27 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hititlerin Amansız Düşmanları Kaşkalar Dünyanın İlk Gerillaları mı?

Hitit imparatorluğu, MÖ 1750 ile MÖ 1200 arasında Anadolu ve Suriye’nin bazı bölgelerine kadar uzanan bölgesel bir süper güçtü. Hititler aynı zamanda isyancılarla yüzleşmek zorunda kalan ilk imparatorluklardan biriydi. Hititler, imparatorluklarının kuzeydoğusundaki Kaskalılar veya Kaska olarak bilinen etnik bir grupla birçok kez çatışmaya girdiler. Kaşkalar, Karadeniz’in güney kıyısındaki dağlık ve yoğun ormanlık vatanlarını kendi avantajlarına kullanarak dünyanın en güçlü medeniyetlerinden birini şaşırttı. Bu gerçeğe rağmen, Kaşka hakkında oldukça az şey biliniyor.

Kaska Hitit Çarpışmaları

Kaşkalar hakkında bilgi veren Hitit yazılı kaynakları onları basitçe şehir kurmayan savaşçı insanlar olarak tanımlıyor. Hatta bir nevi aşağılama olarak onların “domuz çobanı” olarak adlandırmaktalardı. Dokumacılık ve hayvan yetiştirmekte olan göçebe bir halk oldukları şüphe götürmez bir gerçek.

Hitit kaynaklarından öğrendiklerimize göre iki halkın sürekli çatışmaya girmekle birlikte onların akınlarını önlemek amacıyla Hitit devletinin sürekli önlemler aldığı da görülmektedir.

Hitit kralı Shuppiluliuma I (M.Ö.1370-1330), Hitit imparatorluğunun kuzey sınırı boyunca, muhtemelen Kaşka akınlarına tepki olarak bir dizi kale inşa etti.

Shuppiluliuma I, daha etkili Hitit hükümdarlarından biri olarak bilinir. Hükümdarlığı sırasında Kaska da dahil olmak üzere Hitit düşmanları ülkeden uzak tutuldu.  Suriye’ye kadar genişleyerek Kargamış’ı büyük bir Hitit merkezi haline getirdi.

Eski Hitit başkenti Hattuşa’nın da Kaska tarafından yağmalandığı düşünülüyor. II. Murshili’nin halefi Muwatalli (yaklaşık MÖ 1300), Hitit imparatorluğunun başkentini daha güneydeki bir şehre taşıdı. Bunun Suriye’deki askeri kampanyalarını desteklemesi muhtemel olsa da, Kaska’dan uzaklaştıkları da düşünülmelidir. Nihayetinde, Kaska’nın MÖ 1200’den sonra Hitit imparatorluğunun son çöküşünde nasıl bir rol oynadığı bilinmemekle birlikte, bu konuda etkileri oldukları düşünülmelidir.

Tunç çağında Anadolu'yu gösteren harita.
Tunç çağında Anadolu’yu gösteren harita.

Kaşka Halkı

Hitit kaynakları dışında Kaşka hakkında çok az şey bilinmektedir.  Muhtemelen Karadeniz bölgesi ormanlık alanlarında doğal malzemeler ile taş kullanmadan yapılan evlerde yaşadıkları için Hitit kayıtlarını doğrulayacak çok az arkeolojik kanıtımız var.

Karadeniz’in güney kıyılarını çevreleyen ormanlık dağlarda yaşayan yarı göçebe bir halk oldukları için bu doğal bir sonuç olarak kabul edilebilir. Muhtemelen hayatlarını idame ettirebilmek için avcılık, hayvancılık, dokumacılık gibi mesleklerde uzmanlaşmış olabilirler. Kaşkalar ayrıca yılın farklı zamanlarında yer değişikliğine giderek yayla kültürüne sahip insanlardan oluşmuş olabilirdi.

Kafkasya’da bu tür yaylacılığın oldukça yoğun görülmesiyle birlikte halen yurdumuzda bir çok yöre halkının yayla kültürüne sahip olduğunu bilmekteyiz.

Bölgedeki arkeolojik kayıtlar, Kaska’nın yaşadığı tarımsal yerleşimlerin de olduğunu gösteriyor. Bu yerleşim yerlerinin çoğu muhtemelen Hitit şehirlerinden oluşabileceği gibi hitit yazılı kaynaklarında da Kaska’nın kasabalarda yaşadığından bahsedilmektedir. Kaska’nın çoğu tam zamanlı çiftçi gibi görünmese de, bazılarının Hitit topraklarında veya Hitit imparatorluğunun dışında bu şekilde yaşama olasılığı göz ardı edilmemelidir.

