1 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Definecilerin 5000 Yıllık Talanı

Defineciler, tarihe zarar vermeye devam ediyor. Para kazanma hırsı ile gözleri dönen defineciler bu seferde 5000 yıllık geçmişimizi talan ettiler.

Tokat’a bağlı Boyunpınarı köyü yakınlarında,  M.Ö. 3 binli yıllara tarihlenen  kayalar oyularak, yapılan yer altı yerleşim yeri, ne yazık ki definecilerin para hırsının kurbanı oldu. 2018 yılından beri bölgede kazı çalışmasının yapıldığını söyleyen Gaziosmanpaşa Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Şengül Dilek Ful, “Define bulmak için giren kişiler, çok fazla tahrip etmişler. Daha geniş çaplı bir güvenlik oluşturulması gerekiyor” dedi.

Sözcü gazetesinde yer alan habere göre; Tokat’ın Artova ilçesine bağlı Boyunpınarı köyü Özündürük mevkisinde, tarihi M.Ö. 3 binli yıllara uzanan ve kayalar oyularak yapılan 2 katlı yer altı yerleşim yeri, tahrip edilmiş hali ile dikkat çekiyor. Köylüler tarafından keşfedilen yerleşim yerinin farklı boyutlarda 2 salonu bulunuyor. 70 santimlik dar girişe sahip olan ve 1 metre 30 santimlik koridordan geçilerek girilen yer, define avcılarının tahribatına uğrayarak, hasar gördü. Bazı bölümleri moloz ile doldurulan yerleşim yerinin, korumaya alınarak, turizme kazandırılması bekleniyor.

“AŞIRI TAHRİBAT SÖZ KONUSU’”

Bölgede 2018 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ile arkeolojik yüzey araştırması yaptıklarını anlatan Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi Dr. Şengül Dilek Ful, “Kazıyı 2018 yılında gerçekleştirdik. Biz yüzey araştırması yaptığımız sırada çok fazla tahribatla karşılaştık. Defineciler, kaçak kazı için girenler, burayı oldukça fazla tahrip etmişler. Şu anda moloz taşlarla doldurulmuş durumda. Bu yerleşim yerinin 3 salonu olduğu biliniyor. Ama şu anda 1’inci ve 2’nci salonları görebiliyoruz. 3’üncü salon tamamen molozlarla doldurulmuş. Aşırı derecede tahribat söz konusu, o yüzden en kısa zamanda oranın ele alınması gerekiyor. En azından temizlik çalışması, kazı çalışması ve daha geniş çaplı bir güvenlik oluşturulması gerekiyor. Biz Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ile Tokat’ın birçok yerini gezdik. Gezdiğimiz her ilçesinde, her köyünde, her höyükte, tümbüste bu kaçak kazı ile ilgili belirtileri gördük” dedi.

“ŞEKLİNİ BOZDULAR”

Boyunpınarı köyü muhtarı Halil Çelik ise “Mağaramız çok eski ve tarihi eserdir. Milattan önce yapılmış. Bizim köy bölgeye ilk kurulduğu yıllarda bulunmuş. Eskiden mağaranın düzeni çok güzeldi. Burası çok güzeldi, 1- 2 yıl öncesine kadar çok temizdi. Define arayarak bu düzeni bozdular. Mağaranın şeklini bozdular. Biz ne kadar sahip çıkmaya çalışsak da başarılı olamadık. Jandarma da şimdi bu bölgeyi sit alanı olarak belirledi. Gece, gündüz geziyorlar. Bu kazıları 1- 2 sene önce yaptılar. Biz o zaman jandarmaya da haber verdik. Gelip, baktılar ama kimseyi yakalayamadılar” diye konuştu.

Dr. Şengül Dilek Ful, 2018’de kazı yapılan yerleşim yerinde tahribatla karşılaştıklarını belirterek, “Define bulmak için giren kişiler, çok fazla tahrip etmişler. Daha geniş çaplı bir güvenlik oluşturulması gerekiyor” dedi.

“İYİ İŞÇİLİK YAPMIŞLAR”

Yer altı şehrinin yapılışına hayran kaldığını kaydeden Çelik, “O dönemlerde makine falan yokmuş, elleri ile yapmışlar. Kazmayla ya da balta gibi aletler mi kullandılar, bilmiyorum ama yumuşak taş olduğu için bunu yontması kolay. Kazmayla rahatlıkla kazılabiliyor. Biz bu taşa ‘kis’ diyoruz. Kis olduğu için oyulması kolay. Burayı yapan insanlar da mimarmış. Mağaranın şekline bakarsak insanlar gerçekten bir işçilik yapmışlar. Zaten buranın bir odasını toprakla doldurmuşlar. Üst kata çıktığımız yer kapanmış. Yukarıyı da kazdıkları için kapanmış. Eskiden buradan üst kata çıkıyorduk. Üst katında küçük bir tane havalandırması vardı. Şimdi dışarıdan büyütmüşler, oradan inip çıkıyorlar” dedi.

Alanın korumaya alınmasını ve eski haline getirilmesini isteyen muhtar Çelik, “Burası eski haline gelirse bizim için iyi olur. Sahip çıkılırsa, müze gibi bir şey olursa, tarihi eser olarak değerlendirilirse giden gelen çok olur. Eski görünümünü kazanırsa memnun oluruz. Eski haline getirilirse burasının kapısını yaparız. Herkes istediği zaman gelip giremez” diye konuştu.

