:

“Antik kent, ilk olarak 1429 yılında İtalyan aydınların incelemeleri sonucunda belgelenmiştir. 1874 yılında ilk kapsamlı kazılar yapılmıştır. Arkeolog Ord. Prof. Ekrem Akurgal başkanlığında 1953 yılında kazılar başlatılmıştır. Ardından kazı çalışması 1979 yılında Prof. Dr. Vedat İdil ve İtalyan arkeolog Ord. Prof. Sebastiana Lagona tarafından sürdürülmüş, 2008 yılında kazıları İtalyan Antonio La Marka devralmıştır. 2008’den 2017 yılına kadar kazı çalışması devam ediyor ancak 2018 yılında yavaşlayarak durduruldu. Kazı ekibi ataması olmadığı için 2 yıldır kazı devam etmiyor, yeni ekibin kurulması bekleniyor. Bu kazılarda gün ışığına çıkan pek çok eser var. Bu eserler ‘kabristan’ olarak nitelendirebileceğimiz mezarların yakınlarında birtakım takı ve ziynet eşyaları bulunmuştur.”

“KİMSE SORUMLULUK ÜSTLENMEDİ”

Kyme Antik Kenti Kazı Evi ve Aliağa Arkeoloji Müzesi’nin yapımına 1996 yılında başlandığını anlatan Karaçorlu, “Müze dönemin Aliağa Belediyesi ve İtalya Catania Üniversitesi tarafından bir protokol ile inşa edildi. 2000 yılında tamamlanan Aliağa Arkeoloji Müzesi’nin aynı yıl ‘geçici’ açılışı gerçekleştirildi. Kyme Antik Kenti’nde kazı yapan arkeologlar üst katta konaklıyor, buluntular ise binanın deposunda saklanıyordu. Ardından yerel seçimlerde yönetim değişince, sonrasında gelen belediye yönetimleri sürece dair bir sorumluluk üstlenmedi. Müzenin 21 yıldır açılışı yapılmadı. 2015 yılında müze dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılmak istendi, Kültür Bakanlığı temsilcileri yaptıkları incelemelerde dayanıklı olduğuna karar verdi. Ancak o süreçten bu yana yine hiçbir ilerleme yok” dedi.

“MADDE BAĞIMLILARININ OLDUĞU BİR YERDİ”

Aliağa Çevre Platformu üyelerinden Seçkin Mümin Gültekin de atıl durumdaki müze binasının yakınlarında oturduğunu belirterek, Aliağa’nın sosyal ve kültürel tarihi açısından müzeyi son derece değerli bulduklarını ifade etti. Binanın müze statüsüne kavuşmasını istediklerini dile getiren Gültekin, “Müze binası kapı ve pencereleri olmadığı için yakın zamana kadar madde bağımlılarının kullandığı bir yerdi. Çok metruk ve kötü bir görüntüsü var. Son derece değerli bir girişimdi. Böyle bir değer varken faaliyete geçirememek çok büyük bir kayıp” diye konuştu.

Aliağa Çevre Platformu kurucu üyelerinden Özgül Çağlar ise, müze binasının bugünkü haliyle Aliağa’ya yakışmadığını, bir an önce kente kazandırılması gerektiğini söyledi.

Banner
Related Articles

İngiltere’de yol çalışması sırasında Demir Çağı yerleşimi bulundu

21 Aralık 2021

21 Aralık 2021

İngiltere’de Upton A 38 yol çalışması sırasında 2250 yıllık Demir Çağı yerleşimi bulundu. Keşif, Worcestershire County Council tarafından Upton A38...

Avusturya’da 4 bin yıllık iskeletlerde veba gözlemlendi

24 Haziran 2023

24 Haziran 2023

Aşağı Avusturya’da ortaya çıkarılan Tunç Çağı mezar alanındaki iki erkek iskeletinde veba gözlemlendi. 22 ile 27 ve 23-30 yaşları arasında...

Gübreye Atılan 3 Adam Modern Avrupa’nın Kapılarını Açtı

20 Aralık 2020

20 Aralık 2020

Günümüz Modern Avrupası, demokrasi, insan hakları, ekonomik serbestlik konusunda ileri ülkeler barındırıyor. Almanya, İsviçre, İsveç, Norveç, Finlandiya bu ülkelerin başında...

