7 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dünyanın En Eski Cinayeti

Araştırmacılar İspanya’da bir mağarada, şimdilerde Sima de los Huesos veya Pit of Bones olarak bilinen yerde bir toplu mezar buldular. 52 parçadan oluşan kırık kafatası parçalarını bir araya getirdiklerinde ise şaşırtıcı bir keşif yaptılar.

430.000 yıl öncesine ait bu kafatasının cinsiyeti veya başka özelliklerine dair bir belirleme yapılamadı. Ama birleştirilen kafatasında meydana gelen kırıklar bu kişinin öldürüldüğünü gösterdi.

Bir mağaranın derinliğinde bulunan kafatasının bir düşme sonucu ölümcül bir yaraya sebep olması olasılık dahilinde olmasına rağmen araştırmacılar bu kurbanın öldürüldüğünden emindiler.

Bilim insanları kaza sonucu düşme sonucu ve kişiler arasında gerçekleşen şiddet vakalarını modern verilerle karşılaştırdılar. Tek mantıklı açıklamanın başka bir kişinin yüz yüze saldırısı olması gerektiğini buldular. Kemiklerin iyileşmeye başladığına dair hiçbir kanıt görmediler, bu da kişinin vurulduktan hemen sonra veya çok kısa bir süre sonra öldüğünü gösteriyor. Deliklerin neredeyse aynı boyut ve şekli, ölüm nedeninin aynı nesneyle kafaya tekrar tekrar darbeler olduğuna inanmalarına neden oldu.

Araştırmacı Nohemi Sala ve meslektaşları, kurbanı ve kuyudaki diğer bulunan kemiklerin sahiplerini Homo heidelbergensis olarak bilinen Neandertallerin ataları olarak tanımladılar.

Dünyanın ilk cinayeti
Dünyanın ilk cinayeti

Böylece,”Dünyanın ilk cinayeti” 430.000 yıl önce, ilk homo sapiens fosillerinin ortaya çıktığı Orta Pleistosen döneminde meydana gelmiş oldu. Kurbanın kalıntıları İspanya’nın Atapuerca Dağları’nda bulunan “Kemik Çukuru” nda bulundu.

2015 yılında PLOS One’da yayınlanan bir araştırma makalesinde Üç boyutlu analizleri kullanarak, ölüm anında veya sonrasında meydana gelen kırılmaları bir araya getirdiler. Kafatası girintileri ölüm nedeninin “ölüm anında kafaya künt kuvvet travması” olduğunu gösteriyordu. Görünüşe göre bir saldırgan, kurbana aynı nesneyle en az iki kez vurdu. Tabii ki bu bir cinayet olsa bile cinayet zanlısının kim olduğunu bilmek artık imkansızdı.

Bazı bilim insanları “kemik çukurunda” bulunmuş olanların toplu bir katliama işaret ettiğine inansalarda, Araştırmacı Nohemi Sala ve meslektaşları sonuçların böyle bir duruma işaret etmediğini belirtti. Alanın bir suç mahallinden çok törensel bir mezarlık alanına benzediğini, Homo heidelbergensis’in biraz ritüel hissine sahip olduğunu ve ölüleri yerde çürümeye bırakmadığını belirttiler.

Kaynak: https://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0126589 adresinden makalenin tamamını okuyabilirsiniz

Banner
Benzer Yazılar

Anadolu Arkeolojisinde Bir İlk: Oluz Höyük’te 2 bin 600 yıllık kutsal oda ve Tanrıça Kubaba’yı simgeleyen taş bulundu

30 Kasım 2024

30 Kasım 2024

Amasya’nın Toklucak köyündeki Oluz Höyük yerleşim yerinde yapılan kazılarda, 2 bin 600 yıl öncesine ait Frig dönemine ait kutsal oda...

Taş Devri Avcılarının Şaşırtan Dengeleri

18 Kasım 2020

18 Kasım 2020

Leeds Beckett Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar, tarih öncesi avcılar tarafından toplanan taş nesnelerin hayvanları avlamak için silah atmak kadar etkili olduğunu...