Banner
Related Articles

2 bin yıllık Gizemli Kadın mumyasında boğaz kanseri tespit edildi

22 Temmuz 2022

22 Temmuz 2022

M. Ö. Birinci yüzyılda ölen Gizemli Kadın mumyası üzerinde yapılan analizlerde kadının boğaz ya da burun kanserine yakalanmış olduğu tespit...

Sutton Hoo Gemi Cenazesi “Britanya’nın Tutankhamunu”

3 Ocak 2021

3 Ocak 2021

İngiltere’nin ikinci dünya savaşına girmesine sayılı günler kala 1939 yılında amatör bir arkeolog olan Basil Brown tarafından eşsiz bir buluş...

Osmaniye’de Bulunan Kadın Figürlü Mozaik Portre Zeugma’yı Tahtından Edecek mi?

13 Kasım 2020

13 Kasım 2020

2015 yılında bir inşaat kazı çalışması sırasında Kadirli ilçesine bağlı Dere Mahallesi’nde ortaya çıkan mozaikler hayranlık ve şaşkınlık yaratmaya devam...

Blaundos antik kentindeki Roma su kemerlerinin restorasyonu devam ediyor

18 Aralık 2024

18 Aralık 2024

Blaundos Antik Kenti’nde devam eden kazılarda ortaya çıkarılan Roma su kemerlerinin restorasyon çalışmaları sürüyor. Blaundos, Uşak ilinin Ulubey ilçesinde yer...

Pompeii, Antiquarium’u Yeniden Açıyor

26 Ocak 2021

26 Ocak 2021

Pompeii Arkeoloji paktının içinde kalıcı bir müze olan Antiquarium yeniden açılıyor. 1873’te açılan Antiquarium, II.Dünya Savaşı sırasında bombalanarak, 1980’de ise...

Büklükale’de Bulunan Hayvan Figürlü Mühür Hitit Dönemine Uzanan Yeni Bir İz Olabilir

28 Haziran 2026

28 Haziran 2026

Kırıkkale’nin Karakeçili ilçesindeki Büklükale kazılarında, üzerinde iki hayvan figürü bulunan tutamaklı bir damga mühür ortaya çıkarıldı. Kazı başkanı Doç. Dr....

Sibirya’da 2.000 Yıllık Dans Eden Adam Heykelciği Bulundu

6 Mayıs 2021

6 Mayıs 2021

Rusya’nın en büyük üçüncü bölgesi olan Novosibirsk’teki Ob Nehri üzerinde yeni bir köprü için yapılan kazılarda, on santimetre yüksekliğinde bir...

Tell El-Amarna nekropolünde 3500 yıllık altın mücevher koleksiyonu keşfedildi

14 Aralık 2022

14 Aralık 2022

MÖ 1346 yılında firavun Amenhotep IV (Akhenaten olarak da bilinir) tarafından başkent olarak inşa edilen Tell El-Amarna kentinin nekropolünde 3500...

Polonya’daki Soldau toplama kampının yakınındaki iki toplu mezarda 8.000 kurbanın külleri bulundu.

15 Temmuz 2022

15 Temmuz 2022

Polonyalı yetkililer, II. Dünya Savaşı sırasında Naziler tarafından katledilen en az 8.000 Polonyalının küllerini içeren eski Nazi toplama kampı Soldau...

Hz. İsa’nın çocukluğunun geçtiği evin kalıntılarına ulaşıldı

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Nasıralı İsa olarak da bilinen Hristiyan toplumunun peygamberi Hz. İsa’nın çocukluğunun geçtiği evin kalıntılarına ulaşıldığı iddiası Reading Üniversitesi’nden Profesör Ken...

Yedi Kültürün Bir Arada Olduğu Ödüllü Troya Müzesi

7 Mayıs 2021

7 Mayıs 2021

2020 yılı Avrupa yılın müzesi ödülünün sahibi olan Troya Müzesi, Troas Bölgesi Arkeolojisi, Troya’nın Tunç Çağı, İlyada Destanı ve Troya...

Cennet İbadethanesi 1500 Yıl Önceki Göçebe İnsanların İnancına Işık Tutuyor

30 Ekim 2020

30 Ekim 2020

İç Moğolistan Özerk Bölgesi’nde ortaya çıkarılan bir cennet ibadethanesi, 1500 yıl önce göçebe insanların inançlarına ışık tutuyor. 10.000 metrekarelik alan,...

Norveç’te Buzların Erimesi, Geçmişe Açılan Bir Pencere Oldu

6 Aralık 2020

6 Aralık 2020

Norveç’te küresel ısınma sonucu eriyen buzul tabakası geçmişe aralanan bir pencere oldu. Küresel ısınmanın ekolojik dengeyi bozmasının kötü tarafları artarken...

Miletos’un “Kutsal Mağarası” Ziyarete Açıldı

2 Ekim 2021

2 Ekim 2021

Antik Çağ’da felsefe, sanat ve bilimin ilerlemesinde önemli bir yere sahip olan Miletos Antik Kenti’nde sağlık tanrısı Asklepios kültüne ait...

3000 yıllık “Romeo ve Juliet” Bilinmezliklerinin Çözülmesini Bekliyor

16 Aralık 2020

16 Aralık 2020

İngiliz oyun yazarı William Shakespeare‘in dünya klasikleri arasında yer alan eşsiz eseri Romeo ve Juliet oyununu bilmeyen yoktur. 1591-1596 arasında...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]