2 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hz. Adem İle Havva’nın Cennet Bahçesi Su Altında mı?

Hz. Adem ile Havva‘nın kovuldukları cennet bahçeleri hakkında yeni bir teori öne sürüldü.

RAB Tanrı doğuda, Eden‘de bir bahçe dikti. Yarattığı Adem’i oraya koydu. Bahçede iyi meyve veren türlü türlü güzel ağaç yetiştirdi. Bahçenin ortasında yaşam ağacıyla iyiyle kötüyü bilme ağacı vardı.” (Yaratılış 2: 8).

Aden’den bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu. İlk ırmağın adı Pişon’dur. Altın kaynakları olan Havila sınırları boyunca akar. Orada iyi altın, reçine ve oniks bulunur. İkinci ırmağın adı Gihon’dur, Kûş sınırları boyunca akar. Üçüncü ırmağın adı Dicle’dir, Asur’un doğusundan akar. Dördüncü ırmak ise Fırat’tır.(Yaratılış 2: 1)

Tevrat’ta anlatılan hikayeden yola çıkan araştırmacılar Hz. Adem ve Hz. Havva’nın Cennetini bulduklarını iddaa ediyorlar.

Pison ve Gihon ırmaklarının tam olarak neresi olduğu bu zamana kadar belirlenemedi. Yüzyıllardır ilahiyatçılar, tarihçiler, Bilim adamları ve araştırmacılar farklı alanlarda bulduklarını ileri sürdüler.

Bazı erken dönem klasik yazarları Moğolistan veya Hindistan’da olduğunu ileri sürdü. Teorileri Dünyanın iki büyük diğer nehirleri olan Nil ve Ganj nehri olabileceği idi.

Diğer bir teori ise bahçenin Türkiye’de olması idi. Çünkü Nuh’un gemisinin Ağrı dağında karaya çıktığı düşünülmekteydi.

Eski Uygarlıkların keşfi ile bilim insanları Dicle-Fırat Vadisi ve günümüzde Sümer bölgelerinin 150 km kuzeyindeki Basra Körfezi’ne işaret etmekteler.


Bu Sümer teorisine göre, Springfield’daki Southwest Missouri Eyalet Üniversitesi’nden Dr. Juris Zarins, Cennet Bahçesinin şu anda Basra Körfezi’nin altında olduğuna inanıyor.

Dr. Juris Zarins çıkış noktası elbette Kutsal kitaplarda tarif edilen yerlerdendi. Burada 10 yıl geçiren araştırmacı çalışmalarına Suudi Arabistan’ın gelişmekte olan arkeolojisinin verilerini ekledi. Çalışmalarında bir çok bilimden yararlanan Zarins, Landsat Uzay Çağı Teknolojilerinin sağladığı uzay görüntüleri ile destekledi.

Sümer bölgesinin eşsiz tarihi ile gelişme kaydettiğini düşünen araştırmacı Sümer medeniyetinde yazılan bereketli güzel toprak efsanesi ve Dilmun adı verilen bir cennetten bahsedildiğini burada bahsedilenlerin ve bu bölgenin hızlı gelişen medeniyetlerini sorguluyor.

Dr. Juris Zarins Adem ve Havva’nın cennetinin Basra Körfezi’nde sular altında yatıyor olduğuna inanmaktadır. cennetten kovulmanın Adem ve Havva’nın görevden alınması açısından insanlığın metamorfoz bir mesel olarak hizmet ettiği düşünüyor.

Zarins’e göre, Kutsal Kitap Cennet’in “doğudaki” konumundan söz ettiğinde, onu İsrail’in doğusu olarak okur. Arkeolog, bölgeyi bulmak için uydu görüntülerini kullandı ve Bahçenin Körfez’in başında olacağını iddia ederek, Dicle ve Fırat ile birlikte iki kuru nehir yatağı keşfetti ve bunların efsanevi “dört nehir” olduğunu varsaydı.

Zarins bölgenin eski tarım toplumlarıyla olan ilgisine de dikkat çekerek MÖ. 6000 dolaylarına özellikle dikkat çekmektedir. Bu dönem Medeniyetlerinin hızlı ve ani yükselişlerinin özellikle Sümer Medeniyetinin burada olmasıyla da ilişkilendiren Zarins cennetin Basra Körfezinde aranması konusunda emin gibi görünmekte.

Tabii ki cennet bahçesinin arkeolojik bir kanıtının olmaması ispatlanması zor bir olguya işaret etmektedir. Hz. Adem ve Havva’nın bahçede yaptıkları bir bina olmadığı için yada bu konuda bizlerin bir bilgisi olmadığı içindir ki Kutsal Kitaplar bu konuda bir bilgi vermemiştir. Bu konuda tek güveneceğimiz nokta kutsal kitaplarda yazanlar olacaktır.

Dr. Juris Zarins makalesinin tamamını okumak isterseniz: https://theeffect.org/wp-content/uploads/2016/05/Eden.pdf

 

 

Banner
Benzer Yazılar

Mayın temizleme dalgıçları MÖ 3. yüzyıldan kalma gemi enkazı keşfettiler

25 Haziran 2023

25 Haziran 2023

Hırvat ve İtalyan deniz mayın temizleme dalgıçları arasındaki işbirliğine dayalı eğitim tatbikatlarının bir sonucu olarak, doğu Adriyatik deniz tabanındaki en...

