16 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hz. Adem İle Havva’nın Cennet Bahçesi Su Altında mı?

Hz. Adem ile Havva‘nın kovuldukları cennet bahçeleri hakkında yeni bir teori öne sürüldü.

RAB Tanrı doğuda, Eden‘de bir bahçe dikti. Yarattığı Adem’i oraya koydu. Bahçede iyi meyve veren türlü türlü güzel ağaç yetiştirdi. Bahçenin ortasında yaşam ağacıyla iyiyle kötüyü bilme ağacı vardı.” (Yaratılış 2: 8).

Aden’den bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu. İlk ırmağın adı Pişon’dur. Altın kaynakları olan Havila sınırları boyunca akar. Orada iyi altın, reçine ve oniks bulunur. İkinci ırmağın adı Gihon’dur, Kûş sınırları boyunca akar. Üçüncü ırmağın adı Dicle’dir, Asur’un doğusundan akar. Dördüncü ırmak ise Fırat’tır.(Yaratılış 2: 1)

Tevrat’ta anlatılan hikayeden yola çıkan araştırmacılar Hz. Adem ve Hz. Havva’nın Cennetini bulduklarını iddaa ediyorlar.

Pison ve Gihon ırmaklarının tam olarak neresi olduğu bu zamana kadar belirlenemedi. Yüzyıllardır ilahiyatçılar, tarihçiler, Bilim adamları ve araştırmacılar farklı alanlarda bulduklarını ileri sürdüler.

Bazı erken dönem klasik yazarları Moğolistan veya Hindistan’da olduğunu ileri sürdü. Teorileri Dünyanın iki büyük diğer nehirleri olan Nil ve Ganj nehri olabileceği idi.

Diğer bir teori ise bahçenin Türkiye’de olması idi. Çünkü Nuh’un gemisinin Ağrı dağında karaya çıktığı düşünülmekteydi.

Eski Uygarlıkların keşfi ile bilim insanları Dicle-Fırat Vadisi ve günümüzde Sümer bölgelerinin 150 km kuzeyindeki Basra Körfezi’ne işaret etmekteler.


Bu Sümer teorisine göre, Springfield’daki Southwest Missouri Eyalet Üniversitesi’nden Dr. Juris Zarins, Cennet Bahçesinin şu anda Basra Körfezi’nin altında olduğuna inanıyor.

Dr. Juris Zarins çıkış noktası elbette Kutsal kitaplarda tarif edilen yerlerdendi. Burada 10 yıl geçiren araştırmacı çalışmalarına Suudi Arabistan’ın gelişmekte olan arkeolojisinin verilerini ekledi. Çalışmalarında bir çok bilimden yararlanan Zarins, Landsat Uzay Çağı Teknolojilerinin sağladığı uzay görüntüleri ile destekledi.

Sümer bölgesinin eşsiz tarihi ile gelişme kaydettiğini düşünen araştırmacı Sümer medeniyetinde yazılan bereketli güzel toprak efsanesi ve Dilmun adı verilen bir cennetten bahsedildiğini burada bahsedilenlerin ve bu bölgenin hızlı gelişen medeniyetlerini sorguluyor.

Dr. Juris Zarins Adem ve Havva’nın cennetinin Basra Körfezi’nde sular altında yatıyor olduğuna inanmaktadır. cennetten kovulmanın Adem ve Havva’nın görevden alınması açısından insanlığın metamorfoz bir mesel olarak hizmet ettiği düşünüyor.

Zarins’e göre, Kutsal Kitap Cennet’in “doğudaki” konumundan söz ettiğinde, onu İsrail’in doğusu olarak okur. Arkeolog, bölgeyi bulmak için uydu görüntülerini kullandı ve Bahçenin Körfez’in başında olacağını iddia ederek, Dicle ve Fırat ile birlikte iki kuru nehir yatağı keşfetti ve bunların efsanevi “dört nehir” olduğunu varsaydı.

Zarins bölgenin eski tarım toplumlarıyla olan ilgisine de dikkat çekerek MÖ. 6000 dolaylarına özellikle dikkat çekmektedir. Bu dönem Medeniyetlerinin hızlı ve ani yükselişlerinin özellikle Sümer Medeniyetinin burada olmasıyla da ilişkilendiren Zarins cennetin Basra Körfezinde aranması konusunda emin gibi görünmekte.

Tabii ki cennet bahçesinin arkeolojik bir kanıtının olmaması ispatlanması zor bir olguya işaret etmektedir. Hz. Adem ve Havva’nın bahçede yaptıkları bir bina olmadığı için yada bu konuda bizlerin bir bilgisi olmadığı içindir ki Kutsal Kitaplar bu konuda bir bilgi vermemiştir. Bu konuda tek güveneceğimiz nokta kutsal kitaplarda yazanlar olacaktır.

Dr. Juris Zarins makalesinin tamamını okumak isterseniz: https://theeffect.org/wp-content/uploads/2016/05/Eden.pdf

 

 

Banner
Benzer Yazılar

IŞİD Tarafından Yıkılan Palmira Antik Kenti Yeni Bir Sergi İle Hatırlanacak

4 Şubat 2021

4 Şubat 2021

Işid tarafından tahrip edilen Palmira Antik Kenti ve onu savunurken ölen Halid El Es’ad’ın çalışmaları Getty Research Institute tarafından sergilenecek....

