19 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Definecilerin 5000 Yıllık Talanı

Defineciler, tarihe zarar vermeye devam ediyor. Para kazanma hırsı ile gözleri dönen defineciler bu seferde 5000 yıllık geçmişimizi talan ettiler.

Tokat’a bağlı Boyunpınarı köyü yakınlarında,  M.Ö. 3 binli yıllara tarihlenen  kayalar oyularak, yapılan yer altı yerleşim yeri, ne yazık ki definecilerin para hırsının kurbanı oldu. 2018 yılından beri bölgede kazı çalışmasının yapıldığını söyleyen Gaziosmanpaşa Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Şengül Dilek Ful, “Define bulmak için giren kişiler, çok fazla tahrip etmişler. Daha geniş çaplı bir güvenlik oluşturulması gerekiyor” dedi.

Sözcü gazetesinde yer alan habere göre; Tokat’ın Artova ilçesine bağlı Boyunpınarı köyü Özündürük mevkisinde, tarihi M.Ö. 3 binli yıllara uzanan ve kayalar oyularak yapılan 2 katlı yer altı yerleşim yeri, tahrip edilmiş hali ile dikkat çekiyor. Köylüler tarafından keşfedilen yerleşim yerinin farklı boyutlarda 2 salonu bulunuyor. 70 santimlik dar girişe sahip olan ve 1 metre 30 santimlik koridordan geçilerek girilen yer, define avcılarının tahribatına uğrayarak, hasar gördü. Bazı bölümleri moloz ile doldurulan yerleşim yerinin, korumaya alınarak, turizme kazandırılması bekleniyor.

“AŞIRI TAHRİBAT SÖZ KONUSU’”

Bölgede 2018 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ile arkeolojik yüzey araştırması yaptıklarını anlatan Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi Dr. Şengül Dilek Ful, “Kazıyı 2018 yılında gerçekleştirdik. Biz yüzey araştırması yaptığımız sırada çok fazla tahribatla karşılaştık. Defineciler, kaçak kazı için girenler, burayı oldukça fazla tahrip etmişler. Şu anda moloz taşlarla doldurulmuş durumda. Bu yerleşim yerinin 3 salonu olduğu biliniyor. Ama şu anda 1’inci ve 2’nci salonları görebiliyoruz. 3’üncü salon tamamen molozlarla doldurulmuş. Aşırı derecede tahribat söz konusu, o yüzden en kısa zamanda oranın ele alınması gerekiyor. En azından temizlik çalışması, kazı çalışması ve daha geniş çaplı bir güvenlik oluşturulması gerekiyor. Biz Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ile Tokat’ın birçok yerini gezdik. Gezdiğimiz her ilçesinde, her köyünde, her höyükte, tümbüste bu kaçak kazı ile ilgili belirtileri gördük” dedi.

“ŞEKLİNİ BOZDULAR”

Boyunpınarı köyü muhtarı Halil Çelik ise “Mağaramız çok eski ve tarihi eserdir. Milattan önce yapılmış. Bizim köy bölgeye ilk kurulduğu yıllarda bulunmuş. Eskiden mağaranın düzeni çok güzeldi. Burası çok güzeldi, 1- 2 yıl öncesine kadar çok temizdi. Define arayarak bu düzeni bozdular. Mağaranın şeklini bozdular. Biz ne kadar sahip çıkmaya çalışsak da başarılı olamadık. Jandarma da şimdi bu bölgeyi sit alanı olarak belirledi. Gece, gündüz geziyorlar. Bu kazıları 1- 2 sene önce yaptılar. Biz o zaman jandarmaya da haber verdik. Gelip, baktılar ama kimseyi yakalayamadılar” diye konuştu.

Dr. Şengül Dilek Ful, 2018’de kazı yapılan yerleşim yerinde tahribatla karşılaştıklarını belirterek, “Define bulmak için giren kişiler, çok fazla tahrip etmişler. Daha geniş çaplı bir güvenlik oluşturulması gerekiyor” dedi.

“İYİ İŞÇİLİK YAPMIŞLAR”

Yer altı şehrinin yapılışına hayran kaldığını kaydeden Çelik, “O dönemlerde makine falan yokmuş, elleri ile yapmışlar. Kazmayla ya da balta gibi aletler mi kullandılar, bilmiyorum ama yumuşak taş olduğu için bunu yontması kolay. Kazmayla rahatlıkla kazılabiliyor. Biz bu taşa ‘kis’ diyoruz. Kis olduğu için oyulması kolay. Burayı yapan insanlar da mimarmış. Mağaranın şekline bakarsak insanlar gerçekten bir işçilik yapmışlar. Zaten buranın bir odasını toprakla doldurmuşlar. Üst kata çıktığımız yer kapanmış. Yukarıyı da kazdıkları için kapanmış. Eskiden buradan üst kata çıkıyorduk. Üst katında küçük bir tane havalandırması vardı. Şimdi dışarıdan büyütmüşler, oradan inip çıkıyorlar” dedi.

Alanın korumaya alınmasını ve eski haline getirilmesini isteyen muhtar Çelik, “Burası eski haline gelirse bizim için iyi olur. Sahip çıkılırsa, müze gibi bir şey olursa, tarihi eser olarak değerlendirilirse giden gelen çok olur. Eski görünümünü kazanırsa memnun oluruz. Eski haline getirilirse burasının kapısını yaparız. Herkes istediği zaman gelip giremez” diye konuştu.

