18 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kleopatra Güzel Bir Kadın mıydı?

Mö. 48 ‘de erkek kardeşi ile taht için savaş vermekteydi. Bir iç savaşın göbeğinde kendine müttefik arayan Kleopetra’nın destekçisi Roma İmparatoru Julius Caesar olacaktır. Julius Caesar kelimenin tek anlamıyla “büyülenmiş” savaşan kardeşleri uzlaştırmayı kabul etmiştir.

Kleopetra denince herkesin aklına güzellik abidesi gibi bir kadın gelmektedir. O bir büyücüdür, şehveti onu yönetir, Roma İmparatorluğunu karıştıran kadındır. Filmlerdeki tasvirleri bile bütün bu inanışların çerçevesinde kurgulanmaktadır.

Modern tarihçiler ise tüm bu anlatılan ve düşünülenden daha farklı bir Kleopetra tasviri olduğunu söylüyorlar.

Romalı düşmanlarının onu anlattığı gibi krallığını güzelliği ve cinsel hünerleriyle yönettiği iddalarının asılsız olduğunu belirtiyorlar.

Romalıların iyi provakatörler olduğu ve Kleopetra’nın ise sadece bir günah keçisi olduğunu anlamak çokta zor değil.

Tarih boyunca bir çok kadın yönetici kontrolü ve gücü elde tutabilmek için cinsel becerilerini kullandıkları suçlamasıyla karşı karşıya kalmışlardır. Romalılarda Kleopetra’da aynı taktiği denediler ve bizler 2000 yıl sonra bile hala bunu sorguluyoruz.

Kleopetra’nın cesedi hiçbir zaman bulunamadı. Bu da doğal olarak bilim insanlarını onun gerçekten neye benzediğini aramaya yöneltti. Hayatta kalan resim ve heykellerinin çoğu, Kleopetra’dan kendisinden çok kendi zamanlarını anlatan anakronistik icatlardır. ( Anakronizm, herhangi bir olay ya da varlığın içinde bulunduğu zaman dilimi ile kronolojik açıdan uyumsuz olması)

Mısırbilimciler “ ne Eski Mısır’da ne de eski Yunan’da gerçek anlamda batılı bir portre kavramına yaklaşan birşey yoktur” derler.

Kısmen de olsa profil resmi olarak ele alınabilecek ipuçları vardır. Onun hükümdarlığı sırasında basılan sikkeler gibi. Mark Antony ile evliliği sırasında, birliklerine ödeme yapması için gümüş denarius para basıldı. Madalyonun her iki yüzünde de bir yüz var ve yüzü görünüşe göre abartılı şekilde Romalılaştırılmış görünüyor.

Antonius ve Kleopatra’nın ittifakından MÖ 37-33 tarihli ve Doğu Akdeniz’de (muhtemelen Antakya, Suriye) basılmış bir madeni para. Kleopatra’nın görüntüsü madalyonun ön yüzünde beliriyor ve bu onun daha büyük önem taşıdığını gösteriyor

Birde Kleopetra için tasarlanmış devasa boyutları ile Mısır rölyefleri vardır. Bu rölyeflerde resmedildiği şekilde olduğu düşünülecek olursa bu rölyef çizimlerinde Kleopetra insandan çok tanrı şeklini almıştır. Rölyeflerin gerçekten bizi daha da fazla uzaklaştığına şahit oluruz. Hayatının son dönemlerinde yapılmış birkaç Yunan mermer heykel onu temsil edebilir ama hiçbirinde adı yazılı değildir.

Bu kabataslak kaynaklar topluca görünüşü hakkında bir fikir verse bile, muhtemelen onun “güzel” olup olmadığını söyleyemezler. Tabii güzellik ne anlama geliyorsa artık! Sezar veya Antonius’un onda ne gördüğünü bize kesinlikle söyleyemezler. Ayrıca, bazı bilim insanları, onun cazibesiyle ilgili tüm bu soruların uygunsuz olduğunu savunuyor. Modern bir kadın liderin fiziğini aşırı analiz etmekten farklı değil diyorlar.

Firavun kıyafetinde Kleopatra’yı tasvir eden ve İsis’e adaklar sunan, MÖ 51 tarihli bir rölyef.Wikimedia Commons

Mısırbilimci Sally-Ann Ashton, “Ne zaman ona 2000 yıl öncesinden güçlü ve etkili bir hükümdar olarak bakmıyoruz? Çekici olup olmadığı hakkında konuşmaya neden bu kadar takıntılıyız?” diye soruyor ve bence hiç te haksız değil!

