20 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hititlerde Su Kültü ve Eflatunpınar Hitit Su Anıtı

Anadolu’da tunç çağı dönemine damgasını vuran Hititler, su kaynaklarına verdikleri önem ile de dikkat çeken bir toplumdur.

Bir tarım toplumu olan Hititler için su ve su kaynakları hayati değer taşımaktaydı. Suyun hayati değeri sadece tarımla ilişkili değildi. İnanç değerlerine sıkı sıkıya bağlı bir toplum olan Hititlerde su ve suyun temizliği çok önemli idi. Tanrı ve Tanrıçalara karşı yapılan ayinlerde temizlenme aracı olarak kullanılan suyun kesinlikle pislikten uzak olması gerekirdi. Öyle ki, suyun temizliğinden sorumlu olan kişi en ufak dikkatsizliğini hayatıyla ödeyebilirdi. Bunun yanında vebanın da ülke topraklarında sıklıkla görülmesi suya verilen değeri bir kat daha artırmaktaydı. Sıralanan bu nedenlerden dolayı Hititler, devlet sınırları içerisinde bulunan su kaynaklarına azami önem vermekteydiler.

Elde edilen birçok çivi yazılı tabletlerde Hititlere ait su anıtlarından ve buralara yapılan libasyonlardan, ayrıca pınarlardan ve barajlardan bahsedilmektedir.
Hititler, yeryüzünde açılan deliklerin, yeraltı dünyasıyla olan bağlantısından dolayı dağdan veya yeraltından çıkan suları kutsal olarak kabul etmişlerdir. Buradaki suların aktığı yerler ritüelin yapıldığı kutsal mekânlar olarak kullanılmışlardır. Hititlerde suyla birlikte yapılan birçok ritüel vardır. Bunlar, arınma, ölüm, doğum, dua, büyü ve kehanet ritüelleri gibi farklılıklar göstermektedir.
Hititler, dini ritüellerde bayramlarda gerçekleştirdikleri libasyonlarda su kullanmaktadırlar. Hatta bedensel arınma sırasında yapılması gereken işlemlerin başında, ağızın yıkanması gelmekteydi. Çünkü ağız tanrının sözünün çıktı yer idi ve temiz olması gerekirdi.
Hurri kökenli itkalzi adı verilen törenlerin ele alındığı tabletlerde suyun kullanımını şu şekilde okumaktayız.
12-17 “…onlar (bunu) bitirir bitirmez, kurban sahibi yıkanmak için gelir ve yıkanır. Yıkanma işlemini bitirir bitirmez Rahip temizlik suyunu tutar. Ve onu yıkanma çadırına götürür. Ve kurban sahibi yıkanma işlemini bitirir bitirmez…” 18-23 “… aynı [suyu] bakırdan ya da bronzdan boş bir banyo kabına döker elinde hiçbir şey tutmayan diğer ( rahip) de gelir. Ve ( banyo kabını) onu diğer kült eşyalarının yanına koyar…” 24-28 “…Sonra onu (suyu) onun başına döker. Ayrıca bundan başka diğer suyu o onun kafasına dökmez. Onu aşağı koyar. Gömleği içine atar atmaz ve bir tabureye oturur oturmaz, rahip Hurice konuşur / dua eder…” 
Hititlerin tarım toplumu olmaları, gerek dini inançlarının gereği, gerekse de veba başta olmak üzere tüm hastalıkların temiz olmamaktan kaynaklandığı bilincine sahip toplum olmalarından dolayı Hititler, birçok su pınarına su anıtı inşaa etmişlerdir.
KONYA Beyşehir Eflatunpınar Hitit Anıt Çeşmesi-
Hitit Kralı IV. Tudhaliya zamanında yapılan Eflatunpınar Anıtı, günümüze kadar fonksiyonunu kaybetmeden gelebilmiş ender mimari su sistemidir.
Eflatunpınar Hitit Su Anıtı

IV. Tuthaliya (MÖ 1250-1220) döneminde daha fazla su kültü yapılarının inşa edilmiştir. Özellikle Konya Bölgesinde bu kült yapılar daha fazla görülmektedir. Başkent Hattuşa’da kurulan küçük baraj olarak niteleyebileceğimiz su sistemlerinin yanında Anadolu’nun çeşitli yörelerinde inşaa edilen su pınarları çevresindeki su anıtları ile, su pınarları kontrol altında tutularak ileride su yönünden oluşacak sıkıntılara karşı tedbirler alınmaktaydı. Bu anıtlardan birisi de Konya ilinin Beyşehir İlçesi Sadıkhacı Beldesi sınırları bulunan Eflatunpınar Hitit Su Anıtı’dır.

