20 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İsveç’in Pryssgården kentinde sıra dışı bir Demir Çağı kadın mezarı bulundu

İsveç’in Pryssgården kentinde bir Demir Çağı mezarlığında arkeologlar, kadının doğrudan mezarın içine küçük bir iğne ve demir bir çakı ile gömüldüğünü buldular.

Ülkenin en büyük arkeolojik kazılarından biri, Norrköping’in dışındaki Pryssgården’da bir buçuk yıldır devam ediyor. Bölge Motala ström’e yakın ve insanlar burada 6.000 yıldır yaşıyor, ancak şimdi bunun yerine endüstriyel arazi haline gelecek.

Bölge geçmişte araştırılmıştı, ancak yeni kazılar sırasında arkeologlar erken Demir Çağı’ndan kalma bir mezarlık alanı yeniden keşfettiler . Yaklaşık 50 mezarın bulunduğu mezarlık, 17. yüzyılda biliniyordu ancak ekilebilir arazi haline geldiğinde unutuldu. Buluntular arasında bir kadın iskeleti de var.

Mezarlıkta MÖ 500 ile MS 400 yılları arasına tarihlenen en az 50 gömü olmasına rağmen, bu kadının mezarı özellikle sıra dışıdır. Arkeologlar, bu Demir Çağı kadınının mezarına saplanmış eski bir demir çakı keşfettiler.

İsveç Ulusal Tarih Müzeleri’nden arkeolog Moa Gillberg, yaptığı açıklamada, “Yüzyıllar önce kadını gömen kişiler bıçağı sapladı; nedenini bilmiyoruz ama bıçağın kadına ait olduğu açık” dedi.

Mezarların bir kısmı küçük, simetrik olarak yerleştirilmiş taşlarla örtülüydü, ancak çoğunluğu Demir Çağı’nda yaygın bir gömme uygulaması olan yakılmış kalıntıların yerleştirildiği çukurlardı .

Arkeolog Moa Gillberg mezarlardan birini kazarken. Fotoğraf: Henrik Pihl, Archaeologerna

Birbirine yakın iki mezar aynı anda incelendi. Birinde mezar eşyası yoktu, daha az isliydi ve ayrıca bazı hayvan kemikleri de vardı.

– Diğer mezar aşırı isliydi ve kalın bir ateş tabakası vardı. Kazdığımızda, keskin tarafıyla doğrudan toprağa saplanmış, kavisli bir demir bıçak gördük. Muhtemelen deri hazırlamak için kullanılıyordu. Ateşten her şeyi toplamışlar ve sonra bıçağı yere saplamışlar, nedenini bilmiyoruz ama kadın için olduğu açık. Ayrıca çok iyi korunmuş ve saplanmadan önce odun yığınının üzerinde olabilir,’ diyor Moa Gillberg:

– ‘Burada gömülü bir kadın var ve yanında küçük bir iğne de var. Ayak parmağı kemiğinin bir parçası, ayak baş parmağında muhtemelen osteoartrit olduğunu gösteriyordu. Fiskeby mezarlığında da benzer kadın mezarları bulundu, burada da ölülere aynı tipte iğneler ve bıçaklar verildi.

Arkeologlar, bölgede toplam 50 civarında mezar olduğunu tahmin ediyor ancak daha fazla veya daha az sayıda mezar da olabilir.

Ulusal Tarih Müzeleri’nden arkeologlar, metal dedektörleri kullanarak bu baharda yaptıkları ilk araştırmalarda bazı mücevherler keşfettiler. Kazı süreci sırasında düzinelerce mezarın yanı sıra bir depo, bir kuyu ve antik konutlar keşfettiler.

Archaeologerna

Kapak Fotoğrafı: Henrik Pihl, Arkeologerna

Banner
Related Articles

Batman Valiliği’nden Kaybolan Sikkeler Açıklaması

21 Haziran 2021

21 Haziran 2021

Batman Müzesi’nde 2017 yılında tarihi eser kaçakçıların elinden kurtarılan altın sikkelerin kaybolduğuna dair haberlerin ardından Batman Valiliği bir açıklama yayınladı....

Hitit döneminin önemli bir yönetim merkezi olan Oylum Höyük’te 2025 Kazıları Başladı

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Kilis’in hemen güneyinde, Suriye sınırının sıfır noktasında yer alan ve Güneydoğu Anadolu’nun en büyük höyüklerinden biri olan Oylum Höyük’te 2025...

