11 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Mısırda Güzelliğin Sembolü Kraliçe Nefertiti, Mitanni Prensesi Tadukhipa Olabilir mi?

Kraliçe Nefertiti’nin eski Mitanni Krallığından gelen bir prenses olduğu ve adının aslında prenses Tadukhipa olabileceği bazı bilim insanları tarafından öne sürülmüştür.

Kraliçe Nefertiti Mısır’ın güzellik sembollerinden biridir. İsminin anlamı da bunu destekliyor zaten “güzellik geliyor” ya da “güzelden gelen” anlamına gelmekte. Mısırlılar için Nefertiti güzellikle o kadar bütünleşmiştir ki Petrie Müzesine koyulan bir Nefertiti heykelini çirkin buldukları için müzeyi heykeli kaldırmaya zorlamışlardır.(Petrie Müzesi Londra’da bulunmaktadır.)

Nefertiti Mısır’ın en güçlü kadınlarından biriydi. Mısır Firavunu IV. Amenhotep’in (sonradan Akhenaton) eşi, Firavun Tutankhamun’un kayınvalidesidir.

Kraliçe Nefertiti güçlüydü çünkü kocası Akhenaton, yani firavunla aynı düzeyde bulunuyordu. Hatta firavunun uygulaması gereken cezaları ya da yapması gereken işleri yapabilme yetkisi vardı. Bu durum, Mısır’da alışkın olunan bir uygulama olmadığından halk ve din adamları hiç memnun değildi. Tahtta çok uzun süre kalamadıklarından dolayı bu memnuniyetsizlik uzun sürmedi. Akhenaton saraya yayılan salgın bir hastalıktan öldü. Nefertiti de ondan sonra bir süre daha tahtta kaldı.

Nefertiti’nin kökenleri hakkında çok az şey biliniyor.

Mitanni Kralı Tushratta’nın kızı, Tadukhipa

Tadukhipa, Mitanni kralı Tushratta (yaklaşık MÖ 1382 – MÖ 1342) ve kraliçesi Juni’nin kızıydı. Prenses Tadukhipa hakkında pek bir şey bilinmiyor. Mısır Firavunu III.Amenhotep’in saltanatının 21. yılında (MÖ 1366) doğduğuna inanılıyor.

On beş yıl sonra, Tushratta kızını müttefiki III.Amenhotep ile evlendirdi. Tushratta Amonhotep’in annesinden kızının kraliçe olmasını talep etmişti.Tushratta’nın MÖ 1350-1340 yıllarına ait on üç Amarna mektubundan yedisinde bahsedilmektedir.

Kral Tushratta, kızının kraliçe eşi olmasını istedi. Tushratta tarafından Mısır’a gönderilen hediyeler arasında altınla kaplanmış ve değerli taşlarla süslenmiş bir çift at ve bir araba, altın ve değerli taşlarla süslenmiş bir deve için bir çöp, kumaş ve giysiler, bilezikler, kolçaklar ve diğer süs eşyaları gibi takılar bulunmaktadır. altın kartallarla süslenmiş bir at için eyer, büyük bir sandık içinde mor, yeşil ve kızıl renkli bir çok elbise ve eşya…

Bunun karşılığında III. Amenhotep teklif ettiği altın heykelleri asla göndermedi. Amarna mektuplarında Kral Tushratta bundan dolayı şikayette bulunuyordu ve ona sözünü tutması için elçiler gönderecekti.

Ancak, Amenhotep III, Tadukhipa Mısır’a geldikten kısa bir süre sonra öldü. Tadukhipa ise firavunun oğlu Amenhotep IV (Akhenaten) ile evlendi.

Philip Pikart – Yükleyenin kendi çalışması, CC BY-SA 3.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=8433730

Tadukhipa, Kraliçe Nefertiti miydi?

Bazı bilim adamları, Prenses Tadukhipa’yı Akhenaten kraliçesi Kiya ile özdeşleştirir. Kiya’nın hikayesinin, İki Kardeşin Hikayesi adlı Yeni Krallık hikayesinin kaynağı olabileceği öne sürüldü.

Bu masal, firavunun saçını kokladıktan sonra yabancı güzel bir kadına nasıl aşık olduğunu anlatır.

