6 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kazakistan’da Oğuzlara Ait 1.100 Yıllık Kültöbe Yazıtı Keşfedildi

Kazakistan’da bir köy okulunun müzesinde tesadüfen fark edilen tek satırlık bir yazıt, Oğuz Türklerinin tarihsel hafızasına dair yerleşik kabulleri sarsacak nitelikte bir keşfe dönüştü. 9–10. yüzyıla tarihlenen Kültöbe Yazıtı, Oğuzların Selçuklu öncesinde de yazı kullandığını ortaya koyarak Türk dili ve siyasi tarihi açısından yeni bir tartışma alanı açtı.

Yazıt, aynı zamanda Oğuzlar ile Hazar Kağanlığı arasındaki ilişkilere dair uzun süredir tartışılan görüşleri yeniden gündeme taşıyor.

Bir Köy Okulunun Müzesinde Saklı Kalan Yazı

Kültöbe Yazıtı, Kazakistan’ın Türkistan kenti yakınlarında bulunan Oranğay köyünde ortaya çıktı. Yazıtın bulunduğu yer ise alışılmış kazı alanlarından biri değil; köydeki bir ortaokulun küçük müzesi. Keşfi gerçekleştiren Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi öğretim üyesi Hayrettin İhsan Erkoç, yazıtla karşılaşma anını şu sözlerle aktardı:

“Oranğay’da Kültöbe adlı bir Oğuz yerleşimine ait kalıntıların bulunduğunu biliyorduk. Köy okulunda küçük bir müze olduğunu öğrenince ziyaret ettik. Gezerken yazıta tesadüfen denk geldik. Ardından kapsamlı bir literatür taraması yaptık ve bu yazıt hakkında bugüne kadar herhangi bir bilimsel çalışma yapılmadığını gördük. Bunun üzerine yazıtı inceleyerek bilim dünyasına kazandırmaya karar verdik.”

Kültöbe Yazıtı’nın yazarlar tarafından çekilen ilk belgeleme fotoğrafı. Yazıtın genel formu ve tek satırlık metnin konumu bu ilk karede net biçimde görülüyor (6 Ağustos 2025). Kaynak: Hayrettin İhsan Erkoç – Alparslan Kavaklı, Kültöbe Yazıtı: Erken Oğuzlarda Yazı Kullanımına İlişkin Yeni Bir Buluntu.

Tarihleme Oğuz Göçleriyle Örtüşüyor

Yazıtın kesin tarihi için bilimsel analizler devam ederken, mevcut veriler 9–10. yüzyıllara işaret ediyor. Bu dönem, Oğuzların Orta Asya’daki yerleşim ve göç süreciyle doğrudan örtüşüyor.

Erkoç’a göre, Kazak arkeologların bölgede yürüttüğü çalışmalar Oğuzların 9. yüzyılda bu coğrafyaya geldiklerini, 11. yüzyıl başlarında ise büyük ölçüde bölgeden göç ettiklerini gösteriyor. Bu nedenle Kültöbe Yazıtı, Oğuzların bölgede aktif oldukları sınırlı fakat kritik bir zaman aralığına yerleşiyor.

Tek Satırlık Metin, Büyük Anlam

Kültöbe Yazıtı yalnızca tek bir satırdan oluşuyor. Ancak bu kısa metnin okunması ve yorumlanması aylar süren titiz bir çalışmayı gerektirdi. Yazıtın çözümleme sürecini anlatan Erkoç, öne çıkan ifadeye dikkat çekti.

Erkoç: “Okuma önerilerimiz arasında ‘kazar kan kul’, yani ‘Hazar Hanı’nın kulu’ şeklinde yorumlanabilecek bir ifade öne çıkıyor.”

Yazıt, 6 Ağustos 2025’te belgelendikten sonra Türkiye’de uzmanlarla birlikte yeniden değerlendirildi. Rehber Alparslan Kavaklı ve eski Türk yazıtları uzmanı Erhan Aydın ile yapılan karşılaştırmalı okumalar sonucunda, yorumların örtüştüğü görüldü ve bulguların yayımlanmasına karar verildi.

