31 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hz. Adem İle Havva’nın Cennet Bahçesi Su Altında mı?

Hz. Adem ile Havva‘nın kovuldukları cennet bahçeleri hakkında yeni bir teori öne sürüldü.

RAB Tanrı doğuda, Eden‘de bir bahçe dikti. Yarattığı Adem’i oraya koydu. Bahçede iyi meyve veren türlü türlü güzel ağaç yetiştirdi. Bahçenin ortasında yaşam ağacıyla iyiyle kötüyü bilme ağacı vardı.” (Yaratılış 2: 8).

Aden’den bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu. İlk ırmağın adı Pişon’dur. Altın kaynakları olan Havila sınırları boyunca akar. Orada iyi altın, reçine ve oniks bulunur. İkinci ırmağın adı Gihon’dur, Kûş sınırları boyunca akar. Üçüncü ırmağın adı Dicle’dir, Asur’un doğusundan akar. Dördüncü ırmak ise Fırat’tır.(Yaratılış 2: 1)

Tevrat’ta anlatılan hikayeden yola çıkan araştırmacılar Hz. Adem ve Hz. Havva’nın Cennetini bulduklarını iddaa ediyorlar.

Pison ve Gihon ırmaklarının tam olarak neresi olduğu bu zamana kadar belirlenemedi. Yüzyıllardır ilahiyatçılar, tarihçiler, Bilim adamları ve araştırmacılar farklı alanlarda bulduklarını ileri sürdüler.

Bazı erken dönem klasik yazarları Moğolistan veya Hindistan’da olduğunu ileri sürdü. Teorileri Dünyanın iki büyük diğer nehirleri olan Nil ve Ganj nehri olabileceği idi.

Diğer bir teori ise bahçenin Türkiye’de olması idi. Çünkü Nuh’un gemisinin Ağrı dağında karaya çıktığı düşünülmekteydi.

Eski Uygarlıkların keşfi ile bilim insanları Dicle-Fırat Vadisi ve günümüzde Sümer bölgelerinin 150 km kuzeyindeki Basra Körfezi’ne işaret etmekteler.


Bu Sümer teorisine göre, Springfield’daki Southwest Missouri Eyalet Üniversitesi’nden Dr. Juris Zarins, Cennet Bahçesinin şu anda Basra Körfezi’nin altında olduğuna inanıyor.

Dr. Juris Zarins çıkış noktası elbette Kutsal kitaplarda tarif edilen yerlerdendi. Burada 10 yıl geçiren araştırmacı çalışmalarına Suudi Arabistan’ın gelişmekte olan arkeolojisinin verilerini ekledi. Çalışmalarında bir çok bilimden yararlanan Zarins, Landsat Uzay Çağı Teknolojilerinin sağladığı uzay görüntüleri ile destekledi.

Sümer bölgesinin eşsiz tarihi ile gelişme kaydettiğini düşünen araştırmacı Sümer medeniyetinde yazılan bereketli güzel toprak efsanesi ve Dilmun adı verilen bir cennetten bahsedildiğini burada bahsedilenlerin ve bu bölgenin hızlı gelişen medeniyetlerini sorguluyor.

Dr. Juris Zarins Adem ve Havva’nın cennetinin Basra Körfezi’nde sular altında yatıyor olduğuna inanmaktadır. cennetten kovulmanın Adem ve Havva’nın görevden alınması açısından insanlığın metamorfoz bir mesel olarak hizmet ettiği düşünüyor.

Zarins’e göre, Kutsal Kitap Cennet’in “doğudaki” konumundan söz ettiğinde, onu İsrail’in doğusu olarak okur. Arkeolog, bölgeyi bulmak için uydu görüntülerini kullandı ve Bahçenin Körfez’in başında olacağını iddia ederek, Dicle ve Fırat ile birlikte iki kuru nehir yatağı keşfetti ve bunların efsanevi “dört nehir” olduğunu varsaydı.

Zarins bölgenin eski tarım toplumlarıyla olan ilgisine de dikkat çekerek MÖ. 6000 dolaylarına özellikle dikkat çekmektedir. Bu dönem Medeniyetlerinin hızlı ve ani yükselişlerinin özellikle Sümer Medeniyetinin burada olmasıyla da ilişkilendiren Zarins cennetin Basra Körfezinde aranması konusunda emin gibi görünmekte.

Tabii ki cennet bahçesinin arkeolojik bir kanıtının olmaması ispatlanması zor bir olguya işaret etmektedir. Hz. Adem ve Havva’nın bahçede yaptıkları bir bina olmadığı için yada bu konuda bizlerin bir bilgisi olmadığı içindir ki Kutsal Kitaplar bu konuda bir bilgi vermemiştir. Bu konuda tek güveneceğimiz nokta kutsal kitaplarda yazanlar olacaktır.

Dr. Juris Zarins makalesinin tamamını okumak isterseniz: https://theeffect.org/wp-content/uploads/2016/05/Eden.pdf

 

 

Banner
Benzer Yazılar

Köpek ilk defa nerede evcilleştirildi

30 Haziran 2022

30 Haziran 2022

Arkeoloji ve genetik uzmanların oluşturduğu çalışma ekibinin yayınladığı bir çalışma köpeğin, ata olarak 15 bin yıl önce yaşanan Buzul Çağ’da...

