23 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Definecilerin 5000 Yıllık Talanı

Defineciler, tarihe zarar vermeye devam ediyor. Para kazanma hırsı ile gözleri dönen defineciler bu seferde 5000 yıllık geçmişimizi talan ettiler.

Tokat’a bağlı Boyunpınarı köyü yakınlarında,  M.Ö. 3 binli yıllara tarihlenen  kayalar oyularak, yapılan yer altı yerleşim yeri, ne yazık ki definecilerin para hırsının kurbanı oldu. 2018 yılından beri bölgede kazı çalışmasının yapıldığını söyleyen Gaziosmanpaşa Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Şengül Dilek Ful, “Define bulmak için giren kişiler, çok fazla tahrip etmişler. Daha geniş çaplı bir güvenlik oluşturulması gerekiyor” dedi.

Sözcü gazetesinde yer alan habere göre; Tokat’ın Artova ilçesine bağlı Boyunpınarı köyü Özündürük mevkisinde, tarihi M.Ö. 3 binli yıllara uzanan ve kayalar oyularak yapılan 2 katlı yer altı yerleşim yeri, tahrip edilmiş hali ile dikkat çekiyor. Köylüler tarafından keşfedilen yerleşim yerinin farklı boyutlarda 2 salonu bulunuyor. 70 santimlik dar girişe sahip olan ve 1 metre 30 santimlik koridordan geçilerek girilen yer, define avcılarının tahribatına uğrayarak, hasar gördü. Bazı bölümleri moloz ile doldurulan yerleşim yerinin, korumaya alınarak, turizme kazandırılması bekleniyor.

“AŞIRI TAHRİBAT SÖZ KONUSU’”

Bölgede 2018 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ile arkeolojik yüzey araştırması yaptıklarını anlatan Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi Dr. Şengül Dilek Ful, “Kazıyı 2018 yılında gerçekleştirdik. Biz yüzey araştırması yaptığımız sırada çok fazla tahribatla karşılaştık. Defineciler, kaçak kazı için girenler, burayı oldukça fazla tahrip etmişler. Şu anda moloz taşlarla doldurulmuş durumda. Bu yerleşim yerinin 3 salonu olduğu biliniyor. Ama şu anda 1’inci ve 2’nci salonları görebiliyoruz. 3’üncü salon tamamen molozlarla doldurulmuş. Aşırı derecede tahribat söz konusu, o yüzden en kısa zamanda oranın ele alınması gerekiyor. En azından temizlik çalışması, kazı çalışması ve daha geniş çaplı bir güvenlik oluşturulması gerekiyor. Biz Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ile Tokat’ın birçok yerini gezdik. Gezdiğimiz her ilçesinde, her köyünde, her höyükte, tümbüste bu kaçak kazı ile ilgili belirtileri gördük” dedi.

“ŞEKLİNİ BOZDULAR”

Boyunpınarı köyü muhtarı Halil Çelik ise “Mağaramız çok eski ve tarihi eserdir. Milattan önce yapılmış. Bizim köy bölgeye ilk kurulduğu yıllarda bulunmuş. Eskiden mağaranın düzeni çok güzeldi. Burası çok güzeldi, 1- 2 yıl öncesine kadar çok temizdi. Define arayarak bu düzeni bozdular. Mağaranın şeklini bozdular. Biz ne kadar sahip çıkmaya çalışsak da başarılı olamadık. Jandarma da şimdi bu bölgeyi sit alanı olarak belirledi. Gece, gündüz geziyorlar. Bu kazıları 1- 2 sene önce yaptılar. Biz o zaman jandarmaya da haber verdik. Gelip, baktılar ama kimseyi yakalayamadılar” diye konuştu.

Dr. Şengül Dilek Ful, 2018’de kazı yapılan yerleşim yerinde tahribatla karşılaştıklarını belirterek, “Define bulmak için giren kişiler, çok fazla tahrip etmişler. Daha geniş çaplı bir güvenlik oluşturulması gerekiyor” dedi.

“İYİ İŞÇİLİK YAPMIŞLAR”

Yer altı şehrinin yapılışına hayran kaldığını kaydeden Çelik, “O dönemlerde makine falan yokmuş, elleri ile yapmışlar. Kazmayla ya da balta gibi aletler mi kullandılar, bilmiyorum ama yumuşak taş olduğu için bunu yontması kolay. Kazmayla rahatlıkla kazılabiliyor. Biz bu taşa ‘kis’ diyoruz. Kis olduğu için oyulması kolay. Burayı yapan insanlar da mimarmış. Mağaranın şekline bakarsak insanlar gerçekten bir işçilik yapmışlar. Zaten buranın bir odasını toprakla doldurmuşlar. Üst kata çıktığımız yer kapanmış. Yukarıyı da kazdıkları için kapanmış. Eskiden buradan üst kata çıkıyorduk. Üst katında küçük bir tane havalandırması vardı. Şimdi dışarıdan büyütmüşler, oradan inip çıkıyorlar” dedi.

Alanın korumaya alınmasını ve eski haline getirilmesini isteyen muhtar Çelik, “Burası eski haline gelirse bizim için iyi olur. Sahip çıkılırsa, müze gibi bir şey olursa, tarihi eser olarak değerlendirilirse giden gelen çok olur. Eski görünümünü kazanırsa memnun oluruz. Eski haline getirilirse burasının kapısını yaparız. Herkes istediği zaman gelip giremez” diye konuştu.