Banner
Benzer Yazılar

Arkeologlar Ostia Antica’da Yahudi Ritüel Hamamı Mikveh Keşfetti

15 Mart 2025

15 Mart 2025

Roma İmparatorluğu’nun kalbinde yer alan Ostia Antica’da yapılan son arkeolojik kazılar, bu önemli liman kentinde antik Yahudi toplumunun varlığına dair...

Antik Yijin Şehri, Çin’deki En İyi 10 Arkeolojik Keşif Arasında

1 Şubat 2021

1 Şubat 2021

Hangzhou’nun Lin’an Bölgesi’nde bulunan Yijin Antik Kenti, 2020’nin Çin’deki en iyi 10 arkeolojik keşifleri arasına girdi. Yijin Antik Kenti, 2017...

Suaygırları Yüzünden Çıkan Savaşta Öldürülen Mısır Firavunu

17 Şubat 2021

17 Şubat 2021

Firavun II. Seqenenre Taa savaş alanında korkunç bir ölümle karşılaştı. Live Science’de yayınlanan bir habere göre Firavun ülkesini korumak isterken...

Kopya olduğu düşünülen kılıcın 3000 yıllık Tunç Çağı kılıcı olduğu ortaya çıktı

23 Ocak 2023

23 Ocak 2023

Chicago Field Müzesi’nde daha önce bir kopya olduğu düşünülen bir kılıcın, MÖ 1080 ila 900 yılları arasında tarihlenen 3000 yıllık...

Hitit Ekonomisinde Ticaret Para ve Faiz

9 Ekim 2020

9 Ekim 2020

MÖ. 1650 yılında kurulmuş olan Hitit devleti. Zaman için de güçlenmiş ve eski dünyanın büyük İmparatorluklarından biri olarak tarihteki yerini...

Theodosius Limanı’ndaki gemi enkazında bulunan 1.600 yıllık kadın sandalet ve tarak

14 Nisan 2023

14 Nisan 2023

Marmara Denizi kıyısında inşa edilen ikinci büyük liman olan Theodosius Limanı’nın (Portus Theodosiacus) kazıları sırasında ortaya çıkarılan 1.600 yıllık sandalet...

Arkeologlar Ukrayna’da Erken Demir Çağı’na ait kil heykelcikler keşfetti

17 Aralık 2024

17 Aralık 2024

Arkeologlar, Ukrayna’nın batısındaki Dinyester Nehri üzerindeki tarihi bir şehir olan Halych yakınlarındaki Krylos köyündeki Metropolitan Chambers yakınında Erken Demir Çağı’na...

Arkeologlar İnsan Göçünün Tarihini Yeniden Yazabilirler “115.000 Yıllık Ayak İzi”

29 Aralık 2020

29 Aralık 2020

Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki eski bir göl yatağının kavrulmuş tortusuna basılmış yedi ayak izi, insanların 115.000 yıl önce bölgede varlığına tanıklık...

Suriye’de Amazon savaşçılarının tasvir edildiği nadir Roma mozaiği bulundu

12 Ekim 2022

12 Ekim 2022

Suriye iç savaşının başlamasından bu yana 11 yıl geçti. Binlerce insanın ölmesine ve büyük yıkımlara yol açan çatışma yıllarında kültürel...

İngiltere’de Romalılara Ait Tuz Üretim Alanı keşfedildi.

9 Ekim 2020

9 Ekim 2020

Spalding Western Relief Road için hazırlık çalışmaları kapsamında bir grup arkeolog Pinchbeck’te bir kazı çalışması yürütüyor. Yine bu çalışmalar kapsamında...

Peru’da 5000 Yıllık Caral Uygarlığında Yüksek Statülü Kadının Tüylü Mantolu Gömütü Bulundu

27 Nisan 2025

27 Nisan 2025

Peru’da arkeologlar Áspero arkeolojik sahasında Amerika kıtasının bilinen en eski medeniyeti olan Caral’ın önemli bir parçası olan antik balıkçı yerleşiminde...

Kayseri Endürlük Kilisesi’nin İçler Acısı Hali

4 Temmuz 2021

4 Temmuz 2021

Anadolu’nun her karış toprağı birçok medeniyetin bıraktığı kültürel varlıkları ile dolu… Anadolu, tarih öncesinden başlayan, Hatti, Hitit, Troia, Frig, Urartu...

Karadeniz’in kıyı kesiminde günümüze ulaşan tek Roma tiyatrosu Tios tekrar kazılıyor

4 Aralık 2022

4 Aralık 2022

Karadeniz’in kıyı kesiminde günümüze ulaşabilen tek Roma tiyatrosu Tios, 10 yıl aradan sonra tekrar kazılıyor. Zonguldak Çaycuma ilçesine bağlı Filyos...

Persepolis’te Büyük Xerxes’e atfedilen bir Elam yazıtı bulundu

26 Şubat 2022

26 Şubat 2022

Persepolis Müzesi depolarındaki yazılı nesnelerin ve parçalı yazıtların sınıflandırılması ve belgelenmesi projesi sırasında uzmanlar, Büyük Xerxes’e atfedilen bir Elam yazıtının...

Diyarbakır’da ilk kez Roma dönemine ait lahit bulundu

3 Nisan 2024

3 Nisan 2024

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan 5.000 yıllık Diyarbakır surlarının tahrip olan noktalarının restorasyon çalışmaları sırasında Roma dönemine ait...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]