7 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kleopatra Güzel Bir Kadın mıydı?

Mö. 48 ‘de erkek kardeşi ile taht için savaş vermekteydi. Bir iç savaşın göbeğinde kendine müttefik arayan Kleopetra’nın destekçisi Roma İmparatoru Julius Caesar olacaktır. Julius Caesar kelimenin tek anlamıyla “büyülenmiş” savaşan kardeşleri uzlaştırmayı kabul etmiştir.

Kleopetra denince herkesin aklına güzellik abidesi gibi bir kadın gelmektedir. O bir büyücüdür, şehveti onu yönetir, Roma İmparatorluğunu karıştıran kadındır. Filmlerdeki tasvirleri bile bütün bu inanışların çerçevesinde kurgulanmaktadır.

Modern tarihçiler ise tüm bu anlatılan ve düşünülenden daha farklı bir Kleopetra tasviri olduğunu söylüyorlar.

Romalı düşmanlarının onu anlattığı gibi krallığını güzelliği ve cinsel hünerleriyle yönettiği iddalarının asılsız olduğunu belirtiyorlar.

Romalıların iyi provakatörler olduğu ve Kleopetra’nın ise sadece bir günah keçisi olduğunu anlamak çokta zor değil.

Tarih boyunca bir çok kadın yönetici kontrolü ve gücü elde tutabilmek için cinsel becerilerini kullandıkları suçlamasıyla karşı karşıya kalmışlardır. Romalılarda Kleopetra’da aynı taktiği denediler ve bizler 2000 yıl sonra bile hala bunu sorguluyoruz.

Kleopetra’nın cesedi hiçbir zaman bulunamadı. Bu da doğal olarak bilim insanlarını onun gerçekten neye benzediğini aramaya yöneltti. Hayatta kalan resim ve heykellerinin çoğu, Kleopetra’dan kendisinden çok kendi zamanlarını anlatan anakronistik icatlardır. ( Anakronizm, herhangi bir olay ya da varlığın içinde bulunduğu zaman dilimi ile kronolojik açıdan uyumsuz olması)

Mısırbilimciler “ ne Eski Mısır’da ne de eski Yunan’da gerçek anlamda batılı bir portre kavramına yaklaşan birşey yoktur” derler.

Kısmen de olsa profil resmi olarak ele alınabilecek ipuçları vardır. Onun hükümdarlığı sırasında basılan sikkeler gibi. Mark Antony ile evliliği sırasında, birliklerine ödeme yapması için gümüş denarius para basıldı. Madalyonun her iki yüzünde de bir yüz var ve yüzü görünüşe göre abartılı şekilde Romalılaştırılmış görünüyor.

Antonius ve Kleopatra’nın ittifakından MÖ 37-33 tarihli ve Doğu Akdeniz’de (muhtemelen Antakya, Suriye) basılmış bir madeni para. Kleopatra’nın görüntüsü madalyonun ön yüzünde beliriyor ve bu onun daha büyük önem taşıdığını gösteriyor

Birde Kleopetra için tasarlanmış devasa boyutları ile Mısır rölyefleri vardır. Bu rölyeflerde resmedildiği şekilde olduğu düşünülecek olursa bu rölyef çizimlerinde Kleopetra insandan çok tanrı şeklini almıştır. Rölyeflerin gerçekten bizi daha da fazla uzaklaştığına şahit oluruz. Hayatının son dönemlerinde yapılmış birkaç Yunan mermer heykel onu temsil edebilir ama hiçbirinde adı yazılı değildir.

Bu kabataslak kaynaklar topluca görünüşü hakkında bir fikir verse bile, muhtemelen onun “güzel” olup olmadığını söyleyemezler. Tabii güzellik ne anlama geliyorsa artık! Sezar veya Antonius’un onda ne gördüğünü bize kesinlikle söyleyemezler. Ayrıca, bazı bilim insanları, onun cazibesiyle ilgili tüm bu soruların uygunsuz olduğunu savunuyor. Modern bir kadın liderin fiziğini aşırı analiz etmekten farklı değil diyorlar.

Firavun kıyafetinde Kleopatra’yı tasvir eden ve İsis’e adaklar sunan, MÖ 51 tarihli bir rölyef.Wikimedia Commons

Mısırbilimci Sally-Ann Ashton, “Ne zaman ona 2000 yıl öncesinden güçlü ve etkili bir hükümdar olarak bakmıyoruz? Çekici olup olmadığı hakkında konuşmaya neden bu kadar takıntılıyız?” diye soruyor ve bence hiç te haksız değil!