Kaska muhtemelen toplumlarının hem hareketli hem de hareketsiz gruplara sahipti. Bazıları göçebe bir hayatı benimserken bazıları ise tarım yapmış ve yerleşmiş, sadece ticaret yoluyla çobanlarla etkileşime girmiş olabilir.

Hitit kayıtları, Kaska’nın çoğunun Hitit yönetimine karşıt olmasına rağmen, bazılarının Hitit işgali altındaki şehirlerde de yaşadığını ima eder. Bu, birden fazla Kaska fraksiyonu olduğunu göstermektedir. Bu, Kaska’nın başlangıçta daha fazla yerleşik olabileceği ve daha sonra Hititlerle çatışmalar nedeniyle yarı göçebe bir yaşam tarzı benimsemiş olabileceği ihtimalini ortaya çıkarmaktadır.

arnuvanda dua metni
Arnuvanda ve Aşmunikal’in dua metni. İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.Kral I. Arnuvanda ve Kraliçe Aşmunikal’in Anadolu’da hüküm sürdüğü yıllarda Kaşkalar, oldukça hareketli bir dönem geçirmiştir. I. Arnuvanda’nın seferlerinin odak noktası Kaşkalardır.

Kaska’nın seyrek arkeolojik kayıtları da onların nasıl yaşadıklarını yansıtıyor olabilir. Hititler nispeten yoğun kasaba ve köylerde yaşadılar. Öte yandan Kaska, dağlarda küçük, dağınık yerleşim yerlerinde ve muhtemelen tamamen kalıcı olmayan konutlarda yaşama eğilimindeydi.

Hitit kayıtları, Kaska’nın saklanma konusunda iyi olduğunu, dolayısıyla köylerinin çoğunun dağların içinde izole yerlere inşa edilmiş olabileceğini öne sürüyor. Muhtemelen yabancıların bulması için fazla bir iz bırakmayacak şekilde inşa edilmişlerdi. Bu yaşam tarzı, Hitit komşularına kıyasla arkeolojik kayıtlarda Kaska’dan çok az iz bırakacaktı.

Bronz Çağı ve Şehir Devletlerinin Gelişimi

Anadolu’daki Bronz Çağı, MÖ 4. binyıldan kalma tapınaklar ve saraylardan oluşan müstahkem şehir devletleri ağının yükselmesine yol açtı. Anadolu, bu dönemde büyük ve müreffeh kasabaların kurulmasıyla giderek kentleşmiştir. Bu zamanın tipik bir eseri, bir zamanlar Doğu Anadolu’ya yayılmış olan Trans-Kafkas Kura Arasları kültüründen kırmızı-siyah çömleklerdir.

Erken Bronz Çağı’nın sonlarına doğru, bu büyük şehirlerin çoğu bir gerileme dönemine girmiş ya da yıkılmış görünmektedir. Bunun için bir olasılık, işgalci grupların saldırılarıyla karşı karşıya kalırken, kendi aralarında iktidar için yarışan şehirler arasındaki çatışmalardır. MÖ 3. binyılın ortalarından itibaren Karadeniz’in kuzeyindeki bozkırlardan işgalci çobanlar Anadolu’ya taşınmaya başladı. Bazıları Anadolu şehir devletleriyle çatışmalara girmiş olabilir ve bazı durumlarda işgalciler muhtemelen önceden var olan şehirleri boyunduruk altına alarak yeni bir elit grup oluşturdular.

Hattuşa- Hattuşaş (Boğazköy-Çorum)
Hattuşa- Hattuşaş (Boğazköy-Çorum)

Kaska’nın Hititlerle bir ilgisi var mıydı?

Kaska, bu dönemde Anadolu’ya giren pastoral gruplar arasında mıydı? Eğer öyleyse, bu aslında Hititlerle akraba oldukları anlamına gelebilir mi? Ne yazık ki, Kaska kültürünün günümüze kadar önemli bir kanıtının bulunmadığı göz önüne alındığında, dilleri hakkında hiçbir şey bilmiyoruz.

Bununla birlikte, başka ne bildiğimize bakacak olursak, Kaska büyük olasılıkla Anadolu çiftçileriyle ilişkili değildi, ancak Hititleri de içeren Karadeniz çevresindeki bozkırlarda yaşayan insanlarla daha yakından bağlantılıydı. Bu, Kaska ve Hititlerin benzer bir kökene sahip olduğu anlamına gelebilir.

