27 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kerkenes yerleşimi İkinci Gordion olabilir mi?

Yozgat’ın Sorgun ilçesi sınırları içerisinde yer alan Kerkenes Dağı’ndaki yerleşme uzun zamandır bilinmesine ve araştırılmasına rağmen hala bir çok sırrı barındırmaya devam ediyor.

Örneğin, bu yerleşimin adını hala bilmiyoruz.

2003 yılı kazı sezonunda bir dönem Med kenti olduğuna inanılan yerleşimde Frig yazıtlarının bulunması, kentin Frig yerleşimi olabileceğine işaret etti.

Antik kaynaklarda Pteria olarak kaydedilen kentin burası olduğu düşünülse de 1993 yılından beri devam eden çalışmalar ne yazık ki yerleşimin Pteria antik kenti olup olmadığına dair yeterli kanıt sağlayamamıştır.

Peki bu uzun zamanda ne oldu? Neyin gün ışığına çıktığına ve neyin hala gizli olduğuna bir göz atalım.

Her şeyden önce, şehrin bir Akdeniz şehri olmadığından neredeyse eminiz. Yerleşimde yapılan her kazı bize buranın bir Frig kenti olduğunu göstermiştir. Anıtlar ve seramik kalıntıları üzerindeki Frig yazıtları ile Frig kökenli insanların burada yaşadığını biliyoruz. Burada sadece yazıtları değil, Friglere ait dini inançların izlerini de adım adım takip etmek mümkündür.

Kerkenes Dağı Planları
Kerkenes Dağı Planları

Gordion kazılarının sonuçları, yerleşimin M.Ö. 700 yıllarında askeri bir saldırı sonucu başlayan bir yangınla sona erdiğini göstermektedir. Eusebius, başkent Gordion’u yağmalayıp tahrip eden ve Midas’ın ölümüne neden olan Kimmer istilası için M.Ö. 696-695 ve Sextus Julius Africanus M. Ö. 675-674 tarihlerini verir.

Araştırmalara göre, Kerkenes şehri M.Ö. 7. yüzyılın sonlarında ve 6. yüzyılın ilk yarısında bir nesil boyunca inşa edilmiş ve iskan edilmiştir. Yeni bir ikinci başkent Gordion’u kurmak için yeterli zaman geçmiş olmalıydı.

Kapadokya Kapısı duvarının restore edilmiş bölümü. Fotoğraf: Chicago
Kapadokya Kapısı duvarının restore edilmiş bölümü. Fotoğraf: Chicago

Yerleşimde 757 yapı taşı ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca su ihtiyacını karşılamak için tüm yaz boyunca idare edilebilen yapay göletler oluşturulmuştur. Bu yapay göletlerin tabanları taş döşeme ile kaplıdır. Yerleşimde 7 ana kapı bulunmaktadır ve kapıların anıtsal görünümü oldukça dikkat çekicidir. 7 ana kapının ana yollara açık olduğu , bu da şehrin muhtemelen her zaman tehlikede olan yoğun Kimmer saldırıları döneminde inşa edildiği göz önüne alındığında şaşırtıcı değildir. Anadolu’nun bu dönemde siyasi bir birlik olmaktan uzak, karışık bir dönemden geçtiğini de belirtmekte fayda var.

Halys Nehri Savaşı veya Tutulma Savaşı, M. Ö. 6. yüzyılın başlarında Medler ve Lidyalılar arasındaki bir çatışmaydı. Lidya kralı Alyattes ile Med kralı Kyaksares arasındaki 5 yıllık savaşın bir gününde güneş tutulması gerçekleştiğinde “Tanrılar bu savaşı istemiyor” denilerek savaş sona erdirilir ve barış anlaşması yapılır. “Tutulma Savaşı” olarak adlandırılacak olan bu olay, M.Ö. 28 Mayıs 585 tarihinde gerçekleşti. Lidya’nın Sardeis’ten bu kadar uzak bir bölgede Medlerin ordularına karşı 5 yıl yardımsız kalması mümkün görünmemektedir. Muhtemelen, Alyattes, Frig yönetimi altında olan ve hatta savaş sırasında Frigyalıların yeni başkenti haline gelen Kerkenes yerleşiminden destek alarak savaşa devam etti. Sonuç olarak savaş barış anlaşmasıyla sonuçlanmış ve bölgede 40 yıl sürecek bir anlaşmanın temelleri atılmış oldu.

