4 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hz. Adem İle Havva’nın Cennet Bahçesi Su Altında mı?

Hz. Adem ile Havva‘nın kovuldukları cennet bahçeleri hakkında yeni bir teori öne sürüldü.

RAB Tanrı doğuda, Eden‘de bir bahçe dikti. Yarattığı Adem’i oraya koydu. Bahçede iyi meyve veren türlü türlü güzel ağaç yetiştirdi. Bahçenin ortasında yaşam ağacıyla iyiyle kötüyü bilme ağacı vardı.” (Yaratılış 2: 8).

Aden’den bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu. İlk ırmağın adı Pişon’dur. Altın kaynakları olan Havila sınırları boyunca akar. Orada iyi altın, reçine ve oniks bulunur. İkinci ırmağın adı Gihon’dur, Kûş sınırları boyunca akar. Üçüncü ırmağın adı Dicle’dir, Asur’un doğusundan akar. Dördüncü ırmak ise Fırat’tır.(Yaratılış 2: 1)

Tevrat’ta anlatılan hikayeden yola çıkan araştırmacılar Hz. Adem ve Hz. Havva’nın Cennetini bulduklarını iddaa ediyorlar.

Pison ve Gihon ırmaklarının tam olarak neresi olduğu bu zamana kadar belirlenemedi. Yüzyıllardır ilahiyatçılar, tarihçiler, Bilim adamları ve araştırmacılar farklı alanlarda bulduklarını ileri sürdüler.

Bazı erken dönem klasik yazarları Moğolistan veya Hindistan’da olduğunu ileri sürdü. Teorileri Dünyanın iki büyük diğer nehirleri olan Nil ve Ganj nehri olabileceği idi.

Diğer bir teori ise bahçenin Türkiye’de olması idi. Çünkü Nuh’un gemisinin Ağrı dağında karaya çıktığı düşünülmekteydi.

Eski Uygarlıkların keşfi ile bilim insanları Dicle-Fırat Vadisi ve günümüzde Sümer bölgelerinin 150 km kuzeyindeki Basra Körfezi’ne işaret etmekteler.


Bu Sümer teorisine göre, Springfield’daki Southwest Missouri Eyalet Üniversitesi’nden Dr. Juris Zarins, Cennet Bahçesinin şu anda Basra Körfezi’nin altında olduğuna inanıyor.

Dr. Juris Zarins çıkış noktası elbette Kutsal kitaplarda tarif edilen yerlerdendi. Burada 10 yıl geçiren araştırmacı çalışmalarına Suudi Arabistan’ın gelişmekte olan arkeolojisinin verilerini ekledi. Çalışmalarında bir çok bilimden yararlanan Zarins, Landsat Uzay Çağı Teknolojilerinin sağladığı uzay görüntüleri ile destekledi.

Sümer bölgesinin eşsiz tarihi ile gelişme kaydettiğini düşünen araştırmacı Sümer medeniyetinde yazılan bereketli güzel toprak efsanesi ve Dilmun adı verilen bir cennetten bahsedildiğini burada bahsedilenlerin ve bu bölgenin hızlı gelişen medeniyetlerini sorguluyor.

Dr. Juris Zarins Adem ve Havva’nın cennetinin Basra Körfezi’nde sular altında yatıyor olduğuna inanmaktadır. cennetten kovulmanın Adem ve Havva’nın görevden alınması açısından insanlığın metamorfoz bir mesel olarak hizmet ettiği düşünüyor.

Zarins’e göre, Kutsal Kitap Cennet’in “doğudaki” konumundan söz ettiğinde, onu İsrail’in doğusu olarak okur. Arkeolog, bölgeyi bulmak için uydu görüntülerini kullandı ve Bahçenin Körfez’in başında olacağını iddia ederek, Dicle ve Fırat ile birlikte iki kuru nehir yatağı keşfetti ve bunların efsanevi “dört nehir” olduğunu varsaydı.

Zarins bölgenin eski tarım toplumlarıyla olan ilgisine de dikkat çekerek MÖ. 6000 dolaylarına özellikle dikkat çekmektedir. Bu dönem Medeniyetlerinin hızlı ve ani yükselişlerinin özellikle Sümer Medeniyetinin burada olmasıyla da ilişkilendiren Zarins cennetin Basra Körfezinde aranması konusunda emin gibi görünmekte.

Tabii ki cennet bahçesinin arkeolojik bir kanıtının olmaması ispatlanması zor bir olguya işaret etmektedir. Hz. Adem ve Havva’nın bahçede yaptıkları bir bina olmadığı için yada bu konuda bizlerin bir bilgisi olmadığı içindir ki Kutsal Kitaplar bu konuda bir bilgi vermemiştir. Bu konuda tek güveneceğimiz nokta kutsal kitaplarda yazanlar olacaktır.

Dr. Juris Zarins makalesinin tamamını okumak isterseniz: https://theeffect.org/wp-content/uploads/2016/05/Eden.pdf

 

 

Banner
Related Articles

Yakın Çağ’ın en güçlü silahlı gemisi Vasa’da bulunan erkek iskelet bir kadına ait çıktı

11 Nisan 2023

11 Nisan 2023

Dünyanın en güçlü silahlı gemisi olarak inşa edilen Vasa, çıktığı ilk yolculukta sadece 1500 metre yol aldıktan sonra battı. Gemide...

