26 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hititlerde Su Kültü ve Eflatunpınar Hitit Su Anıtı

Anadolu’da tunç çağı dönemine damgasını vuran Hititler, su kaynaklarına verdikleri önem ile de dikkat çeken bir toplumdur.

Bir tarım toplumu olan Hititler için su ve su kaynakları hayati değer taşımaktaydı. Suyun hayati değeri sadece tarımla ilişkili değildi. İnanç değerlerine sıkı sıkıya bağlı bir toplum olan Hititlerde su ve suyun temizliği çok önemli idi. Tanrı ve Tanrıçalara karşı yapılan ayinlerde temizlenme aracı olarak kullanılan suyun kesinlikle pislikten uzak olması gerekirdi. Öyle ki, suyun temizliğinden sorumlu olan kişi en ufak dikkatsizliğini hayatıyla ödeyebilirdi. Bunun yanında vebanın da ülke topraklarında sıklıkla görülmesi suya verilen değeri bir kat daha artırmaktaydı. Sıralanan bu nedenlerden dolayı Hititler, devlet sınırları içerisinde bulunan su kaynaklarına azami önem vermekteydiler.

Elde edilen birçok çivi yazılı tabletlerde Hititlere ait su anıtlarından ve buralara yapılan libasyonlardan, ayrıca pınarlardan ve barajlardan bahsedilmektedir.
Hititler, yeryüzünde açılan deliklerin, yeraltı dünyasıyla olan bağlantısından dolayı dağdan veya yeraltından çıkan suları kutsal olarak kabul etmişlerdir. Buradaki suların aktığı yerler ritüelin yapıldığı kutsal mekânlar olarak kullanılmışlardır. Hititlerde suyla birlikte yapılan birçok ritüel vardır. Bunlar, arınma, ölüm, doğum, dua, büyü ve kehanet ritüelleri gibi farklılıklar göstermektedir.
Hititler, dini ritüellerde bayramlarda gerçekleştirdikleri libasyonlarda su kullanmaktadırlar. Hatta bedensel arınma sırasında yapılması gereken işlemlerin başında, ağızın yıkanması gelmekteydi. Çünkü ağız tanrının sözünün çıktı yer idi ve temiz olması gerekirdi.
Hurri kökenli itkalzi adı verilen törenlerin ele alındığı tabletlerde suyun kullanımını şu şekilde okumaktayız.
12-17 “…onlar (bunu) bitirir bitirmez, kurban sahibi yıkanmak için gelir ve yıkanır. Yıkanma işlemini bitirir bitirmez Rahip temizlik suyunu tutar. Ve onu yıkanma çadırına götürür. Ve kurban sahibi yıkanma işlemini bitirir bitirmez…” 18-23 “… aynı [suyu] bakırdan ya da bronzdan boş bir banyo kabına döker elinde hiçbir şey tutmayan diğer ( rahip) de gelir. Ve ( banyo kabını) onu diğer kült eşyalarının yanına koyar…” 24-28 “…Sonra onu (suyu) onun başına döker. Ayrıca bundan başka diğer suyu o onun kafasına dökmez. Onu aşağı koyar. Gömleği içine atar atmaz ve bir tabureye oturur oturmaz, rahip Hurice konuşur / dua eder…” 
Hititlerin tarım toplumu olmaları, gerek dini inançlarının gereği, gerekse de veba başta olmak üzere tüm hastalıkların temiz olmamaktan kaynaklandığı bilincine sahip toplum olmalarından dolayı Hititler, birçok su pınarına su anıtı inşaa etmişlerdir.
KONYA Beyşehir Eflatunpınar Hitit Anıt Çeşmesi-
Hitit Kralı IV. Tudhaliya zamanında yapılan Eflatunpınar Anıtı, günümüze kadar fonksiyonunu kaybetmeden gelebilmiş ender mimari su sistemidir.
Eflatunpınar Hitit Su Anıtı

IV. Tuthaliya (MÖ 1250-1220) döneminde daha fazla su kültü yapılarının inşa edilmiştir. Özellikle Konya Bölgesinde bu kült yapılar daha fazla görülmektedir. Başkent Hattuşa’da kurulan küçük baraj olarak niteleyebileceğimiz su sistemlerinin yanında Anadolu’nun çeşitli yörelerinde inşaa edilen su pınarları çevresindeki su anıtları ile, su pınarları kontrol altında tutularak ileride su yönünden oluşacak sıkıntılara karşı tedbirler alınmaktaydı. Bu anıtlardan birisi de Konya ilinin Beyşehir İlçesi Sadıkhacı Beldesi sınırları bulunan Eflatunpınar Hitit Su Anıtı’dır.