Çiftçi Tarlasında Helenistik Döneme Ait Lahit Buldu

9 Nisan 2021

9 Nisan 2021

Manisa’nın Gölmarmara ilçesinde bir çiftçi tarlasını sürerken Helenistik Döneme lahit buldu. Manisa’nın Gölmarmara ilçesine bağlı Taşkuyucak Mahallesi Akçakoca mevkiinde E....

Küllüoba Höyük’te yapılan kazılarda 4500 yıllık kapların içinde ağrı kesici kalıntıları bulundu

20 Eylül 2022

20 Eylül 2022

Anadolu’da 5000 yıl öncesine ait ilk kentleşme yapısının ortaya çıkarıldığı Eskişehir’deki Erken Tunç Çağı Küllüoba Höyük kazılarında, ağrı kesici ilaç...

Çin’de ortaya çıkarılan antik pişmiş toprak dansçılar ve müzisyenler

14 Kasım 2022

14 Kasım 2022

Çinli arkeologlar yakın zamanda Shanxi eyaletinin Datong kentindeki Kuzey Wei Hanedanlığı’na (386-534) tarihlenen bir mezardan pişmiş toprak heykelcik grubu keşfettiler....

Kahire’den Mekke’ye giden Darb al-Hajj rotasında keşfedilen büyü ritüellerinde kullanılan eserler

11 Eylül 2023

11 Eylül 2023

1990’larda Kahire’den Mekke’ye giden eski Darb al-Hajj rotasında bulunan eserler, yeni yayınlanan bir araştırmaya göre büyü ritüellerinde kullanılmış olabilir. İsrail Eski Eserler...

Panama’da Coclé lorduna ait olduğu düşünülen altın eserlerle dolu büyük bir mezar keşfedildi

4 Mart 2024

4 Mart 2024

Panama’nın Coclé eyaleti, Natá bölgesinde bulunan El Caño Arkeoloji Parkı’ndaki bir arkeolojik buluntuda, İspanyol öncesi zamanların sofistike Coclé toplumuna ışık...

Verona yakınlarında Büyük Theodoric’e ait villanın taban mozaiği bulundu

18 Nisan 2022

18 Nisan 2022

İtalya’nın kuzeyindeki Verona kenti yakınlarında, Ostrogoth kralı Büyük Theodoric’in villasındaki (MS 5) antik Roma mozaik döşemesinin bir bölümü keşfedildi. Mozaik,...

Büyük İskender’in Kaybolan Mezarı Venedik’de mi?

16 Mart 2021

16 Mart 2021

Makedonyalı III. Aleksandros namı değer Büyük İskender’in kaybolan mezarının Venedik’de olabileceği teorisi konuşulmakta. Büyük İskender’in kaybolan mezarı Venedik’te olabileceğine dair...

Bizans sikkelerinde SN 1054 yıldızının patlamasına mı yer veriliyordu?

25 Haziran 2022

25 Haziran 2022

Bundan tam 968 yıl önce gökyüzünde büyük bir astronomik olay meydana geldi. SN 1054 yıldızı patlamış ve M1 Yengeç Bulutsusu’nun...

Endonezya’da bir mağarada bulunan 31.000 yıllık iskelet amputasyonun bilinen en eski kanıtı olabilir

7 Eylül 2022

7 Eylül 2022

Yeni bir araştırmanın sonucuna göre; Endonezya’da bir mağarada bulunan 31.000 yıllık iskelet amputasyonun bilinen en eski kanıtı olabilir. Genç yetişkine...

“Gılgamış Rüya Tableti”ait olduğu topraklara dönüyor

29 Temmuz 2021

29 Temmuz 2021

3 bin 500 yıllık Akadça dilinde yazılmış “Gılgamış Rüya Tableti” olarak bilinen çivi yazılı tablet Amerika Birleşik Devletleri’nden asıl ait...

Hadrianopolis’te Nadir Roma Dönemi Bronz Filtre Bulundu

14 Şubat 2025

14 Şubat 2025

Karabük’te yer alan Hadrianopolis Antik Kenti’nde kazı yapan arkeologlar, Roma ve Bizans dönemlerinde içecekleri tüketimden önce arıtmak için kullanılan MS...

İsveç’te arkeologlar Viking Demir Bilezik ve Altın Boyun Halkası Keşfetti

23 Mart 2025

23 Mart 2025

İsveç’te arkeologlar Öland adasındaki Löt yakınlarında bir bataklıkta bulunan nadir bir Viking demiri bilezik ve Trollhättan’da 2.000 yıllık altın boyun...

Konya’nın abidevi eseri İnce Minareli Medrese’sinin taç kapısı acil restore edilmeyi bekliyor

14 Ağustos 2022

14 Ağustos 2022

Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti Konya birçok Selçuklu dönemi eserlere ev sahipliği yapıyor. Bu eserlerin içinde Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahreddin...

Augsburg’da nadir Roma gümüş hazinesi bulundu

12 Kasım 2021

12 Kasım 2021

Almanya’nın Augsburg kentindeki arkeologlar, Roma İmparatorluğu döneminden kalma 15 kg gümüş sikke içeren tarihi bir hazineyi ortaya çıkardılar. Augsburg’daki tarihi...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]