17 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Definecilerin 5000 Yıllık Talanı

Defineciler, tarihe zarar vermeye devam ediyor. Para kazanma hırsı ile gözleri dönen defineciler bu seferde 5000 yıllık geçmişimizi talan ettiler.

Tokat’a bağlı Boyunpınarı köyü yakınlarında,  M.Ö. 3 binli yıllara tarihlenen  kayalar oyularak, yapılan yer altı yerleşim yeri, ne yazık ki definecilerin para hırsının kurbanı oldu. 2018 yılından beri bölgede kazı çalışmasının yapıldığını söyleyen Gaziosmanpaşa Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Şengül Dilek Ful, “Define bulmak için giren kişiler, çok fazla tahrip etmişler. Daha geniş çaplı bir güvenlik oluşturulması gerekiyor” dedi.

Sözcü gazetesinde yer alan habere göre; Tokat’ın Artova ilçesine bağlı Boyunpınarı köyü Özündürük mevkisinde, tarihi M.Ö. 3 binli yıllara uzanan ve kayalar oyularak yapılan 2 katlı yer altı yerleşim yeri, tahrip edilmiş hali ile dikkat çekiyor. Köylüler tarafından keşfedilen yerleşim yerinin farklı boyutlarda 2 salonu bulunuyor. 70 santimlik dar girişe sahip olan ve 1 metre 30 santimlik koridordan geçilerek girilen yer, define avcılarının tahribatına uğrayarak, hasar gördü. Bazı bölümleri moloz ile doldurulan yerleşim yerinin, korumaya alınarak, turizme kazandırılması bekleniyor.

“AŞIRI TAHRİBAT SÖZ KONUSU’”

Bölgede 2018 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ile arkeolojik yüzey araştırması yaptıklarını anlatan Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi Dr. Şengül Dilek Ful, “Kazıyı 2018 yılında gerçekleştirdik. Biz yüzey araştırması yaptığımız sırada çok fazla tahribatla karşılaştık. Defineciler, kaçak kazı için girenler, burayı oldukça fazla tahrip etmişler. Şu anda moloz taşlarla doldurulmuş durumda. Bu yerleşim yerinin 3 salonu olduğu biliniyor. Ama şu anda 1’inci ve 2’nci salonları görebiliyoruz. 3’üncü salon tamamen molozlarla doldurulmuş. Aşırı derecede tahribat söz konusu, o yüzden en kısa zamanda oranın ele alınması gerekiyor. En azından temizlik çalışması, kazı çalışması ve daha geniş çaplı bir güvenlik oluşturulması gerekiyor. Biz Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ile Tokat’ın birçok yerini gezdik. Gezdiğimiz her ilçesinde, her köyünde, her höyükte, tümbüste bu kaçak kazı ile ilgili belirtileri gördük” dedi.

“ŞEKLİNİ BOZDULAR”

Boyunpınarı köyü muhtarı Halil Çelik ise “Mağaramız çok eski ve tarihi eserdir. Milattan önce yapılmış. Bizim köy bölgeye ilk kurulduğu yıllarda bulunmuş. Eskiden mağaranın düzeni çok güzeldi. Burası çok güzeldi, 1- 2 yıl öncesine kadar çok temizdi. Define arayarak bu düzeni bozdular. Mağaranın şeklini bozdular. Biz ne kadar sahip çıkmaya çalışsak da başarılı olamadık. Jandarma da şimdi bu bölgeyi sit alanı olarak belirledi. Gece, gündüz geziyorlar. Bu kazıları 1- 2 sene önce yaptılar. Biz o zaman jandarmaya da haber verdik. Gelip, baktılar ama kimseyi yakalayamadılar” diye konuştu.

Dr. Şengül Dilek Ful, 2018’de kazı yapılan yerleşim yerinde tahribatla karşılaştıklarını belirterek, “Define bulmak için giren kişiler, çok fazla tahrip etmişler. Daha geniş çaplı bir güvenlik oluşturulması gerekiyor” dedi.

“İYİ İŞÇİLİK YAPMIŞLAR”

Yer altı şehrinin yapılışına hayran kaldığını kaydeden Çelik, “O dönemlerde makine falan yokmuş, elleri ile yapmışlar. Kazmayla ya da balta gibi aletler mi kullandılar, bilmiyorum ama yumuşak taş olduğu için bunu yontması kolay. Kazmayla rahatlıkla kazılabiliyor. Biz bu taşa ‘kis’ diyoruz. Kis olduğu için oyulması kolay. Burayı yapan insanlar da mimarmış. Mağaranın şekline bakarsak insanlar gerçekten bir işçilik yapmışlar. Zaten buranın bir odasını toprakla doldurmuşlar. Üst kata çıktığımız yer kapanmış. Yukarıyı da kazdıkları için kapanmış. Eskiden buradan üst kata çıkıyorduk. Üst katında küçük bir tane havalandırması vardı. Şimdi dışarıdan büyütmüşler, oradan inip çıkıyorlar” dedi.

Alanın korumaya alınmasını ve eski haline getirilmesini isteyen muhtar Çelik, “Burası eski haline gelirse bizim için iyi olur. Sahip çıkılırsa, müze gibi bir şey olursa, tarihi eser olarak değerlendirilirse giden gelen çok olur. Eski görünümünü kazanırsa memnun oluruz. Eski haline getirilirse burasının kapısını yaparız. Herkes istediği zaman gelip giremez” diye konuştu.

