28 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hz. Adem İle Havva’nın Cennet Bahçesi Su Altında mı?

Hz. Adem ile Havva‘nın kovuldukları cennet bahçeleri hakkında yeni bir teori öne sürüldü.

RAB Tanrı doğuda, Eden‘de bir bahçe dikti. Yarattığı Adem’i oraya koydu. Bahçede iyi meyve veren türlü türlü güzel ağaç yetiştirdi. Bahçenin ortasında yaşam ağacıyla iyiyle kötüyü bilme ağacı vardı.” (Yaratılış 2: 8).

Aden’den bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu. İlk ırmağın adı Pişon’dur. Altın kaynakları olan Havila sınırları boyunca akar. Orada iyi altın, reçine ve oniks bulunur. İkinci ırmağın adı Gihon’dur, Kûş sınırları boyunca akar. Üçüncü ırmağın adı Dicle’dir, Asur’un doğusundan akar. Dördüncü ırmak ise Fırat’tır.(Yaratılış 2: 1)

Tevrat’ta anlatılan hikayeden yola çıkan araştırmacılar Hz. Adem ve Hz. Havva’nın Cennetini bulduklarını iddaa ediyorlar.

Pison ve Gihon ırmaklarının tam olarak neresi olduğu bu zamana kadar belirlenemedi. Yüzyıllardır ilahiyatçılar, tarihçiler, Bilim adamları ve araştırmacılar farklı alanlarda bulduklarını ileri sürdüler.

Bazı erken dönem klasik yazarları Moğolistan veya Hindistan’da olduğunu ileri sürdü. Teorileri Dünyanın iki büyük diğer nehirleri olan Nil ve Ganj nehri olabileceği idi.

Diğer bir teori ise bahçenin Türkiye’de olması idi. Çünkü Nuh’un gemisinin Ağrı dağında karaya çıktığı düşünülmekteydi.

Eski Uygarlıkların keşfi ile bilim insanları Dicle-Fırat Vadisi ve günümüzde Sümer bölgelerinin 150 km kuzeyindeki Basra Körfezi’ne işaret etmekteler.


Bu Sümer teorisine göre, Springfield’daki Southwest Missouri Eyalet Üniversitesi’nden Dr. Juris Zarins, Cennet Bahçesinin şu anda Basra Körfezi’nin altında olduğuna inanıyor.

Dr. Juris Zarins çıkış noktası elbette Kutsal kitaplarda tarif edilen yerlerdendi. Burada 10 yıl geçiren araştırmacı çalışmalarına Suudi Arabistan’ın gelişmekte olan arkeolojisinin verilerini ekledi. Çalışmalarında bir çok bilimden yararlanan Zarins, Landsat Uzay Çağı Teknolojilerinin sağladığı uzay görüntüleri ile destekledi.

Sümer bölgesinin eşsiz tarihi ile gelişme kaydettiğini düşünen araştırmacı Sümer medeniyetinde yazılan bereketli güzel toprak efsanesi ve Dilmun adı verilen bir cennetten bahsedildiğini burada bahsedilenlerin ve bu bölgenin hızlı gelişen medeniyetlerini sorguluyor.

Dr. Juris Zarins Adem ve Havva’nın cennetinin Basra Körfezi’nde sular altında yatıyor olduğuna inanmaktadır. cennetten kovulmanın Adem ve Havva’nın görevden alınması açısından insanlığın metamorfoz bir mesel olarak hizmet ettiği düşünüyor.

Zarins’e göre, Kutsal Kitap Cennet’in “doğudaki” konumundan söz ettiğinde, onu İsrail’in doğusu olarak okur. Arkeolog, bölgeyi bulmak için uydu görüntülerini kullandı ve Bahçenin Körfez’in başında olacağını iddia ederek, Dicle ve Fırat ile birlikte iki kuru nehir yatağı keşfetti ve bunların efsanevi “dört nehir” olduğunu varsaydı.

Zarins bölgenin eski tarım toplumlarıyla olan ilgisine de dikkat çekerek MÖ. 6000 dolaylarına özellikle dikkat çekmektedir. Bu dönem Medeniyetlerinin hızlı ve ani yükselişlerinin özellikle Sümer Medeniyetinin burada olmasıyla da ilişkilendiren Zarins cennetin Basra Körfezinde aranması konusunda emin gibi görünmekte.

Tabii ki cennet bahçesinin arkeolojik bir kanıtının olmaması ispatlanması zor bir olguya işaret etmektedir. Hz. Adem ve Havva’nın bahçede yaptıkları bir bina olmadığı için yada bu konuda bizlerin bir bilgisi olmadığı içindir ki Kutsal Kitaplar bu konuda bir bilgi vermemiştir. Bu konuda tek güveneceğimiz nokta kutsal kitaplarda yazanlar olacaktır.

Dr. Juris Zarins makalesinin tamamını okumak isterseniz: https://theeffect.org/wp-content/uploads/2016/05/Eden.pdf

 

 

Banner
Related Articles

Kırgızistan’da 2500 yıllık geyik taşı bulundu

10 Nisan 2023

10 Nisan 2023

Kırgızistan’ın Naryn bölgesinde yer alan Tarmal-Sai yerleşiminde bir geyik taşı keşfedildi. Bronz ve Demir Çağ göçebe toplumları tarafından dikilen geyik...

