29 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hititlerde Su Kültü ve Eflatunpınar Hitit Su Anıtı

Anadolu’da tunç çağı dönemine damgasını vuran Hititler, su kaynaklarına verdikleri önem ile de dikkat çeken bir toplumdur.

Bir tarım toplumu olan Hititler için su ve su kaynakları hayati değer taşımaktaydı. Suyun hayati değeri sadece tarımla ilişkili değildi. İnanç değerlerine sıkı sıkıya bağlı bir toplum olan Hititlerde su ve suyun temizliği çok önemli idi. Tanrı ve Tanrıçalara karşı yapılan ayinlerde temizlenme aracı olarak kullanılan suyun kesinlikle pislikten uzak olması gerekirdi. Öyle ki, suyun temizliğinden sorumlu olan kişi en ufak dikkatsizliğini hayatıyla ödeyebilirdi. Bunun yanında vebanın da ülke topraklarında sıklıkla görülmesi suya verilen değeri bir kat daha artırmaktaydı. Sıralanan bu nedenlerden dolayı Hititler, devlet sınırları içerisinde bulunan su kaynaklarına azami önem vermekteydiler.

Elde edilen birçok çivi yazılı tabletlerde Hititlere ait su anıtlarından ve buralara yapılan libasyonlardan, ayrıca pınarlardan ve barajlardan bahsedilmektedir.
Hititler, yeryüzünde açılan deliklerin, yeraltı dünyasıyla olan bağlantısından dolayı dağdan veya yeraltından çıkan suları kutsal olarak kabul etmişlerdir. Buradaki suların aktığı yerler ritüelin yapıldığı kutsal mekânlar olarak kullanılmışlardır. Hititlerde suyla birlikte yapılan birçok ritüel vardır. Bunlar, arınma, ölüm, doğum, dua, büyü ve kehanet ritüelleri gibi farklılıklar göstermektedir.
Hititler, dini ritüellerde bayramlarda gerçekleştirdikleri libasyonlarda su kullanmaktadırlar. Hatta bedensel arınma sırasında yapılması gereken işlemlerin başında, ağızın yıkanması gelmekteydi. Çünkü ağız tanrının sözünün çıktı yer idi ve temiz olması gerekirdi.
Hurri kökenli itkalzi adı verilen törenlerin ele alındığı tabletlerde suyun kullanımını şu şekilde okumaktayız.
12-17 “…onlar (bunu) bitirir bitirmez, kurban sahibi yıkanmak için gelir ve yıkanır. Yıkanma işlemini bitirir bitirmez Rahip temizlik suyunu tutar. Ve onu yıkanma çadırına götürür. Ve kurban sahibi yıkanma işlemini bitirir bitirmez…” 18-23 “… aynı [suyu] bakırdan ya da bronzdan boş bir banyo kabına döker elinde hiçbir şey tutmayan diğer ( rahip) de gelir. Ve ( banyo kabını) onu diğer kült eşyalarının yanına koyar…” 24-28 “…Sonra onu (suyu) onun başına döker. Ayrıca bundan başka diğer suyu o onun kafasına dökmez. Onu aşağı koyar. Gömleği içine atar atmaz ve bir tabureye oturur oturmaz, rahip Hurice konuşur / dua eder…” 
Hititlerin tarım toplumu olmaları, gerek dini inançlarının gereği, gerekse de veba başta olmak üzere tüm hastalıkların temiz olmamaktan kaynaklandığı bilincine sahip toplum olmalarından dolayı Hititler, birçok su pınarına su anıtı inşaa etmişlerdir.
KONYA Beyşehir Eflatunpınar Hitit Anıt Çeşmesi-
Hitit Kralı IV. Tudhaliya zamanında yapılan Eflatunpınar Anıtı, günümüze kadar fonksiyonunu kaybetmeden gelebilmiş ender mimari su sistemidir.
Eflatunpınar Hitit Su Anıtı

IV. Tuthaliya (MÖ 1250-1220) döneminde daha fazla su kültü yapılarının inşa edilmiştir. Özellikle Konya Bölgesinde bu kült yapılar daha fazla görülmektedir. Başkent Hattuşa’da kurulan küçük baraj olarak niteleyebileceğimiz su sistemlerinin yanında Anadolu’nun çeşitli yörelerinde inşaa edilen su pınarları çevresindeki su anıtları ile, su pınarları kontrol altında tutularak ileride su yönünden oluşacak sıkıntılara karşı tedbirler alınmaktaydı. Bu anıtlardan birisi de Konya ilinin Beyşehir İlçesi Sadıkhacı Beldesi sınırları bulunan Eflatunpınar Hitit Su Anıtı’dır.