Statue-base-with-sphinx

Bu dönemde Kerkenes halkı Muski, Tabal, Kashka gibi yeni katılan halklarla birlikte güçlenmeye ve büyümeye başladı. Tıpkı Gordion’un son döneminde bir sıçrama yapan, gösterişli ve anıtsal yapılar inşa etmeye başlayan Gordion halkı gibi, bu barış sonucunda kendilerini daha güvende hissettiler ve yeni bir Gordion yaratmak için çalışmalara başladılar.

Kentin yaklaşık 7 kilometre uzunluğundaki surları, 2,5 kilometrekarelik bir yerleşim alanı oluşturmaktadır. Bu kadar büyük bir yerleşimin büyük bir ekonomik güce, nüfus yoğunluğuna ve bilgiye ihtiyaç duyduğu kesindir. Burada unutulmaması gereken en önemli nokta, bu insanların zaten anıtsal bir kent inşa edebilecek kapasiteye ve bilgiye sahip olmalarıdır. Bulunan saray kompleksinin ve idari yapının varlığı bir otoritenin varlığına işaret etmektedir. Gordion mimarisine zaten aşina olan insanların kendilerini daha fazla korumak için daha güçlü tahkimat sistemleri inşa etmeye çalışmaları oldukça doğaldır.

Kapadokya Kapısı içinde kazılan kült görüntüler. A) Yarı ikonik idol (S1); B) Anikonik stel (S2); C) Heykel tabanı (S3); D) Frig fibulaları ile heykel parçası. Ben Claasz Coockson'ın çizimleri.
Kapadokya Kapısı içinde kazılan kült görüntüler. A) Yarı ikonik idol (S1); B) Anikonik stel (S2); C) Heykel tabanı (S3); D) Frig fibulaları ile heykel parçası. Ben Claasz Coockson’ın çizimleri.

Boğazköy’de Hititlerden sonra kurulan yerleşimde bu surların örneklerinin bulunduğu görülmektedir. Lidya ile barışçıl ilişkilerin bir sonucu olarak, Sardeis gibi daha güçlü ve eğimli bir surun inşası, öğrenmenin geliştiği anlamına gelir.

Belki de Boğazköy’de kayıp Pteria şehrini aramak daha doğru olur.

Kerkenes yerleşiminin M.Ö. 540 yılında başkent Gordion gibi ateşli bir yıkımla karşı karşıya kaldığı ve terk edildiği düşünülmektedir.

Fildişi Plak. Fotoğraf: Kerkenes ve Demir Şehir
Fildişi Plak. Fotoğraf: Kerkenes ve Demir Şehir

540 yılında Lidya Krallığı’nın yıkılmasıyla Frig toprakları, Pers İmparatorluğu’nun bir parçası olarak Kapadokya, Paphlagonia ve Hellespontos ile birlikte Büyük Frig satraplığına bağlanmıştır.

Kazı, bu muazzam şehrin 8.000 metrekaresini ortaya çıkardı. En erken kazılar, şehri Demir Çağı’na yerleştirecek kadar uzun olan 1928’de birkaç hafta boyunca yapıldı. Bu kısa kazıları, 1996 yılından bu yana kent genelinde uzun soluklu kazılar izlemiştir. Başlıca kazı alanları, kentin saray kompleksinin bir kısmının yanı sıra yedi şehir kapısından birini de içermektedir.

Yerleşimin zorlu iklim koşullarına rağmen kazılar en iyi şekilde devam etmektedir. Kazılar Profesör Scott Branting’in yönetimi altındadır.

Önemli not: Derslerinde bizlere farklı bakış açıları kazandıran değerli hocam Prof. Dr. Şevket Dönmez‘e teşekkür ediyorum.

Kapak fotoğrafı: Kültür Portalı

Banner
Benzer Yazılar

Labraunda Antik Kenti’nde Karya’nın Dağ Mabedi Yeniden Ayağa Kalkıyor

16 Mayıs 2025

16 Mayıs 2025

Muğla’nın Milas ilçesi sınırlarında yer alan ve Antik Karya’nın kutsal merkezlerinden biri olan Labraunda Antik Kenti, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın...

Ana Tanrıça Ma’ya ithaf edilen tapınağın çıkartılması hedefleniyor

26 Temmuz 2022

26 Temmuz 2022

M. Ö. 2 binli yıllarda Anadolu’da tapınım gören Ana Tanrıça Ma’nın Tokat Niksar’da yer alan Komana Antik Kenti’nde bulunan tapınağının...

Akdeniz Sularında Batan Gazze Batığında 1100 Yıllık Zeytin Çekirdekleri Keşfedildi

13 Mart 2025

13 Mart 2025

1100 yıl önce Gazze’den yola çıkan ve Antalya kıyılarında yakalandığı fırtınada sulara gömülen Gazze batığında 1100 yıllık zeytin çekirdeklerini ortaya...