Kırgızistan’da nadir bir antik kılıç keşfedildi

6 Ağustos 2023

6 Ağustos 2023

Eski bir kılıç (uzun bir kesici kenara sahip ağır askeri kılıç ve genellikle kavisli bir bıçak), Kırgızistan’ın Talas Bölgesi’ndeki bir...

Arkeologlar, Carlisle kazılarında nadir görülen Tyrian moru buldu

5 Mayıs 2024

5 Mayıs 2024

2023’te arkeologlar, Carlisle Kriket Kulübü’nün arazisindeki bir Roma Hamamı’nda yapılan kazılar sırasında nadir görülen bir Tyrian moru yumrusu keşfettiler. Roma...

Peru’da 1200 yıllık Wari tapınak alanı keşfedildi

24 Şubat 2023

24 Şubat 2023

llinois Chicago Üniversitesi’nden arkeologlar, 1.200 yıl önce Wari İmparatorluğu tarafından güney Peru’daki Pakaytambo bölgesinde (MS 600-1000) inşa edilen bir tapınak...

Dara Antik Kenti’nde daha önce görülmeyen ampulla bulundu

11 Ocak 2022

11 Ocak 2022

Ampulla, antik dönemlerde Hristiyan hacıların kutsal merkezleri ziyaretleri sırasında oradan getirdikleri koku kaplarına verilen genel isimdir. Birçok antik dönem kent...

Theodosius Limanı’ndaki gemi enkazında bulunan 1.600 yıllık kadın sandalet ve tarak

14 Nisan 2023

14 Nisan 2023

Marmara Denizi kıyısında inşa edilen ikinci büyük liman olan Theodosius Limanı’nın (Portus Theodosiacus) kazıları sırasında ortaya çıkarılan 1.600 yıllık sandalet...

Araştırmacılar Kuşan yazısını deşifre etti

14 Temmuz 2023

14 Temmuz 2023

Köln Üniversitesi dilbilim bölümü’ndeki bir araştırma ekibi, Orta Asya tarihinin etkili devletlerinden biri olan Kuşan İmparatorluğu’na ait bir yazı sistemini...

İspanya’da Kadınlar 4000 Yıl Önce Dişlerini Alet Olarak Kullanmışlar

6 Kasım 2020

6 Kasım 2020

Castellón Alto arkeolojik sahasında (Granada, İspanya) gömülü 106 kişinin diş aşınması üzerine yapılan bir araştırmada, sadece kadınların ön dişlerini ip...

Tepebağ Höyük kazılarında 3800 yıllık silindir mühür bulundu

7 Temmuz 2022

7 Temmuz 2022

Adana il merkezi Taşköprü civarında yer alan Tepebağ Höyük 2022 yılı kazılarında 3800 yıllık silindir mühür bulundu. 2013 yılında Osmaniye...

Diyarbakır’da ilk kez Roma dönemine ait lahit bulundu

3 Nisan 2024

3 Nisan 2024

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan 5.000 yıllık Diyarbakır surlarının tahrip olan noktalarının restorasyon çalışmaları sırasında Roma dönemine ait...

Yunus Emre Müzesi Bakımsızlıktan Harabeye Dönüyor

29 Temmuz 2021

29 Temmuz 2021

Okuduğu Türkçe şiirleri ile gönülleri fetheden tasavvuf ehli, halk ozanı Yunus Emre için, yetiştiği Eskişehir’de kurulan Yunus Emre Müzesi ve...

Son Assur Başkenti “Ninive”

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

Ninive, Kuzey Irak’ta bugünkü Musul kenti yakınında, Dicle Nehri’nin doğu kıyısında bulunan eski bir Asur şehridir. Asur İmparatorluğu, MÖ 25....

Araştırmacılar, yanmış kalıntılardan yola çıkarak İncil’de geçen Yahuda Krallığı’na karşı düzenlenen seferleri doğruladı

26 Ekim 2022

26 Ekim 2022

İsrail’deki 17 arkeolojik alanda 21 yıkım katmanını, yanmış kalıntılarda kaydedilen dünyanın manyetik alanının yönünü ve / veya yoğunluğunu yeniden yapılandırarak...

Eskişehir’de Roma Dönemi Eserler Ele Geçirildi

23 Haziran 2021

23 Haziran 2021

Eskişehir İl Jandarma Komutanlığ ekipleri tarihi eser kaçakçılarına yönelik operasyon düzenledi. Yapılan operasyonda Roma Dönemi eserler ele geçirildi. DHA’nın verdiği...

Yeni çalışma, 3.600 yıllık Nebra Gök Diski’nin antik sırlarını açığa çıkarıyor

4 Aralık 2024

4 Aralık 2024

1999’da Almanya’da keşfedilen Nebra Gök Diski (Nebra Sky Disc), evrenin bilinen en eski tasviridir. UNESCO’nun “yirminci yüzyılın en önemli arkeolojik...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]