Hitit Kralı IV. Tudhaliya zamanında yapılan (bu konuda tartışma vardır.) Eflatunpınar Anıtı, günümüze kadar fonksiyonunu kaybetmeden gelebilmiş ender mimari su sistemidir. M.Ö. 13’ncü yüzyıl dönemine tarihlenen Eflatunpınar Hitit Su Anıtı, Hititlerin özgün taş işçiliğinin bir ürünüdür. Anıt, yekpare kaya üzerine yapılmamıştır. Birbirine uygun olarak kesilmiş andezit blokların titizlikle birleştirilmesi ile inşa edilmiştir.

Eflatunpınar Hitit Su Anıtı, sadece kurulduğu pınarın kontrolünü sağlamak için inşaa edilmemiştir. Taşlar üzerine çizilen kompozisyonlar, tanrı ve tanrıça figürleri ile açık hava tapınağı olarak da değerlendirilir. Bu özelliği ile Eflatunpınar Hitit Su Anıtı, diğer kaya anıtlarından ayrılır.

Su Anıtı, doğal bir su kaynağı üzerinde yapılmış büyük bir havuz ve dikdörtgen formda şekillendirilmiş kayalar üzerine kabartma tekniğinde yapılmış tanrı ve tanrıça figürlerinden oluşmaktadır. Havuzun duvarına paralel yatay su kanalları suyun havuz içerisine akmasını sağlayarak dönemin su tesisatı ile su teknolojisi hakkında da önemli bilgiler vermektedir.

2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne Hitit Kutsal Su Tapınağı olarak dahil edilmiştir. Listeye dahil edilmesindeki Üstün Evrensel Değerler Gerekçesi: Eflatunpınar su havuzunun özelliği, akan suların merkezi havuz sistemi ile toplanarak, gerektiği zaman tasarruflu bir şekilde kullanılan nadir su sistemlerinden biridir. Bu anıt sadece görünüş itibariyle, düzeniyle ve ikonografi yapısıyla ender anıtlardandır, aynı zamanda da yapımı esnasında kullanılan teknoloji ve sanatkarlık bakımından da çok nadide bir anıttır.

Kaynak: https://www.kulturportali.gov.tr/

Leyla Murat, Hititlerde su kültü. Tarih Araştırmaları Dergisi, 31, 51. 2012

Dr. Öğr. Üyesi İsmail COŞKUN, Nesim KILIÇ, Hitit Kutsal Su Tapınaklarında Eflatunpınar ile İlgili Değerlendirmeler, 3. Uluslararası Sosyal ve Beşeri Bilimler Kongresi, Van, 2019.

Banner
Benzer Yazılar

Diyarbakır’daki 1900 yıllık kaya kilisesinde Pasifik Okyanusu kıyılarında yaşayan canlının fosili bulundu

4 Mart 2024

4 Mart 2024

Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde Hıristiyan dünyası için önemli bir yapı olan 1900 yıllık kaya kilisesinde yapılan çalışmalarda Pasifik Okyanusu kıyılarında yaşayan...

Urartu Arkeolojisine Adanmış Bir Ömür Altan Çilingiroğlu

19 Haziran 2021

19 Haziran 2021

Arkeoloji camiası çok değerli bir bilim insanını Prof. Dr. Altan Çilingiroğlu’nu kaybetti. Urartu, Doğu Anadolu, İran ve Kafkas tarihi ve...

Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde yer alan bilgilerle başlayan Divriği Kalesi kazılarında 2000 yıllık bir Urartu eseri gün yüzüne çıkarıldı

4 Ocak 2024

4 Ocak 2024

Sivas’ın Divriği ilçesindeki Divriği Kalesi’nde yapılan kazılarda, 2000 yıllık bir Urartu metal objesi başta olmak üzere birçok buluntu ortaya çıkarıldı....