Macaristan Gümrüğünde Yakalanan 412 Adet Tarihi Eser Türkiye’ye Getiriliyor

20 Şubat 2021

20 Şubat 2021

Kültür ve Turizm Bakanlığının, tarihi eser kaçakçılığıyla olan mücadelesi hız kesmeden devam ediyor. Ülkemizden yasadışı yollarla yurtdışına kaçırılan eserler için çalışmalar...

Çanakkale’de 9 Milyon Yıllık Fosil Bulundu

11 Kasım 2020

11 Kasım 2020

Çanakkale‘de deniz kenarında 9 milyon yıllık fosil bulundu. Fosili bulan bir grup amatör balıkçı… İHA’nın haberine göre; Çanakkale’nin Yeniköy sahillerinde...

Kosova’da Tarihin Katmanları Arasında Bir Keşif: Vuçak Kalesi’nden 1700 Yıllık Roma Sunağı

23 Nisan 2025

23 Nisan 2025

Kosova’nın Vuçak Kalesi’nde 1700 Yıllık Roma Sunağı keşfedildi. Başbakan Albin Kurti’nin duyurduğu üzere, kalede yapılan arkeolojik kazılar, MS 3. yüzyıla...

Troya Müzesi’nin Dijital Dergisi “Troy Museum Journal” Birinci Yaşını Kutluyor

29 Mart 2025

29 Mart 2025

Türkiye’nin ilk müze dergisi olma özelliğini taşıyan “Troy Museum Journal“, yayın hayatındaki birinci yılını tamamladı. Başarılı çalışmalarıyla adından sıkça söz...

Mleiha’da Bulunan 2.300 Yıllık Gümüş Sikke Hazinesi Arabistan’ın Hellenistik Çağ’daki Rolünü Ortaya Koyuyor

18 Eylül 2025

18 Eylül 2025

409 gümüş sikke, Büyük İskender’in mirası ve antik ticaret ağlarıyla doğrudan bağlantı kuruyor Birleşik Arap Emirlikleri’nde arkeologlar, Arabistan’da bugüne kadar...

Aztekler’in İspanyol Kolonistleri Yedikleri Yer Tecoaque Kasabasın da Yeni Bulgular Ortaya Çıkarıldı

19 Ocak 2021

19 Ocak 2021

Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü, Azteklerin Nahuatl dilinde “onları yedikleri yer” anlamına gelen Tecoaque kasabasında yıllarca süren kazı çalışmalarının...

Avrupa Yılın Müzesi seçilen Troya Müzesi “Troy Museum Journal” dergisini yayın hayatına hazırlıyor

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Geçtiğimiz yıl Avrupa Yılın Müzesi seçilen sosyal medya çalışmaları ile popüler olan Troya Müzesi bir ilke daha imza atıyor. Troya...

Danimarka Kralı Hans’ın baharat dolabı Gribshunden gemisinde bulundu. Baharatlar döneme ışık tutuyor.

13 Şubat 2023

13 Şubat 2023

Danimarka Kralı Hans’ın savaş gemisi Gribshunden’ın, Orta Çağ İskandinavyası’ndaki safran, zencefil ve karanfilin ilk arkeolojik kanıtları da dahil olmak üzere...

Amos Antik Kentinde Bir Mezar İçin Kurtarma Kazısı Yapılacak

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Amos antik kentinde kaçak kazı aramaları sonucu bulunmuş bir mezarda kurtarma kazısı yapılacak. Antik Amos harabelerine...

Tavşanlı Höyük’te 4 bin yıllık salyangoz kabukları keşfedildi

22 Aralık 2024

22 Aralık 2024

Tavşanlı Höyüğü’nde sürdürülen kazılarda arkeologlar, 4 bin yıllık salyangoz kabukları buldu. Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde bulunan Tavşanlı Höyüğü, Anadolu’nun en büyük...

Kazakistan’da antik Türk dönemine ait 1300 yıllık taş baba heykeli bulundu

3 Ağustos 2021

3 Ağustos 2021

Kazakistan’ın güneyinde, Türkistan’dan yaklaşık 250 kilometre (155 mil) uzaklıkta, erken Türk dönemine ait 1300 yıllık bir taş baba heykeli keşfedildi....

Bom Jesus: Namibya Çölü’nde Bulunan En Eski ve En Değerli Gemi Batığı

20 Mart 2025

20 Mart 2025

Dikkat çekici bir arkeolojik keşifte, 500 yıl önce batan Portekiz gemisi Bom Jesus (İyi İsa), Namibya çölünde bulundu ve altın...

18.000 yıl önce, geç Pleistosen insanları “Dünyanın En Tehlikeli Kuşunu” yumurtadan çıkarıp büyütmüş olabilir.

2 Ekim 2021

2 Ekim 2021

Araştırmacılar, yumurta kabuğunun, insanlar ve kuşlar arasındaki geçmiş etkileşimleri netleştirme potansiyeline sahip, az çalışılmış bir arkeolojik malzeme olduğunu söylüyor. Bununla...

Kuzey Kutup Dairesi yakınlarında 6.500 yıllık bir Taş Devri mezarlığı olduğuna inanılan gizemli bir tarih öncesi alan keşfedildi

4 Aralık 2023

4 Aralık 2023

Arkeologlar, Kuzey Kutup Dairesi’nin sadece 50 mil (80 kilometre) güneyinde 6.500 yıllık bir Taş Devri mezarlığı olduğuna inanılan gizemli bir...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]