Kleopatra’nın muazzam gücü kuşkusuz Mısır’ın uzun süredir hüküm süren Ptolemaios hanedanlığına mensup olmasından geldi. Bu hanedanlığın Mısır kanı taşımaması da ayrı bir konu olarak kaldı. Ptolemaios hanedanlığı Makedonya’dan gelmekteydi. Kleopetra bir Makedon olarak düşünüldüğünde beyaz olmalıydı diye düşündü tarihçiler ve her zaman öyle resmedildi. Ancak Kleopetra’nın babası bilinse bile annesinin kim olduğu her zaman bir sır olarak kaldı. Avrupa sanatının her zaman onu tasvir ettiği gibi beyaz olup olmadığı konusu da karışıktır.

Kleopatra’nın mermer heykeli.

Bir çok tarihçi Kleopatra’nın siyahi bir tene sahip olduğunu düşünmektedir. Üstelik bu düşünce 19. yüzyıl ressamı William Wetmore Story’nin kölelik karşıtı bir ifade olarak onu siyah özelliklerle şekillendirdiği zamandan çok daha erken ortaya çıktı .

Kültür tarihçisi Mary Hamer’e göre, eski bir kraliçenin, klasikçiler ile Afro-merkezci hareket arasındaki modern bir savaşın merkezinde durması şaşırtıcı değil. Ne de olsa, o belki de bir Roma İmparatorluğunun en değerli düşmanıydı ve bu şekilde, başlangıçta Avrupa’nın hakimiyet yolunu etkiledi. İnsanlar Kleopatra’nın siyah olup olmadığını sorduklarında, Hamer, “olumlu yanıt vermenin batı medeniyetinin tüm yapısını sorgulayabileceği anlaşılmış görünüyor.” Avrupa (beyaz ve ataerkil) tarihinde önemli bir anda, siyasi evrenin siyah bir kadın etrafında döndüğü anlamına gelir. Bu da birçoklarını rahatsız edecek bir düşünce!

Muhtemelen ölümünden sonra boyanmış Kleopatra portresi, Roma Herculaneum, İtalya’dan MS 1. yüzyıla tarihlenir. kaynak: Ángel M. Felicísimo / Public Domain / Wikimedia Commons

Kleopatra’nın yüz ifadesi arayışındaki son ipuçları, Romalıların ölümünden sonraki yüzyıllardaki yazılarından geliyor, ancak bazıları bariz bir önyargı gösteriyor. İtibarı daha çok Augustus tarafından tamamlanmış gibi görünüyor. Cumhuriyetin iç savaşı yüzünden Kleopetra bir günah keçisi haline geldi. Onu yabancı bir baştan çıkarıcı olarak resmettiler. Bir Augustus şair ve propagandacı, Propertius, ona Meretrix regina ya da “fahişe Kraliçe” damgasını vurdu.

Daha sonra klasik tarihçiler daha fazla tarafsızlık ve nüans getirirler, ancak Kleopatra’nın görünüşü konusunda aynı fikirde değiller. Cassius Dio, Roma tarihinde ona “olağanüstü güzellikte bir kadın” ve “gençliğinin zirvesindeyken en çarpıcı olanıydı” diyor. Bu standart anlatıma uyuyor. Plutarkhos, onun için “Güzelliği, bize söylendiği gibi, kendi içinde tamamen kıyaslanamaz değildi”, “ne de onu görenleri vuracak gibi.” diye yazıyor.

Plutarch’ın vurguladığı şey şudur: “Onunla sohbetin dayanılmaz bir çekiciliği ve varlığının… bu konuda uyarıcı bir yanı vardı. Sesinin tonlarında da tatlılık vardı. Birçok dil biliyordu ve bir erkek hükümdarın beklediği her şekilde yetenekliydi.”

Kleopatra’nın neye benzediğinden asla emin olamayabiliriz, ancak hayatının temel gerçekleri açıktır. Antik Akdeniz’de neredeyse herkes kadar güç kullanıyordu ve en büyük krallıklarından birine hükmetti.

Banner
Benzer Yazılar

Myra-Andriake Antik Kenti Kazıları Başladı

28 Temmuz 2021

28 Temmuz 2021

Prof. Dr. Nevzat Çevik’in “Anadolu’nun ‘Pompei’si” olarak nitelendirdiği Likya Birliğinin en önemli 6 kentinden birisi olan Antalya’nın Demre ilçesindeki Myra-Andriake...

Denizli’nin Kutsal Şehri “Hierapolis”

19 Ekim 2020

19 Ekim 2020

Ülkemiz de Pamukkale travertenlerini duymayan hiç kimse yoktur. Şifalı sularıyla eşsiz ve farklı güzelliği ile bağlı olduğu Denizli’den bile ünlüdür....