Kleopatra’nın muazzam gücü kuşkusuz Mısır’ın uzun süredir hüküm süren Ptolemaios hanedanlığına mensup olmasından geldi. Bu hanedanlığın Mısır kanı taşımaması da ayrı bir konu olarak kaldı. Ptolemaios hanedanlığı Makedonya’dan gelmekteydi. Kleopetra bir Makedon olarak düşünüldüğünde beyaz olmalıydı diye düşündü tarihçiler ve her zaman öyle resmedildi. Ancak Kleopetra’nın babası bilinse bile annesinin kim olduğu her zaman bir sır olarak kaldı. Avrupa sanatının her zaman onu tasvir ettiği gibi beyaz olup olmadığı konusu da karışıktır.

Kleopatra’nın mermer heykeli.

Bir çok tarihçi Kleopatra’nın siyahi bir tene sahip olduğunu düşünmektedir. Üstelik bu düşünce 19. yüzyıl ressamı William Wetmore Story’nin kölelik karşıtı bir ifade olarak onu siyah özelliklerle şekillendirdiği zamandan çok daha erken ortaya çıktı .

Kültür tarihçisi Mary Hamer’e göre, eski bir kraliçenin, klasikçiler ile Afro-merkezci hareket arasındaki modern bir savaşın merkezinde durması şaşırtıcı değil. Ne de olsa, o belki de bir Roma İmparatorluğunun en değerli düşmanıydı ve bu şekilde, başlangıçta Avrupa’nın hakimiyet yolunu etkiledi. İnsanlar Kleopatra’nın siyah olup olmadığını sorduklarında, Hamer, “olumlu yanıt vermenin batı medeniyetinin tüm yapısını sorgulayabileceği anlaşılmış görünüyor.” Avrupa (beyaz ve ataerkil) tarihinde önemli bir anda, siyasi evrenin siyah bir kadın etrafında döndüğü anlamına gelir. Bu da birçoklarını rahatsız edecek bir düşünce!

Muhtemelen ölümünden sonra boyanmış Kleopatra portresi, Roma Herculaneum, İtalya’dan MS 1. yüzyıla tarihlenir. kaynak: Ángel M. Felicísimo / Public Domain / Wikimedia Commons

Kleopatra’nın yüz ifadesi arayışındaki son ipuçları, Romalıların ölümünden sonraki yüzyıllardaki yazılarından geliyor, ancak bazıları bariz bir önyargı gösteriyor. İtibarı daha çok Augustus tarafından tamamlanmış gibi görünüyor. Cumhuriyetin iç savaşı yüzünden Kleopetra bir günah keçisi haline geldi. Onu yabancı bir baştan çıkarıcı olarak resmettiler. Bir Augustus şair ve propagandacı, Propertius, ona Meretrix regina ya da “fahişe Kraliçe” damgasını vurdu.

Daha sonra klasik tarihçiler daha fazla tarafsızlık ve nüans getirirler, ancak Kleopatra’nın görünüşü konusunda aynı fikirde değiller. Cassius Dio, Roma tarihinde ona “olağanüstü güzellikte bir kadın” ve “gençliğinin zirvesindeyken en çarpıcı olanıydı” diyor. Bu standart anlatıma uyuyor. Plutarkhos, onun için “Güzelliği, bize söylendiği gibi, kendi içinde tamamen kıyaslanamaz değildi”, “ne de onu görenleri vuracak gibi.” diye yazıyor.

Plutarch’ın vurguladığı şey şudur: “Onunla sohbetin dayanılmaz bir çekiciliği ve varlığının… bu konuda uyarıcı bir yanı vardı. Sesinin tonlarında da tatlılık vardı. Birçok dil biliyordu ve bir erkek hükümdarın beklediği her şekilde yetenekliydi.”

Kleopatra’nın neye benzediğinden asla emin olamayabiliriz, ancak hayatının temel gerçekleri açıktır. Antik Akdeniz’de neredeyse herkes kadar güç kullanıyordu ve en büyük krallıklarından birine hükmetti.

Banner
Benzer Yazılar

Bir araştırmaya göre, 27.000 yıl önce Moğolistan’da yaşayan dev develerin neslinin tükenmesine iklim ve Arkaik insanlar neden oldu.

3 Nisan 2022

3 Nisan 2022

Devasa iki hörgüçlü bir deve türü olan Camelus knoblochi, yaklaşık 27.000 yıl öncesine kadar Moğolistan’da modern insanlarla ve belki de...

Çatalhöyük kazılarında 8 bin 500 yıllık ahşap merdiven parçası bulundu

12 Nisan 2022

12 Nisan 2022

Neolitik dönem ilk yerleşim izlerinin görüldüğü Çatalhöyük’te sürdürülen kazılarda 8 bin 500 yıllık ahşap merdivene ait parça bulundu. Çatalhöyük yerleşiminde...

