22 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kleopatra Güzel Bir Kadın mıydı?

Mö. 48 ‘de erkek kardeşi ile taht için savaş vermekteydi. Bir iç savaşın göbeğinde kendine müttefik arayan Kleopetra’nın destekçisi Roma İmparatoru Julius Caesar olacaktır. Julius Caesar kelimenin tek anlamıyla “büyülenmiş” savaşan kardeşleri uzlaştırmayı kabul etmiştir.

Kleopetra denince herkesin aklına güzellik abidesi gibi bir kadın gelmektedir. O bir büyücüdür, şehveti onu yönetir, Roma İmparatorluğunu karıştıran kadındır. Filmlerdeki tasvirleri bile bütün bu inanışların çerçevesinde kurgulanmaktadır.

Modern tarihçiler ise tüm bu anlatılan ve düşünülenden daha farklı bir Kleopetra tasviri olduğunu söylüyorlar.

Romalı düşmanlarının onu anlattığı gibi krallığını güzelliği ve cinsel hünerleriyle yönettiği iddalarının asılsız olduğunu belirtiyorlar.

Romalıların iyi provakatörler olduğu ve Kleopetra’nın ise sadece bir günah keçisi olduğunu anlamak çokta zor değil.

Tarih boyunca bir çok kadın yönetici kontrolü ve gücü elde tutabilmek için cinsel becerilerini kullandıkları suçlamasıyla karşı karşıya kalmışlardır. Romalılarda Kleopetra’da aynı taktiği denediler ve bizler 2000 yıl sonra bile hala bunu sorguluyoruz.

Kleopetra’nın cesedi hiçbir zaman bulunamadı. Bu da doğal olarak bilim insanlarını onun gerçekten neye benzediğini aramaya yöneltti. Hayatta kalan resim ve heykellerinin çoğu, Kleopetra’dan kendisinden çok kendi zamanlarını anlatan anakronistik icatlardır. ( Anakronizm, herhangi bir olay ya da varlığın içinde bulunduğu zaman dilimi ile kronolojik açıdan uyumsuz olması)

Mısırbilimciler “ ne Eski Mısır’da ne de eski Yunan’da gerçek anlamda batılı bir portre kavramına yaklaşan birşey yoktur” derler.

Kısmen de olsa profil resmi olarak ele alınabilecek ipuçları vardır. Onun hükümdarlığı sırasında basılan sikkeler gibi. Mark Antony ile evliliği sırasında, birliklerine ödeme yapması için gümüş denarius para basıldı. Madalyonun her iki yüzünde de bir yüz var ve yüzü görünüşe göre abartılı şekilde Romalılaştırılmış görünüyor.

Antonius ve Kleopatra’nın ittifakından MÖ 37-33 tarihli ve Doğu Akdeniz’de (muhtemelen Antakya, Suriye) basılmış bir madeni para. Kleopatra’nın görüntüsü madalyonun ön yüzünde beliriyor ve bu onun daha büyük önem taşıdığını gösteriyor

Birde Kleopetra için tasarlanmış devasa boyutları ile Mısır rölyefleri vardır. Bu rölyeflerde resmedildiği şekilde olduğu düşünülecek olursa bu rölyef çizimlerinde Kleopetra insandan çok tanrı şeklini almıştır. Rölyeflerin gerçekten bizi daha da fazla uzaklaştığına şahit oluruz. Hayatının son dönemlerinde yapılmış birkaç Yunan mermer heykel onu temsil edebilir ama hiçbirinde adı yazılı değildir.

Bu kabataslak kaynaklar topluca görünüşü hakkında bir fikir verse bile, muhtemelen onun “güzel” olup olmadığını söyleyemezler. Tabii güzellik ne anlama geliyorsa artık! Sezar veya Antonius’un onda ne gördüğünü bize kesinlikle söyleyemezler. Ayrıca, bazı bilim insanları, onun cazibesiyle ilgili tüm bu soruların uygunsuz olduğunu savunuyor. Modern bir kadın liderin fiziğini aşırı analiz etmekten farklı değil diyorlar.

Firavun kıyafetinde Kleopatra’yı tasvir eden ve İsis’e adaklar sunan, MÖ 51 tarihli bir rölyef.Wikimedia Commons

Mısırbilimci Sally-Ann Ashton, “Ne zaman ona 2000 yıl öncesinden güçlü ve etkili bir hükümdar olarak bakmıyoruz? Çekici olup olmadığı hakkında konuşmaya neden bu kadar takıntılıyız?” diye soruyor ve bence hiç te haksız değil!