‘Kuzey’in Pompeii’si olarak bilinen Claterna’da eşsiz mücevherler bulundu

17 Kasım 2023

17 Kasım 2023

İtalyan arkeologlar, ‘Kuzey’in Pompeii’si olarak bilinen antik Roma bölgesi Claterna’da devam eden kazılarda eşsiz 50 mücevher ortaya çıkardılar. Mücevherler ile...

Gedikkaya Mağarası’nda 16500 yıllık adak çukuru içinde taş heykelcik keşfedildi

17 Aralık 2022

17 Aralık 2022

Bilecik’in İnhisar ilçesinde bulunan Gedikkaya Mağarası’nda Paleolitik Çağ’dan Neolitik Çağ’a geçiş evresi olan Epi-paleolitik döneme ait 16500 yıllık adak çukuru...

Antik dünyanın ‘Las Vegas’ı olarak bilinen Baia’daki Batık bir Roma villasında bulunan mermer kakma zeminler

11 Nisan 2023

11 Nisan 2023

Antik dünyanın ‘Las Vegas’ı olarak bilinen batık Baia kentinin Terme del Lacus bölgesinde gerçekleştirilen yeni araştırmalar antik Roma lüks villalarının...

Lagina Hekate Kutsal Alanı’nda Bulunan Sütunlar Yeniden Yükseliyor

19 Şubat 2021

19 Şubat 2021

Lagina Hekate Kutsal Alanı Muğla’nın Yatağan ilçesinde bulunmaktadır. Leyne ismiyle anılan yörede Karialılara ait önemli bir kutsal alandır. Ünü günümüze...

Antik Yunan’da düzenlenen partiler “Kaos, anarşi, seks ve aşırı içki” içeriyordu

4 Aralık 2023

4 Aralık 2023

Bilim insanlarına göre Antik Yunan felsefeyi ve demokrasinin gelişmesini sağladı. Kurdukları şehir devletleri modern devlet ve toplum anlayışının temellerini oluşturdu....

Sırbistan’da büyülü Roma fallus rüzgar çanı ortaya çıkarıldı

15 Kasım 2023

15 Kasım 2023

Arkeologlar, Sırbistan’ın doğusundaki Kostolac bölgesindeki Viminacium antik kentinde yapılan kazılar sırasında tintinnabulum olarak bilinen bir Roma fallus rüzgar çanı ortaya...

Yeni bir araştırma; genler dillerin çeşitliliğinde her zaman baş rol oynamıyor

24 Kasım 2022

24 Kasım 2022

Dünya üzerinde 7.000’den fazla dil konuşulmaktadır. Bu dilsel çeşitlilik, biyolojik özellikler gibi, genler aracılığı ile nesilden nesile aktarılır. Charles Darwin’in...

Eski Ayak İzleri, İnsanların 148.000 Yıl Önce Ayakkabı Giydiklerine Dair Kanıtlar Sunuyor

13 Eylül 2023

13 Eylül 2023

Güney Afrika’daki eski ayak izlerinin yeni bir analizi, bu izleri yapan insanların sert tabanlı sandalet giymiş olabileceğini gösteriyor. Cape Coast’taki...

Arjantin’de Devasa Bir Dinazor Bulundu Ancak Fon Bulunamadığı İçin Çalışmalara Devam Edilemiyor

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

Arjantin’in güney Patagonya bölgesinde 2012 yılında bulunan devasa bir titanozor sauropod kalıntıları, şimdiye kadar bulunan en büyük dinazorlardan biri olabilir....

Mezolitik Dönemde Kullanılan Dikenli Uçların Malzeme Seçimi Şaşırttı

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

Bir zamanlar İngiltere Avrupa kıtasına bağlıydı. Zaman içinde bu bağlantı koptu ve aradaki bölge sular altında kaldı. Modern insanlar şimdi...

Eski zamanlarda aşk ve nefret: Büyülü metinleri keşfetmek

9 Şubat 2024

9 Şubat 2024

Aşk ve nefret, insanlık tarihi boyunca varlığını sürdüren evrensel duygulardır. Eski uygarlıklar, sıklıkla dini ve büyüsel inançlarla iç içe geçen...

Yeni Keşfedilen Fosil, Soyu Tükenmiş Bir İnsan Türünün Evrimine İşaret Ediyor

10 Kasım 2020

10 Kasım 2020

Paranthropus robustos soyu tükenmiş insan türlerinden bir tanesidir. Bu türün erkeklerinin dişilerden önemli ölçüde büyük olduğu düşünülmekteydi. Günümüz primatlarından orangutanlar,...

Assos Antik Kenti’nde “ıslah” çalışmaları yargıya taşındı

29 Eylül 2021

29 Eylül 2021

Assos Antik Kenti’ne giden yola düşen taşların güvenlik sorunu yarattığı için antik kent 500 gün boyunca ziyaretçilere kapatılarak ıslah çalışmasına...

Kafatası Kemiği Homo Erectus İnsanının Yaşını Belirlemede Yardımcı Oldu

16 Nisan 2021

16 Nisan 2021

İnsan evriminin bir halkasını oluşturan Homo erectus, Homo sapiens (modern insan) benzer vücut yapısına ve davranışına sahip ilk örneği teşkil...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]