Büyük İskender’in Anadolu’da Perslere karşı ilk kazandığı zaferin 2.400 yıllık savaş alanı bulundu

29 Aralık 2024

29 Aralık 2024

Arkeologlar, 20 yıllık araştırmanın ardından Büyük İskender’in Küçük Asya’yı ele geçirmek için girdiği ilk önemli savaş olan efsanevi Granikos Muharebesi’nin...

Hitit Çivi Yazılı Tabletler Yapay Zeka Teknolojisi ile Okunacak

28 Aralık 2021

28 Aralık 2021

Anadolu’nun kadim medeniyetlerinden Hititlere ait çivi yazılı kil tabletlerin okunmasında yapay zeka teknolojisi kullanılacak. 1800 yıllarından bu yana başta Hitit...

Hititlerin Kayıp Başkenti Tarhuntašša’nın Olduğu Düşünülen Türkmen Karahöyük’te 2 Bin Yıllık Kemik Kalem Keşfedildi

20 Ağustos 2025

20 Ağustos 2025

Hitit Kralı II. Muvattali, Kadeş Savaşı öncesinde aldığı radikal bir kararla başkenti Hattuşa’dan Tarhuntašša’ya taşımıştı. Tarhuntašša’nın yeri hâlâ kesin olarak...

Kythera açıklarında 2500 yıllık gemi enkazı bulundu

5 Kasım 2021

5 Kasım 2021

Yunanistan’ın Kythera adası açıklarında Klasik Çağ dönemine ait gemi enkazı bulundu. Enkaz, Bağımsız Güç İletim Operatörü (IPTO) nün Girit-Peloponnese denizaltı...

Arkeologlar, Hitit kenti Samuha’da kuş falı tabletleri ve kraliyet mühürleri keşfetti

17 Eylül 2025

17 Eylül 2025

Sivas’ın Yıldızeli ilçesinde yer alan Hitit yerleşim yeri Kayalıpınar, antik çağdaki adıyla Samuha, bu sezon yapılan kazılarda çarpıcı buluntulara sahne...

Dünyanın En Eski Pantolonu Üç Dokuma Tekniğiyle Üretilmiş

27 Şubat 2022

27 Şubat 2022

2014 yılında, bir grup arkeolog Çin’de yaklaşık 3300 yıl öncesine ait şimdiye kadar bulunan en eski bir çift yün pantolon...

Antakyalı Sosipatros’un Oğlunun Adak Sunağı Neden Bir Kilise Duvarında?

2 Aralık 2020

2 Aralık 2020

İsrail’in kuzeyinde bulunan Banyas Koruma Alanında bir Bizans Kilisesini kazmakta olan araştırmacılar Ms.400 civarına tarihlenen bu kilisenin temelinde Tanrı Pan’a...

Diyarbakır Amida Höyük’te El Cezeri’nin Geliştirdiği Sistemle Yapılmış 1800 yıllık Isıtma Sistemi Bulundu

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Amida Höyükte yapılan kazı çalışmaları neticesinde 1800 yıllık ısıtma sistemi ve sulama kanalları ortaya çıkarıldı. Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Amida...

Porsuk Höyük kazılarında yeni surlar ortaya çıkarıldı

10 Ağustos 2021

10 Ağustos 2021

Yerleşim kalıntı izlerinin Neolitik çağla görüldüğü ve önemli bir Hitit yerleşim yeri olan Porsuk Höyük kazılarında demir çağına ait surlar...

3 Bin Yıllık Antik Kent Tehlike Altında

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

İzmir’in Aliağa ilçesi’nde yapılması planlanan liman için 3 bin yıllık antik kentin bir kısmı yok olma tehlikesi ile karşı karşıya…...

Avarlar hakkında yeni bulgulara ulaşıldı

2 Nisan 2022

2 Nisan 2022

250 yıl boyunca Orta ve Doğu Avrupa’nın çoğunu yöneten Avarlar, Attila’nın Hunlarından daha az biliniyordu, ancak şüphesiz daha başarılıydılar. MS...

İngiltere’de Romalılara Ait Tuz Üretim Alanı keşfedildi.

9 Ekim 2020

9 Ekim 2020

Spalding Western Relief Road için hazırlık çalışmaları kapsamında bir grup arkeolog Pinchbeck’te bir kazı çalışması yürütüyor. Yine bu çalışmalar kapsamında...

Petrol sondaj alanında urne benzeri mezarların bulunduğu 2.000 yıllık bir mezarlık ortaya çıkarıldı.

16 Temmuz 2022

16 Temmuz 2022

İran’ın güneybatısındaki Huzistan eyaletinin başkenti Ahvaz’da bulunan petrol sondaj alanında urne benzeri mezarlara sahip eski bir mezarlık keşfedildi. Mezarlık, Ahvaz...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]