Kaska ve Hititler: İki Halkın Hikayesi mi?

Kaska ve Hititlerin akraba olma ihtimali, iki grup arasındaki düşmanlık göz önüne alındığında ilginçtir.

Hititler ve Kaska, başlangıçta birbirleriyle ilişkili olsalar da, kültürel evrimleri açısından oldukça farklı yönlere gitmiş gibi görünüyorlar. Her iki halkın da Karadeniz çevresindeki yaylalardan İç Anadolu’ya göç etmiş olması muhtemeldir. Hititler ise çiftçiliği ve şehir yaşamını benimsemişlerdir. Öte yandan Kaska, dağlara ve ormanlara bağlı kalarak pastoral ve kısmen göçebe yaşam tarzlarını sürdürmüş görünüyor.

Hattuşa Rekonstrüksiyon
Hattuşa Rekonstrüksiyon

Hititler muhtemelen Kaska’ya benzer şekilde başlamış olsa da, bölgenin gelecekteki kültürel ve politik manzarasını şekillendiren büyük bir imparatorluk haline geldiklerinde maddi kültürleri çarpıcı bir şekilde değişti. Hititler kalıcı bir kültür oluşturmuş ve ardında muhteşem yapılar ve eserler bırakmıştır. Oysa Kaska, komşu Hitit imparatorluğunun tarihlerinde sadece bir dipnottur.

Bazıları sonunda Hititlerin kazandığını söyleyebilir. Kaska’nın medeniyet tarihinde bu kadar büyük veya görünür bir rol oynamaması, önemli bir rol oynamadıkları anlamına gelmez. Kaska, zamanlarının en büyük imparatorluklarından birine meydan okuyarak, Ortadoğu’nun gelecekteki siyasi ve kültürel manzarasını da şekillendirdi. Onların gerilla (vur-kaç) taktikleri Hitit askerlerine zarar verdiği ve Hititler başarıyla diğer insanların gruplarını bastırmış olsalar bile Kaşkalıları etkisiz hale getirmeyi asla başaramadı. Kaska, Hitit başkentinin yağmalanmasından bile sorumlu olabilir ve bu da onları medeniyet için korkunç bir tehdit haline getirmiş olabilir. Bir bakıma Kaska, Hitit dünyasının barbar işgalcileridir.

Kaska’ya karşı mücadeleler, Hitit imparatorluğunun çöküşüne yol açan şey olmayabilir, ancak Kaska, Hitit devleti üzerinde ciddi bir istikrarsızlaştırıcı etkiydi. Kaska’nın idaresi bu kadar ısrarlı ve zorlayıcı olmasaydı, Hitit imparatorluğu daha uzun süre ayakta kalabilirdi. Bu şekilde Kaska, medeniyet tarihinde de son derecede etkili oldu. Sadece kültürlerinin kalıcı kanıtlarını geride bırakamayacak kadar talihsizlerdi.

Kaskalıların Bize Bıraktıkları

Kaska, arkeolojik kayıtlarda kendilerinden çok az iz bıraktı, ancak dünya tarihinde, emperyal bir güce direnmek için aşırı uzunluklara giden bir halkın erken bir örneği olarak önem taşıyorlar. Görünüşe göre Kaşka halkı, gizli dağ sığınaklarında gizlenmeyi çok iyi biliyorlardı.

Kaşkalar, gerilla savaşının kaydedilen ilk ustaları olabilir. Bu şekilde, kendilerinden çok daha güçlü ve yerleşik güçlerin egemenliğine kasıtlı olarak karşı çıkan siyasi hareketlerin ilk tezahürlerini temsil ediyor olabilirler. Hitit imparatorluğu emperyalizmin erken bir örneğini temsil ediyorsa, Kaska anti-emperyalist milliyetçiliğin erken bir örneğini temsil edebilir.

Banner
Related Articles

Trakya’nın Bilinen En Eski Trak Yerleşimi Tekirdağ’da Kazılıyor

17 Nisan 2025

17 Nisan 2025

Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde Marmara Denizi’nin kıyısında önemli bir arkeolojik kazı çalışması yürütülüyor. Prof. Dr. Neşe Atik başkanlığındaki kazılar, Trakya bölgesinin...

Çatalhöyük kazılarında çoklu mezara ulaşıldı

16 Eylül 2021

16 Eylül 2021

Avcı-toplayıcı kültürden sonra ilk yerleşim izlerinin görüldüğü Çatalhöyük kazılarında çoklu mezara ulaşıldı. Çatalhöyük’ün doğu höyüğünde bir evin kazı çalışmasında çeşitli...