Tadukhipa’nın kiya olduğu varsayılırsa firavun ile birlikte kendi güneşliğine sahip olduğu ve en az bir kızı ile tasvir edildiği Amarna’da yaşardı.

Petrie, Drioton ve Vandier gibi diğerleri, Tadukhipa’ya Akhenaten’in eşi olduktan sonra yeni bir isim verildiğini ve ünlü kraliçe Nefertiti olarak tanımlanacağını öne sürdü.

Bu teori, Nefertiti’nin “güzel olan” adının, Nefertiti’nin yabancı kökenini Tadukhipa olarak ifade ettiğini öne sürüyor.

Birkaç tarihçi, Ay’ın eşi Tey’in Nefertiti’ye dadı sıfatını taşıdığını ve bunun bu kimliğe aykırı olduğunu belirtti.Mısır’a gelen olgun bir prensesin dadıya ihtiyacı olmayacaktı.

Nefertiti’nin III. Amenhotep’in oğlu, gelecekteki firavun Amenhotep IV ile evlendiği kesin tarih bilinmiyor. Evlendiklerinde 15 yaşında olduğuna inanılıyor, ki bu Akhenaten tahta geçmeden önce olmuş olabilir .

Nefertiti ve eşi, güneş tanrısı Aten kültünü kurdu. Bugün, bir Nefertiti büstü, Mısır’ın en ikonik sembollerinden biridir.

Nefertiti “güzelin geldiği” anlamına gelir ve birçok Mısırlı için ülkenin güzelliğinin ve zengin kültürel mirasının bir sembolüdür.

1891’de Flinders Petrie, Amarna’da Nefertiti’yi temsil etmesi muhtemel iki eseri kazdı. Bunlardan biri, kireçtaşı üzerine kendine özgü uzun tacını takan kraliçenin taslağı. Diğer parça, Nefertiti’yi tasvir ettiğine inanılan kırmızı kuvarsitten modellenmiş küçük bir kafadır.

Eserler, 1890’larda sergilendiğinde Londra’daki çağdaş sanat dünyasında muazzam bir etki yarattı. Petrie ayrıca Nefertiti’ye ait olabilecek aynı eyalette (Amarna) ve zamanda (MÖ 1550-1300) küpeler buldu.

Bu buluntularla birlikte Tadukhipa’nın kimliğide tekrar sorgulanır olmuştu.

Flinders Petrie Kimdir?

Flinders Petrie olarak bilinen Sir William Matthew Flinders Petrie , (3 Haziran 1853 – 28 Temmuz 1942), bir İngiliz Mısırbilimciydi ve arkeoloji ve eserlerin korunmasında sistematik metodolojinin öncüsüydü.

Bazıları onun en ünlü keşfini ki Petrie’nin kendisinin de hemfikir olduğu bir düşünce,  Merneptah Steli olarak görüyor .

Petrie, çanak çömlek ve seramik bulgulara dayanan tarihleme katmanları sistemini geliştirdi.

Kaynak :https://en.wikipedia.org/wiki/Tadukhipa

https://en.wikipedia.org/wiki/Flinders_Petrie

Mitanni Devleti hakkında bilgi almak isterseniz bu yazımıza bir göz atabilirsiniz.

Banner
Benzer Yazılar

Amerika kıtasında 23.000 yıllık fosilleşmiş insan ayak izleri bulundu

24 Eylül 2021

24 Eylül 2021

İnsan yeryüzü yolculuğuna Afrika kıtasından başlamış ve buradan Avustralya, Asya ve Avrupa kıtalarına ulaşmıştır. Amerika kıtasına ise bu yolculuğun son...

İnsanın evriminde et yemek ne kadar önemliydi?

25 Ocak 2022

25 Ocak 2022

İnsanın evriminde beslenmenin etkisi üzerine çalışmalara devam eden bilim insanları, et yemenin evrim sürecinde ne kadar baskın olduğuna dair yeni...

Şanlıurfa’da Dünya Neolitik Kongresi düzenlenecek

22 Haziran 2022

22 Haziran 2022

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Şanlıurfa’da Dünya Neolitik Kongresi düzenleneceğini söyledi. Afyonkarahisar’da Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün...