Oğuzların Yazı Kültürü Yeniden Değerlendiriliyor

Kültöbe Yazıtıi
Kültöbe Yazıtı’nın farklı açılardan ışıklandırılarak yapılan yakın çekimi. Tek satırlık metindeki harf formları ve yüzey aşınmaları bu görüntüler üzerinden analiz edildi (29 Eylül 2025). Kaynak: Hayrettin İhsan Erkoç – Alparslan Kavaklı, Kültöbe Yazıtı: Erken Oğuzlarda Yazı Kullanımına İlişkin Yeni Bir Buluntu.

Kültöbe Yazıtı’nı bilim dünyası açısından çarpıcı kılan asıl unsur, Oğuzların yazı kültürüne dair yerleşik görüşleri sorgulaması. Uzun yıllar boyunca Oğuzcanın ancak 13. yüzyıl ortalarından itibaren yazı dili olarak kullanıldığı kabul ediliyordu.

Bu yazıt ise Oğuzların Selçuklu öncesinde de Türk yazısını kullandıklarını gösteriyor. Eğer “Hazar Hanı’nın kulu” okuması ilerleyen çalışmalarla doğrulanırsa, bu durum Oğuz Yabguluğu’nun Hazar Kağanlığı ile siyasi veya idari bir bağ içinde olduğu tezini güçlendirebilir.

Yazıtın altında yer alan damga, yalnızca dil tarihi açısından değil, Türk kültür ve kimlik tarihi bakımından da ayrı bir önem taşıyor.

Yazıtın 1990’lı yıllarda kaçak bir kazı sırasında bulunmuş olmasına rağmen bugüne kadar bilimsel literatüre girmemiş olması, Orta Asya’da hâlâ keşfedilmeyi bekleyen pek çok eserin varlığına işaret ediyor.

Kültöbe Yazıtı, yalnızca Oğuzların değil, Türk tarihinin erken dönem yazılı hafızasının sanılandan çok daha köklü ve yaygın olabileceğini gösteren nadir bulgulardan biri olarak öne çıktı.

Hayrettin İhsan Erkoç ve Alparslan Kavaklı tarafından kaleme alınan “Kültöbe Yazıtı: Erken Oğuzlarda Yazı Kullanımına İlişkin Yeni Bir Buluntu” başlıklı bilimsel çalışmayı buradan ulaşabilirsiniz.

Banner
Related Articles

Konuşma Dilinin Kayıp Halkası Bulundu mu?

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

İnsan, konuşan bir varlıktır. Konuşma dili sayesinde evrimini hızlandırmıştır. İnsanın, konuşma ile diğer canlı varlıklar arasında sivrilmesini sağlamıştır. Peki, konuşma...

Karadeniz’de Şamanizm İzleri Kahin Tepe’de Görüldü

4 Ekim 2021

4 Ekim 2021

Doğa olaylarını, bir hayvana ya da nesneye eşitleyerek ona verdikleri ruh enerjisine tapınım olarak kabul edilen inanç sistemi Şamanizm’in izlerine...

Hansel ve Gretel Masalının Ardındaki Acımasız Tarihi Gerçekler

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

1314 ve 1317 yılları arasında Avrupa’nın büyük bir kısmını etkileyen bir kıtlık süreci başladı. 1322 yılına kadar devam eden kıtlık...

Chincha Krallığı’nın Yükselişinde Deniz Kuşu Gübresi Etkili Oldu

12 Şubat 2026

12 Şubat 2026

Altın maskeler ve gümüş süsler, Güney Amerika’nın eski uygarlıkları söz konusu olduğunda ilk akla gelen imgeler. Ancak Peru’nun Pasifik kıyısında...