Hitit Bit-Hilaniler’inden Antik Yunan Tapınak Sütunlarına

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Bit-Hilani kelimesinin Hititçe Hilambar yani kapı sözcüğünden türemiş olduğu düşünülmektedir. Demir çağında sıcak olan her yerde kullanılmış olan yapı türüdür....

“Cehennem Kapısı”nın bu yıl ziyaretçilere açılması bekleniyor

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

Denizli Pamukkale ilçesinde bulunan Hierapolis antik kentinde yer alan “Cehennem Kapısı”nın bu yıl içinde ziyaretçilere açılması bekleniyor. 2 bin 200...

Girnavaz Höyüğün Cinleri

30 Kasım 2020

30 Kasım 2020

Girnavaz höyük Mardin iline bağlı Nusaybin ilçesinin kuzeyinde ve 4 km uzaklığındadır. Suriye sınırına çok yakın bir konumdadır. Kuzey Mezopotamya’dan...

Tripolis’te 1600 Yıllık Lüks Villa Ortaya Çıktı: Konuklara Havuzda Yetiştirilen Balıklar İkram Edilmiş

19 Temmuz 2025

19 Temmuz 2025

Denizli’nin Buldan ilçesinde, Büyük Menderes Nehri kıyısında yer alan Tripolis Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda, Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen...

Van’da 2800 yıllık Urartu Kalesi Bulundu

17 Haziran 2021

17 Haziran 2021

Arkeologlar, Van ilinin Gürpnar bölgesinde deniz seviyesinden 2.500 metre (8.200 fit) yükseklikte bir dağda 2.800 yıl öncesine dayanan kale kalıntılarını...

Çiftçi Tarlasında Helenistik Döneme Ait Lahit Buldu

9 Nisan 2021

9 Nisan 2021

Manisa’nın Gölmarmara ilçesinde bir çiftçi tarlasını sürerken Helenistik Döneme lahit buldu. Manisa’nın Gölmarmara ilçesine bağlı Taşkuyucak Mahallesi Akçakoca mevkiinde E....

8.500 yıllık Yenikapı batıkları müze bekliyor

19 Haziran 2023

19 Haziran 2023

Marmaray projesi sırasında keşfedilen ve dünyanın en büyük antik gemi koleksiyonu olarak kabul edilen Yenikapı batıklarının koruma süreci, müze ve...

Antik Side’nin Ana Tanrıçası Athena’ya Adanan Tapınak Yoğun İlgi Çekiyor

6 Mart 2025

6 Mart 2025

Antalya’nın Manavgat ilçesinde, binlerce yıllık tarihe tanıklık eden Side Antik Kenti’nin baş tanrıçası Athena Tapınağı’nın restorasyon sonrası yoğun ilgi görüyor....

Colossae Antik Kenti Kazı Çalışmaları Başlıyor

5 Eylül 2021

5 Eylül 2021

Denizli ilinin Honaz ilçesinde yer alan Colossae Antik Kenti, yüzey araştırmaları sonrası kazı çalışmaları başlıyor. Dünyanın yedi büyük kilisesinden birisi...

İnkaya Mağarası’nda Paleolitik Dönem taş atölyesi bulundu

25 Ekim 2022

25 Ekim 2022

Anadolu ile Balkanlar arasında insan hareketliliğine dair önemli bilgiler verecek İnkaya Mağarası’nda devam eden kazılarda Orta Paleolitik Dönem taş atölyesi...

Antandros Antik Kentinde ki Kazılar Yıl Boyu Devam Edecek

28 Ocak 2021

28 Ocak 2021

Antandros Antik Kenti Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk Mahallesi’ne 2 km uzaklıkta yer almaktadır. Mysia ile Troas şehirleri arasında önemli konumda...

Ulucak Höyüğü’nde 7 bin 700 yıllık kostüm giymiş insan figürleri bulundu

5 Ekim 2023

5 Ekim 2023

İzmir’in Kemalpaşa ilçesindeki Ulucak Höyüğü’nde yapılan kazı çalışmalarında, 7 bin 700 yıllık ikisi aynı kostümü giymiş üç insan figürü bulundu....

Van’da 2800 yıllık bir Urartu tapınağı ve çivi yazılı iki yazıt bulundu

25 Ekim 2023

25 Ekim 2023

Van’ın Muradiye ilçesinde bulunan Körzüt Kalesi’nde devam eden kurtarma kazılarında 2800 yıllık bir Urartu tapınağı keşfedildi. Tapınakla birlikte çivi yazılı...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]