2.700 Yıllık Eşsiz Donalar Kaya Mezarları Yok Oluyor

21 Temmuz 2023

21 Temmuz 2023

Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde bulunan ve Türkiye’de eşi benzeri olmayan 2 bin 700 yıllık Donalar Kaya Mezarları, bakımsızlık nedeniyle yok olma...

Çayönü Tepesi’nde DNA Araştırmaları, Anadolu’nun Erken İnsan Ağlarındaki Rolünü Ortaya Koyuyor

5 Ocak 2026

5 Ocak 2026

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan Çayönü Tepesi’nde bulunan insan kemikleri üzerinde yürütülen DNA analizleri, Anadolu’nun Neolitik Çağ’da yalnızca bir yerleşim...

Termessos Antik Kenti’nde 2500 Yıllık Hayvan Sevgisi

6 Şubat 2021

6 Şubat 2021

Hayvan dostlarımıza yapılan vicdansızlıklara, zulümlere, işkencelere her geçen gün daha fazla şahit olmaktayız. Kürkleri için canlı canlı derileri yüzülen tavşanlar,...

Tesadüfen Bulunan Seramik Parçaları Bilecik Tarihini Değiştirdi

27 Nisan 2021

27 Nisan 2021

Bilecik’in Bahçelievler Mahallesi’nde boş arazi de bir vatandaşın tesadüf eseri bulduğu seramik parçaları Bilecik tarihini 9.000 yıl geriye götürdü. Vatandaşın...

Konya’da 5 Bin Yıllık İnsan Yüzlü Çömlek Parçası Ortaya Çıkarıldı

17 Eylül 2025

17 Eylül 2025

Konya’nın Seydişehir ilçesindeki Gökhöyük’te yürütülen kazılarda, yaklaşık 5 bin yıl öncesine tarihlenen ve üzerinde insan yüzü betimlemesi bulunan çömlek parçası...

Hitit Krallığını İmparatorluğa Dönüştüren Adam I.Suppiluliuma

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

I.Suppiluliuma (MÖ 1344-1322), Hitit İmparatorluğu’nun en güçlü ve etkileyici kralı olarak kabul edilir. II. Tuthaliya’nın ölümünden sonra tahta Genç Tuthaliya...

Hitit Bit-Hilaniler’inden Antik Yunan Tapınak Sütunlarına

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Bit-Hilani kelimesinin Hititçe Hilambar yani kapı sözcüğünden türemiş olduğu düşünülmektedir. Demir çağında sıcak olan her yerde kullanılmış olan yapı türüdür....

Urfa Başbük Köyü’nde Asur Tanrılarını Betimleyen Kaya Resmi Bulundu

11 Mayıs 2022

11 Mayıs 2022

Asur Dönemi tanrılarının geçit törenini betimleyen kaya resmi 2017 yılında Urfa’nın Başbük köyünde kaçak kazı yapan kişiler tarafından açılan iki...

Yeşilova Höyük kazılarında 5 bin yıllık mermer idol ortaya çıkarıldı

17 Ağustos 2022

17 Ağustos 2022

Truva Antik Kenti ile benzerlikler görülen Yeşilova Höyük’te devam eden kazılarda 5 bin yıllık mermer idol bulundu. İzmir’in Bornova ilçesinde...

Anadolu insanı kuraklık ve iklim değişikliğine uyum sağlıyordu. Ancak, salgın, deprem ve savaşlar bu uyumu bozuyordu.

28 Haziran 2022

28 Haziran 2022

Anadolu coğrafyası, kuraklık ve iklim değişikliğinin getirdiği zorluklar ile sürekli savaşmak zorunda kalmıştır. Kuraklık, Hattiler, Hititler, Frigler ve daha birçok...

İstanbul Kara Surları Restore Ediliyor

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

İstanbul Kara Surları (Konstantinopolis Surları) Doğu Roma Dönemi’nde hendek, dış sur, iç sur olmak üzere 3 bölümde inşa edilmiş UNESCO...

İmparator Hadrianus tarafından yaptırılan Kestros Çeşmesi’nden 1800 yıl sonra yeniden su akmaya başladı

24 Kasım 2024

24 Kasım 2024

Perge Antik Kenti’nde M.S. 2. yüzyılda İmparator Hadrianus tarafından yaptırıldığı bilinen antik “Kestros Çeşmesi”nden restorasyon çalışmalarının ardından yeniden su akmaya...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]