15 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dünyanın En Eski Cinayeti

Araştırmacılar İspanya’da bir mağarada, şimdilerde Sima de los Huesos veya Pit of Bones olarak bilinen yerde bir toplu mezar buldular. 52 parçadan oluşan kırık kafatası parçalarını bir araya getirdiklerinde ise şaşırtıcı bir keşif yaptılar.

430.000 yıl öncesine ait bu kafatasının cinsiyeti veya başka özelliklerine dair bir belirleme yapılamadı. Ama birleştirilen kafatasında meydana gelen kırıklar bu kişinin öldürüldüğünü gösterdi.

Bir mağaranın derinliğinde bulunan kafatasının bir düşme sonucu ölümcül bir yaraya sebep olması olasılık dahilinde olmasına rağmen araştırmacılar bu kurbanın öldürüldüğünden emindiler.

Bilim insanları kaza sonucu düşme sonucu ve kişiler arasında gerçekleşen şiddet vakalarını modern verilerle karşılaştırdılar. Tek mantıklı açıklamanın başka bir kişinin yüz yüze saldırısı olması gerektiğini buldular. Kemiklerin iyileşmeye başladığına dair hiçbir kanıt görmediler, bu da kişinin vurulduktan hemen sonra veya çok kısa bir süre sonra öldüğünü gösteriyor. Deliklerin neredeyse aynı boyut ve şekli, ölüm nedeninin aynı nesneyle kafaya tekrar tekrar darbeler olduğuna inanmalarına neden oldu.

Araştırmacı Nohemi Sala ve meslektaşları, kurbanı ve kuyudaki diğer bulunan kemiklerin sahiplerini Homo heidelbergensis olarak bilinen Neandertallerin ataları olarak tanımladılar.

Dünyanın ilk cinayeti
Dünyanın ilk cinayeti

Böylece,”Dünyanın ilk cinayeti” 430.000 yıl önce, ilk homo sapiens fosillerinin ortaya çıktığı Orta Pleistosen döneminde meydana gelmiş oldu. Kurbanın kalıntıları İspanya’nın Atapuerca Dağları’nda bulunan “Kemik Çukuru” nda bulundu.

2015 yılında PLOS One’da yayınlanan bir araştırma makalesinde Üç boyutlu analizleri kullanarak, ölüm anında veya sonrasında meydana gelen kırılmaları bir araya getirdiler. Kafatası girintileri ölüm nedeninin “ölüm anında kafaya künt kuvvet travması” olduğunu gösteriyordu. Görünüşe göre bir saldırgan, kurbana aynı nesneyle en az iki kez vurdu. Tabii ki bu bir cinayet olsa bile cinayet zanlısının kim olduğunu bilmek artık imkansızdı.

Bazı bilim insanları “kemik çukurunda” bulunmuş olanların toplu bir katliama işaret ettiğine inansalarda, Araştırmacı Nohemi Sala ve meslektaşları sonuçların böyle bir duruma işaret etmediğini belirtti. Alanın bir suç mahallinden çok törensel bir mezarlık alanına benzediğini, Homo heidelbergensis’in biraz ritüel hissine sahip olduğunu ve ölüleri yerde çürümeye bırakmadığını belirttiler.

Kaynak: https://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0126589 adresinden makalenin tamamını okuyabilirsiniz

Banner
Benzer Yazılar

Kene ısırması sonucu vefat eden Arkeolog Murat Kurt son yolculuğuna uğurlandı

8 Haziran 2022

8 Haziran 2022

Erzurum Şenkaya ilçesi Akşar Mahallesi’nde devam eden arkeolojik çalışmaya katılan Arkeolog Murat Kurt, kene ısırması sonucu hayatını kaybetmişti. Arkeolog Murat...

Kudüs’de bulunan gizemli köpekbalığı dişleri

10 Temmuz 2021

10 Temmuz 2021

Bilim adamları, Kudüs’teki Davut (David) Şehri’nde 2900 yıllık bir bölgede, olmaması gereken bir alanda açıklanamayan bir şekilde fosilleşmiş köpekbalığı dişleri...

Stonehenge Tüneli Alanında Bronz Çağı Mezarlar ve İşlikler Ortaya Çıkarıldı

4 Şubat 2021

4 Şubat 2021

İngiltere’de yaklaşık 5 bin yıllık olduğu tahmin edilen Stonehenge Anıtı geçtiğimiz günlerde altından geçmesi planlanan tünel ile gündeme gelmişti. Tünelin...