3 Numaralı Bronz Kutsal Sanxingdui Ağacı Restore Ediliyor

9 Nisan 2021

9 Nisan 2021

Sanxingdui Müzesi’nin duyurusuna göre arkeologlar, Güneybatı Çin’in Sichuan Eyaleti, Guanghan Şehrindeki Sanxingdui mevkiinde ortaya çıkarılan 3 numaralı bronz kutsal ağacı...

Arjantin’de Devasa Bir Dinazor Bulundu Ancak Fon Bulunamadığı İçin Çalışmalara Devam Edilemiyor

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

Arjantin’in güney Patagonya bölgesinde 2012 yılında bulunan devasa bir titanozor sauropod kalıntıları, şimdiye kadar bulunan en büyük dinazorlardan biri olabilir....

Arkeologlar “Polonya Piramitleri” ile Bağlantılı Eski Yerleşimleri Keşfediyor

7 Mart 2021

7 Mart 2021

Yapıların enteresan karakterleri nedeniyle polonya Piramitleri olarak anılan megalitik mezarları yapan kişilere ait yerleşim yerleri uzun bir süredir araştırmacıların dikkatini...

Antandros Antik Kenti’nde 2 bin 350 yıllık Kibele Heykeli’ne ulaşıldı

21 Ağustos 2022

21 Ağustos 2022

Balıkesir’in Edremit İlçesi Altınoluk Beldesi’nin 4 kilometre doğusunda, İda Dağı (Kazdağı) eteklerinde, Pelasglar tarafından kurulmuş olan Antandros Antik Kenti’nde devam...

Araba Yarışları Konstantinopolis’i Nasıl Kurtardı?

16 Şubat 2021

16 Şubat 2021

Araba yarışları “ludi cirenses” Roma ve Bizans İmparatorlukları için vazgeçilmez sporlardan biriydi. Ludi’lerin düzenlendiği günler tatil günleri kabul edilirdi ve...

Antik Deniz İpek Yolu’nun başlangıç noktası UNESCO listesine girdi

27 Temmuz 2021

27 Temmuz 2021

Çin’de çevrimiçi düzenlenen UNESCO 44’üncü Dünya Miras Komitesi Toplantısı’nda Çin’in Fujian eyaletinde bulunan Antik Deniz İpek Yolu’nun başlangıç noktası tarihi...

Bugüne Kadar Bulunmuş En Büyük Viking Gemi Mezarlığı

11 Kasım 2020

11 Kasım 2020

Arkeologlar radar taramaları sırasında bugüne kadar gömülmüş en büyük gemi mezarlığını buldular. Norveç’in güneydoğusundaki Gjellestad’da yere nüfuz eden radar (GPR)...

Kazılar, Samikon’daki Poseidon Tapınağı’nın daha önce tahmin edilenden daha anıtsal olduğunu gösteriyor – Yeni Keşifler

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

Avusturya Bilimler Akademisi ve Yunanistan Kültür Bakanlığı’ndan arkeologların Batı Mora’daki Kleidi-Samikon’da yürüttüğü yeni kazılar, 2022 yılında keşfedilen tapınağın daha önce...

Göğe, yıldızlara bakan tanrıça heykeli bulundu

1 Şubat 2022

1 Şubat 2022

İzmir’in Buca ilçesinde 8 bin 500 yıl öncesi yerleşim izlerine rastlanan Yeşilova Höyük’te “Göğe, yıldızlara bakan tanrıça heykeli” bulundu. Kültür...

Dara Antik Kenti’nde keşfedilen agora gün yüzüne çıkarılıyor

6 Ocak 2024

6 Ocak 2024

Doğu Roma İmparatorluğu’nun Sasani saldırılarına karşı durmak için kurduğu Dara Antik Kenti’nde bir agora keşfedildi. Şehir, MS 507 yılında imparator...

Süpermarket inşaat alanında Roma taban mozaiği bulundu

18 Mart 2023

18 Mart 2023

Oxford Arkeolojisi arkeologlarından oluşan bir ekip, İngiltere’nin Buckinghamshire kentindeki Olney kasabasında kurulacak süpermarketin inşaat alanında Roma taban mozaiği keşfetti. Bir...

Bangkok’un Batısında 3000 Yıllık Balina İskeleti Bulundu

26 Kasım 2020

26 Kasım 2020

Bangkok’un batısındaki Samut Sakhon’da 3000 yıldan daha uzun bir süre önce bu denizlerde yüzmüş olduğu düşünülen bir balina iskeleti bulundu....

Fransa’da uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak dairesel şekilli Demir Çağı Galya köyü bulundu

2 Nisan 2024

2 Nisan 2024

Fransa’nın Côtes d’Armor bölgesindeki Cap d’Erquy’de uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak Demir Çağı’ndan kalma dairesel şekilli bir köyün kalıntıları ortaya çıkarıldı....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]