İsviçre’de yol çalışmasında 8.500 yıllık mezarlar bulundu

30 Ekim 2021

30 Ekim 2021

İsviçre’nin Pully kasabasında devam eden yol çalışmaları sırasında yaklaşık M. Ö. 6500 ila M. Ö. 5500 yıllarına tarihlendirilen sekiz mezar...

İsrail’de 6000 yıllık Kalkolitik fildişi çömlek keşfedildi

10 Nisan 2024

10 Nisan 2024

İsrail’in güneyindeki Beersheba yakınlarındaki bir kazıda, Kalkolitik döneme (MÖ 4.000 civarında) tarihlenen fildişi dişlerinden yapılmış bir çömlek ortaya çıkarıldı. Buluntu,...

Yeni araştırma, Polonya’da bulunan Neolitik bir rondelin inşası, kullanımı ve ritüel anlamı hakkında daha önce bilinmeyen yönleri ortaya çıkardı

13 Aralık 2024

13 Aralık 2024

Kuzey-batı Polonya’da Nowe Objezierze’de yapılan bir arkeolojik kazı, yaklaşık M.Ö. 4800 tarihli bir rondel keşfetti ve bu, Neolitik toplumların törensel...

Doğum sırasında ölen mumyalanmış bir genç anne yeniden incelendi ve şaşırtıcı sonuçlar çıktı

29 Aralık 2023

29 Aralık 2023

Arkeologlar, 1500 yıl önce doğum sırasında ölen genç bir annenin mumyalanmış kalıntılarını yeniden incelediklerinde şaşırtıcı sonuçlara ulaştılar. Genç anne henüz...

İranlı çiftçilerin yaklaşık 3.000 yıl önce pirinç yetiştirdiğine dair kanıtlara ulaşıldı

18 Mayıs 2023

18 Mayıs 2023

İran’ın Mazandaran bölgesinde kazı yapan arkeologlar, İranlı çiftçilerin 3000 yıl önce pirinç yetiştirdiklerini ortaya çıkardı. Māzandarān, kuzeyde Hazar Denizi kıyısında...

Antik Dünya’nın En Büyük Dairesel Mezarı Açılıyor

24 Aralık 2020

24 Aralık 2020

Julius Caesar’dan İmparatorluk görevini devir alan Augustus’un 2014’te açılması beklenen devasa anıt mezarın yıllardır devam eden resterasyon çalışmaları nihayet sona...

Delikkemer Su Yolu: Patara’ya Uzanırken Zamanın İçinden Geçen Bir Yolculuk

14 Mayıs 2025

14 Mayıs 2025

Antalya’nın Kaş ilçesinde, doğayla iç içe uzanan ve kökeni Helenistik döneme kadar dayanan Delikkemer Su Yolu, ziyaretçilerini binlerce yıl öncesine...

Afrika’da 3.500 Yıl Önce Bal Toplanmaya Başlanmış

18 Nisan 2021

18 Nisan 2021

Bal, tarih boyunca  insan için en önemli besin maddesi aynı zaman da şifa kaynağı olmuştur. Yaklaşık 3 bin yıldan birçok...

Danimarka’da Neolitik Döneme Işık Tutan “Woodhenge” Keşfedildi

1 Mart 2025

1 Mart 2025

Danimarka’nın Aars kasabasında yapılan son arkeolojik keşif, Avrupa’nın Neolitik dönemine dair bildiklerimizi kökten değiştirecek nitelikte. Vesthimmerland Müzesi arkeologları, MÖ 2600-1600...

Umman’da Demir Çağ yerleşimleri keşfedildi

1 Ekim 2022

1 Ekim 2022

Umman’ın Maskat vilayetinde yürütülen yüzey araştırmalarında 3 bin yıllık Demir Çağ yerleşimleri keşfedildi. Keşif, Sultan Qaboos Üniversitesi Sanat ve Sosyal...

Dünyanın Bilinen En Eski Tek Yumurta İkizlerini Barındıran 31.000 Yıllık Mezar Bulundu

14 Kasım 2020

14 Kasım 2020

Avusturya’daki eski bir mezar, kaydedilen en eski ikiz mezarını temsil ediyor. 31.000 yıllık mezar, Eski Taş Devri olarak da bilinen...

Murat Çavga,”Sümela’da diskovari eğlencenin kime ne faydası var”

5 Şubat 2022

5 Şubat 2022

Türkiye’nin önemli kültür varlıklarından Trabzon’un Maçka ilçesi Karadağ eteklerinde bulunan Sümela Manastırı’na özel izin alarak giren DJ Ahmet Şenterzi, Volkan...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]