Göbeklitepe üzerindeki sır perdesini aralayacak yeni buluntulara ulaşıldı

26 Ekim 2022

26 Ekim 2022

Neolitik Çağ’ın başlangıç tarihini değiştirecek Göbeklitepe kazılarında bu yıl yerleşik düzene ait yeni buluntulara ulaşıldı. Kazılarda ortaya çıkarılan günlük kullanım...

Son araştırmalara göre, Kral Alfred’in kuvvetleri Cerne Abbas Devi’ni toplanma noktası olarak kullandı

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Oxford Üniversitesi’nden yapılan yeni bir araştırma, Cerne Abbas Devi’nin başlangıçta Batı Sakson orduları için bir toplanma istasyonunu işaretlemek için Herkül’ün...

Fransa’da uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak dairesel şekilli Demir Çağı Galya köyü bulundu

2 Nisan 2024

2 Nisan 2024

Fransa’nın Côtes d’Armor bölgesindeki Cap d’Erquy’de uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak Demir Çağı’ndan kalma dairesel şekilli bir köyün kalıntıları ortaya çıkarıldı....

Karkamış Mühür Evi Buluntuları Geç Hitit Dönemine Işık Tutacak

29 Ekim 2021

29 Ekim 2021

Anadolu Geç Hitit krallıklarından Karkamış Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan mühür evi Geç Hitit dönemine ait yeni bilgilere ulaşılmasını sağlayacak. Geçtiğimiz...

Urartulu Kadına Ait 2.800 Yıllık Ayak İzi İlk Kez Van Müzesi’nde Sergileniyor

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Van’daki Van Kalesi Höyüğü’nde 2018 yılında yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan ve 2.800 yıl öncesine tarihlenen bir Urartu kadınına ait ayak...

Bohemya Orta Çağ Mezarlığında Afrika Kökenli Kadın Kafatası Bulundu

20 Ocak 2022

20 Ocak 2022

Bohemya bölgesinde yer alan Tetin Kalesi yakınlarında bulunan bir Orta Çağ mezarlığını kazan arkeologlar, Afrika kökenli bir kadına ait olduğunu...

Tanrı Mars’ın Gravürü Romalılara mı Yoksa Britonlara mı Ait?

15 Ocak 2021

15 Ocak 2021

İngiltere’nin, Colchester şehrinde bulunan Roma dönemine ait mücevherden yapılmış yüzük mührün düşünülen tarihten çok daha eski olduğu ortaya çıktı. Üzerinde...

Kadı Kalesi-Anaia Höyüğü’nde 1.500 yıllık vaftizhane bulundu

3 Aralık 2021

3 Aralık 2021

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yer alan Kadı Kalesi-Anaia Höyüğü’nde MS 5’nci yüzyılda yapıldığı tahmin edilen vaftizhane ortaya çıkarıldı. Kuşadası Kadı Kalesi...

Oluz Höyük, Hitit Fırtına Tanrısı Teşup’a adanmış tapınak barındırıyor olabilir

28 Kasım 2022

28 Kasım 2022

Tunç Çağı dönemi Anadolu topraklarında kendilerini Hatti ülkesinin insanları olarak tanıtan, Tunç Çağı Anadolusu’nda en büyük ve güçlü ilk merkezi...

Vikinglerin Yule Ağacı ve Noel Ağacı Arasındaki Benzerlikler

18 Aralık 2020

18 Aralık 2020

Kuzey halklarının genel isimlendirmesi denince hemen akla Vikingler gelmektedir. Bugün Viking terimi bu halklar için kullanılan en genel tanımdır. Halbuki...

Anadolu’nun En Eski Yazılı Belgelerinin Bulunduğu Kültepe’de Sarayın Altında Bir Saray Keşfedildi

18 Aralık 2025

18 Aralık 2025

Kayseri yakınlarındaki Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri’nde yürütülen 2025 kazıları, Anadolu’nun erken tarihine dair bilinen çerçeveyi genişleten çarpıcı bir keşfi ortaya...

Moğolistan’da Bakır Aramaları 3 Bin Yıllık Göçebe Mezarlarını Ortaya Çıkardı

21 Aralık 2025

21 Aralık 2025

Moğolistan’da yürütülen jeolojik araştırmalar, ülkenin kadim göçebe geçmişine açılan beklenmedik bir pencere sundu. Oyut Sahası’nda gerçekleştirilen maden aramaları sırasında, Tunç...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]