Kleopatra’nın muazzam gücü kuşkusuz Mısır’ın uzun süredir hüküm süren Ptolemaios hanedanlığına mensup olmasından geldi. Bu hanedanlığın Mısır kanı taşımaması da ayrı bir konu olarak kaldı. Ptolemaios hanedanlığı Makedonya’dan gelmekteydi. Kleopetra bir Makedon olarak düşünüldüğünde beyaz olmalıydı diye düşündü tarihçiler ve her zaman öyle resmedildi. Ancak Kleopetra’nın babası bilinse bile annesinin kim olduğu her zaman bir sır olarak kaldı. Avrupa sanatının her zaman onu tasvir ettiği gibi beyaz olup olmadığı konusu da karışıktır.

Kleopatra’nın mermer heykeli.

Bir çok tarihçi Kleopatra’nın siyahi bir tene sahip olduğunu düşünmektedir. Üstelik bu düşünce 19. yüzyıl ressamı William Wetmore Story’nin kölelik karşıtı bir ifade olarak onu siyah özelliklerle şekillendirdiği zamandan çok daha erken ortaya çıktı .

Kültür tarihçisi Mary Hamer’e göre, eski bir kraliçenin, klasikçiler ile Afro-merkezci hareket arasındaki modern bir savaşın merkezinde durması şaşırtıcı değil. Ne de olsa, o belki de bir Roma İmparatorluğunun en değerli düşmanıydı ve bu şekilde, başlangıçta Avrupa’nın hakimiyet yolunu etkiledi. İnsanlar Kleopatra’nın siyah olup olmadığını sorduklarında, Hamer, “olumlu yanıt vermenin batı medeniyetinin tüm yapısını sorgulayabileceği anlaşılmış görünüyor.” Avrupa (beyaz ve ataerkil) tarihinde önemli bir anda, siyasi evrenin siyah bir kadın etrafında döndüğü anlamına gelir. Bu da birçoklarını rahatsız edecek bir düşünce!

Muhtemelen ölümünden sonra boyanmış Kleopatra portresi, Roma Herculaneum, İtalya’dan MS 1. yüzyıla tarihlenir. kaynak: Ángel M. Felicísimo / Public Domain / Wikimedia Commons

Kleopatra’nın yüz ifadesi arayışındaki son ipuçları, Romalıların ölümünden sonraki yüzyıllardaki yazılarından geliyor, ancak bazıları bariz bir önyargı gösteriyor. İtibarı daha çok Augustus tarafından tamamlanmış gibi görünüyor. Cumhuriyetin iç savaşı yüzünden Kleopetra bir günah keçisi haline geldi. Onu yabancı bir baştan çıkarıcı olarak resmettiler. Bir Augustus şair ve propagandacı, Propertius, ona Meretrix regina ya da “fahişe Kraliçe” damgasını vurdu.

Daha sonra klasik tarihçiler daha fazla tarafsızlık ve nüans getirirler, ancak Kleopatra’nın görünüşü konusunda aynı fikirde değiller. Cassius Dio, Roma tarihinde ona “olağanüstü güzellikte bir kadın” ve “gençliğinin zirvesindeyken en çarpıcı olanıydı” diyor. Bu standart anlatıma uyuyor. Plutarkhos, onun için “Güzelliği, bize söylendiği gibi, kendi içinde tamamen kıyaslanamaz değildi”, “ne de onu görenleri vuracak gibi.” diye yazıyor.

Plutarch’ın vurguladığı şey şudur: “Onunla sohbetin dayanılmaz bir çekiciliği ve varlığının… bu konuda uyarıcı bir yanı vardı. Sesinin tonlarında da tatlılık vardı. Birçok dil biliyordu ve bir erkek hükümdarın beklediği her şekilde yetenekliydi.”

Kleopatra’nın neye benzediğinden asla emin olamayabiliriz, ancak hayatının temel gerçekleri açıktır. Antik Akdeniz’de neredeyse herkes kadar güç kullanıyordu ve en büyük krallıklarından birine hükmetti.

Banner
Benzer Yazılar

Hattuşa’da 119 Yıllık Hitit Kazısı: Büyük Tapınak ve Saray Arasındaki Gizemli Alan İlk Kez Derinlemesine Araştırılıyor

3 Ağustos 2025

3 Ağustos 2025

Çorum’un Boğazkale ilçesinde, Anadolu’nun en önemli medeniyetlerinden Hititlerin başkenti Hattuşa’da 119 yıldır aralıksız süren kazı çalışmaları yeni bir döneme girdi....

İran’dan Kaçırılan Antik Sırlı Tuğlaları İsviçre İade Etti

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Yaklaşık 40 yıl önce İran’dan kaçırılan 49 sanat eseri İsviçreli yetkililerin yardımlarıyla evlerine iade edildi. Kültürel Miras, Turizm ve El...