700 Yıllık Lord Vishnu’nun Heykeli Pedda Rushikonda Plajında Kıyıya Vurdu

23 Mart 2025

23 Mart 2025

Pedda Rushikonda sahilinde, sakin bir Cuma akşamı, dalgaların sürüklediği sıra dışı bir keşif yaşandı: Yüzyıllar öncesine ait, granitten oyulmuş bir...

Çin’in Hunan Eyaletinde Keşfedilen Antik Mezar Kompleksi

12 Ekim 2020

12 Ekim 2020

Çin’in Hunan eyaletindeki bir otobanda Han hanedanlığına ait (MÖ 202 – MS 220) tarihlenen bir grup antik mezar keşfedildi. Süregelen...

Sasani sanatının görkemli hazineleri Tang-e Chogan kabartmaları tehdit altında

9 Mart 2022

9 Mart 2022

Sasani sanatının en güzel örneklerinden Tang-e Chogan kabartmaları, bakımsızlık, liken, mantar ve su sızması gibi doğal nedenler nedeniyle tamamen yok...

Antik İber Dili ile Baskça Arasında Derin Bir Bağa Sahip Olabilir

21 Ocak 2026

21 Ocak 2026

Avrupa’nın en gizemli dillerinden biri olan Baskçanın kökeni, yüzyıllardır dilbilimcilerin en çok tartıştığı konular arasında yer alıyor. Şimdi yeni bir...

4000 Yıllık Çivi Yazılı Tablet, Asurlu Bir Tüccarın Miras Planını Gün Yüzüne Çıkarıyor

19 Mayıs 2025

19 Mayıs 2025

Kayseri ili sınırlarında yer alan Kültepe-Kaniš yerleşimi, Anadolu’nun en erken yazılı belgelerinin bulunduğu bir arkeolojik alan olarak öne çıkar. Burada,...

Dünyanın ilk mobil CT tarayıcısı ile zarflı kil tabletler açılmadan okunabilecek

28 Ocak 2024

28 Ocak 2024

Sümerliler tarafından keşfedilen yazı insanlık tarihinin en önemli mihenk noktasıdır. Günümüze kadar ulaşabilen çivi yazılı kil tabletler, Sümer, Akad, Asur...

Gazze Şeridi’nde bir çiftçi 4.500 yıllık Kenan tanrıça heykeli buldu

25 Nisan 2022

25 Nisan 2022

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Khan Yunus şehrinde bir çiftçi, arazisinde çalışırken 4.500 yıllık Kenan tanrıça heykeli buldu. Turizm ve Eski Eserler...

Çin’in Hebei bölgesinde antik şaraphane alanı ortaya çıkarıldı

6 Ocak 2022

6 Ocak 2022

Kuzey Çin’in Hebei bölgesinde, Ming Hanedanı sonlarına ve erken Qing Hanedanlıklarına kadar uzanan eski bir şaraphane ortaya çıkarıldı. 2021 yılının...

Toniná Site Museum Kısaca Tanıyalım

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

Dünya üzerinde irili ufaklı birçok müze vardır. İçinde barındırdığı tarihi değerler ile başı çeken belli başlı kült müzeler her dönemin...

3000 yıllık “Romeo ve Juliet” Bilinmezliklerinin Çözülmesini Bekliyor

16 Aralık 2020

16 Aralık 2020

İngiliz oyun yazarı William Shakespeare‘in dünya klasikleri arasında yer alan eşsiz eseri Romeo ve Juliet oyununu bilmeyen yoktur. 1591-1596 arasında...

Yunan tanrılarının kenti Bergama’da halk Kibele kültünü yaşatıyor

25 Ağustos 2021

25 Ağustos 2021

Yunan tanrılarına adanmış birçok kutsal mimari yapının görüldüğü Bergama Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan Anadolu’nun bereket tanrıçası Kibele figürünleri ve kutsal...

Kilis’teki Oylum Höyük’te 3.300 Yıllık Hitit Tabletleri ve Yönetici Mühürleri Ortaya Çıkarıldı

20 Ekim 2025

20 Ekim 2025

Türkiye–Suriye sınır hattında yer alan Oylum Höyük’te, 3.300 yıl öncesine tarihlenen Hitit ve Akad dillerinde yazılmış dört çivi yazılı tablet...

Gümüşler Manastırı: Anadolu’nun Petrası ve “Gülümseyen Meryem Ana”

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Kapadokya’nın en iyi korunmuş manastırlarından biri olan Gümüşler Manastırı, sıkça “Anadolu’nun Petrası” olarak anılıyor ve tarihi yapısı ile göz alıcı...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]