Aygül Süel “Hititler İçin Büyük Yanlışlıklar Yapıyoruz”

4 Mart 2021

4 Mart 2021

Hitit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı ve Şapinuva kenti kazısını yöneten Prof. Dr. Aygül Süel, katıldığı çevirim içi oturumda...

Köpekleri tarafından öldürülen Akteon’un mitolojik hikâyesinin resmedildiği mermer blok bulundu

6 Ağustos 2022

6 Ağustos 2022

Düzce Belediyesi’nin destekleri ile devam eden Prusias ad Hypium Antik Kenti kazı çalışmalarında, köpekleri tarafından öldürülen Akteon’un mitolojik hikâyesinin resmedildiği...

Blaundos kazılarında 4 bin yıllık silindir mühür bulundu

28 Eylül 2022

28 Eylül 2022

Anadolu’da ticari hayatın gelişmesi ve çeşitlenmesinde önemli rol oynayan Asurlu tüccarların kullandıkları düşünülen mühürlerden bir örneğine Blaundos kazılarında karşılaşıldı. Asurlu...

Çavuştepe Höyüğü’nde Urartulu kadın yöneticinin mezarına ulaşıldı

8 Eylül 2021

8 Eylül 2021

Geçtiğimiz günlerde atı, sığırı, köpeği ile gömülen Urartulu üst düzey insanının mezarı haberini yapmıştık. Bugünde yine aynı yerde Çavuştepe Höyüğü...

Yalova Çobankale’de Hashtag Sembollü Seramik Parçaları

23 Eylül 2021

23 Eylül 2021

Yalova’nın Altınova ilçesinde bulunan Çobankale’de arkeolojik kazılar devam ediyor. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü...

Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Konya’nın Karatay ilçesinde bulunan Savatra Antik Kenti kazı sahasında Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu. Anadolu’da 1071 Malazgirt...

Büyük İskender’in Anadolu’da Perslere karşı ilk kazandığı zaferin 2.400 yıllık savaş alanı bulundu

29 Aralık 2024

29 Aralık 2024

Arkeologlar, 20 yıllık araştırmanın ardından Büyük İskender’in Küçük Asya’yı ele geçirmek için girdiği ilk önemli savaş olan efsanevi Granikos Muharebesi’nin...

Bukoleon Sarayı restorasyonunda bulunan iskeletler, Haçlı ordusunun Konstantinopolis’te gerçekleştirdiği katliamının kurbanları mı?

28 Kasım 2021

28 Kasım 2021

Bukoleon Sarayı kazılarında dağınık vaziyette bulunan 7 iskeletin, Konstantinopolis’te Haçlıların gerçekleştirdiği katliamın kurbanları olabileceğine dair düşünce üzerinde duruluyor. İstanbul Büyükşehir...

Sardes Antik Kenti ve Lidya Tümülüsleri Artık UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde!

12 Temmuz 2025

12 Temmuz 2025

Manisa’nın Tarihi Hazinesi Dünya Çapında Tescillendi Manisa’nın Salihli ilçesinde yer alan Sardes Antik Kenti ve Bin Tepeler Lidya Tümülüsleri, UNESCO...

Metropolis Antik Kenti’nde 1.800 Yıllık Kadın Heykelinin Çıkarılış Anları

12 Haziran 2021

12 Haziran 2021

İzmir’in Torbalı ilçesinde yer alan Metropolis Antik Kenti 2021 kazı çalışmaları başladı. Metropolis Antik kent kazı çalışmalarının ilk buluntusu 1.800...

Konya’nın Kapadokyası Kilistra Antik Kenti

26 Ocak 2021

26 Ocak 2021

Peribacaları, kiliseler, yer altı şehirleri denilince aklımıza ilk gelen yer Nevşehir, Aksaray arasında kalan Kapadokya olur. Eşsiz tarihi zenginliği ile...

Zeugma Mozaik Müzesi Geçen Yıl 1 Milyon Ziyaretçiyi Ağırladı

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

Zeugma Müzesi adını Belkıs/Zeugma Antik Kenti’nden almıştır. Tarihi kent Gaziantep ili Nizip İlçesi, Belkıs Köyü sınırları içerisinde bulunmakla birlikte Fırat...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]