Hitit Kralı IV. Tudhaliya zamanında yapılan (bu konuda tartışma vardır.) Eflatunpınar Anıtı, günümüze kadar fonksiyonunu kaybetmeden gelebilmiş ender mimari su sistemidir. M.Ö. 13’ncü yüzyıl dönemine tarihlenen Eflatunpınar Hitit Su Anıtı, Hititlerin özgün taş işçiliğinin bir ürünüdür. Anıt, yekpare kaya üzerine yapılmamıştır. Birbirine uygun olarak kesilmiş andezit blokların titizlikle birleştirilmesi ile inşa edilmiştir.

Eflatunpınar Hitit Su Anıtı, sadece kurulduğu pınarın kontrolünü sağlamak için inşaa edilmemiştir. Taşlar üzerine çizilen kompozisyonlar, tanrı ve tanrıça figürleri ile açık hava tapınağı olarak da değerlendirilir. Bu özelliği ile Eflatunpınar Hitit Su Anıtı, diğer kaya anıtlarından ayrılır.

Su Anıtı, doğal bir su kaynağı üzerinde yapılmış büyük bir havuz ve dikdörtgen formda şekillendirilmiş kayalar üzerine kabartma tekniğinde yapılmış tanrı ve tanrıça figürlerinden oluşmaktadır. Havuzun duvarına paralel yatay su kanalları suyun havuz içerisine akmasını sağlayarak dönemin su tesisatı ile su teknolojisi hakkında da önemli bilgiler vermektedir.

2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne Hitit Kutsal Su Tapınağı olarak dahil edilmiştir. Listeye dahil edilmesindeki Üstün Evrensel Değerler Gerekçesi: Eflatunpınar su havuzunun özelliği, akan suların merkezi havuz sistemi ile toplanarak, gerektiği zaman tasarruflu bir şekilde kullanılan nadir su sistemlerinden biridir. Bu anıt sadece görünüş itibariyle, düzeniyle ve ikonografi yapısıyla ender anıtlardandır, aynı zamanda da yapımı esnasında kullanılan teknoloji ve sanatkarlık bakımından da çok nadide bir anıttır.

Kaynak: https://www.kulturportali.gov.tr/

Leyla Murat, Hititlerde su kültü. Tarih Araştırmaları Dergisi, 31, 51. 2012

Dr. Öğr. Üyesi İsmail COŞKUN, Nesim KILIÇ, Hitit Kutsal Su Tapınaklarında Eflatunpınar ile İlgili Değerlendirmeler, 3. Uluslararası Sosyal ve Beşeri Bilimler Kongresi, Van, 2019.

Banner
Benzer Yazılar

Yunan tanrılarının kenti Bergama’da halk Kibele kültünü yaşatıyor

25 Ağustos 2021

25 Ağustos 2021

Yunan tanrılarına adanmış birçok kutsal mimari yapının görüldüğü Bergama Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan Anadolu’nun bereket tanrıçası Kibele figürünleri ve kutsal...

Tepecik Höyük kazılarında seramik fırını ortaya çıkarıldı

23 Ağustos 2021

23 Ağustos 2021

Kalkolitik Çağ’dan Roma dönemine uzanan kültür katmanlarına ev sahipliği yapan Tepecik Höyük kazılarında 3.500 yıllık seramik fırın ortaya çıkarıldı. Aydın...

Ulucak Höyük seramiklerinin üzerinde 8 bin yıllık parmak izleri

13 Ağustos 2022

13 Ağustos 2022

Ege Bölgesi’nin en önemli yerleşimi Ulucak Höyük kazılarında ortaya çıkarılan seramik atölyelerinde kullanılan seramik hamurlarının üzerinde 8 bin yıllık parmak...

Asur Ticaret Koloni Çağı’nda evlilik, boşanma, nafaka ve aile konutu

22 Ağustos 2021

22 Ağustos 2021

Anadolu’da yazılı tarih Asurlu tüccarların kurduğu ticaret kolonileri ile başlamıştır. Asur Ticaret Koloni Çağı olarak nitelendirilen bu dönem sayesinde Anadolu’da...