Almanya’da Batavi savaşçılarına ait nadir bir süvari maskesi keşfedildi

23 Temmuz 2022

23 Temmuz 2022

4 yıl önce Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin Krefeld kentindeki bir savaş alanında bulunan paslı aşınmış bir plakanın, 1. yüzyıla kadar...

Tarihi Mısır Sarayı Yıkılıyor

27 Ağustos 2021

27 Ağustos 2021

Mısır Eski Eserler Yüksek Kurulu genel sekreteri Mostafa Waziri’ye göre, Luksor Tapınağı’nın bitişiğinde bulunan tarihi Tevfik Paşa Andraos Sarayı, çatlaklar...

Galler’de “Tuvalet Kaşığı” olarak da kullanılan gümüş “ligula” bulundu

31 Ocak 2024

31 Ocak 2024

Galler’deki bir metal dedektör kullanıcısı, yaygın olarak “tuvalet kaşığı” olarak da kullanılan bir Roma gümüş “ligula” ortaya çıkardı. Haziran 2020’de...

Kayseri’de bütün halinde gergedan kafatası bulundu

10 Aralık 2021

10 Aralık 2021

Kayseri’de gerçekleştirilen yüzey araştırmaları ve kazı çalışmaları bölgenin çeşitli zengin fosil kalıntılarını barındırdığını gösteriyor. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Edebiyat...

Arkeologlar, 100 yıl önce elde edilen ipuçlarından yola çıkarak 5.000 yıllık mezar keşfettiler

21 Ekim 2023

21 Ekim 2023

Kuzey Britanya’daki Orkney kazılarında arkeologlar 100 yıl önce elde edilen ipuçlarından yola çıkarak 5000 yıllık olağanüstü bir mezar alanı ortaya...

Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

Kudüs kenti yakınlarında yer alan Zion Dağı arkeolojik kazılarında Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi. Narin pembe...

Yeni Çalışma; “Tunç Çağı’nda hançerler ne için kullanılıyordu” sorusuna cevap veriyor.

30 Nisan 2022

30 Nisan 2022

Tunç Çağı tabakalarının önemli maddi kalıntılarından biri olan bronz hançerler üzerinde yeni bir çalışma gerçekleştirildi. Çalışma, “Tunç Çağı hançerleri ne...

Aztek Tapınağının Altında Bulunan Etkileyici Kartal Kabartması

1 Şubat 2021

1 Şubat 2021

Modern Mexico City’deki eski bir Aztek tapınağında, bozulmamış durumda olan 600 yıllık bir altın kartal kabartma ortaya çıkarıldı. Antropoloji ve...

1,5 Milyon yıllık ayak izleri Kenya’da iki Antik İnsan türünün birlikte varlığını ortaya çıkardı

1 Aralık 2024

1 Aralık 2024

Kenya’daki Turkana Gölü’nün antik kıyılarında bulunan korunmuş ayak izleri sayesinde araştırmacılar, iki antik insan türünün bir milyon yıldan uzun bir...

Klazomenai Antik Kenti’ne iş makinesi girdi kazı başkanı suskun

8 Haziran 2022

8 Haziran 2022

İzmir Urla ilçesinde bulunan Klazomenai Antik Kenti’nde İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ndan alınan izinle, İzmir Arkeoloji Müzesi...

İsrail’de Dünyanın En Eski Camisi Bulunmuş Olabilir

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Dünyanın en eski camilerinden biri, İsrail’in Celile Denizi kıyılarında bir arkeolog ekibi tarafından ortaya çıkarıldı. Caminin kalıntıları, orijinal olarak Bizans...

Murat Tepe Kazılarında Urartu Dönemi Ünik Eserler Bulundu

11 Aralık 2021

11 Aralık 2021

Bingöl il sınırları içerisinde yer alan Kalehan 2 Baraj sularının altında kalan Murat Höyük ve Murat Tepe’de gerçekleştirilen kurtarma kazılarında...

Şerif Yaşar ”Böyle giderse Ayasofya 2050’yi göremez!”

29 Mayıs 2022

29 Mayıs 2022

Ayasofya Müzesi, 2020 yılında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile  Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi adı ile ibadete açıldı. Açılışı üzerinden 2 yıl geçen Ayasofya...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]