Hitit Kralı IV. Tudhaliya zamanında yapılan (bu konuda tartışma vardır.) Eflatunpınar Anıtı, günümüze kadar fonksiyonunu kaybetmeden gelebilmiş ender mimari su sistemidir. M.Ö. 13’ncü yüzyıl dönemine tarihlenen Eflatunpınar Hitit Su Anıtı, Hititlerin özgün taş işçiliğinin bir ürünüdür. Anıt, yekpare kaya üzerine yapılmamıştır. Birbirine uygun olarak kesilmiş andezit blokların titizlikle birleştirilmesi ile inşa edilmiştir.

Eflatunpınar Hitit Su Anıtı, sadece kurulduğu pınarın kontrolünü sağlamak için inşaa edilmemiştir. Taşlar üzerine çizilen kompozisyonlar, tanrı ve tanrıça figürleri ile açık hava tapınağı olarak da değerlendirilir. Bu özelliği ile Eflatunpınar Hitit Su Anıtı, diğer kaya anıtlarından ayrılır.

Su Anıtı, doğal bir su kaynağı üzerinde yapılmış büyük bir havuz ve dikdörtgen formda şekillendirilmiş kayalar üzerine kabartma tekniğinde yapılmış tanrı ve tanrıça figürlerinden oluşmaktadır. Havuzun duvarına paralel yatay su kanalları suyun havuz içerisine akmasını sağlayarak dönemin su tesisatı ile su teknolojisi hakkında da önemli bilgiler vermektedir.

2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne Hitit Kutsal Su Tapınağı olarak dahil edilmiştir. Listeye dahil edilmesindeki Üstün Evrensel Değerler Gerekçesi: Eflatunpınar su havuzunun özelliği, akan suların merkezi havuz sistemi ile toplanarak, gerektiği zaman tasarruflu bir şekilde kullanılan nadir su sistemlerinden biridir. Bu anıt sadece görünüş itibariyle, düzeniyle ve ikonografi yapısıyla ender anıtlardandır, aynı zamanda da yapımı esnasında kullanılan teknoloji ve sanatkarlık bakımından da çok nadide bir anıttır.

Kaynak: https://www.kulturportali.gov.tr/

Leyla Murat, Hititlerde su kültü. Tarih Araştırmaları Dergisi, 31, 51. 2012

Dr. Öğr. Üyesi İsmail COŞKUN, Nesim KILIÇ, Hitit Kutsal Su Tapınaklarında Eflatunpınar ile İlgili Değerlendirmeler, 3. Uluslararası Sosyal ve Beşeri Bilimler Kongresi, Van, 2019.

Banner
Related Articles

Sağlık ve Temizlik Tanrıçası ‘Hygieia’nın Heykeli Bulundu

19 Ağustos 2021

19 Ağustos 2021

Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Coşkun’un kazı koordinatörlüğünde devam eden Aizanoi Antik Kenti...

Çatalhöyük’te Evlerin Altına Gömülen Yetişkin ve Çocuklar Akraba Değildi

3 Mayıs 2021

3 Mayıs 2021

Uluslararası bir araştırma ekibi, dünyanın en eski şehirlerinden olan Çatalhöyük de yan yana gömülen çocukların ve yetişkinlerin birbirleriyle ilişkili olmadığını...

Karabük’te Hz. Süleyman’ı tasvir eden 1600 yıllık eşsiz bir kolye keşfedildi

12 Kasım 2024

12 Kasım 2024

Karadeniz’in Zeugması olarak bilinen Hadrianopolis Antik Kenti’nde yapılan arkeolojik kazılarda, yaklaşık 1600 yıllık, Hz. Süleyman’ı tasvir eden eşsiz bir kolye...

Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş Kazılarında Antik Limana Ulaşacağız”

11 Nisan 2021

11 Nisan 2021

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü başkanlığında bir yıl önce başlayan Kabataş kazılarında yeni bulgulara ulaşıldı. Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş kazılarında...

Define Avcıları Yine Boş Durmadı 3 bin 500 Yıllık Antik Kenti Talan Ettiler

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

Anadolu topraklarının bizlere sunduğu toprak üstü toprak altı kültürel miraslar defineciler tarafından talan edilmeye devam ediyor. Para kazanma hırsı ile...

Helenapolis Antik Kenti’nin merkezi jeoradar ile ortaya çıkarılacak

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

MÖ 4. yüzyıl sonlarında önemli liman kenti olan Helenapolis Antik Kenti’nin merkezi jeoradar ile ortaya çıkarılacak. Roma İmparatoru I. Konstantin’in...

Aizanoi Antik Kenti’nde Eros, Dionysos ve Herakles heykel başları bulundu

23 Aralık 2022

23 Aralık 2022

Aizanoi Antik Kenti’nde devam eden kazılarda Yunan tanrılarından Eros, Dionysos ve yarı tanrı Herakles’e ait heykel başları ortaya çıkarıldı. Kütahya’nın...

Tarihi Harran Sarayı’nın (9yy.) Kapısı Gün Işığına Çıkarıldı

20 Ekim 2020

20 Ekim 2020

Şanlıurfa’ya 44 km uzaklıkta olan Harran, Suriye sınırına oldukça yakın bir konumdadır. Harran da yapılan çalışmalar neticesinde Harran Sarayı’nın ana...

Metropolis Antik Kenti’nde 1.800 Yıllık Kadın Heykelinin Çıkarılış Anları

12 Haziran 2021

12 Haziran 2021

İzmir’in Torbalı ilçesinde yer alan Metropolis Antik Kenti 2021 kazı çalışmaları başladı. Metropolis Antik kent kazı çalışmalarının ilk buluntusu 1.800...

Çatalhöyük’te cinsiyeti belli olmayan insan figürlü heykelcik bulundu

28 Aralık 2021

28 Aralık 2021

Anadolu’nun ilk yerleşim yerlerinden birisi olan Konya’nın Meram ilçesine bağlı Çatalhöyük Neolitik yerleşiminde cinsiyeti belli olmayan insan figürlü heykelcik bulundu....

Antik Çağ insanın beslenmesinde zengin fakir ayrımı dikkat çekiyor

25 Kasım 2021

25 Kasım 2021

Yerleşik hayata geçilmesi ile birlikte görülmeye başlayan yönetici, elit yapı, mülkiyet sahipliliği, kaynakların adaletsiz kazanımı ve dağılımından doğan varsıllığın yoksul...

Karacahisar Kalesi’nde Orhan Bey’in kendi adına bastırdığı sikke bulundu

14 Eylül 2022

14 Eylül 2022

Ertuğrul Gazi’nin ölümünden sonra beyliğin başına geçen Osman Bey’in ilk fethettiği Bizans Kalesi olan Karacahisar’da oğlu Orhan Bey’in kendine adına...

Ayazini Mağaraları Turistlerin Yeni Gözdesi Olmaya Aday

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Ayazini mağaraları, artan potansiyeli ile Peribacalarına rakip olmaya hazırlanıyor. Frig Vadisi içerisinde bulunan Ayazini mağaraları son dönemlerde turistlerinde oldukça ilgisini çekiyor....

Apollon Tapınağı’nın bulunduğu Kız Ada kazıları devam ediyor

13 Ekim 2022

13 Ekim 2022

Bursa’nın Nilüfer ilçesinde yer alan Gölyazı’daki 5 bin kişilik olduğu düşünülen antik tiyatro ve Apollon Tapınağı’nın yer aldığı Kız Ada...

Anadolu’da 16 Bin Yıllık Köpek İzleri: Pınarbaşı Bulguları Evcilleştirmenin Tarihini Geriye Çekti

29 Mart 2026

29 Mart 2026

Antik DNA analizleri Anadolu’da köpeklerin sanılandan çok daha erken ortaya çıktığını gösterdi. Türkiye’deki Pınarbaşı yerleşiminde incelenen kalıntılar köpeklerin yaklaşık 16...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]