Lavların altında kalan Pompeii kentindeki kazılarda Truvalı Helen’i tasvir eden çarpıcı bir fresk bulundu

11 Nisan 2024

11 Nisan 2024

Arkeologlar, Vezüv Yanardağı’nın lavları altında kalan Pompeii’nin en uzun caddelerinden biri olan Via di Nola’daki büyük bir evin ziyafet salonundaki...

Ordu’da cami cemaatının yıllardır oturduğu taşın, Roma İmparatoru III. Gordianus dönemi bir mil taşı olduğu ortaya çıktı

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Ordu’nun Fatsa ilçesinde , Roma İmparatoru III. Gordianus (MS 239) dönemine ait mil taşı bulundu. 1800 yıllık mil taşının, uzun...

Arkeologlar Uşaklı Höyük’teki Kazılarda Hititlerin Yemek Kültürünün İzini Sürüyor

16 Temmuz 2025

16 Temmuz 2025

Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Büyük Taşlık köyündeki Uşaklı Höyük kazılarında, arkeologlar Hitit mutfağına dair çarpıcı bulgulara ulaştı. Antik tohum kalıntıları...

7 bin yıllık mezarda inek kanı içildiğine dair en eski kanıtlar ele geçti

24 Mart 2023

24 Mart 2023

Sudan’da arkeologlar bir mezarda inek kanı içme ritüelinde kullanılmış olduğunu düşündükleri kemik aletler buldu. İnek kanı içme günümüzde Doğu Afrika’da...

Neandertal İnsanı Dişlerini Nasıl Tedavi Ediyordu?

10 Nisan 2021

10 Nisan 2021

Günümüzde diş hekimlerimiz gelişen teknoloji ile fazla ağrı ve acı yaşatmadan dişlerimizin sağlığını korumaktalar. Ancak, ne olursa olsun dişçi ve...

5 bin 600 yıllık elit evlerin çıkarıldığı Arslantepe Höyük kazıları başlıyor

9 Ağustos 2022

9 Ağustos 2022

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Arslantepe Höyük, 2022 kazı sezonuna başlıyor. Geçtiğimiz kazılarda M. Ö. 3600 yıllarına ait elit...

Adilcevaz Kef Kalesi Kazıları 45 Yıl Sonra Tekrar Başlıyor

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

Bitlis ili Adilcevaz ilçesi’nde yer alan Urartu döneminden kalma Kef Kalesi’nin kazı çalışmalarına 45 yıl aradan sonra tekrar başlanıyor. Çivi...

Beyaz Jaguar’ın Ülkesi Sak-Bahlán: Maya Direnişinin Kayıp Şehri Meksika Ormanlarında Ortaya Çıktı

1 Ağustos 2025

1 Ağustos 2025

Meksika’nın Chiapas eyaletindeki yoğun yağmur ormanlarının derinliklerinde, arkeologlar Maya uygarlığının son direnişçilerinin saklandığı ve yüzyıllardır kayıp olan Sak-Bahlán kentinin izini...

İsveç’te bir Orta Çağ mezarında 4 metreden uzun kılıç bulundu

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

İsveç’in batı kıyısındaki liman kenti Halmstad’daki Lilla Torg’da yapılan arkeolojik araştırmalar sırasında alışılmadık ve heyecan verici bir keşif yapıldı. 6...

Orta Asya’nın İncisi Özbekistan’ın Yetiştirdiği Bilim İnsanları ve Tarihi Güzellikleri

16 Kasım 2020

16 Kasım 2020

Özbekistan tarihine baktığımız da ilk göreceğimiz şey elbette ki aynı kanı taşıyor olmamız. Özbekistan, günümüzdeki yedi bağımsız Türk devletinden biri...

Tenedos Antik Kenti’nde 2700 yıllık çocuk mezarlığı keşfedildi

2 Mart 2024

2 Mart 2024

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Takaoğlu başkanlığında Tenedos antik kenti’nde devam eden kazılarda 2700...

Yeni Çalışma: Ağrı Dağı’nın Nuh’un Gemisi Anlatısındaki Rolü Üç Din Perspektifinden Yeniden Değerlendirildi

26 Şubat 2026

26 Şubat 2026

Ağrı Dağı yüzyıllardır tek bir soruyla anılıyor: Nuh’un Gemisi gerçekten burada mı karaya oturdu? Bu soru sayısız keşif girişimine, dağ...

Polonya’da MÖ 8000-7000’e Tarihlenen Mezolitik Toplu Mezar: Bedenleri Birbirine Sarılmış Bir Aile Ortaya Çıktı

29 Ağustos 2025

29 Ağustos 2025

Orłowo köyüne bağlı Inowrocław komününde, bir gaz boru hattı inşaatı sırasında, bedenleri birbirine sarılmış gibi duran dört kişilik bir toplu...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]