Arkeolog kimdir? Arkeolog atamalarında son durum nedir?

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Arkeolog, eski çağlarda yaşayan medeniyetlerden toprak ve su altında kalan taşınır, taşınmaz kültür varlıklarını kazı yönetimi ile ortaya çıkaran arkeoloji...

Bugüne Kadar Bulunmuş En Büyük Viking Gemi Mezarlığı

11 Kasım 2020

11 Kasım 2020

Arkeologlar radar taramaları sırasında bugüne kadar gömülmüş en büyük gemi mezarlığını buldular. Norveç’in güneydoğusundaki Gjellestad’da yere nüfuz eden radar (GPR)...

Luksor’da “Amun’un Şarkıcıları”na Ait Boyalı Tabutlar Ortaya Çıkarıldı

2 Mart 2026

2 Mart 2026

Mısır’ın Luksor kentinde yürütülen kazılarda, Üçüncü Ara Dönem’e tarihlenen ve “Amun’un Şarkıcıları” olarak bilinen kadın din görevlilerine ait 22 ahşap...

Polonya kilisesinde keşfedilen ‘benzersiz’ 17. yüzyıl ikonostasis parçaları

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Polonya Bilimler Akademisi Sanat Enstitüsü’nden (IS PAN) araştırmacılar, Polonya’nın Podlaskie kentindeki Nowoberezowo’daki İlahiyatçı Aziz John Kilisesi’nin çatı katında 17. yüzyıldan...

Mısırlı arkeologlar, Ölüler Kitabı’ndan metinler içeren papirüs keşfetti

20 Ocak 2023

20 Ocak 2023

Mısır’ın Sakkara bölgesinde çalışan arkeologlar, bir yüzyıldan beri ilk kez Ölüler Kitabı’ndan metinler içeren 16 metre uzunluğunda bir papirüs ortaya...

Esna Tapınağı Orijinal Renklerine Kavuştu

15 Kasım 2020

15 Kasım 2020

Mısır  da bulunan Esna tapınağının keşfedilmesinin üzerinden 200 yıl geçtikten sonra araştırmacılar 2000 yıllık yazıtların orijinal renklerini ortaya çıkarmayı başardı....

Urartu Arkeolojisine Adanmış Bir Ömür Altan Çilingiroğlu

19 Haziran 2021

19 Haziran 2021

Arkeoloji camiası çok değerli bir bilim insanını Prof. Dr. Altan Çilingiroğlu’nu kaybetti. Urartu, Doğu Anadolu, İran ve Kafkas tarihi ve...

İran’ın Batısında Asur Kralı II. Sargon’a Atfedilen Bir Yazıt Bulundu

25 Nisan 2021

25 Nisan 2021

İranlı arkeologlar, Batı İran’da bir Yeni Asur kralı II. Sargon‘a atfedilen bir kraliyet anıt yazıtının bir bölümünü keşfettiler. ISNA’nın aktardığına...

Osmanlı Mezar Taşları Mezarlık Duvarında Kullanılmış

20 Mart 2021

20 Mart 2021

Osmanlı mezar taşları mezarlık duvarı yapımında kullanılmış. İstanbul’un Şile ilçesi’nde Osmanlı dönemi 16 ve 17. yüzyıllarına ait kitabeli mezar taşları...

Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iadesi mümkün mü?

12 Mart 2022

12 Mart 2022

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Türkiye ziyareti sırasında İbrani tarihinin en önemli yazıtlarından biri olan Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iade edilmesini istediği...

Moğol İmparatorluğu’nun başkenti Karakurum’un haritası yeniden çizildi

4 Kasım 2021

4 Kasım 2021

Cengiz Han’ın, Orta Asya’da göçebe bozkır kabilelerini Moğol çatısı altında birleştirerek kurduğu, Pasifik Okyanusu’ndan Hazar Denizi ve Karadeniz’in kuzeyine kadar...

Aigai kazılarında bulunan 1800 yıllık mermer yazıt çözüldü

2 Ekim 2022

2 Ekim 2022

2005 yılında Aigai Antik Kenti’nde bulunan 3 parça mermerden oluşan 1800 yıllık yazıt çözüldü. Tercümesi yapılan mermer yazıt, Aigai halkının...

Ömür Harmanşah, “7 bin yıllık buğday safsatadan ibaret”

3 Haziran 2022

3 Haziran 2022

Asur Ticaret Koloni Çağı’nın en önemli yerleşimlerinden biri olan Kültepe yine “7 bin yıllık buğday yeşerdi” haberleri ile sosyal medya...

Yakutya’da Soyu Tükenmiş Yünlü Gergedan Kalıntıları Bulundu

31 Aralık 2020

31 Aralık 2020

İklim değişikliğinin dünyanın en eski donmuş topraklarının çoğunu eritmesiyle birlikte, arkeologlar geçmiş bin yıldan kalma hayvan kalıntılarını keşfetmeye devam ediyor. Rusya’da...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]