Banner
Related Articles

Güney Amerika’nın En Eski Uygarlığı Olarak Bilinen Caral Kültürüne Ait Yeni Bir Piramit Keşfedildi

8 Şubat 2025

8 Şubat 2025

Caral Arkeoloji Bölgesi ekibi, Peru’nun Lima Bölgesi, Barranca ilindeki Supe Vadisi’nde, Dünya Mirası listesindeki Caral-Supe Kutsal Şehri’nin bir kilometre batısında...

6 Bin Yıllık Mezar Tümülüsleri Neden Hep Yükseklerde? Yeni Araştırma Gizemi Çözüyor

11 Nisan 2026

11 Nisan 2026

Portekiz’in kuzeyinde, İspanya’nın Galiçya bölgesiyle sınır oluşturan dağlık alanda yer alan 6 bin yıllık megalitik mezar tümülüsleri, arkeologların uzun süredir...

Kafatası Kemiği Homo Erectus İnsanının Yaşını Belirlemede Yardımcı Oldu

16 Nisan 2021

16 Nisan 2021

İnsan evriminin bir halkasını oluşturan Homo erectus, Homo sapiens (modern insan) benzer vücut yapısına ve davranışına sahip ilk örneği teşkil...

Buckingham yakınlarındaki bir alanın kazısı sırasında Mezolitik taş topuz başı bulundu

5 Nisan 2023

5 Nisan 2023

Arkeologlar, Buckingham yakınlarındaki bir alanın kazısı sırasında bir Mezolitik taş topuz başı keşfettiler. Keşif, HS2 projesi için yapılan çalışmaların bir...

Pakistan’da 2 bin 300 yıllık Budist tapınağı bulundu

23 Aralık 2021

23 Aralık 2021

Pakistanlı ve İtalyan arkeologlardan oluşan ortak bir ekip tarafından Kuzeybatı Pakistan’da 2300 yıllık bir Budist Tapınağının kalıntıları keşfedildi. ISMEO olarak...

Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş Kazılarında Antik Limana Ulaşacağız”

11 Nisan 2021

11 Nisan 2021

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü başkanlığında bir yıl önce başlayan Kabataş kazılarında yeni bulgulara ulaşıldı. Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş kazılarında...

Sırçalıtepe Höyük kazılarından elde edilen sonuçlar bölgenin 9 bin 300 yıllık geçmişe sahip olduğunu gösteriyor

26 Ağustos 2022

26 Ağustos 2022

Kapadokya bölgesinin en önemli yerleşim alanlarında biri olan Sırçalıtepe Höyük kazılarından elde edilen buluntular bölgenin 9 bin 300 yıllık geçmişe...

Gordion kazılarında heyecan veren keşif. Gordion adının geçtiği yazıt bulundu

7 Ağustos 2022

7 Ağustos 2022

Frigler… Anadolu topraklarında iz bırakmış döneminin güçlü ve etkin kavimlerinden biri. Kral Midas ile tanınan Frigler hakkında bilgilerimizi çoğunlukla M....

Novgorod’da huş ağacı kabuğu mektubu bulundu

27 Aralık 2021

27 Aralık 2021

Günümüzde kullandığımız kağıttan önce yazı yazmak için huş ağacının kabuğunun iç tabakası kullanılıyordu. Araştırmacılara, huş ağacı kabuğu mektupları o devirler...

Göbeklitepe’de 12 Bin Yıllık İnsan Heykeli Ortaya Çıkarıldı

19 Eylül 2025

19 Eylül 2025

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Şanlıurfa’daki Göbeklitepe’de yürütülen kazılarda, duvar içine yatay olarak yerleştirilmiş bir insan heykelinin gün...

Anadolu Arkeolojisinde Heyecanlandıran Keşif “Kybele Mağarası”

29 Mart 2021

29 Mart 2021

Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde Roma dönemine ait olduğu belirlenen mağaranın Anadolu kültüründe özel bir yeri bulunan Ana Tanrıça Kybele’ye adanmış bir...

Binlerce yıllık diş taşı Paleolitik insanın Paleo diyeti yapmadığını gösteriyor

27 Ekim 2022

27 Ekim 2022

Paleolitik Dönem araştırmalarında elde edilen verilere bakıldığında insanların tek yönlü beslenmeyi seçtiği görülür. Özellikle, mağaralarda ele geçen kemik ve taştan...

Tarih öncesi insanlar atalarının hatıralarını canlı tutmak için taş aletleri saklıyorlardı

14 Mart 2022

14 Mart 2022

Geçmişe dair yaşanmışlıkları barındıran, sevdiklerimize ait birçok anıyı bizlere tekrar yaşatan eşyaları saklarız. Bu saklama eylemi içgüdüsel bir hareket olarak...

En Eski Primat Türü Dinozorlardan Sonraki Yaşamı Anlamanın Anahtarı Olabilir 

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

66 milyon yıldan daha eski olan primat fosiller, eski atalarımızın en eski örnekleri ve dinozorlardan sonraki yaşamı anlamanın anahtarı olabilir....

Antik Yunan’da düzenlenen partiler “Kaos, anarşi, seks ve aşırı içki” içeriyordu

4 Aralık 2023

4 Aralık 2023

Bilim insanlarına göre Antik Yunan felsefeyi ve demokrasinin gelişmesini sağladı. Kurdukları şehir devletleri modern devlet ve toplum anlayışının temellerini oluşturdu....

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]