Tarih öncesi insanlar atalarının hatıralarını canlı tutmak için taş aletleri saklıyorlardı

14 Mart 2022

14 Mart 2022

Geçmişe dair yaşanmışlıkları barındıran, sevdiklerimize ait birçok anıyı bizlere tekrar yaşatan eşyaları saklarız. Bu saklama eylemi içgüdüsel bir hareket olarak...

Adıyaman’da T Biçimli Taşlar Ortaya Çıktı: Taş Tepeler Kültürü Fırat Havzasına mı Yayılıyor?

27 Ocak 2026

27 Ocak 2026

Adıyaman’da baraj sularının çekilmesiyle ortaya çıkan T biçimli taş yapılar, Göbeklitepe ile tanımlanan Neolitik dünyanın sanılandan daha geniş bir coğrafyaya...

Norveç’teki Salhushaugen höyüğünde bir Viking gemisi keşfedildi

23 Nisan 2023

23 Nisan 2023

Norveçli arkeologlar, daha önce boş olduğuna inanılan Salhushaugen höyüğünde jeoradar kullanarak 20 metre uzunluğunda bir Viking gemisi keşfettiler. “Bu, en...

Delikkemer Su Yolu: Patara’ya Uzanırken Zamanın İçinden Geçen Bir Yolculuk

14 Mayıs 2025

14 Mayıs 2025

Antalya’nın Kaş ilçesinde, doğayla iç içe uzanan ve kökeni Helenistik döneme kadar dayanan Delikkemer Su Yolu, ziyaretçilerini binlerce yıl öncesine...

Çin’de bulunan eyer, şimdiye kadar ortaya çıkarılan en eski eyer olabilir

25 Mayıs 2023

25 Mayıs 2023

Uluslararası bir arkeolog ekibi, Çin’deki bir kazı alanında eyer ortaya çıkardılar. Uzmanlara göre bulunan eyer, şimdiye kadar bilinen en eski...

Pomeranya’da Gömülmüş Dört İskandinav Savaşçısı

8 Şubat 2021

8 Şubat 2021

Uzman analizlerine göre, Ciepłe’deki (Pomeranya) mezarlığın orta kısmına zengin mezar hediyeleri ile gömülen dört savaşçı İskandinavya’dan geldi. Boleslaw I. Brave’in...

Ölü Şehirler

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

“Unutulmuş Şehirler” olarak da adlandırılan Ölü Şehirler, Halep platosunda Kuzey-Batı Suriye’de bulunan bir dizi antik kent, anıt ve yerleşim yeridir....

İstanbul Saraçhane kazılarında1.500 yıllık gizli yeraltı geçidi ortaya çıkarıldı

16 Mayıs 2023

16 Mayıs 2023

Latin istilası sırasında tahrip olan İstanbul’un Saraçhane semtindeki Aziz Polyeuktos Kilisesi kalıntılarında devam eden kazılarda, 1.500 yıllık bir yeraltı geçidi...

Brakisefalik, düz yüzlü köpeklerin ilk sahipleri Romalılar olabilir

15 Nisan 2023

15 Nisan 2023

Brakisefalik, basık bir burun ve düz yüze sahip soluk alıp verirken hırıltılar çıkaran köpek ırkına verilen addır. Sevimli görüntüleri ile...

Pompeii Domus’ta tanrıça Kibele kültü ile ilişkilendirilen pişmiş toprak figürünleri keşfedildi

27 Aralık 2023

27 Aralık 2023

Arkeologlar, Pompeii’deki Via del Vesuvio boyunca “Leda ve Kuğu Evi”nin bitişiğindeki Domus’ta yapılan son kazılarda 13 pişmiş toprak figürün ortaya...

Yaşamın DNA RNA Karışımından Geldiği Teorisini Destekleyen Keşif

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Scripps Research’teki Kimyagerler, gezegenimizde yaşamın nasıl ortaya çıktığına dair DNA RNA karışımından geldiği teorisini destekleyen  şaşırtıcı bir keşif yaptılar. Angewandte...

3000 yıllık “Romeo ve Juliet” Bilinmezliklerinin Çözülmesini Bekliyor

16 Aralık 2020

16 Aralık 2020

İngiliz oyun yazarı William Shakespeare‘in dünya klasikleri arasında yer alan eşsiz eseri Romeo ve Juliet oyununu bilmeyen yoktur. 1591-1596 arasında...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]