Macaristan Gümrüğünde Yakalanan 412 Adet Tarihi Eser Türkiye’ye Getiriliyor

20 Şubat 2021

20 Şubat 2021

Kültür ve Turizm Bakanlığının, tarihi eser kaçakçılığıyla olan mücadelesi hız kesmeden devam ediyor. Ülkemizden yasadışı yollarla yurtdışına kaçırılan eserler için çalışmalar...

“Atiye” Göbeklitepe’nin Tanıtımına Yardımcı Oluyor

27 Haziran 2021

27 Haziran 2021

Netflix’in orjinal Türk dizisi Atiye, UNESCO Miras Listesi’nde yer alan insanlık ortak tarihi Göbeklitepe’nin tanıtımını dünyaya yapıyor. Netflix’in orjinal dizileri...

Kıbrıs, Tunç Çağı’nda Akdeniz’in en büyük bakır üreticisiydi

17 Mart 2023

17 Mart 2023

Kıbrıs adasının güneyinde yer alan günümüz Larnaka şehri yakınlarındaki Hala Sultan Tekkesi ve çevresinde yapılan kazılar Kıbrıs’ın Tunç Çağı’nda Akdeniz’in...

Sahra Çölü’nün Kaybolan Cenneti

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

Bugünkü Sahra Çölü’nün büyük kısımları binlerce yıl önce yeşildi. Zürafaların ve timsahların tarih öncesi gravürleri, çölde yüzen insanları bile gösteren bir...

Fransa’da 1700 yıllık Roma ayakkabısı ve zanaat bölgesi bulundu

3 Haziran 2023

3 Haziran 2023

Fransız Ulusal Önleyici Arkeolojik Araştırma Enstitüsü (INRAP) arkeologları tarafından Therouanne kasabasının güneybatısında bir kanalın yakınında bir Roma dönemi zanaat bölgesi...

Roma’yı sarsan Teutoburg savaş alanında yok edilen 19. Lejyonu’nun metal imzası keşfedildi

6 Aralık 2022

6 Aralık 2022

Araştırmacılar, yeni bir kimyasal analiz yöntemi kullanarak, Almanya’nın Kalkriese kentindeki Teutoburg Ormanı Savaşı alanında elde edilen eserlerde Roma 19. Lejyonu’nun...

Mısır Firavunu I. Amenhotep’in mumyası digital olarak açıldı

29 Aralık 2021

29 Aralık 2021

Mısır’da araştırmacılar, Firavun I.Amenhotep’in mumyalanmış vücudunu ilk kez kullandıkları digital teknoloji sayesinde daha önce bilinmeyen detayları ortaya çıkardı. Bilgisayarlı tomografi...

Prostat Kanseri ve Şeker Hastalığı Neandertal Atalarımızın Mirası mı?

7 Aralık 2020

7 Aralık 2020

Çağımızın iki büyük sağlık sorunu prostat kanseri ve şeker hastalığı Neandertal atalarımızdan bizlere genlerle gelen bir miras mı? Tartu Üniversitesi‘nden bir...

Orta Asya’nın İncisi Özbekistan’ın Yetiştirdiği Bilim İnsanları ve Tarihi Güzellikleri

16 Kasım 2020

16 Kasım 2020

Özbekistan tarihine baktığımız da ilk göreceğimiz şey elbette ki aynı kanı taşıyor olmamız. Özbekistan, günümüzdeki yedi bağımsız Türk devletinden biri...

Çin’de 80 milyon yıl öncesine ait ‘dinozor dans pisti’ bulundu

20 Nisan 2021

20 Nisan 2021

Çin’de araştırmacılar, literatürde “dinozor dans pisti” olarak tanımlanan 1.600 metrekarelik bir alanda birçok dinozor ayak izi buldular. Dinozor dans pistinde...

Kırgızistan’da nadir bir antik kılıç keşfedildi

6 Ağustos 2023

6 Ağustos 2023

Eski bir kılıç (uzun bir kesici kenara sahip ağır askeri kılıç ve genellikle kavisli bir bıçak), Kırgızistan’ın Talas Bölgesi’ndeki bir...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]