Banner
Related Articles

Cooper Creek’in kurumuş nehir yatağında Aborjin bumerangları keşfedildi

23 Kasım 2021

23 Kasım 2021

Cooper Creek nehrinde kısmen gömülü olan son derece nadir 4 bumerang ortaya çıkarıldı. İlk bumerang, kuruyan nehir yatağında çöpleri temizleyen...

1,5 Milyon yıllık ayak izleri Kenya’da iki Antik İnsan türünün birlikte varlığını ortaya çıkardı

1 Aralık 2024

1 Aralık 2024

Kenya’daki Turkana Gölü’nün antik kıyılarında bulunan korunmuş ayak izleri sayesinde araştırmacılar, iki antik insan türünün bir milyon yıldan uzun bir...

Polonyalı Keşif, Dünya’nın 7 Harikasından Biri olan Machu Picchu’nun Yapımına Işık Tutuyor

15 Ocak 2021

15 Ocak 2021

Peru And dağları ile Amazon havzası arasında ki buluşma noktasında ki inanılmaz manzaraya gömülmüş gibi duran Machu Picchu kalıntıları, İnka...

Bin 700 Yıllık Lahidin Soyulmasını Lanet Bile Engelleyememiş

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Antik dönemlerde bazı lahit sahipleri ebedi huzurların bozulmaması ve lahitlerinin soyulmaması için lanetleme yoluna gitmiştir. Çoğunlukla zengin ve üst sınıf...

Polonyalı arkeologlar, Colorado’da 3. yüzyıla kadar uzanan yeni petroglifler keşfettiler

15 Aralık 2023

15 Aralık 2023

Polonya Jagiellonian Üniversitesi’nden arkeologlar, ABD’nin Colorado-Utah sınırındaki kayalarda yeni petroglifler keşfettiler. Polonyalı ekip, 3000 yıllık Pueblo kültürünün gizemlerini çözmek için...

9 Yaşında ki Çocuk Süleyman Tapınağına Ait Altın Bir Boncuk Buldu

1 Aralık 2020

1 Aralık 2020

Bar-Ilan üniversitesinin gönüllüler için düzenlemiş olduğu Temple Mount Eleme Projesi (TMSP) kapsamında çalışan 9 yaşındaki bir çocuk 3000 yıllık altın bir...

Anadolu Mezopotamya ticaret yolunda bir merkez; Tavşanlı Höyük

23 Ekim 2021

23 Ekim 2021

Tunç Çağı döneminde Batı Anadolu’da ilk yerleşim yeri olduğu bilinen Tavşanlı höyük kazılarına devam ediliyor. Elde edilen son kazı sonuçları...

Yeni araştırmalar, bugün yaşayan birçok hayvan türünün atalarının Çin’de bir deltada yaşamış olabileceğini öne sürüyor.

20 Nisan 2022

20 Nisan 2022

Yeni araştırmalar, bugün yaşayan birçok hayvan türünün atalarının Çin’de bir deltada yaşamış olabileceğini öne sürüyor. Araştırmacılar, Çin’in dağlık Yunnan eyaletindeki...

İngiltere’de şimdiye kadar keşfedilen en büyük toplu mezar çukurlarından biri Leicester Katedrali bahçesinde ortaya çıkarıldı

21 Kasım 2024

21 Kasım 2024

Arkeologlar, bir eğitim merkezi inşası öncesi Leicester Katedrali bahçesinde kazı yaparken , İngiltere’de şimdiye kadar keşfedilen en büyük toplu mezar...

İranlı Arkeologlar, Nahavand Kentindeki Laodikea Tapınağı’nı Aramaya Devam Edecek

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

İranlı arkeologlar, İran’ın batısındaki Hamedan eyaletindeki modern Nahavand kasabasının altına gömüldüğüne inanılan esrarengiz Laodikea Tapınağı kalıntılarını gün yüzüne çıkarmak için son bir girişimde bulunacaklar. ...

Antik Roma’da İkizlerin Dokunaklı Hikayesi: Hırvatistan’da Keşfedilen Roma Mezarı

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Hırvatistan’ın Trogir (antik Tragurium) kentinde yapılan son arkeolojik kazılar, Roma dönemine ait, 1. ve 2. yüzyıllara tarihlenen olağanüstü ve yürek...

Harran Ören Yeri’nde tanrıça Gula ile ilişkilendirilen ritüel köpek mezarları ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2024

17 Aralık 2024

Dünya’nın en eski yerleşim yerlerinden Harran Ören Yeri’nde, Demir Çağı’na ait 4 köpek mezarı ortaya çıkarıldı. Ritüel olarak gömülen köpekler,...

Tunceli’de Urartulara ait olduğu düşünülen iki açık hava tapınağı keşfedildi

28 Mart 2024

28 Mart 2024

Arkeologlar, biri Tunceli’nin en doğusunda, diğeri ise en batısında olmak üzere iki kale içinde açık hava tapınağı keşfettiler. Açık hava...

Almanya’da yol yapım işçileri asırlık tahta kaldırım keşfettiler

25 Aralık 2023

25 Aralık 2023

Kasım 2023’teki inşaat çalışmaları sırasında Fürth’teki yol yapım işçileri asırlık bir tahta kaldırım keşfettiler. Erken modern dönemin Franklarının bir zamanlar...

Anadolu’nun Kayıp Dili Sidece Çözülmeye Yaklaşıyor: Antik Alfabenin Harf Sayısı 31’e Çıktı

4 Haziran 2026

4 Haziran 2026

Antalya’daki Side Antik Kenti’nde taşlara kazınmış birkaç satırlık yazılar, Anadolu’nun en az bilinen dillerinden birini çözmeye çalışan araştırmacılar için giderek...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]