Perre Antik Kenti’ndeki 1500 Yıllık Dev Mozaikte Koruma Çalışmaları Sürüyor

30 Mayıs 2025

30 Mayıs 2025

Adıyaman’da bulunan Perre Antik Kenti’nde, 1500 yıl öncesine tarihlenen 125 metrekarelik dev mozaikte temizlik ve konservasyon çalışmaları başlatıldı. Adıyaman’ın tarihi...

Laodikeia Antik Kenti’nde 1.800 Yıllık Roma Dönemi Hermes Heykel Başı Ortaya Çıktı

1 Ocak 2026

1 Ocak 2026

Denizli yakınlarındaki Laodikeia Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, Roma dönemine tarihlenen yaklaşık 1.800 yıllık bir Hermes heykel başı bulundu. Eser, kentin...

Blaundos’ta 2 bin yıllık Roma dönemine ait ‘anıtsal mezar’ ortaya çıkarıldı

19 Kasım 2024

19 Kasım 2024

Garnizon kenti olarak bilinen Blaundos Antik Kenti’nde yapılan kazılarda, Erken Roma dönemine ait 2 bin yıllık ‘anıtsal mezar’ ortaya çıkarıldı....

Antandros Antik Kenti’nde 2 bin 350 yıllık Kibele Heykeli’ne ulaşıldı

21 Ağustos 2022

21 Ağustos 2022

Balıkesir’in Edremit İlçesi Altınoluk Beldesi’nin 4 kilometre doğusunda, İda Dağı (Kazdağı) eteklerinde, Pelasglar tarafından kurulmuş olan Antandros Antik Kenti’nde devam...

Karakuş Tümülüsü’nün gizemi jeoradarla ortaya çıkarılacak

10 Ekim 2023

10 Ekim 2023

2 bin yıllık Karakuş Tümülüsü’nün gizemini ortaya çıkarmak için jeoradar çalışması başlatıldı. Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yusuf Kaan Kadıoğlu, “Bu çalışmayla...

8.500 yıllık Yenikapı batıkları müze bekliyor

19 Haziran 2023

19 Haziran 2023

Marmaray projesi sırasında keşfedilen ve dünyanın en büyük antik gemi koleksiyonu olarak kabul edilen Yenikapı batıklarının koruma süreci, müze ve...

Hadrianaupolis’te Roma kalesi ortaya çıkarılıyor

27 Aralık 2022

27 Aralık 2022

Karabük Eskipazar ilçesinde bulunan Hadrianaupolis Antik Kenti’nde devam eden arkeolojik kazı çalışmalarında 1700 yıllık Roma Kalesi ortaya çıkarılıyor. “Karadeniz’in Zeugması”...

Esatlı Kaya Yazıtları, Türk Göçlerinin Anadolu’ya Bilinenlerden Daha Önce Gerçekleştiğini Ortaya Koyabilir

31 Mart 2025

31 Mart 2025

Türk kavimleri, Orta Asya olarak bilinen topraklardan batıya doğru bir göç dalgası başlattı. Batıya doğru iki büyük koldan göç eden...

Efes’ten Gelen Ustanın Elleriyle Yükselen Stratonikeia Kütüphanesi Yeniden Ortaya Çıkarılıyor

24 Haziran 2025

24 Haziran 2025

Muğla’nın Yatağan ilçesinde, yüzyıllardır suskunluğa bürünen bir bilgi mabedi, arkeolojik kazılar sayesinde yeniden ortaya çıkarılıyor. “Gladyatörler Şehri” olarak bilinen Stratonikeia...

Anadolu Arkeolojisinde Bir İlk: Oluz Höyük’te 2 bin 600 yıllık kutsal oda ve Tanrıça Kubaba’yı simgeleyen taş bulundu

30 Kasım 2024

30 Kasım 2024

Amasya’nın Toklucak köyündeki Oluz Höyük yerleşim yerinde yapılan kazılarda, 2 bin 600 yıl öncesine ait Frig dönemine ait kutsal oda...

Assos’ta mezar hediyesi 2 bin yıllık düdük keşfedildi

18 Ekim 2022

18 Ekim 2022

Çanakkale Ayvacık ilçesinde yer alan Assos Ören Yeri’nde Roma döneminde çocuk mezarlarına konulan pişmiş topraktan yapılmış düdük keşfedildi. 2 bin...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]